Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mehmet Barlas - Sabah Tayibet Erzen
Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur
780 Okunma, 14 Yorum

12.06.2013

Madem Nasrettin Hoca'nın kadılık yaparken her farklı iddia sahibine "Sen de haklısın" demek şeklindeki yaklaşımından yola çıktık, onun bir başka yaklaşımını da hatırlayalım bugün.
Nasrettin Hoca'ya bir dostu
" Kaç yaşındasın" diye sormuş. Hoca "40 yaşındayım" diye cevap vermiş. Bu cevaba şaşıran adam "Ama 20 yıl önce sorduğumda da 40 yaşında olduğunu söylemişin" diye itiraz edince Hoca gülmüş,
-Erkek adam dün ne söylüyorsa bugün de aynı şeyi söyler, demiş.
Hoca'nın bu yaklaşımı, bizim
"Demokrasi", "Özgürlükler" ve "Eleştiri" benzeri kavramları ele alma biçimimizin değişmezliğini de açıklayabilir.
Turgut Özal için yazılan ve seslendirilen eleştirilerden Özal'ın adını çıkartıp onların yerine Tayyip Erdoğan'ın adını koyun, bazı erkeklerin 20 yıl önce söylediklerini bugün de aynen tekrarladıklarını görürsünüz.


Halk cahil midir?

Bu tür erkekçe yaklaşımların değişmez niteliği de, sadece kendi görüşlerinin doğru olduğunun düşünülmesidir. Bu yaklaşımda yapılan hizmetler hiç görülmez.
Çoğunluğun bir partiyi ve bir lideri oylarıyla desteklemesinin nedenlerine bakılmak yerine
"Cahil halk ne yaptığını bilmez ki" diye bakılır olaya.
Oy verdikleri partiler seçimde yenildikleri zaman o seçim meşru kabul edilmez, kazanan parti
"İşgalci" olarak nitelenir.
Kenti bölen suların üzerinde sayısız köprülerin bulunduğu New York'a, Roma'ya, Paris'e hayranlık duyulur. Ama Boğaz köprüleri İstanbul'a kurulan tuzaklar olarak görülür.
Demokrasinin karar merkezinin seçim sandığı olmadığını savunan kesimlerin erkekliğin değişmezliğini kanıtlamak için 1970'lerdeki "
Kurtarılmış bölgeler"i, 21'inci yüzyıl İstanbul'unda aradıklarını da görebilirsiniz.

Tamamı için http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/barlas/2013/06/12/benim-oglum-bina-okur-doner-doner-yine-okur

 

 Yorum:

…ve Yanlış Hesap Park’tan Döner!

İşlerine gelince halkı baş tacı, işlerine gelmeyince yer bezi yapma hakkını kendinde görenler,

Demokrasiyi sadece kendilerine uygulanınca kabul edenler,

Başkasının sınırlarını hiçe sayacak kadar özgürlükçü olanlar,

Milletin iradesini cehaletine ve aptallığına bağlayanlar,

Kendilerini içeriğini ve anlamını bilmedikleri bir görüşün bekçisi kabul edenler,

Şiddet uygulayınca direnişçi, şiddete maruz kalınca mazlum olduğunu iddia edenler,

Anarşiyi demokratik hak olarak görüp, polis müdahalesini baskı diye nitelendirenler,

Tek dal için sokaklara dökülüp, av mevsiminden geri kalmayanlar,

Cebi dolunca mülayim, boşalınca aslan kesilenler,

Kimdir bunlar?

Medyaya göre bunlar her yerdeler, Türkiye’nin her yerine bu zihniyet hakim. Ayrı ayrı yerlerde de olsalar tek vücutlar, tek merkezler. Bu resim, artık başkaldıran, bu kötü gidişe dur diyecek bir memleketin resmi.

Gerçekten bu kadar kolay mı olacağını zannediyorlar? Tüm karanlık girişimlerin aydınlığın zaferiyle sonuçlandığını, mekirlerinin hep boşa çıktığını dahası İyi’nin işini kolaylaştırdığını bu zavallılara birileri söylese mi yoksa kerhen de olsa Hak’a hizmet etmeye devam mı etseler?

Sadece bir Taksim’e bakıp Türkiye’nin ciğerini okuduğunu iddia edip bunu da mümkün olan en ikna edici şekilde servis edenler milletin iradesini hiçe saymanın sonuçlarına katlanacakları gibi hiç hesaba katmadıkları iyileşmeye de zemin hazırlayacaklar. Her şey iyiye gidecek İNŞALLAH ama önce zifiri karanlık, aydınlık ardından gelecek.

