Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 2
21.07.2020
3636 Okunma, 4 Yorum

 

Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 2

Ayasofya meselesini farklı şekilde değerlendirmeye devam ediyor ve diyorum ki…

-İstanbul fethedildiğinde dünyada yeni bir çağ başladı, Ayasofya onun sembolü oldu.

-Çağımız dünyası da yeni bir çağa, yeni bir sisteme, yeni bir düzene muhtaç hale geldi.

-Bu konuda yarım yüzyıldan beri sistem/düzen çalışmaları yapanlar olarak uyarıyoruz.

-Ayasofya meselesinin bir de bu boyutu vardır ve bize göre en önemli boyutu da budur.

Bugünkü girizgâhımız ve hatırlatmalarımız bu kadar; akledenlere bu kadarı da yeter...

***

‘ADİL BİR yenİ küresel sözleşmeye İhtİyaç VAR’

Atalarımızın da dediği gibi ‘akıl için yol birdir’ diyor ve siz değerli okuyucularımı taze bir haber ile baş başa bırakıyorum; birlikte okuyalım ve birlikte düşünelim…

Haberin özü ve özeti tek cümleyle şöyle: BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, küresel eşitsizlikle mücadele için uluslararası düzenin yenilenmesi gerektiğini ifade etti.

Haberin ve söylenenlerin detaylarına geçelim…

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Nelson Mandela'nın doğum günü kutlamaları vesilesiyle New York'ta yaptığı açıklamada, küresel eşitsizlikle mücadele çağrısı yaptı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, küresel eşitsizlikle mücadele için uluslararası düzenin yenilenmesi gerektiğini söyleyerek, "70 yıldan fazla süredir sözü geçen uluslar, uluslararası kurumlarda gerekli güç dengelerinin değişmesi için reformlara kafa yormayı reddetti" dedi.

BM Genel Sekreteri, nüfuz, servet ve fırsatların dünya genelinde daha ADİL dağıtılması için yeni bir küresel sözleşmeye ihtiyaç olduğunu belirtti.

***

BM GENEL SEKRETERİNDEN DAİMİ ÜYELERE ELEŞTİRİ

BM Genel Sekreteri konuşmasında dünya üzerindeki büyük güçleri eleştirerek bu güçlerin çoğu zaman savaş, çatışma gibi zor konularda ortak çözümler üretemediğini belirtti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, bu söylediğine örnek olarak BM Güvenlik Konseyi'ndeki oy hakkını verdi.

ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa'nın konseyin daimi üyesi olarak veto yetkisine sahip olduğunu hatırlatan Guterres, “Suriye Savaşı” ve benzeri gibi birçok konuda kararların bloke edildiğini, bu ülkelerin isteği dışında kararın alınamadığını kaydetti.

Genel Sekreter Guterres, "Eşitsizlik (ve adaletsizlik / RNE) ta en tepede başlıyor: Küresel kuruluşlarda. Eşitsizlikle mücadele reformla başlar." diye konuştu.

BM ile ilgili haber ve söylenenler bu kadar!

***

SADECE “TEŞHİS” YETMEZ, “TEDAVİ” DE GEREKMEKTE…

Biz, yarım yüzyıldan beri, “Millî Görüş… Adil Düzen… Adil Ekonomik Düzen… Adil Dünya Düzeni… Adil Düzen İnsanlık Anayasası… İSLAM -Devlet ve Dünya- DÜZENİ… Vs.” diyor ve bu alanlarda çalışmalar yapıyorken, demek istediğimiz işte budur…

Evet… Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres söylenmesi gerekenleri söylemiş ama bütün bunları sadece söylemek yetmez…

Bunu söyledikten sonra bu alanda çalışmak gerekmekte…

Yani…

Sadece “TEŞHİS” yetmemekte…

Aynı zamanda “TEDAVİ” reçetelerinin de üretilmesi gerekmekte…

‘Dünya beşten büyüktür’ demek de yetmez…

Beşten büyük olan dünya da çalışmalı, çare ve çözümler üretmeli…

Evet… Ayasofya meselesini farklı şekilde değerlendirmeye devam; biz, ‘ADİL bİr sİstem/düzen’ kuruluncaya kadar UYARILARIMIZA devam edeceğİz

