Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 9
3.7.2020
330 Okunma, 3 Yorum

 

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 9

Bir yazar ve aynı gazetedeki (Karar gazetesi) diğer yazarların yazdıklarından ya da yazamadıklarından söz ediyor ve ‘kaldığımız yerden devam edelim’ diyorduk…

Evet…

Kaldığımız yerden devam ediyoruz…

İleri Ekonominin Zararları 4- Bunun yanında insanların özgürlükleri daralmakta, köle veya işçi haline gelen insan sadece biyolojik emeğini kullanır hale gelmektedir. Zihinsel emek ise birkaç yöneticinin eline geçmiştir. Bunun dışında kimin ne imkânı olduğunu ve kimin neye ihtiyacı olduğunu başkaları bilmediği için, gereksiz şeyler üretilmekte ve gerekli şeyler üretilememektedir. Bu sebeple ileri ekonomilerde merkezi yönetime gerek vardır.

Kooperatifler 5- Yüze yakın aile bir araya gelmekte, bir semt kooperatifini kurmaktadırlar. Bunlar birbirlerini yakından tanırlar, ihtiyaçlarını ve imkânlarını bilirler, dolayısıyla aralarında iş bölümü yapılmaktadır. Mallar en uygun şekilde bölüşülmektedir. Köyler böyle oluştu.  Çevre büyüyüp, piyasaya köylü hâkim olamayınca merkezi ekonomiler doğdu. Bu da bahsettiğimiz mahsurları doğurdu. Akevler, semt kooperatifleri şeklinde yeniden köyler sistemini getirme çabasındadır.

Semtler 6- Yüze yakın aile bir araya gelecek, köylerde tarım semtleri, kentlerde sanayi semtleri oluşacaktır. Bunların iş yerleri ve oturma yerleri aynı yerde olacaktır. Lojmanlı işyerleri oluşturulacak, kendilerinin semt bonosu olacaktır. Semt içindeki tüm alış ve satışlar semt bonosu ile yapılacaktır. Fiyatlar, ücretler, kiralar ve paylar semt bonoları ile yapılacaktır. Aralarındaki nizalar semt hakemleri tarafından giderilecektir.

Piyasa İlişkisi 7- Semtlerin bucak içinde bulunan malları semt tüccarları tarafından semt bonoları ile alınacak piyasaya satılacak, yerine semtin ihtiyacı olan mallar oranın parası ile oradan alınacak, semte semt bonosu ile satılacaktır. Her semtin kademe kademe bucak, il, ülke ve insanlık piyasaları ile ilişkileri devam edecektir. Ortaklar semt içinde istedikleri işleri yapacaklardır. İsterlerse de çalışmayacaklardır. Köyler piyasanın bir hücresi olarak yeniden faaliyete geçecektir.

Dışarıda Çalışma 8- Semt sakinleri dışarıda çalışacaklardır. Orada, oranın bonolarını alacaklardır. Semt içinde o paralar geçerli olmayacaktır. İlçe bankalarında bucak bonoları ile değiştirecekler, semt bonolarını da bucak bonoları ile değiştireceklerdir. Dışarıdakiler de semtlerde çalışacaklar ama semt bonoları ile iş yapacaklardır. Böylece semtler malları ihraç ve ithal ettikleri gibi emekleri de ihraç ve ithal edeceklerdir. Her semt tüm insanlık içinde bir ekonomik hücre olacaktır.

Ücretler 9- Ücretler, küçük işletmelerde üretilenden bir pay olarak belirlenecektir. Herkes ayrı ayrı mal üretmiş gibi olacaktır. Ürettiği malı kendisi serbest fiyatla satacaktır. Ücreti belirleyen serbest piyasa olacaktır. İlkel ekonomilerde benzer bir şekilde arz ve talep kanunları işleyecektir. İlkel ekonomilerde piyasalar açılmadan bu iş yapılırdı. Şimdi dünya piyasaları açılmış olarak ücretleri halk kendisi belirliyor.

