Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Osman Aydın
ANALİZ
4.5.2013
2358 Okunma, 1 Yorum

Selamlar.

Allah’a hamd ederiz. Peygambere, al ve ashabına salat ve selam ederiz.

Bugün yaşamakta ve yaşlanmaktayız. Her iki halde de insana sorumluluklar yüklenmekte.

Yaşamımız toplum içerisinde sürmekte, bu hal, biz istesek de istemesek de böyle. Çünkü yaşam için ihtiyaç duyduğumuz her şeyi bizler birey bazında temin edemeyiz. İhtiyaçlar toplum içerisinde iş bölümü yapılarak temin ediliyor. Herkes birşeyler üretiyor ve mübadele ile üretilenler el değiştiriyor ve ihtiyaç duyan ihtiyaç duyduğunu kullanıyor. Yani ortak üretimin ortak tüketimi oluyor.

Yaşlanmak da, senin iraden dışı. Güç ve kuvvetten kesildiğini buna mukabil bilgi ve tecrübelerinin arttığını görürsün, istenmeyen bir durumla beraber istenen başka durumlarda gerçekleşebiliyor.

Bugün, günlük çalışma sahamızda birçok muameleler de bulunuyoruz. Özet olarak, insanlarla söz alış verişinde bulunuyoruz. Bizim taahhütlerimiz oluyor, bize taahhütte bulunuluyor.

Herkes çalışmakta, bir şeyler üretmekte.  Çünkü üretmeden tüketemeyeceğini bilir. Bu süreç içerisinde,  geleceğe dair vermiş olduğu taahhütler de,  iradesi dışındaki gelişmeler sebebiyle, taahhüdün ifası ya ileri gider,  yada söz batar, ibdal olur. Her anımız muamelelerden ibaret, herkes şöyle bir derinlemesine muhasebe yapsa, herkes görecektir ki, geçmiş zamanda yalan söylemekten, ahde vefa etmeden, emanete hıyanetten beri değildir. Kontrol ederse kişi kendisini mutlaka bulacaktır. Mutlaka,  bu tür vasıfları yok etme gayretine girilmesi gerektiğini herkes söyler de, söyleyeni dinler de. Ancak,  iş icra safhasına gelince kişi “zaruret “der ve iman sahibi kimselerin yapmaması gereken şeyi  yada şeyleri yapmaya meyleder.

Günahsız insan olamaz, ancak nasıl olsa günah işledim diye,  her günahıda işlemek doğru olmaz. Günahlar bir bakımdan üç çeşittir. Mağfiret olunmayan (şirk gibi), affı umulan ( kulluk gibi) ve terkedilmeyenlerdir. Biliriz ki, kul hakları terkedilmezler. Eziyet etmek, hakkı olamayanı gasp etmek, sui zanlarda bulunmak, kibirlenmek, hakir görmek gibi daha nice haklarda kul haklarındandır.

Bedenimizde, bizim aklımızın alamayacağı, karmaşık görünen ama kanunlara tabi ilişkiler var. Beden milyarlarca hücrelerden oluşmuş. Kusursuz bir haber alma teşkilatı, erzak depolama ve dağıtım mekanizmaları, savunma mekanizmaları ve saldırı araçlarına kısacası bedenin yaşaması için gerekli her türlü programa sahip. Tüm kainatta geçerli olan , TESÂNÜD ( Dayanışma, birbirini destekleme) , TEÂVÜN ( Yardım etme, yardımlaşma) , TECÂVÜB (Cevaplaşma, birbirinin ihtiyaçlarına cevap verme), TEÂNUK ( Birbirine sarılma, kucaklaşma)  gibi muhteşem kanunlar hakim. Bu kanunlar sayesinde her şey var olmaya devam etmektedir. İnsan; maddi olduğu gibi, maneviyat cihetinde de bütün kâinat ile alakadardır.

 Toplumsal yaşamda da aynı kanunlar geçerlidir. Birlikte olan ve birlikte çalışabilen toplumlar kalıcı birikimler oluşturabilmiş ve sonraki kuşaklara aktarabilmiştir.  Toplumun hücreleri de fertlerdir. Fertlerin çalışması toplumun şekillenmesine sebep olur. Bireylerin, birbirinden bağımsız, menfi  ve habersiz çalışmaları varoluşlarını sürdürür ancak toplumsal gelişmeyi de geri bırakır.  

