Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-46
21.05.2020
4748 Okunma, 4 Yorum

 

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-46

Ana girizgâhımızı hatırlayarak başlayalım; en baştan beri öz ve özet olarak ne diyoruz?

‘SOSYAL TUFAN’ hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım…

‘ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ‘ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…

Virüsleri sırasıyla hatırlayalım; Kuş, Kene, Domuz, SARS ve KoronaVirüs!

Ve bir anda hayatımızın dört bir yanını kaplayan KORONAVİRÜS DÜZENİ!

KoronaVirüs vesilesiyle farklı değerlendirmeler yapılıyorken, biz ülkemiz ve dünya yani bütün insanlık açısından, yarım yüzyıllık birikim ve çalışmalarımız “Adil Düzen” yani “sİstem” merkezli değerlendirmeler yaptık; 46 yazımızı geride bıraktık...

Bugünkü değerlendirmelerimiz farklı bir boyut ve ufuk kazandırmaya çalışalım, artık KoronaVirüs gerçeğini anlamaya ve gerçek anlamda değerlendirmeye başlayalım…

***

Değerlendirmemize bir örnek ile başlayalım. Suriye’de Rus savaş uçağı düştü yani malum çevrelerin adamları olan birileri tarafından düşürtüldü. Bununla ilgili yazı yazdık ve dedik ki: Rus uçağının düşmesinden Ankara’nın veya Moskova’nın haberi yoktur. Erdoğan Putin’den özür dilemelidir dedik. Bir müddet zaman sonra söylediklerimiz gerçekleşti, özür mektubu özel ulak tarafından ulaştırıldı ve bugün Putin ile Erdoğan dostturlar.

Bu örnekten sonra, KoronaVirüs gerçeğine gelelim. Geçen ay ortasında yazdığımız değerlendirme yazılarımızda, KoronaVirüs vesilesi ve bahanesiyle yapılan uygulamalarla intihara gidiliyor dedik. Aklı başında olması gereken düşünürler bile bu yazdıklarımıza bir türlü tam olarak katılamadılar... Kimileri ‘KoronaVirüs ile ilgili gerçekleri araştırsınlar’ dediler; biz ‘araştırsınlar’ demeyiz, biz ‘kendimiz araştıralım’ deriz.

Bugün sosyal medyada en çok takip edilip okunan değerlendirme nedir?

Amerika’daki iki uzman doktorun hararetli konuşmalarını bize de dinlettiler.

Her iki doktor da bizim daha önce söylediklerimizi fazlasıyla tekrar ediyorlar.

Bir basın mensubu sordu: Yani bütün doktorlar bilmiyor da siz mi biliyorsunuz?

Amerika’daki doktorlar cevap verdiler: O zaman deliller ortaya çıkmamıştı ama bugün çok açık bir şekilde ilmen sabit olmuştur ki tecrit yani sokağa çıkma yasakları hiçbir fayda vermemiş, aksine bu tedbirleri alan ülkelerde daha çok ölüm ve vaka olmuştur. Doktorlar sözlerine devam ettiler ve Dünyada gerçekleşen istatistik rakamlarla iddialarını ispatladılar.

Bir ay önce ‘intihar ediliyor’ değerlendirmemiz artık ilmen kanıtlanmaya başlanmıştır.

***

Biz değerlendirmelerimizi neye dayanarak yapıyoruz?

Kur’an birtakım ibadetleri teşri etmiş yani emretmiş, hikmetlerini ise ilme bırakmıştır.

Örneğin; Kur’an, şu aylarda ve/ya şu günlerde oruç tutacaksınız diyor.

Kur’an ayrıca diyor ki; oruç tutmanız sizin için hayırlıdır.

Hz. Muhammed de oruç tutun, sağlık bulun diyor.

Bu emirleri Kur’an’da okuyunca, eğer Kur’an Allah’ın sözü ise bu söylenenler doğrudur, bunun doğruluğunu da ancak bugünkü ilimler ortaya koyabilir diyoruz.

Bu söylediklerimizi anlayıp değerlendirebilmek ve anlatabilmek için doktor olmadığımız halde, biyoloji ve sağlıkla ilgili kitapları okumak ve doktorlarla istişare etmek suretiyle edindiğimiz bilgilerle söylüyor, yazıyor ve gerçek anlamda değerlendiriyoruz.

Söylediklerimiz doktorların kanıtlarına göre de doğru çıkıyor.

