Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Oktay Ekşi - Hürriyet Vahap Alma
Türbanlı Memur
1186 Okunma, 10 Yorum

Türbanlı memur...

DOĞRUSU o ki, biz gazeteciler “bürokrasi” konulu yazılardan kaçarız. Çünkü bürokrasi kendi içinde bile tekdüzelik, sıkıcılık içerir.

Ama bugün bir istisna yapalım diyoruz. Zira hükümetin, sayısı 2.5 milyonu aşan geniş bir bürokratlar kesimiyle ilgili bir yasa tasarısını Meclis'e gönderdiği bildiriliyor.

Daha doğrusu tasarıyı kamuoyuna duyuran Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, ilginç iyileştirmelerden söz etti. Ama çoğu kez olduğu gibi “resmin sadece kendi işine gelen kısmını gösterdiği” gibi biz izlenim verdi.
Tasarıyı inceledik. ,
İnceledik derken, bu “personel” işlerinin uzmanı olmadığımızı belirtelim. Yani satır aralarına gizlenmiş bazı tuzakları görememiş olabiliriz.
Ama her şey iyi değil. Örneğin bugünkü gibi “muhafazakâr” olduğunu iddia eden bir iktidarın, memur “kılık kıyafeti” konusunda da duyarlı olması gerekir değil mi?
Bakıyorsunuz tasarı “Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmayı” disiplin suçu olmaktan çıkarmış.
Siz bunun “türbanla (yahut çarşafla) göreve gelmeyi” disiplin suçu olmaktan çıkarmak için konulmadığını söyleyebilir misiniz?
Gördüğünüz gibi devlet dairelerinde “tesettür” dönemi başlıyor.
Keza “Yetkili olmadığı halde medya organlarına bilgi ve demeç vermek” de suç olmuş.
İyi de... Gerçekleri saklayan amirlere neden ceza yok?
Tasarıda Adalet ve Kalkınma Partisi'nin, kendi yandaşlarına makam sunmak için de hüküm getirdiği yazıldı. Yok demiyoruz ama nereye sakladıklarını biz bulamadık. Varsa, bir vahim hüküm de odur elbette.

 

Yorum:

Daha orda mısınız?

İnsanlar tarih boyunca medeniyet merkezlerine göre kavramları kendilerince tanımlamışlardır. Türkiye’de Atatürk Devrimlerinin başladığı andan itibaren Laiklik kavramına gerçek anlamını yansıtacak tanım verilemedi. Laiklik olgusu başörtüsünden ibaret bilinip, başörtüsüne düşmanlık ise Laikliğin temel verisi olarak kabul gördü. İnsanların kılık-kıyafetinden dolayı yaftalanamayacağı gerçeği göz ardı edildi.

Kadınlara vücudunu sergilemesi çağdaşlık olarak sunuldu. Atlatmış olduğumuz 28 Şubat’lar ibret olmamış ve bu yazıyı yazmakla fikrini güncellemiş olan Oktay Ekşi ve onun gibi düşünenler Türkiye tarihine bir çağdaş(!) tekerrürü daha hediye etmek istiyorlar. Oysaki Türkiye’nin bu çağdaş(!) nidalardansa, daha çok kişisel hak ve özgürlüklere ihtiyacı var. İnsanlar dinsel ve etnik ayırımlarla birbirlerine düşürülmekte, asıl çözüm olan haklara saygı ile birlik ve beraberlik olgusundan uzaklaştırılmaktadır.

 

Hiçbir din ve samimi olan hiçbir ideolojide kılık-kıyafete bu denli köhne ve çağdışı bir yaklaşım yoktur. İnsanların kişisel inançlarına müdahale ancak kardeşlik olgusundan uzak düşmanca yaklaşımların sahibi, kulakları olup duymayan, gözleri olup görmeyen, dilleri olup doğruyu konuşmayan kalbi mühürlü beyinlere özgüdür.

%90’dan fazlası Müslüman olan Türkiye’de de türbanın yasak oluşu ve yasak olmasının istenmesi garip ve de talihsiz bir durumdur. Çünkü dinimizin gereği mümin kadınlara farz, aynı zamanda siyasi bir simge olan başörtüsü, Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’de  Ahzab Suresi 59 ve Nur Suresi 31. ayette sabittir.

