Reşat Nuri Erol
Ahmet Tekdal da Rahmet-i Rahmana kavuştu...
8.06.2020
6601 Okunma, 6 Yorum

 

Ahmet Tekdal da Rahmet-i Rahmana kavuştu...

Bir güzel ve değerli insan daha rahmeti rahmana kavuştu; Ahmet Tekdal…

Kendisiyle yakinen tanışırdık ve özellikle son yıllarda, sağlığı elverdikçe, güzel görüşmeler ve birliktelikler yaşadık ki; bundan dolayı Rabbime hamd ediyorum…

Pek değerli okuyucularum;

Özellikle iki özel okuyucumdan ve onlardan ne kadar etkilendiğimden bu vesile ile söz etmeliyim; biri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, diğeri de Ahmet Tekdal…

Bu iki müstesna insan, bazen, o günkü köşe yazımı okumaları sonrasında, telefon edip tebrik, takdir, teşekkürleri sonrasında, yazdığım konuda görüşlerini beyan ederlerdi…

Özellikle bu iki büyüğümün bu arama ve takdirlerinden ne kadar etkilenip memnun kaldığımı kelimelerle anlatmam mümkün değil; sizin anlayışınıza havale ediyorum…

Hele ERBAKAN Hocamın arayıp takdirlerini bildirdikten sonra, “Reşad, çalışmamız lazım, Süleyman Beyi (Süleyman Karagülle’yi) de al gel de çalışalım…” demeleri unutulmaz…

***

Evet…

Refah Partisi'nin Kurucu Genel Başkanı Sayın Ahmet TEKDAL da Dünyadaki misafirliğini tamamladı ve Rahmet-i Rahmana kavuştu; mekânı cennet olsun…

Ahmet Tekdal Ağabeyimiz ile ilgili olarak bundan sonra yazacaklarım, Kazım kardeşim başta olmak üzere, bazı çalışma arkadaşlarımızın duygularını içerecektir…

AHMET TEKDAL; Merhum Erbakan Hocamızın Dava Arkadaşları'nın genelinde olan saygınlık, izzet, şeref, vakur, tevazu ve daha başka hasletlerinin örnek timsaliydi...

Bazı insanlar vardır; sessiz duruşları, mütevazılıkleri karşısında hem çok memnun olur hem de mahcubiyet yaşarsınız; Ahmet Tekdal işte bu insanların en başta gelenlerindendi…

İstisnasız neredeyse herkesin birbirini kırıp geçirdiği, sert dille eleştirdiği, yıkıp üzerinden geçtiği; özellikle de eleştirel ve saldırgan bir dilin kullanıldığı, geçmişin ve nice hatıraların, beraberliklerin hatırının sayılmadığı bugünlerde, Ahmet TEKDAL ağabeyimiz ve onun çizgisindeki kıymetlilerimizin duruşları aklıma geliyor ve çok derin âh çekiyorum…

Mekânı Cennet, Makamı Âli olsun!

***

Kâmil insan olabilmek ve kalabilmek zordur!

Makama eriştiğinde “insaniyet kıvamını” koruyabilmek zordur!

Bilgi ve makam sahibi olunca megalomanlaşmamak ve de küstahlaşmamak zordur!

Zenginliğe erişince, sonradan görme olmamak, görgüsüzleşmemek de elbette zordur!

Güce erişince, güçsüzü ezmemek ve onu koruyup kollamak da zordur!

Kolay olanı, her devrin adamı, güçlünün borazanı, kazananın adamı olmaktır!

1920-30'larda dünyaya gelmiş âlim, siyasetçi, işadamı, kanaat önderi olmuş çok güzel insanlar, abide şahsiyetler tanıdık, neredeyse çocuk yaşta veya ilk gençlik yıllarımızdan itibaren onlarla oturup kalktık, onların her türlü birikimlerinden yararlanma gayreti içinde olduk...

Onlarla birlikte hayatın dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî alanlarında aklımızın ve gücümüzün müsaadesi nisbetinde “dünya hayat yolculuğu” yapmaya çalıştık...

Onlardan hayatın dört ana alanında çok yönlü olarak yararlanmaya, çok şeyler öğrenmeye ve öğrendiklerimizi yine onların tecrübelerine istinaden uygulamaya çalıştık...

