Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13
16.11.2020
4528 Okunma, 4 Yorum

 

‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13

İzmir Depremi vesilesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u televizyonlarda daha çok görüp tanıdık. Önceki akşam bir programda canlı yayında açıklamalarda bulunarak İstanbul'daki riskli konut sayısını açıkladı.

Programı izledim.

Bakan korkutan açıklamalar yaptı.

Türkiye'de 6.7 milyon bina riskli statüsünde ama riskli şerhli veya acilen yıkılması gerekir diye bir şerhi yok. 1,5 milyonu da acilen yıkılması gereken bina. İstanbul’umuzda 5.9 milyon konutumuz var. Bunun 1,5 milyonu riskli, 300 bini acilen dönüşmesi gereken yapılar. Bunlara ilişkin riskli yapı tespiti yapılıp tapuya işlenmiş durum söz konusu değil.”

Bakanımızın açıklamalarının sadece şu kadarı bile yeterli değil mi?

Evet, Türkiye ve İstanbul’daki durum bu! Bizzat ilgili bakanımızın açıklaması da böyle! Günlerdir ‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ dememizin sebebi de işte bu!

Bugün konuyu Kur’an açısından ele alalım. Kur’an’da “zelzele” kelimesi geçer. Sözlükte “bir şeyi hareket ettirmek, şiddetle sarsmak, vurmak” anlamındaki “zelzele”, “yer içindeki fay kırıkları üzerinde biriken enerjinin aniden boşalması sonucu meydana gelen yer değiştirme hareketinin yol açtığı, karmaşık, elastiki dalga hareketleri” şeklinde tanımlanır.

Kur’an’da bir ayette “zelzele”, beş ayette de aynı kökten gelen kelimelerle ifade edilir. Zelzele, bu ayetlerin ikisinde kıyametin kopması esnasındaki yer sarsıntısını (el-Hac 22/1; ez-Zilzâl 99/1-2), üçünde de önceki ümmetlerle (el-Bakara 2/214) Hz. Peygamber’in ve sahabenin (el-Ahzab 33/11-12) dinleri uğruna çektiği zorlukları ifade eder. Allah sema ve yeryüzüne bir düzen koymuş, (Rahman,55/7,8) bunun neticesinde rüzgârların nasıl eseceği, yağmurun ve karın nasıl yağacağı, gökteki yıldız ve gezegenlerin nasıl hareket edeceği hep bir ölçüye bağlandığı gibi, karaların ve denizlerin yaratılmasında ve hareketlerinde de aynı işleyiş devam etmektedir. Deprem, yağmur, sel, rüzgâr, fırtına, yanardağ patlamaları ve diğer tabiat hâdiseleri “sünnetullah” denilen Allah’ın yeryüzünde koyduğu kanunların tecellileridir.

Bu durumda bize ve insanlığa düşen, tabiat kanunlarına savaş açıp onları zapturapt altına almaya çalışmak değil, onlarla uyumlu olmak ve bu tabiat olaylarına karşı tedbirli davranmaktır. Yağışlı bir havada başımıza şemsiye tutmak, karlı ve soğuk bir kış gününde kalın ve sıkı giyinmek ne ise; yeryüzünün yaratıldığından bu yana devam edegelen depremler için tedbir almak, yaşadığımız mekânları sağlamlaştırmak da odur.

Depremler hep var, biz sadece şiddetli olanlarını duyuyoruz. Deprem, Allah’ın kâinata koyduğu ölçülü bir işleyişin neticesidir. Ancak tabiat kanunlarının ifratı/çoğunun ve tefriti/azının, zararlı tesirleri de vardır. Kuraklık da olur, sel ve su baskınları da olabilir. Fırtına, kasırga, hortum, tipi, dolu ve yüksek derecedeki depremler de böyledir. İşte, başımıza gelebilecek depremlerde bizlere düşen öncelikli görev tedbir almaktır (Nisa,4/71-102), (Yusuf,12/50,67). Kendi kuvvetimizin bir sınırı olduğunu bilmek ve tabiatın işleyişi (ilahi kanunları) karşısında aczimizin farkına vararak ibret almaktır (Bakara,2/164), (Yusuf,12/105).

Depremleri, Kur’an’da haber verilen ve helak olan kavimleri esas alıp, ilahi bir ceza olduğunu ön plana çıkararak yapılacak değerlendirmeler, doğru ve isabetli bir değerlendirme değildir. Kaderiyeci bir anlayışın ifadesidir. İnsanlara Allah tarafından verilen iradeyi devre dışı bırakmaktır. Hâlbuki ziraatçıların sebzelerini korumak için sera yaptıkları gibi, yağmurda ıslanmamak için şemsiye tuttuğumuz gibi, başımıza gelebilecek deprem ve zelzelelere karşı da tedbirler almalıyız. (Maide,5/35, İsra, 17/57)Depremlerin öncesinde, deprem anında ve sonrasında nasıl davranacağımızı görevlilerden öğrenmeli ve bu konular hakkında bilgilenmeliyiz. Yaşadığımız mekânları depreme dayanıklı şartlarda inşa etmeliyiz. Daha güvenli, daha sağlıklı, her açıdan kendi kendine yeten, en iyi şekilde yaşanabilir planlı şehirler kurmalıyız. Bu aynı zamanda fiili bir duadır. Kavli duamızı da ondan sonra yapmalıyız. Peygamberimizin (s.a.v.) “Deveni sağlam kazığa bağla, sonra tevekkül et” anlayışı ile hareket etmeliyiz. “Deprem öldürmez, bina öldürür” gerçeğinin bütün gereklerini yapmalıyız.

