Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz?-11
5.07.2020
3715 Okunma, 4 Yorum

 

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz?-11

İslam ekonomisinin önemine binaen kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Biz “İslam Ekonomisi” konusunda KARAR gazetesinin 5 yazarına (D. Mehmet Doğan, Taha Akyol, İbrahim Kiras, Yusuf Ziya Cömert, Ahmet Taşgetiren) cevap yazıları yazıyorken; aynı gazeteden Mehmet Ali Verçin, aynı konuda peş peşe iki yazı yazdı!

Önceki yazı başlığı şöyle: “İslam iktisadı diye bir şey var mı?” (30.06.2020)

Son yazısı şöyle: Fıkıh mı İslam Hukuku mu veya İslam İktisadı(02.07.2020)

İlk yazısını da hatırlayalım: “İslam toplumunun ekonomik strüktürü” (25.06.2020)

Önce, yazarın “İslam iktisadı diye bir şey var mı?” (30.06.2020) başlıklı yazısının en başında yazdıklarını okuyalım… “Bir yerde alıcı, satıcı, mülkiyet, üretim, depolama, dağıtım, tüketim, satış, fiyat, vade, vade farkı, kar, zarar, faiz, rehin, haciz, sözleşme, iflas, haciz, israf, tasarruf, pazar, finansman, borç, alacak, ortaklık, miras, gümrük ve vergi kavramları varsa, orada gelişkin bir iktisadi hayat var demektir. / İktisadi faaliyetler, sunulan hukuki ve siyasi çerçeve içinde, öznelerin sübjektif tercih ve kararlarıyla hayat bulur. Öznelerin bu tercih ve kararları farkında olunsun ya da olunmasın “değer” yüklüdür. Değer denilen olgu, esas olarak ahlakla veya yararla ilgili olduğu için bütün medeniyetlerin tercih ve kararları aynı olamaz. Çünkü ahlaki düşüncenin kökeninde var olan dini düşünce iktisadi öğretiyi ve kültürü de etkiler hatta şekillendirir. / İktisadi faaliyetleri ve bu faaliyetlerin bileşimlerini analiz ederken; her bir adımda, yani yapılacak her tercih ve alınacak her kararda “İslam (Fıkıh) bu konuda ne diyor” sorusu üzerinde düşünmeye başlandığı anda, İslam İktisadı alanına girmiş olur muyuz? Ya da İslam İktisadı bilimi diye bir şey var mı?”

Bu sorunun cevabı, kısmen de olsa, yazarın yazısının orta yerinde var; okuyalım…

Kadıların, karşılaştıkları sorunlara cevap oluşturacak kanun kitapları yoktu, ancak Fıkıh Usulü denilen müthiş bir yöntembilim müktesebatları vardı: İçtihat. / İstinbat, istihraç, İstidlal, illet gibi kesin bilgi içeren normlardan elde edilmiş tümel ilkelerle (külli kaideler) ilk defa karşılaşılan sorunlar hakkında işlevsel hükümler oluşturulabiliyordu. Daha ileri yorum ve analizlere ihtiyaç duyduklarında, resmi görevleri olsun ya da olmasın tanınan ve itibarı olan şarihler, müellifler, müftüler ve medrese hocalarından görüş alırlardı. / Fakihler, değişik bölge ve dönemlerde birbirine zıt içtihatlar yapmış ve kararlar almış fakat hepsi de kararlarına dini düşünce ve şeri tümellerden gerekçeler bulabilmişlerdir.”

İki bölümde derlediğim kısımlarda geçen kavramlara bakalım: İktisadi faaliyetler… İslam (Fıkıh) bu konuda ne diyor… İslam İktisadı… Fıkıh Usulü… İçtihat… Fakihler…

Ve…

Son yazı yani Fıkıh mı İslam Hukuku mu veya İslam İktisadı(02.07.2020) başlıklı yazıya geçelim; çünkü orada da, kısmen de olsa, aradığımız cevaplar var…

