Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Yusuf Kaplan - Yeni Şafak Ali Bülent Dilek
“İslâm dünyası”,İslâm’ın etrafında toplanamadığı sürece
733 Okunma, 0 Yorum

“İslâm dünyası”, İslâm’ın etrafında toplanamadığı sürece...

Yusuf kaplan

15 Nisan  2016

Bir türlü İslâm'ın etrafında toplanamayan “İslâm dünyası” bu kez yeniden İstanbul'da toplandı.

Niçin toplandı? “İslâm dünyası”nın sorunlarını görüşmek için!

Öncelikli olarak “İslâm dünyası”nın kavraması gereken bazı temel varoluşsal meseleler var. Bu temel meseleleri kavramadan hiç sorunu kalıcı olarak halletmesi ve karara bağlayabilmesi mümkün değil “İslâm dünyası”nın.

İkinci olarak, İslâm'ın etrafında toplanamadığı sürece, nerede toplanırsa toplansın, ne kadar toplanırsa toplansın, hiç bir anlamı ve faydası olmayacak bu toplantıların. Şimdiye kadar yapılan onca toplantı, bunun ispatı, değil mi?

“İslâm dünyası”nın kavraması gereken temel varoluşsal sorunlar neler, peki?

“İSLÂM DÜNYASI”NIN DÜNYASI NERESİ?

Her şeyden önce, daha önce de dikkat çektiğim gibi, “İslâm dünyası” nitelemesinin bizatihî kendisi sorunlu: “İslâm dünyası” diye bir yer yok. Müslüman halkların yaşadığı, haritaları sömürgeciler tarafından çizilen, sorunları sömürgeciler tarafından icat edilen bir “yok-ülke”den, olmayan bir yer'den söz ediyoruz.

“İslâm dünyası”, İslâm'ın dünyası değil; İslâm'ın şekillendirdiği bir dünya hiç değil. Yukarıda da değindiğim üzere, her bakımdan sömürgecilerin şekillendirdiği, sınırlarını çizdiği, sorunlarını belirlediği, nerede, nasıl hareket etmelerine hâlâ (!) sömürgecilerin karar verdiği bir dünya! Dünyası olmayan, kendi dünyasında yaşamayan bir dünya.

Daha da vahimi, kendi dünyasında yaşamadığının farkında bile olmayan absürd bir dünya burası!

Absürdlüğün hangi boyutlarda seyrettiğini anlamak için sözüm ona “İslâm dünyası”nda kurulan teşkilatlara ve ne işe yaradıklarına bakmak yeterli!

İSLÂM'IN ÖNÜNÜ KESMEK İÇİN KURULMUŞ ABSÜRD ÖRGÜTLER!


………………..
Böyle tonla örgüt var “İslâm dünyası”nda!

İslâm Konferansı Örgütü (İKÖ), bu işe yaramaz örgütlerin başında geliyor. Adı bile yeteri kadar aşağılayıcı! Ve Müslümanların ne kadar köle olduklarını, beceriksiz olduklarını, perişan durumda olduklarını göstermeye yetiyor sadece örgütün adı bile.

O yüzden bu mesele fark edildi ve örgütün adı değiştirildi İslâm İşbirliği Teşkilatı (İİT) olarak! Esas itibariyle yalnızca bir tabela değişikliğiydi bu.

İKÖ de, İİT de Müslümanların çok büyük sorunlar, katliamlar, işgaller ve inanılmaz, insanlık dışı işkenceler yaşadıkları bir zaman diliminde hiç bir işe yaramadı.

Pardon! Bir işe yaradı: Müslümanların ne kadar âciz, sahipsiz ve kimsesiz olduğunu göstermeye, daha da acısı, emperyalistlerin bu örgütlerle Müslüman dünyayı avutma konusunda ne denli başarılı olduklarını göstermeye, elbette!

Yakınlarda “İslâm Ordusu” denen, uyduruk bir örgüt daha eklendi bu örgütlere! Bu örgütü kim kurdurdu, niçin kurdurdu, henüz yeterince bilgimiz yok! Ama şunu biliyoruz artık bunca işe yaramayan örgüt tecrübesinden sonra: Bu örgüt de, Müslüman toplumları, belli bir süreliğine de olsa avutmaya ve kontrol altında tutmaya yarayacak.

Niçin?

Küresel zorbaların dünyaya orman kanunları'yla sosyal darwinizm ilkesizliğiyle çeki düzen verdikleri bir aralıkta, “İslâm Ordusu” denen örgütün, hiç bir karar alma ve uygulama imkânının olmayacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok çünkü!

YAPILMASI GEREKENLER...

O halde ne olacak bu hâl, neler yapılmalı?

1-Öncelikle, “İslâm dünyası”, hem dünyada hem de “İslâm dünyası”nda neler yaşandığını derinlemesine kavrayabilecek entelektüel bir çaba ortaya koymak zorunda.

Dünyanın modernlikten bu yana bütün kavram ve kurumlarının Batılılar tarafından nasıl belirlendiğini ortaya koyacak derinlemesine entelektüel arkeoloji çalışmaları yapılmalı.

Ardından Müslümanların tarihleri boyunca yaşadıkları bu en büyük krizin ikinci büyük medeniyet buhranı olduğu, bunun da Müslümanların varlık nedenini oluşturan Müslüman Zihni'nin ve Müslümanların yaşama ve varoluş zemini'nin yitirilmesi yakıcı gerçeğinden başka bir şey olmadığı bütün boyutlarıyla idrak edilebilmeli.

