Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mehmet Barlas - Sabah Tayibet Erzen
Türk dış politikasının fazla hareket alanı yok mu?
599 Okunma, 0 Yorum

 

Biz burada devletin de toplumun da yaşamına bir kâbus gibi inen darbe teşebbüsünün izlerini temizlemeye çalışırken, stratejik ortak ve müttefik olarak gördüğümüz ülkelerin olayı hafife almaları ve hatta bazılarının "Yazık oldu darbecilere" benzeri söylemlerle olaya yaklaşmaları, bizi şaşırtmamalı.

Uluslararası ilişkilerin karşılıklı çıkarlara ve bazıları üzücü olan gerçeklere dayalı olarak yürüdüğünü artık öğrenmiş olmamız gerekiyor.

Darbe geleneği 
Örneğin Türk ordusu ile "Darbe geleneği" arasındaki ilişki üzücü olsa da bir gerçek. Neticede 1960'tan bu yana 4'ü başarılı olan 7 darbeye sahne oldu bu ülke. Bu bakımdan son darbe girişimini dış ülkelerin, bizim gibi tepki ile karşılamamaları ve beklenilen bir gelişme gibi görmeleri doğal olabilir.

Tamamı için http://www.sabah.com.tr/yazarlar/barlas/2016/07/31/turk-dis-politikasinin-fazla-hareket-alani-yok-mu

 

Yorum:

Cunta neyi başardı?

Türkiye gelinen süreçte ordusu yıpratılarak, güçsüzleştirilerek dış güçlerin tam da istediği noktaya doğru yol alırken, acaba 15 Temmuz darbe girişimine ‘başarısız’ demek ne kadar doğru olur?

Türkiye dış politikada çoluk çocuk denecek yaşta olan politikacıların ve bürokratların azarlamalarına maruz kalırken ve ülke sömürgeymiş gibi ezik bir tavır takınılıyorken, hala ama hala ısrarla AB gibi bizim için hiçbir anlam içeremeyecek bir oluşuma yaranmaya çalışılıyorken biz hangi prestijden, bölgedeki hangi önemden bahsedebiliriz?

Kim ne kadarını kabul eder bilemem ama bana göre bu ülkenin en büyük gücü Ordusu’dur. Öyle olmasaydı 15 Temmuz’da hedef tahtasına, hem de merkeze konmazdı. Bunca ihanetin ve kalleşliğin boşa çıkmasını, dahası bu ülkenin gerçekten kurtuluşa ermesini istiyorsak yerimizi değil, Ordumuzu güçlendirelim. Ülkede temizlik ve reform yapılacaksa şimdiye kadar dişe dokunur tek bir iş bile yapamamış olan MİT’ten başlayalım.

Kurtuluş sanıldığı gibi ne Atatürk’te, ne Cemaat liderlerinde, ne siyasi parti liderlerinde. Bunların hepsi geçici!

Çözüm; din olarak İslam’ı seçip, profesyonel anlamda Müslüman olup, sadece özel yaşamına entegrasyon yapmış,  yani namaz kılan, oruç tutan, hacca giden insanlarda değil, hayatın her alanına etki edip, her şeyi düzenleyebilecek bir dine inanan insanlarda. Aksinin ne kadar vahim sonuçlar doğurduğunu gördük, maalesef görmeye de devam ediyoruz.

Çözüm evrensel gerçeklerde, hatasız ve eksiksiz tek kaynak olan Kuran’da.

Kulak verirsek ne ala, vermezsek Allah yerimize başkalarını getirir ve onlar bizim gibi olmazlar.

 

Tayibet Erzen



YorumYap

Sayı: 373 | Tarih: 7.8.2016
Ergün Diler
Melez Mısır
Sermaye-Siyaset Savaşı
836 Okunma
Süleyman Karagülle
Yusuf Kaplan
Millet,devleti kurtardı;ama devleti kurmasına izin veri
Savaşla kazanılanı masada kaybetmek !
609 Okunma
Ali Bülent Dilek
Mehmet Barlas
Türk dış politikasının fazla hareket alanı yok mu?
Cunta neyi başardı?
599 Okunma
Tayibet Erzen
Ahmet Hakan
FETÖ itirafçılarına dair
Klişe çözümler “out”, Adil Düzen “in”
580 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Emre Kongar
İdam cezası ilkelliktir!
İdam cezası çağdaşlıktır
538 Okunma
Vahap Alma