Reşat Nuri Erol
‘BEKA’ sorunu; Türkiye ‘NASIL’ kurtarılmalı?
30.04.2019
4635 Okunma, 2 Yorum

 

‘BEKA’ sorunu; Türkiye ‘NASIL’ kurtarılmalı?

Son günlerde neler dedik, neleri hatırlattık; yazı başlıklarımıza bakalım…

-“Seçim sistemi sorunlu! Belediyeler ne yapmalı?”

-“Seçim sorunlu! İstanbul Belediyesi ne yapmalı?”

-“Yeni Ekonomi Programı uyarılarımıza devam-2”

-“Sn. Cumhurbaşkanına Açık Mektup (Konu YEP)

-“Sayın Cumhurbaşkanımıza Açık Mektup-2”

-“‘Peki, NASIL olacak’ diyor Mustafa Kutlu-2”

Seçim sisteminden belediyelere, Yeni Ekonomi Programı’ndan Sayın Cumhurbaşkanımıza hitaben yaptığımız uyarılara ve altı aydır önemli konuları hatırlatan Mustafa Kutlu’nun ‘NASIL YAPILACAK’ başlıklı uyarısına kadar önemli konular.

Devam edelim…

Türkiye, ülke ve devlet olarak dünyanın merkezinde, coğrafyanın merkezinde, tarihin merkezinde, siyasetin merkezinde, ekonominin merkezinde, uygarlığın merkezinde...

Türkiye’nin dostları değil ama düşmanları onun büyük devlet olmasını istemez; çünkü Türkiye yeniden büyük devlet olursa dünyaya o hâkim olur. Ama Türkiye’nin güçsüz devlet olması da istenmez; çünkü büyük güçlerden biri Türkiye’yi işgal ediverir.

Türkiye, bize göre “bir barış ülkesi ve devleti” olarak savunmada güçlü olmalı, saldırıda ise güçsüz olmalıdır; işte böyle bir Türkiye bütün dünya için denge Türkiye’sidir.

Türkiye bunu bilmeli ve ona göre savunma gücüne sahip ordu/lar kurmalıdır.

Türkiye bir de tarafsızlığını korumalı, Rusya ve AB yerine, Çin veya ABD yerine, Türkiye İran’la, Irak’la, Suriye ile; Gürcistan’la, Bulgaristan’la, Yunanistan’la dost olmalıdır.

Devam edelim ve dediklerimizi biraz detaylandıralım…

Seçim süresince ‘BEKA’ sorun olarak öne sürüldü…

Seçim sonrasında ‘TÜRKİYE İTTİFAKI’ dendi…

‘NE’ değil de ‘NASIL OLACAK?’ denmeli…

Evet, detaylara geçelim, asıl söylenmesi ve yapılması gerekenleri ‘NASIL’ı ile birlikte yazalım. Her şeyden önce lafla peynir gemisi yürümez, siyasi hamasetlerle sorunlar çözülemez. Önce ordumuz kendisine çeki düzen vermelidir. Sonra devletimiz kendisine çeki düzen vermelidir. Sonra partiler beka sorununu idrak edip akıllarını başlarına getirmelidirler.

a) Türk Silahlı Kuvvetleri 12 orduya ayrılmalı. Her ordu gerektiğinde tek başına savaş verebilmeli. Halk istediği orduda askerlik yapmalı. Genel af ilan edilip herkes istediği orduda bu ülke için gerektiğinde canını verebilmeli. Savaşmak istemeyenlerden bedel alınmalı, ordudan kendi istekleri ile uzak tutulmaları sağlanmalı.

b) Türkiye önce İran, Irak ve Suriye ile askeri işbirliği yapmalı. Buralardaki teröristler de bu işbirliğinin sadık elemanları haline getirilebilir. Bunların çoğu ekonomik zorunluluktan dolayı karşımızda. Affedilir ve ekonomik imkânlar sağlanırsa bunların hepsi yanımızda yer alır.

c) Dış borçlar sorunu hiç bekletilmeden acilen çözülmelidir. 1) Dış borç iç borca çevrilmeli. 2) Nakit borç mal borcuna çevrilmeli. 3) Borç iştirake çevrilmeli. 4) Faiz kredileşmeye çevrilmeli. Bu konularda Diyanet İşleri Teşkilatı’ndan yararlanılabilir.

d) Ekseriyet sistemi yerine ‘Nisbi Sistem’ getirilmeli. Merkezi yönetim yerine ‘Yerinden Yönetim’ getirilmeli. Hâkimler yerine ‘Hakemler Sistemi’ getirilmeli.

