Reşat Nuri Erol
ABD’de olanlar, kapitalizm, Adil Düzen ve …
9.06.2020
4496 Okunma, 5 Yorum

 

ABD’de olanlar, kapitalizm, Adil Düzen ve …

ABD’de bir siyahi eziyet edilerek polis tarafından öldürüldü. Peki, tüm bu olaylar sadece bir siyahi öldürüldüğü için mi çıkıyor? Elbette hayır.

Öldürülme olayı bardağı taşıran son damladır.

Maslow (Abraham Maslow 1908-1970) ihtiyaçlar hiyerarşisini ortaya koymuştur.

En altta fizyolojik ihtiyaçlar vardır: yeme, içme, barınma, sağlık.

ABD’de insanlar bu ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar mı?

ABD’de yaşayan insanlar öncelikle sağlıklı değiller. Berbat besleniyorlar. İnsanların çoğu fakir. Sağlıklı beslenmeye yetecek gelirleri yok. Çok kötü şartlarda yaşıyorlar.

Bunu sağladınız diyelim, ikinci basamakta güvenlik ihtiyacı var. Kimse işinden emin değil, sağlık güvenliğinden de emin değil. Her şey paraya dayanıyor. Gelirlerinizi bir anda kaybedebilir ve lüks bir yerde yaşarken parklarda yatar hale gelebilirsiniz. Her zaman bir güvensizlik duygusu yaşıyorsunuz demektir. Diğer taraftan can güvenliği de içler acısı.

Kapitalizm sıradan bir insanın bu iki aşamanın üstüne çıkmasına kolay kolay izin vermez. Kendinizi korumak için sürekli başkalarını ezmek zorundasınızdır. Filmlerinde görüyoruz. Bu yaprığım kişisel değil deyip geçiyorlar. Yani sana bu zulmü yaptım ama senin kişiliğine değil, sistem böyle gerektirdiği için yaptım diyor ve diğeri de biliyor ki onun yerinde olsa o da bunu yapardı. Bu nedenle üçüncü aşamaya çıksanız bile çok sevdiğiniz, güvendiğiniz bir arkadaşınız veya aileniz de olmayacaktır zaten. Yani bir topluluğa aidiyet hissetmeniz çok zordur. Bu nedenle tuhaf tuhaf tarikatlara insanlar akın akın katılmakta, kendilerini orada bir nevi güvenlikte hissetmekte ama o tarikatlar da maalesef onları sömürmekte ve kullanmaktadır.

Saygınlık aşamasına çıkmak kolay değildir. Zaten çıksanız bile alt kademelere düşmeniz her zaman olasıdır. Kendini gerçekleştirme aşamasına da herhalde ancak çok çok nadir insanlar çıkıyordur. Kendini tamamen güvensiz hisseden bir topluluklar böyle olaylarla patlar. Sonunda böyle topluluklar yıkılır. Artık Doların gücü de yetmez ve yıkılmaz sanılan nice imparatorluklara gibi ABD de son bulur, ABD’nin şahsında kapitalizm de son bulur.

***

Adil Düzen’e gelince…

Adil Düzen’de çalışsın çalışmasın, herkesin fizyolojik ihtiyaçları karşılanır. Zekât müessesesinin kalemlerinden bir kısmı bunun içindir. Adil Düzen’de insanlar korkmazlar, yarın aç kalacağım diye bir dertleri olmaz.

Adil Düzen’de herkesin güvenliği sağlanmıştır. Sağlık açısından da korkmazlar. Başlarına bir şey gelmesinden de korkmazlar. Bilirler ki toplulukları onları korur ve suç cezasız kalmayacağı için suç işlemeye kolay kolay kimse cesaret edemez. Bir de suç işlemek için bir sebep yoktur. Zaten yaşamları güvence altındadır.

Adil Düzen’de aç, susuz ve barınaksız kalmayacaklarını herkes bilir.

