Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 5
27.07.2020
5745 Okunma, 4 Yorum

 

Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 5

4- İslam Medeniyeti hoşgörü medeniyetidir. İnsanı merkeze alan ve tüm insanlığa karşı hoşgörüyü esas alan bir medeniyet temelini kurmuştur. Bu medeniyet, üzerine kurulduğu inanç, adalet, sevgi, hoşgörü gibi ahlaki, siyasal, sosyal ve ekonomik yönü olan temel değerlerle veya bunlardan birisi ile de tanımlanabilir. Ancak bu temel değerlerden birisi esas alınacaksa, en kuşatıcı ve en kapsamlı tarif ‘İslam Medeniyeti bir hoşgörü medeniyetidir’ denebilir.

5- İslam Medeniyeti bir hukuk (fıkıh) medeniyetidir. Adalet temelli, zulüm karşıtı bir anlayışı ön planda tutar. İslam medeniyetinde çocuk, kadın, köle, engelli gibi kendi haklarını savunmakta zorlanan kesimler, İslam hukukunun çeşitli dallarında ve özellikle şahıs ve aile hukukunda, özel düzenlemelerle koruma altına alınmıştır.

6- İslam Medeniyeti bir kitap ve ilim medeniyetidir. İlim verileri üzerine medeniyeti bina eder. Buna bağlı olarak da tarih boyunca din-ilim kaynaşması ayrılmaz bir biçimde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla İslamiyet bir ilim dinidir. Onun meydana getirdiği medeniyet de, her şeyden önce bir ilim medeniyeti olarak şekillenmiştir.

7- İslam Medeniyeti, geçmiş medeniyetlerin iyi, insanlık için faydalı unsurlarını reddetmemiş, terkipçi bir medeniyettir. İslam Medeniyeti, ‘Celbi Maslahat def’ü mazarrat’ (iyilikleri kazanmak, kötülükleri defetmek) esası üzerine şekillenmiştir. Dolayısı ile İslam medeniyetinin hakim olduğu bölge ve ülkelerdeki eski medeniyetlerin birikimlerine, kültür ve sanat eserlerine de düşmanca değil, dostça yaklaşılmıştır. Müslümanlar tarih boyunca cami ile kilise veya havrayı yan yana getirmekten çekinmemişlerdir. Ankara’da yan yana duran Hacı Bayram Camii ile Augustus Tapınağı (M.Ö. 20-25) ve İstanbul Darülaceze’deki cami-kilise-havra üçlüsü bunun en güzel örneklerindendir. Bu, İslam medeniyetinin “öteki” algısının düşmanlık duygusu ve imha amacı taşımadığını göstermektedir.

8- İslam Medeniyeti özgürlükler ve hürriyet medeniyetidir. İnanç, fikir, düşünce ve teşebbüs hürriyeti vb. hürriyet ve özgürlükler temel özelliklerindendir. Köleliğe ta baştan karşı çıkan ve yok etmeyi hedefleyen bir yapıya sahiptir. Esasen İslam ilkelerinin temel amacı, insanların inanç, can, mal, nesil, akıl gibi temel değerlerinin yanında ırz, namus ve manevi şahsiyetlerini de koruma altına almaktır.

9- İslam Medeniyeti bir denge ve itidal medeniyetidir. Yüce yaratıcı ve insanların kendileri aralarındaki ilişkilerinde, yaratılışa/fıtrata uygun, ifrat ve tefritten uzak, dengeyi ön plana alan bir medeniyet tesis eder. İslam Medeniyeti, Hint çileciliği, Hıristiyan ruhbanlığı gibi koyu mistik temayüllere izin vermez. Dünya için çalışmayı, dünya nimetlerinden meşru ve makul ölçüler çerçevesinde yararlanmayı öngörür. Kur’an yalnız dünyayı arzu edenleri eleştirirken, dünya ve ahiretin güzelliklerini birlikte isteyenleri övgüyle anar.

