Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mehmet Şevket Eygi - Milli Gazete Emine Hocaoğlu
Müslümanları Uyarmazlarsa Vebal Altında Kalırlar
428 Okunma, 0 Yorum

 

17 KASIM 2011

MUHTEREM Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bilhassa Cuma hutbelerinde halkı uyarması lazımdır. Zamanımızda bina ve zina çok yaygın hale gelmiştir.

İnsanların içinde oturup, barınıp yaşamaları için elbette meskenler gereklidir ama zamanımızda Kur'anın, Sünnetin, İslam ahlakının, bilgeliğin ilkelerine aykırı olarak son derece lüks, yüksek, şatafatlı (çoğu çürük) binalar yapılmaktadır. Dinimiz her konuda olduğu gibi mesken konusunda da genel hükümler koymuş; lüksü, israfı, saçıp savurmayı yasak kılmıştır. Meskenler elbette güzel olacaktır ama dine, ahlaka, bilgeliğe aykırı olarak lükse ve israfa kaçılmayacaktır.

Halk bu konuda uyarılmalıdır.

Zinaya gelince: Zinanın haram ve kötü bir şey olduğu Kur'anla, Sünnetle, icmâ ile kesin şekilde sâbittir. "Zina eskiden suç ve günahtı, zamanımızda AB normları geçerlidir, artık zina günah ve suç değildir" şeklinde bâtıl ve sapık bir inanışa kapılan kişi İslam'dan çıkmış olur.

Alkollü içkilerin tüketimi de son derece yaygın hale gelmiştir. İslam dini içkinin azını da çoğunu da, sertini de yumuşağını da haram kılmıştır. Kur'anla, Sünnetle, icmâ ile sabit olan bu kesin yasağı helal gösterenler kâfir olur.

Tesettür konusunda da zamanımızda büyük sapmalar ve sapıklıklar görülmektedir. Bir kadın veya kız başına renkli bir bez bağlamakla tesettüre girmiş olmaz. Tesettürden maksat sokaklarda, meydanlarda, ev dışında kadını seksî olmaktan çıkartmak, ahlaksız erkeklerin şehevî bakışlarından korumaktır.

Dindar hanımların ev dışında makyaj yapmamaları, gökkuşağı gibi rengârenk, alaca bulaca, erkeklerin dikkatlerini çeken giysiler ve örtüler kullanmamaları gerekir.

Kur'an kadınların takıp takıştırıp, sürüp sürüştürüp sokaklarda, caddelerde, meydanlarda salına salına gezmelerini kötülemekte, bunları cahiliye adeti olarak görmektedir.

Bugünkü bazı rezil tesettür kıyafetleri İslam'ın hayâ ve iffet prensibine aykırıdır.

Birtakım tesettür tâcirleri, bu İslamî değer ve kurumun cılkını çıkartmıştır.

Dindar halkın bu konuda uyarılması şarttır.

Bu uyarıyı da öncelikle Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yapması gerekir.

Yapmazsa vebal altında kalır, sorumlu olur.

Pardesü, palto, eşarp, fular, tünik, döpiyes, tayyör, türban gibi kelimeler bize Avrupa'dan gelmiştir. Bunlar İslam kadın ve kızlarının ev dışı kıyafetleri olamaz.

Müslümanlar tesettür konusunda Kur'ana, Sünnete, Şeriata, ahlaka, bilgeliğe uygun çareler ve çözümler bulmalıdır.

Her biri özel bir Diyanet durumunda olan büyük dinî cemaatler, büyük tarikatlar bu konuda harekete geçmelidir.

İslama, Kur'ana, Sünnete, Şeriata, ahlak ve hikmete uymayan tesettür gerçek tesettür değildir, sahte tesettürdür.

Zamanımızda Müslüman halk günlük namazları terk etmiş ve çeşitli şehvetlere kapılmıştır. Bu konuda da yoğun, genel, etkili, sürekli nasihatler edilmelidir.

Riba son derece yaygındır.

Cemaat holiganlığı yüzünden Ümmet şuuru zayıflamış, Müslümanların büyük kısmı birbirinden kopmuş, birbirini sevmez olmuştur. Bu da çok büyük bir felakettir.

Cuma hutbelerinde, çok etkili olmak üzere bu konular işlenmelidir.

Hayırlı ve olumlu cemaatler olsun ama cemaatçilik yapılmasın.

