Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 8
2.05.2026
424 Okunma, 0 Yorum

Kabuktaki  hikmet

 

 

Önce,1 Mayıs.  Şunu yazmıştım; Yüce’nin oluş iradesiyle  an’da yükselttiği zaman dalgasına tutkun emekçiler; verim, bolluk, paylaşma kıyısındaki  tembellik ve hükmetme kayalarını mil yapıp, sahile dönüştürsün; sürgün olduğumuz Dünya,  sıla olsun.  

Sadece temenni değil;   “yöntem” de  önermiştim.  Tutsaklığı inşa eden katılaşmış yapıları,  tekrar organik kılarak  üretime dönüştürmek;  tembellik ve buyurganlığın katı-hiyerarşik  tabiatını  değiştirecek.  Biliyoruz, tembellik ve buyurganlık çevrim içidir; bir birini kollar, besler. Yani karanlık tarafa çalışır. Akan suyu havuzlar; toplar ve çürütür.

 

Sosyalizm aşaması 1 Mayısları rutin anmalar ötesine götüremedi; özlenen değişim oluşmadı. Dahası, o halkların değişim isteğinin kabardığı dönemde,    1 Mayıs’lar her zaman  daha zinde ve umutluydu. Çiftlerin Nişan dönemlerinin gençlik zindeliği ve yüksüzlüğü, çocuğa- toruna yaşam mücadelesine dönüşen evlilikle, yani sosyalist iktidarla umutlar her zaman gelecek nesile  kalıyor. O dönemlerde emeklerine karşı, bıkkınlıktan başka sonuç almayan  insanlık,  tüm çilesini kendisiyle toprağa teslim etti.  Mirasları,  umut ve fedakârlıklarıyla  imar ettikleri medeniyet değil; bedenlerini çözen, üstüne bastığımız  toprak oldu.  Yaşayıp öğrendikleri hüsranadı. Onlara vaat edilenler,  umutlarını sulayıp yeşertmedi.    

 

“Bedenlerimiz dersimiz, hiç unutma; ki kandırılma!”  Bu  satır, kadim Delphi tapınaklarının girişlerine yazılan “kendini tanı” ibaresinin ideolojik versiyonu olmalı. Tüm zamanların siyasal  “keşke” hastalığına şifa olur.  

 

Kapitalizmin değiştirdiği kıyafet ve suretler, bu aşamada  insanlığa hiçbir şey vaat  edemeyeceğini gösterdi. Utanmazdan yine deneyecekler.  Çeşitli  sahte tercih düzenekleri yalanlarını taşıyamıyor.  Gençleri “fırsat” fırınlarında pişirip, gıda olarak bir birlerine yediriyorlar. Bunları gelecek nesile  dayatmaktan vaz geçmezler.  Bu yüzden Orta  Çağ bitmiyor, “yenileniyor.

 

Görüyor izliyoruz;  “Tarihin sonu” öngörüsü, Trump’ı, Netenyahu ‘nun liderliğinde akıl ve  vicdanın sonuna dönüştü.(1)

 

*

Kabuk bedenlere benlik yanılsamasına doğduk. Ewet kabuğun aldatıcılığı, aynı zamanda değer üretecek ender bir deneyim. Yaşam, bu yüzden çırpınıyor.  

Doğru, yanlışın dışında değil, içinde. Kolaylık ta öyle; o da zorluğun içinde. İçerdekinin, sinyaline uyumlayan yaklaşım kabukta  oyalanmayacak. Kabuk bu yüzden çok işlevli. Özgeciliğe uyumlu, bencile set. Bu açıklama binlerce yıllıdır “marifetin  kemali” olarak  anlatılanın özü.

*    

Yalınlık, basitlik  Rahmeti Sonsuz Olan’ın ikramıdır. Basitlik, varoluşun   “yüzeye çıkan” sadeliği olarak görüyorum.  Ayrıca katmanlara her zaman yüzeyden iniliyor.  Gelişmiş bazı ameliyatlar, yüzeye değmenden katmandaki hastalığı tedavi  etmesi yüzeyi gereksiz kılmıyor.  Aksine, yüzeyi yarıp zedelemekten koruyor.  Yani hastalığın katmanda birikip yüzeye çıkmadan, yüzeyi istila etmeden önlemeyi amaçlıyor.  

