Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 19
S E N E T L E R
20.6.2008
266 Okunma, 0 Yorum

“ADİL DÜZEN”de İŞLETME SEMİNERLERİ - 18     Cuma, 20.06.2008

 

 S E N E T L E R

 

 

  1. Anonim Ortaklığına halk 1200’er YTL yatırır.  Karşılığında 1200 YTL’lik nominal değerli hisse senedi  alır. Kooperatife karz olarak verir.
  2. Anonim şirket, bir kredileşme şirketidir. Yatırdığı parayı bu sefer kredi olarak alır ve  kooperatife iştirak eder.
  3. Kooperatif  parayı ve senetlerin beşte birini kooperatif kasasına verir. Kasa senetleri beş misli değeri ile alıp satar.
  4. Senetlerin beşte dördünü Bakkallara kredi olarak verir, Bakkallar bunlarla bakkallarına malları satın almaya başlarlar.
  5. Bakkallara mal satanlar aldıkları işletme senedi ile kasaya gidip paraya çevirirler.
  6. Bakkallardan satın almak isteyenler kasaya gidip paraları ile işletme senedini alırlar ve bakkallara gidip istediklerini alırlar.
  7. İsteyenler artan parayı o gün, isteyenler sonra nakit olarak da alabilirler.
  8. Önceden senet alıp sonra alanlara tenzilat yapılır.

 

Başlangıçta para ile daha fazla bedelle satılacaktır. Yüz ortak bulununca yalnız senetle satış yapılacaktır. Senet kasada da satılabilir.

 

                         P A R A

                TANIMI

                   ÇEŞİTLERİ

VARSAYIMLAR

FONKSİYONU

Para Olarak Mal

Belge Olarak Para

Para kazanma

Parayı harcama

En ucuz alış

En pahalı satış

Değer Ölçüsü

Mübadele Aracı

Kredileşme Aracı

Tasarruf  Aracı

Kuru Yemiş  (Toplayıcılık)

Deri                    (Avcılık)

Yün veKoyun      (Çobanlık)

Tahıl               (Tarımcılık)

Gümüş            (Pazarcılık)

Altın              (Tüccarlık)

Banknot                (İşçilik)

Emtia Senetleri   (Ortaklık)

 

PARA

Para, kişinin topluluktan alacaklarını belgeleyen belgedir. Kişilerin satın alma gücüdür. Para sayesinde ekonomi çevresi bir beden olur. Kan vücutta ne iş yapıyorsa, toplulukta da para o işi yapıyor. Kan dolaşımı durduğu veya pislendiği zaman canlı nasıl ölüyorsa, para kirlendiği zaman da topluluk yıkılır. Yıkılan toplulukta fertler toptan imha olabilir. Gelişmiş ekonomiler de böyledir.

TANIMI

Para deyince YTL veya dolar anlıyoruz. Oysa satın alma gücünü sağlayan her şey paradır. Kur’an’a göre para insanın emeğidir. Yani insanlar şimdiye kadar üretip vermişler ve karşılığında belgeler almışlardır. O belgelerin toplamına “para” diyoruz. Kur’an’a göre insanın sa’yindan/emeğinden fazla topluluktan alacağı bir şey yoktur. Marx da bunu savunmuştur.

ÇEŞİTLERİ

İnsan ürettiklerini satar. Parayı alır, sonra tüketeceklerini onunla satın alır. Ama sattıkları olsun aldıkları olsun çok çeşitlidir. Satın alma gücü para tek olunca tam birlik sağlanmış olur. Bununla beraber bu sefer değerlerin tesbitinde zorluk ortaya çıkar. Bunun için çeşitli satın alma araçları kullanılır. Bunlar da bir tek paraya irca edilir. Transformatörler benzeri işlem yapılır.

 

VARSAYIMLAR

İlim, denemelerle ve gözlemlerle elde edilen bilgileri tasnif etme, ondan sonra bütün olayları izah eden birkaç varsayım bulmakla olur. En az varsayımlarla en çok oluşları açıklamak başarılı sistemi kurmak demektir. Genel olarak bütün ilimlerin birkaç varsayımı vardır. Ekonomi de dört varsayıma dayanır.

Kazanma Varsayımı

  1. İnsanlar mal elde etmekten ziyade para kazanmayı tercih ederler. Mal para edecekse üretirler. Paraya muhtaç olmasalar da para kazanmak isterler. Bu da herkesi çalışmaya ve çalıştırmaya zorlar. Ayrıca onları aç bırakmak gerekmez.

Harcama Varsayımı

  1. İnsanlar elde ettikleri parayı harcamak isterler. Satın alma güçleri varsa çok zor elde tutarlar. Para zaten mal satın alıyorsa paradır. Bu sayede herkese yaşama şansını sağlayabiliriz. Çalışmayanlar da yaşar hâle gelirler.

Pahalı Satma Varsayımı

  1. Herkes malını en pahalı satmak ister. Bu da malların en çok değerlendiği yere satılmasını sağlar. Mal satın alınırken yararlanma değeriyle alınır. Malın değeri odur. O halde en pahalı satılması millî hasılayı en yüksek değere çıkarmak demektir. Tüketim planlanır.

Ucuz Alış Varsayımı

  1. Herkes malı en ucuz almak ister. Böylece üreticiler en ucuz üretebildikleri malı üretirler. Yani bu suretle üretim planlanır. Piyasa fiyatları en kolay üretilen ile en çok işe yarayan arasında dengenin kurulduğu yerde oluşur. Buna “pazar fiyatı” denmektedir. Buna “arz-talep dengesi” denmektedir.

 

PARANIN YAPTIĞI İŞ

Bir sistem bir şeye katıldığı zaman oraya zarar vermeyebilir. Yararlı da olmayabilir. Yararlı olur veya zararlı olur. Eğer yararlı değilse o sistem dışı yapılır. Zararlı olmasa da sistem dışı yapılır. Yabancılık dışlamak için yeterlidir. Paranın ekonomik değeri içinde kalabilmesi için onun yararlı olması gerekir.

Değer Ölçüsüdür

  1. Ben en ucuz elde edebileceğim malları üretmeliyim. Sonra en pahalı satabilmeliyim. Alırken de en ucuza alabilmeliyim. Bütün bunlar malların değerlendirilmesi ile mümkündür. Ben üç kilo patatesi iki saatte üretiyorsam, iki kilo şekeri bir saatte üretiyorsam, neyi üreteceğime saatlik kazancımla hesaplarım, bunu da onları değerlendirmesini bilirsem yaparım. Bu da para ile mümkündür.  

Mübadele Aracıdır

  1. Para aynı zamanda mübadele aracıdır. Ürünler onunla satılır. İhtiyaçlar onunla alınır. Para üretimi ve tüketimi dengelediği gibi mübadeleyi de gerçekleştirir. Mübadele demek, bir eşyanın ihtiyacı olana ulaştırılmasıdır. Başı ağrımayana aspirinin bir yararı yoktur, oysa başı ağrıyan için ekmekten kıymetlidir. Bunu sağlayan yani aspirini başı ağrıyana ulaştıran paradır. Para anahtar ve musluk gibidir, kapıları açar. 