Hülâsa… Önce ve özellikle genel olarak Adİl Düzen’ ile barışılır... Ardından Adİl Ekonomİk Düzen’ yani ‘Ortaklık Sistemi’ ile barışılır… Dünya işçilikten ortaklık dönemine geçiyor. Bugünkü karışıklık buradan gelmekte. Faizli işçilik sistemi artık işlemiyor. Ekonomik denge için karşılıksız para yerine karşılıklı bono, paradan kâr yerine maldan kâr sistemi, işçilik yerine ortaklık sistemi, faiz yerine kredileşme sistemi oluşmakta. Bu yenilikleri kimler yaparsa gelecekte onlar etkili olacaklardır. 1) İnsanlıkta uluslararası para olarak altın bono kullanılacak. 2) İşletmeler nakitten kâra değil de maldan kâra dayanacak. 3) İşçilik yerine ortaklık olacak. 4) Faiz yerine kredileşme olacak. Ve’s-SELAM

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
30.04.2019
02:08

MİLLÎ GAZETE

‘BEKA’ sorunu; Türkiye ‘NASIL’ kurtarılmalı?

Son günlerde neler dedik, neleri hatırlattık; yazı başlıklarımıza bakalım…

* “Seçim sistemi sorunlu! Belediyeler ne yapmalı?”

* “Seçim sorunlu! İstanbul Belediyesi ne yapmalı?”

* “Yeni Ekonomi Programı uyarılarımıza devam-2”

* “Sn. Cumhurbaşkanına Açık Mektup (Konu YEP)”

* “Sayın Cumhurbaşkanımıza Açık Mektup-2”

* “‘Peki, NASIL olacak’ diyor Mustafa Kutlu-2”

Seçim sisteminden belediyelere, Yeni Ekonomi Programı’ndan Sayın Cumhurbaşkanımıza hitaben yaptığımız uyarılara ve altı aydır önemli konuları hatırlatan Mustafa Kutlu’nun ‘NASIL YAPILACAK’ başlıklı uyarısına kadar önemli konular.

Devam edelim…

Türkiye, ülke ve devlet olarak dünyanın merkezinde, coğrafyanın merkezinde, tarihin merkezinde, siyasetin merkezinde, ekonominin merkezinde, uygarlığın merkezinde...

Türkiye’nin dostları değil ama düşmanları onun büyük devlet olmasını istemez; çünkü Türkiye yeniden büyük devlet olursa dünyaya o hâkim olur. Ama Türkiye’nin güçsüz devlet olması da istenmez; çünkü büyük güçlerden biri Türkiye’yi işgal ediverir.

Türkiye, bize göre “bir barış ülkesi ve devleti” olarak savunmada güçlü olmalı, saldırıda ise güçsüz olmalıdır; işte böyle bir Türkiye bütün dünya için denge Türkiye’sidir.

Türkiye bunu bilmeli ve ona göre savunma gücüne sahip ordu/lar kurmalıdır.

Türkiye bir de tarafsızlığını korumalı, Rusya ve AB yerine, Çin veya ABD yerine, Türkiye İran’la, Irak’la, Suriye ile; Gürcistan’la, Bulgaristan’la, Yunanistan’la dost olmalıdır.

Devam edelim ve dediklerimizi biraz detaylandıralım…

Seçim süresince ‘BEKA’ sorun olarak öne sürüldü…

Seçim sonrasında ‘TÜRKİYE İTTİFAKI’ dendi…

‘NE’ değil de ‘NASIL OLACAK?’ denmeli…

Evet, detaylara geçelim, asıl söylenmesi ve yapılması gerekenleri ‘NASIL’ı ile birlikte yazalım. Her şeyden önce lafla peynir gemisi yürümez, siyasi hamasetlerle sorunlar çözülemez. Önce ordumuz kendisine çeki düzen vermelidir. Sonra devletimiz kendisine çeki düzen vermelidir. Sonra partiler beka sorununu idrak edip akıllarını başlarına getirmelidirler.