Fiyatlar 10- Halk ekonomisinde fiyatlar aracılar tarafından değil, üretici ve tüketici tarafından belirlenmektedir. Üretici siparişleri, emeğini vererek almış oluyor. Mal maliklerine göre fiyatlar doğuyor. Arz ve talep kanunları tüm yeryüzü içinde tam olarak çalışıyor. İnsan üretirken de özgürdür, tüketirken de özgürdür. Fiyat ve ücretler öyle oluşur ki, ülkenin tüm imkânları en verimli bir şekilde çalışsın ve en verimli bir şekilde tüketim olsun.

V) MERKEZİ EKONOMİ

Kararlar 1- Ekonomi demek; kimin neyi, nerede, ne ile, nasıl, ne miktarda, ne zaman üreteceğinin ve bu üretilenlerden kimin neyi, nerede, ne ile, nasıl, ne miktarda, ne zaman tüketeceğinin tespitidir. Halk ekonomisinde bunları halkın kendisi tespit eder. Oysa merkezi ekonomilerde bu tespitleri merkezler yapar, halk merkezlere tabi olmuş olur. Tamamında yapmasalar bile, kısmen yapmaya çalışırlar. (DEVAMI VAR)

Onlar görmese, duymasa, bilmese de biz çalışmaya devam ediyoruz; elhamdülillah…

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
03.07.2020
06:36

MİLLÎ GAZETE

https://www.milligazete.com.tr/makale/4943303/resat-nuri-erol/yazar-ve-herkes-bu-konulara-neden-ilgisiz-9

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? -9-

Bir yazar ve aynı gazetedeki (Karar gazetesi) diğer yazarların yazdıklarından ya da yazamadıklarından söz ediyor ve ‘kaldığımız yerden devam edelim’ diyorduk…

Evet…

Kaldığımız yerden devam ediyoruz…

İleri Ekonominin Zararları 4-Bunun yanında insanların özgürlükleri daralmakta, köle veya işçi haline gelen insan sadece biyolojik emeğini kullanır hale gelmektedir. Zihinsel emek ise birkaç yöneticinin eline geçmiştir. Bunun dışında kimin ne imkânı olduğunu ve kimin neye ihtiyacı olduğunu başkaları bilmediği için, gereksiz şeyler üretilmekte ve gerekli şeyler üretilememektedir. Bu sebeple ileri ekonomilerde merkezi yönetime gerek vardır.

Kooperatifler 5-Yüze yakın aile bir araya gelmekte, bir semt kooperatifini kurmaktadırlar. Bunlar birbirlerini yakından tanırlar, ihtiyaçlarını ve imkânlarını bilirler, dolayısıyla aralarında iş bölümü yapılmaktadır. Mallar en uygun şekilde bölüşülmektedir. Köyler böyle oluştu. Çevre büyüyüp, piyasaya köylü hâkim olamayınca merkezi ekonomiler doğdu. Bu da bahsettiğimiz mahsurları doğurdu. Akevler, semt kooperatifleri şeklinde yeniden köyler sistemini getirme çabasındadır.

Semtler 6-Yüze yakın aile bir araya gelecek, köylerde tarım semtleri, kentlerde sanayi semtleri oluşacaktır. Bunların iş yerleri ve oturma yerleri aynı yerde olacaktır. Lojmanlı işyerleri oluşturulacak, kendilerinin semt bonosu olacaktır. Semt içindeki tüm alış ve satışlar semt bonosu ile yapılacaktır. Fiyatlar, ücretler, kiralar ve paylar semt bonoları ile yapılacaktır. Aralarındaki nizalar semt hakemleri tarafından giderilecektir.

Piyasa İlişkisi 7-Semtlerin bucak içinde bulunan malları semt tüccarları tarafından semt bonoları ile alınacak piyasaya satılacak, yerine semtin ihtiyacı olan mallar oranın parası ile oradan alınacak, semte semt bonosu ile satılacaktır. Her semtin kademe kademe bucak, il, ülke ve insanlık piyasaları ile ilişkileri devam edecektir. Ortaklar semt içinde istedikleri işleri yapacaklardır. İsterlerse de çalışmayacaklardır. Köyler piyasanın bir hücresi olarak yeniden faaliyete geçecektir.

Dışarıda Çalışma 8-Semt sakinleri dışarıda çalışacaklardır. Orada, oranın bonolarını alacaklardır. Semt içinde o paralar geçerli olmayacaktır. İlçe bankalarında bucak bonoları ile değiştirecekler, semt bonolarını da bucak bonoları ile değiştireceklerdir. Dışarıdakiler de semtlerde çalışacaklar ama semt bonoları ile iş yapacaklardır. Böylece semtler malları ihraç ve ithal ettikleri gibi emekleri de ihraç ve ithal edeceklerdir. Her semt tüm insanlık içinde bir ekonomik hücre olacaktır.