Bir taraftan kestirme yoldan hedeflerine erişmek isteyen ve diğer taraftan da her nedense adeta acelesi olan bizim neslimizden arkadaşlarımızdan çok azı ile o saadet asrının örnek ve önder şahsiyetleri ile kurduğumuz ilişkileri sürdürebildik mi, sürdürebiliyor muyuz?!.

Maalesef... (Mesaj inşallah anlaşılmıştır; en iyisi sözü burada noktalayalım!)

***

Evet…

Refah Partisi'nin Kurucu Genel Başkanı Sayın Ahmet TEKDAL da Dünyadaki misafirliğini tamamladı ve Rahmet-i Rahmana kavuştu; mekânı cennet olsun…

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
08.06.2020
09:33

MAKALEYİ SESLİ OLARAK DA DİNLEYEBİLİRSİNİZ...

MİLLÎ GAZETE 

Ahmet Tekdal da Rahmet-i Rahman’a kavuştu...

Bir güzel ve değerli insan daha Rahmet-i Rahman’a kavuştu; Ahmet Tekdal…


Kendisiyle yakinen tanışırdık ve özellikle son yıllarda, sağlığı elverdikçe, güzel görüşmeler ve birliktelikler yaşadık ki; bundan dolayı Rabbime hamd ediyorum…


Pek değerli okuyucularım;
Özellikle iki özel okuyucumdan ve onlardan ne kadar etkilendiğimden bu vesile ile söz etmeliyim; biri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, diğeri de Ahmet Tekdal…


Bu iki müstesna insan, bazen, o günkü köşe yazımı okumaları sonrasında, telefon edip tebrik, takdir, teşekkürleri sonrasında, yazdığım konuda görüşlerini beyan ederlerdi…


Özellikle bu iki büyüğümün bu arama ve takdirlerinden ne kadar etkilenip memnun kaldığımı kelimelerle anlatmam mümkün değil; sizin anlayışınıza havale ediyorum…


Hele Erbakan Hocamın arayıp takdirlerini bildirdikten sonra, “Reşat, çalışmamız lazım, Süleyman Bey’i (Süleyman Karagülle’yi) de al gel de çalışalım…” demeleri unutulmaz…


***


Evet…
Refah Partisi’nin Kurucu Genel Başkanı Sayın Ahmet Tekdal da Dünyadaki misafirliğini tamamladı ve Rahmet-i Rahman’a kavuştu; mekânı cennet olsun… Ahmet Tekdal Ağabeyimiz ile ilgili olarak bundan sonra yazacaklarım, Kazım kardeşim başta olmak üzere, bazı çalışma arkadaşlarımızın duygularını içerecektir…


AHMET TEKDAL; merhum Erbakan Hocamızın dava arkadaşlarının genelinde olan saygınlık, izzet, şeref, vakur, tevazu ve daha başka hasletlerinin örnek timsaliydi...
Bazı insanlar vardır; sessiz duruşları, mütevazılıkları karşısında hem çok memnun olur hem de mahcubiyet yaşarsınız; Ahmet Tekdal işte bu insanların en başta gelenlerindendi…
İstisnasız neredeyse herkesin birbirini kırıp geçirdiği, sert dille eleştirdiği, yıkıp üzerinden geçtiği; özellikle de eleştirel ve saldırgan bir dilin kullanıldığı, geçmişin ve nice hatıraların, beraberliklerin hatırının sayılmadığı bugünlerde, Ahmet Tekdal ağabeyimiz ve onun çizgisindeki kıymetlilerimizin duruşları aklıma geliyor ve çok derin ah çekiyorum…
Mekânı cennet, makamı âli olsun!


***


Kâmil insan olabilmek ve kalabilmek zordur!
Makama eriştiğinde “insaniyet kıvamını” koruyabilmek zordur!
Bilgi ve makam sahibi olunca megalomanlaşmamak ve de küstahlaşmamak zordur!
Zenginliğe erişince, sonradan görme olmamak, görgüsüzleşmemek de elbette zordur!
Güce erişince, güçsüzü ezmemek ve onu koruyup kollamak da zordur!
Kolay olanı, her devrin adamı, güçlünün borazanı, kazananın adamı olmaktır!


