Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-3
30.8.2020
433 Okunma, 5 Yorum

Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-3

VE İLAÇ SEKTÖRÜ; ‘ÖLDÜRMEYİN AMA İYİLEŞTİRMEYİN!’

Ne diyorduk, neyi anlatıyorduk?

Onlarca yıldır Japonya’dan Meksika’ya (ve Türkiye de dâhil dünyanın dört bir tarafına) endüstriyel sistemin ya da dünyayı ve bütün insanlığı sömüren tekel Sermaye’nin tüm çiftçilere önerdiği tek şey; kimyasal gübre kullanmak!

Anlatmaya böyle başlamıştık…

Kaldığımız yerden musibeti anlatmaya ‘FARKLI’ bir şekilde devam edelim…

Dünya’nın en büyük ilaç firmalarında görev almış olan Roland Diggelman çok acı bir itirafta bulundu ve dedi ki: “İlaç şirketleri için tedavi edilmiş her hasta kaybedilmiş bir müşteri demektir!” Çoğu ilaç firmasının felsefesi ‘Öldürmeyİn ama sakın İyİleştirmeyİn’ şeklindedir! Kanser, Şeker, Tansiyon, Kalp, Kemik Erimesi vs. vs. Bu hastalıklar şirketler için altın yumurtlayan tavuklardır. Çoğu ilaç şirketleri kansere tedavi aramıyor; insanları kanserli bir şekilde daha uzun süre yaşatıp ‘sömürmeyİ’ hedefliyorlar. Dünyanın bunu bilmeye hakkı var diyor.

İlaç sektöründe çalışanların yaptığı bazı itirafları da göz önüne alarak bir değerlendirme yapalım. İlaç sektöründe tıbbi mümessil ve farmakoloji alanında çalışanların anlatımlarından derlenmiştir. Daha çok para kazanmak için neler neler yapılıyor ve olanlarda hep garibanlara oluyor. Prospektüslere bile girmeyen kalıcı yan etkileri olan ilaçlar insanlara nasıl satılıyor? Doktorlar kendi firmalarının ilaçlarını yazsınlar diye akıl almaz hediyeler!!! Dünyadaki iki sektör insanı öldürüyor; vahşi kapitalizmin ‘silah sanayii’ hemen öldürüyor, vahşi kapitalizmin ‘ilaç sanayii’ yavaş yavaş yani mümkün olduğu kadar geç öldürüyor!!!

Tansiyon ile başlayalım: Eskiden normal tansiyon yaşının önüne 1 sayısı koyup sağdan ikinci basamağa bir virgül eklenirdi, yani yaşınız 57 ise 15,7 sistolojik basınç yani büyük tansiyon sizin için normaldi. Bu durumda kalbin her atışı sırasında ölçülen en yüksek basınca “sistolojik basınç“,  iki kalp atışı arasındaki en düşük basınca da “diyastolik basınç” adı verilirdi. Örneğin, doktorunuz tansiyonunuzu ölçtükten sonra, “120/70” demişse, “120” sistolik basıncı, “70” de diyastolik basıncı gösteriyordu. Bu eski holistik yaklaşımdaki, babacan, tıp psikolojisini insan ağırlıklı götüren hekimlerin zamanıydı. Sonra tansiyon “13/8 normaldir” sınırına çekildi 14/9 üstü ise ilaçla kontrol edilmesi gereken yüksek tansiyondu. Bugün ABD tansiyon üstü sınırını 12/7 ye çekti; oldu mu sana yüz milyonlarca tansiyon hastası...

Kolesterole de bakalım, mesela… En eski sınır 210-220 idi. Bu sınır önce 200’e çekildi. Sonra da 180’e çekildi. Oldu mu sana yüz milyonlarca kolesterol hastası daha...

Şekere (diabet) bakalım: Eski açlık kan şekeri 110-120 sınırında ise ilaç yazılmazdı, bu da çekildi mi 100’e; al sana yüz milyonlarca şeker hastası piyasada dolaşıyor artık.