يَاأَيُّهَا النَّبِيُّ قُلْ لِأَزْوَاجِكَ وَبَنَاتِكَ وَنِسَاءِ الْمُؤْمِنِينَ يُدْنِينَ عَلَيْهِنَّ مِنْ جَلَابِيبِهِنَّ ذَلِكَ أَدْنَى أَنْ يُعْرَفْنَ فَلَا يُؤْذَيْنَ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَحِيمًا

Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, dışarı çıkarken üstlerine örtü almalarını söyle; bu, onların hür ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolayı incitilmemelerini daha iyi sağlar. Allah bağışlar ve merhamet eder.[AHZAB 59]

 

وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فَرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ آبَائِهِنَّ أَوْ آبَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَائِهِنَّ أَوْ أَبْنَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي أَخَوَاتِهِنَّ أَوْ نِسَائِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُنَّ أَوِ التَّابِعِينَ غَيْرِ أُولِي الْإِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ أَوِ الطِّفْلِ الَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَى عَوْرَاتِ النِّسَاءِ وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِنْ زِينَتِهِنَّ وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَا الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna, açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar. Süslerini kocaları veya babaları ve kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kız kardeşlerinin oğulları veya müslüman kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tövbe ederek Allah’ın hükmüne dönün.[NUR 31]

 

Allah, kalplerimizi doğru yola ilettikten sonra tekrar eğriltmesin.

Saygılar…

Vahap Alma

Yorumcu
Yorum
Cüneyt Özcan
22.06.2010
10:15

S.a. Vahap Bey,

Başörtüsü yasak olmalı şu açıdan;

Başörtüsü takmak ehliyete tabi olmalı. Yoksa şu zamandaki gibi absürb ne olduğu belli olmayan, başörtüsünün ve başörtülülerin onurunu ve güvenirliliğini zedeleyici bir şekilde kullanılması ile sürekli hüsrana uğrarız. Öyle ki başörtülü olup mini eteklisini bile gördüm maalesef. Başını örtemeye ehliyetli olmayan kullanırsa topluluğu ifsad eder. Allah cc.’ın emrinin tahfifine sebep olur. Dini dayanışma ortaklıklarından bunun ehliyeti alınmalı. Eğer başörtüsünü mevcut ortaklığın içtihadındaki ölçülerde takmaz ise uyarı yapılmalı yada ehliyeti alınmalı ve cezası verilmeli. Bunlara hakemler karar vermeli. Aynı zamanda dayanışma ortaklığına da yaptırım yapılmalı, itibarı zedelenmeli. Örneğin puanı düşürülmeli. Bu şekilde düzenli bir sistem oluşturulmalı yoksa herkes şimdi olduğu gibi "başının örtüsüne bakma ohoooo neler dönüyor o örtünün(çarşafın) altında" demeye devam edecektir. Hakiki örtülüler zanna maruz kalmaya bu tip şarlatanlar yüzünden devam edeceklerdir.

NOT: Ayrıca 28 Şubat sürecini Rabbim büyük bir rahmete dönüştürmüştür. Samimiyetsiz olanlar ortaya çıkmışlardır. Bir çoğu başını açmmıştır ve aynı zamanda ahlaklarını da buna göre değiştirmişlerdir (Bizzat yakinen müşahade ettim).

Vahap Alma
22.06.2010
13:13

Başörtüsü değil hiçbir şey yasak olmamalı. İnsanlar istediği gibi giyinir ve yaşar. İnsanların kırmızı çizgilerini kurumlar değil kendileri belirlemeli.

Kur’an’ın emrinde hitap mümin kadınlaradır. Kendisini mümin olarak gören ve yaşayan herkes başörtüsü takabilir. Kendisini mümin görmeyenöler keyfi de olsa mümine benzemek adına da olsa taksın. Bunun zararı yok. Başörtüsü takıp başörtüsüne yakışmayan durumlar sergileyenleri de başörtüsünden menedemezsiniz. Onlar bilerek öyle yapıyorlarsa Kur’an’a göre münafıktırlar. Bu sizi-bizi ilgilendirmez. Cezası saptanırsa hakemlere saptanmazsa Ahirette Allah’a aittir.

Kur’an hiç bir zaman suç engelleyici cezaları emretmez. Suç işlendikten sonra ceza uygular. Dolayısıyla ÖZGÜRLÜK EN GÜZELİ VE kUR’AN’A EN UYGUN OLANIDIR.

28 Şubat’ta başını açanların hepsini samimiyetsiz addetmek haksızlık olur. Açmıştır kelimesi de yanlış olur. Doğrusu açmak zorunda kalmışlardır. Bunun içinde üniversite okuyanlar, siyasiler, doktorluk gibi mesleklerde bulunanlar var. Tüm bunların başörtüsü takmak uğruna amaçlarından vazgeçtiklerini düşünsenize?? O zaman Hakk düzeni adamakıllı savunacak ve gerçekleştirecek kişilerden mahrum kalınacaktı.

Sonuç itibariyle yasak olan başörtüsünün hiç bir düzene faydası yok. Herkes istediği şekilde ve biçimde hayatını idame ettirebilir.

Vahap Alma
22.06.2010
13:14

Bu arada selamınızı almayı unuttum özür dilerim... Aleykümselam kardeşim...

