Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Yusuf Kaplan - Yeni Şafak Ali Bülent Dilek
28 Şubat’ın iki büyük ihaneti!
203 Okunma, 0 Yorum

28 Şubat’ın iki büyük ihaneti!

01 Mart 2019, Cuma

YUSUF KAPLAN

 

Türkiye, iki asırdır çok büyük travmalar yaşıyor...

İki asırdır, bu ülkede “ipler”, bu ülkenin has çocuklarının elinde değil –hâlâ!

Türkiye, Fırat Kalkanı’yla birlikte bağımsızlığına kavuşma yolunda ilk tarihî adımı attı. Ama yolun başındayız henüz...

Tanzimat’tan 28 Şubat’a kadar bu toplum, dışardan dayatılan, içerde celladına âşık elitler tarafından uygulanan travmatik ameliyatlarla hizaya getirilmeye, “adam edilmeye”, ehlileştirilmeye, mankurtlaştırılmaya çalışılıyor...

200 yıllık adına modernleşme denen tarihimiz esas itibariyle Türkiye’nin içerden teslim alınması tarihidir; dışardan fiilen sömürgeleştirilemeyen bu toplumun içerden zihnen sömürgeleştirilmesi, epistemik / zihnî köle yapılması serencamıdır.

ÜÇ BÜYÜK İHANET!

................................

TÜRKİYE’NİN PARÇALANMASI İHANETİ!

İşte ikinci büyük ihanet tam bu noktada devreye girdi: Toplumun İslâmî kimliğini aşağılayarak, laik kimliği her alanda dayatmaya kalkışmak, etnik kimliklerin kaşınmasıyla ve etnik kimliklerin İslâmî kimliğin önüne geçmesiyle sonuçlandı.

Bu, Türkiye’nin parçalanmasının tohumlarını eken büyük bir ihanetin başlangıç noktasıydı.

Oysa yapılması gereken şey, tam tersine, İslâmî duyarlıkları, kimliği, söylemleri pekiştirmekti: Bunun için de gerekli tarihî malzemeyi seferber etmek gerekiyordu. Meselâ, Türklerle Kürtler ne zaman ki, omuz omuza vermişler, işte o zaman hem emperyalistlerin oyunlarını püskürtmüşler hem de müşterek bir medeniyet dünyasını birlikte inşa etmişler. Kardeşliklerini tarihe nakşetmişler.

İslâmî kimliğin ve duyarlıkların bastırılması, laik kimliğin ve duyarlıkların dayatılması, kaçınılmaz olarak etnik kimliklerin, İslâmî kimliğin önüne geçmesine, bu da, Türkiye’nin parçalanma sürecinin tohumlarının ekilmesine yol açtı.

Özetle: Bu ülke, böyle bir ihanet görmedi.

Hem irtica diyerek İslâmî kimlik, duyarlıklar bastırıldı; bu topraklardan İslâm’ın izini silecek her tür ihanet güvenlik meselesi olarak konumlandırıldı; hem de etnik kimlikler kaşınarak ülke bölünmenin eşiğine fırlatıldı!

İşte 28 Şubat’ın iki büyük ihaneti!

Eğer bu iki büyük ihanet bütün yönleriyle derinleşmesene sorgulanmazsa, bu ülke, bu tür ihanetlerden hiç bir zaman kurtulamaz.

Vesselâm.

https://www.yenisafak.com/yazarlar/yusufkaplan/28-subatin-iki-buyuk-ihaneti-2049475

yorum;

28 ŞUBAT TAHLİLCİLERİ! BATIL DÜZENDE BATILI YENEMEZSİNİZ.

Yazının yorumunda bu hafta önemine binaen  iki alıntı ile iktifa edeceğim,

bakın hocalarımız 2012 yılında 28 şubatla ilgili neler yazmışlar;

"Düzeni değiştirmezsen düzen seni yer

28 Şubat’ı yaptılar. Refahyol’u indirdiler. Bugün ise o indirenler yargılanıyor.

Siz ne kadar iyi olursanız olun, ne kadar akıllı olursanız olun, ne kadar çalışkan olursanız olun, ne kadar uğraşırsanız uğraşın batıl düzende batılı yenemezsiniz.

28 Şubat batıl düzende batılın galip gelmesinin bir hikayesidir aslında. Batıl düzen içinde başaracağına inananlar batıl düzenin kuralları içinde bir mağlubiyet tattılar.