10- İSLAM, çeşitli ırk ve kültürlere mensup ulusların, milletlerin bir arada kardeşçe yaşayabilecekleri ahenkli bir temel üzerine medeniyet inşa etmiştir. Herkesi Âdem’in çocukları, Havva’nın kızları esası çerçevesinde, ‘İslam medeniyeti kardeşlik medeniyetidir’ demek herhalde yanlış olmaz. Çünkü İslam, insan haklarının ötesinde kardeşlik hakları getirmiştir. İnsan hakkı kardeşlik hakkına göre daha dar bir kavramdır. Kardeşlikte, insan hakkı da olduğu gibi, insan haklarının da ötesinde duygu ve sevgi de hâkimdir. İslam medeniyeti, cahiliye telakkisinde soy-sop ve kan birliğine veya asabiyet esasına dayalı bir anlayışa ve kavramına karşılık olarak, tevhid inancını esas alan manevi birliği, ‘yaratılışta eş – dinde kardeş’ anlayışı ile dayanışma ve paylaşma sorumluluğu üzerine kurulu bir toplum yapısı oluşturmuştur.

11- Nihayet İslam medeniyeti vakıf medeniyetidir. İslam medeniyetinde vakıf, bir malı insanların yararına olmak üzere Allah yoluna adamaktır. İslam’ın zekât, sadaka-ı cariye, karz-ı hasen, infak, in’am ve ihsan gibi değerleri Müslümanları vakıf kurmaya yöneltmiştir. Tarih vakıf medeniyeti ile korunmuş ve sanat ve sanatkârın kimlikleri vakıf medeniyeti ile muhafaza altına alınmıştır. Bu vakıf kurumları, İslam medeniyetinin tapularıdır.

(Kaynak: Prof. İbrahim SARIÇAM, İslam Tarihi ve Medeniyeti 14/77, Siyer Yayınları, 1. Baskı, İstanbul.)

‘ADİL bir sistem/düzen’ kuruluncaya kadar UYARILARIMIZ devam edecek…

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
27.07.2020
07:33

MİLLÎ GAZETE

https://www.milligazete.com.tr/makale/5052976/resat-nuri-erol/ayasofya-medeniyet-ve-islam-medeniyeti-5

Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam medeniyeti’ - 5

4- İslam medeniyeti hoşgörü medeniyetidir. İnsanı merkeze alan ve tüm insanlığa karşı hoşgörüyü esas alan bir medeniyet temelinde kurulmuştur. Bu medeniyet, üzerine kurulduğu inanç, adalet, sevgi, hoşgörü gibi ahlaki, siyasal, sosyal ve ekonomik yönü olan temel değerlerle veya bunlardan birisi ile de tanımlanabilir. Ancak bu temel değerlerden birisi esas alınacaksa, en kuşatıcı ve en kapsamlı tarif ‘İslam medeniyeti bir hoşgörü medeniyetidir’ denebilir.

5- İslam medeniyeti bir hukuk (fıkıh) medeniyetidir. Adalet temelli, zulüm karşıtı bir anlayışı ön planda tutar. İslam medeniyetinde çocuk, kadın, köle, engelli gibi kendi haklarını savunmakta zorlanan kesimler, İslam hukukunun çeşitli dallarında ve özellikle şahıs ve aile hukukunda, özel düzenlemelerle koruma altına alınmıştır.

6- İslam medeniyeti bir kitap ve ilim medeniyetidir. İlim verileri üzerine medeniyeti bina eder. Buna bağlı olarak da tarih boyunca din-ilim kaynaşması ayrılmaz bir biçimde gerçekleşmiştir. Dolayısıyla İslamiyet bir ilim dinidir. Onun meydana getirdiği medeniyet de, her şeyden önce bir ilim medeniyeti olarak şekillenmiştir.

7- İslam medeniyeti, geçmiş medeniyetlerin iyi, insanlık için faydalı unsurlarını reddetmemiş, terkipçi bir medeniyettir. İslam medeniyeti, ‘Celbi Maslahat def’ü mazarrat’ (iyilikleri kazanmak, kötülükleri defetmek) esası üzerine şekillenmiştir. Dolayısı ile İslam medeniyetinin hâkim olduğu bölge ve ülkelerdeki eski medeniyetlerin birikimlerine, kültür ve sanat eserlerine de düşmanca değil, dostça yaklaşılmıştır. Müslümanlar tarih boyunca cami ile kilise veya havrayı yan yana getirmekten çekinmemişlerdir. Ankara’da yan yana duran Hacı Bayram Camii ile Augustus Tapınağı (M.Ö. 20-25) ve İstanbul Darülaceze’deki cami-kilise-havra üçlüsü bunun en güzel örneklerindendir. Bu, İslam medeniyetinin “öteki” algısının düşmanlık duygusu ve imha amacı taşımadığını göstermektedir.