Ücretler 9-Ücretler, küçük işletmelerde üretilenden bir pay olarak belirlenecektir. Herkes ayrı ayrı mal üretmiş gibi olacaktır. Ürettiği malı kendisi serbest fiyatla satacaktır. Ücreti belirleyen serbest piyasa olacaktır. İlkel ekonomilerde benzer bir şekilde arz ve talep kanunları işleyecektir. İlkel ekonomilerde piyasalar açılmadan bu iş yapılırdı. Şimdi dünya piyasaları açılmış olarak ücretleri halk kendisi belirliyor.

Fiyatlar 10-Halk ekonomisinde fiyatlar aracılar tarafından değil, üretici ve tüketici tarafından belirlenmektedir. Üretici siparişleri, emeğini vererek almış oluyor. Mal maliklerine göre fiyatlar doğuyor. Arz ve talep kanunları tüm yeryüzü içinde tam olarak çalışıyor. İnsan üretirken de özgürdür, tüketirken de özgürdür. Fiyat ve ücretler öyle oluşur ki, ülkenin tüm imkânları en verimli bir şekilde çalışsın ve en verimli bir şekilde tüketim olsun.

V) Merkezi ekonomi

Kararlar 1-Ekonomi demek; kimin neyi, nerede, ne ile nasıl, ne miktarda, ne zaman üreteceğinin ve bu üretilenlerden kimin neyi, nerede, ne ile nasıl, ne miktarda, ne zaman tüketeceğinin tespitidir. Halk ekonomisinde bunları halkın kendisi tespit eder. Oysa merkezi ekonomilerde bu tespitleri merkezler yapar, halk merkezlere tabi olmuş olur. Tamamında yapmasalar bile, kısmen yapmaya çalışırlar. (DEVAMI VAR.)

Onlar görmese, duymasa, bilmese de biz çalışmaya devam ediyoruz; elhamdülillah…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

03 Temmuz 2020



Reşat Nuri Erol
03.07.2020
06:36



1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1070

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1070. Hafta - 27 Haziran 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1070. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

KRİZDEN ÇIKMAK İÇİN NE YAPILMALI?

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 2

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 3

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 4

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 5

KoronaVirüs Operasyonu, maske, ekonomi vs.

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 6

Cuma; innellahe ye’muru bi’l-adli ve’l-ihsani..-1

Reşat Nuri EROL

***

ŞUARA SÛRESİ- 10. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22)  قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52) فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70) قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71) قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72) أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73) قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74) قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75) أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77) الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78) وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79) وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80) وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81) وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82) رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ (83) وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ (84) وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ (85) وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ (86) وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ (87) يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ (88) إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ (89) وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ (90) وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ (91) وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَمَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (92) مِنْ دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ أَوْ يَنْتَصِرُونَ (93) فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ (94) وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ (95) قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ (96) تَاللَّهِ إِنْ كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُبِينٍ (97) إِذْ نُسَوِّيكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (98) وَمَا أَضَلَّنَا إِلَّا الْمُجْرِمُونَ (99) فَمَا لَنَا مِنْ شَافِعِينَ (100) وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ (101) فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (102) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (103) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (104)

***

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105) إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ (106) إِنِّي لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ (107) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (108) وَمَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِيَ إِلَّا عَلَى رَبِّ الْعَالَمِينَ (109) فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطِيعُونِ (110) قَالُوا أَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْأَرْذَلُونَ (111) قَالَ وَمَا عِلْمِي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (112) إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَى رَبِّي لَوْ تَشْعُرُونَ (113) وَمَا أَنَا بِطَارِدِ الْمُؤْمِنِينَ (114) إِنْ أَنَا إِلَّا نَذِيرٌ مُبِينٌ (115) قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ يَانُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومِينَ (116) قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ (117) فَافْتَحْ بَيْنِي وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِي وَمَنْ مَعِيَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (118) فَأَنْجَيْنَاهُ وَمَنْ مَعَهُ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ (119) ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ الْبَاقِينَ (120) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (121) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (122)

***

كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105)

KaüÜaBa QaVMu NUvXi iLMuRSaLİyNa (FagGaLaT FaGLu FuGLiN eLMuFGaLİyNa)

“Nuh’un kavmi mürselleri tekzip etti.”

