Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Can Dündar - Milliyet Vahap Alma
Camiler Karartılmalıydı
657 Okunma, 0 Yorum

 

 

Dünkü Avrupa gazetelerine baktım.

Paris saldırısının tüm vahşetine rağmen, ön sayfalarda kan, panik, dehşet fotoğrafları yoktu.

Nefret başlıkları da...

Acılı ailelerin gözyaşları da...

Çoğu Fransız gazetesi, “Hepimiz Charlie Hebdo’yuz” manşetinin cesur kararlılığıyla çıkmıştı.

İngiliz Independent’ın birinci sayfasındaki karikatürde, kana bulanmış dergiden fırçasıyla uzanmış bir el; dikilmiş orta parmağıyla, “Ayaktayım” mesajı veriyordu.

Türk basınının tavırsız başlıklarıyla kıyaslanınca, ilkeli bir duruş hemen kendini gösteriyordu:

“Silahlar, kalemleri susturamaz!”

***

Yine de yeniklik hissi içinde olanlar yok değildi.

Örneğin “L’exquipe”de, bu kanlı maçı dehşetle izleyen insanların karikatürü vardı:

Skor tabelasında:

“Özgürlük: 0 Barbarlık: 12” yazıyordu.

Maçın sonucu bu mu?

Henüz bilmiyoruz.

Dahası, maçın başında mıyız, sonunda mı; ondan da habersiziz.

Ama bence bu karikatürde asıl önemsenmesi gereken şey, takımların adları...

Bu maçta, taraflar, İslam ile Hıristiyanlık değil...

Avrupa ile Asya değil. Doğu ile Batı da değil...

“Barbarlık”ın “Özgürlük”e karşı maçı bu...

***

Aradığımız çarenin sırrı da bu tasnifte yatıyor. Çünkü bizi ayıran şey, dinimiz, dilimiz, rengimiz, ırkımız, kıtamız değil...

Biz, farklı dinden, dilden, renkten, kıtadan “Özgürlük” yanlıları olarak “Barbarlar” takımına karşı savaşıyoruz.

“Gâvurlar”a karşı “Müslümanlar” cephesinde değiliz; düşünce özgürlüğüne inananlar olarak, Charlie Hebdo’nun cesur kalemlerinin yanında “Le Pen+El Kaide nefret ortaklığı”nın karşısında duruyoruz.

Her dinin içindeki bağnaza karşı, her dinden insanlarla, bağnazlığın yeryüzünden silinmesi mücadelesinde buluşuyoruz.

Silahın karşısında kalemin yanında, fanatizme karşı sağduyu takımında saf tutuyoruz.

***

Önceki günkü performansıyla Türkiye’nin bu saflaşmada pek de kararlı bir tavır sergilemediğini, barbarlıkla arasına mesafe koymakta geciktiğini söylemek gerek...

Kınama mesajları verildi gerçi; ama örneğin Cumhurbaşkanı’nın mesajı, katliamdan 10 saat sonra ve dünya liderlerinin hayli gerisinden geldi.

Diyanet İşleri de tepki vermek için, ertesi günü bekledi.

Geçen ay Taliban’ın Pakistan’daki kanlı saldırısı nedeniyle, dayanışma amacıyla bir günlük yas ilan edip bayrakları yarıya indiren Türkiye, aynısını Fransa için yapamaz mıydı?

Almanya’daki ırkçı saldırılar nedeniyle

kiliselerin ışıklarını kapatmasını öven Diyanet İşleri, Hz. Peygamber adına yapılan katliama tavır için, bir günlüğüne camileri karartamaz mıydı?

Artık kınama mesajlarına, “Zamanlama manidar”, “Algı manipülasyonu” türünden uyarılar serpiştirmek yerine, vahşetle İslam arasına net bir çizgi çekmenin, “Bütün Müslümanlar terörist değil ama neden teröristlerin çoğu Müslüman” sorusunu yinelemenin, İslamofobi kadar İslamı da tartışmanın, “sevgi dini” olduğu söylenen bir inançtan nasıl bunca şiddet ve nefret üretilebildiğini ve nasıl yok edilebileceğini sormanın zamanıdır.

***

Bedri Koraman ve karikatüre tahammül

Dünya karikatüristlerine başsağlığı dilerken bugünlerde yoğun bakımda tedavi gören bir çizgi ustasına, duayen ağabeyimiz Bedri Koraman’a da buradan geçmiş olsun demek ve acil şifalar dilemek istiyorum.

