Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy Abi için sır perdesini biraz araladım
13.09.2020
6126 Okunma, 6 Yorum

 

Arif Ersoy Abi için sır perdesini biraz araladım

Bana Arif Ersoy Abi ile ilgili bir şeyler yaz dediğinde gerek yok demiştim! Arif Abi'yi benden daha iyi tanıyan, ciddi hatıraları olan, belki binleri bulacak dostları varken ben ne yazabilirim ki diye düşündüm. Fakat onları yazmaya teşvik etmek için sır perdesini azıcık aralayarak birkaç cümle yazmanın doğru olacağını düşündüm.

Arif Ersoy Abi tam da ismiyle müsemma "ARİF" biri idi. Her yerde ve zamanda şartlar ne olursa olsun dava adamlığını sürdürdü. Hep iki kişilikli idi. Zihin atmosferinde ruh, akıl ve gönül aynı anda zinde ve etkin idi. Her zaman dünyaya ve ahirete bakan iki hali dipdiri hareket halinde olurdu. Bir taraftan sohbet ederken, hal hatır sorarken, sorduğunuz sorulara cevap verirken; aynı anda kalbiyle, gönlüyle, vakur duruşuyla size başka şeyler (gerçekten söylenmesi gerekenleri) anlatırdı. Hani şair "dili yok kalbimin ondan ne kadar bîzarım" diyor ya, işte öyle bir şey. Fakat bir farkla; Arif Abi hiçbir zaman "kalbinden bîzar" olmadı. Onun kalbinin de dili vardı ve vakur duruşuyla da hep anlatırdı; tabii ki anlamak, duymak ve dinlemek isteyenlere. Onu dinleyen dikkat ederse, dilinden dökülenleri de gönülden esen sessiz fırtınaları da duyar, görür ve hissederdi. Bu da nasibi olanlar ile çok isteyenlere mahsustu. Az ve öz konuşurdu. Bazen bir makalede alabileceğinizi onun bir veciz cümlesi ile alırdınız. Pozitif gülümsemesi eksik olmayan bir dervişti. Her durumda Mevlanavari görür, bakar, anlar ve söylerdi. O kadar olaylara pozitif bakar ve yaklaşırdı ki; muhatabı şaşırır, bir anlam veremez ve Arif Abi'nin kendisini dinlemediğini zannederdi. Zahiren baktığınızda böyle düşünürdünüz. Ama kimse kırılmazdı. Başkası söylese bir daha görüşmeyeceğiniz sözler ondan duyulunca O'na daha çok yakınlaştığınızı hissederdiniz. Mesela, geçen hafta trafik kazası geçirdim, arabam pert oldu diyene, "iyi güzel" deyiverirdi. Siz galiba beni dinlemedi derdiniz. Acaba muhatabını dinlemez miydi? Hayır kesinlikle dinlerdi. Arif Abi ruhen hep vahyin sahibi Rabbine dönük yaşadı. Aynı anda hem sizinle hem de Rabbiyle beraberdi ve hep "bekabillah" olarak yaşadı. (Nahl,16/96, Rahman,55/26,27) Demek istediğini ben şöyle anlıyorum: Allah'tan gelen her şey, zahiren kötü görünse de gerçekte iyidir. (Bakara,2/216) Yoksa meşhur tabirle "karıncayı bile incitmeyen" ve hep gülümseyen "ARİF" biri insanı incitecek söz söyler mi? Elbette söylemez. Hep "beşuş" idi. Hiç ye'se kapılmadı ve hep umut dolu yaşadı. Kızgın değildi ama kırılgan ve kırgındı. İnandığı davaya -gerçek anlamda- dostlarının dahi tam anlamadığını düşünür, üzülürdü. Gerekli hizmetin ve çalışmanın yapılmayışı O'nu kırılganlaştırmış ve yorgun düşürmüştü. Lisanı haliyle hep "bir zaman var zamandan öte, bir kader var kaderden yüce" derdi. Biz dostları böyle anlardık.