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:20

MİLLÎ GAZETE

Makale Yazısı-16 Kas 2020 - 04:30

‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13

İzmir depremi vesilesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’u televizyonlarda daha çok görüp tanıdık. Önceki akşam bir programda canlı yayında açıklamalarda bulunarak İstanbul’daki riskli konut sayısını açıkladı.

Programı izledim.

Bakan, korkutan açıklamalar yaptı.

“Türkiye’de 6,7 milyon bina riskli statüsünde ama riskli şerhli veya acilen yıkılması gerekir diye bir şerhi yok. 1,5 milyonu da acilen yıkılması gereken bina. İstanbul’umuzda 5,9 milyon konutumuz var. Bunun 1,5 milyonu riskli, 300 bini acilen dönüşmesi gereken yapılar. Bunlara ilişkin riskli yapı tespiti yapılıp tapuya işlenmiş durum söz konusu değil.”

Bakanımızın açıklamalarının sadece şu kadarı bile yeterli değil mi?

Evet, Türkiye ve İstanbul’daki durum bu! Bizzat ilgili bakanımızın açıklaması da böyle! Günlerdir ‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ dememizin sebebi de işte bu!

Bugün konuyu Kur’an açısından ele alalım. Kur’an’da “zelzele” kelimesi geçer. Sözlükte “bir şeyi hareket ettirmek, şiddetle sarsmak, vurmak” anlamındaki “zelzele”, “yer içindeki fay kırıkları üzerinde biriken enerjinin aniden boşalması sonucu meydana gelen yer değiştirme hareketinin yol açtığı, karmaşık, elastiki dalga hareketleri” şeklinde tanımlanır.

Kur’an’da bir ayette “zelzele”, beş ayette de aynı kökten gelen kelimelerle ifade edilir. Zelzele, bu ayetlerin ikisinde kıyametin kopması esnasındaki yer sarsıntısını (el-Hac 22/1; ez-Zilzâl 99/1-2), üçünde de önceki ümmetlerle (el-Bakara 2/214) Hz. Peygamber’in ve sahabenin (el-Ahzab 33/11-12) dinleri uğruna çektiği zorlukları ifade eder. Allah, sema ve yeryüzüne bir düzen koymuş, (Rahman, 55/7, 8) bunun neticesinde rüzgârların nasıl eseceği, yağmurun ve karın nasıl yağacağı, gökteki yıldız ve gezegenlerin nasıl hareket edeceği hep bir ölçüye bağlandığı gibi, karaların ve denizlerin yaratılmasında ve hareketlerinde de aynı işleyiş devam etmektedir. Deprem, yağmur, sel, rüzgâr, fırtına, yanardağ patlamaları ve diğer tabiat hâdiseleri “sünnetullah” denilen Allah’ın yeryüzünde koyduğu kanunların tecellileridir.

Bu durumda bize ve insanlığa düşen, tabiat kanunlarına savaş açıp onları zapturapt altına almaya çalışmak değil, onlarla uyumlu olmak ve bu tabiat olaylarına karşı tedbirli davranmaktır. Yağışlı bir havada başımıza şemsiye tutmak, karlı ve soğuk bir kış gününde kalın ve sıkı giyinmek ne ise; yeryüzünün yaratıldığından bu yana devam edegelen depremler için tedbir almak, yaşadığımız mekânları sağlamlaştırmak da odur.

Depremler hep var, biz sadece şiddetli olanlarını duyuyoruz. Deprem, Allah’ın kâinata koyduğu ölçülü bir işleyişin neticesidir. Ancak tabiat kanunlarının ifratı/çoğunun ve tefriti/azının, zararlı tesirleri de vardır. Kuraklık da olur, sel ve su baskınları da olabilir. Fırtına, kasırga, hortum, tipi, dolu ve yüksek derecedeki depremler de böyledir. İşte, başımıza gelebilecek depremlerde bizlere düşen öncelikli görev tedbir almaktır (Nisa, 4/71-102), (Yusuf, 12/50, 67). Kendi kuvvetimizin bir sınırı olduğunu bilmek ve tabiatın işleyişi (ilahi kanunları) karşısında aczimizin farkına vararak ibret almaktır (Bakara, 2/164), (Yusuf, 12/105).

