Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-43
17.5.2020
187 Okunma, 3 Yorum

 

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-43

Ana girizgâhımızı hatırlayarak başlayalım; en baştan beri öz ve özet olarak ne diyoruz?

‘SOSYAL TUFAN’ hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım…

‘ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ‘ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…

Virüsleri sırasıyla hatırlayalım; Kuş, Kene, Domuz, SARS ve KoronaVirüs!

Ve bir anda hayatımızın dört bir yanını kaplayan KORONAVİRÜS DÜZENİ!

KoronaVirüs vesilesiyle farklı değerlendirmeler yapılıyorken, biz ülkemiz ve dünya yani bütün insanlık açısından, yarım yüzyıllık birikim ve çalışmalarımız “Adil Düzen” yani “sistem” merkezli değerlendirmeler yaptık; 42 yazımızı geride bıraktık...

TECRİT, KORONADAN TEHLİKELİ hale geldİ!’ uyarısından söz ediyorduk; devam edelim… “Oxford Üniversitesi'ndeki Kanıta-Dayalı Tıp Merkezi Müdürü Profesör Carl Heneghan, yeni bir makalede tecritin yol açtığı tahribatın virüsün yol açtığından daha fazla olabileceği uyarısında bulunuyor. Profesör Heneghan, salgının birçok ülkede tecritten önce zaten en tepe noktaya ulaşmış durumda olduğunu ileri sürüyor. / İsveçli uzman Profesör Johan Giesecke, İsveçli epidemiyoloji profesörü Johan Giesecke, bunun "hafif bir hastalıktan yaratılmış bir tsunami" olduğunu söylüyor. Şu anda, insanlığın üçte biri tecrit altında, bu da İkinci Dünya Savaşı sırasında dünyada yaşayan insan sayısından daha fazladır. / Almanya'da bilim ve tıp konularında yazan gazeteci Robert Schröder, bir makalesinde mesleğinin mevcut krizde tümüyle sekteye uğramakta olduğunu belirtmiştir: “Eleştirel, tarafsız bir Dördüncü Güç olarak, erk sahiplerini denetlemesi gereken bir meslek; nasıl olur da izleyicilerinin içinde bulunduğu kolektif isteriye, ışık hızında ve neredeyse oybirliği ile yenik düşebilir; sahibinin sesi olmaya, hükümet propagandasına ve uzmanların tanrılaştırılmasına kendini böyle teslim edebilir. Bu benim için anlaşılmaz bir hal, midemi bulandırıyor, artık canıma yetti, utanç içinde bu değersiz gösteri ile aramdaki ilişkiyi kopartıyorum.”

Peki, biz Adil Düzen Çalışanları olarak yarım yüzyıldır ne diyoruz?

Örnekle anlatalım. Son Nebi Hz. Muhammed (A.S.) bir gün Mekkelileri meydanda toplanmaya çağırır. Bir bucak büyüklüğünde (yani 1000 hane) olan Mekke’nin ileri gelenleri bu davete icabet ederler. Çünkü Muhammed aralarında emin ve saygı duyulan bir kimsedir. Onlara der ki; ‘Size bu dağın arkasında bir ordu geliyor, kentinizi işgal edecek, sizi kılıçtan geçirecek, gerekli hazırlıkları yapalım desem bana inanır mısınız? Hep birlikte gerekli tedbirleri almaya koyulur muyuz?’ der. ‘Evet’ diye cevap verirler. Bu cevap üzerine ‘Öyleyse şimdi size haber veriyorum, ben Allah’ın resulüyüm. Allah’ın bana bildirdiklerini sizlere aktarıyorum. O silahlı ordudan daha korkunç bir tehlike Mekke şehrini beklemektedir. Hep birlikte Allah’a ve O’nun inzal etmekte olduğu Kur’an’a kulak verelim ve kurtulalım.’ diyerek sözlerini tamamlar.

Dinlemezler ama 23 sene sonra Mekke fethedildiği zaman dinlemek zorunda kalırlar!

