Reşat Nuri Erol
Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 3
22.06.2020
3912 Okunma, 5 Yorum

 

 

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 3

Bir yazar ““İslâm iktisadı”nın içi doldurulabilir mi?” başlıklı bir yazı yazdı, ben de daha çok sorular içeren bir yazı yazdım ve sorulması gereken soruları sordum

Yazar, yazısının bir bölümünde şunu da yazmış:

“Âdil bir iktisadi nizam teklifi olmayanın âdil bir dünya düzeni teklifi de olamaz.”

Önceki yazımda sorduğum sorulardan biri neydi?

- Yarım yüzyıldan fazla bir zamandır yani 1960’lı yıllardan itibaren bu ülkede başlayan ve halen devam etmekte olan “Millî Görüş Hareketi” ve onun “Adİl Düzen, Adİl Ekonomİk Düzen, Adil Düzen İnsanlık Anayasası, Adil Dünya Düzeni” çalışmaları…

Demek ki neymiş? Bu ülkede herkesin çok iyi bildiği “ADİL EKONOMİK DÜZEN” diye bir “teklİf” olmanın ötesinde, bir de teklifin sadece “gölgesi mesabesinde uygulaması” da var, onu da önceki yazımızda hatırlatmıştık, unutulmaması için tekrar hatırlatalım…

- Yine uygulama olarak, Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın başbakanlığındaki 54. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin, O’nun kendi ifadesiyle, “Adil Düzen ve Adİl Ekonomİk Düzen’in sadece gölgesi mesabesinde” yapabildiği uygulamalarla cumhuriyet tarihimizin matematiksel olarak en başarılı hükümeti olması uygulamalarından haberi yok mu?

Bütün unutkanlığına rağmen yazarın yazdığı şu paragraf dikkate değer; okuyalım…

Cumhurbaşkanımızın 12. Uluslararası İslâm Ekonomisi ve Finansı Konferansı’ndaki konuşması zaman ve zemine uygun bir konuşma. “Bu çarpık yapının alternatifinin insanı merkeze alan, emeği yücelten, haksız kazanca müsaade etmeyen İslâmî ekonomi ve finans modelidir. İnsani, ahlaki ve çevreci karakteri faizi ve sömürüyü reddeden yapısıyla İslâm iktisadı krizden çıkışın anahtarıdır. Geleceğin dünyasında faize ve sömürüye dayalı mevcut ekonomik sistemin yerini risk paylaşımının esas olduğu katılımcılığa bırakacağına inanıyorum””.

Yazar yazısını şöyle bitirmiş ve bir de SORU sormuş; onu da okuyalım…

“Zenginlere çözüm bulan, fakirlere de çözüm bulamazsa, varacağı bir yer olamaz. 

İslâm iktisadı, âdil bir dünya özlemi, kişiden başlayıp bütün küreyi kapsayan bir iyi niyet mesajı olarak okunabilir. İçinin doldurulması, bugünün kapitalist sisteminin dışına çıkmadan bunun başarılabilmesi ne derece mümkün?/ Bizim işimiz sormak!”

Evet… Yazar, yazısının en sonunda “Bizim işimiz sormak!” demiş… Bizim işimiz de “araştırdıklarımızı, anladıklarımızı, yazdıklarımızı, anlattıklarımızı ve yapıp uyguladıklarımızı yazmak” ve görmeyenlere “sorularımızla” hatırlatmak…