كِذْب kumaşın boyanmasında kullanılan bir çeşit boya, kumaşın hakiki yapısını saklar. Madenlerin altınla kaplanmasına da “kizb” denir. Kişinin içini saklayarak inanmadığı şeyi söylemesi kizbdir. Arapçada yalanla yanlış aynı kelime ile ifade edilir. Ama kizb bildiklerinin ve inandıklarının aksine konuşmaktır. ك oluşmayı, ذ işareti, ب geçidi gösterir.

نَوْح rüzgâr estiğinde uğultu çıkaran dağdır. Sonra ölü üzerine ağlayan kadınlara نَوَّاحَة denmiştir. Tufanı bekleyen Nuh (AS)’un feryatları bir نَوَّاحَة olmuş ve bundan dolayı bu ismi almıştır.

رِسْل Saçak demektir. Salmak fiiline dönüşmüştür. “Haber saldı” da olduğu gibi bir kimseye bir adamı göndererek ona haber ulaştırmaya irsal denir. عَلَى harfi ceri ile kullanıldığı zaman irsal askeri birlikleri göndermek anlamına gelir. رسل Kur’an’da 513, ردد 59 defa geçer. Toplam 572 (22*11*13) eder. ر tekrarı, س mekânda diziyi yani sıralanmayı, ل belirliliği ifade eder.

Bu surede uygarlığı getiren peygamberler anlatılır. Önce Kur’an’ı getiren Muhammed Peygamber, sonra Musa ile İbrahim Peygamberler anlatılır.

Kur’an, beşerî düzenin kitabıdır. İbrahim Peygamber de beşeri düzenin peygamberidir. Nuh Peygamber ise beşeri düzeni kavim olarak ilk getiren peygamberdir. Üçüncü olarak bu peygamberi anlatır.

Nuh Tufan’ının yeryüzünün tümünde olduğu zannedilir. Oysa Kur’an Nuh kavminden bahseder, insanlıktan veya yeryüzünden bahsetmez. Nuh Tufanı Fırat ve Dicle’nin bulunduğu ovalarda gerçekleşir. Yeryüzünün tamamıyla ilgisi yoktur, olamaz.

Kur’an burada tekzip fiilini kullanır. Yani yalanlama bir defa olmaz, uzun zaman, defalarca tekerrür eder. Kur’an’da Ad ve Semud kavimlerinden bahsedilir ama Nuh kavmi için “Nuh’un kavmi” der ve kavmin ismini söylemez. Nuh kavmi Sümerler ile yerli halklardan oluşan kavimdir. Sümerler Türk ırkındayken yerli halk ise Arap ırkındandır. Bunların karışımından Nuh kavmi oluşmuştur. Fırat ve Dicle vadilerini işgal eden Sümerler oraya baraj tekniğini getirmişlerdir. Sulama tarımı büyük bir bolluk getirmiştir. Nehirlerin kenarları kalabalıklaşmış ve kentler oluşmuştur. Kentler farklı ırklara mensup olanlarla oluşmuş ve böylece yeni bir kavim ortaya çıkmıştır. Nuh kavmi deyince yalnızca kendi hayatındaki kavmi değil, kendisinden sonra gelecek Mezopotamyalı peygamberlerin kavmi olan ve yeryüzünde ilk medeniyeti kuran kavim anlaşılmaktadır. Bu medeniyetlerin ortak vasfı Sümer yazısını kullanmalarıdır. Dilleri değişmiştir ama yazıları hep Sümerce olarak kalmıştır.

Aslında ilk uygarlığı kuranlar Araplar ve Türklerdir. İlk uygarlık yazısı ise Sümer yazısı yani Türklerin yazısıdır. “Nuh’un kavmi” denip Mürselleri tekzip ettikleri ifade edilir. “Mürsel” kurallı erkek çoğuldur, topluluğu ifade eder. Bununla Mezopotamya uygarlıklarının peygamberleri kastedilmiş olur.

