Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13
16.11.2020
151 Okunma, 4 Yorum

 

‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13

İzmir Depremi vesilesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u televizyonlarda daha çok görüp tanıdık. Önceki akşam bir programda canlı yayında açıklamalarda bulunarak İstanbul'daki riskli konut sayısını açıkladı.

Programı izledim.

Bakan korkutan açıklamalar yaptı.

Türkiye'de 6.7 milyon bina riskli statüsünde ama riskli şerhli veya acilen yıkılması gerekir diye bir şerhi yok. 1,5 milyonu da acilen yıkılması gereken bina. İstanbul’umuzda 5.9 milyon konutumuz var. Bunun 1,5 milyonu riskli, 300 bini acilen dönüşmesi gereken yapılar. Bunlara ilişkin riskli yapı tespiti yapılıp tapuya işlenmiş durum söz konusu değil.”

Bakanımızın açıklamalarının sadece şu kadarı bile yeterli değil mi?

Evet, Türkiye ve İstanbul’daki durum bu! Bizzat ilgili bakanımızın açıklaması da böyle! Günlerdir ‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ dememizin sebebi de işte bu!

Bugün konuyu Kur’an açısından ele alalım. Kur’an’da “zelzele” kelimesi geçer. Sözlükte “bir şeyi hareket ettirmek, şiddetle sarsmak, vurmak” anlamındaki “zelzele”, “yer içindeki fay kırıkları üzerinde biriken enerjinin aniden boşalması sonucu meydana gelen yer değiştirme hareketinin yol açtığı, karmaşık, elastiki dalga hareketleri” şeklinde tanımlanır.

Kur’an’da bir ayette “zelzele”, beş ayette de aynı kökten gelen kelimelerle ifade edilir. Zelzele, bu ayetlerin ikisinde kıyametin kopması esnasındaki yer sarsıntısını (el-Hac 22/1; ez-Zilzâl 99/1-2), üçünde de önceki ümmetlerle (el-Bakara 2/214) Hz. Peygamber’in ve sahabenin (el-Ahzab 33/11-12) dinleri uğruna çektiği zorlukları ifade eder. Allah sema ve yeryüzüne bir düzen koymuş, (Rahman,55/7,8) bunun neticesinde rüzgârların nasıl eseceği, yağmurun ve karın nasıl yağacağı, gökteki yıldız ve gezegenlerin nasıl hareket edeceği hep bir ölçüye bağlandığı gibi, karaların ve denizlerin yaratılmasında ve hareketlerinde de aynı işleyiş devam etmektedir. Deprem, yağmur, sel, rüzgâr, fırtına, yanardağ patlamaları ve diğer tabiat hâdiseleri “sünnetullah” denilen Allah’ın yeryüzünde koyduğu kanunların tecellileridir.

Bu durumda bize ve insanlığa düşen, tabiat kanunlarına savaş açıp onları zapturapt altına almaya çalışmak değil, onlarla uyumlu olmak ve bu tabiat olaylarına karşı tedbirli davranmaktır. Yağışlı bir havada başımıza şemsiye tutmak, karlı ve soğuk bir kış gününde kalın ve sıkı giyinmek ne ise; yeryüzünün yaratıldığından bu yana devam edegelen depremler için tedbir almak, yaşadığımız mekânları sağlamlaştırmak da odur.

Depremler hep var, biz sadece şiddetli olanlarını duyuyoruz. Deprem, Allah’ın kâinata koyduğu ölçülü bir işleyişin neticesidir. Ancak tabiat kanunlarının ifratı/çoğunun ve tefriti/azının, zararlı tesirleri de vardır. Kuraklık da olur, sel ve su baskınları da olabilir. Fırtına, kasırga, hortum, tipi, dolu ve yüksek derecedeki depremler de böyledir. İşte, başımıza gelebilecek depremlerde bizlere düşen öncelikli görev tedbir almaktır (Nisa,4/71-102), (Yusuf,12/50,67). Kendi kuvvetimizin bir sınırı olduğunu bilmek ve tabiatın işleyişi (ilahi kanunları) karşısında aczimizin farkına vararak ibret almaktır (Bakara,2/164), (Yusuf,12/105).