Tasarruf Aracıdır

  1. İnsanlar ürettiklerini hemen harcamaz, bekletir, sonra tüketirler. Bekletme ise masraflıdır ve tehlikelidir. O sebeple değerlerini paraya çevirip bekletirler, sonra alacaklarını parayla satın alırlar. Para böylece en kolay ve ucuz biriktirme aracıdır.

Borçlanma Aracıdır

  1. Tasarruf ettiğimiz paraları yastığın altına koyacağımıza başkalarına veririz, onlar kullanır. Sonra bize gerekirse onlar da bize kullandırırlar. Bunun faizsiz olanı satın alma gücünün başkasına kullandırılmasıdır. Faiz ise satın alma gücünü sağlamadır, yani olmayan malı satmadır. 

 

PARA OLARAK MAL

Başka para olmadığı zaman halk en çok kullandığı saklanabilecek mallardan birini para olarak kullanır. Para daima bir olur. Piyasada iki para birden çalışmaz. Bir mal para olarak seçilir. Halk her şeyi onunla değerlendirir. Ancak büyük değer taşıyan küçük değerlerin piyasası ayrı olur. Madeni paralar bunun için hâlâ kullanılmaktadır. Grescham’ın kötü para iyi parayı kovar kanunu da budur. Tek para geçerli olur. Halk mallardan birini, tek malı para olarak seçer ve onu kullanır.

Kuru Yemiş

  1. Toplayıcılık döneminde ceviz veya kuru yemiş gibi meyveler para olarak kullanılmıştır. Herkesin ambarında o yemiş vardı.  Artarsa fazla denmiyordu. Çünkü onunla başka malları alabiliyordu.

Av Derisi

  1. Avcılık döneminde kuru yemiş olmadığı için onun yerine ayı derisi gibi deriler para olarak kullanılmıştır. Kuru yemişten daha hafif araç olmuştur.

Yün ve Koyun

  1. Çobanlık döneminde deri bulunmadığı zaman ise koyunların veya develerin yün ve tüylerini para olarak kullandılar. Koyunu da para olarak kulandılar. Böylece büyük para ve küçük para ortaya çıktı. 

Tahıl

  1. Tarım döneminde piyasa gelişti. Artık yün yetmez oldu. Buğday veya mısır topluluğun mübadele aracı oldu. Saklanması daha kolay ve bölünmesi de kolay.  Uzun yıllar para olarak kullanılmıştır. Sanayi dönemine geçmeden önce halk yine bunları para olarak kullanmaya devam etti.

 

BELGE OLARAK PARA

Mal parada malı kişi kendisi kullanıyor, ayrıca para olarak da kullanıyor. Oysa belge parada artık para kullanılmaz hal alır. Madenleri alan kimseler ondan bir daha mal olarak yararlanmazlar. O sadece bir belgedir. Yani yazılmış kağıt gibidir. Bunun bir maden olması bir şeyi değiştirmez. Yazı maden üzerinde yazılmış gibi olur.

Gümüş Para

  1. İlk dönemde bakır, kalay veya gümüş gibi madenler para olmuştur. Pazarcılık döneminde taşınması kolay olduğu için bunlar tercih edilmiştir. Hâlâ kullanıyoruz.

Altın Para

  1. Tüccarlar bir yerden uzak bir yere gittiklerinde gümüşün taşınması zor oldu. Onun yerine daha kolay taşınır altın para kullanılmaya başlandı. Uluslararası para hâlâ altındır. Kıyamete kadar böyle olacaktır.

Banknot

  1. Altının da taşınması zor olunca sanayi döneminde banknot çıkarıldı. Tamamen yazılı belge hâline geldi. Hamiline yazılmış belge para oldu. Merkez Bankası karşılıksız çıkardığı paraya karşı hiçbir şey taahhüt etmiyor. Aldatmacadan başka bir şey değildir. Ancak varsayımlar dolayısıyla para olmaktadır. Tekel faizli ekonominin parasıdır. Elimizdeki para faiz bedelidir.

Senet Para

  1. İşletmelerde girdiler karşılığı belgeler verilir. Bunlara “senet” denir. Senet de hamiline yazılmıştır. Ancak borçlu bellidir, borç bellidir. Teminatı vardır. Halk bunu para olarak kullanır. Ama bir gün o para olarak batarsa karşılığında borçlu mevcuttur. Ayrıca karşılığında taşınmaz da vardır. Sonra senetler para ile alınıp satılmaktadır. Yani paraların karşılığı senetlerdir. Karşılığı olmayan senet yoktur. Karşılığı olmayan para da yoktur.

 

 

                               S E N E T L E R

        RİBALI SENETLER

       RİBHLİ SENETLER          

FAİZLİ İRAT SENETLERİ

MÜBADELE SENETLERİ

E M T İ A SENETLERİ

S E N E T

SENETLERİ

Emtia Senetleri

İpotekli İrat Senedi

İpotekli Borç Senedi

Tahvil Senedi

 

Hisse

Poliçe

Bono

Çek

 

Hisse Senedi

Mal Senedi

Taahhüt Senedi

İşletme Senedi

Toprak Senedi

Demir Senedi

Buğday Senedi

Altın Senedi

 

SENETLER

İnsanlarda değer olarak emek, mal, taşınmaz ve kefalet vardır. Bunlar işletmelere girer. Karşılığında belgeler verilir. Bu belgelere “senet” denmektedir. Bu sadece teslim edildiğini gösterirse makbuz olur. Başkasına verildiğinde, onun onu alabileceği yazılmışsa senet olur. İtfa edilme tarihi ile bilinmezse para olur. Sadece zimmet ve alacak kaydederse kart olur. Geleceğin parası bu olacaktır.

 

RİBALI SENETLER

Bugün Batı’da geliştirilmiş bütün senetler faiz senetleridir. Karşılığında  gösterilen ise teminattır. Faiz zamanla artmakta, dolayısıyla her şey pahalanmaktadır. Tekel sermayeye onun faizi gitmektedir. İslâm’da faiz yoktur. Sentler ortaklığı ifade eder. Değerin artması ile kâr edilmiş olur. Düşmekle zarar edilmektedir. Senetler kamunun teminatındadır ama halk ihraç etmektedir.

 

RİBHLİ SENETLER

Ribalı senetlerde artıp eksilme yani senetlerin değerlenmesi ve değerini kaybetmesi senedi çıkarana aittir. Ribhli senetlerde artıp eksilme senedi satın alana aittir. Senedi çıkaran sadece karşılığını gösterdiği malı borçlanmış olur. Böylece üretim yapar veya tüketim yapar.

 

FAİZLİ İRAT SENETLERİ

Kişinin bir değeri, taşınmazı veya malı veya geliri rehn ederek halktan faizli para toplamak için çıkarılan senetlerdir. Senedi çıkaran faizi de ana para ile birlikte öder. Bu İslâmî değildir. İslâmiyet’te senet mal karşılığı çıkarılır. Değer taahhüt edilir. Günü gelince o mal teslim edilir. Baştan satın alırken ucuz almış olur. Önceden ödeme ile değerde tenzilat helaldir. Parayı sonradan ödeyerek değerde artış haramdır.