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
21.07.2020
08:25

MİLLÎ GAZETE

https://www.milligazete.com.tr/makale/5035283/resat-nuri-erol/ayasofya-medeniyet-ve-islam-medeniyeti-2

Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ – 2

Ayasofya meselesini farklı şekilde değerlendirmeye devam ediyor ve diyorum ki…
-İstanbul fethedildiğinde dünyada yeni bir çağ başladı, Ayasofya onun sembolü oldu.
-Çağımız dünyası da yeni bir çağa, yeni bir sisteme, yeni bir düzene muhtaç hale geldi.
-Bu konuda yarım yüzyıldan beri sistem/düzen çalışmaları yapanlar olarak uyarıyoruz.
-Ayasofya meselesinin bir de bu boyutu vardır ve bize göre en önemli boyutu da budur.
Bugünkü girizgâhımız ve hatırlatmalarımız bu kadar; akledenlere bu kadarı da yeter...


***


‘ADİL BİR yeni küresel sözleşmeye ihtiyaç VAR’
Atalarımızın da dediği gibi ‘akıl için yol birdir’ diyor ve siz değerli okuyucularımı taze bir haber ile baş başa bırakıyorum; birlikte okuyalım ve birlikte düşünelim…
Haberin özü ve özeti tek cümleyle şöyle: BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, küresel eşitsizlikle mücadele için uluslararası düzenin yenilenmesi gerektiğini ifade etti.
Haberin ve söylenenlerin detaylarına geçelim…
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Nelson Mandela’nın doğum günü kutlamaları vesilesiyle New York’ta yaptığı açıklamada, küresel eşitsizlikle mücadele çağrısı yaptı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, küresel eşitsizlikle mücadele için uluslararası düzenin yenilenmesi gerektiğini söyleyerek, “70 yıldan fazla süredir sözü geçen uluslar, uluslararası kurumlarda gerekli güç dengelerinin değişmesi için reformlara kafa yormayı reddetti” dedi.
BM Genel Sekreteri, nüfuz, servet ve fırsatların dünya genelinde daha ADİL dağıtılması için yeni bir küresel sözleşmeye ihtiyaç olduğunu belirtti.

***

BM GENEL SEKRETERİ’NDEN DAİMİ ÜYELERE ELEŞTİRİ

BM Genel Sekreteri konuşmasında dünya üzerindeki büyük güçleri eleştirerek bu güçlerin çoğu zaman savaş, çatışma gibi zor konularda ortak çözümler üretemediğini belirtti.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, bu söylediğine örnek olarak BM Güvenlik Konseyi’ndeki oy hakkını verdi.
ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa’nın konseyin daimi üyesi olarak veto yetkisine sahip olduğunu hatırlatan Guterres, “Suriye Savaşı” ve benzeri gibi birçok konuda kararların bloke edildiğini, bu ülkelerin isteği dışında kararın alınamadığını kaydetti.

Genel Sekreter Guterres, “Eşitsizlik (ve adaletsizlik / RNE) ta en tepede başlıyor: Küresel kuruluşlarda. Eşitsizlikle mücadele reformla başlar” diye konuştu.
BM ile ilgili haber ve söylenenler bu kadar!


***

SADECE “TEŞHİS” YETMEZ, “TEDAVİ” DE GEREKMEKTE…

Biz, yarım yüzyıldan beri, “Millî Görüş… Adil Düzen… Adil Ekonomik Düzen… Adil Dünya Düzeni… Adil Düzen İnsanlık Anayasası… İSLAM -Devlet ve Dünya- DÜZENİ… Vs.” diyor ve bu alanlarda çalışmalar yapıyorken, demek istediğimiz işte budur…
Evet… Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres söylenmesi gerekenleri söylemiş ama bütün bunları sadece söylemek yetmez…
Bunu söyledikten sonra bu alanda çalışmak gerekmekte…
Yani…
Sadece “TEŞHİS” yetmemekte…
Aynı zamanda “TEDAVİ” reçetelerinin de üretilmesi gerekmekte…
‘Dünya beşten büyüktür’ demek de yetmez…
Beşten büyük olan dünyada çalışmalı, çare ve çözümler üretmeli…
Evet… Ayasofya meselesini farklı şekilde değerlendirmeye devam; biz, ‘ADİL bir sistem/düzen’ kuruluncaya kadar UYARILARIMIZA devam edeceğiz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

21 Temmuz 2020



Reşat Nuri Erol
21.07.2020
08:26


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1073

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1073. Hafta - 18 Temmuz 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1073. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ, Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

NOT: BU HAFTA “YORUM” YAZILAMADI!