 

Yüzey ya da suret gerekli ve kaçınılmaz.  Derininde olanı bilir, bildirir; tıpkı mağazaların vitrini gibi.  Avatar filmlerini suretlerin aşkın  etkinliği olarak izlemiştim. İzleyenlerden  her türlü “arızaya” yatkın insan bedenleriyle, Pandora uydusunun doğasına uyumlu barışık, atletik  Na’vi  ırkının  bedenlerini kıyaslamayan, onlar gibi olmak istemeyen  izleyici yoktur. Zaten filmin katmanı bunu anlatıyor: “Onların “hamuru” daha aşkın.  Pandora uydusu  Na’vi ırkını;  Dünyamız ise   her şeyle kavgalı hastalıklı insan ırkını inşa etti,” sonucu çıkıyor. (2)  

 

Tohumların yüzeyi,  simbiyotik (ortak yaşam/ortaklaşım) görevlendirme ile içindeki cevherden oluşuyor. Tohumun sert kabuğu Orta Çağın barbar gücüyle eşdeğer. Her ikisi özlerinin derdinde.  

 

Orta Çağ,  toplayıcılıktan mahrum olan barbarlığın yüzeye çıkması değil mi? Şimdi yüzeye çıkan nedir!? “Daha büyük israil ” veya “tekrar büyük amerika”!

 

Yüzeyler, suretler  zalim sahtekarlar için sahne, perde, istismarın nesnesidir.  Siyasal düzlemde yüzey, parti(li)lerin, liderlerin halklarına verdiği vaatlerdir. trump, “yeniden büyük amerika”yı,  netanyahu, “arz-ı mev’ud”u vaad etti. Ötekinin hakkından konfor istiyorlar ve seçiliyorlar. Görmüş olduk, seçen özü ve kabuğu.Tabii her ikisi “kısmen” diyeceksiniz. Yanı sıra siyasal partilerin çokluğuna rağmen, ikili ve sırayla aktifler. “Çevrim içi demokrasi ” ya da “rıza turnikesi” diyebiliriz.

 

Artık biliyoruz, vaatler  yüzeydedir. Derinlikli  olamaz. Olduğunda vaat olmazlar. Çünkü, derinde gerçek yüzü, yetersizliği, farklı amacı ve  güdücüsü görülecek. Suret, içerde olanı temsil eden vitrindir. “Derin” de diyebilirsiniz. Devletlere atfedilmesi çok yaygın, pek  meşhurdur: Her şeyi bilen, düşünen ve mutlak yanılmaz koruyucu iradenin varlığı. Devlet cihazının akışkan  olması gereken irade suyunu, çıkar havuzlarında toplayanların  marifetleri  pek çoktur.

 

Tarihte bu işler farklı dönemlerde tek tek ülkelerde  görülür, bilinirken;  emperyalizm çağında matruşkaya dönüştü. Büyük devletler küçükleri organize ediyor. Her türlü hukuksuzluk, hesapsız harcamalar, yüksek volümlü istismarlar,  korkmadan işlenebiliyor. “Ne kadar büyük organizasyon, o kadar derin tecrübe” deniyor. Küresel zorbaların  tarihi,  bu saptamaya kanıt olarak yeter.(3)  Abd, İsrail halkı kaçınılmaz  hüsranın kesif ağırlığı altında  dağılmakta. Yüzeye çıkardıkları emeksiz konfor talepleri, hükmetme arzuları;  karşı tarafta beklemedikleri dönüşüme yol açtı. Geceleyin yatak odalarından kaldırılanlar, tonlarca bomba altında sinmesi gerekenler  kökleriyle kopmuş bağlarını yeniliyor.  Akıl- vicdan (ki bu emek ve dayanışmadır)  bilim üçlüsünü;  keşke, umut, itaat üçlüsüyle değiştirerek.

 

“İçerde ne varsa dışarıda, yukarıda ne varsa aşağıdadır.”