Emtia Senetleri

  1. Tüccarlar depolardaki malları rehnederek halktan para toplarlar. Sonra faizleri ile birlikte satarlar. Bunlar emtia senetleridir. İslâmiyet’te mal satılır. Teslim sonraya bırakılır. Mal ucuza satılmış olur. Günü gelince kâr ve zarar senedi alana ait olur. Mal senetleri inşaat malzemesi için çıkarılır. Mağazalara verilir. Onlar da onunla malzemeyi satın alırlar.

İpotekli İrat Senedi

  1.  Bir yerin geliri rehnedilir. Halktan borç alınır. Faiz olarak kira verilir. Anası ödenince gelir tekrar sahibine gider. İslâmiyet’te de bu caizdir. Halk arasında para faizsiz, yer kirasız derler. Ancak rehnedilendeki artma ve eksiltme borçluya ait olmalıdır. Yani mal helak olursa borçlu öder.

İpotekli Borç Senedi

  1. Bir taşınmazın ipotek edilerek halktan faizle para toplanmasıdır. Faizle beraber ödenir. Ödenmezse yapı satılır, para ödenir. İslâmiyet’te faiz yerine irat karşılığı verilebilir. İrat senedinde yapı satılamıyor. Borç senedinde yapı hisse sahiplerine geçmiş oluyor. 

Tahvil

  1. Tahvilleri yalnız bankalar çıkarır. Başka teminat istenmez. Faizli senettir. Günü geçtikçe kıymeti yükselmiş olur. Günü gelince faizi ile ödenir. İslâmiyet’te buna karşı selem senedi vardır. Günü gelince mal teslim edilir, para değil. Senedin değeri gün yaklaştıkça artar. Bu da arz ve talebe göre artar. Fiyatını piyasa tayin eder.

 

MÜBADELE SENETLERİ

Bir malı sattınız. Size vadeli senet verdi. Siz onu bankaya götürür verirsiniz. Banka onu kırar yani faizini düşer, nakdi sana verir. Böylece faizini almış olur. Siz vadeli yaptığınız için daha pahalı satmış olursunuz. İslâmiyet’te mal karşılığı alınan belge malı belirler. Banka onu mevduat olarak alıp karşılığında faizsiz olarak kredi verir. Günü gelince satarsınız, parasını ödersiniz. İşletme buna karşılık senede teminat verdiği için bankaya üretimden bir pay verir.

Hisse Senetleri

  1. Hisse senetlerini Türkiye’de yalnız anonim ortaklıklar çıkarabilirler. Avrupa’da kooperatifler de çıkarabilirler. Şirketin hissesini almaktadırlar. Bunun içinde yapı, mal, para ve zimmet hepsi dahildir. İslâmiyet’te böyle karışık ortaklık yoktur. Şirketi mülk var, şirketi emval var, şirketi amal var ve şirketi vucuh (kefalet) var.

Poliçe

  1. Poliçe, bir alacağın tanzim edilen özel belge ile devredilmesidir. ‘Buna ödeyiniz’ emrinin verilmesidir. Borçlu kabul etmemiş olsa da piyasada mübadele aracı olarak kullanılır. Gününden evvel veya sonra muhatap kabul ederse artık borç ona geçmiş olur. İtiraz etmeden ödenir. Sonra dava açılabilir. İslâmiyet’te havale hükümleri vardır. Borçluyu ibra eden veya ibra etmeyen havale caizdir. Alacaklı birisinden talepte bulunur.  Diğeri ibra edilmiş olur.

Bono

  1. Poliçedeki muhatap yine kendisi ise bu bono senedi olur. Yani kendisi vadesi gelince ödemeyi kabul eder. Hamiline yazılmış cirosuz da ödenir. Hamiline yazılmış yazılanın cirosu gerekir. İslâmiyet’te bono senedi para karşılığı verilemez. Faiz olur. Ama mal karşılığı verilir. Bu da selem senedi olur.

Çek

  1. Çek, bankalar tarafından çıkarılıp banka müşterisine verilmektedir. Günü gelmeden de tahsil edilebilir. Poliçede vadeden önce istenemez ve ödenemeye zorlanamaz. İslâmiyet’te çek meşrudur. Zaten İslâmiyet’ten Batı’ya geçmiştir. Farsçadır. Arapçası “cek” veya “şek”tir. Faiz tahakkuk ettirilmeyecek, cezalandırılmayacak. Sadece ipotek edilen mala el konabilecek veya kredisi kesilecek. Adil Düzen işletmeleri bu senetlerin hepsinden yararlanmalıdırlar. Kanunlar okunarak nasıl yararlanılacağı ayrı ayrı tesbit edilmelidir.

 

EMTİA SENETLERİ

Tarif edilmiş bir mal senedi çıkarılır. Malı mağazaya teslim eden mağazadan o senedi alır. Sonra o senedi başkasına devreder. Başkası da gidip o senetle o malı çeker. Mal satın alınırken fiyat serbesttir. Satılırken üstünde yazılan miktar verilir. Yani 12 kilo alır, 10 kiloluk senet verir, sonra o senede 10 kilo ödenir.

HİSSE SENETLERİ

  1. Bir binanın, yapının veya kiralanabilecek herhangi bir şeyin gelirlerine ortak olunur. Piyasada satılır, alınır. Şirkete iade edilemez. Kiraya verilebilir. Hissedarlar yönetime karışamazlar. Sadece yeter gelir gelmediği zaman işleteni değiştirebilirler.

MAL SENETLERİ

  1. İnşat malzemesi alıp satanlara verilir. Bununla malzemeleri satın alırlar. Sonra onunla satarlar. Alışta fiyat serbesttir. Satışta yazılan verilecektir. Mağaza sahibi malı veya senedi bulundurmak zorundadır.

SELEM SENEDİ

  1. Belli gün geldikten sonra teslim alınacak mal karşılığıdır. Üretilecek mal satılmış olur. Tarihlenmiştir. Tarih yaklaştıkça değeri yükselir.

İŞLETME SENEDİ

  1. Bir ana mal tarif edilir. Senet o mal karşılığıdır. O mal senedi ile satılır ve üzerinde yazılan miktarla satılır. Alış farklıdır. Diğer malların alış ve satışları serbesttir. Diğer malların fiyatları öyle tutulur ki herkes o malı istemesin.

 

SENET SENETLERİ

Senetler girdilerle çıkarılır. Ama senetler arasında birleşmeyi sağlamak için senetlerin senetleri çıkarılır. Yüz bakkalın ayrı ayrı işletme senetleri olur. Herkes mallarını o senetlerle alır ve satar. Bir de yüz bakkalın ortak senedi olur. Bununla bakkal senetleri alınıp satılır. Onların da alınıp satıldığı senetler olacaktır. Son senetler para senetleridir. Bunlar para olur. Toprak, demir, buğday ve altın senetler çıkarılır. Hepsi altın senedi ile alınıp satılır ki uluslararası paradır. Kuyumcular altın karşılığı çıkarırlar.

