Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Ruşen Çakır - Vatan Tayibet Erzen
Fenerbahçe, Gülen cemaati ve medyamızın hali
1214 Okunma, 16 Yorum

Ruşen Çakır - Not supported field expression!

15.05.2012

 

Önce şike olayıyla ilgili birkaç saptama:

1) Geçen yıl 3 Temmuz günü Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın da tutuklanmasıyla birlikte şike soruşturması ve ona bağlı olarak açılan dava ülkenin önde gelen gündem maddelerinden biri oldu;

2) İlk şokun atlatılmasının ardından Fenerbahçe camiasında şike iddialarının asılsız, dolayısıyla soruşturmanın bir komplo olduğu düşüncesi baskın hale geldi ve Yıldırım’a çok güçlü bir destek verildi;

3) Yine Fenerbahçe camiasında bu komplonun arkasında kısmen hükümetin ama esas olarak Fethullah Gülen cemaatinin bulunduğu yolunda bir kanaat oluşmaya başladı. Kendisi de Fenerbahçeli (Kongre üyesi) olan Başbakan Erdoğan’da gözlenen belirgin tavır değişikliğine bağlı olarak zamanla sadece Gülen cemaati suçlanır oldu.

Medyamızın durumu

Şimdi de Türkiye medyası hakkında birkaç saptama:

1) Futbol ve Fenerbahçe medyamızın haklı olarak en vazgeçilmez konuları arasındadır;

2) Sadece spor (futbol) sayfaları ve programlarında değil medyanın genelinde bariz bir Fenerbahçe egemenliği söz konusudur;

3) Medyadaki Fenerbahçe taraftarlarının ezici bir çoğunluğu, şike olayında hükümet ama daha çok Gülen cemaati bağlantısı olduğuna sahiden inanmaktadır;

4) Aradan nerdeyse bir yıl geçmesine rağmen, bir-iki istisna dışında, ki onlar da Gülen cemaatinin adını açıkça anmaktan kaçındılar, medyada şike davası-Gülen cemaati ilişkisi üzerine dişe dokunur bir yayın yapılmamıştır.

Dokunmaktan korkanlar

Bütün bu olguları sıraladıktan sonra dünkü “Fenerbahçe ve Fethullah Gülen cemaati” yazıma hemen hepsi Fenerbahçeli olan okurlardan gelen bazı tepki ve eleştirilere değinmek istiyorum. Yazının gördüğü geniş ilgi özellikle Fenerbahçelilerin bu konuda ne kadar dolu olduklarını görmemi bir kez daha sağladı. Kendilerinden öncelikle şu iki hususu sorgulamalarını rica ediyorum: Başlığında Fenerbahçe ve Gülen cemaatinin birlikte anıldığı bir yazı neden ancak aylar sonra çıkıyor ve bunu da neden deklare bir Galatasaraylı kaleme alıyor?

Bir yandan “Cemaat kulübümüzü ele geçirmek istiyor” diye sağda solda dert yanıp, diğer yandan suya sabuna dokunmadan gazeteciliklerini sürdürenler anlaşılan bizim Ahmet Şık’ın o meşhur “dokunan yanar” sözünün fazlasıyla etkisinde kalmışlar. Halbuki Ahmet ve Nedim’in arkadaşları olarak çok güzel ikinci bir slogan bulmuştuk: Yansak da dokunacağız! Dokunduk ve sonunda arkadaşlarımız özgür kaldı.

 

Devamı için Not supported field expression!

 

Yorum:

Gülen Fobisi

Toplumda Fethullah Gülen cemaatinin ne kadar etkin olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Eğitimle başlayan serüvenleri basın, yayın, turizm, sağlık ve aklınıza gelebilecek daha bir çok alanda ilerleyerek devam ediyor. Bu alanların herhangi birinde yapılacak bir iddiayı ciddiye alabilirdik ancak Gülen fobisi o kadar ciddi boyutlara ulaşmış ki, lig şampiyonluğunun kumandası bile okyanus ötesine bağlanmış, pes yani.

Daha önce de bir yarışma programı için benzer iddialar gündeme gelmişti ve bayağı güldürmüştü. Şimdi sıra Türkiye’nin kalbi olan futbolda.

Cidden bu kadar mı gözlerinde büyütmüşler bu adamı, yoksa haber olsun da ortam boğulsun diye mi yaparlar bu iddiaları?  Çünkü Gülen cemaatine antipatisi (ki bana göre hızla fobi olma yolunda) olanlarca oldukça sıcak karşılanan ve ivmeli bir ilerleyiş gösteren bu haberler gündemi uzun süre meşgul edebiliyor. Bu dönemde bile haber yapmak için malzeme sıkıntısı çeken medyaya böylelikle biraz zaman tanınmış oluyor.

