Reşat Nuri Erol
‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 4
5.06.2020
4405 Okunma, 4 Yorum

 

‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 4

Bir köy düşünüyorum…” çalışmamızı ya da yazımızı ve öncesi ile sonrasında hazırladığımız projelerimizi www.akevler.org sitemizde yayınlayalı yıllar (dört yıl) olmuş…

Bu arada hâlen yaşamakta olduğumuz KoronaVirüs süreci de dâhil olmak üzere yaşadıklarımız var, yaşanacaklar var; 19 ve 49 sayılık son iki yazı serimizde bunları yazdık…

49’uncu yazımızın en sonunda dediklerimizi hatırlayarak devam edelim… “‘TEŞHİSLER’ yapan çok az ve çok nadir olmakla birlikte var… ‘TEDAVİ’ yani bizim “Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen, Adil Düzen İnsanlık Anayasası, Adil Dünya Düzeni” dediğimiz çalışmaları ülkemizde ve dünyada ara ki bulasın!

Dediklerimizin anlaşılıp gereğinin yapılması için bu girizgâhı sürdürüyorum…

***

Çocukluğumun iki farklı dönemi iki güzel ülkede ve dört müstesna şehirde geçti.

Türkiye’ye hicret öncesindeki birinci dönemi, o zamanki adıyla Yugoslavya’nın Kosova ve Sancak (Bosna) bölgelerindeki baba ve anne memleketlerimde geçirdim...

Türkiye’ye hicret (1957) sonrasındaki ikinci dönemi önce büyük amcamızın yanında Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde, sonra İzmir’in Bornova ilçesindeki bahçelerde yaşadım...

Bu şehirler ve köyleri o zaman “tarım dönemini” yaşıyordu ve ben de tarım ile hayvancılığın her merhalesini bizzat yaşamış oldum... Kendi evlerimizin bahçelerinde veya akraba ve komşularımızın tarlalarında daha çocukluk yıllarımda çalışmaya başladım...

Biraz büyüyünce, yine bizim gibi “muhacir” olan akraba ve hemşehrilerimizin “ahşap ve mobilya” ve/ya “soğuk demir” atelyelerinde “çıraklık” yaptım. Biraz daha büyüyünce, o zamanki bütün İzmir merkezindeki semtlerin tamamında gazete satmaya başladım... Yine her yıl İzmir Fuarı günlerinde ise garsonluk dâhil daha farklı ve daha yoğun işlerde çalıştım...

Yani…

O zaman bir taraftan “tarım ve hayvancılık dönemini” yaşayan ama diğer taraftan “sanayileşme ve şehirleşme” çabası içinde bulunan Türkiye’nin o dönemini bizzat yaşadım.

O dönemde sanayileşmiş bir ülke olan Almanya’ya lise tahsilimi tamamladığım yıl olan 1970 yılında “üniversite öğrencisi” olarak gittim ve iki yıl kadar Almanya’da hem “öğrencilik” hem de ekonomik zaruretler sebebiyle “işçilik” yapma tecrübesini de yaşadım… 

***

Hayatımdaki bu merhaleyi öz ve özet olarak anlatmamın sebebi şudur.

Türkiye o yıllarda “tarım dönemi”nden “sanayileşme ve şehirleşme dönemine” geçerken, süreci farklı tecrübelerle bizzat kendim de yaşamış oldum. İşte o dönemden itibaren köylerimiz boşalmaya, şehirlerimiz oluşup dolmaya başladı...

Ve…

Sonuç olarak o zaman tarım ve hayvancılık açısından kendi kendine yeten ve ihracat yapan Türkiye, günümüzde tarım ve hayvancılık ürünleri ithal eder hale geldi!

Şimdi de…

KoronaVirüs vesilesiyle…

Sonuçları konuşan ve yazanlar çok…

Sebeplerİ konuşan ve yazanlar ise neredeyse hiç yok!