TOPRAK SENEDİ

  1. Taşınmazları alıp satmak için komisyonculara imar senetleri verilir. İmar senetleri de toprak parası ile alınıp satılır. Metrekare toprağı ile belirlenir. Değişik toprakların değeri ise serbest pazarlık usulü ile belirlenir. Her ülkenin parası bu paradır.

DEMİR SENEDİ

  1. Demir karşılığı çıkarılır. İnşaat malzemesi senetleri bununla alınıp satılır. Her ilin parası bu paradır.

BUĞDAY PARASI

  1. Halka devre başında faizsiz kredi olarak verilir. Halk bununla siparişte bulunur. Günü gelince bedellerini ödeyerek mallarını çekerler. Böylece planlama yapılmış olur. Bucak bunu çıkarır. Her bucağın bu senedi vardır. Buğday, pirinç veya mısır gibi tahıllardan biri adına çıkarılır.

ALTIN PARASI

  1. Kuyumculara kredi olarak verilir. Kuyumcular bununla alıp satarlar. Alışta ucuz alırlar. Bu döviz bürolarına kredi olarak verilir, onlar da diğer paraları alıp satarlar. Böylece bütün değerler altın parasında birleşmiş olur. İleri sürenler kuyumcular olmaktadır.

 

 

            TÜRK PİYASASINDA SENET PARALARIN DEĞİŞMESİ

 

TAŞINMAZLAR

(TOPRAK PARA)

İNŞAAT MALZEMESİ

  (DEMİR PARA)

TÜKETİM MALLARI  (BUĞDAY PARA)

TİCARET 

(ALTIN PARA)

İçte Refah

Dışta Refah

İçte Refah

Dışta Kriz

İçte Kriz

Dışta Refah

İçte Kriz

Dışta Kriz

 

Bir yerde eğer taşınmazlar pahalanıyor, buna karşılık tüketim malları ucuzluyorsa, orada refah vardır demektir. Tersine, taşınmazlar değerini kaybediyor, tüketim malları pahalanıyorsa, o zaman kriz var demektir. Bir kapalı çevrede kriz olabilir. Dışarıda refah olabilir. Bu takdirde genel olarak değerler farklı istikamette gelişir.

  1. İçte ve dışta refah varsa yapılar pahalıdır. İnşaat malzemesi de pahalıdır. Tüketim malları ise ucuz demektir. Zaten refahın adı budur. Ucuzdur demek, daha az emekle elde edilebilir demektir. Altında duraklama vardır. Yani fiyatlarda değişme yoktur demektir. Çünkü dışarıya gittiği kadar içeriye geliyor.
  2. İçte refah dışında kriz varsa taşınmazlar yine kıymetlidir. Çünkü taşınmazlara dış piyasa giremez. Ama inşaat malzemesi ile alınıp satıldığı için duraklama geçirirler. Ne pahalılık ne de ucuzluk olur. Altın ise düşer, çünkü dışarıdan içeriye altın girer. Dışarıda mallar pahalıdır. Ayrıca halk altını satar, taşınmaz alır.
  3. İçeride kriz var, dışarıda refah varsa, içte taşınmazların fiyatları düşer. Malzeme ve mal aynı kalır. Altın ise yükselir. Çünkü altın dışarıya gider, içte azalır. Halk taşınmazları satıp altın edinmek ister.
  4. Eğer hem içte hem dışta kriz varsa taşınmazlar düşer. Malzeme de düşer. Tüketim malları pahalanır. Altın ise aynı kalır.

Görülüyor ki tek para ile denge sağlanamıyor. Frene basacağınıza gaza basmış olursunuz.

 

 

                            PİYASALAR

         ÖZELLİKLERİ

               ÇEŞİTLERİ     

VASIFLARI

TİPLERİ

ÇEVRE

SEKTÖR

ŞEFFAFLIK

REKABET

KONTROLLÜ

TEMİNATLI

Emtia Piyasası

Para Piyasası

Serbest Piyasa

Tekel Piyasası

BUCAK   (Buğday)

İL             (Demir)

ÜLKE      (Toprak)

İNSANLIK (Altın)

MAL           (Buğday)

MALZEME (Demir)

YAPI           (Toprak)

TİCARET     (Altın)  

PARA = Fiyat * Mal         PARA = Kur * Senet = Kur * (Fiyat * Mal) = Kur * Fiyat * Mal

 

PİYASA

Piyasa demek fiyatların, ücretlerin, kiraların ve borçlanmaların oluşmasında kullanılan para aynı ise ona “piyasa” denir. Türkiye bugün tek para kullanıyor, öyleyse tek piyasadır. Oysa “Adil Düzen”de bucağın ayrı, ilin ayrı, ülkenin ayrı, insanlığın ayrı piyasası vardır. Ayrı paralar kullanırlar. Dolar uluslararası para olarak kullanılıyor. Dünya Amerikan piyasası hâline gelmiştir. Bunun dışında sektörlere göre de piyasalar oluşur. İnşaat piyasası tarım piyasası ile birlikte değerlendirilemez. Bunların ayrı paralarının olması gerekir. İşletme demek özel piyasası olan demektir. Her bakkalın kendi piyasası vardır, çünkü özel müşterisi vardır. Yüz veya bin bakkal bir piyasa oluşturur. Her piyasanın kendi parası olacaktır. Piyasalar birleşmelidir. Onun için de ortak senet çıkarılacaktır. Üst piyasalar oluşturulacaktır. 

 

ÖZELLİKLERİ

Piyasalar kendiliğinden oluşmaktadır. Sosyalistler suni piyasalar oluşturmaya başladılar ama başaramadılar. Bugün sömürü sermayesi piyasaların oluşmasını önlemektedir ama başaramamaktadır. Kaçakçılık gibi araçlarla piyasa kendiliğinden oluşmaktadır. Piyasanın oluşabilmesi için bazı özellikleri taşıması gerekir.

İŞLETME ÇEŞİTLERİ

Farklı özellikleri taşıyan farklı piyasalar oluşmaktadır. Bunlar çeşitli olmaktadır. Mesela altın ülkelerarası piyasayı oluşturur. Ama taşınmaz ülke piyasasını oluşturur. Bir işletmeyi kurduğumuz zaman hangi piyasaya hitap edeceğimizi bilmemiz ve ona göre piyasaya girmemiz gerekir. Yoksa yaşayamayız. Yemek yemeden yaşayamayız ama yediğimiz yemeği sindirmeden de yaşayamayız. Bizim senetlerimiz olacaktır ama senetler piyasada alınıp satılabilmelidir.

 

VASIFLARI / ŞARTLARI 

Bir piyasanın oluşması için bazı koşullar gerekmektedir. O koşullar yoksa piyasa oluşmaz. Topluluklar kendi piyasalarında yaşamış olurlar. Asalak bitkiler gibi olurlar. Bu şartları oluşturduğumuzda piyasa kendiliğinden oluşur. Biz küçük piyasalar oluşturmak istiyoruz. Şartları sağlayacak, ondan sonra halkın rağbetine bırakacağız. Bunun için devlet olmamız gerekmez. Suni piyasalar baskı kalktıkça onlar da yok olur.

Şeffaflık

Nerede hangi değerlerin olduğunu halkın bilmesi gerekir ki ona talip olsun. Değerleri arz edenlerle değerleri talep edenler birbirleriyle kolayca buluşabilmelidirler. Eskiden küçük piyasalarda bu sağlanamıyordu. Piyasa genişleyince bu çok dar duruma düştü. Bugün İstanbul’da şeffaf piyasa yoktur. Tekel piyasaları vardır. “Adil Düzen” demek, piyasaların şeffaflaşmasını sağlamak demektir. Bu da genel hizmet müessesesi ile sağlanacaktır.  

Rekabet

Piyasa rekabete dayanır. Eğer serbest rekabet yoksa orada piyasa oluşmaz. Dayatma oluşur. Bu takdirde insanlar ürettiklerini en iyi değerle satamazlar, diğerleri de alamazlar ve piyasa oluşmaz. Tekel piyasası piyasa sayılmaz.

Kontrollü Piyasa

Piyasaya sürülen mallarda fiyatlar arasında murakabe ancak aynı vasıftaki mallar üzerinde oluşabilir. Mallar resmi kuruluşça kontrol edilmeli ve damgalanmalıdır. Ondan sonra piyasaya sürülmelidir. Yoksa piyasa oluşmaz. Bir firmanın malı piyasaya hakim olur ve tekel oluşur.

Teminatlı Piyasa

Senetler taahhütleri içerirler. Taahhütler yerine gelmediği zaman onu yerine getiren bir kurum varsa o senet işe yarar. Bunu sağlayacak ise kooperatifler olacaktır. Tekel firmaların yerini kooperatifler alacaktır. 

 

TİPLERİ

Piyasalar Batı’da para üzerinde kurulmak istenmektedir. Faiz ile para piyasası oluşturulur. Güya faiz piyasayı kontrol eder. Keynes bunun olamayacağını çok açık bir şekilde ispatladığı halde, sömürü sermayesi bunu kendi politikası olarak yürütmektedir. Ayrıca tekel veya serbest piyasa tipleri vardır.

Emtia Piyasası

  1. Emtia piyasası fiyat piyasasıdır. Piyasa, malların senet veya para karşılığı değerlerini ifade eder. Gerçek piyasa budur.

Para Piyasası

  1. Faiz piyasasıdır. Parayı mal gibi kabul edip faizin artıp eksilmesi ile para arzının artıp eksileceğini varsayan piyasadır. Bunun olmayacağını Keynes çok kesin olarak ispatlamıştır. Banka parasında merkez bankasının piyasadaki para arzı için kullanılmaktadır. Faiz arttıkça piyasaya daha fazla girer. Faiz eksildikçe piyasadan çekilir. Tam istihdamda faizin sıfıra inmesi gerekir. O zaman da ekonomi durur. Faizi yükseltirsek işler açılır, düşürürsek işsizlik olur. 

Serbest Piyasa

  1. Serbest piyasada fiyatları ve ücretleri, kiraları, üretici ve tüketiciyi belirler. Böylece arz ve talep kanunları çalışır. İdeal ekonomi doğar. Kimin, neyi, nerede, nasıl üreteceğini; kimin, neyi, nerede, ne için tüketeceğini; serbest piyasanın fiyatları, ücretleri, kiraları ve kredileşmelerini belirler. Halk ekonomisi bu demektir. Adil Düzen Ekonomisi budur, denge ekonomisi demektir.

Tekel Piyasa/Ekonomi

  1. Bu ekonomide aracı fiyatları, ücretleri, kiraları ve faizi belirler. En ucuz alır ve en pahalı satar. Böylece üretim yarıya düşer. İnsanlar vakitlerinin yarısını boşa geçirirler. Kimin ne üreteceğine onlar karar verir, insanların ne tüketeceğine de onlar karar verir. Bakkal hangi yağı satarsa halk onu almak zorunda kalır.

 

 

ÇEVRE

Piyasa yaygın ilişkilerin oluştuğu yerde olur. Pazara patatesi getirenler tezgahlarını kurarlar. Halk bunlarla alışverişini yapar. Ancak satıcılar da oradadırlar. Birbirlerine de aktarabilirler. Burada bir kanal ilişkisi yok, ağ ilişkisi var. Buna çevre denir. Başka çevrelerle ilişki kurulacaksa kanallar aracılığı ile kurulur. Burada satın alanlar orada satarlar. Oradan buraya getirirler. Bugün bu piyasa belirsiz bir durumdadır. Uluslararası gümrük ve sınırlar piyasayı siyasi bakımdan ayırmaktadır. Ülke içinde de tek para ile piyasalarını oluşturmamaktadır. Piyasa örgütlenmesi olmamaktadır. Gelecekte piyasa örgütlenmesi olacaktır.

Bucak Piyasası

  1. Eskiden her aile kendisine ne gerekiyorsa onu üretiyor ve tüketiyordu. Sonra pazar piyasası doğdu. Bugün ise artık insanlar kendi ürettiklerini tüketmiyorlar. Her bucakta birkaç mal üretilecek ve piyasaya gönderilecektir. Üretilen malların planlaması gerekmektedir. Bucak halkına o bucağın parası ile sipariş kredisi verilir. İlçede altın parasına çevirirler ve onunla istedikleri malları sipariş verirler. Sonra ürettikleri malları bucak paraları ile satarlar ve kredilerini kapatırlar. Tekrar altın parasına çevirmezler. Yani sonraki değişmeler onları ilgilendirmez. Böylece bucakta üretileceklerle bucakta tüketilecekler yıl başında planlanmış olur.

İl Çevresi

Sipariş yoluyla değil de mallarını üretip satmak isteyenlere demir parası kredi olarak verilir, bu kredi il tarafından verilir. Tarım dışı ürünler bu para ile alınıp satılır. Bu para mal kredisi karşılığı verilir. Bunların piyasası il içinde doğar. Nakledilmeleri masraflı olan mallar için bu para ile piyasa kurulur. Sonra bunlar da altın parasına çevrilerek dışarıya gönderilir. Dışarıdan da alınır. Madenler yeryüzüne dağılmıştır. İl parası ile üretilir. Dünya pazarlarına pazarlanır. 

Ülke Çevresi

Tam istihdam ülke parası ile sağlanır. Herkesin resmi ücreti vardır. Bu ülke parası ile belirlenmiştir. İsteyenler bir inşaatta çalışırlar, bunu alıp sonra diğer paralara çevirirler. İsteyenler diğer sahalarda çalışır, oradan aldıkları paralarla bu kredilerini kapatırlar. Böylece hem yatırım dengesi kurulur, hem de tam istihdam sağlanır.

İnsanlık Piyasası

Bu da mübadele piyasasıdır. İnsanlar ürettiklerini satarlar ve yeryüzünde her yere satılır hâle gelir. Altın para ile yapılır. Vizeler ve gümrükler kalkacak, ticaret böyle sağlanacaktır. Ticari işletmelerin senetleri altın para ile alınıp satılır.