 

Tayibet Erzen

Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
19.06.2013
12:01

http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Taksim_olaylarinin_hikmeti_ve_Allaha_guvenmek/15428#.UcF3ZPnwkRt

Tayibet Erzen
19.06.2013
12:41

Adil Düzen çalışanları zulüm karşısında eğilmiyor, zulme rıza gösterip hayatına devam etmiyor. En büyük haykırışı zulmün gitmesi için çalışarak yapıyor yani Hak Düzen'in gelmesi için çalışıyor, sokaklara dökülmüyor, kimseye hakaret etmiyor, kamu malına zarar vermiyor, anarşi yapmıyor...

Çalışarak sabrediyor!

Baktığımız zaman etkin anlamda en büyük direnişi yapıyor çünkü başka metod bilmiyor, Kuran'dan bunu anlıyor. Bu vakit geçirmek veya kendini avutmak değildir. Bunu beyan etme gereği duyuyorum çünkü nedense insanlar bu tür mutfak hazırlıklarına ve etüt çalışmalarına olumlu yaklaşmıyor. Tecrübe ve girişim değil de başarısıszlık ve çırpınış olarak değerlendiriyor. Allah sonuçtan, biz çalışmaktan sorumlu oldukça sorun yok şahsım adına bu eleştirileri duymakla kalıp amacıma yön vermesine izin vermiyorum.

Bununla beraber Mete Bey'in rahatsızlığını da anlıyorum. Gayet tabi ve haklı bir tepkidir, samimi buluyorum ve "Evet, tüm bu yapılanlar Sünnetullaha uygun değildir." diyorum.

Uygun olanı mutlak rehber olan Kuran'dan öğrenmeli ve uygulamalıyız. Yapılması gereken bu. Gayet net olan bu hedef emek ve sabır istiyor. Rabbim nurunu tamamlayacak onda şüphe yok, asıl bilinmeyen bizim bunda bir ışık hüzmesi olup olamayacağımızdır.

Reşat Nuri Erol
19.06.2013
12:45

TAKSİM GEZİ PARKI OLAYLARI ABD’deki tekel sermaye ikiye ayrılmıştır. Bush’u destekleyenler bankerlerdir ve bunlar finans ekonomisine hâkimdirler. Obama’yı destekleyenler işyerleri olan reel ekonomi patronlarıdır. Sermaye siyasi gücünü kaybetmiştir ama finans gücü elindedir. Bush’çular kriz çıkarıp siyasi güçlerini yeniden elde etmek istiyorlar. Obama’cılar ise ekonomilerini krize sokmak istememektedirler. Taksim’deki çatışma işte bu çatışmadır. Sermayenin planı, Türkiye’yi dinsizleştirip Müslümanların elinden almak ve kendisini destekleyen bir halkı iskân etmekti. Bu sebepledir ki Türkiye’de yatırım yapmıyordu. Ordusu olmayan Japonya ve Almanya’ya yatırımlarını yapmışlar ve onların ekonomilerini en yüksek seviyeye çıkarmışlardır. ABD’deki Obama’cı reel sermaye sahipleri Türkiye’yi dışlama kararından vazgeçmiş ve Türkiye’ye yatırıma başlamışlardır. Böylece coğrafi ve tarihi merkez olan Türkiye yeniden merkez olma doğrultusundadır. Osmanlı imparatorluğunu diriltme kararını almışlardır. Çünkü tarihi boyunca sermayeyi hep Osmanlı imparatorluğu korumuştur. Taksim’deki olayları süper güçler devlet olarak desteklediler ama ABD, Rusya ve Çin desteklemediler. Tekel sömürü sermayesi