O halde; insan çalışmalarında,  Salih amelin tanımlarından biri olan,  entegrasyonu sağlanabilen çalışmaları konu olarak alması gerekmektedir. Bireysel yapılan çalışmalarda, bireyin ve çevresinin göreceği faydaya nazaran, gurup halinde yapılan çalışmaların daha faydalı olacağı kaçınılmaz gerçektir. Nitekim cemaatle kılınan namaz, ferdi namazdan daha faziletlidir.

Bugün için ilmi, dini(ahlaki), ekonomik ve siyasi birçok hastalıkların reçetesi olarak ADİL DÜZEN dir diyoruz. İnsanların barış ve selameti bundadır diyoruz. Ancak, iş icraya gelince, daha çok eksiklerimizin olduğu vurgulanmaktadır. Bazıları, sistemin uygulanabilir olması için büyük bir tufan beklemekte, bazıları sistem için teknolojik alt yapı eksikliği ve sistemin ancak makro çapta çalışacağı görüşünde, bazıları da henüz zeminin oluşmadığı ve oluşması içinde asırlara ihtiyaç olduğunu söylemektedir.

Bence,  her bir görüş sahibi haklıdır. Ancak, bugüne ilişkin durum içinde çözümsüz kalınmaktadır. Bütün sistem kooperatifler üzerine, kooperatiflerde, genel hizmet üzerine inşa edilmiştir.

 Genel hizmeti verebilen, sağlam bir muhasebe altyapısı bulunan kooperatifin ve hizmetlilerinin varlığı, mikrodan başlayarak, dalga dalga makroya ulaşılacağına inanmaktayım. Birbirine entegre olunabilen, küçük çaplı çalışmaların nihayetinde birleşmeleri ile büyük çaplı yapıların oluşmasına vesile olacaktır.

Yarınlar, büyük ortaklıklar üzerine inşa edilecektir. Bugünün bankaları, iktisadi hayata olan etkenliğinin çoğunu kooperatif gibi organize olmuş birçok ortaklık guruplarına bırakacaktır. Günümüzde bu tür oluşumlara hepimiz şahit olmaktayız. Birçok örneklerle karşılaşıyoruz. Ortaklık sözleşmeleri için sanayiciler yüklü miktarda yatırımlar yapıyorlar.

Görünen o ki ; bugünün AŞ leri , LTD ŞTİ., leri , KOLLEKTİF, KOMANDİT gibi ortaklıklar, adlarını değiştirerek KOOPERATİF, DAYANIŞMA ORT, YARDIMLAŞMA, gibi yapılanmalar alacak. Değişen ad olacak, içeriği aynı, zihniyet aynı, eziyet edenler ve eziyet edilenler  yine olacaktır.

Demek oluyor ki; yarınları şekillendirme atılımları yapılıyor. Düzen değişiyor, eski bildik iktisadi kanunlar ve uygulamalar değişiyor. Bu durumda, ortaklıklara ilişkin sistem çalışmaları, guruplarca ayrı ayrı yapılıyor demektir.

 Adil düzen sisteminin diğer sistem çalışmalarından farkı, ekonomide SIFIR FAİZ ve OTO KONTROL mekanizmalarının varlığıdır. Diğer farklar teferruattır.

 

 Allah’tan dileriz ki, bizlere, faydalı ilimler öğrenmeyi, Salih ameller işlemeyi, hayırlı ve bereketli kazançları ihsan etsin.

 

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
ZEKİ ALTUBOĞA
05.05.2013
09:45

RABBİM'DEN SANA BAŞARILAR DİLİYORUM...

''İNANIYORSANIZ ÜSTÜNSÜNÜZ''.

proleterya öncülüğünde devrim diyenlerin ,bu toplumun ekstrapolasyonuna strüktüral bakışla yeni inşayı samimi olarak isteyenleri ,işçi bayramı işçilerin adil düzeni yaşama geçirdikleri gün olduğunu ,başarırız umarım...



YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Osman Aydın
ANALİZ
4.5.2013 2358 Okunma
1 Yorum 05.05.2013 09:45
Osman Aydın
Faaliyetler
14.2.2013 3814 Okunma
13 Yorum 19.02.2016 20:45