Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Yusuf Kaplan - Yeni Şafak Ali Bülent Dilek
Üç mesele;Ribat,irtibat ve rabıta
1263 Okunma, 0 Yorum

Üç mesele: Ribat, irtibat ve râbıta

Yusuf kaplan

05 aralık 2014

Ümmet fikri konusunda da tastamam zihnî bir körleşmeyle malul Türk entelijansiyası.

ÜMMET: SELÂM/ET YURDU

“Ümmet”, “her şeyin anası” demektir: Yegâne hakikat, adalet ve selâm/et yurdudur ümmet.

Ümmet bilinci, kişinin, bütün dünyevî yüklerden arınmasını ve sadece hakikatin izini sürmesini mümkün kılan bir başlangıç noktası ve kilometre taşıdır.

Kişi, ümmet bilincine sahip olduktan sonradır ki, mesele sahibi olabilir ve meselesinin hayata geçirilmesi için gerekli mesuliyet’lerle donanabilir. Mesuliyet, kişinin sual sorma kabiliyetlerini geliştirir.

……………….

Kişinin, sual sorabilmesi için mesuliyet sahibi olması, mesuliyet sahibi olabilmesi için de bir meselesi olması gerekir.

Meselesi olmayan insanlar, mesuliyet sahibi olamazlar. Mesuliyet sahibi olmayan insanlarsa, sual sormasını bilemezler.

Müslümanın temel meselesi, Rubûbiyet fikrine sahip olabilmektir. Rubûbiyet fikrine, ancak ubûdiyet fikrine ve tatbikine sahip olmakla ulaşılabilir. Ubûdiyet fikrinin gerçeğe dönüşebilmesi ise, ancak hilâfet bilincine sahip olmakla mümkün olabilir.

Özetle... Meselemiz rubûbiyet fikrini, mesuliyetimiz ubudiyet fiilini, sualimiz ise hilâfet mükellefiyetini ve hâl’ini hayata geçirmektir.

RİBAT, İRTİBAT VE RABITA

Rubûbiyet fikri, “ne” sorusuyla; ubûdiyet fiili, “nasıl” sorusuyla; “hilâfet” hâl’i de, “niçin” sorusuyla hayata geçirilebilir.

Rubûbiyet fikri, kişinin hakikat yolculuğuna çıkmasını mümkün kılan muhkem bir ribat hâlidir. Ribat, kişinin Rab’biyle (cc) “doğrudan” bağ kurmasıdır.

Ribat, kişinin yönünü Rabbine çevirmesinin, Rabbinden başka her şeyden yüz çevirmesinin yollarını sonuna kadar açar.

Rab’le kurulan bağ, “doğrudan” olduğu için, doğurgandır. Böylelikle hakikat, kişide HAYAT BULUR.

Ribat, kişinin hakikat çağrı’sıyla buluşmasının yol haritasını sunar kişiye. Yolculuk, ribatla başlar böylelikle...

Yolculuğun devam edebilmesi için çağrı’nın çağ’ını kurma yollarını açması gerekir. Bunun yolu, kişinin hakikatle bihakkın ve doğrudan irtibata geçmesinden geçer.

Kişinin hakikatle irtibata geçebilmesi, hakikatin kişinin HAYATI OLABİLMESİYLE mümkün olabilir.

Ubûdiyet mesuliyetini yerine getirmesi, kişinin, hakikatle kurduğu bağ’ı, bağlanma’ya dönüştürebilmesinin sütunlarını dikmesine imkân tanır.

Hakikatin, hayat bulması, hayat olması, kişinin hilâfet yükümlülüğünü yerine getirmesiyle kemâle erebilir.

Hilâfet, kişinin hakikatle RABITA hâline geçmesiyle gerçeğe dönüşür ve kişinin hakikatle kurduğu irtibatı çağlayana dönüştürmesinin yollarını döşer...

RUBÛBİYET ÇAĞRISI, UBÛDİYET ÇAĞI VE HİLÂFET ÇAĞLAYANI

Rubûbiyet ribatı, kişiye aziz bir fikr-i selîm melekesi kazandırır.

Ubûdiyet irtibatı, kişiyi nefis bir kalb-i selim’le irtibata geçirir.

Hilâfet râbıtası, leziz bir zevk-i selîm melekesi armağan eder kişiye.

Rubûbiyet ribatı, kişinin Hakk’a teslim olmasını, mâsivadan kurtulmasını ve Hakk’ın çağrısına pürdikkat kulak kesilmesini sağlar (islâm süreci).

Ubûdiyet irtibatı, kişinin hakikat’le arınmasını, bütün putları yıkmasını ve Hakk’ın çağrı’sının hakikat çağ’ını kurmasını mümkün kılar (iman süreci).

