Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 11
3.12.2020
341 Okunma, 5 Yorum

Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 11

Ne diyorduk? Devamı var; teşhis ve tedaviye kaldığımız yerden devam edeceğiz…

Önceki yani dokuzuncu yazımızın sonunda dediklerimizi hatırlayarak devam edelim.

Şimdi de Sermaye (yani küresel sömürü sermayesi) kazanmış gibi görünüyor.

Ancak tam istihdam sağlandığı için Sermaye’nin iktidarı başarılı olamayacaktır.

Amerika yani ABD ya Sermaye’nin emrinden çıkacak ya da yıkılacaktır. Eyaletler bağımsızlıklarını ilan edecektir. Yani her iki durumda da Biden’in başarı şansı yoktur. İleride “ortaklık düzeni” dünyaya hâkim olunca ABD’deki Sermaye artık iş yapamaz hale gelecektir.

Türkiye’nin ve dünyanın birçok sorunları var. Dünya Sermaye’ye dayanarak yönetiliyor. Faizli işçilik sisteminde varlıklarını koruyorlar. İktidarları faizli işçilik sistemine dayanıyor. Faizli işçilik sisteminden vazgeçip kredileşmeli ortaklık sistemine geçebilmeleri bugün için mümkün gözükmüyor. Dolayısıyla onlar belli bir zamana kadar bu sistem içerisinde çırpınıp duracaklardır. Onların sıkıntıları bizim kadar değildir.

Duruma göre Türkiye son derece sıkıntılı günler yaşıyor. Diğer sıkıntılar dünyadaki sıkıntılara benziyor. Biraz daha bu durumu sürdürme Türkiye içinde mümkün olabilir.

Bize göre Türkiye’nin en büyük tek sıkıntısı vardır. Bu sıkıntı veya bu problem Dolar problemidir. Ekonomisini dolara dayandıran Türkiye artık Dolar bulamaz durumdadır.

Türkiye’yi kendi taraflarına çekmek isteyenler kılıçlarını çekmiş, “Benim tarafa gel yoksa indiririm ha!” diyor. Türkiye’nin bir tarafa gitmesiyle kendisini kurtarması mümkün değildir. O tarafa gittiği zaman diğer kılıçların hepsi Türkiye’nin üzerine iner. Kim olursa olsun bizi koruyamaz. Çünkü onların arasında da denge yoktur. Birisi tam olarak hâkim değildir.

Türkiye büyük devlet değildir ama Türkiye güçlü devlettir. Ekonomi sorununu çözdüğü zaman Türkiye dünyaya hükmedemez ama kimse de Türkiye’ye hükmedemez, Türkiye bağımsız ileri bir devlet olur, üçüncü binyılın ortaklık düzeni içinde ise ilk devlet olur.

Türkiye’nin Dolar problemini çözmesi için çok fazla uğraşı vermesi gerekmez. Beş yaşındaki bir çocuğu bakkala gönderdiğiniz zaman sakız alacaksa elindeki parasıyla kaç sakız alacağını bilir. Yani ekonominin temel düsturu olan “para=fiyat*mal”dır. Bunu bilmeyen insan yoktur. Ama buna inanan insanı bulmak gündüz fenerle adam aramaya benzer. Para dediğiniz şey satın alma gücüdür. Eğer parayı mevcut piyasada arttırırsanız enflasyon olur, parayı mevcut piyasada azaltırsanız üretim durur ve kriz olur. Bunu da herkes yaşayarak bilir.

Bütün sorun parayı piyasaya gereği kadar sürmekten ibarettir. Faizli para devamlı çoğalma durumunda kalır. Üretimin arttığı kadar para artarsa bu enflasyona sebep olmaz, krize de sebep olmaz. Millî hasılattaki artış reel ekonomide yüzde 2 ile yüzde 5 arasında gerçekleşir. Bu kadar bir faizle işleyen sistem dengesini koruyarak devam eder. Yüzde 10’u aşan faiz enflasyonu körükler, enflasyon faizi körükler ve sonunda devrilme olur. Bütün paralar için bu kaçınılmaz bir kaderdir. Faizli işçilik sisteminde TL’nin değerini korumak mümkün değildir, mümkün olamaz. Dünya piyasalarından da kendimizi tecrit edemeyiz.

Bizim yarım yüzyıllık çalışmalarımız sonucunda problem çözmüştür.

Altın bonosunu çıkarıp altın ile altın bonosunu birebir değiştireceksiniz.