Fıkıh, henüz soykırıma uğramadığı yüzyıllarda, iktisadi faaliyet ve süreçleri (yatırım ve tüketim harcamaları) tanımlar, yasaklar, sınırlar veya onaylarken; toplum yararı anlamına gelen “maslahat” ilkesinin geniş şemsiyesi altında bilim ve nass sütunlarına yaslanırdı. Fıkıh, kural geliştirirken dinde nass (kesin ve açık ilahi buyruk) olan veya üzerinde icma (uzlaşma) edilen normlardan çıkarsama yöntemiyle külli kaideler (tümel ilkeler) geliştirirdi. / Mantık biliminin ilkeleri ışığında, işlevi yüksek kavram ve yöntemlerle (İçtihat, İstihsan, İstinbat, İstihraç, İstidlal, İllet, Kıyas vs.) hükümler oluştururdu. / Geçmiş yüzyıllarda iktisadi kavram, olgu ve süreçlerin nasıl ele alındığını öğrenmek; kararların dayanak ve gerekçelerine vakıf olmak, iktisadi faaliyetlerin artması veya büzülmesinde varsa Fıkhın olumlu/olumsuz etkileri hakkında düşünmenin ve araştırma yapmanın görev olduğu kuşkusuzdur. / Ancak “Fıkıh ve İktisat” alanındaki tarihi miras tevarüs edilmeden, tahkik edilmeden ve tüm boyutlarıyla çözümlenmeden; Fıkhın İktisadi Hükümlerinin geçmişte ve bugün, her olgu ve süreç için “maruf” bir konuymuş gibi ifade edilmesinin bir yararı yoktur.”

Yazar bu yazısını “Devam edeceğiz” diyerek bitirmiş; dolayısıyla, bu KoronaVirüs döneminde yaşanan iktisadi ve diğer krizler vesilesiyle diyorum ki; biz de devam edeceğiz…

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
05.07.2020
07:14

MİLLÎ GAZETE

https://www.milligazete.com.tr/makale/4949727/resat-nuri-erol/yazar-ve-herkes-bu-konulara-neden-ilgisiz-11

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? -11-

İslam ekonomisinin önemine binaen kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Biz “İslam ekonomisi” konusunda KARAR gazetesinin 5 yazarına (D. Mehmet Doğan, Taha Akyol, İbrahim Kiras, Yusuf Ziya Cömert, Ahmet Taşgetiren) cevap yazıları yazıyorken; aynı gazeteden Mehmet Ali Verçin, aynı konuda peş peşe iki yazı yazdı!

Önceki yazı başlığı şöyle: “İslam iktisadı diye bir şey var mı?” (30.06.2020)

Son yazısı şöyle: “Fıkıh mı İslam hukuku mu veya İslam iktisadı” (02.07.2020)

İlk yazısını da hatırlayalım: “İslam toplumunun ekonomik strüktürü” (25.06.2020)

Önce, yazarın “İslam iktisadı diye bir şey var mı?” (30.06.2020) başlıklı yazısının en başında yazdıklarını okuyalım… “Bir yerde alıcı, satıcı, mülkiyet, üretim, depolama, dağıtım, tüketim, satış, fiyat, vade, vade farkı, kar, zarar, faiz, rehin, haciz, sözleşme, iflas, haciz, israf, tasarruf, pazar, finansman, borç, alacak, ortaklık, miras, gümrük ve vergi kavramları varsa, orada gelişkin bir iktisadi hayat var demektir. / İktisadi faaliyetler, sunulan hukuki ve siyasi çerçeve içinde, öznelerin sübjektif tercih ve kararlarıyla hayat bulur. Öznelerin bu tercih ve kararları farkında olunsun ya da olunmasın “değer” yüklüdür. Değer denilen olgu, esas olarak ahlakla veya yararla ilgili olduğu için bütün medeniyetlerin tercih ve kararları aynı olamaz. Çünkü ahlaki düşüncenin kökeninde var olan dini düşünce iktisadi öğretiyi ve kültürü de etkiler hatta şekillendirir. / İktisadi faaliyetleri ve bu faaliyetlerin bileşimlerini analiz ederken; her bir adımda, yani yapılacak her tercih ve alınacak her kararda, ‘İslam (fıkıh) bu konuda ne diyor?’ sorusu üzerinde düşünmeye başlandığı anda, İslam iktisadı alanına girmiş olur muyuz? Ya da İslam İktisadı bilimi diye bir şey var mı?”