Zamanımızda para put haline gelmiş, ana değer olmuştur. İnsanlar için en güzel model ve örnek olarak gönderilmiş olan Peygamberimiz (Salat ve selam olsun ona) parayı hiç sevmezdi. "Uhud dağı kadar altınım olsa, borç ödemek için alıkoyacağım birkaç dinar dışında, bu paranın nezdimde bir gece bile kalmasını istemem, hepsini sadaka olarak dağıtırım" buyurmuşlardır.

Böyle bir Peygambere iman edenlerin parayı sevmeleri, onu ana değer haline getirmeleri ayıptır, günahtır, yüz karası bir kepazeliktir.

Müslüman halka büyük miktarda evcil domuz, yaban domuzu, eşek eti ve yağı yedirilmektedir. Diyanet bu konuda Müslümanları uyarmalıdır.

İlmi olanlar, bilenler, imkan sahipleri, başkan durumunda olanlar, sorumlular bu gibi uyarıları ve hizmetleri yapmazlarsa, boynuzsuz koyunun hakkının boynuzlu koyundan alınacağı Büyük Hesap Günü'nde, Mahkeme-i Kübra'da kötü duruma düşerler.

Artık Müslümanlar üzerinde büyük baskılar yoktur. Bu anlattığım uyarılar ve hizmetler kolayca, tehlike ve tehdit olmadan yapılabilir.

Dinsizlerden önce, Allah'tan korkmamız gerekir.

Diyanet'in, öteki özel Diyanetlerin Müslümanları, yukarıda zikr ettiğim konularda uyarmalarını bekliyoruz.

Yazının devamı için tıklayınız.

Yorum:

 Aşırıya Gitmemek Şartıyla Uyarmalı

Allah dünyayı tek renk yani siyah olarak yaratmamış. Renkli olduğunu görüyoruz. O zaman da insanlar ister istemez renkli olan şeyleri sevmesi doğaldır. Rengi sevmeleri giyimde, yaşadığı ortamda göstermesi gayet normaldir. Bunun tam tersi içinse yani siyah rengi sevenler içinse psikolojik rahatsızlıklarının olduğunu, karamsar olan kişiler olduğunu rengin insan üzerindeki psikolojik etkilerinden anlamaktayız.

Hatta doğaya baktığımızda bir rengin tüm tonlarını görmek mümkündür. Bir rengin bir başka renkle olan bütünlüğünü ve uyumunu da görmek mümkündür. Örneğin mor rengin tamamlayıcısı sarıdır. Bununda en güzel örneğini doğada hercai menekşesinde görmekteyiz. Kırmızının tamamlayıcısı ise yeşildir. Bunu da kırmızı gül ve yapraklarının yeşilinde görürüz. İşte bu gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Bunları söylememin nedeni yazarımın renkli başörtüsüne karşı çıkışıdır. Hatta bunun erkeklerin ilgisini çekmek için yaptıklarını söylemektedir. Ben buna katılmıyorum.  Eğer ölçü erkeklerin dikkatini çekmek ise bana kalsa başları açık olup da erkeklerin dikkatini çekmeyen çok insanımız vardır. Üstelik siyah giyinmiş tesettürlü birisi de yerine göre çok dikkat çekici olabilir. İşte bu gibi küçük şeylerden dolayı insanların çoğu tesettüre sıcak bakmamaktadır. Hatta İslam’a bakışları bile değişmektedir.

Bana göre renkli örtünmek giyimiyle uyumlu olduğu için tercih edilmektedir.

 

Emine Hocaoğlu



YorumYap

Sayı: 127 | Tarih: 20.11.2011
Mahir Kaynak
Muhalefetten beklenen
Yeni Dünya Düzeni
908 Okunma
9 Yorum
Süleyman Karagülle
Ruşen Çakır
Ben de bedelliydim
Müslim-Mümin
594 Okunma
2 Yorum
Tayibet Erzen
Ahmet Hakan
Bende neden padişah sevgisi yok
Ata’lara sevgi ve saygı
591 Okunma
1 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Zülfü Livaneli
biz manyaklar
biz manyak kelaynaklar
525 Okunma
Ali Bülent Dilek
Nihal Bengisu Karaca
Liderin yolu
Uçuruma giden yol
480 Okunma
Hakan Kandal
Ebubekir Sifil
Resmi İslam-Halk İslamı
İslam'a Çizilen Sınır
452 Okunma
Zafer Kafkas
Ruhat Mengi
‘Küresel gücü’ neden istemiyorlar?
Tamamen Duygusal
436 Okunma
Vahap Alma
Mehmet Şevket Eygi
Müslümanları Uyarmazlarsa Vebal Altında Kalırlar
Aşırıya Gitmemek Şartıyla Uyarmalı
428 Okunma
Emine Hocaoğlu