YORUM

Bu surede Kur’an’ın nazil olduğu peygamberden, Musa peygamberden ve İbrahim peygamberden bahsetmiştir. Şimdi Nuh kavmi ile birlikte diğer peygamberlere geçer. Buradaki bu ayet, yalnızca bu bölümden değil, bundan sonra gelecek olan Hud, Salih, Lut ve Şuayb peygamberlerden de ayrı ayrı bahseder. Mürsel olan ve ortak görevli olan peygamberler bunlardır. Bu bölümde yalnızca Nuh Peygamber anlatılır.

Üçüncü bin yıl uygarlığının merkezinde Sümer uygarlığı vardır. Bunun sebebi Sümer uygarlığının yerel yönetimli bir uygarlık olmasındandır. Bugünkü uygarlık da Sümer uygarlığı gibi yerel uygarlıktır.

Merkezi uygarlıklarda önce merkez oluşur, merkez büyür, parçalanır ve yerel yönetimler doğar. Yani yerel yönetimleri merkez kurar. Sümer uygarlığında ise önce merkez değil, yerel yönetimler oluşmuş, sonra bu yönetimler birleşerek merkezleri oluşturmuşlardır. Bugünkü üçüncü binyıl uygarlığında da önce semtler oluşacaktır. Sonra semtlerin birleşmesiyle bucaklar, iller, ülkeler ve insanlık oluşacaktır.

Buradaki الْمُرْسَلِينَ kelimesinin böylesine derin manası vardır.

Öz Türkçe ile:

“Nuh’un ulusu gönderilenleri yalanladı.”

Kur’an kelimeleri ile:

“Nuh’un kavmi mürselleri tekzip etti.”

KaüÜaBa QaVMu NUvXi iLMuRSaLİyNa
كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ الْمُرْسَلِينَ (105)

***


DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE...



Reşat Nuri Erol
03.07.2020
06:37


http://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...