Adil Düzen’de herkesin dayanışma ortaklıkları vardır. Zaten herkesin ait olduğu bu dört dayanışma ortaklığı kişinin bu ihtiyacını da karşılar. Kişinin hatalarını da tazmin eder.

Adil Düzen’de insanlar Kur’an nizamına dayalı olarak Kur’an ahlakı ile yaşadıkları sürece en yüksek saygınlığa ulaşırlar.

Adil Düzen’de kimsenin önünde bir engel olmadığı, işler paranın gücüyle değil, ortaklıkla gerçekleştiği için çalışan herkes kendini gerçekleştirebilir. Önü açıktır.

***

İki sistem arasındaki farkı görüyorsunuz. Biz Adil Düzen’i yarım yüzyıldır anlatıyoruz da niçin kimse Erbakan Hocamızın ilgilendiği gibi ilgilenmiyor? Dünyada cenneti yaşamak varken niçin çözümler faizde aranıyor, niçin merkeziyetçilik hastalığı halen devam ediyor, niçin güvenliği primli sigortalarda gerçekleştirmeye uğraşıyorlar, Allah biz sabır versin.

Adil Düzen çalışanı, tıp doktoru ve bilgisayar mühendisi olan Dr. Lütfi Hocaoğlu, ABD’deki son olaylar üzerine bu değerlendirmeleri yaptı; istifadenize sunmuş oldum…

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
09.06.2020
06:07

MAKALEYİ SESLİ OLARAK DA DİNLEYEBİLİRSİNİZ...

MİLLÎ GAZETE 

ABD’de olanlar, kapitalizm, Adil Düzen ve…


ABD’de bir siyahî eziyet edilerek polis tarafından öldürüldü. Peki, tüm bu olaylar sadece bir siyahî öldürüldüğü için mi çıkıyor? Elbette hayır.

Öldürülme olayı bardağı taşıran son damladır.

Maslow (Abraham Maslow 1908-1970) ihtiyaçlar hiyerarşisini ortaya koymuştur.

En altta fizyolojik ihtiyaçlar vardır: Yeme, içme, barınma, sağlık.

ABD’de insanlar bu ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar mı?

ABD’de yaşayan insanlar öncelikle sağlıklı değiller. Berbat besleniyorlar. İnsanların çoğu fakir. Sağlıklı beslenmeye yetecek gelirleri yok. Çok kötü şartlarda yaşıyorlar.

Bunu sağladınız diyelim, ikinci basamakta güvenlik ihtiyacı var. Kimse işinden emin değil, sağlık güvenliğinden de emin değil. Her şey paraya dayanıyor. Gelirlerinizi bir anda kaybedebilir ve lüks bir yerde yaşarken parklarda yatar hale gelebilirsiniz. Her zaman bir güvensizlik duygusu yaşıyorsunuz demektir. Diğer taraftan can güvenliği de içler acısı.

Kapitalizm sıradan bir insanın bu iki aşamanın üstüne çıkmasına kolay kolay izin vermez. Kendinizi korumak için sürekli başkalarını ezmek zorundasınızdır. Filmlerinde görüyoruz. Bu yaptığım kişisel değil deyip geçiyorlar. Yani sana bu zulmü yaptım ama senin kişiliğine değil, sistem böyle gerektirdiği için yaptım diyor ve diğeri de biliyor ki onun yerinde olsa o da bunu yapardı. Bu nedenle üçüncü aşamaya çıksanız bile çok sevdiğiniz, güvendiğiniz bir arkadaşınız veya aileniz de olmayacaktır zaten. Yani bir topluluğa aidiyet hissetmeniz çok zordur. Bu nedenle tuhaf tuhaf tarikatlara insanlar akın akın katılmakta, kendilerini orada bir nevi güvenlikte hissetmekte ama o tarikatlar da maalesef onları sömürmekte ve kullanmaktadır.