1920-30’larda dünyaya gelmiş âlim, siyasetçi, işadamı, kanaat önderi olmuş çok güzel insanlar, abide şahsiyetler tanıdık, neredeyse çocuk yaşta veya ilk gençlik yıllarımızdan itibaren onlarla oturup kalktık, onların her türlü birikimlerinden yararlanma gayreti içinde olduk...


Onlarla birlikte hayatın dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî alanlarında aklımızın ve gücümüzün müsaadesi nispetinde “dünya hayat yolculuğu” yapmaya çalıştık...


Onlardan hayatın dört ana alanında çok yönlü olarak yararlanmaya, çok şeyler öğrenmeye ve öğrendiklerimizi yine onların tecrübelerine istinaden uygulamaya çalıştık...


Bir taraftan kestirme yoldan hedeflerine erişmek isteyen ve diğer taraftan da her nedense adeta acelesi olan bizim neslimizden arkadaşlarımızdan çok azı ile o saadet asrının örnek ve önder şahsiyetleri ile kurduğumuz ilişkileri sürdürebildik mi, sürdürebiliyor muyuz?!
Maalesef... (Mesaj inşallah anlaşılmıştır; en iyisi sözü burada noktalayalım!)


***


Evet…
Refah Partisi’nin Kurucu Genel Başkanı Sayın Ahmet Tekdal da dünyadaki misafirliğini tamamladı ve Rahmet-i Rahman’a kavuştu; mekânı cennet olsun…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

08 Haziran 2020



Reşat Nuri Erol
08.06.2020
09:38


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1067

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1067. Hafta - 06 Haziran 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1067. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyadaOKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

1067’inci SEMİNERDEN YORUMLAR

Süleyman Karagülle Hocamız, çalışmalarındaki yoğunluk sebebiyle ayrıca ‘Haftalık Yorum’ yazamamıştır; onun yerine 1067’inci seminer notlarından yorumlar demeti sunuyorum… RNE)

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-48

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-49

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 1

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 2

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 3

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 4

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 5

Reşat Nuri EROL

 

***

 

ŞUARA SÛRESİ- 7. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22) قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52) فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)

 

***

 

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69) إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِ مَا تَعْبُدُونَ (70) قَالُوا نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَاكِفِينَ (71) قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ (72) أَوْ يَنْفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ (73) قَالُوا بَلْ وَجَدْنَا آبَاءَنَا كَذَلِكَ يَفْعَلُونَ (74) قَالَ أَفَرَأَيْتُمْ مَا كُنْتُمْ تَعْبُدُونَ (75) أَنْتُمْ وَآبَاؤُكُمُ الْأَقْدَمُونَ (76) فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِي إِلَّا رَبَّ الْعَالَمِينَ (77) الَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِ (78) وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِ (79) وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ (80) وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِ (81) وَالَّذِي أَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ (82)

 

***

 

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ

Va eTLu GaLaYHiM (Va eFGuL GaLaYHiM)

“Ve onlara tilavet et”

تِلْو toklu demektir. Tabi olma, peşine koşma, arkasından gelme, aksettirme anlamlarını almıştır. Sütten kesilen ve anasının peşinde koşan yavru demektir. Arkasından gitmek anlamındadır. Sonra aksettirme anlamına gelmiş ve başkasına okuma anlamı kazanmıştır. Kur’an’da تلو 63, تلل ise 1 defa geçer. Toplam 64 (26) eder.

Surede önce birinci Kur’an uygarlığı anlatılmıştır. Birinci Kur’an uygarlığını doğrudan oluşturan peygambere hitap edilmiş, sonra Tevrat uygarlığının doğması anlatılmıştır. Onu da anlatmaya Musa’ya hitap ederek başlamıştır. Şimdi bu iki uygarlığın kurucusu olan İbrahim uygarlığı anlatılacaktır. Burada onlara “İbrahim’in nebeini tilavet et” denilerek farklı bir giriş yapılmıştır.

Öncelikle buradaki onlar kimdir? Kime tilavet edilir? Kim onlara tilavet eder? Ne zaman tilavet edilir?

