Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-2
23.8.2020
217 Okunma, 5 Yorum

 

Yeni hİcrİ yıl vesilesiyle bazı hatırlatmalar-2

“Yeni HİCRİ YIL maddî ve manevî hayırlara ve bereketlere vesile olsun inşallah” duamızı tekrar ederek hatırlatmalarımıza kaldığımız yerden devam edelim…

Hİcret” sözlükte terk etmek, ayrılmak, ilgisini kesmek anlamına geliyor. Ayrıca kişinin herhangi bir şeyden bedenen, lisanen veya kalben ayrılıp uzaklaşmasıdır...

KUR’AN’ı tüm Arabistan halkına duyuran Son Nebi Muhammed aleyhisselam, 13 yıllık mücadele sonrasında Mekke’de artık yapılabilecek bir şey kalmadığında, aldığı emre uyarak Muhacirler ile birlikte Medine’ye hİcret etti.

Kendisiyle birlikte Mekke’den HİCRET eden Muhacirler olarak Ensar ve diğer Medine sakini Araplar, Hıristiyanlar, Yahudiler vs. ile anlaşarak, hep birlikte kıyamete kadar insanlığa örnek olacak bir devleti ve düzenini uygulamalı olarak kurdular.

Mekke’den Medine’ye HİCRET etmenin işte böyle bir bereketli sonucu olduğu gibi bu başarı aynı zamanda HİCRET TAKVİMİ için de başlangıç kabul edildi.

***

KUR’AN’ı hatırlamışken, bu vesileyle birkaç HİCRET ayetini de hatırlayalım…

“Şüphe yok ki iman edenler, hİcret edip de Allah yolunda çalışanlar; işte onlar Allah'ın rahmetini umarlar...” (Bakara/218)

“Her kim Allah yolunda hİcret ederse yeryüzünde bereketli yer ve genişlik bulur. Allah'a ve Resulüne hİcret ederek evinden çıkan kimseye ölüm gelirse onun ecrini vermek Allah'a düşer. Ve Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.” (Nisa/100)

İman edip hİcret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşan kimselerin Allah yanındaki mertebeleri pek büyüktür. İşte kurtulanlar onlardır.” (Tevbe/20)

“İman edip hİcret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat edenler ve hİcret eden muhacirleri barındıranlar, onlara yardım edenler, işte bunlar birbirlerinin dostudurlar, iman edip hİcret etmeyenlerle, hİcret edinceye kadar sizin dostluğunuz yoktur...” / “İman edip de Allah yolunda hİcret ve cihat edenler, muhacirleri barındıranlar, yardım edenler...” / “Henüz iman edip de hİcret eden ve sizinle birlikte savaşanlara gelince...” (Enfâl/72-74,75)

***

Mekke’den Medine’ye Son Nebi Muhammed aleyhisselamın önderliğinde HİCRET eden Muhacirler ile onlarım kurduğu örnek Medine Devleti’nden söz ediyorduk…

Böyle bir devleti ancak malıyla ve canıyla cihat eden ‘müminler’ kurabilirler. Böyle bir devleti müminler kurabildikleri gibi devletine güvenmek mümin olmak demektir. Devletlerine güvenmeyenler o devletin yerine güvenilir devlet düzenini getirmek isterler. Oysa ‘güven’ demek ‘hakem kararlarına uymak’ demektir. Hakemlerden (tayin edilmiş hâkimlerden değil) oluşan mahkemenin ‘hakem kararları infaz ediliyorsa’ o devlet güvenilir devlettir. Eğer bir devlette hakem kararları infaz edilmiyorsa, o devlette güven yoktur demektir. Hiç kimse içinde yaşadığı devlet için ‘bu devlet güvensizdir, yıkalım, yeni devlet kuralım’ deme hakkına sahip değildir. Böyle bir görüşte olanlar, ‘bu devlet güveni sağlayamıyor, bu devletin içinde yaşamak mümkün değil’ deyip oradan ‘HİCRET’ ederler ve ‘Medine Devleti’ örneğinde olduğu gibi güvenli devlet, adil bir devlet kurarlar, halk da o devlete hicret eder.