Depremleri, Kur’an’da haber verilen ve helak olan kavimleri esas alıp, ilahi bir ceza olduğunu ön plana çıkararak yapılacak değerlendirmeler, doğru ve isabetli bir değerlendirme değildir. Kaderiyeci bir anlayışın ifadesidir. İnsanlara Allah tarafından verilen iradeyi devre dışı bırakmaktır. Hâlbuki ziraatçıların sebzelerini korumak için sera yaptıkları gibi, yağmurda ıslanmamak için şemsiye tuttuğumuz gibi, başımıza gelebilecek deprem ve zelzelelere karşı da tedbirler almalıyız. (Maide,5/35, İsra, 17/57)Depremlerin öncesinde, deprem anında ve sonrasında nasıl davranacağımızı görevlilerden öğrenmeli ve bu konular hakkında bilgilenmeliyiz. Yaşadığımız mekânları depreme dayanıklı şartlarda inşa etmeliyiz. Daha güvenli, daha sağlıklı, her açıdan kendi kendine yeten, en iyi şekilde yaşanabilir planlı şehirler kurmalıyız. Bu aynı zamanda fiili bir duadır. Kavli duamızı da ondan sonra yapmalıyız. Peygamberimizin (s.a.v.) “Deveni sağlam kazığa bağla, sonra tevekkül et” anlayışı ile hareket etmeliyiz. “Deprem öldürmez, bina öldürür” gerçeğinin bütün gereklerini yapmalıyız.

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:20

MİLLÎ GAZETE

Makale Yazısı-16 Kas 2020 - 04:30

‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13

İzmir depremi vesilesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u televizyonlarda daha çok görüp tanıdık. Önceki akşam bir programda canlı yayında açıklamalarda bulunarak İstanbul’daki riskli konut sayısını açıkladı.

Programı izledim.

Bakan, korkutan açıklamalar yaptı.

“Türkiye’de 6,7 milyon bina riskli statüsünde ama riskli şerhli veya acilen yıkılması gerekir diye bir şerhi yok. 1,5 milyonu da acilen yıkılması gereken bina. İstanbul’umuzda 5,9 milyon konutumuz var. Bunun 1,5 milyonu riskli, 300 bini acilen dönüşmesi gereken yapılar. Bunlara ilişkin riskli yapı tespiti yapılıp tapuya işlenmiş durum söz konusu değil.”

Bakanımızın açıklamalarının sadece şu kadarı bile yeterli değil mi?

Evet, Türkiye ve İstanbul’daki durum bu! Bizzat ilgili bakanımızın açıklaması da böyle! Günlerdir ‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ dememizin sebebi de işte bu!

Bugün konuyu Kur’an açısından ele alalım. Kur’an’da “zelzele” kelimesi geçer. Sözlükte “bir şeyi hareket ettirmek, şiddetle sarsmak, vurmak” anlamındaki “zelzele”, “yer içindeki fay kırıkları üzerinde biriken enerjinin aniden boşalması sonucu meydana gelen yer değiştirme hareketinin yol açtığı, karmaşık, elastiki dalga hareketleri” şeklinde tanımlanır.

Kur’an’da bir ayette “zelzele”, beş ayette de aynı kökten gelen kelimelerle ifade edilir. Zelzele, bu ayetlerin ikisinde kıyametin kopması esnasındaki yer sarsıntısını (el-Hac 22/1; ez-Zilzâl 99/1-2), üçünde de önceki ümmetlerle (el-Bakara 2/214) Hz. Peygamber’in ve sahabenin (el-Ahzab 33/11-12) dinleri uğruna çektiği zorlukları ifade eder. Allah, sema ve yeryüzüne bir düzen koymuş, (Rahman, 55/7, 8) bunun neticesinde rüzgârların nasıl eseceği, yağmurun ve karın nasıl yağacağı, gökteki yıldız ve gezegenlerin nasıl hareket edeceği hep bir ölçüye bağlandığı gibi, karaların ve denizlerin yaratılmasında ve hareketlerinde de aynı işleyiş devam etmektedir. Deprem, yağmur, sel, rüzgâr, fırtına, yanardağ patlamaları ve diğer tabiat hâdiseleri “sünnetullah” denilen Allah’ın yeryüzünde koyduğu kanunların tecellileridir.

Bu durumda bize ve insanlığa düşen, tabiat kanunlarına savaş açıp onları zapturapt altına almaya çalışmak değil, onlarla uyumlu olmak ve bu tabiat olaylarına karşı tedbirli davranmaktır. Yağışlı bir havada başımıza şemsiye tutmak, karlı ve soğuk bir kış gününde kalın ve sıkı giyinmek ne ise; yeryüzünün yaratıldığından bu yana devam edegelen depremler için tedbir almak, yaşadığımız mekânları sağlamlaştırmak da odur.