Korkarım yakında bu fobi, Siyonizme olan fobiyle yarışır seviyeye ulaşacak. Olayı bu kadar abartmanın alemi yok. Gülen cemaati moda, müzik, futbol gibi boş işlerle ilgilenmiyor. En azından liderlerinin öyle bir derdi olmadığına inanıyorum. O beğenelim, beğenmeyelim; destekleyelim, desteklemeyelim bir lider ve belli bir çizgisi var, dahası o kadar da etkin değil. Korkuya, paniğe gerek yok. O da bizim gibi bir beşer; ancak yağan yağmurdan, üzerimize sıçrayan çamurdan, ondan, bundan Gülen cemaatini sorumlu tutuyorsak kendimize sormamız gerek bu ne öfke, bu ne korku diye.

 

Tayibet Erzen

Yorumcu
Yorum
Süleyman Karagülle
23.05.2012
16:25

Evet, Erbakan ile Gülen eşit yerdedirler. Biri İslam düzenini, diğeri de islam dinini dünyaya tanıttı. Biris Bediuzzaman'ın risalelerini değiştirdi, Pavlus gibi büyüdü. Diğeri de Akevler'in adil düzenini değiştirdi Pavlus gibi büyüdü. Üçünün yaptığı takdiri ilahidir. Görünürde üçü de azizdir. Gerçeği yalnız O bilir. Erbakan öldü adil düzen bitti, tufanı bekleyelim diyen kimse Allaha değil Erbakan'a inanmaktadır. Hidayeti,ne dua ederiz.

Hakan Kandal
23.05.2012
23:05

H.Z. İsa arkasında kimi bıraktı, Pavlusu mu? pavlusa bakarak o zaman İsa peygambere de öldü diyebilirsiniz ama demezsiniz tabii, 2.5 milyarlık hıristiyan alemine bakıp başarının zirvesi deyip güçcülüğe şapka çıkartırsınız.

Erbakan Adil Düzeni tahrif etmedi, büyük iftiradır bu, büyük tevbe gerektirir. Erbakan'la Pavlus aynı demek cennetle cehennem aynı demeye benzer. Şuna herkes emin olsun ki, yarın gülen hazretleri ve küresel cemaati gözden düşse ve devasa gücünü kaybetse, ilk tekmeyi Karagülle atar, ben demiştim zaten Adil düzeni uygulamazsa sonu bu olur demiştim der ve o okul ve kelle sayısı başarılarından da asla bahsetmez.

Sayın Firidin hazretleri Karagülle vefat etse akevler İstanbul çil yavrusu gibi dağılır, bu malum. O zaman da Karagülle arkasında kimi bıraktı ki diycek misin? Gerçek inananlar kişilere tapmaz, Allaha tapar. Güce tapmaz, okul sayısına, narkozlanmış kelle sayısına tapmaz. Horozun çöplüğe baktığı gibi pavlusun okullarına bakacağınıza büyük tufana kendinizi hazırlayın. Bu halk ne milli görüşe ne de adil düzene prim vermedi. Hayır Allah tufan deyil de ne gönderecek, asıl tufana inanmayan kişiler Allaha değil pavluslara damat feritlere inanmaktadır. Erbakan vefat etti o zaman tufanı bekleyelim diyen kişi Allaha değil Erbakana iman etmiştir diyerek demagojide üstadlık seviyesine gelmiş sayın Karagülle'ye çok net bir sorum var. Diyelim ki Cenab-ı Hak size şöyle bir öneride bulundu. Erbakan ve Gülenden birisi cennette ve cehennemde, hangisi nerede bilmeyeceksin, şimdi sen kimi seçersen seni onun yanına göndereceğim, kimi seçiyorsun?

Mete Firidin
24.05.2012
09:19

Bütün bunlardan sonra söylenecek tek şey var:

Tanış bile sizden daha sağlıklı düşünceye sahip.