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Ekonomik ve sosyal tufan adım adım geliyor - 5

Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-1

Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-2

Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-3

Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-4

Reşat Nuri EROL

***

ŞUARA SÛRESİ- 13. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22)  قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52) فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70) قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71) قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72) أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73) قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74) قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75) أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77) الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78) وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79) وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80) وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81) وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82) رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ (83) وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ (84) وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ (85) وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ (86) وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ (87) يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ (88) إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ (89) وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ (90) وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ (91) وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَمَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (92) مِنْ دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ أَوْ يَنْتَصِرُونَ (93) فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ (94) وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ (95) قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ (96) تَاللَّهِ إِنْ كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُبِينٍ (97) إِذْ نُسَوِّيكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (98) وَمَا أَضَلَّنَا إِلَّا الْمُجْرِمُونَ (99) فَمَا لَنَا مِنْ شَافِعِينَ (100) وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ (101) فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (102) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (103) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (104)كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (106) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (107) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (108) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (109) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (110) قَالُوا أَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْأَرْذَلُونَ (111) قَالَ وَمَا عِلْمِي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (112) إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَى رَبِّي لَوْ تَشْعُرُونَ (113) وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنِينَ (114) إِنْ أَنَا إِلَّا نَذِيرٌ مُبِينٌ (115) قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَانُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومِينَ (116) قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ (117) فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (118) فَأَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ (119) ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاقِينَ (120) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (121) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (122) كَذَّبَتْ عَادٌ الْمُرْسَلِينَ (123) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ (124) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (125) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (126) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (127) أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ آيَةً تَعْبَثُونَ (128) وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ (129) وَإِذَا بَطَشْتُمْ بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ (130) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (131) وَاتَّقُوا الَّذِي أَمَدَّكُمْ بِمَا تَعْلَمُونَ (132) أَمَدَّكُمْ بِأَنْعَامٍ وَبَنِينَ (133) وَجَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (134) إِنِّي أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ (135) قَالُوا سَوَاءٌ عَلَيْنَا أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُنْ مِنَ الْوَاعِظِينَ (136) إِنْ هَذَا إِلَّا خُلُقُ الْأَوَّلِينَ (137) وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ (138) فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَاهُمْ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (139) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (140)كَذَّبَتْ ثَمُودُ الْمُرْسَلِينَ (141) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَالِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (142) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (143) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (144) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (145) أَتُتْرَكُونَ فِي مَا هَاهُنَا آمِنِينَ (146) فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (147) وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ (148) وَتَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا فَارِهِينَ (149) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (150) وَلَا تُطِيعُوا أَمْرَ الْمُسْرِفِينَ (151) الَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِي الْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ (152) قَالُوا إِنَّمَا أَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرِينَ (153) مَا أَنْتَ إِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا فَأْتِ بِآيَةٍ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (154) قَالَ هَذِهِ نَاقَةٌ لَهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (155) وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ (156) فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا نَادِمِينَ (157) فَأَخَذَهُمُ الْعَذَابُ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (158) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (159)

***

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ الْمُرْسَلِينَ (160) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ (161) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (162) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (163) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (164) أَتَأْتُونَ الذُّكْرَانَ مِنَ الْعَالَمِينَ (165) وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُمْ مِنْ أَزْوَاجِكُمْ بَلْ أَنْتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ (166) قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَالُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَجِينَ (167) قَالَ إِنِّي لِعَمَلِكُمْ مِنَ الْقَالِينَ (168) رَبِّ نَجِّنِي وَأَهْلِي مِمَّا يَعْمَلُونَ (169) فَنَجَّيْنَاهُ وَأَهْلَهُ أَجْمَعِينَ (170) إِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِرِينَ (171) ثُمَّ دَمَّرْنَا الْآخَرِينَ (172) وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ مَطَرًا فَسَاءَ مَطَرُ الْمُنْذَرِينَ (173) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (174) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (175)

***

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ الْمُرْسَلِينَ (160)

KaüÜaBaT QaVMu LUvOin eLMuRSaLİyNa (FagGaLaT FaGLu FuGLiN eLMuFGaLİyNa)

“Lut’un kavmi mürselleri tekzip etti.”

