Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Mete Firidin
Allah’ın Doğru Yolu Üzerine Oturanlar!
30.4.2020
368 Okunma, 3 Yorum

Allah’ın Doğru Yolu Üzerine Oturanlar!

 

 

Günümüzde İslam dini hakkında ileri-geri konuşan birçok “din adamı” vardır. Bunlar Kuran – Kerime hiç dikkat etmezler ve onu kale almazlar. Hadis diye Hz. Peygambere iftira ederek uydurulan sapıkça sözlerin ardına takılarak kendilerince bir din oluşturmuşlardır. Bu dinin içinde şirk de dahil her türlü sapıklık ve zulüm mevcuttur. Hatta bazısı “Size yüzlerce ayet de getirseler inanmayın” diyerek fetvalar verirler. Ergenliğe girmemiş kızlarla nikahı helal sayarlar ki Kuran’da nikah yaşının ergenlik bitiminden sonrası yapılacağı apaçıktır. Dedim ya bunlar için Kuran’ın hiçbir önemi yoktur.

Diğer dinlerde de hahamlar, papazlar ve rahipler vardır.  Onlar da Kuran’dan uzaklaşmayı ve insanların doğru yolu bulmasını engelleyenlerdir. Peki aslında kimdir bunlar? Nedir bunlar? Bu durumu aşağıdaki ayetlerle açıklamaya çalışacağım inşallah!

Araf Suresi (Besmele dahil) 15-18. Ayetler:

قَالَ أَنْظِرْنِي إِلَى يَوْمِ يُبْعَثُونَ (14) قَالَ إِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَرِينَ (15) قَالَ فَبِمَا أَغْوَيْتَنِي لَأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقِيمَ (16) ثُمَّ لَآتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ أَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَائِلِهِمْ وَلَا تَجِدُ أَكْثَرَهُمْ شَاكِرِينَ (17)

 

Dedi ki: Diriliş gününe kadar bana tolerans göster. (Allah:) Dedi ki: Kesinlikle sen o tolerans gösterilenlerdensin. Dedi ki: Ki beni azdırman nedeniyle mutlaka onlar için senin o doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra mutlaka öncelerinden ve sonralarından ve sağlarından ve sollarından onlarla olacağım ve sen onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.

İblisin “o doğru yolunun üstüne oturacağımsözünden de hemen anlayacağınız gibi bunlar İblis’in velilerindendir. Bize sanki İslam alimi, hocası gibi mübarek, kutsal, Rahmani gibi gözükmektedirler. Oysa Allah’ın yolu üzerinde engel olarak bulunmaktadırlar. Böylece inanan insanları Kuran’a uygun salih amel yapmaktan engellemektedirler. Öte yandan ise birazcık sağduyu sahibi, akıllıca insanları İslam’ı yanlış göstererek onların Allah yoluna yaklaşmalarını da engellemektedirler. Dikkat edin! Bunlar Rahmani değil Şeytani kişilerdir!

Doğrusunu Allah bilir.

 


Yorumcu 
Yorum 
Serpil Yücel
20.05.2020
01:02

‘Dedi ki: Diriliş gününe kadar bana tolerans göster. (Allah:) Dedi ki: Kesinlikle sen o tolerans gösterilenlerdensin. Dedi ki: Ki beni azdırman nedeniyle mutlaka onlar için senin o doğru yolunun üstüne oturacağım.(Araf 14-16)’

Bu ayetlerde iki şey beni düşündürür.

  1. Neden öldükleri güne kadar değil de be’as gününe kadar mühlet istiyor?
  2. Allah ile görüşmelerinde onu azdırmasını sağlayan şey ne? Adem’e secde etmesini istemesi mi, Adem’in yaratılmış olması mı?

Mete Bey sizin Adem veya Adem’in içinden seçileceği insanların ilk atasının babası olmadığına, Hz. İsa gibi babasız olarak bir anneden bir çeşit sürümün yükseltilmesi gibi doğduğu fikrinize katılıyor, bunun Allah’ın sünnetine uygun olduğunu düşünüyorum. Bu süreç içinde bu ayetlerde anlatılan olayın bilimsel olarak nasıl bir senaryo ile gerçekleştiğini ise kafamda canlandıramıyorum.

Soyut konuları somutlaştırmak insanın o konuyu anlamasını kolaylaştırdığı için ‘sırât-ı müstakîm’ i anlamak için şöyle bir canlandırmam var.

