Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Ahmet Hakan - Hürriyet Lütfi Hocaoğlu
İslam’da kürtaj
2421 Okunma, 63 Yorum

01.06.2012

Hayrettin Hoca fetvayı vermiş.

Demiş ki:

İslam’da kürtaj haramdır.

Amenna!

* * *

Tamam!

İslam’a göre kürtaj haramdır.

O halde soralım:

Türkiye’de herkes zorla ve zorbalıkla bu harama mı bulaştırılıyor?

Yine soralım:

Türkiye’de bu harama el sürmeden yaşamak isteyenlerin önünde engeller mi var?

Yine soralım:

Bu memlekette kadınlara zorla kürtaj mı yaptırılıyor?

Yine soralım:

Türkiye’de isteyen her birey, kürtajdan uzak duramıyor mu?

Yine soralım:

“Kürtaj istemiyorum” diyenin önünde bin türlü engel mi var?

O halde...

Nedir mesele? Dert nedir?

* * *

Dert şu:

Kişisel hayatlarında kürtajdan uzak duranlar, bu tercihlerinin herkes tarafından uygulanmasını istiyorlar.

İstiyorlar ki:

Herkes kendileri gibi yaşasın, herkes kendileri gibi uygulasın, herkes kendileri gibi inansın, herkes kendileri gibi yorumlasın, herkes kendileri gibi olsun.

Dikkat!

Bunu temenni etmiyorlar. Ya ne yapıyorlar?

Yasalar çıkararak, yasaklar getirerek yapmak istiyorlar bunu...

Yani zorla, zorlayarak...

* * *

Nedir bunun anlamı?

Şudur:

Bir zamanlar ağızlarını her açtıklarında sadece “herkes inandığı ve istediği gibi yaşamalı” cümlesini söyleyenler, bugün artık “herkes bizim gibi yaşamalı” demeye başladılar.

Yani?

İstedikleri ve inandıkları gibi yaşamak kesmiyor artık onları...

Başkalarının hayatlarına da müdahale etmek istiyorlar.

Tabii bir zamanlar kendi hayatlarına müdahale edildiğinde nasıl şahlandıklarını tamamen unutarak...

Yazının tamamı için http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/20668571.asp

 

Yorum:

Kürtaj cinayettir

Ahmet Hakan yazmış. İslam’da kürtaj haramdır ama siz niye karışıyorsunuz başkalarına demiş.

CHP ayağa kalkmış. Kadınların bedeninden elinizi çekin demiş. Kadın kendi bedeninde özgürdür demiş.

Hemen kendinizi o bebeğin yerine koyun. Siz annenizin karnında iken, henüz ceninken anneniz ve/veya babanız bir kiralık katille anlaşıp sizi parçalatarak öldürseydi siz şu anda bu satırları okuyor olur muydunuz?

Bugün herkes özgürdür diyen Ahmet Hakan ve CHP herhangi bir adamın öldürülmesi konusunda özgürlüğü öne sürebilir mi? İslam’da adam öldürmek yasaktır ama size ne, isteyen bunu yapabilmeli diyebilir mi?

İster ceninken, ister anne karnında üç aylıkken, ister doğduktan sonra, isterse ölüme yakın yaşlı iken olsun, bir insanı öldürmek cinayettir ve birini öldürmek sadece İslam’da değil, her inançta ve hatta ateistlerin “din”inde bile yasaktır.

Doğrudur, isteyen inandığı gibi yaşar, kimse kimseyi zorlayamaz. Bunun tek istisnası vardır: başkalarına zarar vermemek. Ey Ahmet Hakan ve kürtaj sevdalıları, söyleyin bakalım, kürtaj başka birine zarar vermemek mi yoksa başka birini öldürmek mi?

Ey karnındakinin tapusunun kendinde olduğunu zanneden kürtaj sevdalıları, henüz yüzünüzü hiç görmemiş ama ileride görecek olan, henüz “agu, gugu” dememiş ama ileride diyecek olan bir bebeğin canını aldırmak bu yüzden mi kolay geliyor? Doğmuş çocuğunuzun kılına bile zarar geldiği zaman içiniz titremiyor mu? Ondan sonra nasıl oluyor da doğmamış çocuğunuzu bir kiralık katile rahatlıkla öldürtüyorsunuz. Daha da beteri bunun bir hak olduğunu nasıl da savunabiliyorsunuz?