Depremler hep var, biz sadece şiddetli olanlarını duyuyoruz. Deprem, Allah’ın kâinata koyduğu ölçülü bir işleyişin neticesidir. Ancak tabiat kanunlarının ifratı/çoğunun ve tefriti/azının, zararlı tesirleri de vardır. Kuraklık da olur, sel ve su baskınları da olabilir. Fırtına, kasırga, hortum, tipi, dolu ve yüksek derecedeki depremler de böyledir. İşte, başımıza gelebilecek depremlerde bizlere düşen öncelikli görev tedbir almaktır (Nisa, 4/71-102), (Yusuf, 12/50, 67). Kendi kuvvetimizin bir sınırı olduğunu bilmek ve tabiatın işleyişi (ilahi kanunları) karşısında aczimizin farkına vararak ibret almaktır (Bakara, 2/164), (Yusuf, 12/105).

Depremleri, Kur’an’da haber verilen ve helak olan kavimleri esas alıp, ilahi bir ceza olduğunu ön plana çıkararak yapılacak değerlendirmeler, doğru ve isabetli bir değerlendirme değildir. Kaderiyeci bir anlayışın ifadesidir. İnsanlara Allah tarafından verilen iradeyi devre dışı bırakmaktır. Hâlbuki ziraatçıların sebzelerini korumak için sera yaptıkları gibi, yağmurda ıslanmamak için şemsiye tuttuğumuz gibi, başımıza gelebilecek deprem ve zelzelelere karşı da tedbirler almalıyız. (Maide, 5/35, İsra, 17/57) Depremlerin öncesinde, deprem anında ve sonrasında nasıl davranacağımızı görevlilerden öğrenmeli ve bu konular hakkında bilgilenmeliyiz. Yaşadığımız mekânları depreme dayanıklı şartlarda inşa etmeliyiz. Daha güvenli, daha sağlıklı, her açıdan kendi kendine yeten, en iyi şekilde yaşanabilir planlı şehirler kurmalıyız. Bu aynı zamanda fiili bir duadır. Kavli duamızı da ondan sonra yapmalıyız. Peygamberimizin (s.a.v.) “Deveni sağlam kazığa bağla, sonra tevekkül et” anlayışı ile hareket etmeliyiz. “Deprem öldürmez, bina öldürür” gerçeğinin bütün gereklerini yapmalıyız.


Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:22



http://www.akevler.org/AkevlerSeminerler/1228/SonEk/1/Neml-Suresi-Tefsiri-63-66-Ayetler



Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:23


Prof. Dr. ARİF ERSOY

https://youtu.be/rfJGcZyWMl0

ÇORUM BELEDİYESİ HAZIRLATMIŞ…

*

https://www.tvnet.com.tr/ilim-irfan-saati/ilim-irfan-saati-2166421

İlim İrfan Saati, ARİF ERSOY’u ANMA PROGRAMI TVNET PROGRAMLARI 19 EYLÜL 2020 CUMARTESİ

Konuklar: Reşat Nuri Erol ve Osman Nuri Kapaktepe

*

https://www.youtube.com/watch?v=-Np2xTmJxhs

Prof. Dr. Arif Ersoy'un, Uluslararası İslam İktisat Konferansı Konuşması 14 Mar 2019

*

https://www.youtube.com/watch?v=y90D-Gn7q5c

Prof. Dr. Arif Ersoy: Kriz Yönetimi 1 May 2020

*

https://www.youtube.com/watch?v=fM0jK3xZfCI

İslam Ekonomisi ve Finansı - Prof. Dr. Arif Ersoy 30 Haz 2020

*

https://www.youtube.com/watch?v=hokeGT2yMc8

KANAL 42 - İzdüşüm - Erbakan' Anlamak - İslam Ekonomisi - Prof. Dr. Arif Ersoy 3 Mart 2020

*

... 




Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:23


://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...