Bundan önceki yazımızın en sonunda ne dedik; dediğimizi tekrar hatırlayalım…

KoronaVirüsü salgını, pek çok alanda pek çok konunun yeniden sorgulanmasına sebep oldu. Pek çok analist, sürecin sonunda her alanda değişimler yaşanacağını öngörüyor. Bu öngörü de değişim sürecinin yönetilmesini gerekli kılıyor. Bakalım, bu süreci kimler yönetecek; kim ÇÖZÜM üretecek, kim TEDAVİ edecek...”

Evet…

SEBEPLERİ olması gereken en iyi şekilde tahlil edip gerçek anlamda var olan sorunlara tam anlamıyla “TEŞHİS” koyduktan sonra yine gerçek anlamda “TEDAVİ” merhalesine geçip kim ÇÖZÜM üretecek; işte bu ana sorun çözüm beklemekte...

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
05.06.2020
10:21

MAKALEYİ SESLİ OLARAK DA DİNLEYEBİLİRSİNİZ...

MİLLÎ GAZETE 

“Hadi gel köyümüze geri dönelim” ama nasıl?-4

“Bir köy düşünüyorum…” çalışmamızı ya da yazımızı ve öncesi ile sonrasında hazırladığımız projelerimizi www.akevler.org sitemizde yayınlayalı yıllar (dört yıl) olmuş…


Bu arada hâlen yaşamakta olduğumuz koronavirüs süreci de dâhil olmak üzere yaşadıklarımız var, yaşanacaklar var; 19 ve 49 sayılık son iki yazı serimizde bunları yazdık…


49’uncu yazımızın en sonunda dediklerimizi hatırlayarak devam edelim… “TEŞHİSLER yapan çok az ve çok nadir olmakla birlikte var… TEDAVİ yani bizim Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen, Adil Düzen İnsanlık Anayasası, Adil Dünya Düzeni dediğimiz çalışmaları ülkemizde ve dünyada ara ki bulasın!”
Dediklerimizin anlaşılıp gereğinin yapılması için bu girizgâhı sürdürüyorum…


***


Çocukluğumun iki farklı dönemi iki güzel ülkede ve dört müstesna şehirde geçti.
Türkiye’ye hicret öncesindeki birinci dönemi, o zamanki adıyla Yugoslavya’nın Kosova ve Sancak (Bosna) bölgelerindeki baba ve anne memleketlerimde geçirdim...


Türkiye’ye hicret (1957) sonrasındaki ikinci dönemi önce büyük amcamızın yanında Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde, sonra İzmir’in Bornova ilçesindeki bahçelerde yaşadım...


Bu şehirler ve köyleri o zaman “tarım dönemini” yaşıyordu ve ben de tarım ile hayvancılığın her merhalesini bizzat yaşamış oldum... Kendi evlerimizin bahçelerinde veya akraba ve komşularımızın tarlalarında daha çocukluk yıllarımda çalışmaya başladım...


Biraz büyüyünce, yine bizim gibi “muhacir” olan akraba ve hemşehrilerimizin “ahşap ve mobilya” veya “soğuk demir” atölyelerinde “çıraklık” yaptım. Biraz daha büyüyünce, o zamanki bütün İzmir merkezindeki semtlerin tamamında gazete satmaya başladım... Yine her yıl İzmir Fuarı günlerinde ise garsonluk dâhil daha farklı ve daha yoğun işlerde çalıştım...


Yani…
O zaman bir taraftan “tarım ve hayvancılık dönemini” yaşayan ama diğer taraftan “sanayileşme ve şehirleşme” çabası içinde bulunan Türkiye’nin o dönemini bizzat yaşadım.