 

SEKTÖR

            Emek, mal, taşınmaz, zimmet var. Bunlar üretime girer. Ürün de hizmet, mal, taşınmaz, para olarak çıkar. Bunlar ücret, kira, fiyat ve kredileşme değerleri ile dengelenir. Bunlar arasında dengenin kurulması için çeşitli senetler ve paralar kullanılır. Bunların hepsi birer çevre olur.

Mal Piyasası

Halkın tükettiği malları içerir. Daha çok sipariş senetleri ile temin edilir. Buğday parası kredi olarak verilir. Altın parası ile sipariş yapılır.

Malzeme Piyasası 

İmalatçıların veya inşaatçıların tükettikleri mallardır. Bunlar  üretilir. Depo edilir. Demir parası kredi olarak verilir. Faizsiz verilir. Takipsiz verilir. Satılınca tahsil edilir. Bu mallar bozulmayan mallardır. Stoklanırlar.

İnşaat Piyasası

İnsanlar önce karınlarını doyurmak için çalışırlar. İhtiyaçlarını giderecek kadar üretim yaparlar. Artan zamanlarını inşaatta harcarlar. Buna “yatırım-üretim dengesi” diyoruz. Bugün bunlar tekel tarafından yönlendirilmektedir. Mevduat tasarruf kabul ediliyor ve onunla yatırım yapılıyordu. Bugün onlar tarih olmuşlardır. Biz şunu söyleyeceğiz, artan emekle inşaat yapılır. Bunun için inşaat piyasası tamamen farklı piyasadır. Toprak parası ile ülke içinde oluşur.

Ticaret Piyasası

Bunlar üretim ve tüketimle değil, mübadele ile meşgul olurlar. Semtlerde bakkallar, ilçelerde mağazalar, bölgelerde ticaret merkezleri olmalıdır. Kıta merkezlerinde de elektronik merkezler olacaktır. Ulaşım ağları ile dünyanın tüm malları diğer her tarafa ulaşabilmelidir. Bunlar da ticaret piyasalarıdır. Biz şimdi bunu oluşturmaya çalışıyoruz.

 

 

                      İŞLETME SENETLERİ

             ÇIKARILIŞI

                   İŞLEYİŞİ          

TEMİNATI

DEĞERLERİ

YARARLARI

RAĞBET

Girdi Karşılığı

İpotek

Dayanışma

Muhasebe

Nominal (Anamal)

Teminat (Toprak Senedi)

Cari Değer (Kasa değeri)

Mevduat (Kredileşme)

İç İstikrar(Ortaklık)

Yavaşlama

Tenzilat Piyasası

Halk Planlaması

Tenzilatlı Satış

Senedi Değerlendirme

Kârsız alıp satma

Arz ve talebi karşılama

 

İŞLETME SENEDİ

İşletme: Üretim veya tüketim yapan kuruluşlara “işletme” denir. İşletmeler ortaklıklar şeklinde oluşur. Altyapısıyla tesisleri, bakımıyla işçilikleri, yardımcı maddesiyle  ham maddeleri, kefaletiyle genel hizmetleri ile oluşur. Her işletmenin hesabi de olsa bir işletme senedi vardır. İşletmeye katılanlar pay senetlerini alırlar. Onları kasada parayla değiştirirler. O işletmeden yararlanmak isteyenler de o pay senedi ile ürünleri paylaşırlar. İşletmenin içine  para girmez. İşletme senedi bir mal ile tarif edilir. Karşılığı verilemediği takdirde o mal verilecektir.

ÇIKARILMASI

İşletme senedinin çıkarılması için Kur’an tarafından konan hükümler vardır. İşletmeyi kurmak demek senedi çıkarmak demektir. Eskiden işetmeyi kuranlarla işetmeyi işletenler aynı kimselerdi. Bugün işletmeler kurulur, başkaları işletir. İşletme senetlerini çıkaranlarla onları kullananlar başka başka kimselerdir.

İŞLEYİŞİ

İşletme senedinin tutunması demek o işletmenin tutunması demektir. Bir berber planlama yapıyor ve diyor ki; ben yarım saatte bir kimseyi tıraş edeceğim. Demek ki günde 12 kişi tıraş edebilirim diyor. Her gün için senet çıkarıyor ve borsaya koyuyor. Tıraş olmak isteyenler o günün senedini alacaklardır. Parayla tıraş etmiyorum diyor. Satılan senetle müşteri sayısını bile bilmektedir. O günün doluluk derecesi oluşmaktadır. Eğer boş saatleri kalmamış, bir hafta önce o haftanın saatleri dolmuşsa, demek ki o işletme ve senet tutunmuş demektir. Bu senedi berber çıkarsa kimse itibar etmez. Ama bir berberler kooperatifi çıkarsa ve bütün berberler böyle çalışsa, herkes zorunlu olarak uyar.

 

TEMİNATI

Senedin piyasada tutunması için onun güvenilir olması gerekir. Her işletme senedinin dört güvencesi olacaktır. Halk bilmelidir ki ben bu senedi aldım, karşılığı mutlaka bana gelecektir.

Karşılığı vardır

  1. Senet girdi karşılığı çıkarılmalıdır. O girdiyi verenlerde yarım saat hizmettir. Onun karşılığı çıkarılacaktır. Öyle bir kişi var ve saatini satmaktadır.

İpotek

  1. Berberlik yapan kimse bir evi teminat olarak göstermiştir. Eğer tıraş etmezsem evde payınız olsun demektedir. Ev onun olmayabilir. Biri koyar ve tıraştan o da pay alır.

Dayanışma

  1. Kooperatif ona kefil olmuştur. Bu, o saatte hizmet vermezse başka berber bulup seni tıraş ettireceğiz demektir.

Muhasebe

  1. Senedin sağlam olması sahtesinin çıkmaması ile mümkündür. Bunu sağlayan da muhasebe kayıtlarıdır. O saat geldiği zaman berber internete bakıyor. Bu senet falan tarafından alınmış, sonra filana verilmiş, o da filana vermiş, şimdi o da burada. Diğeri yok. Onu tıraş eder. Böylece senet sahtesine karşı da korunmuş olmaktadır.

 

DEĞERLERİ

Bir ekonomik girdinin değeri eskiden sadece satış değeri ile ölçülüyordu. Mal için durum budur. Ama senedin değişik değerleri olacaktır. Mesela mal olarak değeri vardır. Sonra da para olarak değeri vardır. Yani bir senet üç kilogram patatestir. Bu da 5 YTL’dir dersin. Bu değerlerin bazısı resmi değerlerdir, bazısı piyasa değerleridir.

Nominal Değer

  1. Ana mal olarak konan değerdir. Bu senedin karşılığı 3 kilo pirinçtir denir. O ana malın kasada para olarak nominal değeri vardır. İlk piyasaya o değeri ile sürülür. Sonra alınıp satılırken değeri değişir.

Teminat Değeri

  1. Senet ödenmediği takdirde toprak parası ile bir teminat değeri de üstünde yazılır. İpotek edilen yapının hisse senedi ile karşılanacaktır. Yapıların resmi değerleri üzerinde ipotek yapılabilir.

Cari Değer

  1. Senedin alınıp satılırken kasadaki değeridir. Diğer malların değeri o senetle belirlenir. Senet cari değeri ile fonksiyonu icra eder. Bu değer kasadaki mevcudu ile bilgisayar tarafından hesaplanır.