Geçmiş müfessirler işin kolayını bulmuşlar, Muhammed tilavet eder deyip geçerler. Bizim işimiz kolaylaşır. O tilavet etmiş, biz de okuyoruz, denilebilir.

Biz böyle anlamıyoruz. Eğer sadece Muhammed’e emir olsa ‘Ey Nebi! Sen tilavet et’ denir. Öyle denilmediğine göre bu emir kıyamete kadar bütün Kur’an ehline emirdir. Yani bize de emirdir. O halde buradaki عَلَيْهِمْ ‘deki هُمْ zamiri bugünkü Firavunlara ve onun taraftarlarına işaret etmiş olur.

Bizim görevimiz İbrahim’in haberini bugünkü insanlığa hatırlatmaktır.

نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69)

NaBaEa EiBRAvHİyMa (FaGaLa EiFGAvLİyMa)

“İbrahim’in nebeini.”

نَبَء doğurmadan evvel devenin memesinde görülen süttür. Doğuracağının habercisi olur. Sonra gelecekte olacak olaylar hakkında verilen bilgilere خَبَر denir. نَبِيّ tepe üzerinde oturan gözcüye denir. Geçmişten bilgi vermeye de نَبَء denir. ن belirsizliği, ب geçidi, ء de gücü ifade eder.

بره birden ortaya çıkan delildir. بَرْق şimşek anlamındadır. Nerde olduğunu bilmediğin karanlıkta şimşek çakar ortalık aydınlanır. Ben burada imişim dersiniz. Ondan sonra istediğiniz yere gidersiniz. بُرْهَان aynı zamanda başlangıç noktalarını belirleyen delildir. Kur’an’da  بره77, برء ise 31 defa geçer. Toplam 108 (22*33) eder. ب geçit, ر tekrar, ه harfi ‘o’ anlamında zamirdir.

Nuh Peygamber ilk kavmî devleti kurmuştur.

Onun torunlarından olan İbrahim Peygamber, bu Mısır uygarlığı ile gelişmiş olan kavmî devlet uygarlığını tüm beşeriyete yayma görevi ile görevlendirilmiştir.

İshak’ın oğulları medeniyeti oluşturmaya, İsmail’in oğullarından gelen Muhammed de bu oluşmayı tamamlama görevi ile görevlendirilmiştir.

Peygamber İbrahim’in Katura’dan olan dört oğlu Hindistan’a gitmiş, Brahmanizmi (İbrahim’in dini) oluşturmuşlardır. Musa’nın şeriatından nasıl Hristiyanlık doğmuşsa, Brahman şeriatından da Budizm dini doğmuştur. Bugün yeryüzünde var olan dört büyük dinin kurucuları Peygamber İbrahim’in çocuklarıdır.

Böylece İbrahim Peygamber beşeri uygarlığın kurucusudur. Nuh Peygamber oluşturucu, İbrahim Peygamber ise bu oluşan uygarlığı beşeri uygarlığa dönüştürücüdür.

 

YORUM

Kur’an uygarlığı ve Tevrat uygarlığı yazılı uygarlıktır. Daha önceki uygarlıkta da yazı vardır. Ancak yazı peygamberlerin ifadelerini içerir. Onların kitapları bizim hadis kitapları gibidir. Manaları Allah tarafından vahyolunur. Sözleri ise peygamberlerin kendilerine aittir. İlk olarak Tevrat sonra da Kur’an şeriat kitabı olarak Allah’ın kelamını içerir. İncil de Allah’ın kelamıdır ancak İncil şeriat kitabı değildir.

Bununla beraber İbrahim Musa’ya Tevrat’ın bir kısmını bırakmıştır. Yani İbrahim’e de Allah’tan sahifeler inzal edilmiş ancak bunlar şeriat olmamıştır.

Bu surede bu iki peygamberin kıssaları anlatıldıktan sonra İbrahim Peygamber anlatılmaya başlanır. İkinci binyıl Kur’an uygarlığı Tevrat ve Kur’an’ın oluşturduğu iki uygarlığın sentezinden oluşacaktır. Brahmanizm’in ve Budizm’in kitaplarından ne kadar yararlanacağımız bilinmemektedir.