Bu bizim kerametimiz değil, Kur’an’ın ve müspet ilmin mucizesidir. Olayları Kur’an’ın ve müspet ilmin verileri içinde değerlendirdiğimiz zaman önümüzü görmüş oluruz. Bazı kimselerin yaptığı üzere, sokak söylentileri ve/ya tekel Sermaye’nin dayatırcasına aktardıkları ile konuşur ve yazarsak, varacağımız sonuç bizi hayal kırıklığına götürür.

SONUÇ olarak diyoruz ki: Gerçekler her zaman bir müddet sonra ortaya çıkmaktadır.

Allah cümlemizi olayları gerçek anlamda değerlendirip gereğini yapanlardan eylesin...

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
21.05.2020
05:29


MAKALEYİ 

SESLİ OLARAK DA

DİNLEYEBİLİRSİNİZ...

MİLLÎ GAZETE 



Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-45

Ana girizgâhımızı hatırlayarak başlayalım; en baştan beri öz ve özet olarak ne diyoruz?
SOSYAL TUFAN hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım…
ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…
Virüsleri sırasıyla hatırlayalım; Kuş, Kene, Domuz, SARS ve Koronavirüs!
Ve bir anda hayatımızın dört bir yanını kaplayan KORONAVİRÜS DÜZENİ!
Koronavirüs vesilesiyle farklı değerlendirmeler yapılıyorken, biz ülkemiz ve dünya yani bütün insanlık açısından, yarım yüzyıllık birikim ve çalışmalarımız Adil Düzen yani SİSTEM merkezli değerlendirmeler yaptık; 44 yazımızı geride bıraktık...
Bugünkü değerlendirmelerimizle farklı bir boyut ve ufuk kazandırmaya çalışalım…
Bir yazar (Ergün Diler) diyor ki: “Koronovirüsle herkes durdu, Petrol 18 doları gördü. Derin Amerika Trump’ı istemiyor. Trump Türkiye, Rusya, Fransa konularında derin devlet ile karşı karşıya. Petrolün varili 20 doların altına indi ve Rusya iflasa sürükleniyor. Koronovirüs sebebiyle bütün olanlar yüzünden Trump’ın Kasım ayındaki başkanlık seçiminde işi çok zor. Doların etkisiz kalması Trump’ı düşündürüyor. Önümüzdeki 45 günde dünyanın geleceği belirlenecek. Koronovirüs yeni bir dünya düzeni için hazırlandı...”
***
Biz diyoruz ki: Koronavirüs mevcut olan durumu ortaya koydu, günümüzdeki bu durumu virüs oluşturmadı. Önce iki aile arasında çatışma ortaya çıktı. Rockefeller, ‘ekonomi tıkandı, dünya savaşı çıkaralım’ diyordu. Rothschildler ise, ‘Yeni bir dünya savaşı ile ben kendi fabrikalarımı yıkamam’ diyordu. Obama’yı ABD’de Demokratlar yani Sermaye başkan yaptı ama Obama Sermaye’nin istediğini başaramadı. Bunun üzerine Semaye Trump ile anlaştı ve ABD Başkanı yaptı. Trump iki derede bir arada kaldı. Koronavirüs bu çıkmazın içinde çatışma aracı olarak kullanıldı. Etkisi bekledikleri kadar olmadı. Bugün herkes belirsizlik içinde kaldı. Hiçbirinin bir çözüm planı yok. Ama bu yazı dizimizin hemen hemen her yazısının baş tarafında hatırlattığımız üzere, bizim çare ve çözüm önerimiz var; ADİL DÜNYA DÜZENİ…
Meseleye başka bir açıdan açıklık kazandıralım. İkinci Dünya Savaşı’na kadar Tekel Sermaye’nin merkezi Londra idi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sömürü Sermayesi merkezini ABD’ye taşıdı. ABD’den dünyayı yönetmek zor olduğundan dolayı, Sermaye tekrar eski dünyaya dönme hazırlığına girdi. Nereye döneceğini henüz tam olarak kararlaştıramadı. İngiltere, Türkiye, İsrail ve Hindistan merkez olmak açısından adaydı. İngiltere veya Hindistan’a dönmek, ailenin emrine girmek demekti. Bunu diğer aileler ve Pentagon istemiyordu. İsrail çok küçüktü. Türkiye’de durum farklı. Bir türlü karar verilemiyor...
Petrol fiyatları birden düşüverdi! Rusya ve Suudi Arabistan, koronavirüs vesilesiyle yeni sistemin inşası için üzerlerine düşen rolleri yerine getiriyor. Petrolle 50 yıldır dünyayı yöneten aileler için en zor dönem ve savaş başladı. Petrol devri birkaç yılda bitebilir. Sonrasında bu sistemin bir süre daha farklı aileler üzerinden gitme ihtimali de var. Belli ki Rusya ve Suudi Arabistan da, aileler ve derin Amerika arasında tercih yapmış durumda...
***
Biz diyoruz ki: Fosil yakıtların görevi sanayi inkılâbını başarmaktı, petrol ve kömür bu amaçla değerlendirildi. Bu sayede termik teknolojisi de kullanıldı ve bugünkü uygarlık doğdu. Sanayi inkılâbı fosil yakıtları yeryüzüne çıkarmıştır. Yeryüzü yeniden karbondioksit zengini olmuştur. Dünya eski bereketine yeniden ulaşacaktır. Bu dönem görevini yapmış ve ömrünü doldurmuş durumda. Yerini elektrik enerjisi ve hidrojen gazı alacaktır. Bugünkü savaş petrol savaşı değildir. Petrol diğer savaş kaynaklarını örtbas etmek için kullanılmaktadır.
Önceki yazımızda ne dedik, neyin üzerinde durduk? ACİLEN YAPMANIZ GEREKENLER ÜZERİNDE durduk… Neyi sorduk? SOSYAL TUFANA KARŞI NELER YAPILMASI GEREKİR? Evet, sorduk ve BİR, İKİ, ÜÇ, DÖRT cevap yazdık.
Allah yazılanları okuyup anlayan ve gereğini yapanlardan eylesin…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