Son Eklenen Makaleler
Hüseyin Bağdatlı
KAFESTEKİ ASLAN
29.11.2020 13 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
Fasıl Zamiri (ضمير الفصل)
29.11.2020 19 Okunma
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 7
29.11.2020 75 Okunma
5 Yorum 29.11.2020 11:26
Süleyman Karagülle
SUİKASTLER
28.11.2020 49 Okunma
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 6
28.11.2020 99 Okunma
4 Yorum 28.11.2020 19:53
Hüseyin Bağdatlı
KORONA'YA ÇARE OLABİLİR.
27.11.2020 54 Okunma
Süleyman Karagülle
İRTİCA
27.11.2020 71 Okunma
Süleyman Karagülle
ANLAMIYORUM
27.11.2020 222 Okunma
1 Yorum 27.11.2020 21:44
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 5
27.11.2020 112 Okunma
4 Yorum 27.11.2020 11:14
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 4
26.11.2020 124 Okunma
2 Yorum 26.11.2020 09:52
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 3
25.11.2020 130 Okunma
1 Yorum 25.11.2020 12:52
Süleyman Karagülle
BEKLEME ZAMANI
25.11.2020 131 Okunma
Süleyman Karagülle
MİRAS
24.11.2020 93 Okunma
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 2
24.11.2020 113 Okunma
2 Yorum 24.11.2020 12:47
Süleyman Karagülle
BÜLENT ARINÇ’IN BEYANI
23.11.2020 123 Okunma
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 1
23.11.2020 125 Okunma
2 Yorum 23.11.2020 09:24
Süleyman Karagülle
ÇAKICI
22.11.2020 110 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-17
22.11.2020 128 Okunma
2 Yorum 23.11.2020 09:25
Süleyman Karagülle
DURUM
21.11.2020 110 Okunma
Süleyman Karagülle
MERKEZ BANKASI
20.11.2020 145 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-16
20.11.2020 168 Okunma
1 Yorum 20.11.2020 10:36
Süleyman Karagülle
USUL İLMİ VE YENİ UYGARLIK
20.11.2020 125 Okunma
Süleyman Karagülle
FAİZ VE ENFLASYON
19.11.2020 123 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-15
19.11.2020 129 Okunma
1 Yorum 19.11.2020 10:22
Süleyman Karagülle
AK PARTİ’NİN DURUMU
18.11.2020 184 Okunma
Süleyman Karagülle
DENGE
17.11.2020 108 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-14
17.11.2020 148 Okunma
1 Yorum 17.11.2020 10:27
Süleyman Karagülle
BİDEN GELDİ Mİ?
16.11.2020 109 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13
16.11.2020 151 Okunma
4 Yorum 16.11.2020 09:23
Süleyman Karagülle
Ortaklıkta Hizmet Merkezleri
15.11.2020 110 Okunma
Süleyman Karagülle
TÜRKİYE’DEKİ DEĞİŞİM
15.11.2020 137 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-12
15.11.2020 171 Okunma
4 Yorum 15.11.2020 08:36
Süleyman Karagülle
REFORM
14.11.2020 107 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-11
14.11.2020 168 Okunma
4 Yorum 14.11.2020 11:29
Süleyman Karagülle
ASIL SORUN
13.11.2020 160 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-10
13.11.2020 154 Okunma
4 Yorum 13.11.2020 11:59
Mete Firidin
Kerahat Vakti
12.11.2020 163 Okunma
Süleyman Karagülle
AT İZİ
12.11.2020 180 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 9
12.11.2020 151 Okunma
4 Yorum 12.11.2020 10:17
Süleyman Karagülle
ABD'DE DURUM
11.11.2020 114 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 8
11.11.2020 166 Okunma
4 Yorum 11.11.2020 09:02
Süleyman Karagülle
ALBAYRAK’IN İSTİFASI
10.11.2020 214 Okunma
Süleyman Karagülle
İSTİFA
9.11.2020 198 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 7
9.11.2020 182 Okunma
5 Yorum 09.11.2020 09:41
Süleyman Karagülle
SEÇİM
8.11.2020 92 Okunma
Lütfi Hocaoğlu
لَدَى, لَدُنْ, عِنْدَ Leda, Ledün ve Inde farkı
8.11.2020 230 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 6
8.11.2020 179 Okunma
5 Yorum 08.11.2020 08:21
Süleyman Karagülle
AKEVLERDEKİ ÇALIŞMALAR
7.11.2020 124 Okunma
Süleyman Karagülle
ABD SEÇİMİ
7.11.2020 120 Okunma
Süleyman Karagülle
YENİ DEĞİL
6.11.2020 127 Okunma