İstanbul Sebahattin Zaim Üniversitesi’nde göreve başladığında, Reşat Nuri Erol ve (rahmetli) Prof. Recep Ulusoy ile birlikte kısa bir ziyaret talebimizi, çok yoğun olmasına rağmen kabul etti. Üniversitenin bahçesinde oturduk. Biz fazla meşgul etmek istemedik fakat Arif Abimiz bizi bırakmadı, dört saat hayatının (dönüm noktalarını, hayal kırıklıklarını, yapabildiklerini, yapmak isteyip de yapamadıklarını ve en önemlisi de hizmetteki yalnızlığını) bir özetini bize sundu. Çok dinamik, çok umutlu idi ve burada ümmeti şaha kaldıracak, dünyayı yerinden oynatacak, yeni İslam Medeniyetinin sağlam temellerini inşa edecek muhteşem projeleri gerçekleştireceğini düşünüyor, inanıyor ve de adeta hayata yeniden başlıyordu. Bizi de yanında görmek istiyordu. Biz varız dedik. Çok hizmetler yaptı lakin o hizmetler Arif Abimiz için elifbanın başlangıcından ibaretti. Daha fazlasını yapmak istedi, çalışmalarına bizleri (birçok dostunu) de ortak etmek istedi. Ne yazık ki, O'nu yanında görmek isteyip çalışmaya zorlayanlar Arif Abi'mizin ısrarla "Musa A.S.’ın kardeşini istediği gibi çalışma arkadaşlarımdan yardımcılara ihtiyacım var, onların bir kısmını vazifelendirin, yalnız her şeyi yapamam" sözlerine kulaklarını tıkadılar. Maalesef bu durum O'nu çok yordu. Hizmette İstanbul'da da yalnız bırakılmasına bir türlü anlam veremedi ve kabullenmedi. Son zamanları da bu kırgınlıklar ve yorgunlukla geçti. Sonunda Rabbine; "gücüm yetmiyor, beni yalnızlıktan kurtar ve yanına al" dedi. Duası karşılık buldu ve Rabbimiz O'nu yanına aldı.

Öksüz ve yetim kaldık ey ehl-i zikr, ey ehl-i ilim ve ey ehl-i gönül ARİF ABİ. Akla hitap eden sözlerini anladık, gönlümüze ve kalbimize hitaplarını tam anlayamadık. Sen; (anlamasak da) bizim Hızır’ımızdın; bu dünyada Seninle olmak güzeldi ve huzur buluyorduk. Ahirette de Seninle olmak bir şereftir. Mekânının Cennet'in en yücelerinde olacağına tüm hücrelerimle inanıyorum. Müminler Senin için hep güzel şehadette bulundular. Şehadetleri kabul olmuştur inşallah. Birlikte olduğumuz yolda biz devam edeceğiz. Hakkımız (yoktur ama) helaldir, inşallah; Sen de bize hakkını helal etmişsindir.

Ben Arif Abi için sadece sır perdesini biraz araladım. İnşallah O'nu hakkıyla tanıtacaklar yazarlar da biz de müstefid oluruz. Sağlık, ilim, irfan ve dua... İsmail Er BACAK

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
13.09.2020
08:30

MİLLÎ GAZETE

https://www.milligazete.com.tr/makale/5355454/resat-nuri-erol/arif-ersoy-abi-icin-sir-perdesini-biraz-araladim

Arif Ersoy abi için sır perdesini biraz araladım

Bana Arif Ersoy abi ile ilgili bir şeyler yaz dediğinde gerek yok demiştim! Arif abiyi benden daha iyi tanıyan, ciddi hatıraları olan, belki binleri bulacak dostları varken ben ne yazabilirim ki diye düşündüm. Fakat onları yazmaya teşvik etmek için sır perdesini azıcık aralayarak birkaç cümle yazmanın doğru olacağını düşündüm.

Arif Ersoy abi tam da ismiyle müsemma ARİF biri idi. Her yerde ve zamanda şartlar ne olursa olsun dava adamlığını sürdürdü. Hep iki kişilikli idi. Zihin atmosferinde ruh, akıl ve gönül aynı anda zinde ve etkin idi. Her zaman dünyaya ve ahirete bakan iki hali dipdiri hareket halinde olurdu. Bir taraftan sohbet ederken, hâl hatır sorarken, sorduğunuz sorulara cevap verirken; aynı anda kalbiyle, gönlüyle, vakur duruşuyla size başka şeyler (gerçekten söylenmesi gerekenleri) anlatırdı.

