Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 8
30.11.2020
292 Okunma, 4 Yorum

Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 8

“Reform, ıslahat” denilir de, Osmanlı düşünce adamı ve sadrazam(başbakan)larından Said Halim Paşa’yı (1864-1921) hatırlamamak olur mu? Olmaz! “Taassub, Meşrutiyet, Buhran-ı İçtimaimiz, Buhran-ı Siyasimiz, Buhran-ı Fikrimiz, Mukallidlerimiz, İnhitat-ı İslam” gibi eserleri olan paşanın, “İslamlaşmak” adındaki eserinde, konumuzla ilgili ilginç fikirleri var:

“Kendisinin Müslüman olduğunu söyleyen bir adam, kabul etmiş olduğu dinin esas prensiplerine göre hissetmedikçe ona göre düşünüp ona göre hareket etmedikçe, yani İslâm’ın ahlakiyyatına, içtimaiyyatına, siyasiyyatına tamamıyla kendini uydurmadıkça yalnız Müslümanlığını itiraf etmekle bir şey kazanamaz, hiçbir saadet de elde edemez.

Osmanlılar Avrupa ile temaslarında, evvelce düşmüş bulundukları uyuşukluklarından silkinip uyanmak istediler. Ancak mazideki azametlerini vücuda getiren kuvvetin İslam olduğunu unutarak, o mazinin Garp’tan geleceğini zannettiler. Selameti, önce bulmuş oldukları tarafta, yani İslam ahlak, içtimaiyyat ve siyasiyyatında arayacakları yerde Garbınkilerde bulacaklarını sandılar. İdare edenlerimiz şuna kani oldular ki, şimdiki düşüşten yükselmek, bu suretle memleketi izmihlalden kurtarmak için başvurulacak tek çare, Garp kavimlerini taklit etmekten, diğer bir tabirle onların bütün prensiplerini, bütün telakkilerini kabul ederek, kendimizinkileri unutmaktan ibarettir. Hâlbuki bizim bütün müesseselerimiz, İslami prensiplerimiz ile İslami telakkilerimizden doğmuş olduğundan bunların yerine Garp telakki ve prensipleri üzerine kurulmuş yeni bir takım müesseseler ikame edebilmek için eskilerin inhitat haline düşmüş bulunmasından istifade ettiler. Demek oluyor ki, müesseselerin ıslahı yahut ta’dili cihetine gidilmedi de, yeniden vücuda getirilmesi, icad edilmesi tercih olundu. İşte bu suretledir ki, Şeriat kürsileri ve medreseleri, yani ikisi de birçok asırlar yaşamış Saltanat-ı Osmaniye’nin azamet ve şevketini temin etmiş olan adalet mahkemeleri ile ilim ve maarif müesseselerini ıslah çarelerini arayacak yerde, bu zavallıları bulundukları elim vaziyyet içinde bırakıverdiler. Ancak, kendisini idare edenlerden daha akıllı, daha kadirşinas olan halkın bağlı bulunduğu bu müesseseleri sırf o rabıtadan çekindikleri için büsbütün kaldıramadılar da onların yanı başına yepyeni tarzda mahkemeler, mektepler ikame ettiler ki, Fransız mahkemeleri ile Fransız mekteplerinden basmakalıp alınmış olmasından dolayı çevre ile asla münasebeti yoktu. Memleketimize bizzat Fransız kadar yabancı idi. Son asır zarfında bu kabilden vücuda getirilmek istenen bütün yenilikleri burada saymak lüzumsuz bir külfettir. Yalnız şu kadarını söyleyelim ki bunların hepsinin üzerinde, bizim telakkilerimize, bizim prensiplerimize karşı derin bir husumet ruhunun tezahürleri kendini göstermiş bulunuyordu.

İşte teceddüt denilen bu yenilikler, asırlardan beri teessüs etmiş akideleri, fikirleri, telakkileri, an’aneleri, hissiyatı ve ahlakı harap etmekten, sözün kısası, memleketi her gün, bu şekilde meş’um eserlerini gördüğümüz, tam bir manevi anarşiye sürüklemekten başka bir şeye yaramadı. Batı medeniyetinin tesiriyle meydana gelip zamanımızda ‘Osmanlı rönesansı; İntibah-ı Osmani’ ünvanıyla tavsif edilmekte olan bu ikinci ‘İslam’dan uzaklaşmak’ gerçekte öyle nev’i şahsına münhasır bir ihtilal devresidir ki, bizzat memleket kendisini idare edenlerin ifratlarına, evham ve hayallerine istinad eden tasavvurlarına karşı sürekli savaşarak onları itidale, hikmet ve basirete davet etmektedir.  