Kredileşme Değeri

  1. Her senedin kredileşme değeri vardır. Bu senet bankaya götürüldüğü zaman rehin olarak konur, karşılığında nakit kredi verilir. Sonra o nakdi iade eder ve senedi geri alır. İpotek değeri diyoruz. Ambara malı teslim eden senedi alır. Bankaya götürüp onu paraya çevirir. Burada kredileşme ilkesi geçerli olur. Bu değerin diğer değerlerle bir ilgisi yoktur.  

 

YARARLARI

Bir sosyal varlığın tutunabilmesi için onun yararlı olması, yani benzerlerinden üstünlüğü olması gerekir, faizli senetlerden üstün olması gerekir.

İşletme senedi sistemi bugün kullanılmamaktadır. Çünkü her şey faizli merkezi paralı sisteme göre ayarlanmıştır. İşletme senedi sistemi ise bağımsızlığın sembolüdür. Küçük işletmelerin büyük işletmelere karşı korunma aracıdır. Trafodaki düzenlemelere benzer.

İç İstikrar

  1. İşletme işçilikle değil de ortaklıkla çalışacağı için üretilen ürün bölüşülecektir. Çıktılar ve girdiler senetlerle hesaplanacağı için zarar diye bir şey olmayacak. Tüm girdilere eşit olarak yansıyacaktır. Sadece senedin para ile değeri değişecek, işletme içinde fiyat, ücret, kira ve kredileşme değerleri değişmeyecektir. Yahut ekonomik ihtiyaçlara göre değişecektir.

Yavaşlama

  1. Faizli sistemde kriz zamanlarında işletme kapanır. Sadece büyük işetmeler ayakta kalır. Oysa senetli işletmelerde senedin para cinsinden değeri düşer. Araba yavaşlar ama devrilmez. Demek ki dış istikrar da vardır. Yani dışa karşı da dayanıklılığı sağlar.

Tenzilat Piyasası

  1. Faizli sistemde veresiye satılır, pahalı satılır. Senetli sistemde ucuz satılır, ön ödeme istenir. Bu vadeli senetlerle sağlanır. Faiz yerine tenzilat. Böylece ucuzluk olur, pahalılık olmaz. Denge bozulmaz. Faiz enflasyonu, enflasyon faizi doğurmaktadır.

Halk Planlaması

  1. Ekonomi kararlarını halk almaktadır. Verdikleri siparişlere göre üretim yapılmaktadır. Çalışana kredi verildiği için halk istediği yerde çalışmaktadır. 

 

SENEDE RAĞBET

Ekonominin varsayımlarına göre halk mutlaka en pahalı satmak ister, en ucuz almak ister. Eğer senetle halktan daha pahalı alabiliyorsak, satarken de daha ucuz satabiliyorsak, mutlaka bizim senedi tercih edecektir. Bu ekonominin varsayımları içindedir. Buna itiraz demek, tüm ekonomi kanunlarına itirazdır. Ona bir şey kanıtlayamayız. Sade uygulama ile ispatlayabiliriz.

Tenzilatlı Satış

  1. Markette para ile satış yapacağız. Para ile satışa yüzde beş fazla fiyat koyacağız. İşletme senedi ile alanlara bu zammı koymayacağız. Sonunda herkes senetle almaya başlayacaktır.

Senedi Kıymetlendirme

  1. Satışlara yüzde beş koyacağız. Bu suretle elde ettiğimiz kâr kadar o günkü senetleri kıymetlendireceğiz. Artık kasada yeni kıymetiyle satılıp alınacaktır. Böylece marketimizin işletme senedi her ay yapılan satışa göre kıymetlenecektir. Enflasyondan korunmuş bir kâr olduğu için faiz yerine bu tercih edilecektir.

Kârsız alıp satma

  1. İşletme senetleri kasada kârsız alınıp satılacaktır. Dolayısıyla diğer paralara, hattâ altına tercih edilecektir. Çünkü her an paraya çevrilebilecektir. Hem de kapısında bu işi yapacaktır.

Tüm arz ve talebi karşılama

  1. İnsanlar parayı senetlere tercih ediyorlar. Çünkü senetleri istedikleri zaman paraya çeviremiyorlar. Oysa işletme senetleri her zaman paraya çevrilebilecektir. Değeri düşecek veya yükselecek ama her zaman para gibi olacaktır. O gün hangi fiyatla alınıyorsa o fiyatla satıldığı için ortak pahalıdır veya ucuzdur diyemez. “Pahalı ise sat” diyorsun, “ucuzsa al” diyorsun. Böylece işletme senedi paranın bütün yararlarını nezdinde bulundurmakta, ayrıca başka üstünlükleri de taşımaktadır.

 

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yay. Haz.: REŞAT NURİ EROL

www.akevler.org      (0532) 246 68 92

 

 

 

 