Hani şair, “Dili yok kalbimin ondan ne kadar bîzarım” diyor ya, işte öyle bir şey. Fakat bir farkla; Arif abi hiçbir zaman “kalbinden bîzar” olmadı. Onun kalbinin de dili vardı ve vakur duruşuyla da hep anlatırdı; tabii ki anlamak, duymak ve dinlemek isteyenlere. Onu dinleyen dikkat ederse, dilinden dökülenleri de gönülden esen sessiz fırtınaları da duyar, görür ve hissederdi. Bu da nasibi olanlar ile çok isteyenlere mahsustu. Az ve öz konuşurdu. Bazen bir makalede alabileceğinizi onun bir veciz cümlesi ile alırdınız. Pozitif gülümsemesi eksik olmayan bir dervişti. Her durumda Mevlanavari görür, bakar, anlar ve söylerdi. O kadar olaylara pozitif bakar ve yaklaşırdı ki; muhatabı şaşırır, bir anlam veremez ve Arif abinin kendisini dinlemediğini zannederdi.

Zahiren baktığınızda böyle düşünürdünüz. Ama kimse kırılmazdı. Başkası söylese bir daha görüşmeyeceğiniz sözler ondan duyulunca O’na daha çok yakınlaştığınızı hissederdiniz. Mesela, geçen hafta trafik kazası geçirdim, arabam pert oldu diyene, “İyi güzel” deyiverirdi. Siz galiba beni dinlemedi derdiniz. Acaba muhatabını dinlemez miydi? Hayır kesinlikle dinlerdi. Arif abi ruhen hep vahyin sahibi Rabbine dönük yaşadı. Aynı anda hem sizinle hem de Rabbiyle beraberdi ve hep “bekabillah” olarak yaşadı. (Nahl,16/96, Rahman,55/26,27) Demek istediğini ben şöyle anlıyorum: Allah’tan gelen her şey, zahiren kötü görünse de gerçekte iyidir. (Bakara,2/216) Yoksa meşhur tabirle “karıncayı bile incitmeyen” ve hep gülümseyen ARİF biri insanı incitecek söz söyler mi? Elbette söylemez. Hep “beşuş” idi. Hiç ye’se kapılmadı ve hep umut dolu yaşadı. Kızgın değildi ama kırılgan ve kırgındı. İnandığı davaya -gerçek anlamda- dostlarının dahi tam anlamadığını düşünür, üzülürdü. Gerekli hizmetin ve çalışmanın yapılmayışı O’nu kırılganlaştırmış ve yorgun düşürmüştü. Lisan-ı haliyle hep “bir zaman var zamandan öte, bir kader var kaderden yüce” derdi. Biz dostları böyle anlardık.

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nde göreve başladığında, Reşat Nuri Erol ve (rahmetli) Prof. Recep Ulusoy ile birlikte kısa bir ziyaret talebimizi, çok yoğun olmasına rağmen kabul etti. Üniversitenin bahçesinde oturduk. Biz fazla meşgul etmek istemedik fakat Arif abimiz bizi bırakmadı, DÖRT SAAT hayatının (dönüm noktalarını, hayal kırıklıklarını, yapabildiklerini, yapmak isteyip de yapamadıklarını ve en önemlisi de hizmetteki yalnızlığını) bir özetini bize sundu. Çok dinamik, çok umutlu idi ve burada ümmeti şaha kaldıracak, dünyayı yerinden oynatacak, yeni İslam medeniyetinin sağlam temellerini inşa edecek muhteşem projeleri gerçekleştireceğini düşünüyor, inanıyor ve de adeta hayata yeniden başlıyordu. Bizi de yanında görmek istiyordu.