Yazıklar olsun tüm katillere ve katilliğin hak olduğunu iddia edenlere.

 

Lütfi Hocaoğlu

Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
09.06.2012
05:42

Ali Bulaç Nefret çocukları

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Mehmet Görmez, süren kürtaj tartışmasıyla ilgili görüşünü açıklayıp "bedenimiz ve hayatımız bize mülkiyet olarak değil, emanet olarak verilmiştir" deyip genel anlamda kürtaja karşı çıkarken üç istisna getirdi: "Annenin hayatını korumak, tecavüz gibi cinsel saldırıların sonuçlarını ortadan kaldırmak ve anne rahminde ceninde ortaya çıkan ağır hastalıklar" söz konusu olduğunda kürtaj yapılabileceğini belirtti. Bu konu 1993 yılında gündeme gelmişti. Tempo Dergisi muhabiri, dönemin DİB Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz'a "Bosnalı kadınların Sırp tecavüzü sonucu hamileliklerini" sormuş, Başkan Yılmaz, "Bosnalı kadınlar nasıl taşısın bir Sırp çocuğunu?" deyip kürtaj lehine görüş beyan etmişti (Tempo, 20 Ocak 1993, Sayı: 3). DİB Başkanı'nın o gün açıkladığı görüş Devlet'in arzusu istikametinde idi. Zira Tempo'nun kapak dosyası yaptığı habere göre Dışişleri Bakanlığı'nın da kürtaj konusunda bir talebi vardı. Sağlık Bakanlığı, bu talebi değerlendirdi ve kadın doğum uzmanı bir kadın doktoru kürtaj konusunda Bosnalı kadınlara yardımcı olması için Saraybosna'ya gönderdi. Yine Batı'dan rahat zihinle iktibas ettiğimiz yeni terime göre, tecavüz sonucu doğan çocuklara "nefret çocukları" denir. Hiçbir suçları olmadığı halde nefret objesi haline getirilen çocukların anne karnında öldürülmelerine gösterilen gerekçeler şöyle: a) Tecavüz sonucu hamilelik travmaya yol açar. b) Tecavüzler yabancı bir erkekten olmaları dolayısıyla İslam'ın izzetine aykırıdır, Müslüman kadını zillete düşürür. c) Doğacak çocuğun da sağlıklı olamayacağı ihtimalinin kuvvetli olması. Ancak 1993'te fıkhî görüşlerine her zaman başvurulan Hayrettin Karaman Hoca aksi görüş beyan etti: "Karınlarında taşıdıkları çocukların hiçbir günahı ve suçu yoktur. Hiçbir şey olmamış gibi başlarından bir kaza geçmiş gibi telakki etmemeliler. İslam açısından çocuğu aldırmak babası belli olmadığında caiz, olduğunda değil diye bir kaide yoktur." (Zaman, 14 Ocak 1993.) Netice-i kelam: 1) Ensest veya tecavüz sonucunda hamile kalan kadın travma geçirebilir. Bu büyük bir sınavdır, bir kadının başına gelebilecek en büyük musibetlerden biridir, ama mü'min bir kadın merhameti bol olan Allah'a sığınıp bu sınavı bebeğine sahip çıkarak atlatmaya, karşılığında Allah'tan mükâfat kazanmaya çalışır. 2) Bir işgalci ve tecavüzcü alçaktan hamile kalmanın cezası Allah'ın kendisine can bahşettiği bebeğe ödetilemez. Bu durumda olan kadın bebeğini doğurur, acısını içine gömer, ama Müslüman, salih bir evlat yetiştirerek bu alçaklığa cevap verir. Bu, kadının zilleti kabul etmesi değil, eşref-i mahlûkat bir canlıyı ahsen-i takvim hale gelecek şekilde terbiye ederek kendisini ve çocuğunu izzet sahibi kılar. Hiçbir şekilde bebeğe sahip çıkamayacaksa bebeğini reddetme özgürlüğünü kullanır. Bu sefer bebeğin sorumluluğu farz-ı ayın olarak bütün topluma terettüp eder, ama yine bebeğin hayatına son verilemez. Diyanet'in açıkladığı görüşte, (Fetvalar-1995) her ne kadar "zillet ve izzet" anahtar terimler seçilmişse de, "düşman bir ırkın tecavüz yoluyla tasallutu"na karşı tepki ve öfkeye vurgu vardır. Bu doğrudur, nitekim Sırplar, hamile bıraktıkları kadınları aylarca tutup Sırp çocuk doğurtmayı hedeflemişlerdir. Ancak bu mülahazaların ötesinde şu veya bu şahıslardan döllenmiş yumurtanın ve oluşan ceninin "Allah'ın yarattığı can ve insan olması"dır. Döllenme yolunun gayrı meşruluğu ve ahlak ya da hukuk dışı olması, bir cana kastetmenin gerekçesi değildir. 3) Eğer yakınlarının (babası, kardeşi, amcası, dayısı) veya bir yabancının tecavüzüne uğrayıp da hamile kalmışsa ve bebeği doğurması durumunda ailesinin kendisini kesin olarak öldüreceğini biliyorsa, annenin hayati tehlikesi söz konusu olduğundan bebeğini aldırabilir. Tartışmanın özü, cenini yaratanın hayatına kadının, erkeğin veya devletin hayat hakkına son veremeyeceği konusudur. Çünkü cenini anne-baba veya devlet yaratmış değildir, onların mülkiyetinde olan bir nesne de değildir. Eğer Din İşleri Yüksek Kurulu, Yılmaz ve Görmez'in görüşlerini fetva mahiyetine sokacaksa, bu durumda fetvayı hangi delillere (nass) dayandırdığını da açıklamak durumundadır. Bekliyoruz. a.bulac@zaman.com.tr 09 Haziran 2012, Cumartesi