Şimdi bu tansiyon, şeker ve kolesterol ilaçları geri kalan ömrünüzde de kullanmanız gereken ilaçlardır. Kullandım geçti ilaçlar değil yani. Kutu fiyatları, eh işte, alınabilir gibi görünse de fark etmeden yılda düzinelerle kutu edebiliyor. Bu miktarları sürekli kullanan milyarlarca insan sayısıyla çarptığınızda, yüz milyarlarca dolarlık, belki trilyon dolarlık bir satış hacmi. Peki, bu ilaçları aşırı tedbir adına gereksiz kullanan milyonlarca 40 yaş üstü ve 40 yaş altı erkek hastaya neler oldu? Empotans yani Amerikancası ED (Erektil Disfonksiyon). Onlar diğer taraftan aynı firmaların arka kapılarından maliyetlerinin yüz katı fiyata satılan viagra, cialis gibi mucizelere abone oldular. Peki, onlara ne olmakta diye soracak olursanız, tablo daha da kararıyor… Yani bu zincirleme reaksiyon sayfalar boyu sürer gider, bunun sonu yok!!!

Kendileri bu ilaçların hiç birine dilini bile sürmez… Son derece konforlu villalarında dünyanın dört bir yanından ithal edilmiş en doğal yiyeceklerle beslenir… Bahçelerindeki ya da malikânelerinin kapalı havuzlarında yüzer, ata biner, en oksijeni bol ormanların içinde oturur ve ne tansiyonları, ne şekerleri, ne kolesterolleri yükselmez, ortalama 85-95 yaş aralığında da ömür yaşarlar… Ama sömürücü vahşi kapitalizmin pazarlamacısı olamaya devam ederler…

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
30.08.2020
06:09

MİLLÎ GAZETE

https://www.milligazete.com.tr/makale/5161717/resat-nuri-erol/toprak-tarim-ve-pek-cok-sey-nasil-oldurulur-3

Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-3

VE İLAÇ SEKTÖRÜ; ‘ÖLDÜRMEYİN AMA İYİLEŞTİRMEYİN!’

Ne diyorduk, neyi anlatıyorduk?

Onlarca yıldır Japonya’dan Meksika’ya (ve Türkiye de dâhil dünyanın dört bir tarafına) endüstriyel sistemin ya da dünyayı ve bütün insanlığı sömüren tekel Sermaye’nin tüm çiftçilere önerdiği tek şey; kimyasal gübre kullanmak!

Anlatmaya böyle başlamıştık…

Kaldığımız yerden musibeti anlatmaya ‘FARKLI’ bir şekilde devam edelim…

Dünyanın en büyük ilaç firmalarında görev almış olan Roland Diggelman çok acı bir itirafta bulundu ve dedi ki: “İlaç şirketleri için tedavi edilmiş her hasta kaybedilmiş bir müşteri demektir!” Çoğu ilaç firmasının felsefesi ‘Öldürmeyin ama sakın iyileştirmeyin’ şeklindedir! Kanser, şeker, tansiyon, kalp, kemik erimesi vs. vs. Bu hastalıklar şirketler için altın yumurtlayan tavuklardır. Çoğu ilaç şirketleri kansere tedavi aramıyor; insanları kanserli bir şekilde daha uzun süre yaşatıp ‘sömürmeyi’ hedefliyorlar. Dünyanın bunu bilmeye hakkı var diyor.

İlaç sektöründe çalışanların yaptığı bazı itirafları da göz önüne alarak bir değerlendirme yapalım. İlaç sektöründe tıbbi mümessil ve farmakoloji alanında çalışanların anlatımlarından derlenmiştir. Daha çok para kazanmak için neler neler yapılıyor ve olanlar da hep garibanlara oluyor. Prospektüslere bile girmeyen kalıcı yan etkileri olan ilaçlar insanlara nasıl satılıyor? Doktorlar kendi firmalarının ilaçlarını yazsınlar diye akıl almaz hediyeler! Dünyadaki iki sektör insanı öldürüyor; vahşi kapitalizmin ‘silah sanayii’ hemen öldürüyor, vahşi kapitalizmin ‘ilaç sanayii’ yavaş yavaş yani mümkün olduğu kadar geç öldürüyor!