Saygınlık aşamasına çıkmak kolay değildir. Zaten çıksanız bile alt kademelere düşmeniz her zaman olasıdır. Kendini gerçekleştirme aşamasına da herhalde ancak çok çok nadir insanlar çıkıyordur. Kendini tamamen güvensiz hisseden topluluklar böyle olaylarla patlar. Sonunda böyle topluluklar yıkılır. Artık doların gücü de yetmez ve yıkılmaz sanılan nice imparatorluklar gibi ABD de son bulur, ABD’nin şahsında kapitalizm de son bulur.

***

Adil Düzen’e gelince…

Adil Düzen’de çalışsın çalışmasın, herkesin fizyolojik ihtiyaçları karşılanır. Zekât müessesesinin kalemlerinden bir kısmı bunun içindir. Adil Düzen’de insanlar korkmazlar, yarın aç kalacağım diye bir dertleri olmaz.

Adil Düzen’de herkesin güvenliği sağlanmıştır. Sağlık açısından da korkmazlar. Başlarına bir şey gelmesinden de korkmazlar. Bilirler ki toplulukları onları korur ve suç cezasız kalmayacağı için suç işlemeye kolay kolay kimse cesaret edemez. Bir de suç işlemek için bir sebep yoktur. Zaten yaşamları güvence altındadır.

Adil Düzen’de aç, susuz ve barınaksız kalmayacaklarını herkes bilir.

Adil Düzen’de herkesin dayanışma ortaklıkları vardır. Zaten herkesin ait olduğu bu dört dayanışma ortaklığı kişinin bu ihtiyacını da karşılar. Kişinin hatalarını da tazmin eder.

Adil Düzen’de insanlar Kur’an nizamına dayalı olarak Kur’an ahlakı ile yaşadıkları sürece en yüksek saygınlığa ulaşırlar.

Adil Düzen’de kimsenin önünde bir engel olmadığı, işler paranın gücüyle değil, ortaklıkla gerçekleştiği için çalışan herkes kendini gerçekleştirebilir. Önü açıktır.

***

İki sistem arasındaki farkı görüyorsunuz. Biz Adil Düzen’i yarım yüzyıldır anlatıyoruz da niçin kimse Erbakan Hocamızın ilgilendiği gibi ilgilenmiyor? Dünyada cenneti yaşamak varken niçin çözümler faizde aranıyor, niçin merkeziyetçilik hastalığı halen devam ediyor, niçin güvenliği primli sigortalarda gerçekleştirmeye uğraşıyorlar, Allah bize sabır versin.

Adil Düzen çalışanı, tıp doktoru ve bilgisayar mühendisi olan Dr. Lütfi Hocaoğlu, ABD’deki son olaylar üzerine bu değerlendirmeleri yaptı; istifadenize sunmuş oldum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

09 Haziran 2020
Reşat Nuri Erol
09.06.2020
06:08


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1067

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1067. Hafta - 06 Haziran 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1067. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ, Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

1067’inci SEMİNERDEN YORUMLAR

Süleyman Karagülle Hocamız, çalışmalarındaki yoğunluk sebebiyle ayrıca ‘Haftalık Yorum’ yazamamıştır; onun yerine 1067’inci seminer notlarından yorumlar demeti sunuyorum… RNE)

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-48

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-49

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 1

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 2

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 3

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 4

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 5

Reşat Nuri EROL

***

ŞUARA SÛRESİ- 7. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22) قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52) فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)

***

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70) قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71) قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72) أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73) قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74) قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75) أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77) الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78) وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79) وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80) وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81) وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82)

***

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ

Va eTLu GaLaYHiM (Va eFGuL GaLaYHiM)

“Ve onlara tilavet et”

تِلْو toklu demektir. Tabi olma, peşine koşma, arkasından gelme, aksettirme anlamlarını almıştır. Sütten kesilen ve anasının peşinde koşan yavru demektir. Arkasından gitmek anlamındadır. Sonra aksettirme anlamına gelmiş ve başkasına okuma anlamı kazanmıştır. Kur’an’da تلو 63, تلل ise 1 defa geçer. Toplam 64 (26) eder.

