Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 2
2.11.2020
4842 Okunma, 3 Yorum

 

‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 2

MİLLÎ GAZETE ile devam edeceğim bugün de, aynen önceki yazımdaki gibi…

Daha doğrusu gazetemdeki bir hikâye, trajik bir hikâye, gerçek bir deprem hikâyesi ya da deprem ülkesi Türkiye’de her depremde yaşanan bizim değişik bir hikâyemiz ile devam edeceğim…

İzmirli olarak, Bornovalı olarak, Bayraklı ovası ya da bataklığına komşu Bornova ovasında çocukluğunun önemli bir kısmı geçmiş biri olarak öylesine değişik duygu ve düşünceler içindeyim ki; ne o bölgede yaşadığım yılları ne de şimdi yaşamakta olduğum duyguları yazabilirim!

Hani ‘anlatılamaz, ancak yaşanır’ derler ya; aynen o duygu ve düşüncelerin etkisindeyim…

1957 yılında, henüz yedi yaşımda, Kosova’dan Türkiye’ye hicretimiz sonrasında…

Ömrünün yarısını İzmir’de ve tam da o İZMİR DEPREMİ bölgesinde geçirmiş…

Diğer yarısını da büyük depremi bekleyen İstanbul’da yaşayan biri olarak…

Çok ama çok değişik ve de derin duygu ve düşünceler içindeyim…

Duygularımı anlatmam ya da anlatabilmem mümkün değil… Düşüncelerimi ise sizlerle paylaşmaya devam edeceğim… Elbette, ‘teşhis ve tedavi, çare ve çözüm içerikleri ile birlikte’ yani bu köşede okuduğunuz bütün yazılarımda, yarım yüzyıldır yürütmekte olduğumuz çalışmalarımızın ürünü olan ‘teşhis ve tedavi reçeteleri ya da çare çözüm içerikleri’ ile birlikte…

Bu girizgâhtan sonra, Millî Gazete’deki o trajik ve ibretamiz deprem hikâyesini okuyalım…

Emrah Apartmanı'nda 'müteahhİt dede'nİn trajİk HİKÂYESİ!

Emrah Apartmanı İzmir depreminde en fazla zarar gören iki binadan biri olurken apartmanı yapan müteahhit Hayati Uzun'un hikâyesi ise trajik. İşte o acı hikâye...

İzmir'de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde en fazla zarar gören iki binadan biri Emrah Apartmanı, diğeri ise Rızabey Apartmanı. İki apartman da İzmir'in Bayraklı ilçesinde bulunuyor. Aynı mahallede olmaları dışında ortak başka bir özellikleri daha var: Depreme karşı güçlendirilmiş olmaları!

Binaların bulunduğu bölgenin geçmişte patates ve pancar tarlası olduğu belirtiliyor. İki apartmanın sakinlerine göre, Emrah Apartmanı 10 yıl önce, Rızabey ise dört yıl önce büyük bir onarımla depreme karşı yeniden güçlendirilmiş. Ancak bu güçlendirmeler İzmir’i vuran deprem sonrasında ayakta kalmaları için yeterli olmamış.

EMRAH APARTMANI'NIN HİKÂYESİ

Emrah Apartmanı’nı yapan müteahhit Hayati Uzun'un hikayesi ise trajik.

Hürriyet'ten Emre Eser'in haberine göre müteahhit Hayati Uzun, 1992 yılında meydana gelen Erzincan depreminde torunu Emrah'ı kaybediyor. Bu olay üzerine İzmir Bayraklı’ya gelip onun adını yaşatmak için 1993’te iki blok ve 28 daireden oluşan bir apartman inşa ediyor. Buraya "Emrah Apartmanı" ismini veriyor. Kendisi de yıllarca bu binada yöneticilik yapıyor ve komşularının anlattığına göre daha sonra Didim’e yerleşiyor.

Müteahhit Hayati Uzun, Emrah Apartmanı’ndan ayrılsa da oğlu Bora Uzun ve ailesi yaşamaya devam ediyor. Ancak deprem Uzun ailesinin yakasını İzmir’de de bırakmıyor.

Önceki gün gerçekleşen depremde Hayati Uzun, Erzincan depreminde kaybettiği torununun adını yaşatmak için yaptığı binada gelini Rabia Uzun’u, kendisi ile aynı adı taşıyan 17 yaşındaki torunu Hayati Uzun’u ve diğer torununu kaybediyor. Kendisi gibi müteahhit olan oğlu Bora ise enkazdan ağır yaralı olarak kurtarılıp hastaneye kaldırılıyor.