yani finans sermayesi ise Taksim olaylarının tertipçisi olmuştur. Hâlâ büyük gücünün olduğu anlaşılmış ise de başarısızlığa uğramıştır. Almanya ve Fransa’nın isyancıları desteklemeleri tamamen ekonomik çıkarları sebebiyledir. İstanbul’un dünyanın ekonomik merkez olması, Avrupa’nın tekrar eski itilmişliğin içine girmesi demektir. İşte Almanya’nın sıkıntısı buradan ileri gelmektedir, Fransa da aynı endişeleri taşıyabilir. Devlet olarak üç dev ülke Taksim olaylarını desteklemediler. Ülke içinde de büyük gelişme olmuştur. CHP dışında hiçbir parti Taksim eşkıyası ile bir olmamıştır. Ordu tamamen tarafsız kalmıştır. Yargı ise henüz tavrını ortaya koymamıştır. Üniversiteliler sokaklarda yürüyememişlerdir. Son derece başarılı operasyonlar yapmışlardır. Taksim’den polisi çekmişlerdir. CHP olaylara hâkim olduğu için herhangi kırıcı dökücü olay olmamıştır. Halk Partisi orada olmasaydı polis çekilince yıkılmadık ev kalmayabilir, kan gövdeyi götürebilirdi. Operasyon başarı ile neticelenmiştir. Yirmi güne yakın Taksim işgal edilmiş olduğu halde pek fazla tatsız olay olmamıştır. İkinci tehlikeli girişim ise AK Parti’nin mitingi idi. Eğer toplananların sayısı on binlerde kalsaydı çok acı sonuçlarla karşılaşılabiliri. Halk birbirine girer, iç savaş ateşlenmiş olurdu. Milyonlara varan kalabalık karşısında kime ses çıkaramamış, sonuç başarılı olmuştur. Taksim’e park işgal edilmişken gidilseydi yapılan miting manasız olurdu. Bir gün evvel Taksim eşkıyalardan temizlenmiştir. Böylece devlet gücünü göstermiş, kalabalıkla da haklılık ortaya konmuştur. Hâsılı, sonuç AK Parti’nin zaferi ile bitmiştir. PKK ile yapılan müzakerelerde oyun şu idi: Dağdaki eşkıyayı İstanbul’a taşıyıp dağlar yerine kentlerin işgaline başlanacaktı. Taksim’de başarı elde etseydiler tüm Türkiye’ye yayılacak ve AK Parti teslim olacaktı. Durum böyle olmamış, Doğu’daki eşkıya tasfiye edilmiş ama Taksim çıkarması tutmamıştır. Böylece AK Parti dördüncü defa da mağlup edilememiştir. Meclis’te başörtüsü resepsiyonu ilk saldırı olmuştur. Danıştay olayı ikinci saldırıdır. Partiyi kapatma operasyonu üçüncü saldırıdır. Taksim Gezi Parkı olayları dördüncü saldırıdır. Türkiye’ye yatırımlar devam ediyor. Boğaz Tüneli, İstanbul Kanalı, Üçüncü Köprü, En Büyük Havaalanı projeleri Obama’yı destekleyen sermayenin attığı büyük adımlardır. Bütün bunlar “Adil Düzen”in Türkiye’den başlayacağı hususunda yaptığımız istidlâlin bir oluş şeklidir. Her şey tamamdır. Sadece bir eksik var, “Müçtehit Yetişme ve Çalışma Merkezi”nin oluşmasında biraz yavaşlık var gibi geliyor; bunun sorumluluğu Süleyman Akdemir ve Hasan Hacıbektaşoğlu’nda görülüyor. SÜLEYMAN KARAGÜLLE Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL www.akevler.org (0532) 246 68 92