Yaşam dediğimiz; sürekli önümüze tali yollar (daal) ve bir tane ana yol(sırât-ı müstakîm) çıkaran ve bu iki yol arasında yaptığımız tercihlerden ibaret bir yolculuktur. Yaşam yolculuğu başladığında dosdoğru yolun üzerine bir bisiklet ile konuluruz. Bisiklet diyorum çünkü pedalına basılmazsa devrilen bisiklet gibi; ibadetler, kendimizi geliştirmek için çabalarımız, birbirimize yardım ve tavsiyelerimiz, olmazsa (Asr) fucüra düşeriz.(Kıyamet 5) Dosdoğru yol üstünde başlarız diyorum çünkü bize iman yani doğru yolda olmanın zevki verilmiştir (Hucurat 7).

Doğru yol; geniş, rampa aşağı, fıtratımıza uygun ve seyahat etmesi kolaydır. Tali yollar; rampa yukarı, dikenli ve zordur (Leyl 5-10). Yolculuğumuz boyunca defalarca tali yola gireriz. Bazen çabuk anlar, yanlış yoldayım (istiğfar) der, doğru yola yönümüzü (tevbe) çeviririz. Bazen birbirine bağlı sayısız tali yola dalarak dosdoğru yoldan bir hayli mesafe ve bir hayli zaman uzaklaşırız. Nefislerimiz aleyhine (Zümer 53)olarak yaptığımız bu hatalar onarılmaz değildir. Yolun ve nefsimizin Yaratıcı’sının bize bağışladığı ‘restart’ tuşu elimizin altındadır (Furkan 71).

Bir yol ayrımına geldiğimiz de iki şey (akıl ve iman) bize doğru yolu gösterirken, iki şey bizi tali yola (nefs ve şeytan) çelmeye çalışır. Akıl doğru yolu bulurken bir rehberden- haritadan (Kur’an-ı Kerim ) yardım alır. Aklın çıkarımlarının şaşırma ihtimali vardır, bu yüzden gördüğümüzde hatırlamak üzere iman içine yazılan veriler (zikir) ile uyumlu olduğunda nefs-i levvamemiz ses çıkarmaz, yoksa yapılan işin ve gidilen yolun yanlış olduğunu bize haykırır.

Tali yola girmemiz için adeta kendini feda eden nefs acelecidir. Sonunu düşünmekten acizdir ve acele olanı sever (Kıyamet 20-21). Ama şeytanın derdi bambaşkadır. O bu bisikletin sürücüsünün seçildiği gün kendisinin bu iş için uygun bulunmamasına razı gelmemiş, kendisinin ateş gibi bir şoför olduğunu, bu iş için uygun olduğunu iddia etmiştir. Teklifi kabul edilmeyip de kenara alınınca (ğavy) sürücünün işini baltalamak üzere ruhsat almıştır. Direksiyona dokunamaz, yönetimde en ufak bir söz hakkı yoktur. Ama sürücünün (rüşd) kulağının dibinde ona sürekli tali yolları övüp durmaktadır.

İşte bu şartlar altında sürücünün görevi dosdoğru yol üzerinde kalmaktır. Yaratıcı’nın Rahman vasfı tüm bu yolları kaplamıştır. Sürücü ne yaparsa yapsın affetmek ve sürücüyü dosdoğru yolun üstüne koymak Yaratan için sorun değildir. Tam da bu sebepten dolayı Yaratıcı’nın affetmesi ahretin değil, sınavın devam ettiği bu dünyanın konusudur. Affetmek, yolunu şaşırmış ve yardıma ihtiyacı olan ‘sırat köprüsünde kalmaya çalışan sürücünün’ ihtiyacı olan bir yardımdır. Marifet ölüm geldiği anda dosdoğru yol üzerinde olmayı başarmaktır. Çünkü ölüm geldiğinde o sürücünün ana yolları da tali yolları da toplanır, birbirine karışır (Kıyamet 29), yeniden dirildiği gün daha hesabı görülmeden zaten hesabının sonucundan haberdardır(Kıyamet 22-25).’

Eğer bu simülasyon doğru ise buradaki ‘ğayn-vav-ye’ azgınlık değil de bir görev dağıtılırken kenar da kalma olsa daha doğru mu olur? Tersi olan ve ‘ğaviyden açık bir biçimde ayrılmış olan rüşd’ (Bakara 256) direksiyonda olma, karar alma mevkisinde olma hali olur. Diğer ayetlerde de bu kelimeye direksiyonu bırakma, taşıtı kendi haline bırakma olarak yorumlamak gerekecek.

Şeytanın neden ölüm günü değil de dirilme gününe kadar mühlet istediğini ise tam anlayamıyorum. Yoksa o da kendini bu dünya da sınav oluyor ve ahrette sınavını vermiş olma umudunu içinde tutuyor, yeterince insanın ehliyetini hak etmediğini ispat edebilirse direksiyona geçmeyi mi umuyor acaba?

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE MicrosoftInternetExplorer4

‘Dedi ki: Diriliş gününe kadar bana tolerans göster. (Allah:) Dedi ki: Kesinlikle sen o tolerans gösterilenlerdensin. Dedi ki: Ki beni azdırman nedeniyle mutlaka onlar için senin o doğru yolunun üstüne oturacağım.(Araf 14-16)’

Bu ayetlerde iki şey beni düşündürür.İblis,

  1. Neden öldükleri güne kadar değil de be’as gününe kadar mühlet istiyor?
  2. ALLAH ile görüşmelerinde onu azdırmasını sağlayan şey ne? Adem’e secde etmesini istemesi mi, Adem’in yaratılmış olması mı?

Mete Bey sizin Adem veya Adem’in içinden seçileceği insanların ilk atasının babası olmadığına, Hz. İsa gibi babasız olarak bir anneden bir çeşit sürümün yükseltilmesi gibi doğduğu fikrinize katılıyor, bunun Allah’ın sünnetine uygun olduğunu düşünüyorum. Bu süreç içinde bu ayetlerde anlatılan olayın bilimsel olarak nasıl bir senaryo ile gerçekleştiğini ise kafamda canlandıramıyorum.

Soyut konuları somutlaştırmak insanın o konuyu anlamasını kolaylaştırdığı için ‘sırât-ı müstakîm’ i anlamak için şöyle bir canlandırmam var.

Yaşam dediğimiz; sürekli önümüze tali yollar (daal) ve bir tane ana yol(sırât-ı müstakîm) çıkaran ve bu iki yol arasında yaptığımız tercihlerden ibaret bir yolculuktur.  Yaşam yolculuğu başladığında dosdoğru yolun üzerine bir bisiklet ile konuluruz. Bisiklet diyorum çünkü pedalına basılmazsa devrilen bisiklet gibi; ibadetler, kendimizi geliştirmek için çabalarımız, birbirimize yardım ve tavsiyelerimiz olmazsa (Asr)  fucüra düşeriz.(Kıyamet 5) Dosdoğru yol üstünde başlarız diyorum çünkü bize iman sevgisi yani doğru yolda olmanın zevki verilmiştir (Hucurat 7).

Doğru yol; geniş, rampa aşağı, fıtratımıza uygun ve seyahat etmesi kolaydır. Tali yollar; rampa yukarı, dikenli ve zordur (Leyl 5-10). Yolculuğumuz boyunca defalarca tali yola gireriz. Bazen çabuk anlar, yanlış yoldayım (istiğfar) der, doğru yola yönümüzü (tevbe) çeviririz. Bazen birbirine bağlı sayısız tali yola dalarak dosdoğru yoldan bir hayli mesafe ve bir hayli zaman uzaklaşırız. Nefislerimiz aleyhine (Zümer 53) olarak yaptığımız bu günahlar onarılmaz değildir. Yolun ve nefsimizin Yaratıcı’sının bize bağışladığı ‘restart’ tuşu elimizin altındadır (Furkan 71).

Bir yol ayrımına geldiğimiz de iki şey (akıl ve iman) bize doğru yolu gösterirken, iki şey bizi tali yola (nefs ve şeytan) çelmeye çalışır. Akıl doğru yolu bulurken bir rehberden - haritadan (Kur’an-ı Kerim ) yardım alır. Aklın çıkarımlarının şaşırma ihtimali vardır, bu yüzden gördüğümüzde hatırlamak üzere iman içine yazılan veriler (zikir) ile uyumlu olduğunda nefs-i levvamemiz ses çıkarmaz, yoksa yapılan işin ve gidilen yolun yanlış olduğunu bize haykırır.

Tali yola girmemiz için adeta kendini feda eden nefs acelecidir. Sonunu düşünmekten acizdir ve acele olanı sever (Kıyamet 20-21). Ama şeytanın derdi bambaşkadır. O bu bisikletin sürücüsünün seçildiği gün kendisinin bu iş için uygun bulunmamasına razı gelmemiş, kendisinin ateş gibi bir şoför olduğunu, bu iş için uygun olduğunu iddia etmiştir. Teklifi kabul edilmeyip de kenara alınınca (ğavy) sürücünün işini baltalamak üzere ruhsat almıştır. Direksiyona dokunamaz, yönetimde en ufak bir söz hakkı yoktur. Ama sürücünün (rüşd) kulağının dibinde ona sürekli tali yolları övüp durur.