Altın bonosunun TL ile değerini öyle ayarlayacaksınız ki, altın kendisini korusun.

Yani her zaman altınla altın bonosu değiştirilebilsin. Bu gerçek enflasyondur.

Bize göre Allah, inanmayanlara göre doğa, altını para olarak var etmiştir.

Altın zaman ve mekân yani yer olarak hiçbir şekilde değerini kaybetmez.

Siz TL’yi altına kota ederseniz, gerçek enflasyonu her ana saat saat bilirsiniz.

Enflasyonun kötü etkisini yok etmek için vereceğimiz ve devamlı önerdiğimiz kuralı yasallaştırmak gerekir: Ödemeler TL ile yapılır, borçlanmalar altın bonosu ile olur.

Türkiye bunu kabul eder ve uygularsa sorunlarını kökünden çözüme kavuşturmaya başlar.  Bu konuda yarım asırdır uygulayarak araştırmalar yaptık. 54. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı Necmettin Erbakan da bu konuda uygulamalar yaptı ve cumhuriyet tarihimizin en başarılı hükümeti oldu… Bu sıkıntılar da geçecektir, inşallah…

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
03.12.2020
09:35


VE

"MİLLÎ GAZETE" ... 

VE

"İSLAM MEDENİYETİ" DERGİSİ ... 

VE

... ... ... 




Reşat Nuri Erol
03.12.2020
09:36


Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Dergimizin 46. sayısını iftiharla istifadelerinize sunarız.
Emeği Geçen herkese teşekkür ederiz.
http://islammedeniyetivakfi.com/
Erişim Linki:
https://drive.google.com/file/d/13GwmNN2w_Ys3woUrKjmzp4BHQygPCJAl/view




Reşat Nuri Erol
03.12.2020
09:36


İSLAM MEDENİYET

Vakfı ve Dergisi Hakkında

Değerli bilim insanları, sevgili okuyucular;

Elinizdeki akademik ağırlıklı derginin 6. dönem 45. dergi sayısı ile uzun bir aradan sonra yayın hayatına yeniden dönüyoruz.

Bu imkânı bizlere bahşeden Cenab-ı Hakka sonsuz hamdü sena ederiz…

İslam Medeniyeti Vakfı’nın kuruluş amacı; peygamberlerin getirmiş olduğu hakkı üstün tutan medeniyeti kurmak için çalışmak, bu doğrultuda çalışan bilim insanlarına ortam hazırlamak, karanlıklar içinde bulunan insanlığa hakkın ışığını tutmaktan ibarettir. Vakfımız bu amaca erişebilmek için kendi imkânları ölçüsünde ülkemizin ve dünyanın hakkı üstün tutan bilim insanlarının yazılarını bir araya getirmek çabası içindedir.

İbni Haldun’un belirttiği gibi; medeniyetler devletler gibi doğarlar, yaşarlar, büyürler ve dünyaya söyleyecek sözleri kalmayınca insanlık tarihindeki yerlerini yenilerine bırakırlar. Gücü üstün tutan Batı medeniyeti günümüzün sorunlarını çözmek bir tarafa, yeni sorunların kaynağı olarak karşımızda durmaktadır. Süresini doldurmak üzeredir. Yeryüzünde çıkardıkları dünya savaşları ile son zamanlarda geliştirdikleri vekalet savaşları insanlık adına sözleri kalmadığını göstermektedir. Yaptıkları sömürüler ve zulümler ömürlerini uzatma çabalarından başka bir anlam taşımamaktadır.

İslam Medeniyeti kendi döneminde fıkıh/hukuk alanında getirmiş olduğu akit serbestliği ile Roma hukukunun katı kurallarını ortadan kaldırmış ve “ticari dönemin” gelişmesine öncülük etmiştir. Her iki hukuk sistemi kendi dönemleri olan tarım ile ticari yaşamı geliştirmişlerdir. Batı medeniyeti bu iki hukuk sistemi üzerine oturmuşsa da, özellikle “faiz” ve “ekseriyet kararları” ile gücün ve güçlünün yanında yer alarak “sömürü düzenini” beraberinde getirmiştir. Çağımızda “ekonomik dönem” olarak karşımıza çıkan emek mübadelesi bakımından Batı “işçilik sistemini” geliştirmiş, faizin oluşturduğu sermaye birikimi yoluyla teknik alanda büyük gelişmeler yapabilmiştir. Uyguladığı “faizli kapitalist sistem” ile sermaye egemenliğini kurmuş, emeği karın tokluğuna çalıştırmış, gelir dağılımındaki dengeyi bozmuştur. O kadar ki, dünya servetinin %80’i %1’in eline geçmiştir. Sosyalist denemeler de hüsran ile sonuçlanmıştır.