Bu sorunun cevabı, kısmen de olsa, yazarın yazısının orta yerinde var; okuyalım…

“Kadıların, karşılaştıkları sorunlara cevap oluşturacak kanun kitapları yoktu, ancak Fıkıh Usulü denilen müthiş bir yöntembilim müktesebatları vardı: İçtihat. / İstinbat, istihraç, istidlal, illet gibi kesin bilgi içeren normlardan elde edilmiş tümel ilkelerle (külli kaideler) ilk defa karşılaşılan sorunlar hakkında işlevsel hükümler oluşturulabiliyordu. Daha ileri yorum ve analizlere ihtiyaç duyduklarında, resmi görevleri olsun ya da olmasın tanınan ve itibarı olan şarihler, müellifler, müftüler ve medrese hocalarından görüş alırlardı. / Fakihler, değişik bölge ve dönemlerde birbirine zıt içtihatlar yapmış ve kararlar almış fakat hepsi de kararlarına dini düşünce ve şeri tümellerden gerekçeler bulabilmişlerdir.”

İki bölümde derlediğim kısımlarda geçen kavramlara bakalım: İktisadi faaliyetler… İslam (fıkıh) bu konuda ne diyor… İslam İktisadı… Fıkıh Usulü… İçtihat… Fakihler…

Ve…

Son yazı yani “Fıkıh mı İslam hukuku mu veya İslam iktisadı” (02.07.2020) başlıklı yazıya geçelim; çünkü orada da, kısmen de olsa, aradığımız cevaplar var…

“Fıkıh, henüz soykırıma uğramadığı yüzyıllarda, iktisadi faaliyet ve süreçleri (yatırım ve tüketim harcamaları) tanımlar, yasaklar, sınırlar veya onaylarken; toplum yararı anlamına gelen ‘maslahat’ ilkesinin geniş şemsiyesi altında bilim ve nass sütunlarına yaslanırdı. Fıkıh, kural geliştirirken dinde nas (kesin ve açık ilahi buyruk) olan veya üzerinde icma (uzlaşma) edilen normlardan çıkarsama yöntemiyle külli kaideler (tümel ilkeler) geliştirirdi. / Mantık biliminin ilkeleri ışığında, işlevi yüksek kavram ve yöntemlerle (İçtihat, İstihsan, İstinbat, İstihraç, İstidlal, İllet, Kıyas vs.) hükümler oluştururdu. / Geçmiş yüzyıllarda iktisadi kavram, olgu ve süreçlerin nasıl ele alındığını öğrenmek; kararların dayanak ve gerekçelerine vakıf olmak, iktisadi faaliyetlerin artması veya büzülmesinde varsa Fıkhın olumlu/olumsuz etkileri hakkında düşünmenin ve araştırma yapmanın görev olduğu kuşkusuzdur. / Ancak ‘fıkıh ve iktisat’ alanındaki tarihi miras tevarüs edilmeden, tahkik edilmeden ve tüm boyutlarıyla çözümlenmeden; fıkhın iktisadi hükümlerinin geçmişte ve bugün, her olgu ve süreç için ‘maruf’ bir konuymuş gibi ifade edilmesinin bir yararı yoktur.”

Yazar bu yazısını, “Devam edeceğiz” diyerek bitirmiş; dolayısıyla, bu koronavirüs döneminde yaşanan iktisadi ve diğer krizler vesilesiyle diyorum ki; biz de devam edeceğiz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

05 Temmuz 2020



Reşat Nuri Erol
05.07.2020
07:51


DÜN CUMARTESİ YANİ 

"KUR'AN VE İLİM" SEMİNER GÜNÜMÜZDÜ...

1070'inci SEMİNER NOTLARI OKUNABİLİR/OKUNMALI

VE DEVAMINDA 1071'inci OKUNMALI; ÖNCEKİ VE SONRAKİLERLE... 

*

1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1070

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1070. Hafta - 27 Haziran 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1070. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

KRİZDEN ÇIKMAK İÇİN NE YAPILMALI?