Millî Gazete’de yayınlanan bir haber ile devam edelim…

Diyanet İşleri Başkanlığı, faizle mücadele kapsamında, personel maaşlarının faizsiz finans kurumları aracılığıyla ödenmesine yönelik çalışmayı tamamladı. Bu kapsamda, ilk etapta kurum maaş ödeme protokolleri sona eren merkez ve bazı taşra teşkilatlarındaki personelin maaşları, faizsiz finans kurumları aracılığıyla ödenmeye başlandı. İl müftülükleri, halen devam eden kurum maaş ödeme protokollerinin sona ermesinin ardından maaş ve ücretlerin hangi kurum aracılığıyla ödeneceğine karar vermesiyle birlikte 150 bini aşkın din görevlisi maaşlarını finans kurumları üzerinden alacak. Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Bilgin, geçen yıl kasım ayında il ve ilçe müftülüklerine gönderilen genelgede, kurum maaşlarını ödeme protokolünde faizsiz finans kurumlarının tercih edilmesinin istendiğini hatırlatarak, şunları söyledi: “Çalışmalar hızlı bir şekilde başladı. 30 Mart’ta faizsiz finans kurumlarına davet mektubu gönderdik. 4 faizsiz finans kurumu davetimize icabet etti. 15 Haziran’da faizsiz finans kurumlarından ilk maaşımızı aldık.” Başkanlığın merkez yerleşkesinde bulunan yaklaşık 1750 personelin maaşlarını haziran ayı itibarıyla faizsiz finans kurumu aracılığıyla aldığını bildiren Bilgin, şu değerlendirmede bulundu: “Amacımız, faizle mücadele kapsamında faizsiz sistemi desteklemektir. İnşallah çok güzel bir başlangıç olacak. Bu uygulama diğer kurumlar için de örnek teşkil edebilir.”

Diyanet İşleri Başkanlığı bize SORARSA, atılması gereken asıl adımları anlatırız…

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
22.06.2020
07:21

MİLLÎ GAZETE

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz? - 3 -

Bir yazar ““İslâm iktisadı”nın içi doldurulabilir mi?” başlıklı bir yazı yazdı, ben de daha çok sorular içeren bir yazı yazdım ve sorulması gereken soruları sordum…


Yazar, yazısının bir bölümünde şunu da yazmış:
“Âdil bir iktisadi nizam teklifi olmayanın âdil bir dünya düzeni teklifi de olamaz.”
Önceki yazımda sorduğum sorulardan biri neydi?
- Yarım yüzyıldan fazla bir zamandır yani 1960’lı yıllardan itibaren bu ülkede başlayan ve halen devam etmekte olan “Millî Görüş Hareketi” ve onun “Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen, Adil Düzen İnsanlık Anayasası, Adil Dünya Düzeni” çalışmaları.


Demek ki neymiş? Bu ülkede herkesin çok iyi bildiği “ADİL EKONOMİK DÜZEN” diye bir “teklif” olmanın ötesinde, bir de teklifin sadece “gölgesi mesabesinde uygulaması” da var, onu da önceki yazımızda hatırlatmıştık, unutulmaması için tekrar hatırlatalım…

- Yine uygulama olarak, Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın başbakanlığındaki 54. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin, onun kendi ifadesiyle, “Adil Düzen ve Adil Ekonomik Düzen’in sadece gölgesi mesabesinde” yapabildiği uygulamalarla Cumhuriyet tarihimizin matematiksel olarak en başarılı hükümeti olması uygulamalarından haberi yok mu?


Bütün unutkanlığına rağmen yazarın yazdığı şu paragraf dikkate değer; okuyalım…
“Cumhurbaşkanımızın 12. Uluslararası İslâm Ekonomisi ve Finansı Konferansı’ndaki konuşması zaman ve zemine uygun bir konuşma. “Bu çarpık yapının alternatifinin insanı merkeze alan, emeği yücelten, haksız kazanca müsaade etmeyen İslâmî ekonomi ve finans modelidir. İnsani, ahlaki ve çevreci karakteri faizi ve sömürüyü reddeden yapısıyla İslâm iktisadı krizden çıkışın anahtarıdır. Geleceğin dünyasında faize ve sömürüye dayalı mevcut ekonomik sistemin yerini risk paylaşımının esas olduğu katılımcılığa bırakacağına inanıyorum.”