SAVAŞ ise şu hallerde meşru olur: a) Bir devlet ‘halkının dışarıya hicret etmesine izin vermiyorsa’, o devletle savaş yapmak meşrudur. b) Bir devlet ‘hicret edenleri takip edip onları dışarıda rahatsız ediyorsa’, o devletle savaşmak meşrudur. c) Bir devlet ‘hakem kararları’ sabit olan uluslararası haklarda kararlara uymuyorsa’, o devletle savaşmak meşrudur. d) Bir devlet ‘bize saldırırsa, savunma yapmamız’ en doğal haktır.

Meşru yönetimin dayanağı ‘hakem kararları’ ile bu kararları güvence altına alan silahlı güç ekseriyetin değil ‘hakemlerden oluşan yargının’ emrinde olan silahlı güçtür.

Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle Kur’an’ın bu hükümlerini hatırlatmış olalım…

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
23.08.2020
07:53

MİLLÎ GAZETE

http://www.akevler.org/AkevlerMakaleler/11825/SonEk/0/Resat-Nuri-Erol/Yeni-HICRI-YIL-vesilesiyle-bazi-hatirlatmalar-2

Yeni hicri yıl vesilesiyle bazı hatırlatmalar-2

“Yeni HİCRİ YIL maddî ve manevî hayırlara ve bereketlere vesile olsun inşallah” duamızı tekrar ederek hatırlatmalarımıza kaldığımız yerden devam edelim…

“Hicret” sözlükte terk etmek, ayrılmak, ilgisini kesmek anlamına geliyor. Ayrıca kişinin herhangi bir şeyden bedenen, lisanen veya kalben ayrılıp uzaklaşmasıdır...

KUR’AN’ı tüm Arabistan halkına duyuran son nebi Muhammed aleyhisselam, 13 yıllık mücadele sonrasında Mekke’de artık yapılabilecek bir şey kalmadığında, aldığı emre uyarak Muhacirler ile birlikte Medine’ye hicret etti.

Kendisiyle birlikte Mekke’den HİCRET eden Muhacirler olarak Ensar ve diğer Medine sakini Araplar, Hıristiyanlar, Yahudiler vs. ile anlaşarak, hep birlikte kıyamete kadar insanlığa örnek olacak bir devleti ve düzenini uygulamalı olarak kurdular.

Mekke’den Medine’ye HİCRET etmenin işte böyle bir bereketli sonucu olduğu gibi bu başarı aynı zamanda HİCRET TAKVİMİ için de başlangıç kabul edildi.

***

KUR’AN’ı hatırlamışken, bu vesileyle birkaç HİCRET ayetini de hatırlayalım…

“Şüphe yok ki iman edenler, hicret edip de Allah yolunda çalışanlar; işte onlar Allah’ın rahmetini umarlar...” (Bakara/218)

“Her kim Allah yolunda hicret ederse yeryüzünde bereketli yer ve genişlik bulur. Allah’a ve Resulüne hicret ederek evinden çıkan kimseye ölüm gelirse onun ecrini vermek Allah’a düşer. Ve Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.” (Nisa/100)

“İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşan kimselerin Allah yanındaki mertebeleri pek büyüktür. İşte kurtulanlar onlardır.” (Tevbe/20)

“İman edip hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihat edenler ve hicret eden muhacirleri barındıranlar, onlara yardım edenler, işte bunlar birbirlerinin dostudurlar, iman edip hicret etmeyenlerle, hicret edinceye kadar sizin dostluğunuz yoktur...” / “İman edip de Allah yolunda hicret ve cihat edenler, muhacirleri barındıranlar, yardım edenler...” / “Henüz iman edip de hicret eden ve sizinle birlikte savaşanlara gelince...”(Enfâl/72-74,75)