Süleyman Karagülle
24.05.2012
16:24

Sen onların içinde iken onlara azap etmeyeceğiz. (8/33) Sen öleceksin onlar da ölecekler, (39/30) Resul öldü diye siz vazgeçecekmisiniz.(3/144) Ayetlere mana verirken kendine delil aramayacaksın, ayet ne söylüyorsa ona uyacaksın. İcma ayrı, içtihat ayrı. Herkes kendi içtihadına göre amel etmekle mükelleftir. Erbakan kendi içtihadı ile Gülen kendi içtihadı ile, Karagülle kendi içtihadı ile ve Demirci kendi içtihadı ile amel eder. Hiç kimse, kendi içtihadını başkasının içtihadına uymuyor diye suçlayamaz. Başkasına sen benim içtihadıma uyacaksın diyemez. Derse, İşte o insan kendisini veya birsini tanrılaştırmış olur. Ben ne söylüyorum? Bugün islam alemine hakim olan Erbakan’la Gülendir diyorum. Yalan mı? Allahın taktiri ile dir diyorum Yalan mı? Kimlerin cennete veya cehenneme gideceğini ben bilmediğim gibi bana göre siz de bilemezsiniz diyorum. Ben bu görüşümde yanlış söylemiyorum. Siz yanlış söylediğimi nerden biliyorsunuz? Başkasının imanına ve küfrüne hüküm vermek gaybı bilmektir. Bu küfür değil mi? Ben Erbakan veya Gülen bozdular demiyorum, değiştirdiler diyorum. Kendileri için onların görüşleri doğru idi. Öyle yapsalardı, Allaha asi olurlardı. AK Parti kendi içtihadına göre hareket ediyor. Bana göre uçuruma gidiyor. Her vesile ile yazıyorum. Ak Partililer yakın arkadaşlarımızdır. Kaza yapmasınlar ve kurtulsunlar diyorum. Nur risalelerinin şakirtleri için de aynı şeyi söylüyorum. Kinim yok sevgim var. Hatalarını düzeltmelerini istiyorum dua ediyorum. Siz de kin var haset var. Düşmanlık var. Bu yanlıştır diyorum. Yanılmış olabilirim. Sizi zorlamıyorum. Siz bana saldırsanız da ben size saldırmıyorum. Şunu söylüyorum. Erbakan öldü. Adil düzen bitti. Çalışmamıza gerek yok, tufanı bekleyelim sözü yanlıştır. Küfürdür, şirktir, dalalettir. Siz dediniz demiyorum, kim derse ona diyorum. Evet eğer adil düzen gelmezse, Ak Parti de Gülen Cemaati de helak olacak, mağlup olacak. Bizim görevimiz adil düzeni göstererek onlara tebliğ etmektir. Amerika kapılarında dilenmekle bu iş olmaz. Kendi irtidatınızdan dolayı bize de bırakın diyorsunuz. Hayır, biz irtidat etmeyeceğiz. Sizi de tövbeye davet ediyorum. Bırak o zulüm düzeninin sanatını da İstanbul’a dön. İstanbul’a dön. Başkalarına saldırmakla günahlarınızı temizleyemezsiniz.Selam. ******

Süleyman Karagülle
25.05.2012
15:06

Ben o yazı da Ak Parti Ve Risalei Nur şakirtleri için dua ediyorum dedim Duama devam ediyorum.

Metin Kabakcı
05.02.2014
23:37

HOCA EFENDİ GÜNÜMÜZÜN EN İYİ ALİMLERİNDENDİR.

Sayfa: 2 / 2 (16 Yorum)Prev1[2]Next


YorumYap

Sayı: 153 | Tarih: 20.5.2012
Ruşen Çakır
Fenerbahçe, Gülen cemaati ve medyamızın hali
Gülen Fobisi
1214 Okunma
16 Yorum
Tayibet Erzen
Mehmet Şevket Eygi
Futbol Çılgınlıklar
E, bebeğim eee eee, eee...
710 Okunma
1 Yorum
Emine Hocaoğlu
Yusuf Kaplan
HAKİKAT'SİZ İNSAN,İNSAN'SIZ HAKİKAT
PERGEL'İN SABİT UCU
585 Okunma
1 Yorum
Ali Bülent Dilek
Mahir Kaynak
Yönlendirme
Alt kimlik ve yerel yönetim
545 Okunma
8 Yorum
Süleyman Karagülle
Ahmet Altan
Uludere ve Yalanlar
Önyargı
515 Okunma
4 Yorum
Vahap Alma
Hüseyin Gülerce
Peygamber Yolunun Müjdesi
Peygambere İman
500 Okunma
Zafer Kafkas
Nihal Bengisu Karaca
Sembolleri kurcalamanın kaçınılmaz sonucu
Kutlama bahane bilinçaltı şahane
497 Okunma
Hakan Kandal
Ahmet Hakan
Osman Can da Kemalist olmuş
Yargı komedisi - Perde 17542
481 Okunma
1 Yorum
Lütfi Hocaoğlu