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 2

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 3

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 4

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 5

KoronaVirüs Operasyonu, maske, ekonomi vs.

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 6

Cuma; innellahe ye’muru bi’l-adli ve’l-ihsani..-1

Reşat Nuri EROL

***

ŞUARA SÛRESİ- 10. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22)  قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52) فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70) قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71) قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72) أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73) قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74) قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75) أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77) الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78) وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79) وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80) وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81) وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82) رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ (83) وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ (84) وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ (85) وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ (86) وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ (87) يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ (88) إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ (89) وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ (90) وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ (91) وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَمَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (92) مِنْ دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ أَوْ يَنْتَصِرُونَ (93) فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ (94) وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ (95) قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ (96) تَاللَّهِ إِنْ كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُبِينٍ (97) إِذْ نُسَوِّيكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (98) وَمَا أَضَلَّنَا إِلَّا الْمُجْرِمُونَ (99) فَمَا لَنَا مِنْ شَافِعِينَ (100) وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ (101) فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (102) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (103) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (104)

***

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (106) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (107) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (108) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (109) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (110) قَالُوا أَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْأَرْذَلُونَ (111) قَالَ وَمَا عِلْمِي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (112) إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَى رَبِّي لَوْ تَشْعُرُونَ (113) وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنِينَ (114) إِنْ أَنَا إِلَّا نَذِيرٌ مُبِينٌ (115) قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَانُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومِينَ (116) قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ (117) فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (118) فَأَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ (119) ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاقِينَ (120) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (121) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (122)

***

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105)

KaüÜaBa QaVMu NUvXi iLMuRSaLİyNa (FagGaLaT FaGLu FuGLiN eLMuFGaLİyNa)

“Nuh’un kavmi mürselleri tekzip etti.”

كِذْب kumaşın boyanmasında kullanılan bir çeşit boya, kumaşın hakiki yapısını saklar. Madenlerin altınla kaplanmasına da “kizb” denir. Kişinin içini saklayarak inanmadığı şeyi söylemesi kizbdir. Arapçada yalanla yanlış aynı kelime ile ifade edilir. Ama kizb bildiklerinin ve inandıklarının aksine konuşmaktır. ك oluşmayı, ذ işareti, ب geçidi gösterir.

نَوْح rüzgâr estiğinde uğultu çıkaran dağdır. Sonra ölü üzerine ağlayan kadınlara نَوَّاحَة denmiştir. Tufanı bekleyen Nuh (AS)’un feryatları bir نَوَّاحَة olmuş ve bundan dolayı bu ismi almıştır.

رِسْل Saçak demektir. Salmak fiiline dönüşmüştür. “Haber saldı” da olduğu gibi bir kimseye bir adamı göndererek ona haber ulaştırmaya irsal denir. عَلَى harfi ceri ile kullanıldığı zaman irsal askeri birlikleri göndermek anlamına gelir. رسل Kur’an’da 513, ردد 59 defa geçer. Toplam 572 (22*11*13) eder. ر tekrarı, س mekânda diziyi yani sıralanmayı, ل belirliliği ifade eder.

Bu surede uygarlığı getiren peygamberler anlatılır. Önce Kur’an’ı getiren Muhammed Peygamber, sonra Musa ile İbrahim Peygamberler anlatılır.

Kur’an, beşerî düzenin kitabıdır. İbrahim Peygamber de beşeri düzenin peygamberidir. Nuh Peygamber ise beşeri düzeni kavim olarak ilk getiren peygamberdir. Üçüncü olarak bu peygamberi anlatır.

Nuh Tufan’ının yeryüzünün tümünde olduğu zannedilir. Oysa Kur’an Nuh kavminden bahseder, insanlıktan veya yeryüzünden bahsetmez. Nuh Tufanı Fırat ve Dicle’nin bulunduğu ovalarda gerçekleşir. Yeryüzünün tamamıyla ilgisi yoktur, olamaz.