O dönemde sanayileşmiş bir ülke olan Almanya’ya lise tahsilimi tamamladığım yıl olan 1970 yılında “üniversite öğrencisi” olarak gittim ve iki yıl kadar Almanya’da hem “öğrencilik” hem de ekonomik zaruretler sebebiyle “işçilik” yapma tecrübesini de yaşadım…


***


Hayatımdaki bu merhaleyi öz ve özet olarak anlatmamın sebebi şudur.
Türkiye o yıllarda “tarım dönemi”nden “sanayileşme ve şehirleşme dönemine” geçerken, süreci farklı tecrübelerle bizzat kendim de yaşamış oldum. İşte o dönemden itibaren köylerimiz boşalmaya, şehirlerimiz oluşup dolmaya başladı...


Ve…
Sonuç olarak o zaman tarım ve hayvancılık açısından kendi kendine yeten ve ihracat yapan Türkiye, günümüzde tarım ve hayvancılık ürünleri ithal eder hale geldi!


Şimdi de…
Koronavirüs vesilesiyle…
Sonuçları konuşan ve yazanlar çok…
Sebepleri konuşan ve yazanlar ise neredeyse hiç yok!
Bundan önceki yazımızın en sonunda ne dedik; dediğimizi tekrar hatırlayalım…
“KoronaVirüs salgını, pek çok alanda pek çok konunun yeniden sorgulanmasına sebep oldu. Pek çok analist, sürecin sonunda her alanda değişimler yaşanacağını öngörüyor. Bu öngörü de değişim sürecinin yönetilmesini gerekli kılıyor. Bakalım, bu süreci kimler yönetecek; kim ÇÖZÜM üretecek, kim TEDAVİ edecek...”


Evet…
SEBEPLERİ olması gereken en iyi şekilde tahlil edip gerçek anlamda var olan sorunlara tam anlamıyla TEŞHİS koyduktan sonra yine gerçek anlamda TEDAVİ merhalesine geçip kim ÇÖZÜM üretecek; işte bu ana sorun çözüm beklemekte...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

05 Haziran 2020



Reşat Nuri Erol
05.06.2020
10:21


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1066

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1066. Hafta - 30 MAYIS 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1066. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

KİMSE ANLAMAK MI İSTEMİYOR,

YA DA BİZ Mİ ANLATAMIYORUZ!

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-47

Reşat Nuri EROL

***

ŞUARA SÛRESİ- 6. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22) قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33) قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44) فَأَلْقَى مُوسَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ (45) فَأُلْقِيَ السَّحَرَةُ سَاجِدِينَ (46) قَالُوا آمَنَّا بِرَبِّ الْعَالَمِينَ (47) رَبِّ مُوسَى وَهَارُونَ (48) قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ (49) قَالُوا لَا ضَيْرَ إِنَّا إِلَى رَبِّنَا مُنْقَلِبُونَ (50) إِنَّا نَطْمَعُ أَنْ يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَايَانَا أَنْ كُنَّا أَوَّلَ الْمُؤْمِنِينَ (51) وَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِي إِنَّكُمْ مُتَّبَعُونَ (52)

***

فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (53) إِنَّ هَؤُلَاءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ (54) وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَائِظُونَ (55) وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَاذِرُونَ (56) فَأَخْرَجْنَاهُمْ مِنْ جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ (57) وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ (58) كَذَلِكَ وَأَوْرَثْنَاهَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (59) فَأَتْبَعُوهُمْ مُشْرِقِينَ (60) فَلَمَّا تَرَاءَى الْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَابُ مُوسَى إِنَّا لَمُدْرَكُونَ (61) قَالَ كَلَّا إِنَّ مَعِيَ رَبِّي سَيَهْدِينِ (62) فَأَوْحَيْنَا إِلَى مُوسَى أَنِ اضْرِبْ بِعَصَاكَ الْبَحْرَ فَانْفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَالطَّوْدِ الْعَظِيمِ (63) وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ الْآخَرِينَ (64) وَأَنْجَيْنَا مُوسَى وَمَنْ مَعَهُ أَجْمَعِينَ (65) ثُمَّ أَغْرَقْنَا الْآخَرِينَ (66) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (67) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (68)