Gelelim günümüze. Aynı durum tekrar oynanıyor. Bu sefer batıl düzende başarılı olduğunu düşünen Ak Parti var önümüzde. Ama onlar öncekilerden biraz farklılar. Zaten batıl düzen içinde başarılı olmayı hedeflemişler. Hak düzeni getirme diye bir dertleri yok. Bu nedenle kısa süreli başarılı olabiliyorlar. Ancak batıl düzen içinde güçlü olan zayıf olanı ezer. Bu nedenle 15 sene önce askerlerin yargı mensuplarına verdiği laiklik brifinginde askerleri elleri kızarana, morarana kadar alkışlayan yargı bugün aynı askerleri yargılıyor. O zaman askerleri yerlere göklere sığdıramayan basın bugün yerin dibine batırıyor.

Bu batıl düzen devam ettikçe gün gelecek aynı yargı bu sefer Ak Partilileri yargılayacak. Aynı basın bu sefer Ak Partilileri yerin dibine batıracak.MÜH.DR.LÜTFİ HOCAOĞLU

YORUMA SÜLEYMAN KARAGÜLLENİN YORUMU;

"Tarih bir akıştır. Biz o akışın içinde karınca kaderince görev alırız. Herkes kendi içtihadi ile hareket eder. 1920 de başlayan Devletimizin oluşmasında tarihi seyrin tamamlamış hep iyi şeyler olmuştur. Aktörlerin cennette mi yoksa cehennemde mi olacakları onların niyetleri tayin edecektir. Onu d aylanız a'lami guyup bilir. Eksiklik bizde idi derken bizden kastım, , önce kendimi sonra İzmir Akevler'in yöneticilerini kast ediyorum. Akevler'i destekleyen Cengizgiller de bu bizin içine dahildir. Milli görüşçüleri biz siyasette destekledik. Ama milli görüş içinde aktif rol almadık. Desteklediğimiz için de eksiklikleri eksiğimiz idi. Diyordum. Bununla kimseyi suçlamıyorum, ben olsaydım daha iyi yapardım demiyorum. Biz bizim içtihadımızla hareket ederiz onlar da kendi içtihatlarıyla hareket edeceklerdi. Cengiz bizdendir. Çünkü burada aktiftir. Bugün ki milli görüşçülerin görevleri bitmiş ise tasfiye olurlar. Üzülürüz, bitmemişse ortaya çıkarlar, onları destekleriz. Cengiz ve Lütfi'ye uyarak parti kurmadan vazgeçtim. Bizim işimiz siyaset değildir. Bizim işimiz, ilim ve deneme uygulamalarıdır. Bu hususta görüş ayrılığımız yoktur. Aramızda ittifak vardır. Mevcut düzen içinde kendimizi göstermek gerekiyordu. Erbakan'la fazlasını yaptık. Bu günde mevcut düzende AK Parti bunu yapıyor. Erdoğan'ın Erbakan'dan farkı, Erbakan bunu adil düzene erişmek için araç olarak yaptı. Bunlar, mevcut düzenden yararlanmayı hedefliyorlar. Onlar için bunun yararı yoktur. Sonları uçurumdur. Allah iyileri kötü düzende muvaffak etmez. Ama bizim için adil düzene geçmemiz için araçtırlar."

http://www.akevler.org/AdilDuzenDergisi/150/1942/Duzeni-degistirmezsen-duzen-seni-yer

Buyurun Yusuf Kaplan hocam düzen bizi yemeden; merhum Erbakan hocamın vasiyeti

ve mahsülü  olan,Akevler Adil Düzen çalışanlarının da 53 yıllık emeğiyle oluşan,

ADİL DÜZEN'i gündeminize alın,arkadaşlarınıza da aldırın,okuyucularınıza da

etki edin ve artık; düzen bırakın bizi, bütün dünya canlılarını yemeden değiştirelim

de mazluma da zalime de,tüm canlılara da yardım etmiş olalım(H.Ş.) vesselam...

 

 

 


 

 

Ali Bülent Dilek



YorumYap

Sayı: 507 | Tarih: 3.3.2019
Ahmet Hakan
Kim kazanacak? Kim kaybedecek?
Bu heves niye?
286 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Ergün Diler
Yatta tezgah
Türkiye’ye saldırı
252 Okunma
1 Yorum
Süleyman Karagülle
Mehmet Barlas
Meğer yükselen değerler balonmuş…Birer birer patlıyorla
Adil Düzen
225 Okunma
Tayibet Erzen
Uğur Dündar
Beyin göçüne inat
İman yoksa,beyin de yoktur.
208 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Yusuf Kaplan
28 Şubat’ın iki büyük ihaneti!
28 ŞUBAT TAHLİLCİLERİ! BATIL DÜZENDE BATILI YENEMEZSİNİ
203 Okunma
Ali Bülent Dilek