8- İslam medeniyeti, özgürlükler ve hürriyet medeniyetidir. İnanç, fikir, düşünce ve teşebbüs hürriyeti vb. hürriyet ve özgürlükler temel özelliklerindendir. Köleliğe ta baştan karşı çıkan ve yok etmeyi hedefleyen bir yapıya sahiptir. Esasen İslam ilkelerinin temel amacı, insanların inanç, can, mal, nesil, akıl gibi temel değerlerinin yanında ırz, namus ve manevi şahsiyetlerini de koruma altına almaktır.

9- İslam medeniyeti bir denge ve itidal medeniyetidir. Yüce yaratıcı ve insanların kendileri aralarındaki ilişkilerinde, yaratılışa/fıtrata uygun, ifrat ve tefritten uzak, dengeyi ön plana alan bir medeniyet tesis eder. İslam medeniyeti, Hint çileciliği, Hıristiyan ruhbanlığı gibi koyu mistik temayüllere izin vermez. Dünya için çalışmayı, dünya nimetlerinden meşru ve makul ölçüler çerçevesinde yararlanmayı öngörür. Kur’an yalnız dünyayı arzu edenleri eleştirirken, dünya ve ahiretin güzelliklerini birlikte isteyenleri övgüyle anar.

10- İSLAM, çeşitli ırk ve kültürlere mensup ulusların, milletlerin bir arada kardeşçe yaşayabilecekleri ahenkli bir temel üzerine medeniyet inşa etmiştir. Herkesi Âdem’in çocukları, Havva’nın kızları esası çerçevesinde, ‘İslam medeniyeti kardeşlik medeniyetidir’ demek herhalde yanlış olmaz. Çünkü İslam, insan haklarının ötesinde kardeşlik hakları getirmiştir. İnsan hakkı kardeşlik hakkına göre daha dar bir kavramdır. Kardeşlikte, insan hakkı da olduğu gibi, insan haklarının da ötesinde duygu ve sevgi de hâkimdir. İslam medeniyeti, cahiliye telakkisinde soy-sop ve kan birliğine veya asabiyet esasına dayalı bir anlayışa ve kavramına karşılık olarak, tevhid inancını esas alan manevi birliği, ‘yaratılışta eş – dinde kardeş’ anlayışı ile dayanışma ve paylaşma sorumluluğu üzerine kurulu bir toplum yapısı oluşturmuştur.

11- Nihayet İslam medeniyeti vakıf medeniyetidir. İslam medeniyetinde vakıf, bir malı insanların yararına olmak üzere Allah yoluna adamaktır. İslam’ın zekât, sadaka-ı cariye, karz-ı hasen, infak, in’am ve ihsan gibi değerleri Müslümanları vakıf kurmaya yöneltmiştir. Tarih vakıf medeniyeti ile korunmuş ve sanat ve sanatkârın kimlikleri vakıf medeniyeti ile muhafaza altına alınmıştır. Bu vakıf kurumları, İslam medeniyetinin tapularıdır.

(Kaynak: Prof. İbrahim SARIÇAM, İslam Tarihi ve Medeniyeti 14/77, Siyer Yayınları, 1. Baskı, İstanbul.)

‘ADİL BİR SİSTEM/DÜZEN’ kuruluncaya kadar UYARILARIMIZ devam edecek…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

27 Temmuz 2020



Reşat Nuri Erol
27.07.2020
07:34


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1074

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1074. Hafta - 25 Temmuz 2020 - Fiyatı: www.akevler.org’a tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1074. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

“İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ, Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

NOT: BU HAFTA “ÖZEL YORUM” YAZILAMADI!

