Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Ergün Diler - Takvim Süleyman Karagülle
Ankara Fuller
544 Okunma, 0 Yorum

21/10/2016

1-Ankara Fuller

11 Eylül’de kuleleri yıkarak Çin’i durdurmak için Irak ve Afganistan’a girdiler. Bosna’da Çeçen kardeşleri kullanarak, Ukrayna İpekyolu sorunlarını çözdüler. Şimdi de Gülen’le Türkiye sorununu halledecekler. Bosna’yı tertipleyen Ankara Fuller’in babası Guliam Fuller’di.  Gülen’i CIA ile tanıştıran kızı Ankara idi.

İyi Türkçe bilen Ankara son iki senede Türkiye’ye otuz defa geldi. Gülen Cemaat’i yetkilileri ile toplantılar yaptı. Örgütü o büyüttü.  Bayan Fuller, FETÖ’cülerin bazılarına emretti ve diğerlerini tutuklattı. 15 Temmuz’dan sonra da yine Türkiye’dedir. FETÖ’cüleri o tutuklatıyor.  Hangarlar açmıştır. Nasıl gelip gidiyor bilemiyoruz.

- “15 Temmuz’u ne CIA ne de Gülen yaptı. Şimdiki tutuklamalar Sermaye’nin talimatıdır.” dediğimizde bizi bunamış olarak gördüler.  Şimdi bir bunak daha ortaya çıkıyor galiba.

 

2-Sırada kim var!

Kazakistan’ın nüfusu 17 milyon, üçte ikisi Müslüman. Gülencilerin 33 lisesi, 58 dershanesi, 2 yüksekokulu ve bir üniversitesi var. Özal’ın etkisi ile Nazarbayev çok büyük destek verdi. Kazakistan’ın her tarafına hakimler. Türkiye’deki 17-27 Aralık ve 15 Temmuz’u Kazakistan’daki Gülenci Türkler oynadılar. Şimdi sıra Nazarbayev’de.

- Gülen’in okullarında ahlaklı, çalışkan ve öğrencilerle bütünleşmiş öğretmenler Allah’a inanmış olarak çalışmaktadırlar. Okulları dünyada tercih edilen okullardan olmuştur. Orada yetişenler, dünyada bürokrasiye hakim olmaya başladır. Her yerde tehlike olmaya başladılar. Onları destekleyen Sermaye ipin ucunu kaçırdı. Onları yıkmak için örgütteki Sermaye paralelciler ile yönetime karşı harekete geçiyor böylece bu başarılı çalışmayı durdurmak istiyor.  Bu böyle devam ederse, zafer bunların olur. Okulların kapatılması bir şey ifade etmez. Oradaki kadroyu yok edemezsin. O kadro bir gün iktidara normal yollardan gelir ve Roma’nın Hıristiyanlığı kabul etmesi gibi dünya da Gülen kadrosunun emrine girer. Bunu önleyecek tek yol Adil Düzen’dir.

 

3-Misak-ı Milli

Erdoğan İstanbul’a belediye başkanı olduğundan beri, karşı cephe kurulmuştur.

a) Orduda, Emniyette,  Mitte, Yargıda   

b) Partilerde, tarikatlarda, cemaatlerde, vakıflarda

c) Ekonomide, bankalarda, sporda, okullarda hep varlar.

Erdoğan’a karşı olan bu grupları FETÖ tasfiye etti. Sıra Erdoğan’a gelmiştir. Obama Amerikan yöneticilerle ikinci toplantıyı yaptı. Yine Gülen’in iadesi konuşuldu. Türk Halkı "Siz imza attığımız Lozan'ı tanımadınız. Biz de bundan zaten çok memnun değildik. Madem bunu siz bozdunuz biz de Misak-ı Milli'ye geri dönüyoruz" dedi.