Bütün dünya hak arayışı içine girmiştir. Hukuk ancak hakkın üstün tutulması halinde toplumsal dengeyi sağlayabilir ve adaleti gerçekleştirebilir. Hukukun kaynakları olan “yakınlık, komşuluk, emek ve sözleşmelere dayalı yeni bir dünyanın kurulabilmesi” sadece “doğal hukuk anlayışı” ile olabilir. Bu da ancak “peygamberlerin getirmiş olduğu sistem” ile yeniden kurulabilir. Günümüz hukuk sistemi, hukuku bozan imtiyazlar, güçlünün üstün kabul edilmesi, başkasının zararına çıkarlar ile ekseriyet sistemine dayalı kararlardan arındırılmadıkça “yeni bir adil dünya düzeni” kurulamaz, “yeni bir medeniyet” oluşamaz.

Bu aşamada gelinen noktada yeni bir dünya ve adil bir düzen ancak peygamberlerin vâris bıraktığı bilim insanları tarafından kurulabilir. Üçüncü binyıl medeniyeti yani yeni İslam Medeniyeti doğuş sancılarını yaşamaktadır. Vakfımızın amacı bu medeniyetin gerçekleşmesine hizmet etmektir. Bu anlamda İslam Medeniyeti Dergisi hepimizin dergisidir.

Bütün peygamberler ve özellikle medeniyet kurucusu Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Davut, Hz. İsa ve Hz. Muhammed peygamberlerin ardından… Çağımızın ihtiyacı olan yeni Hakkı Üstün Tutan Medeniyeti kurmak… Hakkı üstün tutanları ve inananları yeni bir dirilişe hazırlamak ve insanlığa ışık tutmak için İslam Medeniyeti Dergimiz, kendi imkânları ölçüsünde bilim insanlarının yazılarını yayınlamak çabası içerisindedir…

Bunun sadece bizim gayretimizle olmayacağının bilincindeyiz. Bu dava, inanıyorum diyen herkesin davasıdır. Bu tür çalışmalar yapıldığı takdirde, Türkiye yeni bir medeniyet hamlesinin öncüsü ve üçüncü binyıl İslam Medeniyetinin kurucusu olmaya adaydır.

Yeni yayın döneminde daha nice sayılara erişmek dileğiyle Allah’a emanet olunuz…

İslam Medeniyeti Vakfı Başkanı

Reşat Nuri EROL





Reşat Nuri Erol
03.12.2020
09:37


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1092

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1092. Hafta - 28 KASIM 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1092. SEMİNER


***


www.akevler.org 


...

...

...



Reşat Nuri Erol
03.12.2020
11:50


https://www.yenisafak.com/yazarlar/erdaltanaskaragol/ekonomik-buyumenin-surdurulebilirligi-2056959

Yazının en sonunda şu bölüm var:


ADİL DÜZENİN EKONOMİK MODELİ YAYIMLANDI

İslam ekonomisi alanında çalışan iki akademisyen Adil Ekonomik Düzen’in makro ekonomik modelini yaptı. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Güran Yumuşak ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinden Prof. Dr. Hakan Sarıbaş “Adil Ekonomik Düzen: Bir Model ve Simülasyonları” adlı makaleyi “International Journal of Islamic and Middle Eastern Finance and Management” dergisinde yayımladılar.

Açıkçası, bu çalışmada hem Adil Ekonomik Düzen ile ilgili söylemlerin ve özgün unsurların iktisat biliminin nosyonuyla ilk defa modellenmiş hem de bu sistemin makro ekonomide nasıl bir bakışla açıklanacağı konusunda önemli hususlar açıklığa kavuşturulmuş.

Analizde Adil Ekonomik Düzeni temsil eden denklemlerde yer alan üretim fonksiyonu, emek arz ve talebi, para arz ve talebi, tasarruflar, yatırımlar gibi temel değişkenler eşanlı analize tabi tutulmuş.

Bu çalışmanın, İslam ekonomisi alanında yapılacak çalışmalar için önemli bir yol gösterici ve yeni çalışmalar için bir motivasyon kaynağı olacağını söyleyebiliriz.








Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-5
25.01.2021 15 Okunma
1 Yorum 25.01.2021 11:12
Süleyman Karagülle
ADİL YARGI
24.01.2021 75 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-4
24.01.2021 118 Okunma
6 Yorum 24.01.2021 11:00
Süleyman Karagülle
DAVA
23.01.2021 111 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-3
23.01.2021 133 Okunma
4 Yorum 23.01.2021 10:05
Süleyman Karagülle
NE YAPSIN?
22.01.2021 96 Okunma
Süleyman Karagülle
ÇÖZÜM DEĞİL
21.01.2021 139 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-2
21.01.2021 170 Okunma
5 Yorum 21.01.2021 14:07
Süleyman Karagülle
TEKRAR EDİYORUM
20.01.2021 149 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-1,
20.01.2021 158 Okunma
4 Yorum 20.01.2021 09:51
Süleyman Karagülle
SATRANÇ OYUNU
19.01.2021 108 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bir Millî Gazete okuyucusunun değerlendirmeleri
19.01.2021 200 Okunma
7 Yorum 19.01.2021 18:28
Süleyman Karagülle
SAVAŞ VE İSYAN
18.01.2021 99 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kâbe ve Hz. Âdem, Hz. İbrahim, Hz Muhammed
18.01.2021 189 Okunma
6 Yorum 18.01.2021 09:21
Süleyman Karagülle
SURİYELİ GENÇLER
18.01.2021 79 Okunma
Reşat Nuri Erol
2021 yılı için dualarımız ve dileklerimiz var...
17.01.2021 174 Okunma
6 Yorum 17.01.2021 11:29
Hüseyin Bağdatlı
BİDEN GÖREVE GELİRSE ?
16.01.2021 95 Okunma
Mete Firidin
Kâbe, Göbeklitepe, Stonehenge…
16.01.2021 173 Okunma
Süleyman Karagülle
İKİ DARBE
16.01.2021 139 Okunma
Süleyman Karagülle
KAPALI DEVRE
15.01.2021 173 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLER’İN İSLAM ANLAYIŞI
14.01.2021 220 Okunma
Süleyman Karagülle
TEHLİKE BÜYÜK, ÇÖZÜM KOLAY
14.01.2021 149 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-3
14.01.2021 115 Okunma
Süleyman Karagülle
TRUMP’IN DURUMU
14.01.2021 105 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yine, yeniden, 2021 de reformlar yılı olacak! - 8
14.01.2021 176 Okunma
5 Yorum 14.01.2021 10:42
Süleyman Karagülle
SERMAYE’NİN HUYU
13.01.2021 125 Okunma
Süleyman Karagülle
ESKİ SOVYETLER
13.01.2021 87 Okunma
Süleyman Karagülle
İKİ TEHLİKE
12.01.2021 142 Okunma
Süleyman Karagülle
TAKİP
11.01.2021 111 Okunma
Ahmet Yücel
ADİL EKONOMİK DÜZEN
9.01.2021 155 Okunma
1 Yorum 10.01.2021 01:07
Süleyman Karagülle
TRUMP
9.01.2021 133 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yine, yeniden, 2021 de reformlar yılı olacak! - 7
9.01.2021 207 Okunma
5 Yorum 09.01.2021 10:49
Süleyman Karagülle
AYNI OYUN
8.01.2021 102 Okunma
Süleyman Karagülle
SERMAYE’NİN OYUNU
7.01.2021 151 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yine, yeniden, 2021 de reformlar yılı olacak! - 6
7.01.2021 176 Okunma
2 Yorum 09.01.2021 11:18
Süleyman Karagülle
KATAR
6.01.2021 165 Okunma
Süleyman Karagülle
DARBEYİ YAPAN KİM?
6.01.2021 161 Okunma
Süleyman Karagülle
SİLAH YASAĞI
4.01.2021 113 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Wezîfeya Ruspîyan
4.01.2021 79 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji te hesdikim
4.01.2021 50 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Bifire Dilê Min
4.01.2021 55 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Bifire Dilê Min
4.01.2021 45 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ZEMBİLFROŞ
4.01.2021 45 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NETEW ÇEWA ÇÊDIBIN
4.01.2021 44 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Lê Keçika Qereçî
4.01.2021 43 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Bi Kuırt u Kurmancî Dîroka Kurdîstan
4.01.2021 56 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
vardiya çok verimlilik
4.01.2021 49 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ZERDUŞT
4.01.2021 47 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
TAKSİM İÇİN ÖNERİM
4.01.2021 48 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
33 Gulle
4.01.2021 52 Okunma