Tansiyon ile başlayalım: Eskiden normal tansiyon yaşının önüne 1 sayısı koyup sağdan ikinci basamağa bir virgül eklenirdi, yani yaşınız 57 ise 15,7 sistolojik basınç yani büyük tansiyon sizin için normaldi. Bu durumda kalbin her atışı sırasında ölçülen en yüksek basınca “sistolojik basınç”, iki kalp atışı arasındaki en düşük basınca da “diyastolik basınç” adı verilirdi. Örneğin, doktorunuz tansiyonunuzu ölçtükten sonra, “120/70” demişse, “120” sistolik basıncı, “70” de diyastolik basıncı gösteriyordu. Bu eski holistik yaklaşımdaki, babacan, tıp psikolojisini insan ağırlıklı götüren hekimlerin zamanıydı. Sonra tansiyon “13/8 normaldir” sınırına çekildi 14/9 üstü ise ilaçla kontrol edilmesi gereken yüksek tansiyondu. Bugün ABD tansiyon üstü sınırını 12/7’ye çekti; oldu mu sana yüz milyonlarca tansiyon hastası...

Kolesterole de bakalım, mesela… En eski sınır 210-220 idi. Bu sınır önce 200’e çekildi. Sonra da 180’e çekildi. Oldu mu sana yüz milyonlarca kolesterol hastası daha...

Şekere (diyabete) bakalım: Eski açlık kan şekeri 110-120 sınırında ise ilaç yazılmazdı, bu da çekildi mi 100’e; al sana yüz milyonlarca şeker hastası piyasada dolaşıyor artık.

Şimdi bu tansiyon, şeker ve kolesterol ilaçları geri kalan ömrünüzde de kullanmanız gereken ilaçlardır. Kullandım geçti ilaçlar değil yani. Kutu fiyatları, eh işte, alınabilir gibi görünse de fark etmeden yılda düzinelerle kutu edebiliyor. Bu miktarları sürekli kullanan milyarlarca insan sayısıyla çarptığınızda, yüz milyarlarca dolarlık, belki trilyon dolarlık bir satış hacmi. Peki, bu ilaçları aşırı tedbir adına gereksiz kullanan milyonlarca 40 yaş üstü ve 40 yaş altı erkek hastaya neler oldu? Empotans yani Amerikancası ED (Erektil Disfonksiyon). Onlar diğer taraftan aynı firmaların arka kapılarından maliyetlerinin yüz katı fiyata satılan viagra, cialis gibi mucizelere abone oldular. Peki, onlara ne olmakta diye soracak olursanız, tablo daha da kararıyor… Yani bu zincirleme reaksiyon sayfalar boyu sürer gider, bunun sonu yok!

Kendileri bu ilaçların hiç birine dilini bile sürmez… Son derece konforlu villalarında dünyanın dört bir yanından ithal edilmiş en doğal yiyeceklerle beslenir… Bahçelerindeki ya da malikânelerinin kapalı havuzlarında yüzer, ata biner, en oksijeni bol ormanların içinde oturur ve ne tansiyonları, ne şekerleri, ne kolesterolleri yükselmez, ortalama 85-95 yaş aralığında da ömür yaşarlar… Ama sömürücü vahşi kapitalizmin pazarlamacısı olamaya devam ederler…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

30 Ağustos 2020
Reşat Nuri Erol
30.08.2020
06:12


29 Ağustos 2020 - Cumartesi 11:54
 
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür? -2-
Reşat Nuri EROL - Araştırmacı- Yazar - Adil Düzen Çalışanı


http://www.bncmedyahaber.com/yazar-toprak-tarim-ve-pek-cok-sey-nasil-oldurulur--2--191.html


Reşat Nuri Erol
30.08.2020
06:13


ttp://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
30.08.2020
06:13


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1078

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1078. Hafta - 22 Ağustos 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1078. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