***

فِرْعَوْنُ فَأَرْسَلَ

FaEaRSaLa FiRGaVNu (FaEaFGaLa FiGLaVNu)

“Firavun irsal etti”

رِسْل Saçak demektir. Salmak fiiline dönüşmüştür. “Haber saldı” da olduğu gibi bir kimseye bir adamı göndererek ona haber ulaştırmaya irsal denir. عَلَى harfi ceri ile kullanıldığı zaman irsal askeri birlikleri göndermek anlamına gelir. رسل Kur’an’da 513, ردد 59 defa geçer. Toplam 572 (22*11*13) eder. ر tekrarı, س mekânda diziyi yani sıralanmayı, ل belirliliği ifade eder.

Allah Musa’ya, kullarımla geceleyin yola çık vahyini verdikten sonra Musa’da yola çıkar. Surede bu çıkışı anlatmadan Firavunun yaptığını anlatıyor. Yani burada فَ harfi hazfedilmiş olan bir cümleye atıf yapar. Kur’an’da bu usul çokça bulunur. Burada atlanan cümleler ya başka surelerde zikredilir ya da biz onu kendimiz tamamlarız.

Sahirleri toplamak için görevlileri göndermede بَعْث kelimesi kullanılırken burada ise إِرْسَال kelimesini kullanılır. بَعْث yetkili olarak görevlendirmedir. Görevli kendi takdirlerini kullanarak görevi yapar. Sahirleri bulma görevi bunlara verilir. Görüşecekler, konuşacaklar, Musa’nın sihrine karşı çıkacak sahirleri bulacaklardır. Onun için ba’s kelimesi kullanılır. Burada ise Firavun doğrudan emreder, görevlilerin tebliğden başka hiçbir yetkileri olmadığını gösterir. Kendi takdirleri ve iradeleriyle bir değişiklik yapamazlar. Onun için irsal kelimesini kullanır. Resullerin de işi böyledir. Kendilerinin bir yetkisi yoktur. Sadece Allah’ın emirlerini yerine getirirler ve tebliğ ederler. Başkanların da meclise karşı takdir yetkileri yoktur. Başkan kanun yapamaz. Kanunu yorumlayamaz. Başkan sadece kanunları uygular.


...

DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE... 


Reşat Nuri Erol
05.06.2020
10:22


http://islammedeniyetivakfi.com/  



İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
05.06.2020
10:33


https://webtv.akittv.com.tr/turkiyenin-secimi/islam-ekonomisinin-temelleri-11959 

"ADİL DÜZEN ÇALIŞANI" OLARAK KATILDIĞIM PROGRAM...

HAYIRLI CUMALAR... 

SELAM...