Biz varız dedik. Çok hizmetler yaptı lakin o hizmetler Arif abimiz için elifbanın başlangıcından ibaretti. Daha fazlasını yapmak istedi, çalışmalarına bizleri (birçok dostunu) de ortak etmek istedi. Ne yazık ki, O’nu yanında görmek isteyip çalışmaya zorlayanlar Arif abimizin ısrarla, “Hz. Musa’nın (A.S.) kardeşini istediği gibi çalışma arkadaşlarımdan yardımcılara ihtiyacım var, onların bir kısmını vazifelendirin, yalnız her şeyi yapamam” sözlerine kulaklarını tıkadılar. Maalesef bu durum O’nu çok yordu. Hizmette İstanbul’da da yalnız bırakılmasına bir türlü anlam veremedi ve kabullenmedi. Son zamanları da bu kırgınlıklar ve yorgunlukla geçti. Sonunda Rabbine; “Gücüm yetmiyor, beni yalnızlıktan kurtar ve yanına al” dedi. Duası karşılık buldu ve Rabbimiz O’nu yanına aldı.

Öksüz ve yetim kaldık ey ehl-i zikr, ey ehl-i ilim ve ey ehl-i gönül ARİF ABİ. Akla hitap eden sözlerini anladık, gönlümüze ve kalbimize hitaplarını tam anlayamadık. Sen; (anlamasak da) bizim Hızır’ımızdın; bu dünyada seninle olmak güzeldi ve huzur buluyorduk. Ahirette de seninle olmak bir şereftir. Mekânının cennetin en yücelerinde olacağına tüm hücrelerimle inanıyorum. Müminler senin için hep güzel şehadette bulundular. Şehadetleri kabul olmuştur inşallah. Birlikte olduğumuz yolda biz devam edeceğiz. Hakkımız (yoktur ama) helaldir, inşallah; sen de bize hakkını helal etmişsindir.

Ben Arif abi için sadece sır perdesini biraz araladım. İnşallah O’nu hakkıyla tanıtacaklar yazarlar da biz de müstefid oluruz. Sağlık, ilim, irfan ve dua... (İsmail Er BACAK)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

13 Eylül 2020
Reşat Nuri Erol
13.09.2020
08:44


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1081

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1081. Hafta - 12 EYLÜL 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1081. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyadaOKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

BU HAFTA ÖZEL YORUM YAZILMADI

-DİĞER HAFTALIK YORUMLAR SİTEMİZDE-

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 4

Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 5

Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 6

Arif Ersoy’u anmaya ve anlatmaya devam…

Arif Ersoy ve Mevlüt Özcan hocaların ardından

Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-1

Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-2

Reşat Nuri EROL

 

***

 

 

 

NEML SÛRESİ- 3. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طس تِلْكَ آيَاتُ الْقُرْآنِ وَكِتَابٍ مُبِينٍ (1) هُدًى وَبُشْرَى لِلْمُؤْمِنِينَ (2) الَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَهُمْ بِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ (3) إِنَّ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ أَعْمَالَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَ (4) أُولَئِكَ الَّذِينَ لَهُمْ سُوءُ الْعَذَابِ وَهُمْ فِي الْآخِرَةِ هُمُ الْأَخْسَرُونَ (5) وَإِنَّكَ لَتُلَقَّى الْقُرْآنَ الْعَذَابِ مِنْ لَدُنْ حَكِيمٍ عَلِيمٍ (6) إِذْ قَالَ مُوسَى لِأَهْلِهِ إِنِّي آنَسْتُ نَارًا سَآتِيكُمْ مِنْهَا بِخَبَرٍ أَوْ آتِيكُمْ بِشِهَابٍ قَبَسٍ لَعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ (7) فَلَمَّا جَاءَهَا نُودِيَ أَنْ بُورِكَ مَنْ فِي النَّارِ وَمَنْ حَوْلَهَا وَسُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ (8) يَامُوسَى إِنَّهُ أَنَا اللَّهُ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ (9) وَأَلْقِ عَصَاكَ فَلَمَّا رَآهَا تَهْتَزُّ كَأَنَّهَا جَانٌّ وَلَّى مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْ يَامُوسَى لَا تَخَفْ إِنِّي لَا يَخَافُ لَدَيَّ الْمُرْسَلُونَ (10) إِلَّا مَنْ ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسْنًا بَعْدَ سُوءٍ فَإِنِّي غَفُورٌ رَحِيمٌ (11)