20 Mayıs 2020
Reşat Nuri Erol
21.05.2020
05:30


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1064

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1064. Hafta - 16 MAYIS 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1064. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

ACİLEN YAPMANIZ GEREKENLER

-TUFANA KARŞI NELER YAPILMASI GEREKIR?-

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-40

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-41

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-42

Reşat Nuri EROL

***

ŞUARA SÛRESİ- 4. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22) قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33)

***

قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44)

***

قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ

QAvLa LiLMaLaEi XaVLaHu (FaGaLa LiLFaGaLi FaGLaHu)

“(Kendi) Havlindeki meleine … diye kavl etti.”

مَلَّة içi dolu kapatılmış torba, إِمْلَاء içine koymak demektir. إِمْلَال tamamen doldurup çuvalın ağzını dikmek demektir. ملء Kur’an’da 25 defa geçmektedir. م enginliği, ل belirliliği, ء gücü ifade eder.

حَوْل Ağaçlık yerleri çevreleyen topraktan tümsek ve çukur demektir. حول Kur’an’da 25, حور ise 13 defa geçmektedir. Toplam 38 (2*19) eder.

ح hareketi,  وberaberliği, ل belirliliği ifade eder.

Musa Firavuna ya ben bir delille gelmişsem demiştir. Firavun da getir öyleyse deyince Musa sopayı büyük yılan yapmış elini de koynundan beyaz olarak çıkarmıştır. Böylece Firavun işin ciddiyetini anlamış olur. Mısırda sahirler (büyücüler) halkın bilmediği teknolojiye sahip idiler, kendi çocuklarına öğretirler, başkalarına göstermezlerdi. Her biri yaptığı marifeti tanrının kendilerine verdiği güçle yaptıkları imajını verirlerdi. Yine bu sahirler Firavun ile bir olup onun etrafında, sihri tanrılık gücü olarak halka sunarlardı. Kendilerinden olmayan Musa’nın da marifet göstermesi karşısında onun da bir sahir olduğunu kabul ederek ne yapacağına karar vermek için çevredekileriyle istişare eder.

إِمْلَاء doldurmak demektir. Türkçede zaten kullanıyoruz, imla diyoruz. Türkçede bir çukuru doldurmaya imla dediğimiz gibi yazdırmaya da imla diyoruz. Topluluk hiyerarşi içinde örgütlenir, hayvanlar dâhil birlikte yaşayan canlılarda alt üst sıralaması vardır. Topluluk içinde doğan çocuk kendisinden yaşlı olanları taklit etmeye başlar, böylece başlangıçta yaş bu sıralamayı sağlar. Yaş ilerledikçe becerikli olanlar kendiliğinden öne çıkarlar. Yaş daha da ilerleyince bilgili olanlar öne geçerler. Kalabalık topluluklarda bu öne geçenler topluluğu yönetmeye başlarlar. Alt kuruluşlar birkaç kademe olabilir. Türkiye’de iller ve ilçeler vardır, belediyeler vardır. En üst kuruluş “Mele” adını alır. Mısır büyük merkezi devlet haline gelmiştir. Firavunun Melei vardır, Mısır’ı onlar idare eder.