Biz de diyoruz ki: ‘Şimdiye kadar size yalan bir şey söylememişizdir. Sizinle beraber yıllarca birlikte gelmekte olan tehlikelere karşı cihat yapmışızdır. Yaptığımız cihatlarda hep başarılar elde etmişizdir. Bugün bu başarıların tersine çevrileceği ve bütün yapılanların boşa çıkarılacağı günleri yaşıyoruz. Gerekli tedbirleri almazsak, Nuh Peygamberin kavmi veya Firavunun ordusu gibi boğulup gideriz. Geçmişte söylediklerimize inanmıştınız. Şimdi devletimizin en üstün makamlarında yer alıyorsunuz. Devletimiz de dünya üzerinde siyasette başrolünü oynuyor. Biz peygamber değiliz. Cebrail gelip de bize bir şey öğretmiyor. Ama Allah’ın kitabı olan Kur’an elimizdedir, ‘KUR’AN VE İLİM’ çalışmalarımızda onun bize söylediklerini sizlere aktarıyoruz. Sizler de Kur’an üzerinde düşünmeye ve araştırmaya başlarsanız, Kur’an bize söylediklerinin fazlasını size de söyler. Kulaklarınızı tıkar, gözlerinizi kapatır, içlerinizi karartırsanız, deniz tufanından daha korkunç “sosyal tufanı” bekleyip görürsünüz; ilgili yazılarımızda hatırlattığımız üzere…’

(Bu durumda Acİlen Yapmanız Gerekenler gelecek yazımızda inşallah.)

Selam ve sağlık dualarımızla, sağlıklı bir sistemde ulaşacağımız zamanlara inşallah…

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
17.05.2020
08:43

MAKALEYİ 

SESLİ OLARAK DA

DİNLEYEBİLİRSİNİZ...