-DİĞER KISA YORUMLAR AYRICA SEMİNERLERDE VE DERGİDE YAZILDI-

Süleyman KARAGÜLLE

***

*“SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-5

Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 1

Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 2

Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 3

Reşat Nuri EROL

***

ŞUARA SÛRESİ- 14. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22)  قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52) فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70) قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71) قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72) أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73) قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74) قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75) أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77) الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78) وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79) وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80) وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81) وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82) رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ (83) وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ (84) وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ (85) وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ (86) وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ (87) يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ (88) إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ (89) وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ (90) وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ (91) وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَمَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (92) مِنْ دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ أَوْ يَنْتَصِرُونَ (93) فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ (94) وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ (95) قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ (96) تَاللَّهِ إِنْ كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُبِينٍ (97) إِذْ نُسَوِّيكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (98) وَمَا أَضَلَّنَا إِلَّا الْمُجْرِمُونَ (99) فَمَا لَنَا مِنْ شَافِعِينَ (100) وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ (101) فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (102) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (103) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (104)كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (106) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (107) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (108) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (109) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (110) قَالُوا أَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْأَرْذَلُونَ (111) قَالَ وَمَا عِلْمِي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (112) إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَى رَبِّي لَوْ تَشْعُرُونَ (113) وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنِينَ (114) إِنْ أَنَا إِلَّا نَذِيرٌ مُبِينٌ (115) قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَانُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومِينَ (116) قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ (117) فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (118) فَأَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ (119) ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاقِينَ (120) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (121) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (122) كَذَّبَتْ عَادٌ الْمُرْسَلِينَ (123) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ (124) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (125) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (126) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (127) أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ آيَةً تَعْبَثُونَ (128) وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ (129) وَإِذَا بَطَشْتُمْ بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ (130) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (131) وَاتَّقُوا الَّذِي أَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَ (132) أَمَدَّكُمْ بِأَنْعَامٍ وَبَنِينَ (133) وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (134) إِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ (135) قَالُوا سَوَاءٌ عَلَيْنَا أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُنْ مِنَ الْوَاعِظِينَ (136) إِنْ هَذَا إِلَّا خُلُقُ الْأَوَّلِينَ (137) وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ (138) فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَاهُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (139) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (140)كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَلِينَ (141) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَالِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (142) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (143) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (144) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (145) أَتُتْرَكُونَ فِي مَا هَاهُنَا آمِنِينَ (146) فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (147) وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ (148) وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِهِينَ (149) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (150) وَلَا تُطِيعُوا أَمْرَ الْمُسْرِفِينَ (151) الَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِي الْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ (152) قَالُوا إِنَّمَا أَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرِينَ (153) مَا أَنْتَ إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا فَأْتِ بِآيَةٍ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (154) قَالَ هَذِهِ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (155) وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ (156) فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا نَادِمِينَ (157) فَأَخَذَهُمُ الْعَذَابُ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (158) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (159) كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ الْمُرْسَلِينَ (160) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ (161) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (162) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (163) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (164) أَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَمِينَ (165) وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ أَزْوَاجِكُمْ بَلْ أَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ (166) قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَالُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَجِينَ (167) قَالَ إِنِّي لِعَمَلِكُمْ مِنَ الْقَالِينَ (168) رَبِّ نَجِّنِي وَأَهْلِي مِمَّا يَعْمَلُونَ (169) فَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ أَجْمَعِينَ (170) إِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِرِينَ (171) ثُمَّ دَمَّرْنَا الْآخَرِينَ (172) وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًا فَسَاءَ مَطَرُ الْمُنْذَرِينَ (173) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (174) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (175)

***

كَذَّبَ أَصْحَابُ الْأَيْكَةِ الْمُرْسَلِينَ (176) إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ (177) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (178) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (179) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (180) أَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِرِينَ (181) وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَقِيمِ (182) وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ أَشْيَاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْأَرْضِ مُفْسِدِينَ (183) وَاتَّقُوا الَّذِي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْأَوَّلِينَ (184) قَالُوا إِنَّمَا أَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرِينَ (185) وَمَا أَنْتَ إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَإِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ (186) فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِنَ السَّمَاءِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (187) قَالَ رَبِّي أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ (188) فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِ إِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ (189) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (190) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (191)

***

DEVAMI VE TAMAMI "SEMİNERLER"DE... 