Surede önce birinci Kur’an uygarlığı anlatılmıştır. Birinci Kur’an uygarlığını doğrudan oluşturan peygambere hitap edilmiş, sonra Tevrat uygarlığının doğması anlatılmıştır. Onu da anlatmaya Musa’ya hitap ederek başlamıştır. Şimdi bu iki uygarlığın kurucusu olan İbrahim uygarlığı anlatılacaktır. Burada onlara “İbrahim’in nebeini tilavet et” denilerek farklı bir giriş yapılmıştır.

Öncelikle buradaki onlar kimdir? Kime tilavet edilir? Kim onlara tilavet eder? Ne zaman tilavet edilir?

Geçmiş müfessirler işin kolayını bulmuşlar, Muhammed tilavet eder deyip geçerler. Bizim işimiz kolaylaşır. O tilavet etmiş, biz de okuyoruz, denilebilir.

Biz böyle anlamıyoruz. Eğer sadece Muhammed’e emir olsa ‘Ey Nebi! Sen tilavet et’ denir. Öyle denilmediğine göre bu emir kıyamete kadar bütün Kur’an ehline emirdir. Yani bize de emirdir. O halde buradaki عَلَيْهِمْ ‘deki هُمْ zamiri bugünkü Firavunlara ve onun taraftarlarına işaret etmiş olur.

Bizim görevimiz İbrahim’in haberini bugünkü insanlığa hatırlatmaktır.

نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69)

NaBaEa EiBRAvHİyMa (FaGaLa EiFGAvLİyMa)

“İbrahim’in nebeini.”

نَبَء doğurmadan evvel devenin memesinde görülen süttür. Doğuracağının habercisi olur. Sonra gelecekte olacak olaylar hakkında verilen bilgilere خَبَر denir. نَبِيّ tepe üzerinde oturan gözcüye denir. Geçmişten bilgi vermeye de نَبَء denir. ن belirsizliği, ب geçidi, ء de gücü ifade eder.

بره birden ortaya çıkan delildir. بَرْق şimşek anlamındadır. Nerde olduğunu bilmediğin karanlıkta şimşek çakar ortalık aydınlanır. Ben burada imişim dersiniz. Ondan sonra istediğiniz yere gidersiniz. بُرْهَان aynı zamanda başlangıç noktalarını belirleyen delildir. Kur’an’da  بره77, برء ise 31 defa geçer. Toplam 108 (22*33) ederب geçit, ر tekrar, ه harfi ‘o’ anlamında zamirdir.

Nuh Peygamber ilk kavmî devleti kurmuştur.

Onun torunlarından olan İbrahim Peygamber, bu Mısır uygarlığı ile gelişmiş olan kavmî devlet uygarlığını tüm beşeriyete yayma görevi ile görevlendirilmiştir.

İshak’ın oğulları medeniyeti oluşturmaya, İsmail’in oğullarından gelen Muhammed de bu oluşmayı tamamlama görevi ile görevlendirilmiştir.

Peygamber İbrahim’in Katura’dan olan dört oğlu Hindistan’a gitmiş, Brahmanizmi (İbrahim’in dini) oluşturmuşlardır. Musa’nın şeriatından nasıl Hristiyanlık doğmuşsa, Brahman şeriatından da Budizm dini doğmuştur. Bugün yeryüzünde var olan dört büyük dinin kurucuları Peygamber İbrahim’in çocuklarıdır.

Böylece İbrahim Peygamber beşeri uygarlığın kurucusudur. Nuh Peygamber oluşturucu, İbrahim Peygamber ise bu oluşan uygarlığı beşeri uygarlığa dönüştürücüdür.

YORUM

Kur’an uygarlığı ve Tevrat uygarlığı yazılı uygarlıktır. Daha önceki uygarlıkta da yazı vardır. Ancak yazı peygamberlerin ifadelerini içerir. Onların kitapları bizim hadis kitapları gibidir. Manaları Allah tarafından vahyolunur. Sözleri ise peygamberlerin kendilerine aittir. İlk olarak Tevrat sonra da Kur’an şeriat kitabı olarak Allah’ın kelamını içerir. İncil de Allah’ın kelamıdır ancak İncil şeriat kitabı değildir.