a) Türk Silahlı Kuvvetleri 12 orduya ayrılmalı. Her ordu gerektiğinde tek başına savaş verebilmeli. Halk istediği orduda askerlik yapmalı. Genel af ilan edilip herkes istediği orduda bu ülke için gerektiğinde canını verebilmeli. Savaşmak istemeyenlerden bedel alınmalı, ordudan kendi istekleri ile uzak tutulmaları sağlanmalı.

b) Türkiye önce İran, Irak ve Suriye ile askeri işbirliği yapmalı. Buralardaki teröristler de bu işbirliğinin sadık elemanları haline getirilebilir. Bunların çoğu ekonomik zorunluluktan dolayı karşımızda. Affedilir ve ekonomik imkânlar sağlanırsa bunların hepsi yanımızda yer alır.

c) Dış borçlar sorunu hiç bekletilmeden acilen çözülmelidir. 1) Dış borç iç borca çevrilmeli. 2) Nakit borç mal borcuna çevrilmeli. 3) Borç iştirake çevrilmeli. 4) Faiz kredileşmeye çevrilmeli. Bu konularda Diyanet İşleri Teşkilatı’ndan yararlanılabilir.

d) Ekseriyet sistemi yerine ‘Nisbi Sistem’ getirilmeli. Merkezi yönetim yerine ‘Yerinden Yönetim’ getirilmeli. Hâkimler yerine ‘Hakemler Sistemi’ getirilmeli.

Hülasa… Önce ve özellikle genel olarak ‘Adil Düzen’ ile barışılır... Ardından ‘Adil Ekonomik Düzen’ yani ‘Ortaklık Sistemi’ ile barışılır… Dünya işçilikten ortaklık dönemine geçiyor. Bugünkü karışıklık buradan gelmekte. Faizli işçilik sistemi artık işlemiyor. Ekonomik denge için karşılıksız para yerine karşılıklı bono, paradan kâr yerine maldan kâr sistemi, işçilik yerine ortaklık sistemi, faiz yerine kredileşme sistemi oluşmakta. Bu yenilikleri kimler yaparsa gelecekte onlar etkili olacaklardır. 1) İnsanlıkta uluslararası para olarak altın bono kullanılacak. 2) İşletmeler nakitten kâra değil de maldan kâra dayanacak. 3) İşçilik yerine ortaklık olacak. 4) Faiz yerine kredileşme olacak. Ve’s-SELAM…

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

30 Nisan 2019
Reşat Nuri Erol
30.04.2019
02:09


1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1011

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1011. Hafta - 27 NİSAN 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1011. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M  TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

İSTANBUL’UN SU SORUNU VE ÇÖZÜMÜ-1

***

İSTANBUL’UN SU SORUNU VE ÇÖZÜMÜ-2

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Seçim sistemi sorunlu! Belediyeler ne yapmalı?

Seçim sorunlu! İstanbul Belediyesi ne yapmalı?

Yeni Ekonomi Programı ile ilgili ilk uyarılarımız

Yeni Ekonomi Programı uyarılarımıza devam-2

Sn. Cumhurbaşkanına Açık Mektup (Konu YEP)

Sayın Cumhurbaşkanımıza Açık Mektup - 2

Reşat Nuri EROL

 

***

 