İşte bu şartlar altında sürücünün görevi dosdoğru yol üzerinde kalmaktır. Yaratıcı'nın Rahman vasfı tüm bu yolları kaplamıştır. Sürücü ne yaparsa yapsın affetmek ve sürücüyü dosdoğru yolun üstüne koymak Yaratan için sorun değildir. Tam da bu sebepten dolayı Yaratıcı’nın affetmesi ahretin değil, sınavın devam ettiği bu dünyanın konusudur. Affetmek, yolunu şaşırmış ve yardıma ihtiyacı olan ‘sırat köprüsünde kalmaya çalışan sürücünün’ ihtiyacı olan hayati bir yardımdır. Marifet ölüm geldiği anda dosdoğru yol üzerinde olmayı başarmaktır. Çünkü ölüm geldiğinde o sürücünün ana yolları da tali yolları da toplanır, birbirine karışır (Kıyamet 29), yeniden dirildiği gün daha hesabı görülmeden zaten hesabının sonucundan haberdardır(Kıyamet 22-25).’

Eğer bu simülasyon doğru ise buradaki ‘ğayn-vav-ye’ azgınlık değil de bir görev dağıtılırken kenar da kalma olsa daha doğru mu olur? Tersi olan ve ‘ğaviyden açık bir biçimde ayrılmış olan rüşd’ (Bakara 256) direksiyonda olma, karar alma mevkisinde olma hali olur. Diğer ayetlerde de bu kelimeye direksiyonu bırakma, taşıtı kendi haline bırakma olarak yorumlamak gerekecek.

Şeytanın neden ölüm günü değil de dirilme gününe kadar mühlet istediğini ise tam anlayamıyorum. Yoksa o da kendini bu dünya da sınav oluyor ve ahrette sınavını vermiş olma umudunu içinde tutuyor, yeterince insanın ehliyetini hak etmediğini ispat edebilirse direksiyona geçmeyi mi umuyor acaba?


Mete Firidin
20.05.2020
01:11

sıratı müstakin dogru yol yöntem demektir. İblis niye ölene kadar değil de dirilme gününe kadar istiyor. onu bende çözemedim. Beli de dünyanın sonu ve dirilme aynı anda oluyordur.


Hüseyin Kayahan
01.06.2020
16:40
Yevme yüb'asune, görevlendirilmelerin günü demektir. İblis kendisine yeniden görev verilmeyeceğini biliyor. Öte yaşamda o görevli olmayacak demektir. O güne kadar mühlet istiyor ve koparıyor. İyi bir pazarlık doğrusu. 