Mete Firidin
22.06.2010
15:24

Baş örtüsü karşıtları kesinlikle islam düşmanıdır.Onlar için baş örtüsü Allahı ve dinini hatırlatan birşeydir.O nedenle baş örtüsüne karşıdırlar.Nefislerince ve şeytanın onlara telkin ettiği gibi gösteriş ve şehvvet içinde yaşamak isterler.Allahı ve dini hatırlatan herşey onlar için kabuledilemezdir.Bu nedenle siz istediğiniz kadar özgürlükten ve demokrasiden dem vurun anlamak istemezler.

Benim baş örtüsü ayetlerin den anladığım :saçlarını ve vucudunun hatlarını gizlemek ; tahrik eden hareket ve görünüşten uzak durmak ayrıca gösterişten de kaçınmaktır.

Fakat başını örtüp(sanırım aile baskısı)dar elbise giyen,makyaj yapan ve dışarıda laubali davranan bayanlar mevcuddur.Ya bu insanlar örtünmenin bir takva unsuru olduğunu bilmiyorlar yada kasten böyle davranıyorlar.

Durum bununla da kalmıyor.Bazı insanlarımız gayet güzelce örtünmüşken çok erotik tazda makyaj yapıyorlar.Yada lüks bir cip ile gösteriş yapıyorlar.

Ayrıca bir kısım tasavvuf ehli Holdingler yönetiyorlar. Bu olay aynen bekaret yemini eden papazın kendi yakınına tecavüz etmesi gibi birşey.Suçu kat kat.

Cüneyt Özcan
22.06.2010
18:21

Benim bahsettiğim sistem adil düzen bucağında olmalı. Yoksa heryerde böyle olmalı elbet diyemem. Ancak bu hususta daha kapsamlı bilgiyi hocamız verebilir. Çünkü herkesin hakkının savunulabilmesi ve Hakka giden yollarda engellerle karşılaşılmaması için bu tip otokontrol mekanizmaları şart. Ayrıca bahsettiğim oto kontrol mekanizmasında yine konulan kurallara uymama ve aynı zamanda bir suç var ortada. Bağlı olduğu dini dayanışma ortaklığına muhalefet var. O zaman dini dayanışma ortaklığının yaptırımı olması gerekiyor.

Bahsettiğim bu otokontrol mekanizması şuna benzer ki; Hırsızlık yapılmadan önce hırsızlığa giden yolların kapatılması gerekmektedir. Yani şu zamanda zaten uygulanacak bir durum değildir. Şeriatin esası budur. Suça(günaha) giden yollar kapanır. Buna rağmen suç işlenmişse cezası değerlendirilir.

Ayrıca bağlı olunan dini dayanışma ortaklığının belirlediği kurallar çerçevesi örneğin makyaja yada atıyorum kot pantolona izin veriyorsa bu sefer bu serbest olacaktır o şahıs için.

Ancak her zaman için de tabiki hakemlere başvurma yolu açık olacağından çarpık yönelimler ve bunların topluma etkisi bertaraf edilmiş olacaktır.

Bu şekilde otokontrol mekanizmlarıyla sistem yerine bir şekilde oturacaktır. Ortayola, sırat-ı müstakim’e bu şekilde ulaşılacaktır.

Vahap Alma
23.06.2010
00:12

Bahsettiğimiz Kur’an Düzeni’ne göre de suç eğilimine ceza verilmez. Yani bir insan zina işlemeden zina yapacaktı diye ceza verilemez. Ki zina dinin esas yasaklarındandır. Kaldı ki başörtüsüne böyle bir kuralın gelmesi temel yasalarda paradokslara nedendir. Kur’an Düzeni insanlar için Allah tarafından gönderilmiş yasalardır. Bu yasaları dayanışma ortaklıkları adı altında Kur’an’a ters bir şekilde ferdi fikirlerinizle koyamazsınız. Kur’an hangi yasayı sunuyorsa biz onu uygulamalıyız.

Cüneyt Özcan
23.06.2010
12:37

Zaten dayanışma ortaklıklarının kurulmasının amacı ferdi tavır ve hareketlerin önüne geçmek. Toplum yararını yine toplumun gözetmesine olanak sağlamak.

Vahap kardeşimin de dediği gibi suç vuku bulmadan ceza verilmez. Ancak suça gitmeme yönünde tedbirler alınabilir. Bu önlemlerin objektifliği de ancak ilimle kıyas edilir. Bunun yolu da dayanışma ortaklıklarından geçer. Hakem kararlarıyla denetlenir.

Vahap Alma
24.06.2010
11:26

Birincisi; Cengiz Bey bravo gerçekten. Allah mutasavvuf adamın günah işleme özelliğini yaratmamış mıdır? Bu nasıl mamntık. Mutasavvuf da olsa günah işleyebilir ki tasavvufun olduğuna da kendimi inandıramıyorum.