حَوْل kelimesi çevre demektir. Bu ayette, o sırada orada bulunanlar anlamında kullanılmıştır. Orada bulunanlara sorar, Musa ile görüşürken de onlar yanındadır. Demek ki ileri gelenlerle birlikte görüşüyorlar. Peygamberler bütün görüşmeleri açık yaparlar. Necva denilen kapalı yerlerde görüşme ancak bazı istisnai hallerde meşru olmuştur. İki çeşit zarf vardır fiillerin zarfı bir de isimlerin zarfı vardır. İsimlerin zarfı hal veya sıfat olur. Burada sıfat alırsak Melei olanların, çevrede olanlar olduğunu anlarız. Hal olarak alırsak الْمَلَأِ olanların içinden o anda orada bulunanları anlarız. حَوْلَهُ kelimesindeki zarfı müstekardır.

إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34)

EinNa HaÜAv LaSAvXiRun GaLİvMun (EinNa HaÜAv LaFAvGiLun FaGİyLun)

“Bu, âlim bir sahirdir.”

سُحَارَة Kesilmiş koyunun akciğeri demektir. Bununla büyü yapmış olmalarından dolayı  سِحْdenmiştir. Sabahın alaca karanlığı ciğere benzediğinden dolayı سَحَر denmiştir.

سحر Kur’an’da 63, سحل ise 1 defa geçmektedir. Toplam 64 (26) eder. س harfi mekânda diziyi ifade eder, ح harfi hareketi ifade eder, ر harfi tekrarı ifade eder.

عَلَم dağın sivri noktası demektir. İnsanlar o tepeye bakarak bulundukları yerleri belirlerler. Sonraları yeryüzü beyler arasında bölüşülünce, her bey hâkim olduğu çevrenin tepesine o çevrenin kendisine ait olduğunu belirleyen işaret koymuştur. Buna “alem” denir. Bugünkü bayrak o dönemin geleneği olarak devam eder. عَرَفَة üstü düzlük dağ veya yayla demektir. İnsanlar ilk zamanlarda burada yıllık veya daha kısa zamana ait toplantılar yaparlardı ve birbirleri ile tanışırlardı. عَرَفَة (Arafat) kelimesi buradan gelmektedir. Hala orada toplanılmaktadır. عِلْم varlıkları sınırlamak suretiyle tanımlamak ve aralarındaki ilişkileri riyazi bir şekilde belirlemektir. مَعْرِفَة ise varlıkları diğerlerinden ayıracak özellikleri ile belirlemektir. ع etkiyi, ل belirliliği, م enginliği ifade eder.

Burada iki tekit harfi vardır. Birisi başta إِنَّ ile gelirken diğeri ise سَاحِرٌ kelimesinin başında gelen لَ harfi (Lam-ul ibtida) olarak gelir. Firavun yanındakilere işin önemli olduğunu anlatmak ister. Bu sıradan değil, önemli bir durumdur, bu bakımdan ciddi bir şekilde düşünmemiz ve karar almamız gerekir demiş olur. Bunun için tekit harfini kullanır.

Sahirler iki gruptur.

Kendisine öğretilenleri icra edenlerdir, bunlar sıradan sahirdirler.

Âlim olanlar ise neden oluştuğunu, nasıl olup da öyle göründüğünü bilen sahirlerdir.

Burada Musa’nın bilen sahirlerden olduğu ifade edilir.

Meslek okulları vardır, bir de meslek fakülteleri vardır. Meslek okullarında, âlim olmayan meslek sahipleri yetişirler. Fakültelerde ise âlim meslek sahipleri yetişirler. Meslekle ilgili projeleri amil meslek sahipleri daha iyi yaparlar, proje hazırlamasını ise âlim meslek sahipleri yaparlar.

Kenan Evren, İmam Hatip Okulları mezunlarını da üniversiteye gönderebilmek için meslek liselerini kaldırmış, hepsini aynı statüye koymuştur. Yüksekokulları kaldırmış, hepsini fakülte yapmıştır. Bu uygulamalar yanlış olmuştur. İnsanların bir kısmı iş yapma konusunda mahirdir, bir kısmı ise düşünmede mahirdir. İnsanların nerede kabiliyetleri varsa orada çalışmaları gerekir.