Kur’an burada tekzip fiilini kullanır. Yani yalanlama bir defa olmaz, uzun zaman, defalarca tekerrür eder. Kur’an’da Ad ve Semud kavimlerinden bahsedilir ama Nuh kavmi için “Nuh’un kavmi” der ve kavmin ismini söylemez. Nuh kavmi Sümerler ile yerli halklardan oluşan kavimdir. Sümerler Türk ırkındayken yerli halk ise Arap ırkındandır. Bunların karışımından Nuh kavmi oluşmuştur. Fırat ve Dicle vadilerini işgal eden Sümerler oraya baraj tekniğini getirmişlerdir. Sulama tarımı büyük bir bolluk getirmiştir. Nehirlerin kenarları kalabalıklaşmış ve kentler oluşmuştur. Kentler farklı ırklara mensup olanlarla oluşmuş ve böylece yeni bir kavim ortaya çıkmıştır. Nuh kavmi deyince yalnızca kendi hayatındaki kavmi değil, kendisinden sonra gelecek Mezopotamyalı peygamberlerin kavmi olan ve yeryüzünde ilk medeniyeti kuran kavim anlaşılmaktadır. Bu medeniyetlerin ortak vasfı Sümer yazısını kullanmalarıdır. Dilleri değişmiştir ama yazıları hep Sümerce olarak kalmıştır.

Aslında ilk uygarlığı kuranlar Araplar ve Türklerdir. İlk uygarlık yazısı ise Sümer yazısı yani Türklerin yazısıdır. “Nuh’un kavmi” denip Mürselleri tekzip ettikleri ifade edilir. “Mürsel” kurallı erkek çoğuldur, topluluğu ifade eder. Bununla Mezopotamya uygarlıklarının peygamberleri kastedilmiş olur.

YORUM

Bu surede Kur’an’ın nazil olduğu peygamberden, Musa peygamberden ve İbrahim peygamberden bahsetmiştir. Şimdi Nuh kavmi ile birlikte diğer peygamberlere geçer. Buradaki bu ayet, yalnızca bu bölümden değil, bundan sonra gelecek olan Hud, Salih, Lut ve Şuayb peygamberlerden de ayrı ayrı bahseder. Mürsel olan ve ortak görevli olan peygamberler bunlardır. Bu bölümde yalnızca Nuh Peygamber anlatılır.

Üçüncü bin yıl uygarlığının merkezinde Sümer uygarlığı vardır. Bunun sebebi Sümer uygarlığının yerel yönetimli bir uygarlık olmasındandır. Bugünkü uygarlık da Sümer uygarlığı gibi yerel uygarlıktır.

Merkezi uygarlıklarda önce merkez oluşur, merkez büyür, parçalanır ve yerel yönetimler doğar. Yani yerel yönetimleri merkez kurar. Sümer uygarlığında ise önce merkez değil, yerel yönetimler oluşmuş, sonra bu yönetimler birleşerek merkezleri oluşturmuşlardır. Bugünkü üçüncü binyıl uygarlığında da önce semtler oluşacaktır. Sonra semtlerin birleşmesiyle bucaklar, iller, ülkeler ve insanlık oluşacaktır.

Buradaki الْمُرْسَلِينَ kelimesinin böylesine derin manası vardır.

Öz Türkçe ile:

“Nuh’un ulusu gönderilenleri yalanladı.”

Kur’an kelimeleri ile:

“Nuh’un kavmi mürselleri tekzip etti.”

KaüÜaBa QaVMu NUvXi iLMuRSaLİyNa
كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105)

***


DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE...



Reşat Nuri Erol
05.07.2020
07:52


http://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...




Serkan Sönmez
05.07.2020
11:45
Allah razı olsun hocam Allah'a emanet olun inşallah




Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 145
28.02.2026 468 Okunma
1 Yorum 28.02.2026 07:38
Süleyman Karagülle
Kader
15.06.2013 7620 Okunma
3 Yorum 27.02.2026 14:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 144
27.02.2026 676 Okunma
1 Yorum 27.02.2026 07:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 143
26.02.2026 715 Okunma
1 Yorum 26.02.2026 06:55
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 142
25.02.2026 749 Okunma
1 Yorum 25.02.2026 07:41
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 141
24.02.2026 914 Okunma
1 Yorum 24.02.2026 07:25
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 140
22.02.2026 1074 Okunma
1 Yorum 22.02.2026 07:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 139
21.02.2026 1119 Okunma
1 Yorum 21.02.2026 07:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 138
20.02.2026 1050 Okunma
1 Yorum 20.02.2026 09:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 137
19.02.2026 969 Okunma
1 Yorum 19.02.2026 11:11
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 136
18.02.2026 962 Okunma
1 Yorum 18.02.2026 11:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 135
17.02.2026 988 Okunma
1 Yorum 17.02.2026 10:39
Mete Firidin
Dabbe
13.12.2011 8462 Okunma
2 Yorum 17.02.2026 09:19
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 134
15.02.2026 1055 Okunma
1 Yorum 15.02.2026 11:48
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 133
13.02.2026 1000 Okunma
1 Yorum 13.02.2026 13:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 132
12.02.2026 1076 Okunma
1 Yorum 12.02.2026 08:20
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 131
11.02.2026 971 Okunma
1 Yorum 11.02.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 130
10.02.2026 1051 Okunma
1 Yorum 10.02.2026 07:52
Mete Firidin
Kur'an İncil ve Tevratı Onaylar mı?
11.07.2011 14643 Okunma
6 Yorum 10.02.2026 05:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 129
9.02.2026 1224 Okunma
1 Yorum 09.02.2026 11:29
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 128
8.02.2026 1270 Okunma
1 Yorum 08.02.2026 08:25
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 127
7.02.2026 1185 Okunma
1 Yorum 07.02.2026 11:12
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 126
6.02.2026 1300 Okunma
1 Yorum 06.02.2026 11:24
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 125
5.02.2026 1248 Okunma
1 Yorum 05.02.2026 12:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 124
4.02.2026 1286 Okunma
1 Yorum 04.02.2026 11:52
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 2
1.02.2026 1244 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:19
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 1
18.01.2026 997 Okunma
2 Yorum 02.02.2026 15:18
Mete Firidin
İki Kez Ölmek
23.08.2020 5037 Okunma
10 Yorum 01.02.2026 12:33
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 123
1.02.2026 1248 Okunma
1 Yorum 01.02.2026 11:12
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 122
30.01.2026 1241 Okunma
1 Yorum 30.01.2026 11:40
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 121
29.01.2026 1519 Okunma
1 Yorum 29.01.2026 10:21
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 120
28.01.2026 1194 Okunma
1 Yorum 28.01.2026 11:45
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 119
27.01.2026 1330 Okunma
1 Yorum 27.01.2026 10:14
Mete Firidin
Reenkarnasyon
20.08.2011 6165 Okunma
4 Yorum 26.01.2026 23:11
Mete Firidin
Zülkarneyn
26.08.2011 21745 Okunma
16 Yorum 25.01.2026 19:47
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 118
25.01.2026 1351 Okunma
1 Yorum 25.01.2026 13:16
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 117
24.01.2026 1350 Okunma
1 Yorum 24.01.2026 19:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 116
23.01.2026 1400 Okunma
1 Yorum 23.01.2026 12:37
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 115
22.01.2026 1326 Okunma
1 Yorum 22.01.2026 11:15
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 114
21.01.2026 1294 Okunma
1 Yorum 21.01.2026 12:37
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 113
20.01.2026 1367 Okunma
1 Yorum 20.01.2026 09:38
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 112
19.01.2026 1313 Okunma
1 Yorum 19.01.2026 11:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 111
14.01.2026 1408 Okunma
1 Yorum 14.01.2026 12:28
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 110
13.01.2026 1337 Okunma
1 Yorum 13.01.2026 08:47
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 109
11.01.2026 1367 Okunma
1 Yorum 11.01.2026 11:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 108
10.01.2026 1420 Okunma
1 Yorum 10.01.2026 11:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 107
9.01.2026 1209 Okunma
1 Yorum 09.01.2026 12:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 106
8.01.2026 1420 Okunma
2 Yorum 09.01.2026 12:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 105
7.01.2026 1419 Okunma
1 Yorum 07.01.2026 10:08
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 104
6.01.2026 1419 Okunma
1 Yorum 06.01.2026 11:43


© 2026 - Akevler