- Sermaye, Adil Düzen’e ve Erbakan’a karşı AK Parti ve Cemaati büyüttü. Şimdi birbirine yedirerek hedefine gitmek istiyor ama siyasette Milli Görüş, dinde Risale-i Nur Cemaati dünyaya hükmetmeye başladı. “Türkiye beşten büyüktür.” gibi söz sahibi olma yolunda.  AK Parti bugünkü Sermaye programını uygulamaktan vazgeçecek. İki taraf da paralelcileri ayıklayacak ve birleşecek. Gülen ABD’de Sermaye’yi bırakıp Devlet tarafı olacak. Sonunda Sermaye’nin fitnesi sona erecek ve üçüncü bin yıl uygarlığına süratle ilerleyeceğiz. Buna dua ediyoruz. Allah duamızı kabul edecek ümidindeyiz.

 

4-Büyük uyanış

15 Temmuz’da Lozan’ı bozdular, biz de Musul’a girdik. Nazarbayev dün Gülen’in okullarını kapattı. Hillary Clinton, Muhtar Kent’i yanından ayırmıyor. Muhtar Kent ve babası Yahudileri Almanlardan kurtarmaya çalıştı, çok kere kazandı. Ekmeleddin’i kimsenin haberi olmadan aday yapan o.  şimdi Devlet Bahçeli bizden. Kılıçdaroğlu arada.

- Lozan’ı onlar bozmadı. Türkiye’yi dinsizleştiremedikleri için gizli anlaşmayı biz bozduk. Sermaye onun için bize saldırıyor. Okulların kapatılması bir şey ifade etmez. Ülke inanmış adamlarla dolmuştur. İnsanlık inanmış kadro ile dolmuştur. Türkçe dünyaya yayılmıştır.  Batı tipi okullar kapanacak, Kuran tipi okullar açılacak. Bunlar oraya doğru atılmış adımlardır. Ekmeleddin’i aday yapması Sermaye’nin Müslümanlara teslim olması demektir. Rothschild Erdoğan’la masaya oturmuştur. Türkiye ile barışmak istemektedir. Türkiye onunla, Adil Düzen’i kabul etmesi şartı ile barışmalıdır.

 

5-İçerde-Dışarda

Lozan’da sınırlarımıza çekildik. İç işlerimize karıştılar. Sözlerinde duramadılar artık Irak’tayız. Savunmadan fethe geçtik.  Kanadalı ortaklar ile Kemal Derviş’in ortakları ve Irak petrollerini gasp eden İblisler rahatsız. Musul Valisi Nuceyfi, Tarık Haşimi gibi insanları Türlerle işbirliği yapıyorlar diye suçluyorlar. Musul’da Türk düşmanı İngiliz pasaportlu Araplar var.  Halkı Türklere karşı kışkırtıyorlar. Türkiye’de de benzerleri var. Yenilecekler, Lozan’ı arayacaklar.

- Türkiye fetihlerle bir yere varamaz. Halk beceriksiz iktidarlara düşman olur. Büyüdükçe yönetim zorlaşır. Bitirdikçe dünya size karşı birleşir. Artık tarım dönemi sona ermiştir, hanedanlık sona ermiştir. Toprak kazanmak, derdi artırmak demektir. Biz Adil Düzen’le dünyaya hizmet etmeliyiz.

 

NOT: Yazıda yer alan italik ifadeler Süleyman Karagülle’ye aittir.

 

 

Yorum:

Ne yapmalıyız?

Daha önce de dediğim gibi, Türkiye, İran, Irak ve Suriye Devlet başkanları ve Genelkurmay başkanları İstanbul’da toplanarak Ortadoğu’nun yapısı üzerinde anlaşmaya varmalıdırlar. Bunun için Kuran’a dayanarak Akevler’de hazırlanmakta olan proje taslak olarak ele alınabilir.

1- İsrail Devleti’nin sınırları Tevrat’ta anlatılan şekliyle tespit edilmelidir. Bunun için hakemlere gidilebilir. O topraklar İsrail Devleti’ne verilmelidir. Batı Şeria ve Kudüs onlarındır, Gazze onlarındır. Kızıl Deniz’de sahaları yoktur. İsrail Devletindeki Filistinlilerden isteyenler İsrail Devleti ile barışırlarsa kalabilirler. Yoksa göç etmeliler. Bir yerde mesela Sina Yarımadasında Filistin Devletini kurabilirler.