Reşat Nuri Erol
27.07.2020
07:34



http://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
27.07.2020
07:36


http://www.bncmedyahaber.com/yazar-ayasofya-medeniyet-ve-islam-medeniyeti--yazi-dizisi--4--102.html








Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
Jeoekonomi Enstitüsü’nün Pratik Çözüm Seti
4.10.2026 510 Okunma
1 Yorum 04.10.2026 10:17
Reşat Nuri Erol
İJE'nin teşhisi: Birbirini güçlendiren dört kriz
3.10.2026 767 Okunma
1 Yorum 03.10.2026 06:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an nizamı, fon vurgunu ve bir çözüm önerisi
2.10.2026 728 Okunma
1 Yorum 02.10.2026 09:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı ve ‘Fon vurgunu’ sistemin iflası
30.09.2026 891 Okunma
1 Yorum 30.09.2026 10:00
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-280; “Küfürde yarışıyor olanlar”
28.09.2026 1055 Okunma
1 Yorum 28.09.2026 12:40
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-279; “Seni mahzun etmesin…”
27.09.2026 1019 Okunma
1 Yorum 27.09.2026 09:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-278; “Yâ eyyühe’r-rasûlü…”
26.09.2026 944 Okunma
1 Yorum 26.09.2026 07:57
Reşat Nuri Erol
Burhan Özfatura’nın vefatı ve en son köşe yazısı
25.09.2026 1121 Okunma
1 Yorum 25.09.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
‘Aşmanın Sanatı’ yani bir şeylerin esiri olmamak
24.09.2026 1087 Okunma
1 Yorum 24.09.2026 07:40
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 1112 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 969 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 1019 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 1121 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 1204 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 1209 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 1110 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1307 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 1164 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1254 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1240 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 1211 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 1233 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 1274 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1320 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1530 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1612 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1311 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1314 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1322 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1368 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1305 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-265; Yeni düzene geçiş nasıl olur?
29.08.2026 1273 Okunma
1 Yorum 29.08.2026 07:42
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-263; “Ve lehüm azabün eliymün”
27.08.2026 1307 Okunma
1 Yorum 27.08.2026 07:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-262; Kur’an kâinatın haritasıdır
26.08.2026 1425 Okunma
1 Yorum 26.08.2026 09:04
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-261; “Küfretmiş olan kimseler”
25.08.2026 1364 Okunma
1 Yorum 25.08.2026 09:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-260; Adil Düzen’de refah
24.08.2026 1626 Okunma
1 Yorum 24.08.2026 06:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-259; Adil devlet düzeni budur
23.08.2026 1527 Okunma
1 Yorum 23.08.2026 10:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-258; Topluluğa nasıl ulaşılacak?
22.08.2026 1341 Okunma
1 Yorum 22.08.2026 09:30
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-257; Allah’a ittika ediniz…
21.08.2026 1319 Okunma
1 Yorum 21.08.2026 11:26
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-256; ey iman edenler
20.08.2026 1435 Okunma
1 Yorum 20.08.2026 07:37
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 4
19.08.2026 1372 Okunma
1 Yorum 19.08.2026 07:22
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 3
18.08.2026 1509 Okunma
1 Yorum 18.08.2026 07:12
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 2
17.08.2026 1666 Okunma
1 Yorum 17.08.2026 08:46
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 1
16.08.2026 1737 Okunma
1 Yorum 16.08.2026 06:16
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-255; müdahale sorunu
15.08.2026 1287 Okunma
1 Yorum 15.08.2026 09:48
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-254; medya sorunu ve çare
14.08.2026 1775 Okunma
1 Yorum 14.08.2026 07:47
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-253; yargı ve terör sorunu
13.08.2026 1568 Okunma
1 Yorum 13.08.2026 09:30
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-252; karşılıksız para sorunu
12.08.2026 1514 Okunma
1 Yorum 12.08.2026 07:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-251; borç ve tarım sorunu
11.08.2026 1400 Okunma
1 Yorum 11.08.2026 07:10
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-250; işsizlik sorunu çözümü
8.08.2026 1397 Okunma
1 Yorum 08.08.2026 07:30


© 2026 - Akevler