***

Mekke’den Medine’ye son nebi Muhammed aleyhisselamın önderliğinde HİCRET eden Muhacirler ile onlarım kurduğu örnek Medine Devleti’nden söz ediyorduk…

Böyle bir devleti ancak malıyla ve canıyla cihat eden ‘müminler’ kurabilirler. Böyle bir devleti müminler kurabildikleri gibi devletine güvenmek mümin olmak demektir. Devletlerine güvenmeyenler o devletin yerine güvenilir devlet düzenini getirmek isterler. Oysa ‘güven’ demek ‘hakem kararlarına uymak’ demektir. Hakemlerden (tayin edilmiş hâkimlerden değil) oluşan mahkemenin ‘hakem kararları infaz ediliyorsa’ o devlet güvenilir devlettir. Eğer bir devlette hakem kararları infaz edilmiyorsa, o devlette güven yoktur demektir. Hiç kimse içinde yaşadığı devlet için ‘bu devlet güvensizdir, yıkalım, yeni devlet kuralım’ deme hakkına sahip değildir. Böyle bir görüşte olanlar, ‘bu devlet güveni sağlayamıyor, bu devletin içinde yaşamak mümkün değil’ deyip oradan ‘HİCRET’ ederler ve ‘Medine Devleti’ örneğinde olduğu gibi güvenli devlet, adil bir devlet kurarlar, halk da o devlete hicret eder.

SAVAŞ ise şu hallerde meşru olur: a) Bir devlet ‘halkının dışarıya hicret etmesine izin vermiyorsa’, o devletle savaş yapmak meşrudur. b) Bir devlet ‘hicret edenleri takip edip onları dışarıda rahatsız ediyorsa’, o devletle savaşmak meşrudur. c) Bir devlet ‘hakem kararları’ sabit olan uluslararası haklarda kararlara uymuyorsa’, o devletle savaşmak meşrudur. d) Bir devlet ‘bize saldırırsa, savunma yapmamız’ en doğal haktır.

Meşru yönetimin dayanağı ‘hakem kararları’ ile bu kararları güvence altına alan silahlı güç ekseriyetin değil ‘hakemlerden oluşan yargının’ emrinde olan silahlı güçtür.

Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle Kur’an’ın bu hükümlerini hatırlatmış olalım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

23 Ağustos 2020
Reşat Nuri Erol
23.08.2020
07:56


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1078

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1078. Hafta - 22 Ağustos 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1078. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyadaOKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

S E N A R Y O L A R…

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 1

Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 2

Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 3

Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 4

Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 5

Yeni hicri yıl vesilesiyle bazı hatırlatmalar-1

Reşat Nuri EROL

 

***

 