MİLLÎ GAZETE 

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-43

Ana girizgâhımızı hatırlayarak başlayalım; en baştan beri öz ve özet olarak ne diyoruz?
SOSYAL TUFAN hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım…
ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…
Virüsleri sırasıyla hatırlayalım; Kuş, Kene, Domuz, SARS ve Koronavirüs!
Ve bir anda hayatımızın dört bir yanını kaplayan KORONAVİRÜS DÜZENİ!
Koronavirüs vesilesiyle farklı değerlendirmeler yapılıyorken, biz ülkemiz ve dünya yani bütün insanlık açısından, yarım yüzyıllık birikim ve çalışmalarımız Adil Düzen yani sistem merkezli değerlendirmeler yaptık; 42 yazımızı geride bıraktık...
“Tecrit, koronadan tehlikeli hale geldi!” uyarısından söz ediyorduk; devam edelim… “Oxford Üniversitesi’ndeki Kanıta-Dayalı Tıp Merkezi Müdürü Profesör Carl Heneghan, yeni bir makalede tecridin yol açtığı tahribatın virüsün yol açtığından daha fazla olabileceği uyarısında bulunuyor. Profesör Heneghan, salgının birçok ülkede tecritten önce zaten en tepe noktaya ulaşmış durumda olduğunu ileri sürüyor. / İsveçli uzman Profesör Johan Giesecke, İsveçli epidemiyoloji profesörü Johan Giesecke, bunun ‘hafif bir hastalıktan yaratılmış bir tsunami’ olduğunu söylüyor. Şu anda, insanlığın üçte biri tecrit altında, bu da İkinci Dünya Savaşı sırasında dünyada yaşayan insan sayısından daha fazladır./ Almanya’da bilim ve tıp konularında yazan gazeteci Robert Schröder, bir makalesinde mesleğinin mevcut krizde tümüyle sekteye uğramakta olduğunu belirtmiştir: ‘Eleştirel, tarafsız bir Dördüncü Güç olarak, erk sahiplerini denetlemesi gereken bir meslek; nasıl olur da izleyicilerinin içinde bulunduğu kolektif isteriye, ışık hızında ve neredeyse oybirliği ile yenik düşebilir; sahibinin sesi olmaya, hükümet propagandasına ve uzmanların tanrılaştırılmasına kendini böyle teslim edebilir. Bu benim için anlaşılmaz bir hâl, midemi bulandırıyor, artık canıma yetti, utanç içinde bu değersiz gösteri ile aramdaki ilişkiyi kopartıyorum.’
Peki, biz Adil Düzen Çalışanları olarak yarım yüzyıldır ne diyoruz?
Örnekle anlatalım. Son Nebi Hz. Muhammed (A.S.) bir gün Mekkelileri meydanda toplanmaya çağırır. Bir bucak büyüklüğünde (yani 1000 hane) olan Mekke’nin ileri gelenleri bu davete icabet ederler. Çünkü Hz. Muhammed aralarında emin ve saygı duyulan bir kimsedir. Onlara der ki; ‘Size bu dağın arkasından bir ordu geliyor, kentinizi işgal edecek, sizi kılıçtan geçirecek, gerekli hazırlıkları yapalım desem bana inanır mısınız? Hep birlikte gerekli tedbirleri almaya koyulur muyuz?’ der. ‘Evet’ diye cevap verirler. Bu cevap üzerine, ‘Öyleyse şimdi size haber veriyorum, ben Allah’ın resulüyüm. Allah’ın bana bildirdiklerini sizlere aktarıyorum. O silahlı ordudan daha korkunç bir tehlike Mekke şehrini beklemektedir. Hep birlikte Allah’a ve O’nun inzal etmekte olduğu Kur’an’a kulak verelim ve kurtulalım’ diyerek sözlerini tamamlar.
Dinlemezler ama 23 sene sonra Mekke fethedildiği zaman dinlemek zorunda kalırlar!
Biz de diyoruz ki: ‘Şimdiye kadar size yalan bir şey söylememişizdir. Sizinle beraber yıllarca birlikte gelmekte olan tehlikelere karşı cihat yapmışızdır. Yaptığımız cihatlarda hep başarılar elde etmişizdir. Bugün bu başarıların tersine çevrileceği ve bütün yapılanların boşa çıkarılacağı günleri yaşıyoruz. Gerekli tedbirleri almazsak, Nuh Peygamberin kavmi veya Firavun’un ordusu gibi boğulup gideriz. Geçmişte söylediklerimize inanmıştınız. Şimdi devletimizin en üstün makamlarında yer alıyorsunuz. Devletimiz de dünya üzerinde siyasette başrolünü oynuyor. Biz peygamber değiliz. Cebrail gelip de bize bir şey öğretmiyor. Ama Allah’ın kitabı olan Kur’an elimizdedir, ‘KUR’AN VE İLİM’ çalışmalarımızda onun bize söylediklerini sizlere aktarıyoruz. Sizler de Kur’an üzerinde düşünmeye ve araştırmaya başlarsanız, Kur’an bize söylediklerinin fazlasını size de söyler. Kulaklarınızı tıkar, gözlerinizi kapatır, içlerinizi karartırsanız, deniz tufanından daha korkunç sosyal tufanı bekleyip görürsünüz; ilgili yazılarımızda hatırlattığımız üzere…”
(Bu durumda Acilen Yapmanız Gerekenler gelecek yazımızda inşallah.)
Selam ve sağlık dualarımızla, sağlıklı bir sistemde ulaşacağımız zamanlara inşallah…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

17 Mayıs 2020
Reşat Nuri Erol
17.05.2020
08:58


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1064

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1064. Hafta - 16 MAYIS 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1064. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyadaOKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

Acİlen Yapmanız Gerekenler

-Tufana karşı neler yapILmaSI gerekir?-

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-40

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-41

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-42

Reşat Nuri EROL

 

***

 