Yazar yazısını şöyle bitirmiş ve bir de SORU sormuş; onu da okuyalım…
“Zenginlere çözüm bulan, fakirlere de çözüm bulamazsa, varacağı bir yer olamaz. 
İslâm iktisadı, âdil bir dünya özlemi, kişiden başlayıp bütün küreyi kapsayan bir iyi niyet mesajı olarak okunabilir. İçinin doldurulması, bugünün kapitalist sisteminin dışına çıkmadan bunun başarılabilmesi ne derece mümkün?/ Bizim işimiz sormak!”

Evet… Yazar, yazısının en sonunda “Bizim işimiz sormak!” demiş… Bizim işimiz de “araştırdıklarımızı, anladıklarımızı, yazdıklarımızı, anlattıklarımızı ve yapıp uyguladıklarımızı yazmak” ve görmeyenlere “sorularımızla” hatırlatmak…


Millî Gazete’de yayınlanan bir haber ile devam edelim…
Diyanet İşleri Başkanlığı, faizle mücadele kapsamında, personel maaşlarının faizsiz finans kurumları aracılığıyla ödenmesine yönelik çalışmayı tamamladı. Bu kapsamda, ilk etapta kurum maaş ödeme protokolleri sona eren merkez ve bazı taşra teşkilatlarındaki personelin maaşları, faizsiz finans kurumları aracılığıyla ödenmeye başlandı. İl müftülükleri, halen devam eden kurum maaş ödeme protokollerinin sona ermesinin ardından maaş ve ücretlerin hangi kurum aracılığıyla ödeneceğine karar vermesiyle birlikte 150 bini aşkın din görevlisi maaşlarını finans kurumları üzerinden alacak.

Diyanet İşleri Başkanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Bilgin, geçen yıl Kasım ayında il ve ilçe müftülüklerine gönderilen genelgede, kurum maaşlarını ödeme protokolünde faizsiz finans kurumlarının tercih edilmesinin istendiğini hatırlatarak, şunları söyledi: “Çalışmalar hızlı bir şekilde başladı. 30 Mart’ta faizsiz finans kurumlarına davet mektubu gönderdik. 4 faizsiz finans kurumu davetimize icabet etti. 15 Haziran’da faizsiz finans kurumlarından ilk maaşımızı aldık.” Başkanlığın merkez yerleşkesinde bulunan yaklaşık 1750 personelin maaşlarını Haziran ayı itibarıyla faizsiz finans kurumu aracılığıyla aldığını bildiren Bilgin, şu değerlendirmede bulundu: “Amacımız, faizle mücadele kapsamında faizsiz sistemi desteklemektir. İnşallah çok güzel bir başlangıç olacak. Bu uygulama diğer kurumlar için de örnek teşkil edebilir.”


Diyanet İşleri Başkanlığı bize SORARSA, atılması gereken asıl adımları anlatırız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

22 Haziran 2020
Reşat Nuri Erol
22.06.2020
07:25


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1069

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1069. Hafta - 20 Haziran 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1069. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyadaOKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

NOT: BU HAFTA “YORUMA” YAZILMADI!

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Din ve Düzen, Medine ve Medeniyet kavramları

Ekonomik ve sosyal sorunlarımızı çözmek için…

Yeni normal’de yeniden daha neler olacak neler!

Yine “KoronaVirüs” ve biraz da başka şeyler…

Yazar ve herkes “bu konulara” neden ilgisiz! - 1

Reşat Nuri EROL

 

***

 

ŞUARA SÛRESİ- 9. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22)  قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52) فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70) قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71) قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72) أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73) قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74) قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75) أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77) الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78) وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79) وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80) وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81) وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82) رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ (83) وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ (84) وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِ (85) وَاغْفِرْ لِأَبِي إِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّالِّينَ (86) وَلَا تُخْزِنِي يَوْمَ يُبْعَثُونَ (87) يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ (88) إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ (89) وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ (90) وَبُرِّزَتِ الْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ (91)

 