İkincisi Cengiz Bey; Sizden önce yapılmış yorumlara bakın. İçinde tek bir hakaret ya da saygısızlık unsuru var mı? Siz neden daha saygılı davranmıyorsunuz? Her şeyin en güzelini siz mi biliyorsunuz? Size vahiy mi geliyor? Hakaretlerinize bir sonm verin artık.

Ben Lütfi Hocaoğlunu Hakem tayin ediyorum. Sizde kendi hakeminizi seçin lütfen.

Sayın Lütfi Hocaoğlu;

Sizi Cengiz Bey konusunda Hakem seçiyorum. Derginin huzurunu bozmak, hakaret ve saygısızlıktan gereğini yapmanızı rica ediyorum...

Vahap Alma
24.06.2010
14:58

Ben Mete Bey’in yorumunda herhangi bir hakeret görmedim. Bir örnekti bence.Holdinglerin başındaki herkes bunu yapıyor demediki. ’’Ayrıca bir kısım tasavvuf ehli ’’ dedi. Ama sizinki tamamen bir hakaret. Zihinsel sınırları zorlamak tabiri, ’gerizeka’ ile eşdeğer görünüyor. Ancak size yakışır tabiri, ’aşağılama’ ile eşdeğer. Komik ve ilkel bir mantık tabiri ’Küçümseme’ ve ’istihza’ ile eşdeğer. Gördüğünüz gibi sizin yorumunuzdaki her kelime hakaret. Bilinçaltım ile ilgili bir dışa vurum görmedim. Kendi yorumunuzu dikkatlice ve tekrar tekrar okursanız ve de sizden önceki yorumlarla objektif bir şekilde kıyaslarsanız eminim bana hak vereceksiniz.

Sonuç olarak Ben hakeme gitme konusunda kararlıyım.

Mete Firidin
24.06.2010
17:01

Sn Cengiz bey Siz sözleri anlayamıyorsunuz.Kısacası disleksi hastalığınız var. sağ diyorum sol anlıyorsunuz.

Tasavvuf demekle Kurani Bilgilerin en Güzeline Göre haraket etmeyi kast ediyorsanız ben de tasavvufcuyum. Yok eğer hindu yada budist sapıklığını kast ediyorsanız ben Tasavvuf karşıtıyım.

Benim vurgulamak istediğim şudur:Adam güya tasavvuf ehlidir. Tevazudan,güzel ahlaktan,yok olmaktan ,Allahla olmaktan ,dünya hayatına önem vermemekten,Yalnız Allah aşkı ile yanmaktan dem vurur.Fakat gerçekte dünya malı peşinde hertürlü ahlaksızlığı,hayasızlığı,yalanı,dolanı mübah görür.

Kalbinde Allah sevgisi yerine holding sevgisi taşır.En pahalı ithal mallarını kullanır.Sonrada Kendini peygamber efendimize benzetir.

İşte bunların suçu kat katdır.

Bu Aynen Hinduizimdekiler gibidir.Her şey tanrıdan bir parçadır. Ama onlar farklı bir parçadır .Halk açlık ve sefillik içindedir.Rajalar holdingler içindedir.



YorumYap

Sayı: 54 | Tarih: 20.6.2010
Oktay Ekşi
Türbanlı Memur
1186 Okunma
10 Yorum
Vahap Alma
Ahmet Hakan
Kemal Bey heyhat!
1122 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Hayrettin Karaman
Eksen meselesi
804 Okunma
2 Yorum
Hilmi Altın
Mehmet Şevket Eygi
Müslüman Siyonistleri Savunmaz
712 Okunma
Emine Hocaoğlu
Mahir Kaynak
Uzağı Görmek
635 Okunma
8 Yorum
Süleyman Karagülle
Zülfü Livaneli
Kimimiz öldük...
626 Okunma
Ali Bülent Dilek
Nihal Bengisu Karaca
Çivisi çıkmış dünya, ekseni kaymış vicdan, ilaç at
619 Okunma
Hakan Kandal
Ebubekir Sifil
Bari Bu Sefer.....
592 Okunma
Zafer Kafkas
Ruşen Çakır
Sil baştan
565 Okunma
2 Yorum
Tayibet Erzen
Dücane Cündioğlu
Hermafrodit kişiliğin yazgısı
558 Okunma
Abdülkadir Altınhan
Fehmi Koru
Sağduyu kaybolursa
539 Okunma
Ahmet Kirtekin
Mehmet Altan
Toplam mevduatın yarısı 29 bin kişiye ait
528 Okunma
Mehmet Hikmetumut
Derya Sazak
sıcak yaz
504 Okunma
Serdar Turan