Tüm Seminerler
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 117
BORSA K-M-35
10.12.2009 2872 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 116
GEÇMİŞ 2000 YILININ KISACA MUHASEBESİNİ YAPALIM K-M-34
9.12.2009 2388 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 115
MUKASSİMÂT/2000 YILI AHŞAP EV ÇALIŞMALARI K-M-33
8.12.2009 2343 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 114
C Â R İ Y Â T/AKEVLER DENGE KULÜBÜ SÖZLEŞMESİ- K-M-32
7.12.2009 2387 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 113
HÂMİLÂT (YÜKLER) K-M-31
6.12.2009 2274 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 112
TESİR ÇİFTİ K-M-30
5.12.2009 2413 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 111
İfrat ve tefrit nedir?/2 AHŞAP EV K-M-29
4.12.2009 2476 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 110
İfrat ve tefrit nedir? K-M-28
3.12.2009 2718 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 109
AHŞAP EVLERİN DELİLİ NAHL80 K-M-27
2.12.2009 2968 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 108
MARKETTE SELEM UYGULAMASI K-M-26
1.12.2009 2429 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 107
Einstein Genel İzafiyet Nazariyesi K-M-25
30.11.2009 2370 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 106
KURAN MATEMATİĞİ K-M-24
29.11.2009 2365 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 105
SİSTEMATİK HATA K-M-23
28.11.2009 2388 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 104
FİZİK-3 K-M-22
27.11.2009 2478 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 103
ZELZELE İŞLETMESİ K-M-21
26.11.2009 2437 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 102
HIRSIZA CEZA-AHŞAPEVLER K-M-20
25.11.2009 3051 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 101
İNSANIN GÖREVİ K-M-19
24.11.2009 2362 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 100
FİZİK-2 K-M-18
23.11.2009 2325 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 99
Ş Â K İ L E- K-M-17
22.11.2009 2675 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 98
F İ Z İ K-K-M-16
21.11.2009 2835 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 97
YUVARLAK BİÇİMLER-K-M-15
20.11.2009 2354 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 96
TEK UÇLU ŞEKİLLER-K-M-14
19.11.2009 2266 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 95
KURAN MATEMATİĞİ-K-M-13
18.11.2009 2364 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 94
KURAN VE İNŞAAT-K-M-12
17.11.2009 2343 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 93
TEDAYÜN AYETİ-K-M-11
16.11.2009 2758 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 92
AKEVLER İSTANBUL TÜKETİM KOOP. MUHASEBE USULÜ-K-M-10
15.11.2009 2736 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 91
ÂYET -AĞAÇ EVLER-PROJESİ-K-M-9
14.11.2009 3513 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 90
TÜREV-ENTEGRAL-K-M-8
13.11.2009 3460 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 89
SAĞLIKTA ONLU VE İKİLİ SİSTEMİN UYGULANIŞI-K-M-7
12.11.2009 2987 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 88
2000 YILINA GİRERKEN GEÇEN BİR YILIN MUHASEBESİ-K-M-6
11.11.2009 2768 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 87
BİLGİSAYAR PROGRAMI-K-M-5
10.11.2009 2715 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 86
KURAN MATEMATİĞİ-4
9.11.2009 2462 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 85
HİSABİ VE GAYBİ OLUŞLAR-31
8.11.2009 2333 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 84
KUR’ÂN( OLASILIK VE) MATEMATİĞİ-2
7.11.2009 2383 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 83
KURAN MANTIK ve MATEMATİĞİ-1
6.11.2009 2370 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 82
Genel Hizmetlerin Tasnifi
5.11.2009 5427 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 81
Genel Hizmet Kooperatifi
31.10.2009 5340 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 80
Genel Hizmet; BAKIM
22.10.2009 5324 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 79
Genel Hizmet; TAKİP
15.10.2009 5464 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 78
SERA İŞLETMESİ
10.10.2009 5712 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 77
EDİRNE-BATUM SERVİSİ VE “İPEK YOLU, HAC YOLLARI
1.10.2009 5315 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 76
KİRA VE BAKIM; İŞLEYİŞ VE DENGE
26.9.2009 5308 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 75
SEL, İSTANBUL VE PLANLAMA
17.9.2009 5384 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 74
SAVUNMA EĞİTİMİ
10.9.2009 5367 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 73
ADİL DÜZEN RESTORAN İŞLETMESİ
3.9.2009 5208 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 72
MESLEKÎ EĞİTİM
27.8.2009 5223 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 71
HAC… HAC… HAC…
20.8.2009 5408 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 70
ORUÇ ve RAMAZAN
13.8.2009 5404 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 69
ZEKAT
6.8.2009 5565 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 68
DİNÎ EĞİTİM
9.7.2009 8957 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 67
ADİL DÜZENDE İNŞAATIN HÜKÜMLERİ
2.7.2009 6595 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 66
SÖZLEŞME (İNŞAAT)
25.6.2009 6736 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 65
HALK İŞLETMELERİ ÜNİVERSİTELER-2
18.6.2009 6483 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 64
HALK İŞLETMELERİ ÜNİVERSİTELER
11.6.2009 4555 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 63
İŞİ PARASIZ YAPMAK
4.6.2009 6713 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 62
HAK-KUVVET UYGARLIKLARI VE EĞİTİM
28.5.2009 6213 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 61
İRAN-TÜRKİYE MALA-MAL MARKETLERİ
21.5.2009 5722 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 60
ADİL DÜZEN DERGİSİ
14.5.2009 6455 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 59
ÇEVRE VE EKONOMİ
7.5.2009 6639 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 58
İŞLETMELERİMİZ VE DEĞERLENDİRME
30.4.2009 6174 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 57
100 DAİRELİK KLİMA-SERA TOPLU KONUT PROJESİ-3
23.4.2009 6491 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 56
100 DAİRELİK KLİMA-SERA TOPLUKONUT PROJESİ-2
16.4.2009 6678 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 55
100 DAİRELİK KLİMA-SERA TOPLU KONUT
9.4.2009 6805 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 54
ADİL DÜNYA DÜZENİ
2.4.2009 6479 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 53
BAĞIMSIZ BELEDİYE ÇALIŞMALARI
26.3.2009 6135 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 52
KAYIT DIŞI EKONOMİ
19.3.2009 6510 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 51
AKEVLER İLMÎ ÇALIŞMALARI VE DÂVET
12.3.2009 7003 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 50
BARTER / TAKAS / MALA-MAL
10.3.2009 6090 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 49
AKEVLER EMLAK İŞLETMESİ
3.3.2009 5734 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 48
ESNAF MARKETİ
27.2.2009 6770 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 47
PARA POLİTİKASI VE SENETLER
26.2.2009 3646 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 46
ADİL EKONOMİK SİSTEM
19.2.2009 3962 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 45
M A R K E T L E R
12.2.2009 4001 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 44
HELBUS PROJESİ VE .....
5.2.2009 3868 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 43
HELİBUS’TA TEHLİKE!
29.1.2009 3686 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 42
TÜRKİYE’DEKİ KRİZİN TEK ÇARESİ VARDIR
22.1.2009 3526 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 41
KRİZDE -halk,devlet,belediyeler-NELER YAPMALI
15.1.2009 3555 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 40
HELİBÜS KURULUŞ ÇALIŞMALARI
10.1.2009 3515 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 39
HELİBÜS KURULUŞ SÖZLEŞMESİ
3.1.2009 3567 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 38
KRİZ VE DÖVİZ
25.12.2008 3507 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 37
YİNE İŞSİZLİK MESELESİ VE ÇÖZÜMÜ
20.12.2008 3636 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 36
İSTANBUL’DA YAPILACAKLAR
6.12.2008 1087 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 35
MUHASEBE + DERGİ ÇALIŞMASI – 4
27.11.2008 1008 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 34
MUHASEBE + DERGİ ÇALIŞMASI - 2
13.11.2008 374 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 33
MUHASEBE + DERGİ ÇALIŞMASI - 1
6.11.2008 411 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 32
İSTANBUL İMAR SENEDİ
1.11.2008 201 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 31
İSTANBUL’UN YENİLENMESİ
29.10.2008 199 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 30
İSTANBUL İMAR SENEDİ -2-ŞEMATİK
25.10.2008 284 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 29
İSTANBUL; YENİDEN YAPILANMA
16.10.2008 244 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 28
İSTANBUL’U KURTARMAK; AMA NASIL?
6.9.2008 181 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 27
FİYATLARIN TESBİTİ
1.9.2008 309 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 26
DEĞERLER
25.8.2008 281 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 25
PARA VE SENET POLİTİKASI
18.8.2008 190 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 24
SELEM SİSTEMİ ve KOOPERATİF MARKETİ
11.8.2008 274 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 23
FAİZLİ VE FAİZSİZ SİSTEMDE EKONOMİ
28.7.2008 321 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 22
AKEVLER KREDİLEŞME ORTAKLIĞI
21.7.2008 212 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 21
KREDİLEŞME, SENET, ÇEK,
7.7.2008 181 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 20
İŞLETME VE ORGANİZASYON
27.6.2008 165 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 19
S E N E T L E R
20.6.2008 266 Okunma
Süleyman Karagülle
İşletme Seminerleri 18
İŞLETMENİN HAZİRAN 2008’deki DURUMU
13.6.2008 145 Okunma