HAC SÛRESİ - 13. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اأَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمْ إِنَّ زَلْزَلَةَ السَّاعَةِ شَيْءٌ عَظِيمٌ (1) يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّا أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى النَّاسَ سُكَارَى وَمَا هُمْ بِسُكَارَى وَلَكِنَّ عَذَابَ اللَّهِ شَدِيدٌ (2) وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَيَتَّبِعُ كُلَّ شَيْطَانٍ مَرِيدٍ (3) كُتِبَ عَلَيْهِ أَنَّهُ مَنْ تَوَلَّاهُ فَأَنَّهُ يُضِلُّهُ وَيَهْدِيهِ إِلَى عَذَابِ السَّعِيرِ (4) يَاأَيُّهَا النَّاسُ إِنْ كُنْتُمْ فِي رَيْبٍ مِنَ الْبَعْثِ فَإِنَّا خَلَقْنَاكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ مِنْ نُطْفَةٍ ثُمَّ مِنْ عَلَقَةٍ ثُمَّ مِنْ مُضْغَةٍ مُخَلَّقَةٍ وَغَيْرِ مُخَلَّقَةٍ لِنُبَيِّنَ لَكُمْ وَنُقِرُّ فِي الْأَرْحَامِ مَا نَشَاءُ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ نُخْرِجُكُمْ طِفْلًا ثُمَّ لِتَبْلُغُوا أَشُدَّكُمْ وَمِنْكُمْ مَنْ يُتَوَفَّى وَمِنْكُمْ مَنْ يُرَدُّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ لِكَيْلَا يَعْلَمَ مِنْ بَعْدِ عِلْمٍ شَيْئًا وَتَرَى الْأَرْضَ هَامِدَةً فَإِذَا أَنْزَلْنَا عَلَيْهَا الْمَاءَ اهْتَزَّتْ وَرَبَتْ وَأَنْبَتَتْ مِنْ كُلِّ زَوْجٍ بَهِيجٍ (5) ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ وَأَنَّهُ يُحْيِي الْمَوْتَى وَأَنَّهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ (6) وَأَنَّ السَّاعَةَ آتِيَةٌ لَا رَيْبَ فِيهَا وَأَنَّ اللَّهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ (7) وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يُجَادِلُ فِي اللَّهِ بِغَيْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُنِيرٍ (8)ثَانِيَ عِطْفِهِ لِيُضِلَّ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ لَهُ فِي الدُّنْيَا خِزْيٌ وَنُذِيقُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَذَابَ الْحَرِيقِ (9) ذَلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ يَدَاكَ وَأَنَّ اللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبِيدِ (10) وَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَعْبُدُ اللَّهَ عَلَى حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُ خَيْرٌ اطْمَأَنَّ بِهِ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ انْقَلَبَ عَلَى وَجْهِهِ خَسِرَ الدُّنْيَا وَالْآخِرَةَ ذَلِكَ هُوَ الْخُسْرَانُ الْمُبِينُ (11) يَدْعُو مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُ وَمَا لَا يَنْفَعُهُ ذَلِكَ هُوَ الضَّلَالُ الْبَعِيدُ (12) يَدْعُو لَمَنْ ضَرُّهُ أَقْرَبُ مِنْ نَفْعِهِ لَبِئْسَ الْمَوْلَى وَلَبِئْسَ الْعَشِيرُ (13) إِنَّ اللَّهَ يُدْخِلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ إِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يُرِيدُ (14) مَنْ كَانَ يَظُنُّ أَنْ لَنْ يَنْصُرَهُ اللَّهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ فَلْيَمْدُدْ بِسَبَبٍ إِلَى السَّمَاءِ ثُمَّ لْيَقْطَعْ فَلْيَنْظُرْ هَلْ يُذْهِبَنَّ كَيْدُهُ مَا يَغِيظُ (15) وَكَذَلِكَ أَنْزَلْنَاهُ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ وَأَنَّ اللَّهَ يَهْدِي مَنْ يُرِيدُ (16) إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَالَّذِينَ هَادُوا وَالصَّابِئِينَ وَالنَّصَارَى وَالْمَجُوسَ وَالَّذِينَ أَشْرَكُوا إِنَّ اللَّهَ يَفْصِلُ بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ (17) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِي السَّمَوَاتِ وَمَنْ فِي الْأَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَابُّ وَكَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُ وَمَنْ يُهِنِ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍ إِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ (18) هَذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا فِي رَبِّهِمْ فَالَّذِينَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِيَابٌ مِنْ نَارٍ يُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُءُوسِهِمُ الْحَمِيمُ (19) يُصْهَرُ بِهِ مَا فِي بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُ (20) وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَدِيدٍ (21) كُلَّمَا أَرَادُوا أَنْ يَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ أُعِيدُوا فِيهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَرِيقِ (22) إِنَّ اللَّهَ يُدْخِلُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًا وَلِبَاسُهُمْ فِيهَا حَرِيرٌ (23) وَهُدُوا إِلَى الطَّيِّبِ مِنَ الْقَوْلِ وَهُدُوا إِلَى صِرَاطِ الْحَمِيدِ (24) إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذِي جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَاءً الْعَاكِفُ فِيهِ وَالْبَادِ وَمَنْ يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ (25) وَإِذْ بَوَّأْنَا لِإِبْرَاهِيمَ مَكَانَ الْبَيْتِ أَنْ لَا تُشْرِكْ بِي شَيْئًا وَطَهِّرْ بَيْتِيَ لِلطَّائِفِينَ وَالْقَائِمِينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ (26)وَأَذِّنْ فِي النَّاسِ بِالْحَجِّ يَأْتُوكَ رِجَالًا وَعَلَى كُلِّ ضَامِرٍ يَأْتِينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٍ (27) لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ فِي أَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ عَلَى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ (28) ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَتِيقِ (29) ذَلِكَ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّهِ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ الْأَنْعَامُ إِلَّا مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا الرِّجْسَ مِنَ الْأَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ (30) حُنَفَاءَ لِلَّهِ غَيْرَ مُشْرِكِينَ بِهِ وَمَنْ يُشْرِكْ بِاللَّهِ فَكَأَنَّمَا خَرَّ مِنَ السَّمَاءِ فَتَخْطَفُهُ الطَّيْرُ أَوْ تَهْوِي بِهِ الرِّيحُ فِي مَكَانٍ سَحِيقٍ (31) ذَلِكَ وَمَنْ يُعَظِّمْ شَعَائِرَ اللَّهِ فَإِنَّهَا مِنْ تَقْوَى الْقُلُوبِ (32) لَكُمْ فِيهَا مَنَافِعُ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَا إِلَى الْبَيْتِ الْعَتِييقِ (33) وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَلَهُ أَسْلِمُوا وَبَشِّرِ الْمُخْبِتتِينَ (34) الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَالصَّابِرِينَ عَلَى مَا أَصَابَهُمْ وَالْمُقِيمِي الصَّلَاةِ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ (35)وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذَلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ (36) لَنْ يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنْكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ (37) إِنَّ اللَّهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذِينَ آمَنُوا إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ (38) أُذِنَ لِلَّذِينَ يُقَاتَلُونَ بِأَنَّهُمْ ظُلِمُوا وَإِنَّ اللَّهَ عَلَى نَصْرِهِمْ لَقَدِيرٌ (39) الَّذِينَ أُخْرِجُوا مِنْ دِيَارِهِمْ بِغَيْرِ حَقٍّ إِلَّا أَنْ يَقُولُوا رَبُّنَا اللَّهُ وَلَوْلَا دَفْعُ اللَّهِ النَّاسَ بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ لَهُدِّمَتْ صَوَامِعُ وَبِيَعٌ وَصَلَوَاتٌ وَمَسَاجِدُ يُذْكَرُ فِيهَا اسْمُ اللَّهِ كَثِيرًا وَلَيَنْصُرَنَّ اللَّهُ مَنْ يَنْصُرُهُ إِنَّ اللَّهَ لَقَوِيٌّ عَزِيزٌ (40) الَّذِينَ إِنْ مَكَّنَّاهُمْ فِي الْأَرْضِ أَقَامُوا الصَّلَاةَ وَآتَوُا الزَّكَاةَ وَأَمَرُوا بِالْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا عَنِ الْمُنْكَرِ وَلِلَّهِ عَاقِبَةُ الْأُمُورِ (41) وَإِنْ يُكَذِّبُوكَ فَقَدْ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَعَادٌ وَثَمُودُ (42) وَقَوْمُ إِبْرَاهِيمَ وَقَوْمُ لُوطٍ (43) وَأَصْحَابُ مَدْيَنَ وَكُذِّبَ مُوسَى فَأَمْلَيْتُ لِلْكَافِرِينَ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ (44) فَكَأَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَاهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ فَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَى عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَشِيدٍ (45) أَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَا أَوْ آذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى الْأَبْصَارُ وَلَكِنْ تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّتِي فِي الصُّدُورِ (46) وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِالْعَذَابِ وَلَنْ يُخْلِفَ اللَّهُ وَعْدَهُ وَإِنَّ يَوْمًا عِنْدَ رَبِّكَ كَأَلْفِ سَنَةٍ مِمَّا تَعُدُّونَ (47) وَكَأَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِيَ ظَالِمَةٌ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَيَّ الْمَصِيرُ (48) قُلْ يَاأَيُّهَا النَّاسُ إِنَّمَا أَنَا لَكُمْ نَذِيرٌ مُبِينٌ (49) فَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ (50) وَالَّذِينَ سَعَوْا فِي آيَاتِنَا مُعَاجِزِينَ أُولَئِكَ أَصْحَابُ الْجَحِيمِ (51) وَمَا أَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ وَلَا نَبِيٍّ إِلَّا إِذَا تَمَنَّى أَلْقَى الشَّيْطَانُ فِي أُمْنِيَّتِهِ فَيَنْسَخُ اللَّهُ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ ثُمَّ يُحْكِمُ اللَّهُ آيَاتِهِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (52)  