كِذْب kumaşın boyanmasında kullanılan bir çeşit boya, kumaşın hakiki yapısını saklar. Madenlerin altınla kaplanmasına da “kizb” denir. Kişinin içini saklayarak inanmadığı şeyi söylemesi kizbdir. Arapçada yalanla yanlış aynı kelime ile ifade edilir. Ama kizb bildiklerinin ve inandıklarının aksine konuşmaktır. ك oluşmayı, ذ işareti, ب geçidi gösterir.

لِيَاط sıva harcı demektir. Mastar olarak yapıştırmak, sıvamak anlamlarına gelir. لوط Kuran’da 27, لوذ 1 defa geçmektedir. Toplam 28 (22*7) eder. ل belirliliği, و beraberliği, ط kabullenmeyi ifade eder.

رِسْل Saçak demektir. Salmak fiiline dönüşmüştür. “Haber saldı” da olduğu gibi bir kimseye bir adamı göndererek ona haber ulaştırmaya irsal denir. عَلَى harfi ceri ile kullanıldığı zaman irsal askeri birlikleri göndermek anlamına gelir. رسل Kur’an’da 513, ردد 59 defa geçer. Toplam 572 (22*11*13) eder. ر tekrarı, س mekânda diziyi yani sıralanmayı, ل belirliliği ifade eder.

1. Neden Musa, İbrahim ve Nuh’ta bölümlerin başında, cümleler وَ ile başladığı halde burada وَ ile başlamamıştır?

- Geçmişteki uygarlıklar aslında dört tanedir. Bunlar tarih sırasıyla Nuh, İbrahim, Musa ve Kur’an Uygarlıklarıdır. Nuh uygarlığı içerisinde asırlar boyunca değişmeler olmuş, bu bin yıl içinde uygarlığın değişimleri de uygarlığın aşamaları olarak anlatılmıştır. Hud, Salih, Lut ve Şuayb peygamberler bu uygarlıkların aşamaları olarak anlatılır. Bize göre aynı uygarlıkların anlatımı olduğu ve farklı uygarlıklar olmadığı için وَ harfini kullanmaz.

2. Önceki ayetlerde Firavun, Âd ve Semud kavimlerinden bahsederken kavimlerin isimleriyle onları zikrederken burada ise Lut’un kavminin ismini zikretmemiştir, Lut’un kavmi demiştir. Neden?

- Nuh zamanından önce henüz ulus oluşmamıştır. Ulus ilk olarak Nuh zamanında oluşmuştur. Ama bir tane ulus olduğu için adı henüz yoktur. Nuh kavminde yöneticiler Sümerlerdi. Dolayısıyla Nuh uygarlığının yazısı Sümercedir. Âd Kavmi Sümer kavmine karşı direnerek iktidarı ele geçiren kavimdir. Böylece yeni bir ulus daha oluşmuştur. Hud zamanında iki ulus oluşmuş oldu. Bunlar Semud ve Âd kavimleridir. Sonra Sümerler Âd kavmine karşı mücadele veriyor, ikinci kez iktidar oluyor ve Salih Peygamber olarak geliyor. Lut zamanında ise üçüncü bir ulus oluşmamış, eski ulus iktidarı ele almıştır. Dolayısıyla Lut’un kavmi kendi başına bir ulus değil, iki ulusun beraberliğidir.

3. Musa kıssasında Musa’nın kavmi demiyor da Firavunun kavmi diyor. Ayrıca kardeşleri Musa da demiyor. Neden?

- Çünkü Musa Mısırlı değil, Mısırlıların köle saydığı topluluklardandır. Mısır’da aristokratik olmayanların isimlerini yazmak ayıp sayılırdı. Bundan dolayı Musa’nın adı geçmez, Yusuf’un da adı geçmez. Firavun ve onun kavmi denir. Kavim denince yalnızca aristokratlar anlaşılırdı, diğerleri kavimden sayılmazdı. Roma’da ve Atina’da da böyledir. Bu sebeple Firavunun kavmi diyor.