Bununla beraber İbrahim Musa’ya Tevrat’ın bir kısmını bırakmıştır. Yani İbrahim’e de Allah’tan sahifeler inzal edilmiş ancak bunlar şeriat olmamıştır.

Bu surede bu iki peygamberin kıssaları anlatıldıktan sonra İbrahim Peygamber anlatılmaya başlanır. İkinci binyıl Kur’an uygarlığı Tevrat ve Kur’an’ın oluşturduğu iki uygarlığın sentezinden oluşacaktır. Brahmanizm’in ve Budizm’in kitaplarından ne kadar yararlanacağımız bilinmemektedir.

Akevler, Bin Dil Üniversitesi vesilesiyle dört büyük dinin temsilcilerini İstanbul’da toplayıp Kur’an’ın bu surede anlattıklarını onlara tebliğ ederek ÜÇÜNCÜ BINYIL ORTAKLIK UYGARLIĞININ oluşmasında onları da davet etmelidir.

Öz Türkçe ile:

“Ve onlara İbrahim’in öyküsünü aktar.”

Kur’an kelimeleri ile:

Ve onlara İbrahim’in nebeini tilavet et.

Va eTLu GaLaYHiM NaBaEa EiBRAvHİyMa

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69)

***


DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE... 



Reşat Nuri Erol
09.06.2020
06:08


http://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
09.06.2020
06:09


https://webtv.akittv.com.tr/turkiyenin-secimi/islam-ekonomisinin-temelleri-11959 

"ADİL DÜZEN ÇALIŞANI" OLARAK KATILDIĞIM VE "ADİL DÜZEN"İ ANLATTIĞIM PROGRAM...