2-Hâlihazırda, “İslâm dünyası” denen coğrafyanın bağımsız olmadığı artık görülmeli.

3-Üçüncü olarak, Müslüman halklar, cemaatler, çeşitli STK'lar arasında Müslümanların sorunları mercek altına alınmalı, bir medeniyet fikrinin temelleri atılmalı ve Müslümanların sorunları bu medeniyet fikri çerçevesinde anlamlandırılmalı ve tartışılmalı.

4-Müslüman toplumlar arasında fikir, kültür, sanat ve medya gibi temel alanlarda işbirliği çalışmalarına hız verilmeli. Bütün bu alanlardaki trafik hızlandırılmalı, yoğunlaştırılmalı.

5-Müslüman toplumlar arasında güçlü fikir, gençlik, kültür, sanat hareketleri geliştirilmeli, medyanın bütün alanlarında büyük ortak projeler gerçekleştirilmeli.

İSLÂM'IN ETRAFINDA TOPLANILMADAN ASLÂ!

Özetle... Müslümanlar, önce içinde yaşadıkları dünyanın temel varoluşsal sorunlarını çok iyi tahlil edebilmeli, sonra Müslüman Zihni ve Müslüman Zemini'nin temellerini atabilmeli ve nihayet ittihad-ı İslâm'a gidecek yolun önce ümmîleşmek (çağ'ı iyi tanıyarak çağ'ın ağlarını ve bağlarını aşmak) sonra da uzun bir ümmet ve medeniyet yolculuğuna çıkmak olduğu yakıcı gerçeğini görmeli, bunun izini sürmeli...

Yoksa İslâm'ın etrafında toplanamayan Müslüman ülkelerin toplantı üstüne toplantı yapmalarının hiç bir anlamı, değeri ve hayırhah sonucu olmayacaktır. Vesselâm.

http://www.yenisafak.com/yazarlar/yusufkaplan/islam-dunyasi-islamin-etrafinda-toplanamadigi-surece-2028266

yorum;

ADİL DÜZEN PARTİSİ ACİLEN KURULMALI.

Akevlerin Türkiye ve dünya problemlerine  50 yıllık

fikir  ve eylem çabasıyla oluşturduğu,  merhum Erbakan tasdikli

şu anda görünen tek  çözüm adresinin,  İnsanlığa ve Müslümanlara tebliği için…

Hakkı üstün tutan bir partinin nasıl olduğunu göstermek

ve diğer partilerimize de öğretmek  için.

100 yıl önce dedelerimizin verdiği dünya mazlumlarına

örnek kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesinin

2000’ li yıllardaki versiyonunu torunları olarak gerçekleştirmek için.

Türk milletinin istiklali taammesi(dini-ilmi-ekonomik ve siyasi bağımsızlığı)

 için gereken kudretin yine milletimizin kendisinde bulunduğunun ispatı için.

Küfrün ilelebet devam edeceğinin ve fakat zulüm

düzenlerinin (halkı ve yöneticileri Müslüman da olsa)

ebediyyen devam etmeyeceğinin  dünyaya ilan edilmesi için.

Yıllardır  bu mübarek ülkede İslam’a  ve kanunlara uygun yaşama mücadelesi

verdikleri için partilerinden ve kurumlarından dışlananların

istedikleri nizama kavuşmalarına bir  sığınak  ve gözaydınlığı olması için.

Yazarımız Yusuf Kaplanın da istediği ama bir türlü beklediği

hamlelerin olmayışına üzüldüğü ve  sinirlendiği  bu günlerde,

O’nun gibi iyi niyetli yüz bin ve milyonlarca mazlum ve

 mağdurun gerçekten mübarek günleri yeniden

görmeleri ve hamdin sadece Allah(cc)’ın olması için.

Ve Kur’an mucizesinin dünyayı yeniden yeni binyılda

Nurlandırdığının  ispatı ve  bereketlendirmesi için.

40 000 sayfalık müktesabatıyla AKEVLER ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARINCA

hazırlanan ve hazırlanmaya devam eden peygamberler sisteminin 

ruh ve bedenlere diriliş muştusu olması için.

ADİL DÜZEN PARTİSİ ACİLEN KURULMALI.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ali Bülent Dilek



YorumYap

Sayı: 357 | Tarih: 17.4.2016
Ergün Diler
Büyük Anlaşma
Büyük savaş ve Çözüm
1019 Okunma
Süleyman Karagülle
Mehmet Barlas
Ezik olmak beyinsel körlüğü de beraberinde mi getirir?
Hipotez-Kanun İlişkisi
786 Okunma
Tayibet Erzen
Emre Aköz
Naçizane Uyarılar
Klişe
752 Okunma
Vahap Alma
Yusuf Kaplan
“İslâm dünyası”,İslâm’ın etrafında toplanamadığı sürece
ADİL DÜZEN PARTİSİ ACİLEN KURULMALI.
733 Okunma
Ali Bülent Dilek
Ahmet Hakan
Köy Enstitüleri, Kuran Kursları
Allah’ın aydınlık dediğine karanlık diyenler
580 Okunma
Lütfi Hocaoğlu