ŞUARA SÛRESİ- 18. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22)  قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52) فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70) قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71) قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72) أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73) قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74) قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75) أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77) الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78) وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79) وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80) وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81) وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82) رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ (83) وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ (84) وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ (85) وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ (86) وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ (87) يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ (88) إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ (89) وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ (90) وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ (91) وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَمَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (92) مِنْ دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ أَوْ يَنْتَصِرُونَ (93) فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ (94) وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ (95) قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ (96) تَاللَّهِ إِنْ كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُبِينٍ (97) إِذْ نُسَوِّيكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (98) وَمَا أَضَلَّنَا إِلَّا الْمُجْرِمُونَ (99) فَمَا لَنَا مِنْ شَافِعِينَ (100) وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ (101) فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (102) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (103) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (104)كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (106) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (107) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (108) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (109) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (110) قَالُوا أَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْأَرْذَلُونَ (111) قَالَ وَمَا عِلْمِي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (112) إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَى رَبِّي لَوْ تَشْعُرُونَ (113) وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنِينَ (114) إِنْ أَنَا إِلَّا نَذِيرٌ مُبِينٌ (115) قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَانُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومِينَ (116) قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ (117) فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (118) فَأَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ (119) ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاقِينَ (120) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (121) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (122) كَذَّبَتْ عَادٌ الْمُرْسَلِينَ (123) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ (124) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (125) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (126) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (127) أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ آيَةً تَعْبَثُونَ (128) وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ (129) وَإِذَا بَطَشْتُمْ بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ (130) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (131) وَاتَّقُوا الَّذِي أَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَ (132) أَمَدَّكُمْ بِأَنْعَامٍ وَبَنِينَ (133) وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (134) إِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ (135) قَالُوا سَوَاءٌ عَلَيْنَا أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُنْ مِنَ الْوَاعِظِينَ (136) إِنْ هَذَا إِلَّا خُلُقُ الْأَوَّلِينَ (137) وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ (138) فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَاهُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (139) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (140)كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَلِينَ (141) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَالِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (142) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (143) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (144) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (145) أَتُتْرَكُونَ فِي مَا هَاهُنَا آمِنِينَ (146) فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (147) وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ (148) وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِهِينَ (149) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (150) وَلَا تُطِيعُوا أَمْرَ الْمُسْرِفِينَ (151) الَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِي الْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ (152) قَالُوا إِنَّمَا أَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرِينَ (153) مَا أَنْتَ إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا فَأْتِ بِآيَةٍ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (154) قَالَ هَذِهِ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (155) وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ (156) فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا نَادِمِينَ (157) فَأَخَذَهُمُ الْعَذَابُ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (158) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (159) كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ الْمُرْسَلِينَ (160) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ (161) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (162) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (163) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (164) أَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَمِينَ (165) وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ أَزْوَاجِكُمْ بَلْ أَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ (166) قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَالُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَجِينَ (167) قَالَ إِنِّي لِعَمَلِكُمْ مِنَ الْقَالِينَ (168) رَبِّ نَجِّنِي وَأَهْلِي مِمَّا يَعْمَلُونَ (169) فَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ أَجْمَعِينَ (170) إِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِرِينَ (171) ثُمَّ دَمَّرْنَا الْآخَرِينَ (172) وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًا فَسَاءَ مَطَرُ الْمُنْذَرِينَ (173) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (174) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (175) كَذَّبَ أَصْحَابُ الْأَيْكَةِ الْمُرْسَلِينَ (176) إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ (177) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (178) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (179) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (180) أَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِرِينَ (181) وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَقِيمِ (182) وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ (183) وَاتَّقُوا الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْأَوَّلِينَ (184) قَالُوا إِنَّمَا أَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرِينَ (185) وَمَا أَنْتَ إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَإِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ (186) فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِنَ السَّمَاءِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (187) قَالَ رَبِّي أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ (188) فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِ إِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ (189) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (190) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (191)وَإِنَّهُ لَتَنْزِيلُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (192) نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْأَمِينُ (193) عَلَى قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِرِينَ (194) بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُبِينٍ (195) وَإِنَّهُ لَفِي زُبُرِ الْأَوَّلِينَ (196) أَوَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ آيَةً أَنْ يَعْلَمَهُ عُلَمَاءُ بَنِي إِسْرَائِيلَ (197) وَلَوْ نَزَّلْنَاهُ عَلَى بَعْضِ الْأَعْجَمِينَ (198) فَقَرَأَهُ عَلَيْهِمْ مَا كَانُوا بِهِ مُؤْمِنِينَ (199) كَذَلِكَ سَلَكْنَاهُ فِي قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ (200) لَا يُؤْمِنُونَ بِهِ حَتَّى يَرَوُا الْعَذَابَ الْأَلِيمَ (201) فَيَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ (202) فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَ (203) أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ (204) أَفَرَأَيْتَ إِنْ مَتَّعْنَاهُمْ سِنِينَ (205) ثُمَّ جَاءَهُمْ مَا كَانُوا يُوعَدُونَ (206) مَا أَغْنَى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَ (207) وَمَا أَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَ (208) ذِكْرَى وَمَا كُنَّا ظَالِمِينَ (209) وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ الشَّيَاطِينُ (210) وَمَا يَنْبَغِي لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ (211) إِنَّهُمْ عَنِ السَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ (212) فَلَا تَدْعُ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ فَتَكُونَ مِنَ الْمُعَذَّبِينَ (213) وَأَنْذِرْ عَشِيرَتَكَ الْأَقْرَبِينَ (214) وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (215) فَإِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ إِنِّي بَرِيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَ (216) وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ (217) الَّذِي يَرَاكَ حِينَ تَقُومُ (218) وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِدِينَ (219) إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ (220) هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَى مَنْ تَنَزَّلُ الشَّيَاطِينُ (221) تَنَزَّلُ عَلَى كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ (222) يُلْقُونَ السَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَ (223)