 

Yine, yeniden Trismegistus Hermes. Bu yüzden yakınmayın, ey insanlık! Umutlarınızı, keskelerinizi  akıl, vicdan ve  bilimin  Trimegistus’una dönüştürün.(4)

 

 

Açıklamalar :

 

(1)Tarih boyunca güçlerini milyonlarca insanın acı çekmesine ölümüne yol açacak şekilde kullanan zalim hükümdarlar pek çok.Roma’da işkenceleriyle bilinen Caligula, halkını kazığa oturtan III. Vlad, 20 milyon kişinin ölümünden sorumlu tutulan Cengiz Han, Kendi ailesini bile katleden Korkunç İvan, Yeo Sang Hun Kore Kralı,Qin Shi Huang Çin imparatoru,.. hep varlar. Kökleri güce erişmiş korkunun güvenlik tesisi. Hepsi bu:korku ve dehşetin “inşa” ettiği çevrim içi   hiyerarşik piramit.    

 

(2)İnşa kelimesi, Arapça, “naşa’a” (çıktı, yetişti, belirdi)köküyle bağlantılı.”Neşet” ortaya çıktı. Hazırlanmış, olgunlaşmış, görünür olan. Diğer taraftan, ortaya sunulanın  mutfağı olduğuna delalet eder. Katmanlık tek boyutlu değil, çok boyutludur; yani yüzey katmanın sonu değil,  farklı bir aşamasıdır. Görünür olan yeni katmanların “cevherine” dönüşür.

 

(3) Abd tarihinde başxkanlara , adaylara, siyasilere yönelik suikast ve girişimler pek çok. Abraham Lincoln(1865),JamesA.Garfield(1881),William McKinley(1901),JohnF.Kennedy(1963),Ronald Reagan(1981), Donalt Trump destekçisi Charlie Kirk suikastları  kendisine  (2024,2026)devam eden “girişimler”.

Diğer taraftan büyük hırsızlıkların perdelemeler de pek çok:İçki yasağı (1920-1933),Tuskegee Firengi Deneyi (1933-1972),  Mccarty cadı avcılığı(1950-1954),Edward Snowden ve NSAdinlemeleri (2013),11 Eylül saldırısı, Jeffrey Eptain’in organizasyonları.

 

(4)Üç kere Hermes(trimegistus) deyiminin açılımı: Bilgisayarlar 1,0 üzerine bina edildi. Yapay Zeka (yz)ikili kodlamayı aşarak insan zekasını taklit etme yeteneğine üç ana gelişim aşamasına ayrılır:  

 

(1)  Dar yz(ANI-Artificial Narrow Intelligence)İçinde bulunduğumuz aşama. Satranç, dil çevirisi vb. (2)Yapay Genel Zeka (AG-Artificial General Intelligence)insan seviyesi zeka; öğrenip, uygulayabilen. (3)Süper yz (ASI-Artificial Super Intelligence)insan zekasını bilimsel yaratıcılık sosyal becerilerde aşan teorik aşamadır. Diğer ifadeyle,  akıl , vicdan  bilim /bütünleşim aşamaları.

 

 

 

 

 

 

 






Son Eklenen Makaleler
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ - 10
2.06.2026 926 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 9
17.05.2026 661 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 8
2.05.2026 424 Okunma
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ 7
19.04.2026 1478 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 6
5.04.2026 2803 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 5
21.03.2026 2277 Okunma
Özer Ataç
Yeni (den) orta Çağ 4
3.03.2026 2103 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 3
14.02.2026 1776 Okunma
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 2
1.02.2026 2065 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:19
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 1
18.01.2026 1794 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:18
Özer Ataç
Devlet mi İnsan mı / 9
29.12.2025 2997 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 8
16.12.2025 1849 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 7
30.11.2025 1946 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 6
16.11.2025 3235 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 5
27.10.2025 2225 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 4
13.10.2025 2538 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi İNSAN mı 3
28.09.2025 3962 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı 2
16.09.2025 3779 Okunma
Özer Ataç
DEVLET mi, İNSAN mı? (*)
13.09.2025 2552 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 9
16.08.2025 3827 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 8
4.08.2025 4142 Okunma
1 Yorum 05.08.2025 04:51
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 7
20.07.2025 3824 Okunma
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/ lik 6
7.07.2025 3353 Okunma
2 Yorum 02.08.2025 12:26
Özer Ataç
RİSK ve GÜVEN/lik 5
27.06.2025 2228 Okunma
Özer Ataç
Risk ve Güven/lik - 4
8.06.2025 3207 Okunma


© 2026 - Akevler