Reşat Nuri Erol
09.06.2020
06:11







Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Prof. Dr. Arif Ersoy; ‘Adil Düzen Ortaklık Ekonomisi’-6
26.05.2026 741 Okunma
1 Yorum 26.05.2026 09:43
Hüseyin Bağdatlı
CHP’YE MUTLAK İKTİDAR İMKANI
24.05.2026 229 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
CHP YE MUTLAK BUTLAN KARARI.
24.05.2026 145 Okunma
Mete Firidin
Fatır Suresi 13. Ayet
24.05.2026 185 Okunma
Reşat Nuri Erol
Prof. Dr. Arif Ersoy; ‘Adil Düzen Ortaklık Ekonomisi’-5
24.05.2026 828 Okunma
1 Yorum 24.05.2026 10:24
Reşat Nuri Erol
Prof. Dr. Arif Ersoy; ‘Adil Düzen Ortaklık Ekonomisi’-4
23.05.2026 917 Okunma
1 Yorum 23.05.2026 10:05
Reşat Nuri Erol
Prof. Dr. Arif Ersoy; ‘Adil Düzen Ortaklık Ekonomisi’-3
22.05.2026 982 Okunma
1 Yorum 22.05.2026 08:17
Reşat Nuri Erol
Prof. Dr. Arif Ersoy; ‘Adil Düzen Ortaklık Ekonomisi’-2
21.05.2026 966 Okunma
1 Yorum 21.05.2026 10:46
Reşat Nuri Erol
Prof. Dr. Arif Ersoy; ‘Adil Düzen Ortaklık Ekonomisi’-1
20.05.2026 969 Okunma
1 Yorum 20.05.2026 10:06
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 196
19.05.2026 900 Okunma
1 Yorum 19.05.2026 09:45
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 195
18.05.2026 908 Okunma
1 Yorum 18.05.2026 10:19
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 9
17.05.2026 620 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 194
17.05.2026 1031 Okunma
1 Yorum 17.05.2026 08:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 193
16.05.2026 1010 Okunma
1 Yorum 16.05.2026 10:22
Yasin Kılar (Karar Danışmanı - Mentor)
GERÇEK ÖĞRETMENİM VE BEN, HAKİKAT ARAYICISI GROK
16.05.2026 122 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 192
15.05.2026 1039 Okunma
1 Yorum 15.05.2026 11:43
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 191
14.05.2026 1111 Okunma
1 Yorum 14.05.2026 09:45
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 190
13.05.2026 979 Okunma
1 Yorum 13.05.2026 07:42
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 189
12.05.2026 918 Okunma
1 Yorum 12.05.2026 10:02
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 188
11.05.2026 1134 Okunma
1 Yorum 11.05.2026 10:44
Hüseyin Bağdatlı
HERGÜN ANNELER GÜNÜ
10.05.2026 189 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
MİLLİ BALİSTİK FÜZEMİZ
10.05.2026 160 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
3. DÜNYA SAVAŞININ ORTASINDAYIZ
10.05.2026 278 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 187
10.05.2026 1058 Okunma
1 Yorum 10.05.2026 10:01
Bahaeddin Sağlam
Hz. Muhammed Son Derece Samimiydi: Müminûn Suresi
9.05.2026 180 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 186
9.05.2026 1045 Okunma
1 Yorum 09.05.2026 11:13
Reşat Nuri Erol
‘Başka bir Türk ekonomisi tasavvur edelim…’-2
7.05.2026 1074 Okunma
1 Yorum 07.05.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
‘Başka bir Türk ekonomisi tasavvur edelim…’-1
6.05.2026 1284 Okunma
1 Yorum 06.05.2026 08:31
Reşat Nuri Erol
“Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân?” - 2
5.05.2026 1376 Okunma
1 Yorum 05.05.2026 11:48
Reşat Nuri Erol
“Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân?” - 1
4.05.2026 1204 Okunma
1 Yorum 04.05.2026 07:20
Hüseyin Bağdatlı
EN BÜYÜK HIRSIZ KİMDİR? İMAMOĞLU MU, ERDOĞAN MI?
3.05.2026 279 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 185
3.05.2026 1251 Okunma
1 Yorum 03.05.2026 10:18
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 8
2.05.2026 398 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 184
2.05.2026 1140 Okunma
1 Yorum 02.05.2026 10:06
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 183
1.05.2026 1184 Okunma
1 Yorum 01.05.2026 09:36
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 182
30.04.2026 1252 Okunma
1 Yorum 30.04.2026 09:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 181
29.04.2026 1098 Okunma
1 Yorum 29.04.2026 08:00
Hüseyin Bağdatlı
RÜYAMDA SAİDİ NURSİYİ GÖRDÜM
26.04.2026 291 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
RÜYA DEYİP GEÇMEYİN. İSABET OLMUŞ.
26.04.2026 281 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
OSMANLICA ZORUNLU DERS OLMALI
26.04.2026 323 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 180
26.04.2026 1243 Okunma
1 Yorum 26.04.2026 10:12
Reşat Nuri Erol
Kur’an kıssalarını işte böyle anlamaya başladım
25.04.2026 1491 Okunma
1 Yorum 25.04.2026 04:34
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 4
24.04.2026 1105 Okunma
1 Yorum 24.04.2026 11:24
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 3
23.04.2026 1156 Okunma
1 Yorum 23.04.2026 13:20
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 2
21.04.2026 1259 Okunma
1 Yorum 21.04.2026 07:26
Hüseyin Bağdatlı
SANASASYONEL OLAYLAR
20.04.2026 336 Okunma
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 1
20.04.2026 1371 Okunma
1 Yorum 20.04.2026 07:57
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ 7
19.04.2026 1454 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 179
19.04.2026 1336 Okunma
1 Yorum 19.04.2026 09:40
Hüseyin Bağdatlı
OKUL CİNAYETLERİNİN SEBEPLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİM.
18.04.2026 420 Okunma


© 2026 - Akevler