Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Zülfü Livaneli - Vatan Ali Bülent Dilek
Lahey'den başka çare yok
544 Okunma, 2 Yorum

Lahey’den başka çare yok

Zülfü Livaneli - zlivaneli@gazetevatan.com

 

23.12.2011

Fransa Parlamentosu’nun, soykırımı inkâra ceza getiren yasayı kabul etmesinden sonra insanın aklına ister istemez şu sorular geliyor: Bu iş nereye kadar gidecek?

Türkiye her yıl çeşitli parlamentoların kararlarını engelleme peşinde mi koşacak?

Hiçbir mahkeme kararına dayanmayan “soykırım“ damgası, dünya ölçeğinde kabul görerek Türkiye’nin alnına vurulmuş durumda.

Her yıl gündeme gelen bu damgadan kurtulmanın yolu, tek tek mücadeleden ve tasarıyı kabul eden her ülkeye ekonomik yaptırım tehdidinden mi geçiyor?

2015 bu olayların 100. yıldönümü.

Bu gidişle 2015’e kadar ABD ve AB dahil olmak üzere, kararı kabul etmeyen ülke kalmayacak gibi görünüyor.

Türkiye ise bu kararlar karşısında şaşkın bir görüntü sergiliyor.

Türk hükümetleri önce “Ne Ermeni’si? Böyle bir şey duymadık“ tavrı içine girdi. Uluslararası baskı karşısında gerileye gerileye “mukatele“ (karşılıklı öldürme) noktasına kadar geldi. Yani bu konuda başından beri uyguladığı temel bir strateji yok. Günün gelişmelerine göre tavır takınıyor.

***



Meclis’te bulunduğum yıllarda Genel Kurul çok yanlış bir karar alarak, Britanya Parlamentosu’na Birinci Dünya Savaşı sırasında Arnold Toynbee tarafından yazılmış olan “Mavi Kitap“ın yasaklatılması dileğini içeren bir mektup yolladı. Meclis kürsüsünden, bu mektubun saçmalığını ve küçük düşürücü bir cevap alınmasının kaçınılmaz olduğunu anlatan konuşmalar yapmış ve TBMM’yi yanlış kararından çevirmeye çalışmıştım. Ama tahmin edeceğiniz gibi ateşli milliyetçi söylemler her zaman olduğu gibi mantığın önüne geçti.

O kadar ki; sevdiğim bir milletvekili arkadaş yanıma geldi ve “Konuşmanda tehcir kelimesini kullandın. Başına bir iş gelmesin“ dedi.

“Tehcir zorunlu olarak göç ettirme demektir. Zaten kanunun adı da budur. Bunda yanlış bir şey yok“ dedim.

Belli ki “tehcir”in manasını bilmiyordu.

Mektup gönderildi. Bir süre sonra Britanya Parlamentosu’ndan “Mektubunuz arşivde ilgili klasöre konmuştur“ gibi son derece tepeden bakan (aslında alay eden) bir mektup geldi. Bizim Meclis suspus oldu. Cevabı duyurmadılar, hiçbir gazeteci de merak etmedi.

***



Bu konuda söylenecek söz çok ama, bir gazete yazısı ölçeğinde düşündüklerimi özetleyeyim:

Belli ki 2015’e kadar ABD dâhil bütün parlamentolar “soykırım” yasasını kabul edecek.

Zaten uluslararası kamuoyunda bu konuda bir görüş birliği oluşmuş durumda.

Ülkelerle, parlamentolarla tek tek mücadelemiz sonuç verecek gibi görünmüyor.

Bu durumda tek çare Türkiye Cumhuriyeti’nin BM’nin Lahey’deki Adalet Divanı’na başvurması.

Arşivler açılsın, tarihçiler hazırlansın ve 1915 olaylarının, BM’nin 1948 yılında kabul ettiği “soykırım” tanımına uymadığı ispat edilsin.

Bence başka hiçbir çare yok.

 

YORUM:

DEVENİN BOYNU

Deveye sormuşlar boynun neye eğri?

Cevap vermiş;nerem doğru ki!

Başbakan batılılara bizim tarihimizde böyle şey yok diyor.

Sizin tarihinizde çok.

Bir ay kadar ki başbakanın elindeki Dersimde 13.000 kişi

Öldürüldü açıklama raporu  geldi gözümün

Önüne.Ozaman o neydi?

İstiklal mahkemeleri de bir başka çelişki.

Demek ki kafalar karışık ve devamlı dönüyor.

Ne strateji var ne taktik.

Allah sonumuzu hayreylesin…

Bence önce” para”yı okuyalım “hotfileden”.Çünkü rapiddekiler uçmuş …

http://hotfile.com/dl/138031273/beca70b/para1975KTABIkaraglle20101.pdf.html

 

 

 

 

 

Ali Bülent Dilek

Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
25.12.2011
22:23

Ali Bülent kardeş;

Cehdine ve gayretine teşekkürler...

Allah iki cihanda da bereketini ve ecrini ihsan eylesin...

Allah razo olsun...

Amin...

Tayibet Erzen
26.12.2011
14:26

Fransa'nın kirli tarihini anlatmaya kalksalar Dersim'e sıra gelmez, merak etmeyin. Şimdiki uygulamaları bile insanlık dışı öyle uzağa falan gitmeye bile gerek yok.

Zaten mesele Dersim veya benzerlerinin aklanması değil, mesele dinime küfredenin müslüman olmaması.

Dünya Sarkozy'nin hırçınlıklarına ve çirkin tavırlarına alışkın, bir Türk medyası olayı kavrayamadı, ona yanarım.



YorumYap

Sayı: 132 | Tarih: 25.12.2011
Ahmet Hakan
Bende gerginlik yaratan 10 soru
Mehdi bekleyenlerin hazin sonu
1253 Okunma
9 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Mahir Kaynak
Fransa’nın Tavrı
Soykırım meselesi
948 Okunma
13 Yorum
Süleyman Karagülle
Nihal Bengisu Karaca
Başımıza gelmeyen işler
Emanet Anadolu
575 Okunma
Hakan Kandal
Mehmet Şevket Eygi
Hâindir Merduttur
Bayat Ekmekli Köfte
574 Okunma
Emine Hocaoğlu
Ruşen Çakır
Özgür medyaya kimsenin tahammülü yok
Emrolunduğun gibi Dosdoğru ol!
544 Okunma
Tayibet Erzen
Zülfü Livaneli
Lahey'den başka çare yok
Devenin boynu
544 Okunma
2 Yorum
Ali Bülent Dilek
Ruhat Mengi
Fransa’ya hakaretinin cevabı verilmeli!
Dayatma
531 Okunma
Vahap Alma
Hüseyin Gülerce
Ergenekon Davalarının Üstü Örtülebilir mi?
Sistemi Değiştirmek Gerek
508 Okunma
1 Yorum
Zafer Kafkas