Akevler, Bin Dil Üniversitesi vesilesiyle dört büyük dinin temsilcilerini İstanbul’da toplayıp Kur’an’ın bu surede anlattıklarını onlara tebliğ ederek üçüncü binyıl ortaklık uygarlığının oluşmasında onları da davet etmelidir.

 

Öz Türkçe ile:

“Ve onlara İbrahim’in öyküsünü aktar.”

 

Kur’an kelimeleri ile:

Ve onlara İbrahim’in nebeini tilavet et.

 

Va eTLu GaLaYHiM NaBaEa EiBRAvHİyMa

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَاهِيمَ (69)

 

***

 


DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE... 



Reşat Nuri Erol
08.06.2020
09:39


http://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
08.06.2020
09:39


https://webtv.akittv.com.tr/turkiyenin-secimi/islam-ekonomisinin-temelleri-11959 

"ADİL DÜZEN ÇALIŞANI" OLARAK KATILDIĞIM VE "ADİL DÜZEN"İ ANLATTIĞIM PROGRAM...



Reşat Nuri Erol
08.06.2020
11:54


Reşat Nuri Erol
08.06.2020
12:24


PROF. DR. NECMETTİN ERBAKAN DİYOR Kİ: 

https://youtu.be/_WgT3j_YwgE








Son Eklenen Makaleler
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 0 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 757 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 876 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 765 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 61 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 880 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 150 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 115 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 120 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 923 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 179 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 920 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 116 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 101 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 111 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 98 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 114 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 114 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 109 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 122 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 111 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 111 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 124 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 113 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 114 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 134 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Dillerin Ayet Oluşu ve Kent Diliyle Eğitim: Adil Düzen’
31.08.2026 121 Okunma
Osman Aydın
GÖRÜNEN BAHÇE, GÖRÜLMESİ GEREKEN ORTAKLIK
31.08.2026 121 Okunma
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1031 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 15
30.08.2026 1296 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-266; Adil Düzen’e nasıl geçilir?
30.08.2026 1005 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-265; Yeni düzene geçiş nasıl olur?
29.08.2026 945 Okunma
1 Yorum 29.08.2026 07:42
Hüseyin Bağdatlı
TAŞERON ERDOĞAN
28.08.2026 272 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-264; “Ateşten çıkmak isterler…”
28.08.2026 980 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
BİN YIL UYUTULDUK
27.08.2026 197 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-263; “Ve lehüm azabün eliymün”
27.08.2026 1043 Okunma
1 Yorum 27.08.2026 07:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-262; Kur’an kâinatın haritasıdır
26.08.2026 1122 Okunma
1 Yorum 26.08.2026 09:04
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-261; “Küfretmiş olan kimseler”
25.08.2026 1123 Okunma
1 Yorum 25.08.2026 09:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-260; Adil Düzen’de refah
24.08.2026 1266 Okunma
1 Yorum 24.08.2026 06:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-259; Adil devlet düzeni budur
23.08.2026 1150 Okunma
1 Yorum 23.08.2026 10:05
Osman Aydın
30 AĞUSTOS DAVETİNDE GÖRÜNENİN ARDINDA NE VAR?
22.08.2026 260 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İSRAİL TÜRKİYE Yİ TEHDİT ETMİŞ
22.08.2026 346 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-258; Topluluğa nasıl ulaşılacak?
22.08.2026 1067 Okunma
1 Yorum 22.08.2026 09:30
Hüseyin Bağdatlı
UÇURUMUN KENARI
21.08.2026 268 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-257; Allah’a ittika ediniz…
21.08.2026 1144 Okunma
1 Yorum 21.08.2026 11:26
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-256; ey iman edenler
20.08.2026 1207 Okunma
1 Yorum 20.08.2026 07:37
Hüseyin Bağdatlı
ADİL SÖMÜRÜLÜYORUZ
19.08.2026 295 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 4
19.08.2026 1164 Okunma
1 Yorum 19.08.2026 07:22
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 14
18.08.2026 1067 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 3
18.08.2026 1272 Okunma
1 Yorum 18.08.2026 07:12


© 2026 - Akevler