YorumYap

Son Yorumlanan Makaleler
Hikmet Güveloğlu
AĞUSTOS VE SONRASINA DİKKAT !!!
4.6.2020 11 Okunma
1 Yorum 04.06.2020 12:18
Reşat Nuri Erol
‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 3
4.6.2020 71 Okunma
10 Yorum 04.06.2020 11:06
Reşat Nuri Erol
‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 2
3.6.2020 89 Okunma
4 Yorum 03.06.2020 18:13
Mete Firidin
Salat Kelimesinin Kökeni
26.2.2012 44166 Okunma
10 Yorum 03.06.2020 00:23
Reşat Nuri Erol
‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ ama nasıl? - 1
2.6.2020 110 Okunma
4 Yorum 02.06.2020 09:02
Mete Firidin
Allah’ın Doğru Yolu Üzerine Oturanlar!
30.4.2020 368 Okunma
3 Yorum 01.06.2020 16:40
Süleyman Karagülle
Kimse Anlamak mı İstemiyor, ya da Biz mi Anlatamıyoruz!
31.5.2020 115 Okunma
5 Yorum 01.06.2020 12:20
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-49
1.6.2020 120 Okunma
4 Yorum 01.06.2020 08:51
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-48
31.5.2020 99 Okunma
4 Yorum 31.05.2020 08:07
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-47
29.5.2020 160 Okunma
4 Yorum 29.05.2020 08:36
Reşat Nuri Erol
KORONAVİRÜS VESİLESİYLE YAZDIĞIM ANEKDOTLAR VE …
28.5.2020 124 Okunma
2 Yorum 28.05.2020 19:51
Süleyman Karagülle
Koronavirüs Gerçeği
26.5.2020 163 Okunma
2 Yorum 28.05.2020 09:12
ZEKİ ALTUBOĞA
PERE
25.5.2020 96 Okunma
1 Yorum 26.05.2020 15:03
Süleyman Karagülle
Acilen Yapmanız Gerekenler
17.5.2020 193 Okunma
1 Yorum 25.05.2020 11:25
Mete Firidin
Adem ile Havva
9.3.2010 10071 Okunma
7 Yorum 23.05.2020 03:49
Hüseyin Kayahan
ZÜNNÛN – bir muamma
19.5.2020 142 Okunma
1 Yorum 21.05.2020 18:19
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-46
21.5.2020 201 Okunma
4 Yorum 21.05.2020 05:33
Mete Firidin
Nuh Tufanı
9.10.2010 5132 Okunma
2 Yorum 21.05.2020 00:29
Özer Ataç
Üretim ve Kıtlık
17.5.2020 474 Okunma
3 Yorum 20.05.2020 07:33
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-45
20.5.2020 217 Okunma
4 Yorum 20.05.2020 06:11
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-44
18.5.2020 205 Okunma
4 Yorum 18.05.2020 05:09
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-43
17.5.2020 187 Okunma
3 Yorum 17.05.2020 08:59
Turgay Çoruhlu
El Cahiz Evrim Araştırmaları Merkezi Caiz Mi?
14.5.2020 223 Okunma
6 Yorum 17.05.2020 01:15
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-42
16.5.2020 209 Okunma
3 Yorum 16.05.2020 08:35
Mete Firidin
El Tur ve Tur-i Sina?
24.3.2013 24646 Okunma
20 Yorum 15.05.2020 20:10
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-41
14.5.2020 221 Okunma
4 Yorum 14.05.2020 09:47
Süleyman Karagülle
Dolar, Altın Bono ve Krize Çözüm
11.5.2020 230 Okunma
1 Yorum 14.05.2020 00:57
Mete Firidin
Yedi Gece ve Sekiz Gün, Atlantis
25.2.2018 2491 Okunma
5 Yorum 13.05.2020 16:11
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-40
10.5.2020 261 Okunma
4 Yorum 10.05.2020 08:15
ZEKİ ALTUBOĞA
Hûn hê karkerî diparêzin?
8.5.2020 188 Okunma
1 Yorum 09.05.2020 12:25
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-39
9.5.2020 235 Okunma
4 Yorum 09.05.2020 05:04
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-38
8.5.2020 292 Okunma
9 Yorum 09.05.2020 04:44
Reşat Nuri Erol
S.Eskicioğlu yazdı;Denizli Milli Görüş’ün temel taşıydı
8.5.2020 224 Okunma
3 Yorum 08.05.2020 09:01
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-37
7.5.2020 279 Okunma
5 Yorum 07.05.2020 04:58
Süleyman Karagülle
İki Farklı Yayın Organı
3.5.2020 278 Okunma
2 Yorum 06.05.2020 18:06
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-35
4.5.2020 327 Okunma
8 Yorum 06.05.2020 05:16
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-36
6.5.2020 310 Okunma
5 Yorum 06.05.2020 05:16
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-34
3.5.2020 348 Okunma
6 Yorum 04.05.2020 09:17
Sam Adian
EKIMUS SALAT - Namaz bir Ritüel midir?
1.2.2012 11638 Okunma
15 Yorum 03.05.2020 12:00
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-33
2.5.2020 322 Okunma
5 Yorum 02.05.2020 04:59
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-32
1.5.2020 439 Okunma
5 Yorum 01.05.2020 09:03
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-31
30.4.2020 395 Okunma
5 Yorum 30.04.2020 09:17
Özer Ataç
Çaba_ la_ma !
26.4.2020 268 Okunma
2 Yorum 29.04.2020 02:31
Süleyman Karagülle
Koronavirüs bahanesiyle intihara gidiliyor!
13.4.2020 449 Okunma
4 Yorum 29.04.2020 02:01
Mete Firidin
Zülkarneyn
26.8.2011 8083 Okunma
10 Yorum 28.04.2020 20:20
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-30
28.4.2020 444 Okunma
6 Yorum 28.04.2020 19:06
Süleyman Karagülle
Kebirlik Yaşı ve ...
26.4.2020 319 Okunma
3 Yorum 27.04.2020 14:21
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-29
27.4.2020 424 Okunma
5 Yorum 27.04.2020 11:13
Ece Ferah
ADİL DÜZEN YAYIN MERKEZİNE TEMSİLCİ OLMAK
25.4.2020 253 Okunma
1 Yorum 26.04.2020 20:53
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-28
26.4.2020 435 Okunma
3 Yorum 26.04.2020 10:13