ŞUARA SÛRESİ- 4. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

طسم (1) تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ الْمُبِينِ (2) لَعَلَّكَ بَاخِعٌ نَفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا مُؤْمِنِينَ (3) إِنْ نَشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِمْ مِنَ السَّمَاءِ آيَةً فَظَلَّتْ أَعْنَاقُهُمْ لَهَا خَاضِعِينَ (4) وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ ذِكْرٍ مِنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ (5) فَقَدْ كَذَّبُوا فَسَيَأْتِيهِمْ أَنْبَاءُ مَا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ (6) أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الْأَرْضِ كَمْ أَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ (7) إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ (8) وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ (9) وَإِذْ نَادَى رَبُّكَ مُوسَى أَنِ ائْتِ الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ (10) قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ (11) قَالَ رَبِّ إِنِّي أَخَافُ أَنْ يُكَذِّبُونِ (12) وَيَضِيقُ صَدْرِي وَلَا يَنْطَلِقُ لِسَانِي فَأَرْسِلْ إِلَى هَارُونَ (13) وَلَهُمْ عَلَيَّ ذَنْبٌ فَأَخَافُ أَنْ يَقْتُلُونِ (14) قَالَ كَلَّا فَاذْهَبَا بِآيَاتِنَا إِنَّا مَعَكُمْ مُسْتَمِعُونَ (15) فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَا إِنَّا رَسُولُ رَبِّ الْعَالَمِينَ (16) أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ (17) قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ (18) وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتِي فَعَلْتَ وَأَنْتَ مِنَ الْكَافِرِينَ (19) قَالَ فَعَلْتُهَا إِذًا إِذًا وَأَنَا مِنَ الضَّالِّينَ (20) فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِي رَبِّي حُكْمًا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُرْسَلِينَ (21) وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَيَّ أَنْ عَبَّدْتَ بَنِي إِسْرَائِيلَ (22) قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ الْعَالَمِينَ (23) قَالَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ مُوقِنِينَ (24) قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُ أَلَا تَسْتَمِعُونَ (25) قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ آبَائِكُمُ الْأَوَّلِينَ (26) قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ الَّذِي أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ (27) قَالَ رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَا إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَ (28) قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ إِلَهًا غَيْرِي لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونِينَ (29) قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَيْءٍ مُبِينٍ (30) قَالَ فَأْتِ بِهِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ (31) فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُبِينٌ (32) وَنَزَعَ يَدَهُ فَإِذَا هِيَ بَيْضَاءُ لِلنَّاظِرِينَ (33)

 

***

 

قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34) يُرِيدُ أَنْ يُخْرِجَكُمْ مِنْ أَرْضِكُمْ بِسِحْرِهِ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ (35) قَالُوا أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَابْعَثْ فِي الْمَدَائِنِ حَاشِرِينَ (36) يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ (37) فَجُمِعَ السَّحَرَةُ لِمِيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ (38) وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنْتُمْ مُجْتَمِعُونَ (39) لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ السَّحَرَةَ إِنْ كَانُوا هُمُ الْغَالِبِينَ (40) فَلَمَّا جَاءَ السَّحَرَةُ قَالُوا لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِنْ كُنَّا نَحْنُ الْغَالِبِينَ (41) قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَمِنَ الْمُقَرَّبِينَ (42) قَالَ لَهُمْ مُوسَى أَلْقُوا مَا أَنْتُمْ مُلْقُونَ (43) فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ (44)

 

***

 

قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ

QAvLa LiLMaLaEi XaVLaHu (FaGaLa LiLFaGaLi FaGLaHu)

“(Kendi) Havlindeki meleine … diye kavl etti.”

مَلَّة içi dolu kapatılmış torba, إِمْلَاء içine koymak demektir. إِمْلَال tamamen doldurup çuvalın ağzını dikmek demektir. ملء Kur’an’da 25 defa geçmektedir. م enginliği, ل belirliliği, ء gücü ifade eder.

حَوْل Ağaçlık yerleri çevreleyen topraktan tümsek ve çukur demektir. حول Kur’an’da 25, حور ise 13 defa geçmektedir. Toplam 38 (2*19) eder.

