Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Ahmet Hakan - Hürriyet Lütfi Hocaoğlu
Somali konseri
941 Okunma, 17 Yorum

01.10.2011

BİLİYORUM: Somali’ye yardım konusunu da, Ajda Pekkan’ın Somali’ye gösterdiği duyarlılığı da yiyip tükettik.
Artık hiç kimse “Somali” ve “Ajda” sözcüklerini yan yana görmek bile istemiyor.
Ama sonuçta Somali orada öylece duruyor:
Yine aç, yine sefil...
Ve Ajda da burada bir duyarlılık sergiliyor:
Beş kuruş para almadan, masrafları da kendisi üstlenerek bir konser verecek bu akşam Kuruçeşme Arena’da...
Sırf bir duyarlılığı sürdürmek adına da olsa bu akşamki Ajda konserine gidilmeli derim.

Yazının tamamı için tıklayınız.

 

Yorum:

Palyatif tedavilerin sonu

Geçen haftalarda “Somali’ye palyatif yardım” başlıklı bir yorum yazmıştım. O yorumda yapılanların gerçekte hiç bir anlam ifade etmediğini sadece yara bandı vasfında olduğunu ifade eden açıklamalar yapmıştım. Aradan çok kısa bir süre geçmesine rağmen olay o noktaya vardı.

Neydi o gündem? Bugün kim Somali’den bahsediyor? Neydi o televizyonlardaki, gazetelerdeki görüntüler? Bugün hangi gazetede veya televizyonda Somali var? Neydi o yardım toplama kampanyaları? Bugün Ajda Pekkan dışında ilgilenen kim kaldı? Yarın, öbür gün o da bitecek. Yoksa o yardım toplamaların arkasında birazda bizim cebe girer psikolojisi mi vardı? Yoksa Somali’de açlık sorunu sona erdi de bizim haberimiz mi yok? O son derece şefkatli yardım kuruluşları neden artık Somali ile ilgilenmiyor?

Çözümler reel olmalı, uygulanabilir olmalı. Tasavvufi, mistik, insanın iyi davranışına endeksli çözümler çökmeye mahkumdur. Geçen haftalarda tartıştığımız Adil Düzende askerlik meselesinde de Akevler Adil Düzenin reel olarak sistematize edilmiş askerlik düzeni ile Cengiz Demirci’nin düşündüğü, kişilerin iyi olmasına dayanan hayalci askerlik düzeni arasındaki fark da budur. Birisi sistematik bir şekilde insanları iyi olmaya götürürken, diğeri kişiler iyi olmazsa “yapacak bir şey yok, ölürüz, köle oluruz” felsefesine dayanmaktaydı. Hatta o kadar ki “biz yatalım, başka ülkeler bizi korusun” düşüncesi ile sonuçlanıyordu. Bugün örneğini gördüğünüz Somali’ye yardım meselesi de aynen böyledir. Reel değildir, geçicidir, palyatiftir, sürdürülebilir değildir.

Adil Düzen referansı Kuran olan, insanların dünya hayatının bir cennet gibi olmasını amaçlayan, reel çözümler getiren bir İslam düzenidir. Bu İslam düzenini ilk kuranlar Mukarrebler, koruyan, kollayan, gözetenler müminler, bu düzende yaşayanlar ise müslimlerdir. Adil Düzenin getirdiği çözümler sistematizedir ve reeldir. Çünkü kaynağı Kuran’dır. Çünkü kâinatı yaratan ve kitabı indiren bütün her şeyi sistematize etmiş ve belirli kurallar içinde döndürmektedir. Bizden de aynen bunu yapmamızı istemektedir. Bunun yolu da Adil Düzen’den başkası değildir.

 

Lütfi Hocaoğlu

Yorumcu
Yorum
ziya küçük
04.10.2011
17:11

İnançlar farklı olduğu için mi dayanışma ortaklığı kuramıyorlar?

Lütfi Hocaoğlu
04.10.2011
19:25

Ben örnekleri ve çıkarımları ayetten yapıyorum. 84. ayete dikkatli bakın: Onlar Allah ve resulune küfrettiler diyor.

Bu ayette resule emir var: EBEDİYYEN onlarla beraber savaşmama emri var. Öldükten sonra bile namazlarını kılma diyor. Emir has ifadedir. Has ifadeler takyid edilmezse aynen geçerlidir. Burada bu has ifade takyid edilmemiştir. Yani burada kafir olanlar bir daha o başkanla beraber savaşamayacaklar demektir. Bu gayet açık bir ifade. Ancak diğer ayette küfredip, sonra iman edenlerden bahsediyor diyoruz. O başkanla beraber iman edemeyecekleri buradan açık ve net anlaşılıyor. O zaman başka yerde iman etmeleri gerekir. Bu da gayet açık. Zaten evvele merretin ilk grup için söyledim, ikinci grup için değil. Eğer sizin dediğiniz gibi tekrar aynı başkanın yanına dönebiliyorsa bu ayetteki ebediyen onunla savaşmayacakları emri ve öldüklerinden bile başkanın onların namazını kılmaması, kabri başında durmama emri saçma olmaz mı?