S E N A R Y O L A R…

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 1

Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 2

Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 3

Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 4

Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 5

Yeni HICRI YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-1

Reşat Nuri EROL

***

ŞUARA SÛRESİ- 18. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22)  قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52) فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70) قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71) قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72) أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73) قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74) قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75) أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77) الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78) وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79) وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80) وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81) وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82) رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ (83) وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ (84) وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ (85) وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ (86) وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ (87) يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ (88) إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ (89) وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ (90) وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ (91) وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَمَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (92) مِنْ دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ أَوْ يَنْتَصِرُونَ (93) فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ (94) وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ (95) قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ (96) تَاللَّهِ إِنْ كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُبِينٍ (97) إِذْ نُسَوِّيكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (98) وَمَا أَضَلَّنَا إِلَّا الْمُجْرِمُونَ (99) فَمَا لَنَا مِنْ شَافِعِينَ (100) وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ (101) فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (102) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (103) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (104)كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (106) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (107) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (108) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (109) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (110) قَالُوا أَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْأَرْذَلُونَ (111) قَالَ وَمَا عِلْمِي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (112) إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَى رَبِّي لَوْ تَشْعُرُونَ (113) وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنِينَ (114) إِنْ أَنَا إِلَّا نَذِيرٌ مُبِينٌ (115) قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَانُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومِينَ (116) قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ (117) فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (118) فَأَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ (119) ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاقِينَ (120) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (121) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (122) كَذَّبَتْ عَادٌ الْمُرْسَلِينَ (123) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ (124) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (125) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (126) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (127) أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ آيَةً تَعْبَثُونَ (128) وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ (129) وَإِذَا بَطَشْتُمْ بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ (130) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (131) وَاتَّقُوا الَّذِي أَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَ (132) أَمَدَّكُمْ بِأَنْعَامٍ وَبَنِينَ (133) وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (134) إِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ (135) قَالُوا سَوَاءٌ عَلَيْنَا أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُنْ مِنَ الْوَاعِظِينَ (136) إِنْ هَذَا إِلَّا خُلُقُ الْأَوَّلِينَ (137) وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ (138) فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَاهُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (139) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (140)كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَلِينَ (141) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَالِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (142) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (143) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (144) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (145) أَتُتْرَكُونَ فِي مَا هَاهُنَا آمِنِينَ (146) فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (147) وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ (148) وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِهِينَ (149) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (150) وَلَا تُطِيعُوا أَمْرَ الْمُسْرِفِينَ (151) الَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِي الْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ (152) قَالُوا إِنَّمَا أَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرِينَ (153) مَا أَنْتَ إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا فَأْتِ بِآيَةٍ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (154) قَالَ هَذِهِ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (155) وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ (156) فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا نَادِمِينَ (157) فَأَخَذَهُمُ الْعَذَابُ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (158) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (159) كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ الْمُرْسَلِينَ (160) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ (161) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (162) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (163) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (164) أَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَمِينَ (165) وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ أَزْوَاجِكُمْ بَلْ أَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ (166) قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَالُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَجِينَ (167) قَالَ إِنِّي لِعَمَلِكُمْ مِنَ الْقَالِينَ (168) رَبِّ نَجِّنِي وَأَهْلِي مِمَّا يَعْمَلُونَ (169) فَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ أَجْمَعِينَ (170) إِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِرِينَ (171) ثُمَّ دَمَّرْنَا الْآخَرِينَ (172) وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًا فَسَاءَ مَطَرُ الْمُنْذَرِينَ (173) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (174) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (175) كَذَّبَ أَصْحَابُ الْأَيْكَةِ الْمُرْسَلِينَ (176) إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ (177) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (178) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (179) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (180) أَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِرِينَ (181) وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَقِيمِ (182) وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ (183) وَاتَّقُوا الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْأَوَّلِينَ (184) قَالُوا إِنَّمَا أَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرِينَ (185) وَمَا أَنْتَ إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَإِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ (186) فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِنَ السَّمَاءِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (187) قَالَ رَبِّي أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ (188) فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِ إِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ (189) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (190) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (191)وَإِنَّهُ لَتَنْزِيلُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (192) نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْأَمِينُ (193) عَلَى قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِرِينَ (194) بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُبِينٍ (195) وَإِنَّهُ لَفِي زُبُرِ الْأَوَّلِينَ (196) أَوَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ آيَةً أَنْ يَعْلَمَهُ عُلَمَاءُ بَنِي إِسْرَائِيلَ (197) وَلَوْ نَزَّلْنَاهُ عَلَى بَعْضِ الْأَعْجَمِينَ (198) فَقَرَأَهُ عَلَيْهِمْ مَا كَانُوا بِهِ مُؤْمِنِينَ (199) كَذَلِكَ سَلَكْنَاهُ فِي قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ (200) لَا يُؤْمِنُونَ بِهِ حَتَّى يَرَوُا الْعَذَابَ الْأَلِيمَ (201) فَيَأْتِيَهُمْ بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ (202) فَيَقُولُوا هَلْ نَحْنُ مُنْظَرُونَ (203) أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ (204) أَفَرَأَيْتَ إِنْ مَتَّعْنَاهُمْ سِنِينَ (205) ثُمَّ جَاءَهُمْ مَا كَانُوا يُوعَدُونَ (206) مَا أَغْنَى عَنْهُمْ مَا كَانُوا يُمَتَّعُونَ (207) وَمَا أَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَ (208) ذِكْرَى وَمَا كُنَّا ظَالِمِينَ (209) وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ الشَّيَاطِينُ (210) وَمَا يَنْبَغِي لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ (211) إِنَّهُمْ عَنِ السَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ (212) فَلَا تَدْعُ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ فَتَكُونَ مِنَ الْمُعَذَّبِينَ (213) وَأَنْذِرْ عَشِيرَتَكَ الْأَقْرَبِينَ (214) وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (215) فَإِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ إِنِّي بَرِيءٌ مِمَّا تَعْمَلُونَ (216) وَتَوَكَّلْ عَلَى الْعَزِيزِ الرَّحِيمِ (217) الَّذِي يَرَاكَ حِينَ تَقُومُ (218) وَتَقَلُّبَكَ فِي السَّاجِدِينَ (219) إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ (220) هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَى مَنْ تَنَزَّلُ الشَّيَاطِينُ (221) تَنَزَّلُ عَلَى كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ (222) يُلْقُونَ السَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَ (223)