ح hareketi,  وberaberliği, ل belirliliği ifade eder.

 

Musa Firavuna ya ben bir delille gelmişsem demiştir. Firavun da getir öyleyse deyince Musa sopayı büyük yılan yapmış elini de koynundan beyaz olarak çıkarmıştır. Böylece Firavun işin ciddiyetini anlamış olur. Mısırda sahirler (büyücüler) halkın bilmediği teknolojiye sahip idiler, kendi çocuklarına öğretirler, başkalarına göstermezlerdi. Her biri yaptığı marifeti tanrının kendilerine verdiği güçle yaptıkları imajını verirlerdi. Yine bu sahirler Firavun ile bir olup onun etrafında, sihri tanrılık gücü olarak halka sunarlardı. Kendilerinden olmayan Musa’nın da marifet göstermesi karşısında onun da bir sahir olduğunu kabul ederek ne yapacağına karar vermek için çevredekileriyle istişare eder.

إِمْلَاء doldurmak demektir. Türkçede zaten kullanıyoruz, imla diyoruz. Türkçede bir çukuru doldurmaya imla dediğimiz gibi yazdırmaya da imla diyoruz. Topluluk hiyerarşi içinde örgütlenir, hayvanlar dâhil birlikte yaşayan canlılarda alt üst sıralaması vardır. Topluluk içinde doğan çocuk kendisinden yaşlı olanları taklit etmeye başlar, böylece başlangıçta yaş bu sıralamayı sağlar. Yaş ilerledikçe becerikli olanlar kendiliğinden öne çıkarlar. Yaş daha da ilerleyince bilgili olanlar öne geçerler. Kalabalık topluluklarda bu öne geçenler topluluğu yönetmeye başlarlar. Alt kuruluşlar birkaç kademe olabilir. Türkiye’de iller ve ilçeler vardır, belediyeler vardır. En üst kuruluş “Mele” adını alır. Mısır büyük merkezi devlet haline gelmiştir. Firavunun Melei vardır, Mısır’ı onlar idare eder.

حَوْل kelimesi çevre demektir. Bu ayette, o sırada orada bulunanlar anlamında kullanılmıştır. Orada bulunanlara sorar, Musa ile görüşürken de onlar yanındadır. Demek ki ileri gelenlerle birlikte görüşüyorlar. Peygamberler bütün görüşmeleri açık yaparlar. Necva denilen kapalı yerlerde görüşme ancak bazı istisnai hallerde meşru olmuştur. İki çeşit zarf vardır fiillerin zarfı bir de isimlerin zarfı vardır. İsimlerin zarfı hal veya sıfat olur. Burada sıfat alırsak Melei olanların, çevrede olanlar olduğunu anlarız. Hal olarak alırsak الْمَلَأِ olanların içinden o anda orada bulunanları anlarız. حَوْلَهُ kelimesindeki zarfı müstekardır.

إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34)

EinNa HaÜAv LaSAvXiRun GaLİvMun (EinNa HaÜAv LaFAvGiLun FaGİyLun)

“Bu, âlim bir sahirdir.”

سُحَارَة Kesilmiş koyunun akciğeri demektir. Bununla büyü yapmış olmalarından dolayı  سِحْdenmiştir. Sabahın alaca karanlığı ciğere benzediğinden dolayı سَحَر denmiştir.

سحر Kur’an’da 63, سحل ise 1 defa geçmektedir. Toplam 64 (26) eder. س harfi mekânda diziyi ifade eder, ح harfi hareketi ifade eder, ر harfi tekrarı ifade eder.