Depremleri, Kur’an’da haber verilen ve helak olan kavimleri esas alıp, ilahi bir ceza olduğunu ön plana çıkararak yapılacak değerlendirmeler, doğru ve isabetli bir değerlendirme değildir. Kaderiyeci bir anlayışın ifadesidir. İnsanlara Allah tarafından verilen iradeyi devre dışı bırakmaktır. Hâlbuki ziraatçıların sebzelerini korumak için sera yaptıkları gibi, yağmurda ıslanmamak için şemsiye tuttuğumuz gibi, başımıza gelebilecek deprem ve zelzelelere karşı da tedbirler almalıyız. (Maide, 5/35, İsra, 17/57) Depremlerin öncesinde, deprem anında ve sonrasında nasıl davranacağımızı görevlilerden öğrenmeli ve bu konular hakkında bilgilenmeliyiz. Yaşadığımız mekânları depreme dayanıklı şartlarda inşa etmeliyiz. Daha güvenli, daha sağlıklı, her açıdan kendi kendine yeten, en iyi şekilde yaşanabilir planlı şehirler kurmalıyız. Bu aynı zamanda fiili bir duadır. Kavli duamızı da ondan sonra yapmalıyız. Peygamberimizin (s.a.v.) “Deveni sağlam kazığa bağla, sonra tevekkül et” anlayışı ile hareket etmeliyiz. “Deprem öldürmez, bina öldürür” gerçeğinin bütün gereklerini yapmalıyız.


Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:22



http://www.akevler.org/AkevlerSeminerler/1228/SonEk/1/Neml-Suresi-Tefsiri-63-66-Ayetler



Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:23


Prof. Dr. ARİF ERSOY

https://youtu.be/rfJGcZyWMl0

ÇORUM BELEDİYESİ HAZIRLATMIŞ…

*

https://www.tvnet.com.tr/ilim-irfan-saati/ilim-irfan-saati-2166421

İlim İrfan Saati, ARİF ERSOY’u ANMA PROGRAMI TVNET PROGRAMLARI 19 EYLÜL 2020 CUMARTESİ

Konuklar: Reşat Nuri Erol ve Osman Nuri Kapaktepe

*

https://www.youtube.com/watch?v=-Np2xTmJxhs

Prof. Dr. Arif Ersoy'un, Uluslararası İslam İktisat Konferansı Konuşması 14 Mar 2019

*

https://www.youtube.com/watch?v=y90D-Gn7q5c

Prof. Dr. Arif Ersoy: Kriz Yönetimi 1 May 2020

*

https://www.youtube.com/watch?v=fM0jK3xZfCI

İslam Ekonomisi ve Finansı - Prof. Dr. Arif Ersoy 30 Haz 2020

*

https://www.youtube.com/watch?v=hokeGT2yMc8

KANAL 42 - İzdüşüm - Erbakan' Anlamak - İslam Ekonomisi - Prof. Dr. Arif Ersoy 3 Mart 2020

*

... 




Reşat Nuri Erol
16.11.2020
09:23


://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...








Son Eklenen Makaleler
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 39 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 518 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 790 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Yusuf Eren Kendir
Senden Dilerim
9.09.2026 57 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 715 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 907 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 129 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 199 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 180 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1225 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1231 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1069 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 140 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1057 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 255 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 187 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 220 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1085 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 275 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1049 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 167 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 141 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 141 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 134 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 151 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 161 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 142 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 160 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 150 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 143 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 176 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 147 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 154 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 175 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Dillerin Ayet Oluşu ve Kent Diliyle Eğitim: Adil Düzen’
31.08.2026 156 Okunma
Osman Aydın
GÖRÜNEN BAHÇE, GÖRÜLMESİ GEREKEN ORTAKLIK
31.08.2026 174 Okunma
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1140 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 15
30.08.2026 1395 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-266; Adil Düzen’e nasıl geçilir?
30.08.2026 1103 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-265; Yeni düzene geçiş nasıl olur?
29.08.2026 1058 Okunma
1 Yorum 29.08.2026 07:42
Hüseyin Bağdatlı
TAŞERON ERDOĞAN
28.08.2026 312 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-264; “Ateşten çıkmak isterler…”
28.08.2026 1052 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
BİN YIL UYUTULDUK
27.08.2026 226 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-263; “Ve lehüm azabün eliymün”
27.08.2026 1106 Okunma
1 Yorum 27.08.2026 07:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-262; Kur’an kâinatın haritasıdır
26.08.2026 1212 Okunma
1 Yorum 26.08.2026 09:04
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-261; “Küfretmiş olan kimseler”
25.08.2026 1193 Okunma
1 Yorum 25.08.2026 09:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-260; Adil Düzen’de refah
24.08.2026 1373 Okunma
1 Yorum 24.08.2026 06:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-259; Adil devlet düzeni budur
23.08.2026 1243 Okunma
1 Yorum 23.08.2026 10:05
Osman Aydın
30 AĞUSTOS DAVETİNDE GÖRÜNENİN ARDINDA NE VAR?
22.08.2026 296 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İSRAİL TÜRKİYE Yİ TEHDİT ETMİŞ
22.08.2026 358 Okunma


© 2026 - Akevler