YorumYap

Son Yorumlanan Makaleler
Süleyman Karagülle
Ne yapmamız gerekiyor?
6.8.2020 44 Okunma
3 Yorum 06.08.2020 22:18
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-4
6.8.2020 62 Okunma
4 Yorum 06.08.2020 08:53
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-3
5.8.2020 94 Okunma
5 Yorum 05.08.2020 15:10
Süleyman Karagülle
Kadın Hakları
4.8.2020 100 Okunma
3 Yorum 04.08.2020 20:47
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ‘çö-ze-lim’ mi?-2
4.8.2020 98 Okunma
3 Yorum 04.08.2020 07:23
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-3
26.7.2020 112 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 16:13
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-4
31.7.2020 104 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 16:13
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-5
3.8.2020 68 Okunma
1 Yorum 03.08.2020 15:30
Reşat Nuri Erol
Ayasofya açıldı; artık sorunları ÇÖZELİM mi?
30.7.2020 206 Okunma
7 Yorum 01.08.2020 18:23
Hüseyin Kayahan
ÂDEM'İN DİLİ
27.7.2020 368 Okunma
6 Yorum 30.07.2020 09:04
Lütfi Hocaoğlu
Müzzemmil Suresi Tefsiri-1
19.7.2020 240 Okunma
1 Yorum 28.07.2020 07:58
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 5
27.7.2020 157 Okunma
4 Yorum 27.07.2020 07:36
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 4
26.7.2020 213 Okunma
9 Yorum 26.07.2020 19:22
Süleyman Karagülle
Mısır
23.7.2020 170 Okunma
2 Yorum 23.07.2020 21:49
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 3
23.7.2020 216 Okunma
4 Yorum 23.07.2020 11:04
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 2
21.7.2020 198 Okunma
4 Yorum 21.07.2020 08:28
Hüseyin Kayahan
AYASOFYA CUMA MESCİDİ OLMALIDIR.
20.7.2020 227 Okunma
1 Yorum 20.07.2020 16:51
Reşat Nuri Erol
Ayasofya, ‘medeniyet’ ve ‘İslam Medeniyeti’ - 1
20.7.2020 199 Okunma
4 Yorum 20.07.2020 12:05
Süleyman Karagülle
Hakem kararı
19.7.2020 172 Okunma
2 Yorum 20.07.2020 11:10
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-5
19.7.2020 225 Okunma
6 Yorum 19.07.2020 10:35
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-4
18.7.2020 288 Okunma
5 Yorum 18.07.2020 10:00
Süleyman Karagülle
15 Temmuz
17.7.2020 224 Okunma
1 Yorum 17.07.2020 14:12
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-3
17.7.2020 289 Okunma
5 Yorum 17.07.2020 06:47
Lütfi Hocaoğlu
Kuran'ı mehcur edinmek
16.7.2020 246 Okunma
1 Yorum 16.07.2020 17:39
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-2
16.7.2020 263 Okunma
4 Yorum 16.07.2020 15:30
Reşat Nuri Erol
Ayasofya hayırlı olsun; başka neler yapılmalı?-1
14.7.2020 332 Okunma
3 Yorum 14.07.2020 10:09
Süleyman Karagülle
Ayasofya
12.7.2020 379 Okunma
1 Yorum 13.07.2020 11:51
Reşat Nuri Erol
Ekonomik ve sosyal tufan adım adım geliyor - 5
12.7.2020 247 Okunma
3 Yorum 12.07.2020 12:54
Reşat Nuri Erol
Ekonomik ve sosyal tufan adım adım geliyor - 4
11.7.2020 239 Okunma
3 Yorum 11.07.2020 09:14
Reşat Nuri Erol
Ekonomik ve sosyal tufan adım adım geliyor - 3
9.7.2020 269 Okunma
5 Yorum 09.07.2020 09:30
Süleyman Karagülle
Eleştiri
7.7.2020 281 Okunma
2 Yorum 08.07.2020 18:40
Reşat Nuri Erol
Ekonomik ve sosyal tufan adım adım geliyor - 2
8.7.2020 325 Okunma
5 Yorum 08.07.2020 09:43
Reşat Nuri Erol
Ekonomik ve sosyal tufan adım adım geliyor…
7.7.2020 296 Okunma
4 Yorum 07.07.2020 12:30
Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz?-12
6.7.2020 246 Okunma
3 Yorum 06.07.2020 09:02
Mete Firidin
Araf Suresi 173. Ayet ve Fenotip
5.7.2020 323 Okunma
2 Yorum 05.07.2020 14:56
Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz?-11
5.7.2020 327 Okunma
4 Yorum 05.07.2020 11:45
Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz?-10
4.7.2020 306 Okunma
3 Yorum 04.07.2020 09:27
Reşat Nuri Erol
Cuma; innellahe ye’muru bi’l-adli ve’l-ihsani..-3
29.6.2020 399 Okunma
4 Yorum 03.07.2020 09:55
Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 9
3.7.2020 330 Okunma
3 Yorum 03.07.2020 06:37
Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 8
2.7.2020 360 Okunma
3 Yorum 02.07.2020 10:09
Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 7
1.7.2020 360 Okunma
5 Yorum 01.07.2020 16:04
Mete Firidin
Öğle ve İkindi Namazlarının Farz Rekât Sayısı
28.6.2020 387 Okunma
3 Yorum 01.07.2020 09:08
Reşat Nuri Erol
Sayın Cumhurbaşkanı; bu küresel oyunu bozmalısınız
30.6.2020 512 Okunma
6 Yorum 30.06.2020 19:03
Reşat Nuri Erol
Cuma; innellahe ye’muru bi’l-adli ve’l-ihsani..-2
28.6.2020 357 Okunma
4 Yorum 28.06.2020 06:02
Reşat Nuri Erol
Cuma; innellahe ye’muru bi’l-adli ve’l-ihsani..-1
27.6.2020 387 Okunma
4 Yorum 27.06.2020 08:45
Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 6
26.6.2020 435 Okunma
4 Yorum 26.06.2020 08:32
Mete Firidin
Yunus Peygamber Balinanın Karnında
15.3.2019 2381 Okunma
8 Yorum 25.06.2020 18:13
Reşat Nuri Erol
KoronaVirüs Operasyonu, maske, ekonomi vs.
25.6.2020 444 Okunma
4 Yorum 25.06.2020 10:10
Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 5
24.6.2020 518 Okunma
5 Yorum 24.06.2020 08:03
Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 4
23.6.2020 480 Okunma
5 Yorum 23.06.2020 17:41