Vakıa hiç benzeri görülmeyen bu gayr-i tabiilik hangi mahiyette olursa olsun, her ihtilal devresinin mutlaka doğuracağı tepkiyi şimdiye kadar geciktirmeyi başarmışsa da, bunu ilelebed men edemeyecektir. Çare yok, bir gün gelecektir ki, İslami gerçekler, Müslümanlığa karşı gelen dalaletlere bir defa daha galebe çalacak da, hükümdarı, yeryüzündeki Müslümanların halifesi bulunan bu memleket bir kere daha İslam milletlerinin başına geçerek, onları saadet diyarına doğru sevk edecektir.”

Said Halim Paşa’mız bu düşüncelerinde yalnız değil, şair de aynı görüşü dile getiriyor:

“Bir gün olur doğar elbet şems-i hakikat / Hiç böyle müebbed mi kalır zulmet-i âlem?”

“Said Halim Paşa ve ‘İslamlaşmak’” başlıklı yazısı (Yeni Şafak, 29 Kasım 2020) ile bunları hatırlamamıza vesile olan Dursun Gürlek’e teşekkürler…

 


YorumcuYorum
Ahmet Yücel
30.11.2020
12:36
”Çare yok, bir gün gelecektir ki, İslami gerçekler, Müslümanlığa karşı gelen dalaletlere bir defa daha galebe çalacak da, hükümdarı, yeryüzündeki Müslümanların halifesi bulunan bu memleket bir kere daha İslam milletlerinin başına geçerek, onları saadet diyarına doğru sevk edecektir.”

Said Halim Paşa


Bayburtlu Musa Baştürk (Dede Paşa Hazretleri) de bu konuda: ”İslam’ın lideri yine Türkiye olacak. Bugün ki Müslümana bakarsan olmaz amma; olacak benim sultanım.” buyurmuşlar.


Saidi Nursi hazretleri de: ”İstikbalde en gür seda İslam'ın sedası olacaktır.” buyurmuşlar.


Hiç şüphesiz Hak gelecek ve batıl zail olacak.



Reşat Nuri Erol
01.12.2020
08:34


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1092

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1092. Hafta - 28 KASIM 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1092. SEMİNER


***


www.akevler.org 


...

...

...


Reşat Nuri Erol
01.12.2020
08:36



İSLAM MEDENİYET

Vakfı ve Dergisi Hakkında

Değerli bilim insanları, sevgili okuyucular;

Elinizdeki akademik ağırlıklı derginin 6. dönem 45. dergi sayısı ile uzun bir aradan sonra yayın hayatına yeniden dönüyoruz.

Bu imkânı bizlere bahşeden Cenab-ı Hakka sonsuz hamdü sena ederiz…

İslam Medeniyeti Vakfı’nın kuruluş amacı; peygamberlerin getirmiş olduğu hakkı üstün tutan medeniyeti kurmak için çalışmak, bu doğrultuda çalışan bilim insanlarına ortam hazırlamak, karanlıklar içinde bulunan insanlığa hakkın ışığını tutmaktan ibarettir. Vakfımız bu amaca erişebilmek için kendi imkânları ölçüsünde ülkemizin ve dünyanın hakkı üstün tutan bilim insanlarının yazılarını bir araya getirmek çabası içindedir.

İbni Haldun’un belirttiği gibi; medeniyetler devletler gibi doğarlar, yaşarlar, büyürler ve dünyaya söyleyecek sözleri kalmayınca insanlık tarihindeki yerlerini yenilerine bırakırlar. Gücü üstün tutan Batı medeniyeti günümüzün sorunlarını çözmek bir tarafa, yeni sorunların kaynağı olarak karşımızda durmaktadır. Süresini doldurmak üzeredir. Yeryüzünde çıkardıkları dünya savaşları ile son zamanlarda geliştirdikleri vekalet savaşları insanlık adına sözleri kalmadığını göstermektedir. Yaptıkları sömürüler ve zulümler ömürlerini uzatma çabalarından başka bir anlam taşımamaktadır.