Reşat Nuri Erol
19.06.2013
12:46

YENİBOSNA’DA NELER YAPILIYOR? Tarihte büyük uygarlıklar hep inşaatla başlamıştır. Hazreti Nuh gemi yapmakla uygarlığını kurmuştur. Hazreti İbrahim Kâbe’nin temellerini atmıştır. Hazreti Davut mukaddes mescidi inşa etmiştir. Hazreti Muhammed önce Kuba sona Medine Mescidi’ni inşa etmiştir. Biz de Akevler’i kurmakla işe başladık; İzmir Akevler Sitesi inşa edilmiştir, İzmir Kemalpaşa Sütçüler Köyü oluşturulmuştur. Gelecek III. binyıl uygarlığı da inşaata dayanacaktır. Bunlardan biri yüz dairelik lojmanlı işyeri apartmanlarında oluşmaktadır. Diğeri ise birer dönümlük araziler üzerinde kurulmuş ahşap evlerden oluşmuş dinlenme sitelerinden oluşacaktır. İşte şimdi Yenibosna’da Osman Aydın ve Zeki Altuboğa’nın geliştirmekte oldukları ahşap evler modeli bunları hedeflemektedir. AHŞAP EVLERİN ÖZELLİKLERİ NELER OLACAKTIR? 1- Ucuz kereste ile inşa edilecek; kızılağaç, kısa boy çam, kavak ve her çeşit ağaç bu evlerin yapılmasında kullanılabilecektir. 2- Ağaçlar yaş yaş işlenebilecek ve ağaç yapı hâlinde hep birden kuruyacak. 3- Sökülüp monte edilebilecek tipte olacak ve istendiği zaman başka yere nakledilebilecek, hattâ araba gibi eski modeller de alınıp satılacaktır. 4- Ahşap ev olarak deri (deri çadır, kıl çadır) gibi soluyabilecek, sineklerden ve böceklerden korunmuş olarak tam sağlıklı olacaktır. BUNUN İÇİN ÖZEL GEÇME TEKNİKLERİ GELİŞTİRİLMEKTEDİR. 1- Kırlangıç açma denemeleri başarı ile sonuçlanmaktadır. Yapılan özel makinelerle 5*10 üzerinde açmalar açılmaktadır. 2- Kamalı çıtalar denenmiş, uzun çalışmalardan sonra başarıya ulaşılmış, bunun da makinesi yapılmıştır. 3- Karadenizlilerin boğa kesme tekniği yerine çengel takma tekniği geliştirilmiş ve başarılı sonuç elde edilmiş, bunun da makinesi yapılmıştır. 4- Islandığı ve kuruduğu zaman çatlamadan birlikte genişleyip birlikte daralan yapı modeli oluşturulmuş, bir örneği yapılmıştır. Ahşap ev atölyelerinin kurulması için aşağıdaki yerler ayarlanmaktadır. 1. Artvin, Borçka, Camili’de bunun için arazi ve ev tahsis edilmiştir. 2.- İzmir, Kemalpaşa, Sütçüler’de 10 dönüm yer tahsis edilmiştir. 3- Yalova Teşvikiye köyünde yayla turizmi ile ilgili imkânlar üzerinde durulmaktadır. 4- Adapazarı Sapanca’da da bunun için imkânlar araştırılmaktadır. Ahşap evler imalatı aşağıdaki yerlerde pazarlanacaktır. 1- Karadeniz halkına kereste, araz,, emek ve nakit karşılığı satılacak, onlar bu evleri turistleri ağırlamak için kullanacaklardır. Karadeniz turist ağırlama bölgesi olacaktır. Başka yerlere de aynı amaçla satılabilecektir. 2- Sökülebilir şantiye bahçe odaları olarak pazarlanacaktır. 3- Ağaç hangarlar yapılacak ve imarı çıkmamış arsalar üzerinde kurularak geçici olarak arsalar değerlendirilecektir. 4- Yüz dairelik apartmanlar için seri kalıplar yapıp apartmanların seri olarak inşa edilmesi sağlanacaktır. İki araştırmacı müçtehit adayı çalışmalara devam etmektedir. Yakında üçüncü kişi ile de sözlü anlaşma yapılmıştır. Onu finanse edecek kimseyi bulmayı da Hasan Hacıbektaşoğlu vaat etmiştir. Yeni ahşap ev teknolojisi projesi üzerinde çalışılmaktadır. Tamamlandığında patent alınacak, “Adil Düzen”de patent tekeli olmadığı için herkesin karşılıksız yararlanması için kooperatifçe arz edilecektir. III. binyıl uygarlığı yüz dairelik lojmanlı işyeri apartmanları ve yüz evlik dinlenme siteleri çalışmaları üzerinde oturmaktadır. Bunların ekonomik yapısı üzerinde de Yenibosna’da haftada dört gün çalışılmaktadır. Süleyman Karagülle, Tayibet Erzen, Zeki Altuboğa ve İstanbul’da olduğu zaman Osman Aydın katılmaktadır. Ayrıca Ümraniye’de de bu dersler tekrar edilmektedir. Bu derslere Osman Aydın ve Zeki altbığ Altuboğa’nın dışında ekonomi fakültesi mezunu Ömer Koru ve Mustafa … katılmaktadır. Reşat bey ve Nazmi beyin de katıldığı bu çalışmalara katılmaya başlayan başkaları da varsa da; kimlerin dinleyici kimlerin öğrenci olduğu henüz belirlenmiş değildir. SÜLEYMAN KARAGÜLLE Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL www.akevler.org (0532) 246 68 92

Sayfa: 2 / 2 (14 Yorum)Prev1[2]Next


YorumYap

Sayı: 209 | Tarih: 16.6.2013
Mahir Kaynak
Tedbirler
Erdoğan nerede yanlış yaptı?
868 Okunma
7 Yorum
Süleyman Karagülle
Mehmet Barlas
Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur
…ve Yanlış Hesap Park’tan Döner!
780 Okunma
14 Yorum
Tayibet Erzen
Mehmet Şevket Eygi
Yine bir Başörtüsü Rezaleti
Anlamak Zor
529 Okunma
2 Yorum
Emine Hocaoğlu
Ahmet Hakan
Size ne dendi, siz ne anladınız
Proje
523 Okunma
4 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Yusuf Kaplan
Komplo teorilerini unutun,asıl 'büyük komplo'yu g
SIRÂT UL KUR'AN'LA
508 Okunma
Ali Bülent Dilek
Hüseyin Gülerce
Gezi parkının hikmeti ne ola ki?
Allah'a Güvenmek
466 Okunma
1 Yorum
Zafer Kafkas