 

***

 

لِيَجْعَلَ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ فِتْنَةً لِلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ الظَّالِمِينَ لَفِي شِقَاقٍ بَعِيدٍ (53) وَلِيَعْلَمَ الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ أَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَيُؤْمِنُوا بِهِ فَتُخْبِتَ لَهُ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ اللَّهَ لَهَادِ الَّذِينَ آمَنُوا إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (54) وَلَا يَزَالُ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي مِرْيَةٍ مِنْهُ حَتَّى تَأْتِيَهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً أَوْ يَأْتِيَهُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَقِيمٍ (55) الْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ لِلَّهِ يَحْكُمُ بَيْنَهُمْ فَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ (56) وَالَّذِينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَأُولَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مُهِينٌ (57)

 

لِيَجْعَلَ

LiYaCGaLa (LiYaFGaLa)

“Ca’l etsin diye”

“Ca’l etmek” mevcut olan bir şeye bir görev vermektir. Onu kullanmaktır.

Bundan önceki ayette “Nebi, resul temenni edecektir, olmasını isteyecektir o zaman şeytan onun ümniyyesine ilka edecektir. Allah da şeytanın ona ilka ettiğini nesh edecek” demiş, bunu anlatmıştı. Yani hepimiz bir hayırlı işe başladığımız zaman önce başarıya giderken sonra engellemeler ortaya çıkacak ve biz başladığımız işi bırakmak isteyeceğiz. Sonra yeniden ona döndüğünüzde artık sağlam temellerle ilerlemeye başlayacağız.

Peki, Allah bunu neden yapmaktadır?

İşte bundan sonra gelen ayetler bunun yapısını ve sebebini açıklamaktadır. Bunun iki sebebi vardır. Biri; bu hayır işine girişenlere menfaatçiler katılmasın, onlar “burada başarı yoktur” desin ve ayrılsın. Diğeri ise; bu işlerle ilgilenenler bilsinler ki bu, kişinin girişimi değil takdiri ilahidir. Kişi bıraktığı halde işler devam etmektedir. Demek ki bu takdiri ilahidir. Falan veya filan değil de Allah’ın yaptığı bilinsin diye yapılmaktadır.

Özet olarak çürüklerin dökülmesi, sağlamların kalması için böyle olmaktadır. Kalanların da görevli olduklarını, bu işin falanın veya filanın işi olmadığını, ilahi takdirin olduğunu görmeleri için böyle yapmaktadır. Kişiler temennide bulunmakta, şeytan da ilka etmektedir.

...





Çok Okunan Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 168
7.04.2026 1124 Okunma
1 Yorum 07.04.2026 08:23
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 178
18.04.2026 1111 Okunma
1 Yorum 18.04.2026 09:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 174
13.04.2026 1096 Okunma
1 Yorum 13.04.2026 10:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 175
15.04.2026 1080 Okunma
1 Yorum 15.04.2026 09:28
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 167
6.04.2026 1074 Okunma
1 Yorum 06.04.2026 11:03
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 1
20.04.2026 1068 Okunma
1 Yorum 20.04.2026 07:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 173
12.04.2026 1060 Okunma
1 Yorum 12.04.2026 07:23
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 179
19.04.2026 1046 Okunma
1 Yorum 19.04.2026 09:40
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 172
11.04.2026 1023 Okunma
1 Yorum 11.04.2026 04:53
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 171
10.04.2026 1014 Okunma
1 Yorum 10.04.2026 07:15
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 2
21.04.2026 971 Okunma
1 Yorum 21.04.2026 07:26
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 3
23.04.2026 771 Okunma
1 Yorum 23.04.2026 13:20
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 4
24.04.2026 678 Okunma
1 Yorum 24.04.2026 11:24
Reşat Nuri Erol
Kur’an kıssalarını işte böyle anlamaya başladım
25.04.2026 579 Okunma
1 Yorum 25.04.2026 04:34


© 2026 - Akevler