عَلَم dağın sivri noktası demektir. İnsanlar o tepeye bakarak bulundukları yerleri belirlerler. Sonraları yeryüzü beyler arasında bölüşülünce, her bey hâkim olduğu çevrenin tepesine o çevrenin kendisine ait olduğunu belirleyen işaret koymuştur. Buna “alem” denir. Bugünkü bayrak o dönemin geleneği olarak devam eder. عَرَفَة üstü düzlük dağ veya yayla demektir. İnsanlar ilk zamanlarda burada yıllık veya daha kısa zamana ait toplantılar yaparlardı ve birbirleri ile tanışırlardı. عَرَفَة (Arafat) kelimesi buradan gelmektedir. Hala orada toplanılmaktadır. عِلْم varlıkları sınırlamak suretiyle tanımlamak ve aralarındaki ilişkileri riyazi bir şekilde belirlemektir. مَعْرِفَة ise varlıkları diğerlerinden ayıracak özellikleri ile belirlemektir. ع etkiyi, ل belirliliği, م enginliği ifade eder.

Burada iki tekit harfi vardır. Birisi başta إِنَّ ile gelirken diğeri ise سَاحِرٌ kelimesinin başında gelen لَ harfi (Lam-ul ibtida) olarak gelir. Firavun yanındakilere işin önemli olduğunu anlatmak ister. Bu sıradan değil, önemli bir durumdur, bu bakımdan ciddi bir şekilde düşünmemiz ve karar almamız gerekir demiş olur. Bunun için tekit harfini kullanır.

Sahirler iki gruptur.

Kendisine öğretilenleri icra edenlerdir, bunlar sıradan sahirdirler.

Âlim olanlar ise neden oluştuğunu, nasıl olup da öyle göründüğünü bilen sahirlerdir.

Burada Musa’nın bilen sahirlerden olduğu ifade edilir.

Meslek okulları vardır, bir de meslek fakülteleri vardır. Meslek okullarında, âlim olmayan meslek sahipleri yetişirler. Fakültelerde ise âlim meslek sahipleri yetişirler. Meslekle ilgili projeleri amil meslek sahipleri daha iyi yaparlar, proje hazırlamasını ise âlim meslek sahipleri yaparlar.

Kenan Evren, İmam Hatip Okulları mezunlarını da üniversiteye gönderebilmek için meslek liselerini kaldırmış, hepsini aynı statüye koymuştur. Yüksekokulları kaldırmış, hepsini fakülte yapmıştır. Bu uygulamalar yanlış olmuştur. İnsanların bir kısmı iş yapma konusunda mahirdir, bir kısmı ise düşünmede mahirdir. İnsanların nerede kabiliyetleri varsa orada çalışmaları gerekir.

Ayette Firavunun âlim sahir demesiyle bu ayırımı Mısır yönetiminin bildiğini ifade edilmiş olur. Kur’an’da bir şey ifade edilir, bir kelime veya kural geçerse var olan bir yapı anlatılır demektir.

 

YORUM

Mısır yönetimi merkezi devlet yönetimidir ve merkezi yönetimin ilkidir. Allah yönetimlerden merkezi olanlar ve olmayanlar olarak iki örnek uygarlığı insanlığa sunmuştur. Bu iki uygarlık sonraları da devam edecektir. Bugünkü kapitalist ve sosyalist düzenler o uygarlıkların bir devamıdır. Sosyalizm de Liberalizm de ömrünü doldurmuş ve merkezi olmayan uygarlığa zemin hazırlamıştır.

Üçüncü binyıl uygarlığı bu iki uygarlık sisteminin sentezinden oluşacaktır.

Devletler topluluğunda, ülkelerin bölgelerinde, ilçelerde ve semtlerde sosyalizm uygarlığının kuralları değerlendirilecektir.

İnsanlıkta, ülkelerde, illerde, bucaklarda ve ocaklarda ise Liberalizmin yerinden yönetim ilkesi uygulanacaktır.

Her iki uygarlığın sentezini Musa Peygamber yapmıştır. Musa Mısır’da doğup büyümüşse de kendisi Mezopotamyalı bir aileye mensuptur. Ayrıca yerinden yönetimi öğrenmek için 10 sene gurbette yani Peygamber Şuayb’ın yanında yaşamış, orada evlenmiş ve ailesini bir Mezopotamyalı olarak kurmuştur.