Ayette Firavunun âlim sahir demesiyle bu ayırımı Mısır yönetiminin bildiğini ifade edilmiş olur. Kur’an’da bir şey ifade edilir, bir kelime veya kural geçerse var olan bir yapı anlatılır demektir.

YORUM

Mısır yönetimi merkezi devlet yönetimidir ve merkezi yönetimin ilkidir. Allah yönetimlerden merkezi olanlar ve olmayanlar olarak iki örnek uygarlığı insanlığa sunmuştur. Bu iki uygarlık sonraları da devam edecektir. Bugünkü kapitalist ve sosyalist düzenler o uygarlıkların bir devamıdır. Sosyalizm de Liberalizm de ömrünü doldurmuş ve merkezi olmayan uygarlığa zemin hazırlamıştır.

Üçüncü binyıl uygarlığı bu iki uygarlık sisteminin sentezinden oluşacaktır.

Devletler topluluğunda, ülkelerin bölgelerinde, ilçelerde ve semtlerde sosyalizm uygarlığının kuralları değerlendirilecektir.

İnsanlıkta, ülkelerde, illerde, bucaklarda ve ocaklarda ise Liberalizmin yerinden yönetim ilkesi uygulanacaktır.

Her iki uygarlığın sentezini Musa Peygamber yapmıştır. Musa Mısır’da doğup büyümüşse de kendisi Mezopotamyalı bir aileye mensuptur. Ayrıca yerinden yönetimi öğrenmek için 10 sene gurbette yani Peygamber Şuayb’ın yanında yaşamış, orada evlenmiş ve ailesini bir Mezopotamyalı olarak kurmuştur.

Bugün bizlere düşen görev Doğu sosyalizmi ile Batı liberalizmi/kapitalizmini sentez ederek yeni bir uygarlığı oluşturmaktır. Her iki uygarlığın olumlu deneyimleri vardır, o deneyimleri birleştirmemiz gerekir. Batı müspet ilimde ve sanayide tarihin en başarılı uygarlıklarından birini oluşturmuştur. İslamiyet ise hukukta ve yönetimde tarihin en büyük uygulamasını yapmıştır. Biz bu iki uygarlığı öğrenmek zorundayız. Bunun için Kur’an Arapçasının ve Matematiğin öğrenilmesi gerekir. Bu ilimle olur.

Akevler 50 senedir bu ilke içerisinde faaliyet gösterir.

Öz Türkçe ile

“(Kendi) Çevresindeki ileri gelenlere ‘Bu, bilgin bir büyücüdür.’ dedi.”

Kur’an kelimeleri ile:

“(Kendi) Havlinde olan meleiye ‘Bu, alim bir sahirdir.’ diye kavl etti.”

QAvLa LiLMaLAvEi XaVLaHu EinNa HaÜAv LaSAvXiRun GaLİvMun

قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34)

***

DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE...




Reşat Nuri Erol
21.05.2020
05:32


http://islammedeniyetivakfi.com/  


İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...



Reşat Nuri Erol
21.05.2020
05:33


https://www.google.com/search?q=%22RE%C5%9EAT+NUR%C4%B0+EROL%22&oq=%22&aqs=chrome.0.69i59l2.926j0j7&sourceid=chrome&ie=UTF-8







Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
‘Başka bir Türk ekonomisi tasavvur edelim…’-2
7.05.2026 482 Okunma
1 Yorum 07.05.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
‘Başka bir Türk ekonomisi tasavvur edelim…’-1
6.05.2026 819 Okunma
1 Yorum 06.05.2026 08:31
Reşat Nuri Erol
“Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân?” - 2
5.05.2026 880 Okunma
1 Yorum 05.05.2026 11:48
Reşat Nuri Erol
“Febieyyi âlâi rabbikümâ tükezzibân?” - 1
4.05.2026 892 Okunma
1 Yorum 04.05.2026 07:20
Hüseyin Bağdatlı
EN BÜYÜK HIRSIZ KİMDİR? İMAMOĞLU MU, ERDOĞAN MI?
3.05.2026 112 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 185
3.05.2026 864 Okunma
1 Yorum 03.05.2026 10:18
Özer Ataç
Yeni (den) Orta Çağ 8
2.05.2026 225 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 184
2.05.2026 913 Okunma
1 Yorum 02.05.2026 10:06
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 183
1.05.2026 994 Okunma
1 Yorum 01.05.2026 09:36
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 182
30.04.2026 1058 Okunma
1 Yorum 30.04.2026 09:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 181
29.04.2026 906 Okunma
1 Yorum 29.04.2026 08:00
Hüseyin Bağdatlı
RÜYAMDA SAİDİ NURSİYİ GÖRDÜM
26.04.2026 176 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
RÜYA DEYİP GEÇMEYİN. İSABET OLMUŞ.
26.04.2026 152 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
OSMANLICA ZORUNLU DERS OLMALI
26.04.2026 187 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 180
26.04.2026 1046 Okunma
1 Yorum 26.04.2026 10:12
Reşat Nuri Erol
Kur’an kıssalarını işte böyle anlamaya başladım
25.04.2026 1235 Okunma
1 Yorum 25.04.2026 04:34
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 4
24.04.2026 986 Okunma
1 Yorum 24.04.2026 11:24
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 3
23.04.2026 1027 Okunma
1 Yorum 23.04.2026 13:20
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 2
21.04.2026 1082 Okunma
1 Yorum 21.04.2026 07:26
Hüseyin Bağdatlı
SANASASYONEL OLAYLAR
20.04.2026 198 Okunma
Reşat Nuri Erol
1323. hafta Kur’an ve İlim seminerimizden… - 1
20.04.2026 1166 Okunma
1 Yorum 20.04.2026 07:57
Özer Ataç
YENİ (DEN) ORTA ÇAĞ 7
19.04.2026 1252 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 179
19.04.2026 1157 Okunma
1 Yorum 19.04.2026 09:40
Hüseyin Bağdatlı
OKUL CİNAYETLERİNİN SEBEPLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİM.
18.04.2026 269 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Why Is the Islamic World in Ruins?
18.04.2026 237 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 178
18.04.2026 1204 Okunma
1 Yorum 18.04.2026 09:54
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 177
17.04.2026 1295 Okunma
1 Yorum 17.04.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 176
16.04.2026 1273 Okunma
1 Yorum 16.04.2026 11:02
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 175
15.04.2026 1177 Okunma
1 Yorum 15.04.2026 09:28
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 174
13.04.2026 1200 Okunma
1 Yorum 13.04.2026 10:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 173
12.04.2026 1157 Okunma
1 Yorum 12.04.2026 07:23
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 172
11.04.2026 1118 Okunma
1 Yorum 11.04.2026 04:53
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 171
10.04.2026 1078 Okunma
1 Yorum 10.04.2026 07:15
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 170
9.04.2026 1364 Okunma
1 Yorum 09.04.2026 12:02
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 169
8.04.2026 1224 Okunma
1 Yorum 08.04.2026 09:44
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 168
7.04.2026 1197 Okunma
1 Yorum 07.04.2026 08:23
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 167
6.04.2026 1181 Okunma
1 Yorum 06.04.2026 11:03
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 6
5.04.2026 2616 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 166
5.04.2026 1237 Okunma
1 Yorum 05.04.2026 09:51
ZEKİ ALTUBOĞA
20.1 DESTPÊK: MODELA CIVAKA TEVAHÎ (NÊZÎKATIYA ORGANÎSÎ
4.04.2026 458 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
18.1 PÊŞEKEŞ: ANALOJIYA PERWERDEYÊ YA JI CIVAKÊ TÊ
4.04.2026 523 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
17.1 PÊŞEKÎ: ROLA BINGEHÎ YA RÊVEBERÎYÊ Ji bo pergal,
4.04.2026 333 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 15: MEKANÎZMAYA RÊVABERÎ, PARVEKIRINA CIVAKÎ Û
4.04.2026 363 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 14: ABORÎ, KREDÎ, HEVPARÎ Û MEKANÎZMAYA PARVEKIRIN
4.04.2026 366 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BÊŞA 13: MEKANÎZMAYA HAKİMİYET, DÎN, DAXWAZ Û DERFETAN
4.04.2026 302 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 12: MEKANÎZMAYA GEL, ZIMAN, HUNER, TEKNÎK Û HIQUQÊ
4.04.2026 306 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 11: AX, BERHEMANÎN, PARVEKIRIN Û MEKANÎZMAYA
4.04.2026 302 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 10: RÊVEBERÎ, PLANKIRIN Û MEKANÎZMAYA
4.04.2026 225 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: ABORÎ, KREDÎ Û MEKANÎZMAYA PIŞTGIRIYÊ
4.04.2026 263 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: AX Û MEKANÎZMAYA BERHEMDARIYÊ
4.04.2026 260 Okunma


© 2026 - Akevler