Mete Firidin
09.06.2012
06:37

Bir Kürt olan ABDULLAH CEVDET "AVRUPADAN DAMIZLIK ERKEK GETİRTMEK" İSTEMİŞ.

MEĞERSE ÜLKEMİZDE NE KADAR ÇOK ABDULLAH CEVDET VARMIŞ?

NE HAYA, NE ŞEREF??????

Mete Firidin
09.06.2012
11:12

SGK: IQ düşükse tedaviye gerek yok İç organların büyümesine neden olan MPS hastaları için geçen yıl getirilen IQ testi kriteri nedeniyle SGK birçok çocuğun ilacını karşılamıyor. Çocuklar ilaç kullanmazsa tekrar yatağa mahkûm olacak

Sayfa: 7 / 7 (63 Yorum)Prev123456[7]Next


YorumYap

Sayı: 155 | Tarih: 3.6.2012
Ahmet Hakan
İslam’da kürtaj
Kürtaj cinayettir
2421 Okunma
63 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Yusuf Kaplan
Yeni dünya dini:"Bizantinizim"veTürkiye'nin zor r
Zokayı yutan 3 aktör kim?
576 Okunma
Ali Bülent Dilek
Ahmet Altan
Kadın Düşmanlığı
Yorum Yok
556 Okunma
Vahap Alma
Mahir Kaynak
Bu hafta yazısı yok.
HÜSNÜ MÜBAREK
555 Okunma
8 Yorum
Süleyman Karagülle
Nihal Bengisu Karaca
Dindar kadınlardan uludereye adalet çağrısı
Sahibinin sesleri
537 Okunma
Hakan Kandal
Mehmet Şevket Eygi
Zina, Kürtaj, Fuhşiyat...
Yorumsuz
525 Okunma
1 Yorum
Emine Hocaoğlu
Ruşen Çakır
Tasma, pranga ve kelepçe
NİYET VE ÜSLUP
452 Okunma
Tayibet Erzen