Bugün bizlere düşen görev Doğu sosyalizmi ile Batı liberalizmi/kapitalizmini sentez ederek yeni bir uygarlığı oluşturmaktır. Her iki uygarlığın olumlu deneyimleri vardır, o deneyimleri birleştirmemiz gerekir. Batı müspet ilimde ve sanayide tarihin en başarılı uygarlıklarından birini oluşturmuştur. İslamiyet ise hukukta ve yönetimde tarihin en büyük uygulamasını yapmıştır. Biz bu iki uygarlığı öğrenmek zorundayız. Bunun için Kur’an Arapçasının ve Matematiğin öğrenilmesi gerekir. Bu ilimle olur.

Akevler 50 senedir bu ilke içerisinde faaliyet gösterir.

 

Öz Türkçe ile

“(Kendi) Çevresindeki ileri gelenlere ‘Bu, bilgin bir büyücüdür.’ dedi.”

 

Kur’an kelimeleri ile:

“(Kendi) Havlinde olan meleiye ‘Bu, alim bir sahirdir.’ diye kavl etti.”

 

QAvLa LiLMaLAvEi XaVLaHu EinNa HaÜAv LaSAvXiRun GaLİvMun

قَالَ لِلْمَلَأِ حَوْلَهُ إِنَّ هَذَا لَسَاحِرٌ عَلِيمٌ (34)

 

***

 DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER"DE...



Reşat Nuri Erol
17.05.2020
08:59


http://islammedeniyetivakfi.com/  


İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

(Vakıf başkanının sunumu derginin 14-15. sayfalarındadır.) 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ...

ALLAH, KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI VE

GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...