***

وَالشُّعَرَاءُ يَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُونَ (224) أَلَمْ تَرَ أَنَّهُمْ فِي كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ (225) وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ (226) إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللَّهَ كَثِيرًا وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا وَسَيَعْلَمُ الَّذِينَ ظَلَمُوا أَيَّ مُنْقَلَبٍ يَنْقَلِبُونَ (227)

***

TAMAMI "SEMİNERLER"DE... 




Reşat Nuri Erol
31.08.2020
08:11


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1079

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1079. Hafta - 29 Ağustos 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1079. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyadaOKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

BU HAFTA ÖZEL YORUM YAZILMADI

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Yeni hicri yıl vesilesiyle bazı hatırlatmalar-2

Yeni hicri yıl vesilesiyle bazı hatırlatmalar-3

Yeni hicri yıl vesilesiyle bazı hatırlatmalar-4

Yeni hicri yıl vesilesiyle bazı hatırlatmalar-5

Gıybet… Fitne… Ve asıl olması gereken nedir?

Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-1

Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-2

Reşat Nuri EROL

 

***

 

NEML SÛRESİ- 1. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طس تِلْكَ آيَاتُ الْقُرْآنِ وَكِتَابٍ مُبِينٍ (1) هُدًى وَبُشْرَى لِلْمُؤْمِنِينَ (2) الَّذِينَ يُقِيمُونَ الصَّلَاةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكَاةَ وَهُمْ بِالْآخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ (3) إِنَّ الَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ أَعْمَالَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَ (4) أُولَئِكَ الَّذِينَ لَهُمْ سُوءُ الْعَذَابِ وَهُمْ فِي الْآخِرَةِ هُمُ الْأَخْسَرُونَ (5) وَإِنَّكَ لَتُلَقَّى الْقُرْآنَ مِنْ لَدُنْ حَكِيمٍ عَلِيمٍ (6)

 

***

 

طس تِلْكَ آيَاتُ الْقُرْآنِ وَكِتَابٍ مُبِينٍ (1)

“TaSin. Onlar, Kur’an’ın ve mübin kitabın ayetleridir.”

1. Bu üç sure hangi 4’lü sureler ile 7’yi tamamlar?

Kur’an’da sureler:

1+(2*4+3*4)+(1+1+1+1)+3+4*(4+3)+10 +32+16 = 1+64+1+32+16

olarak bölünmüştür.

İlk 64 sure (Fatiha ve Tevbe hariç) Kur’an’ın hükümlerini anlatır.

Bunlardan Fatiha ve Tevbe ayrı “Besmele”li sure olmadığı için çıkarılırsa 64 sure kalır. Bu üç sure (Şuara, Neml, Kasas) 26, 27, 28. surelerdir. İki sure çıkarılırsa 24, 25, 26. sureler olurlar.

3’lü surelerden 7’li surelere geçilir. Geçiş sureleri 7 olur. 3’lü 5 adet olmaktadır. Sureler başlarındaki harf ve Mekkî Medenî olmak üzere tasnif edilir. Bu surelerin üslupları, harf dağılım yüzdeleri farklıdır. İncelenmesi gerekir.


...

DEVAMI VE TAMAMI

SEMİNERLER"DE... 




