Süleyman Karagülle
REFORM
14.11.2020
3188 Okunma, 0 Yorum

 

Bu yazı Fehmi Koru’nun 14.11.2020 tarihli yazısına yorum olarak kaleme alınmıştır. Yazının linki aşağıda yer almaktadır.

https://fehmikoru.com/reform-mu-dediniz-osmanlida-da-en-cok-konusulan-sozcuktu-islahat/

 

İnsanlık uygarlaşacak şekilde yaratılmıştır. Uygarlaşma da iki şekilde olmaktadır. Biri Peygamberler tarafından yapılan vahiye dayanan reformlardır. Diğeri ise filozoflar tarafından geliştirilmiş reformlardır. Peygamberler işe cemaat kurmakla başlamışlar. Birkaç kişiden oluşturdukları cemaate yeni düzeni öğretmişler, kendileri yaşamışlar ve sonra reformlar çevreye yayılmış. Büyüyerek değil, çoğalarak yeryüzünü kaplamış. Bugün yeryüzünde iki buçuk milyar Hristiyan, iki milyara yakın da Müslüman var. Bunlar silah zoruyla bu dinleri kabul etmediler. İnandılar ve yeni düzen kurdular.

İkinci reform şekli ise filozofların reformudur. Filozoflar kendileri yaşamadan evvel peygamberlerin yaptığı reformları iktibas ederek, merkezden güç kullanarak halka kabul ettirmek isterler. Bir dönem için başarırlar da biraz sonra bütün medeniyetler gibi onların medeniyeti de çökmeye başlar. Reform yapılarak medeniyet devam ettirilemez. Osmanlılar da ıslahat adı altında değişiklikler yapmak istemişler ama başaramamışlardır.

Bugün yeni peygamber gelmeyecektir. Batının kuvvet uygarlığı çökmeye başlamıştır. Doğunun hak uygarlığı peygambersiz oluşacaktır. İlim adamları oluşturacaktır. Bunu biz söylemiyoruz. Birinci Kur’an uygarlığını getirmiş olanlar, yeni kitabın inmeyeceğini, artık vahiy alan peygamberlerin gelmeyeceğini bildirmiş. Çok açık ifadeyle ilim adamlarının peygamberlerin varisi olduğunu bildirmiştir. Vahyin yerini de içtihadın ve icmanın alacağını çok açık şekilde belirtmişler ve birinci Kur’an uygarlığını kuranlar içtihat ve icmaların örneğini vermişlerdir.

500 seneden fazladır İslam âlemi içtihat ve icmaı terk etmiş ve yeni düzenin oluşmasına imkân vermemiş, hatta mani olmuştur. İslam âlemi çökmüş, yok olacak bir duruma gelmiştir. Mevdudi, Kutuplar, Hamidullah gibi yenilikçiler sayesinde özellikle Bediüzzaman ve Erbakan’ın faaliyetleri ile İslam âlemi bugün ismen de olsa bağımsızlık kazanmıştır. Hristiyanlarda da yeniden dine dönüş çabaları görülmektedir.

Türkiye’de, Akevler’de 50 senelik çalışmalar vardır. Kur’an’ın bugünkü müspet ilimlerle yorumlanması, ona göre yeni içtihatların yapılması vardır. Milli görüşçüler ve Gülenciler bunu baştan desteklediler ve bugünkü dünya böyle oluştu. Bu çalışmaların sonunda ortaya çıkan yargı reformu iki cümleye dayanmaktadır. Yargı kanunlarla değil, kanunlardan yararlanarak kendi içtihatlarına göre hükmeden yargıçlardan oluşur. Yani yargıç kanunun herhangi bir maddesine uymak zorunda değildir, kanundan da yararlanır, ama o daha çok sözleşmelere dayanır ve kendi görüşüne göre hükmeder. Yargı reformunun bir numaralı kuralı budur. Bu yetkiyi vermediğiniz takdirde, yargıcın kanunlara uyup uymadığını kontrol eden bir merkez oluşturmak zorundasınız, o merkez hükmetmeye başlar. Bu sefer yargı yönetime karışmaya başlar. Buna imkân vermemek için de yönetim yargıyı baskı altına alır.

Yargı reformunun ikinci maddesi ise yargıçların taraflarca seçilmesi ve mahkemenin hakemlerden oluşmasıdır. Yani merkezden atanmaz, taraflar iki hakem seçer, iki hakem de başhakemi seçerler. Bunların kararı kesindir ve bütün diğer devlet kuruluşlarının üstündedir. Bu yargıçların verdiği karar uygulanır.

Şimdi yeniden reform yapacağız diye yola çıkan bakan veya diğer görevliler bu iki kavramı biliyorlar mı? 50 senedir bunu çeşitli vesilelerle anlatıyoruz. Bunlar bunu duydular mı? Reform yapalım demekle reform olmaz. Türkiye’de Tanzimat’tan beri reform yapıyoruz. Ama reformu ilim adamları değil sıradan siyasetçiler yapmaktadır. Sonuçta 3. asra yaklaşan Batılılaşma çabasında daha yarıya gelmiş değiliz. Son sözümüz şudur: Reform ilimsiz olmaz. Bu hususta ilim de 50 senelik çalışmasıyla Akevler’de oluşmuştur. Allah bir dönemde çok peygamber göndermediği gibi bugün de bu ilmi yalnız Akevler’e vermiştir. Bu gerçeği kabul ederek Akevler’i terk edenlerin yeniden Akevler’e dönmeleri gerekir. Örnek olarak Gül Akevler’de yetişmiştir ama şimdi ilgilenmemektedir. Yeniden Akevler’de eski kadro ve varisleri toplanmalı makroda değil, önce mikroda bir köy oluşturmalıyız. Peygamberlerin yolu dışında bir yolla peygamberlerin düzenine hizmet edilemez.

 

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 520 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 90 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 668 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 191 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 828 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 140 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 834 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 141 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 834 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1025 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 888 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 997 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 951 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1038 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 232 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 1059 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 1124 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 1109 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1199 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 226 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 273 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 272 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1433 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1487 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1215 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 204 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1210 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 395 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 257 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 288 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1228 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 377 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1193 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 204 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 182 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 174 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 173 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 198 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 203 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 181 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 194 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 187 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 174 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 213 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 180 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 199 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 216 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Dillerin Ayet Oluşu ve Kent Diliyle Eğitim: Adil Düzen’
31.08.2026 192 Okunma
Osman Aydın
GÖRÜNEN BAHÇE, GÖRÜLMESİ GEREKEN ORTAKLIK
31.08.2026 238 Okunma
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1219 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10


© 2026 - Akevler