2-Konu; İran, Türkiye, Suriye, Irak, İsrail, Lübnan, Ürdün, Arabistan, Yemen ve körfez ülkeleridir. Buralarda şimdi hükümdar olanların saltanatları ölmelerine kadar devam etse bile artık şeriat devleti gelmeli ve başkanlar seçimle (biatla) başa gelmelidirler.  Şeriat düzenine geçme hedeflenmelidir.

3- Kavmi devletin nüfusu 30 milyondan az olamaz, 100 milyondan fazla olamaz. Bu bölgedeki sınırlar buna göre değiştirilmelidir.  Göç serbest olmalıdır. Küçük devletler iller haline getirilip, her il istediği büyük devlete katılabilmelidir. Nüfusu 100 milyondan yukarı olan devlet olmadığı için her hangi bir sorun yoktur.

4- Buradaki devletler gümrükleri kaldırmalıdırlar, yerli halkla ortaklaşa, bu ülkelerin istedikleri yerlerinde tesisler kurup ekonomik faaliyette bulunabilirler.  Kuran tarafından belirlenmiş vergileri ödeyen herkes malını istediği yere gidip pazarlayabilir. Dışarıdan istediği malları gümrük ödemeden ithal edebilir. Böylece burada çıkarları olan her devlet eşit şartlar içinde yararlanır.

5- Mevcut olan işletmenin imtiyazları insanlık için zararlı değilse devam eder ama zararlı ise hakemler yoluyla kamulaştırılır. Bedelleri eksiksiz ödenir. Yeni yatırımlara girişmiş olurlar.

6- Sular vakfı kurulur. Bu ülkelerdeki akarsular, yeraltı suları bir ortaklıkta toplanır. En çok ürün getirecek şekilde paylaştırılır. Ülkeler kendi ülkelerinde kullanamadıkları suları başka ülkelerin kullanmasına mani olmaz.

7- Bu ülkeler savunma paktı hazırlarlar, birsine yapılan saldırı hepsine yapılmış kabul edilerek ortak savunmaya geçilir. Saldırıya uğradıklarında hakemlerden oluşan yargı karar verir. Saldırılara katılma zorunluluğu yoktur.

8- İstanbul’da Kuyumcular Kooperatifi kurulur ve bu kooperatif Altın Bonosunu çıkarır. Tüm dünya kuyumcularını ortak eder. Uluslararası para olarak bu altın bono kullanılır.

Bu dört devlet mutabakata varıp aralarında anlaştıktan sonra, bir uygulama komitesi kurulur. Dört devlet üye verir. Onlar kendi aralarında sorumlu seçerler. Bu komite a) Rusya, b) AB, c) ABD d) Çin ile anlaşmaya gider. Esasta kabul ettikten sonra ferde bir arzuları varsa değişiklik yapılabilir. Bunlarla da hakemlik kabul edilebilir.

Bunlarla mutabakat sağlanınca Birleşmiş Milletlere götürülür ve ekseriyet kararı alınır. Ondan sonra bu dört devlet uygular. Diğer devletler de uygulamaya zorlanır. Bölgemizin sorunları böyle çözülür. Yoksa sorun bitmez.

Türkiye kendisini silahla değil Adil Düzen ile kabul ettirmelidir. AK Parti de Cemaat de bunu idrak etmelidir.

 

 

Süleyman Karagülle



YorumYap

Sayı: 384 | Tarih: 23.10.2016
Ahmet Hakan
Gelişine yedi Musul vuruşu
Musul destanı tiyatrosu
546 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Ergün Diler
Ankara Fuller
Ne yapmalıyız?
544 Okunma
Süleyman Karagülle
Mehmet Barlas
Yeni güvenlik anlayışına geçiş çok doğru bir karardır
Yurtta sulh, cihanda sulh!
478 Okunma
Tayibet Erzen
Emre Kongar
Hangi ordu? Hangi yargıç? Hangi savcı? Hangi polis?
Kargaşa
441 Okunma
Vahap Alma