İkinci grup ise dediğiniz gibi ve benim dediğim gibi farklıdır. Kendileri itiraf etmiştir. Pişman olmuşlardır. Ama ayette onlar için küfrettiler dememektedir. Yani kafir olup geri iman etmemişlerdir.

Lütfi Hocaoğlu
04.10.2011
19:28

İnançlar farklı olduğu için mi dayanışma ortaklığı kuramıyorlar?

Hikmetleri çok farklı olabilir. Ancak ayette onları veli edinmeyin dediği için biz bu çıkarımı yapıyoruz.

Lütfi Hocaoğlu
04.10.2011
19:42

İman edenlere cuma namazı farzdır. CUma namazı bucakta kılınır. Yahudi ev Hıristiyanların bucağında cuma namazı olmadığı için orada Kuran mümini mümin olamaz.

Lütfi Hocaoğlu
05.10.2011
08:47

Ebeden -dıkça anlamında değildir. O anlamda kullanılan kelime ma dame kelimesidir. Ebeden sonsuz ya da sonu belirsiz anlamındadır. Ancak burada sadece ebeden değil, cenaze namazını kılmama emri vardır. Yani ölene kadar hatta öldükten sonra geçerli olan bir emir vardır.

Burada emir has ifadedir. Has ifadeler takyid edilmedikçe mutlaktırlar. Takyid edilenler mukayyeddirler. Mutlak emir aynen gerçekleştirilir. İstisna getirilemez. Usul-u fıkıh ifadesi ile "Has ifadeler tahsis edilmez, âm ifadeler takyid edilmezler." Eğer başkan onlarla beraber artık savaşa çıkarsa has ifadeyi tahsis etmiş olur ki usul kaidelerine terstir. Bunun hikmeti de bana göre kişileri savaştan kaçmadan caydırmadır. Yani sonunda gelecek olan öyle bir yaptırım vardır ki müthiş bir dışlanmadır. Bu da denge için kurulmuş bir mekanizmadır bana göre.

Buradaki ifadenin mutlak olması nedeniyle artık asla bu komutana pişman olamazlar diyorum. Başka yere gidip geri dönseler bile bu komutan orada başkan oldukça yine ona pişman olamazlar. Bunun en temel sebebi başkana Allah tarafından verilen emrin mutlak olmasıdır.

Elbette ki bu bizim içtihadımızdır. Yanlış olabilir. Ama benim bildiğin usul kaideleri ile bu sonuca varabiliyorum.

Ve-s selam.

ziya küçük
05.10.2011
09:24

Avrupa Birliği de bir nevi hristiyanların dayanışma ortaklığı hüviyetinde. Böyle olduğu için mi girilmesine karşısınız?

Müslümanlarda böyle bir birlik kurabilir o zaman ve ona girilebilir.

Lütfi Hocaoğlu
05.10.2011
17:52

Adil Düzende bu tip birlikler yoktur. İnsanlık vardır. Devletler arası sorunlar hakemlik müessesesi ile çözülür. Müslümanların kurduğu veya kuracağı birlikler için de geçerlidir. Onlarda yoktur Adil Düzende.

Sayfa: 2 / 2 (17 Yorum)Prev1[2]Next


YorumYap

Sayı: 120 | Tarih: 2.10.2011
Ahmet Hakan
Somali konseri
Palyatif tedavilerin sonu
941 Okunma
17 Yorum
Lütfi Hocaoğlu
Mahir Kaynak
Ezbercilik
Ekonominin müspet ilmi
538 Okunma
2 Yorum
Süleyman Karagülle
Zülfü Livaneli
tluk sembolü değilmiş
akevler,adil düzen ve zeytinyağı kalitesi
535 Okunma
Ali Bülent Dilek
Taha Kıvanç
Kitap için ağaç kesmek gerekmiyor
Geleceğin kitapları
490 Okunma
Ahmet Kirtekin
Ruşen Çakır
Yeni bir başlangıç, yeni bir umut!
Adil Düzen Anayasası
463 Okunma
2 Yorum
Tayibet Erzen
Nihal Bengisu Karaca
Kürt siyasetinin nefret objesi
Şımartılmış Türkler ve Kürtler
461 Okunma
Hakan Kandal
Mehmet Şevket Eygi
Allah'tan ümit kesilmez
Hiçbir zaman kesilmez!
455 Okunma
Emine Hocaoğlu
Ruhat Mengi
BDP, PKK’nın siyasi kanadı mı, değil mi?
Yorumsuz
427 Okunma
Vahap Alma
Ebubekir Sifil
Mayınlı Alan
Adalet Özlemi
388 Okunma
Zafer Kafkas