Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Ahmet Hakan - Hürriyet Lütfi Hocaoğlu
Erbakan Hoca'nın ısrarının 6 nedeni
497 Okunma, 0 Yorum

24.09.2010

BİR: Aldığı para cezalarını ideolojik ceza olarak nitelendirebilmek için partiye ihtiyacı var.

İKİ: 40 yıllık dava arkadaşlarını bir arada tutabilmek için partiye ihtiyacı var.

ÜÇ: Bin yıllık alışkanlıklarını sürdürebilmek için partiye ihtiyacı var.

DÖRT: Karizmasını kurtarmak için partiye ihtiyacı var.

BEŞ: Oğlu Fatih'in geleceğini kurtarmak, Fatih'i genel başkan yapmak için partiye ihtiyacı var.

ALTI: Oy arttırmak ya da iddiayı sürdürmek gibi bir dertten ziyade kişisel etkinliğini sürdürmek için partiye ihtiyacı var.

Yazının tamamı için tıklayınız.

 

Yorum:

Israr eden kim?

Ahmet Hakan yazı başlığı olarak Erbakan Hoca’nın ısrarından bahsetmiş. Kurtulmuş’un ısrarından bahsetmemiş. Aslında burada ikisi de yanlış yapıyor.

Erbakan’ın ısrarı: Asla Adil Düzenci olmayacak, Adil Düzenden son derece rahatsız bir çevresi var. Bu çevreden vazgeçemiyor. Bu çevre ise kendine bir görev edinmiş ve partiyi nasıl Adil Düzen’den uzak tutarız gayreti içinde. Erbakan sözel olarak Adil Düzen’i savunuyor. Zaten uygulama yapacak yaşta değil. Ancak çevresindeki en yakınları da bırakın uygulama yapmayı Adil Düzen’in baş düşmanları. İşte Erbakan bu Adil Düzen düşmanlarında ısrar ediyor ve bu nedenle yanlış içinde.

Kurtulmuş’un ısrarı: Milli Görüş partileri Erbakan çevresinde oluştu. Erbakan parti başkanı olmasa bile her zaman lider oydu. Kurtulmuş Erbakan’ın vesayeti altında olmadığını göstermek için gereksiz bir kongre yaptı ve Erbakan’ın yakın çevresine dirsek gösterdi. Nasıl Erdoğan başka bir parti kurduysa o da başka parti kurmalı, Milli Görüş partisini kendi halinde bırakmalıdır. Ancak Saadet Partisi’nden mücadele etmeden, yeni kongrede aday olmadan ayrılırsa yeni partisinin başarılı olma şansı çok azdır. Siyaseten aday olup yenildikten sonra parti kurarsa o zaman bir şansı vardır.

Her iki durumda önemsizdir, çünkü ne Saadet Partisi Adil Düzen’in yanından bile geçmeye niyetli ne de Kurtulmuş ve eğer kurarsa yeni kuracağı parti.

Yazıyı yorumlarsak:

Aldığı para cezalarını ideolojik ceza olarak nitelendirebilmek için partiye ihtiyacı var.

Erbakan’ın aldığı cezayı ideolojik olarak nitelendirmesi için partiye ihtiyacı yok. Ceza alınan yardımların İslami yöntemlerle kayıt altına alınmaması ve toplanma amacı dışında kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bosna için para toplarsan Bosna için kullanacaksın, başka iş için toplarsan o iş için kullanacaksın, kayıt altına alacaksın ve insanlara göstereceksin nerede kullandığını. Gerçi paraları verenler Erbakan’ın şahsına güvenerek ve ona itimat ederek paraları vermekte ve nereye harcadığı ile çok fazla ilgilenmemekte, onun harcamalarının her zaman doğru olduğunu düşünmektedirler. Ama bu düşünce bu yöntemin Allah’ın istediği bir yöntem olduğu anlamına gelmez ve bana göre bu sıkıntı da Allah tarafından verilmiştir. Öyle ya, Allah yanlış bir şeyi korumaz.

40 yıllık dava arkadaşlarını bir arada tutabilmek için partiye ihtiyacı var.