***

 

وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَمَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (92) مِنْ دُونِ اللَّهِ هَلْ يَنْصُرُونَكُمْ أَوْ يَنْتَصِرُونَ (93) فَكُبْكِبُوا فِيهَا هُمْ وَالْغَاوُونَ (94) وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ (95) قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ (96) تَاللَّهِ إِنْ كُنَّا لَفِي ضَلَالٍ مُبِينٍ (97) إِذْ نُسَوِّيكُمْ بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (98) وَمَا أَضَلَّنَا إِلَّا الْمُجْرِمُونَ (99) فَمَا لَنَا مِنْ شَافِعِينَ (100) وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ (101) فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (102) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (103) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (104)

 

***

وَقِيلَ لَهُمْ

Va QİyLa LaHuM (Va FuGiLa LaHuM)

“Ve onlara kavl edildi”

قَوْل Birlikte bir iş yapan kimselere, belli bir sesle kumanda eden kimsenin adından gelişmiş bir kelimedir. Bu sesten kinaye olunur. Kelamdan farkı bağlayıcı olmasıdır. Türkçedeki “söz” kelimesi de böyledir. O halde burada “söyledi” olarak tercüme edilir. ق dayanma kuvvetidir, و beraberliği, ل tekrarı ifade eder.

İbrahim Peygamber, kavmine cehimin ibraz edildiği gruba yani suçlulara ibadet eder olduğunuz kimseler nerede diye sorulur diyor. Ahiret hayatını anlatmaya devam ediyor. İbraz edildikten sonra sorgulama devam ediyor demektir.

Yani yukarıdaki iki ayette, daha cennete gitmeden, cehenneme gitmeden soruşturma esnasında cehennem gösterilir ve cennet yaklaştırılır denmiş olur. Bu takdirde vermiş olduğumuz mana farklı bir şekil alır. Soruşturma esnasında gösterildiği için cehennemliklere ibraz edilir, cennete gideceklere izlaf edilir. Burada muhakemenin iki şekilde yapıldığı anlaşılmış olur.


---

DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE... 



Reşat Nuri Erol
22.06.2020
07:27


http://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
22.06.2020
07:28


Yorumlar

(1)

F.U - Allah sizlerden bin kez razi olsun



Serkan Sönmez
22.06.2020
07:53
Allah razı olsun hocam Allah'a emanet olun inşallah