17 yaşındaki Hayati Uzun’un arkadaşları ise şunları anlatıyor: "Biz aşağıdaki parktaydık. Bir anda deprem şokunu yaşadık. Sokağı döndüğümüzde etraf toz bulutuydu. Hemen enkaza girdik. Binaya ilk İzmir itfaiyesi geldi. İzmir itfaiyesi ile iki kuzenimi zemin kattan çıkardık. Onlar bir yaşam alanı bulduğu için şanslıydı. Daha sonra en üste Hayatilerin olduğu yere baktık. Hayati babasının üstüne kapanmıştı ama hayatını kaybetmişti."

"BU BİNA YIKILACAK"

17 yaşındaki Hayati’nin arkadaşları, bir önceki İzmir depreminde binanın hasar gördüğünü, asansörün arızalandığını ve Hayati’nin kendilerine, “Bu bina yıkılacak” dediğini söylediler. Arkadaşları Hayati’nin çok hayat dolu birisi olduğunu belirttiler! 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
02.11.2020
09:46

MİLLÎ GAZETE

Makale Yazısı-02 Kas 2020 - 04:30

‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 2

MİLLÎ GAZETE ile devam edeceğim bugün de, aynen önceki yazımdaki gibi…
Daha doğrusu gazetemdeki bir hikâye, trajik bir hikâye, gerçek bir deprem hikâyesi ya da deprem ülkesi Türkiye’de her depremde yaşanan bizim değişik bir hikâyemiz ile devam edeceğim…
İzmirli olarak, Bornovalı olarak, Bayraklı Ovası ya da bataklığına komşu Bornova Ovası’nda çocukluğunun önemli bir kısmı geçmiş biri olarak öylesine değişik duygu ve düşünceler içindeyim ki; ne o bölgede yaşadığım yılları ne de şimdi yaşamakta olduğum duyguları yazabilirim!
Hani ‘anlatılamaz, ancak yaşanır’ derler ya; aynen o duygu ve düşüncelerin etkisindeyim…
1957 yılında, henüz yedi yaşımda, Kosova’dan Türkiye’ye hicretimiz sonrasında…
Ömrünün yarısını İzmir’de ve tam da o İZMİR DEPREMİ bölgesinde geçirmiş…
Diğer yarısını da büyük depremi bekleyen İstanbul’da yaşayan biri olarak…
Çok ama çok değişik ve de derin duygu ve düşünceler içindeyim…
Duygularımı anlatmam ya da anlatabilmem mümkün değil… Düşüncelerimi ise sizlerle paylaşmaya devam edeceğim… Elbette, ‘teşhis ve tedavi, çare ve çözüm içerikleri ile birlikte’ yani bu köşede okuduğunuz bütün yazılarımda, yarım yüzyıldır yürütmekte olduğumuz çalışmalarımızın ürünü olan ‘teşhis ve tedavi reçeteleri ya da çare çözüm içerikleri’ ile birlikte…
Bu girizgâhtan sonra, Millî Gazete’deki o trajik ve ibretamiz deprem hikâyesini okuyalım…
Emrah Apartmanı’nda ‘müteahhit dede’nin trajik HİKÂYESİ!
Emrah Apartmanı İzmir depreminde en fazla zarar gören iki binadan biri olurken apartmanı yapan müteahhit Hayati Uzun’un hikâyesi ise trajik. İşte o acı hikâye...
İzmir’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde en fazla zarar gören iki binadan biri Emrah Apartmanı, diğeri ise Rızabey Apartmanı. İki apartman da İzmir’in Bayraklı ilçesinde bulunuyor. Aynı mahallede olmaları dışında ortak başka bir özellikleri daha var: Depreme karşı güçlendirilmiş olmaları!
Binaların bulunduğu bölgenin geçmişte patates ve pancar tarlası olduğu belirtiliyor. İki apartmanın sakinlerine göre, Emrah Apartmanı 10 yıl önce, Rızabey ise dört yıl önce büyük bir onarımla depreme karşı yeniden güçlendirilmiş. Ancak bu güçlendirmeler İzmir’i vuran deprem sonrasında ayakta kalmaları için yeterli olmamış.
EMRAH APARTMANI’NIN HİKÂYESİ
Emrah Apartmanı’nı yapan müteahhit Hayati Uzun’un hikayesi ise trajik.
Hürriyet’ten Emre Eser’in haberine göre müteahhit Hayati Uzun, 1992 yılında meydana gelen Erzincan depreminde torunu Emrah’ı kaybediyor. Bu olay üzerine İzmir Bayraklı’ya gelip onun adını yaşatmak için 1993’te iki blok ve 28 daireden oluşan bir apartman inşa ediyor. Buraya “Emrah Apartmanı” ismini veriyor. Kendisi de yıllarca bu binada yöneticilik yapıyor ve komşularının anlattığına göre daha sonra Didim’e yerleşiyor.
Müteahhit Hayati Uzun, Emrah Apartmanı’ndan ayrılsa da oğlu Bora Uzun ve ailesi yaşamaya devam ediyor. Ancak deprem Uzun ailesinin yakasını İzmir’de de bırakmıyor.
Önceki gün gerçekleşen depremde Hayati Uzun, Erzincan depreminde kaybettiği torununun adını yaşatmak için yaptığı binada gelini Rabia Uzun’u, kendisi ile aynı adı taşıyan 17 yaşındaki torunu Hayati Uzun’u ve diğer torununu kaybediyor. Kendisi gibi müteahhit olan oğlu Bora ise enkazdan ağır yaralı olarak kurtarılıp hastaneye kaldırılıyor.
17 yaşındaki Hayati Uzun’un arkadaşları ise şunları anlatıyor: “Biz aşağıdaki parktaydık. Bir anda deprem şokunu yaşadık. Sokağı döndüğümüzde etraf toz bulutuydu. Hemen enkaza girdik. Binaya ilk İzmir itfaiyesi geldi. İzmir itfaiyesi ile iki kuzenimi zemin kattan çıkardık. Onlar bir yaşam alanı bulduğu için şanslıydı. Daha sonra en üste, Hayatiler’in olduğu yere baktık. Hayati, babasının üstüne kapanmıştı ama hayatını kaybetmişti.”
“BU BİNA YIKILACAK”
17 yaşındaki Hayati’nin arkadaşları, bir önceki İzmir depreminde binanın hasar gördüğünü, asansörün arızalandığını ve Hayati’nin kendilerine, “Bu bina yıkılacak” dediğini söylediler. Arkadaşları, Hayati’nin çok hayat dolu birisi olduğunu belirttiler!