Onun adına çıkarılan kitapta, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in imzasını taşıyan, kısa bir giriş yazısı var.

Diyor ki:

“Mizah, zekânın diriliğidir ve bu nedenle daima eleştirel bir ağırlığa sahiptir.”

Ve şu teşhisi koyuyor:

“Demokratik rejimlerde siyasi mizahın sahip olduğu yer, bir gelişmişlik göstergesidir.”

Bu göstergeyle günümüze bakarsak, gelişmişliğin hayli gerisine düştüğümüz anlaşılır. Demirel’in koltuğunda, kendisini hicveden bir karikatüre 10 yıl hapis talebiyle dava açtıran bir Cumhurbaşkanı oturuyor.

Ve onun tahammülsüzlüğü, Türk mizah dergilerine Paris katliamını örnek verip “Ayağınızı denk alın” diyenlere yol gösteriyor.

 

 

     Adaletsiz Adalet

 

     Suriye, Irak, Afganistan, Filistin, Bosna Hersek, Myanmar, Çin, Vietnam, Cezayir, Libya, Hiroşima, 1.Dünya Savaşı, 2. Dünya Savaşı ve Fransa..! Sayılan savaşların hangisi müslümanların eseri ki İslam ile Terörizm aynı cümlede sarfedilebiliyor. Müslüman ülkelerin yıllardır her metrekaresi kan revan içinde. Her gün onlarca insan ölüyor. Onlarca bomba patlıyor. Sonuç: Summun, Bukmun, 'Umyun...

 

     Fransa 'da bir olay yaşandı. Bilanço Suriye'ye oranla 10.000'de 1 bile değil. Verilen tepki de aynı oranda... Dünya bu olayı konuşuyor. Ne kadar da trajik!

 

     Adamlar haddini bilmeden Hz. Muhammed'e hakaret ediyorlar ve bunu 'basın özgürlüğü' safsatasına sığınırak yapıyorlar. Bizim kek müslümanlar da bunu yutuyor. Ya da korkuyor. Ya da bilmiyor. Dünya liderlerinin birçoğu da (Türkiye dahil) tarihte görülmemiş bir yürüyüşe imza atıyorlar. Masum Fransa'ya destek için. Kısacası Dünya Fransa'ya Fransız. İfade özgürlüğüne dem vurulmuş bir de. Yaşam hakkının hakaret hakkından ucuz olduğu dünyamızın dünya liderlerinin duyarlılığını ayakta alkışlamak gerek. Müslümanlara kulak tıkayan bu zihniyetin Fransa'ya duymuş olduğu muhabbetin sırrı ne acaba?

 

     Lobi'lerin yazıp yönettiği film çoktan vizyonda. Her şey onlar için tıkırında. Hasılat, milyarlarca dolar ve milyonlarca ceset. Uyuyan müslümanlar da ekmeklere yağ.

 

     Haksız Adalete koşulsuz intibanın hesabını Allah soracaktır...

 

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ كُونُواْ قَوَّامِينَ لِلّهِ شُهَدَاء بِالْقِسْطِ وَلاَ يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَآنُ قَوْمٍ عَلَى أَلاَّ تَعْدِلُواْ اعْدِلُواْ هُوَ أَقْرَبُ لِلتَّقْوَى وَاتَّقُواْ اللّهَ إِنَّ اللّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

 

     Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz kin, sizi âdil davranmamaya itmesin. Adaletli olun; bu, Allah korkusuna daha çok yakışan (bir davranış) tır. Allah'a isyandan sakının. Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilmektedir.

 

 

Vahap Alma



YorumYap

Sayı: 291 | Tarih: 11.1.2015
Can Dündar
Camiler Karartılmalıydı
Adaletsiz Adalet
657 Okunma
Vahap Alma
Yusuf Kaplan
İslam'la postmodern savaş süreci Avrupa'da...
İslam dini ve İslam düzenini anlamak!
618 Okunma
Ali Bülent Dilek
Ahmet Hakan
Tekfir ediyorum
Günümüzün Ebu Lehebi
614 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Mahir Kaynak
Önümüzdeki Günler
Yeni Uygarlık
597 Okunma
1 Yorum
Süleyman Karagülle
Mehmet Barlas
Komplo teorileri ile gerçek komplolar arasında mı
Komplolara karşı tek vücut olma zamanı
567 Okunma
Tayibet Erzen