 

***

 

وَالشُّعَرَاءُ يَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُونَ (224) أَلَمْ تَرَ أَنَّهُمْ فِي كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ (225) وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ (226) إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللَّهَ كَثِيرًا وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا وَسَيَعْلَمُ الَّذِينَ ظَلَمُوا أَيَّ مُنْقَلَبٍ يَنْقَلِبُونَ (227)

 

***

 

TAMAMI "SEMİNERLER"DE... 



Reşat Nuri Erol
23.08.2020
08:02


ttp://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
23.08.2020
08:03


22 Ağustos 2020 - Cumartesi 07:40
 
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-1
Reşat Nuri EROL - Araştırmacı- Yazar - Adil Düzen Çalışanı


http://www.bncmedyahaber.com/yazar-yeni-hicri-yIl-vesilesiyle-bazi-hatirlatmalar-1-169.html



Reşat Nuri Erol
24.08.2020
08:30


23 Ağustos 2020 - Pazar 18:41
 
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-2-
Reşat Nuri EROL - Araştırmacı- Yazar - Adil Düzen Çalışanı

http://www.bncmedyahaber.com/yazar-yeni-hicri-yIl-vesilesiyle-bazi-hatirlatmalar-2--172.html





YorumYap

Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-1
25.9.2020 97 Okunma
4 Yorum 25.09.2020 06:49
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor... - 3
24.9.2020 82 Okunma
5 Yorum 24.09.2020 08:00
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor... - 2
23.9.2020 135 Okunma
6 Yorum 23.09.2020 20:57
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor…-1
22.9.2020 159 Okunma
6 Yorum 23.09.2020 06:50
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Celaleddin Ökten, Arif Ersoy - 2
21.9.2020 158 Okunma
7 Yorum 22.09.2020 08:26
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Celaleddin Ökten, Arif Ersoy - 1
20.9.2020 206 Okunma
11 Yorum 20.09.2020 17:48
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-4
19.9.2020 204 Okunma
8 Yorum 20.09.2020 10:29
Süleyman Karagülle
Kudüs Yahudilerindir
18.9.2020 201 Okunma
1 Yorum 18.09.2020 20:53
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-3
17.9.2020 214 Okunma
6 Yorum 17.09.2020 11:23
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-2
16.9.2020 229 Okunma
5 Yorum 17.09.2020 09:11
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy Abi için sır perdesini biraz araladım
13.9.2020 301 Okunma
6 Yorum 16.09.2020 07:45
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy…
14.9.2020 226 Okunma
4 Yorum 16.09.2020 07:02
Özer Ataç
Kim yargılanamaz?
5.1.2013 4595 Okunma
4 Yorum 15.09.2020 11:37
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-2
12.9.2020 231 Okunma
4 Yorum 12.09.2020 08:07
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-1
11.9.2020 264 Okunma
4 Yorum 11.09.2020 13:27
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy ve Mevlüt Özcan hocaların ardından
10.9.2020 233 Okunma
5 Yorum 11.09.2020 13:26
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 6
8.9.2020 229 Okunma
4 Yorum 10.09.2020 09:28
ZEKİ ALTUBOĞA
trafik sorunu
10.12.2014 2908 Okunma
1 Yorum 09.09.2020 13:34
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u anmaya ve anlatmaya devam…
9.9.2020 230 Okunma
3 Yorum 09.09.2020 07:59