Son Eklenen Makaleler
ZEKİ ALTUBOĞA
PEYMANA CIVAKÎ YA NÛ U RÊYA DERKETINA -VI-
2.03.2026 176 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ABORİYA POLÎTÎK A NASNAME, MAF Û AŞTIYÊ: -V-
2.03.2026 375 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
REVEBERIYÊN XWE CIHÎ Û ABORIYA KRÎZÊ -IV-
2.03.2026 251 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DEWLET DI KRÎZÊ DE: ZEXT AN JÎ EDALET? -III-
2.03.2026 208 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
GEL DI KRÎZÊ DE: YASAYÊN HEVKARÎ -II-
2.03.2026 160 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
XWEZAYA KRÎZÊ Û JÊNENIHTIYA WÊ -I-
2.03.2026 161 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 147
2.03.2026 594 Okunma
1 Yorum 02.03.2026 07:21
Hüseyin Bağdatlı
RAHMET AYI RAMAZANDA BOMBA YAĞIYOR
1.03.2026 62 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 146
1.03.2026 697 Okunma
1 Yorum 01.03.2026 08:08
Hüseyin Bağdatlı
İRAN, İSRAİL, ABD TİYATROSU.
28.02.2026 118 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
ENFLASYON YALANI İLE SÖMÜRÜLÜYORUZ.
28.02.2026 107 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 145
28.02.2026 753 Okunma
1 Yorum 28.02.2026 07:38
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 144
27.02.2026 739 Okunma
1 Yorum 27.02.2026 07:39
ZEKİ ALTUBOĞA
YEK SEET KÂR Û XEBAT JI KEDA MEJÎ BER BI ŞOBAKTIYÊ
26.02.2026 94 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 143
26.02.2026 763 Okunma
1 Yorum 26.02.2026 06:55
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 142
25.02.2026 824 Okunma
1 Yorum 25.02.2026 07:41
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 141
24.02.2026 945 Okunma
1 Yorum 24.02.2026 07:25
Mete Firidin
Arzı Mevud
22.02.2026 230 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 140
22.02.2026 1103 Okunma
1 Yorum 22.02.2026 07:50
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA BINGEHÎ YA CIVAKÊ -VIII- Yasa û Qanûnên
21.02.2026 124 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -VII-Zagonên Bilindbûn û Hilweşîna
21.02.2026 155 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ BEŞA VI: ŞÛRA, TEŞVÎK Û AVAKIRINA REWAYE
21.02.2026 143 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -V-Zagonên Bilindbûn
21.02.2026 144 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -IV- Zagônên Bilindbûn îna
21.02.2026 136 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ-III- Zagônên Bilindbûn
21.02.2026 87 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -II-Zagonên Hilhatin
21.02.2026 99 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -I-Li Ser Yasayên
21.02.2026 90 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 139
21.02.2026 1182 Okunma
1 Yorum 21.02.2026 07:59
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA BINGEHÎN YA CIVAKÊ Li Ser Qanûnên Bilindbûn
20.02.2026 250 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
KESAYETIYA BAWERMENDÊN RASTÎN Bawermendên rastîn,
20.02.2026 226 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Analîza Sosyolojîk a Sûreya Fîl Pêşgotin: Dîrok wekî
20.02.2026 297 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Sûreya Kafirûn: Manifestoya Azadiya Pergalî û Rûmeta Ke
20.02.2026 342 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 138
20.02.2026 1080 Okunma
1 Yorum 20.02.2026 09:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 137
19.02.2026 1016 Okunma
1 Yorum 19.02.2026 11:11
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 136
18.02.2026 992 Okunma
1 Yorum 18.02.2026 11:51
ZEKİ ALTUBOĞA
PEYMANA LIHEVHATINÊ Şerên siyasî, aborî, olî û zanistî
17.02.2026 281 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Mirov Dewletê Ava Dike: Ji Malbatê Heta Dewletê Dewlet
17.02.2026 198 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ALİYÊ CIVAKÎ YÊ MIROV Û DEWLET Wekî ku em nêzî biyolojî
17.02.2026 189 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DEWLET, ARTÊŞ Û ABORÎ Di Çarçoveya Sîstemeke Netewî ya
17.02.2026 141 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
RÊVEBERÎYA SERFIRAZAN Rêveberiya Cihî û Saziya Civakî
17.02.2026 139 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ARTÊŞA NETEWÎ Nobetgirtin (Zêrevanî) di Malbatan
17.02.2026 117 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERWERDEHÎ DI PERGALA AŞÎTIYÊ DE XIZMETÊN GIŞTÎ HEVKA
17.02.2026 110 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERWERDEHÎ PERWERDEHÎ Di Pergala Aşitiyê
17.02.2026 106 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
SÎSTEMA AŞTIYÊ: MODELA AVAYIYA SIYASÎ Û CIVAKÎ
17.02.2026 145 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
S E R O K HILBIJARTINA SEROKAN
17.02.2026 117 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Nîzama Aşitiyê Di Nîzama Aşitiyê
17.02.2026 119 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Rêveberiya Herêman NAVÇE Peyvên Sereke:
17.02.2026 119 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NÊRÎNEKE SOSYOLOJÎK LI SER SÛREYA ESRÊ
17.02.2026 137 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
APARTMANÊN SED-MALÎ: GUNDÊ NÛ
17.02.2026 145 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERGALA AŞÎTÎYÊ
17.02.2026 176 Okunma


© 2026 - Akevler