Son Eklenen Makaleler
ZEKİ ALTUBOĞA
YEK SEET KÂR Û XEBAT JI KEDA MEJÎ BER BI ŞOBAKTIYÊ
26.02.2026 29 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 143
26.02.2026 632 Okunma
1 Yorum 26.02.2026 06:55
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 142
25.02.2026 698 Okunma
1 Yorum 25.02.2026 07:41
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 141
24.02.2026 878 Okunma
1 Yorum 24.02.2026 07:25
Mete Firidin
Arzı Mevud
22.02.2026 152 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 140
22.02.2026 1010 Okunma
1 Yorum 22.02.2026 07:50
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA BINGEHÎ YA CIVAKÊ -VIII- Yasa û Qanûnên
21.02.2026 96 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -VII-Zagonên Bilindbûn û Hilweşîna
21.02.2026 132 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ BEŞA VI: ŞÛRA, TEŞVÎK Û AVAKIRINA REWAYE
21.02.2026 111 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -V-Zagonên Bilindbûn
21.02.2026 119 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -IV- Zagônên Bilindbûn îna
21.02.2026 109 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ-III- Zagônên Bilindbûn
21.02.2026 60 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -II-Zagonên Hilhatin
21.02.2026 65 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA CIVAKÎ -I-Li Ser Yasayên
21.02.2026 59 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 139
21.02.2026 1064 Okunma
1 Yorum 21.02.2026 07:59
ZEKİ ALTUBOĞA
DESTÛRA BINGEHÎN YA CIVAKÊ Li Ser Qanûnên Bilindbûn
20.02.2026 229 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
KESAYETIYA BAWERMENDÊN RASTÎN Bawermendên rastîn,
20.02.2026 208 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Analîza Sosyolojîk a Sûreya Fîl Pêşgotin: Dîrok wekî
20.02.2026 275 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Sûreya Kafirûn: Manifestoya Azadiya Pergalî û Rûmeta Ke
20.02.2026 318 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 138
20.02.2026 993 Okunma
1 Yorum 20.02.2026 09:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 137
19.02.2026 941 Okunma
1 Yorum 19.02.2026 11:11
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 136
18.02.2026 918 Okunma
1 Yorum 18.02.2026 11:51
ZEKİ ALTUBOĞA
PEYMANA LIHEVHATINÊ Şerên siyasî, aborî, olî û zanistî
17.02.2026 262 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Mirov Dewletê Ava Dike: Ji Malbatê Heta Dewletê Dewlet
17.02.2026 183 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ALİYÊ CIVAKÎ YÊ MIROV Û DEWLET Wekî ku em nêzî biyolojî
17.02.2026 176 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DEWLET, ARTÊŞ Û ABORÎ Di Çarçoveya Sîstemeke Netewî ya
17.02.2026 131 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
RÊVEBERÎYA SERFIRAZAN Rêveberiya Cihî û Saziya Civakî
17.02.2026 127 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ARTÊŞA NETEWÎ Nobetgirtin (Zêrevanî) di Malbatan
17.02.2026 102 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERWERDEHÎ DI PERGALA AŞÎTIYÊ DE XIZMETÊN GIŞTÎ HEVKA
17.02.2026 97 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERWERDEHÎ PERWERDEHÎ Di Pergala Aşitiyê
17.02.2026 92 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
SÎSTEMA AŞTIYÊ: MODELA AVAYIYA SIYASÎ Û CIVAKÎ
17.02.2026 123 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
S E R O K HILBIJARTINA SEROKAN
17.02.2026 102 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Nîzama Aşitiyê Di Nîzama Aşitiyê
17.02.2026 102 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Rêveberiya Herêman NAVÇE Peyvên Sereke:
17.02.2026 102 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
NÊRÎNEKE SOSYOLOJÎK LI SER SÛREYA ESRÊ
17.02.2026 124 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
APARTMANÊN SED-MALÎ: GUNDÊ NÛ
17.02.2026 126 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PERGALA AŞÎTÎYÊ
17.02.2026 160 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 135
17.02.2026 942 Okunma
1 Yorum 17.02.2026 10:39
ZEKİ ALTUBOĞA
Qisseya Yûsuf: Ji Koletiyê Ber bi Dewletê,
16.02.2026 151 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 134
15.02.2026 995 Okunma
1 Yorum 15.02.2026 11:48
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 3
14.02.2026 1137 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İÇİŞLERİ VE ADALET BAKANI ATAMASI
14.02.2026 265 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 133
13.02.2026 973 Okunma
1 Yorum 13.02.2026 13:18
Mete Firidin
Şehit ve Şahit
12.02.2026 597 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 132
12.02.2026 1039 Okunma
1 Yorum 12.02.2026 08:20
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 131
11.02.2026 949 Okunma
1 Yorum 11.02.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 130
10.02.2026 1029 Okunma
1 Yorum 10.02.2026 07:52
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 129
9.02.2026 1195 Okunma
1 Yorum 09.02.2026 11:29
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 128
8.02.2026 1231 Okunma
1 Yorum 08.02.2026 08:25
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 127
7.02.2026 1166 Okunma
1 Yorum 07.02.2026 11:12


© 2026 - Akevler