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 5
7.9.2020 256 Okunma
6 Yorum 07.09.2020 11:59
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 4
6.9.2020 296 Okunma
9 Yorum 07.09.2020 11:56
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 3
23.7.2020 402 Okunma
5 Yorum 07.09.2020 07:48
Süleyman Karagülle
İki seçim
5.9.2020 255 Okunma
1 Yorum 06.09.2020 17:06
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 3
5.9.2020 365 Okunma
13 Yorum 06.09.2020 09:11
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-2
29.8.2020 309 Okunma
6 Yorum 05.09.2020 14:33
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 1
3.9.2020 367 Okunma
7 Yorum 05.09.2020 09:21
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 2
4.9.2020 279 Okunma
6 Yorum 05.09.2020 07:24
ZEKİ ALTUBOĞA
BATMAN'I ,CUMHURİYET GAZATESİ YAZARINA ANLATALIM
3.9.2020 156 Okunma
2 Yorum 03.09.2020 23:53
ZEKİ ALTUBOĞA
PERE
25.5.2020 422 Okunma
2 Yorum 03.09.2020 20:27
Reşat Nuri Erol
‘Korona değil, korona tedavisi öldürüyor’ (mu?)
2.9.2020 261 Okunma
7 Yorum 03.09.2020 06:24
Süleyman Karagülle
İsabetli Teşhis
2.9.2020 274 Okunma
1 Yorum 02.09.2020 19:12
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-5
1.9.2020 210 Okunma
4 Yorum 01.09.2020 07:05
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-4 SAĞLIK
31.8.2020 231 Okunma
5 Yorum 31.08.2020 20:21
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-3
30.8.2020 421 Okunma
5 Yorum 31.08.2020 08:11
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-1
28.8.2020 269 Okunma
5 Yorum 28.08.2020 16:18
Reşat Nuri Erol
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-5 HİCRET
27.8.2020 219 Okunma
4 Yorum 28.08.2020 07:48
Reşat Nuri Erol
Gıybet… Fitne… Ve asıl olması gereken nedir?
26.8.2020 239 Okunma
5 Yorum 27.08.2020 12:51
Reşat Nuri Erol
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-4
25.8.2020 221 Okunma
4 Yorum 26.08.2020 12:32
Reşat Nuri Erol
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-2
23.8.2020 217 Okunma
5 Yorum 24.08.2020 08:30
Reşat Nuri Erol
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-3
24.8.2020 203 Okunma
4 Yorum 24.08.2020 08:30
Mete Firidin
İki Kez Ölmek
23.8.2020 338 Okunma
1 Yorum 23.08.2020 18:41
Reşat Nuri Erol
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-1
22.8.2020 237 Okunma
5 Yorum 23.08.2020 07:56
Süleyman Karagülle
Yanılgı
20.8.2020 288 Okunma
3 Yorum 20.08.2020 21:33
Reşat Nuri Erol
Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 5
19.8.2020 277 Okunma
7 Yorum 19.08.2020 23:49
Süleyman Karagülle
Acayip bir dünya
18.8.2020 307 Okunma
2 Yorum 18.08.2020 16:09
Reşat Nuri Erol
Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 4
18.8.2020 242 Okunma
5 Yorum 18.08.2020 14:52
Reşat Nuri Erol
Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 3
17.8.2020 241 Okunma
5 Yorum 18.08.2020 10:04
Süleyman Karagülle
Geleceğin Dengesi
14.8.2020 273 Okunma
1 Yorum 16.08.2020 22:05
Reşat Nuri Erol
Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 2
16.8.2020 248 Okunma
5 Yorum 16.08.2020 18:59
Reşat Nuri Erol
Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 1
15.8.2020 276 Okunma
4 Yorum 16.08.2020 10:05