4. Buradaki الْمُرْسَلِينَ kelimesi kurallı erkek çoğuldur. Bunlar kimlerdir?

- Nuh peygamberden önce gelen peygamberler aynı mürseller grubundandır. Bir kavme değil bütün insanlığa gelmişlerdir. Burada Nuh ve Nuh’tan sonra gelen peygamberleri tekzip ediyorlar. Bugünkü insanlar da bir peygamberi değil bütün peygamberleri tekzip ediyorlar. Başka anlamıyla mürselliği tekzip ediyorlar. Çünkü bütün mürseller İslam uygarlığını, barış uygarlığını, ortaklık uygarlığını insanlara tanıtmak için gönderilmişlerdir. Peygamberlere iki şekilde karşı çıkılıyor. Birinde peygamberin peygamber olmadığı iddia ediliyor. Diğerinde ise peygamberlik müessesesini inkâr ediyorlar. Bugünkü inkâr da peygamberliğin inkârı şeklindedir.

YORUM

Lut kavminin yaptıkları bugünkü bakış açışıyla değerlendirildiğinde nasıl görülür?

- Topluluklar insan gibi doğarlar, gelişirler, yaşlanırlar ve çökerler. İnsandaki hastalıklar gibi topluluklarda da periyodik hastalıklar vardır. Başlangıçta halk yoksuldur, çalışkandır, üretim tüketimden fazladır ve topluluk durmadan büyümekte ve gelişmektedir. Belli bir süre sonra topluluklar refaha kavuşurlar, zenginleşirler ve üretim tüketimden fazla olmaya başlar. Fazla olan ürünleri nereye harcayacaklarını bilemezler ve sefahate dalmaya başlarlar. Normal hayat yerine yeni hayat ararlar. Belli bir dönemde bu anormallik durumu cinsel ilişkilere kadar kayar. Önce evlilik dışı ilişkiler ortaya çıkar. Sonra bununla da yetinmezler, eşcinsellik ortaya çıkar. İşte Lut dönemi bu döneme rastlar.

Bugün de özellikle Avrupa’da zina ve fuhuş dönemi geçirilmiş, eşcinsellik dönemine gelinmiştir. Bu husus yasallaştırılmaya başlanmıştır. Erkeklerin birbirleriyle ve kadınların birbirleriyle evlenmeleri meşru sayılmaya başlanmıştır.

İsa Peygamber havarilere ‘Sana zina yapmayacaksın dediler, ben de derim ki eğer harama gözün kayacaksa o gözünü oy da cehennemde ebedi yanmasını önle’ diyor. Bu derece önemle evlilik dışı ilişkileri yasaklamış olmasına rağmen, kilise evlenmeyi ve boşanmayı zorlaştırdığı için önce evlilik dışı ilişkiler, sonra da eşcinsellik yayılmaya başlamıştır.

Bu sureyi okuduğumuzda bugünkü uygarlığın hastalıklarını iyice ilmen tespit etmemiz gerekir ve Kur’an’ı da öyle yorumlamalıyız.

Öz Türkçe ile:

“Lut’un ulusu ulakları yalanladı.”

Kur’an kelimeleri ile:

“Lut’un kavmi mürselleri tekzip etti.”

KaüÜaBaT QaVMu LUvOin eLMuRSaLİyNa

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ الْمُرْسَلِينَ (160)

***

 DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE...


Reşat Nuri Erol
21.07.2020
08:27



http://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
21.07.2020
08:28


https://twitter.com/BncMedyaHaber/status/1285137076103655424?s=20


http://bncmedyahaber.com/yazar-ayasofya-medeniyet-ve-islam-medeniyeti---yazi-dizisi--1--87.html