Kırk yıllık dava arkadaşlarını bir arada tutmak için partiye ihtiyacı yok. Tam tersine kırk yıllık dava arkadaşlarının bir arada kalmak için partiye ve Erbakan’a ihtiyacı var. Özellikle onlar partinin kendi kontrollerinde kalmasını istiyorlar ve bunun için Erbakan’a ve Erbakan ailesine ihtiyaçları var.

Bin yıllık alışkanlıklarını sürdürebilmek için partiye ihtiyacı var.

Erbakan’ın değil, yakın çevresinin alışkanlıklarını sürdürmek, aile çevresine uygun ortamlar hazırlamak için partiye ve Erbakan’a ihtiyacı var. Kurdukları parti içi düzenle 40 yıllık dava arkadaşları denen ihtiyarlar grubunun ve yakınlarının, akrabalarının partiye ve Erbakan’a ihtiyacı var. Aldıkları görevler, payeler, yetkiler onlarda alışkanlıklar oluşturdu. İşte bu nedenle de Adil Düzen’den hoşlanmıyorlar. Çünkü Adil Düzen bu çevrenin de parti içi alışkanlıklarını bozar ve bu çevreyi rahatsız eder. Asıl sıkıntı bu çevrenin sıkıntısıdır.

Karizmasını kurtarmak için partiye ihtiyacı var.

Karizmasını kurtarmak için partiye ihtiyacı yok. Çünkü parti olmasa da karizması vardır. Ancak Saadet Partisi’nde Kurtulmuş’a yenilirse işte asıl o zaman karizmasını kaybeder.

Oğlu Fatih'in geleceğini kurtarmak, Fatih'i genel başkan yapmak için partiye ihtiyacı var.

Her baba çocuğunun geleceğini kurtarmak ister. Bunda tuhaf ne var? Ama bunun için partiyi kullanıyorsa haktan kayıyor demektir. Ama niyetleri biz bilemeyiz, Allah bilir. Ancak yetkisi olmadığı halde parti başkanı gibi açıklamalar yapan Fatih Erbakan’ın bu davranışı insanlarda bu hissi oluşturmaktadır. Hak ettiği halde değil de yetenekli olduğu için değil de sadece oğul olduğu için partinin başına gelirse o zaman bu iddialar doğru olur. Ancak yetenekli ise, çalışkan ise, becerikli ise, zeki ise, akıllı ise elbette partinin başında olmayı hak eder. Buna kimse bir şey diyemez.

Oy arttırmak ya da iddiayı sürdürmek gibi bir dertten ziyade kişisel etkinliğini sürdürmek için partiye ihtiyacı var.

Kişisel etkinliğini sürdürmek için tam tersine parti dışında kalması lazım. Çünkü Adil Düzen’den uzak o parti ile ve Adil Düzen düşmanı yakın arkadaşları ile bu yakınlığını sürdürdükçe kişisel etkinliğini kaybedecektir. Parti içi mücadelede bu yaşında taraf olmaya devam ederse Kurtulmuş’a yenilmese bile bir başkasına yenilecektir veya parti küçülüp yok olacaktır ve siyaseten ölecektir.

 

 

Lütfi Hocaoğlu



YorumYap

Sayı: 68 | Tarih: 26.9.2010
Nihal Bengisu Karaca
Fikir ekimi
612 Okunma
Hakan Kandal
Mahir Kaynak
Kürt sorunu
569 Okunma
Süleyman Karagülle
Reşat Nuri Erol
Tufandan yeni medeniyete...
550 Okunma
9 Yorum
Ilker Ardic
Mehmet Şevket Eygi
Kendimizi İslam'a Uydurmak
534 Okunma
Emine Hocaoğlu
Ahmet Hakan
Erbakan Hoca'nın ısrarının 6 nedeni
497 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Zülfü Livaneli
Çare
458 Okunma
1 Yorum
Ali Bülent Dilek
Ruşen Çakır
Kritik birkaç gün
439 Okunma
2 Yorum
Tayibet Erzen