YorumYap

Son Yorumlanan Makaleler
Hikmet Güveloğlu
AĞUSTOS VE SONRASINA DİKKAT !!!
4.6.2020 11 Okunma
1 Yorum 04.06.2020 12:18
Reşat Nuri Erol
‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 3
4.6.2020 69 Okunma
10 Yorum 04.06.2020 11:06
Reşat Nuri Erol
‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 2
3.6.2020 89 Okunma
4 Yorum 03.06.2020 18:13
Mete Firidin
Salat Kelimesinin Kökeni
26.2.2012 44166 Okunma
10 Yorum 03.06.2020 00:23
Reşat Nuri Erol
‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 1
2.6.2020 110 Okunma
4 Yorum 02.06.2020 09:02
Mete Firidin
Allah’ın Doğru Yolu Üzerine Oturanlar!
30.4.2020 367 Okunma
3 Yorum 01.06.2020 16:40
Süleyman Karagülle
Kimse Anlamak mı İstemiyor, ya da Biz mi Anlatamıyoruz!
31.5.2020 115 Okunma
5 Yorum 01.06.2020 12:20
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-49
1.6.2020 119 Okunma
4 Yorum 01.06.2020 08:51
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-48
31.5.2020 99 Okunma
4 Yorum 31.05.2020 08:07
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-47
29.5.2020 160 Okunma
4 Yorum 29.05.2020 08:36
Reşat Nuri Erol
KORONAVİRÜS VESİLESİYLE YAZDIĞIM ANEKDOTLAR VE …
28.5.2020 124 Okunma
2 Yorum 28.05.2020 19:51
Süleyman Karagülle
Koronavirüs Gerçeği
26.5.2020 163 Okunma
2 Yorum 28.05.2020 09:12
ZEKİ ALTUBOĞA
PERE
25.5.2020 96 Okunma
1 Yorum 26.05.2020 15:03
Süleyman Karagülle
Acilen Yapmanız Gerekenler
17.5.2020 193 Okunma
1 Yorum 25.05.2020 11:25
Mete Firidin
Adem ile Havva
9.3.2010 10071 Okunma
7 Yorum 23.05.2020 03:49
Hüseyin Kayahan
ZÜNNÛN – bir muamma
19.5.2020 142 Okunma
1 Yorum 21.05.2020 18:19
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-46
21.5.2020 201 Okunma
4 Yorum 21.05.2020 05:33
Mete Firidin
Nuh Tufanı
9.10.2010 5132 Okunma
2 Yorum 21.05.2020 00:29
Özer Ataç
Üretim ve Kıtlık
17.5.2020 474 Okunma
3 Yorum 20.05.2020 07:33
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-45
20.5.2020 217 Okunma
4 Yorum 20.05.2020 06:11
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-44
18.5.2020 205 Okunma
4 Yorum 18.05.2020 05:09
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-43
17.5.2020 187 Okunma
3 Yorum 17.05.2020 08:59
Turgay Çoruhlu
El Cahiz Evrim Araştırmaları Merkezi Caiz Mi?
14.5.2020 223 Okunma
6 Yorum 17.05.2020 01:15
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-42
16.5.2020 209 Okunma
3 Yorum 16.05.2020 08:35
Mete Firidin
El Tur ve Tur-i Sina?
24.3.2013 24646 Okunma
20 Yorum 15.05.2020 20:10
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-41
14.5.2020 221 Okunma
4 Yorum 14.05.2020 09:47
Süleyman Karagülle
Dolar, Altın Bono ve Krize Çözüm
11.5.2020 230 Okunma
1 Yorum 14.05.2020 00:57
Mete Firidin
Yedi Gece ve Sekiz Gün, Atlantis
25.2.2018 2491 Okunma
5 Yorum 13.05.2020 16:11
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-40
10.5.2020 261 Okunma
4 Yorum 10.05.2020 08:15
ZEKİ ALTUBOĞA
Hûn hê karkerî diparêzin?
8.5.2020 188 Okunma
1 Yorum 09.05.2020 12:25
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-39
9.5.2020 235 Okunma
4 Yorum 09.05.2020 05:04
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-38
8.5.2020 292 Okunma
9 Yorum 09.05.2020 04:44
Reşat Nuri Erol
S.Eskicioğlu yazdı;Denizli Milli Görüş’ün temel taşıydı
8.5.2020 224 Okunma
3 Yorum 08.05.2020 09:01
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-37
7.5.2020 279 Okunma
5 Yorum 07.05.2020 04:58
Süleyman Karagülle
İki Farklı Yayın Organı
3.5.2020 277 Okunma
2 Yorum 06.05.2020 18:06
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-35
4.5.2020 327 Okunma
8 Yorum 06.05.2020 05:16
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-36
6.5.2020 310 Okunma
5 Yorum 06.05.2020 05:16
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-34
3.5.2020 348 Okunma
6 Yorum 04.05.2020 09:17
Sam Adian
EKIMUS SALAT - Namaz bir Ritüel midir?
1.2.2012 11638 Okunma
15 Yorum 03.05.2020 12:00
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-33
2.5.2020 322 Okunma
5 Yorum 02.05.2020 04:59
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-32
1.5.2020 439 Okunma
5 Yorum 01.05.2020 09:03
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-31
30.4.2020 395 Okunma
5 Yorum 30.04.2020 09:17
Özer Ataç
Çaba_ la_ma !
26.4.2020 268 Okunma
2 Yorum 29.04.2020 02:31
Süleyman Karagülle
Koronavirüs bahanesiyle intihara gidiliyor!
13.4.2020 449 Okunma
4 Yorum 29.04.2020 02:01
Mete Firidin
Zülkarneyn
26.8.2011 8083 Okunma
10 Yorum 28.04.2020 20:20
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-30
28.4.2020 444 Okunma
6 Yorum 28.04.2020 19:06
Süleyman Karagülle
Kebirlik Yaşı ve ...
26.4.2020 319 Okunma
3 Yorum 27.04.2020 14:21
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-29
27.4.2020 424 Okunma
5 Yorum 27.04.2020 11:13
Ece Ferah
ADİL DÜZEN YAYIN MERKEZİNE TEMSİLCİ OLMAK
25.4.2020 253 Okunma
1 Yorum 26.04.2020 20:53
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-28
26.4.2020 435 Okunma
3 Yorum 26.04.2020 10:13