Son Eklenen Makaleler
ZEKİ ALTUBOĞA
YEK SEET KÂR Û XEBAT JI KEDA MEJÎ BER BI ŞOBAKTIYÊ
26.02.2026 35 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 143
26.02.2026 644 Okunma
1 Yorum 26.02.2026 06:55
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 142
25.02.2026 703 Okunma
1 Yorum 25.02.2026 07:41
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 141
24.02.2026 886 Okunma
1 Yorum 24.02.2026 07:25
Mete Firidin
Arzı Mevud
22.02.2026 155 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 140
22.02.2026 1020 Okunma
1 Yorum 22.02.2026 07:50
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA BINGEHÎ YA CIVAKÊ -VIII- Yasa û Qanûnên
21.02.2026 98 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -VII-Zagonên Bilindbûn û Hilweşîna
21.02.2026 133 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ BEŞA VI: ŞÛRA, TEŞVÎK Û AVAKIRINA REWAYE
21.02.2026 113 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -V-Zagonên Bilindbûn
21.02.2026 120 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -IV- Zagônên Bilindbûn îna
21.02.2026 110 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ-III- Zagônên Bilindbûn
21.02.2026 62 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -II-Zagonên Hilhatin
21.02.2026 66 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -I-Li Ser Yasayên
21.02.2026 61 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 139
21.02.2026 1076 Okunma
1 Yorum 21.02.2026 07:59
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA BINGEHÎN YA CIVAKÊ Li Ser Qanûnên Bilindbûn
20.02.2026 233 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
KESAYETIYA BAWERMENDÊN RASTÎN Bawermendên rastîn,
20.02.2026 210 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Analîza Sosyolojîk a Sûreya Fîl Pêşgotin: Dîrok wekî
20.02.2026 276 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Sûreya Kafirûn: Manifestoya Azadiya Pergalî û Rûmeta Ke
20.02.2026 319 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 138
20.02.2026 1004 Okunma
1 Yorum 20.02.2026 09:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 137
19.02.2026 949 Okunma
1 Yorum 19.02.2026 11:11
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 136
18.02.2026 927 Okunma
1 Yorum 18.02.2026 11:51
ZEKİ ALTUBOĞA
PEYMANA LIHEVHATINÊ Şerên siyasî, aborî, olî û zanistî
17.02.2026 263 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Mirov Dewletê Ava Dike: Ji Malbatê Heta Dewletê Dewlet
17.02.2026 184 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ALİYÊ CIVAKÎ YÊ MIROV Û DEWLET Wekî ku em nêzî biyolojî
17.02.2026 177 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DEWLET, ARTÊŞ Û ABORÎ Di Çarçoveya Sîstemeke Netewî ya
17.02.2026 132 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
RÊVEBERÎYA SERFIRAZAN Rêveberiya Cihî û Saziya Civakî
17.02.2026 129 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ARTÊŞA NETEWÎ Nobetgirtin (Zêrevanî) di Malbatan
17.02.2026 103 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERWERDEHÎ DI PERGALA AŞÎTIYÊ DE XIZMETÊN GIŞTÎ HEVKA
17.02.2026 98 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERWERDEHÎ PERWERDEHÎ Di Pergala Aşitiyê
17.02.2026 93 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
SÎSTEMA AŞTIYÊ: MODELA AVAYIYA SIYASÎ Û CIVAKÎ
17.02.2026 124 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
S E R O K HILBIJARTINA SEROKAN
17.02.2026 103 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Nîzama Aşitiyê Di Nîzama Aşitiyê
17.02.2026 103 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Rêveberiya Herêman NAVÇE Peyvên Sereke:
17.02.2026 103 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NÊRÎNEKE SOSYOLOJÎK LI SER SÛREYA ESRÊ
17.02.2026 125 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
APARTMANÊN SED-MALÎ: GUNDÊ NÛ
17.02.2026 127 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERGALA AŞÎTÎYÊ
17.02.2026 161 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 135
17.02.2026 943 Okunma
1 Yorum 17.02.2026 10:39
ZEKİ ALTUBOĞA
Qisseya Yûsuf: Ji Koletiyê Ber bi Dewletê,
16.02.2026 153 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 134
15.02.2026 996 Okunma
1 Yorum 15.02.2026 11:48
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 3
14.02.2026 1138 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İÇİŞLERİ VE ADALET BAKANI ATAMASI
14.02.2026 267 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 133
13.02.2026 975 Okunma
1 Yorum 13.02.2026 13:18
Mete Firidin
Şehit ve Şahit
12.02.2026 598 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 132
12.02.2026 1042 Okunma
1 Yorum 12.02.2026 08:20
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 131
11.02.2026 952 Okunma
1 Yorum 11.02.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 130
10.02.2026 1034 Okunma
1 Yorum 10.02.2026 07:52
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 129
9.02.2026 1196 Okunma
1 Yorum 09.02.2026 11:29
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 128
8.02.2026 1232 Okunma
1 Yorum 08.02.2026 08:25
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 127
7.02.2026 1169 Okunma
1 Yorum 07.02.2026 11:12


© 2026 - Akevler