***

 

وَأَدْخِلْ يَدَكَ فِي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَاءَ مِنْ غَيْرِ سُوءٍ فِي تِسْعِ آيَاتٍ إِلَى فِرْعَوْنَ وَقَوْمِهِ إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقِينَ (12) فَلَمَّا جَاءَتْهُمْ آيَاتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا هَذَا سِحْرٌ مُبِينٌ (13) وَجَحَدُوا بِهَا وَاسْتَيْقَنَتْهَا أَنْفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّا فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِدِينَ (14)

***

 

وَأَدْخِلْ يَدَكَ فِي جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَاءَ مِنْ غَيْرِ سُوءٍ فِي تِسْعِ آيَاتٍ إِلَى فِرْعَوْنَ وَقَوْمِهِ إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقِينَ (12)

“Ve yed’ini ceybine idhal et, suun ğayrında beyda olarak, Firavun’a ve kavmine dokuz ayet içinde huruç etsin. Onlar fasık bir kavimdir.”

1. Buradaki وَ nereye atıf eder?

- وَأَلْقِ عَصَاكَ nin gittiği yere gider (10. ayet). Allah Musa’ya göstereceği mucizelerin provasını yaptırır.

Birisine görev verdiğiniz zaman önce onun eğitimini vermeniz gerekir. Bugünkü askeri eğitim ve/veya tatbikat budur.

Ortaklık sisteminde önce proje yapılır. Sonra proje üreticiye uygulatılır. Sen yapmazsın, ona yaptırırsın. Gözünün önünde yaptıktan sonra ‘haydi git uygula’ dersin.

...

DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE...



Reşat Nuri Erol
13.09.2020
08:54


ttp://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
13.09.2020
11:05



13 Eylül 2020 - Pazar 09:38
 
Arif Ersoy Abi için sır perdesini biraz araladım
Reşat Nuri EROL - Araştırmacı- Yazar - Adil Düzen Çalışanı


http://www.bncmedyahaber.com/yazar-arif-ersoy-abi-icin-sir-perdesini-biraz-araladim-226.html




Reşat Nuri Erol
16.09.2020
07:01


15 Eylül 2020 - Salı 11:22
 
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy…
Reşat Nuri EROL - Araştırmacı- Yazar - Adil Düzen Çalışanı
 
 


http://www.bncmedyahaber.com/yazar-imam-hatipler-haciveyiszade-mustafa-arif-ersoy-231.html