YorumYap

Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-3
27.9.2020 47 Okunma
5 Yorum 27.09.2020 09:05
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-2
26.9.2020 108 Okunma
5 Yorum 26.09.2020 08:58
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-1
28.8.2020 274 Okunma
6 Yorum 26.09.2020 08:58
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-1
25.9.2020 118 Okunma
4 Yorum 25.09.2020 06:49
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor... - 3
24.9.2020 107 Okunma
5 Yorum 24.09.2020 08:00
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor... - 2
23.9.2020 151 Okunma
6 Yorum 23.09.2020 20:57
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor…-1
22.9.2020 174 Okunma
6 Yorum 23.09.2020 06:50
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Celaleddin Ökten, Arif Ersoy - 2
21.9.2020 165 Okunma
7 Yorum 22.09.2020 08:26
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Celaleddin Ökten, Arif Ersoy - 1
20.9.2020 209 Okunma
11 Yorum 20.09.2020 17:48
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-4
19.9.2020 210 Okunma
8 Yorum 20.09.2020 10:29
Süleyman Karagülle
Kudüs Yahudilerindir
18.9.2020 203 Okunma
1 Yorum 18.09.2020 20:53
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-3
17.9.2020 217 Okunma
6 Yorum 17.09.2020 11:23
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-2
16.9.2020 231 Okunma
5 Yorum 17.09.2020 09:11
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy Abi için sır perdesini biraz araladım
13.9.2020 309 Okunma
6 Yorum 16.09.2020 07:45
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy…
14.9.2020 230 Okunma
4 Yorum 16.09.2020 07:02
Özer Ataç
Kim yargılanamaz?
5.1.2013 4599 Okunma
4 Yorum 15.09.2020 11:37
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-2
12.9.2020 236 Okunma
4 Yorum 12.09.2020 08:07
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-1
11.9.2020 265 Okunma
4 Yorum 11.09.2020 13:27
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy ve Mevlüt Özcan hocaların ardından
10.9.2020 235 Okunma
5 Yorum 11.09.2020 13:26
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 6
8.9.2020 231 Okunma
4 Yorum 10.09.2020 09:28
ZEKİ ALTUBOĞA
trafik sorunu
10.12.2014 2912 Okunma
1 Yorum 09.09.2020 13:34
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u anmaya ve anlatmaya devam…
9.9.2020 234 Okunma
3 Yorum 09.09.2020 07:59
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 5
7.9.2020 259 Okunma
6 Yorum 07.09.2020 11:59
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 4
6.9.2020 302 Okunma
9 Yorum 07.09.2020 11:56
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 3
23.7.2020 405 Okunma
5 Yorum 07.09.2020 07:48
Süleyman Karagülle
İki seçim
5.9.2020 257 Okunma
1 Yorum 06.09.2020 17:06
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 3
5.9.2020 371 Okunma
13 Yorum 06.09.2020 09:11
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-2
29.8.2020 312 Okunma
6 Yorum 05.09.2020 14:33
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 1
3.9.2020 373 Okunma
7 Yorum 05.09.2020 09:21
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 2
4.9.2020 284 Okunma
6 Yorum 05.09.2020 07:24
ZEKİ ALTUBOĞA
BATMAN'I ,CUMHURİYET GAZATESİ YAZARINA ANLATALIM
3.9.2020 159 Okunma
2 Yorum 03.09.2020 23:53
ZEKİ ALTUBOĞA
PERE
25.5.2020 423 Okunma
2 Yorum 03.09.2020 20:27
Reşat Nuri Erol
‘Korona değil, korona tedavisi öldürüyor’ (mu?)
2.9.2020 267 Okunma
7 Yorum 03.09.2020 06:24
Süleyman Karagülle
İsabetli Teşhis
2.9.2020 278 Okunma
1 Yorum 02.09.2020 19:12
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-5
1.9.2020 215 Okunma
4 Yorum 01.09.2020 07:05
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-4 SAĞLIK
31.8.2020 234 Okunma
5 Yorum 31.08.2020 20:21
Reşat Nuri Erol
Toprak, tarım ve pek çok şey nasıl öldürülür?-3
30.8.2020 433 Okunma
5 Yorum 31.08.2020 08:11
Reşat Nuri Erol
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-5 HİCRET
27.8.2020 221 Okunma
4 Yorum 28.08.2020 07:48
Reşat Nuri Erol
Gıybet… Fitne… Ve asıl olması gereken nedir?
26.8.2020 239 Okunma
5 Yorum 27.08.2020 12:51
Reşat Nuri Erol
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-4
25.8.2020 224 Okunma
4 Yorum 26.08.2020 12:32
Reşat Nuri Erol
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-2
23.8.2020 217 Okunma
5 Yorum 24.08.2020 08:30
Reşat Nuri Erol
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-3
24.8.2020 204 Okunma
4 Yorum 24.08.2020 08:30
Mete Firidin
İki Kez Ölmek
23.8.2020 347 Okunma
1 Yorum 23.08.2020 18:41
Reşat Nuri Erol
Yeni HİCRİ YIL vesilesiyle bazı hatırlatmalar-1
22.8.2020 240 Okunma
5 Yorum 23.08.2020 07:56
Süleyman Karagülle
Yanılgı
20.8.2020 290 Okunma
3 Yorum 20.08.2020 21:33
Reşat Nuri Erol
Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 5
19.8.2020 282 Okunma
7 Yorum 19.08.2020 23:49
Süleyman Karagülle
Acayip bir dünya
18.8.2020 315 Okunma
2 Yorum 18.08.2020 16:09
Reşat Nuri Erol
Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 4
18.8.2020 244 Okunma
5 Yorum 18.08.2020 14:52
Reşat Nuri Erol
Bizim gibi ‘dertli’ ve ‘derman da üreten’ biri - 3
17.8.2020 247 Okunma
5 Yorum 18.08.2020 10:04
Süleyman Karagülle
Geleceğin Dengesi
14.8.2020 276 Okunma
1 Yorum 16.08.2020 22:05