İslam Medeniyeti kendi döneminde fıkıh/hukuk alanında getirmiş olduğu akit serbestliği ile Roma hukukunun katı kurallarını ortadan kaldırmış ve “ticari dönemin” gelişmesine öncülük etmiştir. Her iki hukuk sistemi kendi dönemleri olan tarım ile ticari yaşamı geliştirmişlerdir. Batı medeniyeti bu iki hukuk sistemi üzerine oturmuşsa da, özellikle “faiz” ve “ekseriyet kararları” ile gücün ve güçlünün yanında yer alarak “sömürü düzenini” beraberinde getirmiştir. Çağımızda “ekonomik dönem” olarak karşımıza çıkan emek mübadelesi bakımından Batı “işçilik sistemini” geliştirmiş, faizin oluşturduğu sermaye birikimi yoluyla teknik alanda büyük gelişmeler yapabilmiştir. Uyguladığı “faizli kapitalist sistem” ile sermaye egemenliğini kurmuş, emeği karın tokluğuna çalıştırmış, gelir dağılımındaki dengeyi bozmuştur. O kadar ki, dünya servetinin %80’i %1’in eline geçmiştir. Sosyalist denemeler de hüsran ile sonuçlanmıştır.

Bütün dünya hak arayışı içine girmiştir. Hukuk ancak hakkın üstün tutulması halinde toplumsal dengeyi sağlayabilir ve adaleti gerçekleştirebilir. Hukukun kaynakları olan “yakınlık, komşuluk, emek ve sözleşmelere dayalı yeni bir dünyanın kurulabilmesi” sadece “doğal hukuk anlayışı” ile olabilir. Bu da ancak “peygamberlerin getirmiş olduğu sistem” ile yeniden kurulabilir. Günümüz hukuk sistemi, hukuku bozan imtiyazlar, güçlünün üstün kabul edilmesi, başkasının zararına çıkarlar ile ekseriyet sistemine dayalı kararlardan arındırılmadıkça “yeni bir adil dünya düzeni” kurulamaz, “yeni bir medeniyet” oluşamaz.

Bu aşamada gelinen noktada yeni bir dünya ve adil bir düzen ancak peygamberlerin vâris bıraktığı bilim insanları tarafından kurulabilir. Üçüncü binyıl medeniyeti yani yeni İslam Medeniyeti doğuş sancılarını yaşamaktadır. Vakfımızın amacı bu medeniyetin gerçekleşmesine hizmet etmektir. Bu anlamda İslam Medeniyeti Dergisi hepimizin dergisidir.

Bütün peygamberler ve özellikle medeniyet kurucusu Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Davut, Hz. İsa ve Hz. Muhammed peygamberlerin ardından… Çağımızın ihtiyacı olan yeni Hakkı Üstün Tutan Medeniyeti kurmak… Hakkı üstün tutanları ve inananları yeni bir dirilişe hazırlamak ve insanlığa ışık tutmak için İslam Medeniyeti Dergimiz, kendi imkânları ölçüsünde bilim insanlarının yazılarını yayınlamak çabası içerisindedir…

Bunun sadece bizim gayretimizle olmayacağının bilincindeyiz. Bu dava, inanıyorum diyen herkesin davasıdır. Bu tür çalışmalar yapıldığı takdirde, Türkiye yeni bir medeniyet hamlesinin öncüsü ve üçüncü binyıl İslam Medeniyetinin kurucusu olmaya adaydır.

Yeni yayın döneminde daha nice sayılara erişmek dileğiyle Allah’a emanet olunuz…

İslam Medeniyeti Vakfı Başkanı

Reşat Nuri EROL




Reşat Nuri Erol
01.12.2020
17:02


Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Dergimizin 46. sayısını iftiharla istifadelerinize sunarız.
Emeği Geçen herkese teşekkür ederiz.
http://islammedeniyetivakfi.com/
Erişim Linki:
https://drive.google.com/file/d/13GwmNN2w_Ys3woUrKjmzp4BHQygPCJAl/view







Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
ADİL YARGI
24.01.2021 70 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-4
24.01.2021 113 Okunma
6 Yorum 24.01.2021 11:00
Süleyman Karagülle
DAVA
23.01.2021 111 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-3
23.01.2021 132 Okunma
4 Yorum 23.01.2021 10:05
Süleyman Karagülle
NE YAPSIN?
22.01.2021 96 Okunma
Süleyman Karagülle
ÇÖZÜM DEĞİL
21.01.2021 139 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-2
21.01.2021 167 Okunma
5 Yorum 21.01.2021 14:07
Süleyman Karagülle
TEKRAR EDİYORUM
20.01.2021 149 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sömürdüm, hala sömürüyorum; ben kapitalizm!-1,
20.01.2021 158 Okunma
4 Yorum 20.01.2021 09:51
Süleyman Karagülle
SATRANÇ OYUNU
19.01.2021 108 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bir Millî Gazete okuyucusunun değerlendirmeleri
19.01.2021 200 Okunma
7 Yorum 19.01.2021 18:28
Süleyman Karagülle
SAVAŞ VE İSYAN
18.01.2021 98 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kâbe ve Hz. Âdem, Hz. İbrahim, Hz Muhammed
18.01.2021 186 Okunma
6 Yorum 18.01.2021 09:21
Süleyman Karagülle
SURİYELİ GENÇLER
18.01.2021 79 Okunma
Reşat Nuri Erol
2021 yılı için dualarımız ve dileklerimiz var...
17.01.2021 173 Okunma
6 Yorum 17.01.2021 11:29
Hüseyin Bağdatlı
BİDEN GÖREVE GELİRSE ?
16.01.2021 95 Okunma
Mete Firidin
Kâbe, Göbeklitepe, Stonehenge…
16.01.2021 172 Okunma
Süleyman Karagülle
İKİ DARBE
16.01.2021 138 Okunma
Süleyman Karagülle
KAPALI DEVRE
15.01.2021 172 Okunma
Süleyman Karagülle
AKEVLER’İN İSLAM ANLAYIŞI
14.01.2021 220 Okunma
Süleyman Karagülle
TEHLİKE BÜYÜK, ÇÖZÜM KOLAY
14.01.2021 147 Okunma
Süleyman Karagülle
KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİMİZ-3
14.01.2021 115 Okunma
Süleyman Karagülle
TRUMP’IN DURUMU
14.01.2021 103 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yine, yeniden, 2021 de reformlar yılı olacak! - 8
14.01.2021 176 Okunma
5 Yorum 14.01.2021 10:42
Süleyman Karagülle
SERMAYE’NİN HUYU
13.01.2021 125 Okunma
Süleyman Karagülle
ESKİ SOVYETLER
13.01.2021 85 Okunma
Süleyman Karagülle
İKİ TEHLİKE
12.01.2021 141 Okunma
Süleyman Karagülle
TAKİP
11.01.2021 111 Okunma
Ahmet Yücel
ADİL EKONOMİK DÜZEN
9.01.2021 155 Okunma
1 Yorum 10.01.2021 01:07
Süleyman Karagülle
TRUMP
9.01.2021 133 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yine, yeniden, 2021 de reformlar yılı olacak! - 7
9.01.2021 207 Okunma
5 Yorum 09.01.2021 10:49
Süleyman Karagülle
AYNI OYUN
8.01.2021 102 Okunma
Süleyman Karagülle
SERMAYE’NİN OYUNU
7.01.2021 149 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yine, yeniden, 2021 de reformlar yılı olacak! - 6
7.01.2021 175 Okunma
2 Yorum 09.01.2021 11:18
Süleyman Karagülle
KATAR
6.01.2021 164 Okunma
Süleyman Karagülle
DARBEYİ YAPAN KİM?
6.01.2021 161 Okunma
Süleyman Karagülle
SİLAH YASAĞI
4.01.2021 112 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Wezîfeya Ruspîyan
4.01.2021 79 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji te hesdikim
4.01.2021 50 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Bifire Dilê Min
4.01.2021 55 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Bifire Dilê Min
4.01.2021 45 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ZEMBİLFROŞ
4.01.2021 45 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NETEW ÇEWA ÇÊDIBIN
4.01.2021 44 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Lê Keçika Qereçî
4.01.2021 43 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Bi Kuırt u Kurmancî Dîroka Kurdîstan
4.01.2021 56 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
vardiya çok verimlilik
4.01.2021 49 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ZERDUŞT
4.01.2021 47 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
TAKSİM İÇİN ÖNERİM
4.01.2021 48 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
33 Gulle
4.01.2021 52 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yine, yeniden, 2021 de reformlar yılı olacak! - 5
4.01.2021 194 Okunma
5 Yorum 04.01.2021 11:40