Reşat Nuri Erol
02.11.2020
09:53


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...ADİL DÜZEN 1088“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)Haftalık Seminer Dergisi; 1088. Hafta - 31 EKİM 2020 - Fiyatı: www.akevler.org’a tıklamak!BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1088. SEMİNER“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)“İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBULTel: (0212) 452 76 51Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***


Reşat Nuri Erol
02.11.2020
09:55



http://www.akevler.org/AkevlerSeminerler/1226/SonEk/1/Neml-Suresi-Tefsiri-54-58-Ayetler








Son Eklenen Makaleler
Hüseyin Bağdatlı
FON SORUŞTURMALARININ ARKASINDAKİ GERÇEKLER
27.09.2026 80 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
HAYALET CUMHURBAŞKANI
27.09.2026 102 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-279; “Seni mahzun etmesin…”
27.09.2026 515 Okunma
1 Yorum 27.09.2026 09:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-278; “Yâ eyyühe’r-rasûlü…”
26.09.2026 676 Okunma
1 Yorum 26.09.2026 07:57
Reşat Nuri Erol
Burhan Özfatura’nın vefatı ve en son köşe yazısı
25.09.2026 847 Okunma
1 Yorum 25.09.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
‘Aşmanın Sanatı’ yani bir şeylerin esiri olmamak
24.09.2026 916 Okunma
1 Yorum 24.09.2026 07:40
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 930 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Hüseyin Bağdatlı
ALPERENLERİN VEBALİ
23.09.2026 212 Okunma
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 845 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 896 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 214 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 973 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 319 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 1080 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 230 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 1131 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 218 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 997 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1205 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 1019 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1152 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 1008 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1172 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 270 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 1143 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 1183 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 1217 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1271 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 266 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 304 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 303 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1491 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1552 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1275 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 230 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1270 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 454 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 295 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 330 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1276 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 445 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1303 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 231 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 205 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 197 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 196 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 232 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 228 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 206 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 227 Okunma


© 2026 - Akevler