Reşat Nuri Erol
16.09.2020
07:45


Yorumlar

(2)
02

O. Z. Yolgörgü - rabbim rahmet eylesin..

Yanıtla.0Beğen.0Beğenme13 Eylül 22:24

Serkan - Allah razı olsun Allah’a emanet olun inşallah






Son Eklenen Makaleler
ZEKİ ALTUBOĞA
YENİ KADIN DEVRİMİ
7.08.2026 7 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ȘOREȘA NÛ YA JINÊ
7.08.2026 8 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-249; yeni devlet düzeni
7.08.2026 545 Okunma
1 Yorum 07.08.2026 07:31
Hüseyin Bağdatlı
TERÖRSÜZ TÜRKİYE, BARIŞ SÜRECİ
6.08.2026 79 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-248; sorunların ana sebebi
6.08.2026 678 Okunma
1 Yorum 06.08.2026 07:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni-247; ne yapmalıyız?
5.08.2026 736 Okunma
1 Yorum 05.08.2026 10:35
Yusuf Eren Kendir
UZBG - EK-A: Kuantum Alan Teorisi
4.08.2026 47 Okunma
Yusuf Eren Kendir
UZBG - *Sf7
4.08.2026 53 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 246
4.08.2026 805 Okunma
1 Yorum 04.08.2026 09:02
Özer Ataç
YENİ (den ) ORTA ÇAĞ -13
4.08.2026 810 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
KISA YOLDAN KURTULUŞ ÇARELERİ
3.08.2026 159 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Emeğin Ürüne Dönüşmesi ve Üreticinin Tasarruf Hakkı
3.08.2026 146 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
TARIM DEVRİMİ
3.08.2026 110 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ÜÇLÜ BÖLÜŞÜM MATRİSİ VE ADİL PAYLAŞIM EKONOMİSİ
3.08.2026 87 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 245
3.08.2026 929 Okunma
1 Yorum 03.08.2026 10:53
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
İNSANLIĞA YAPAY ZEKÂ ÇAĞININ MANİFESTOSU - GEMİNİ YAZDI
2.08.2026 121 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 244
2.08.2026 1010 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 07:50
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu - 3
1.08.2026 102 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 09:45
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle… - 2
1.08.2026 860 Okunma
1 Yorum 01.08.2026 09:48
Hüseyin Bağdatlı
AKEVLER ve HÜSEYİN BAĞDATLI
31.07.2026 188 Okunma
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle… - 1
31.07.2026 1072 Okunma
1 Yorum 31.07.2026 09:46
Hüseyin Bağdatlı
AHMET DAVUTOĞLU SİYASETTEN NEDEN ÇEKİLDİ ?
30.07.2026 167 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Fıkhu’l-Husni - Estetik ve Sanat Felsefesinin İslâmî
30.07.2026 941 Okunma
1 Yorum 30.07.2026 10:28
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu 2
29.07.2026 152 Okunma
1 Yorum 29.07.2026 22:10
Hüseyin Bağdatlı
OKULLARDA NAMAZ HASSASİYETİNDEKİ USUL HATASI
29.07.2026 271 Okunma
1 Yorum 31.07.2026 22:16
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 243
29.07.2026 986 Okunma
1 Yorum 29.07.2026 07:21
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 242
28.07.2026 1165 Okunma
1 Yorum 28.07.2026 09:17
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu
27.07.2026 139 Okunma
Yusuf Eren Kendir
UZBG - * Sf6
26.07.2026 150 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 241
25.07.2026 930 Okunma
1 Yorum 25.07.2026 10:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 240
24.07.2026 921 Okunma
1 Yorum 24.07.2026 06:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 239
23.07.2026 1000 Okunma
1 Yorum 23.07.2026 10:59
Hüseyin Bağdatlı
ÖZGÜR'ÜN PARTİSİ
22.07.2026 244 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 238
22.07.2026 1036 Okunma
1 Yorum 22.07.2026 10:06
Bahaeddin Sağlam
Hud Peygamber Suresi Meal-Tefsiri
21.07.2026 183 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 237
21.07.2026 1180 Okunma
1 Yorum 21.07.2026 05:50
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE; ABDULLAH GÜL ve ALİ BABACAN
20.07.2026 223 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 236
20.07.2026 1212 Okunma
1 Yorum 20.07.2026 07:52
Yusuf Eren Kendir
UZBG - * Sf5
19.07.2026 354 Okunma
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 13
19.07.2026 1078 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 235
19.07.2026 1050 Okunma
1 Yorum 19.07.2026 06:32
Hüseyin Bağdatlı
VERESİYE YOKTUR.
18.07.2026 291 Okunma
Yusuf Eren Kendir
Dünyada Tarih - 1
18.07.2026 326 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 234
18.07.2026 1142 Okunma
1 Yorum 18.07.2026 06:03
Hüseyin Bağdatlı
SİYONİZMİN YENİ HEDEFİ ALPERENLER
17.07.2026 369 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 233
17.07.2026 1079 Okunma
1 Yorum 17.07.2026 06:33
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 232
16.07.2026 1077 Okunma
1 Yorum 16.07.2026 09:22
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 231
15.07.2026 1077 Okunma
1 Yorum 15.07.2026 06:50
Hüseyin Bağdatlı
FETO YAPILANMASI
14.07.2026 345 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 230
14.07.2026 1092 Okunma
1 Yorum 14.07.2026 07:57


© 2026 - Akevler