Hilâfet râbıtası ise, “kişi”nin mâverâya ulaşmasına, hakikat sarayını kurmasına ve çağrı’nın çağlayan’a dönüşmesine imkân tanır (ihsan süreci).

Kişi bu kemâl mertebelerini katettikçe, hakikat merdivenlerini tırmandıkça, hakkıyla kul olma (her şeyden özgürleşme) ve ümmet olma (her şeyin anası katına yükselme, arınma, kendi olma ve kendini bulma) yolculuğunda gözle görülür bir mesafe elde eder...

MERKEZ ÜMMET: GÜNEŞ ÜMMET

Müslümanlar, kitabımızda, işte bu nedenle “ümmeten vasatan” olarak tarif edilir. “Ümmeten vasatan”, “vasat ümmet” demek değildir, “merkez ümmet” demektir.

Merkez ümmet, mülk âlemine hükmeden ümmet değil, melekût âleminden süt emen, melekût âleminin hakikat, adalet, hakkaniyet ışıklarıyla insanlığı ve varlığı aydınlatan, rahmet, bereket ve hayat kaynağı Güneş Ümmet demektir.

O yüzden, hakikat medeniyeti, insanlığın ufkunda doğan, bütün varlığı ve tabiatı hakikat şuuruyla aydınlatan, hakikat şiiriyle meyveye durduran bir güneş medeniyetidir.

Bil ki, ey insan! Rubûbiyet ribatını, ubûdiyet irtibatına ve hilâfet râbıtasına dönüştürme yolculuğuna soyunabildiğin (her) zaman, hakikat medeniyetinin güneşi yeniden doğacak, bütün varlığa hayat sunacak ve rûh üfleyecektir her dem yeni, her dem tâze bir nefesle ve hakikat şarkısını besteleyen ve herkesi sarıp sarmalayan derûnî bir sesle...

O hâlde, ey insan!

Meseleni bil ki, Rubûbiyet ribatının çağrısına pür dikkat kulak kesilmen mümkün olabilsin!

Mesuliyetinle bihakkın donan ki, ubûdiyet irtibatının sütunlarını dikeceği hakikat sarayına doğru yol alabilmen imkân dâhiline girebilsin!

Ve sual sorma melekelerini geliştir ki, hakikat medeniyetinin güneşinin şafağı hakikat sarayının gökkubbesinin üzerinde çakabilsin!

***

NOT: Yeni yayınlanacağı söylenen Vahdet gazetesinde yazacağıma dâir sağda solda gerçek dışı haberler yapılıyor. Bu gazeteyle herhangi bir ilişkimin olmadığını kamuoyuyla paylaşmak isterim.-YK

http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/yusufkaplan/uc-mesele-ribat-irtibat-ve-r%C3%A2bita/2006366

yorum;

Vahdet ve ümmet!

Ümmet kelimesi tartışılmış bir kısım ulema ümm den

bir kısmı da imamdan gelir demişler.

Biz imam=başkandan gelir tezini benimsiyoruz.

Ve kurana görede delillendiriyoruz.

Yusuf kaplan ise ümm  yani anadan gelir görüşünü

benimsemiş görünüyor.

Bence anadan gelir fikrine sahip olanlar

“Kainat;harf kavanozlarının devrilmesiyle bir kitabın

Oluşması gibi oluşmuştur” fikrine sahip olanlar  gibi gözüküyor.

İmam,başkandan gelir diyenler ise hiyerarşik bir Başkanlar

Sistemini oluşturmaktan yanalar.

Bugün ümmeti anadan gelir diyenler Müslümanlara

önderlik ediyorlar ve Müslümanlar darmadağınık hatta

birbirine düşmüş durumda.

Nezaman ki ümmet imamdan gelir diyenlere Müslümanlar rağbet ederse

O zaman işte”bünyanın mersus”tecelli edecek ve Müslümanlar ve

İnsanlık huzura erecektir…

 

 

Ali Bülent Dilek



YorumYap

Sayı: 286 | Tarih: 7.12.2014
Yusuf Kaplan
Üç mesele;Ribat,irtibat ve rabıta
Vahdet ve ümmet!
1263 Okunma
Ali Bülent Dilek
Can Dündar
Tasfiye Sırası Karma Eğitimde
Karma Eğitim
958 Okunma
Vahap Alma
Ahmet Hakan
Osmanlıca
Yeni nesil
803 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Mahir Kaynak
Ekonomi Politikası
Gelecekte Adil Düzen
745 Okunma
2 Yorum
Süleyman Karagülle
Mehmet Barlas
Meğer bizde de çokseslilik mümkün olabilirmiş
Koroyu çokseslilik sanmak!
689 Okunma
Tayibet Erzen