Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-27
25.4.2020
1124 Okunma, 3 Yorum

 

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-27

‘SOSYAL TUFAN’ hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım…

‘ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ‘ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…

Virüsleri sırasıyla hatırlayalım; Kuş, Kene, Domuz, SARS ve KoronaVirüs!

Ve bir anda hayatımızın dört bir yanını kaplayan KORONAVİRÜS DÜZENİ!

KoronaVirüs vesilesiyle farklı değerlendirmeler yapılıyorken, biz ülkemiz ve dünya yani bütün insanlık açısından, yarım yüzyıllık birikim ve çalışmalarımız (Adil Düzen Çalışmaları) merkezli değerlendirmeler yaptık. 26 yazımızı geride bıraktık...

***

Evet…

İnsanlık şimdi de “tarım” döneminden hâlen yaşamakta olduğumuz sanayi ve sanayi ötesi döneme geçmek zorunda, geçiyor ama zor geçiyor ve/veya geçemiyor; bu yüzden hayatın dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî alanlarında sorunlar yaşıyor ve bu sorunları çözemiyor…

İnsanlık ister istemez (tav’an veya kerhen) geçecek yeni döneme geçecek ve bu geçiş tufanlı veya tufansız olacak diyoruz hep; hayatımızın dört alanını saran ve bizim bunların bütününü “SOSYAL TUFAN” olarak adlandırmamızla ya tufanlı veya tufansız olacak…

İnsanlığın özellikle son bir-iki yüzyılda yaşadığı dönemi biz “faizli işçilik dönemi” olarak adlandırıyoruz ve bundan sonra bir an önce geçmemiz gereken dönemi de “FAİZSİZ ORTAKLIK DÖNEMİ” olarak adlandırıyor ve son yıllarda bu alanda çalışıyoruz…

Akevler.org sitemizden bu çalışmalara ulaşabilir ve yararlanabilirsiniz…

***

Önceki yazıda kaldığımız yerden devam edelim ve konuyu biraz daha açıp açıklayalım... Bugün diyoruz ki; artık işçilik döneminden ortaklık dönemine geçilmelidir.

Faizli işçilik sisteminde merkezileşme esastır. Yani köyler ayrı ayrıyken, halk dağınık parça parça birbirleriyle iletişim kuramıyor ve birbirlerinden habersizken, kentlere gelerek sokakları ve semtleri oluşturdu, bugünkü uygarlık böylece gelişti ve bugünkü duruma gelindi.

İnsanlık artık ORTAKLIK dönemine geçmelidir diyoruz; peki, Ortaklık nedir?

Biz diyoruz ki; insanlar artık köylere dönsün, hâlen köylerde olanlar da orada yaşamaya devam etsinler. Böyle yapılırsa ilkel döneme mi döneceğiz? Hayır!

İnsanlar köylerde yaşasınlar ama şehirdeki gibi birbirleriyle irtibatları olsun. Eskiden de köyler vardı ama insanların birbirleriyle irtibatları yoktu, her köy ayrı yaşıyordu. Köyler arasında bir iletişim kurulamadı ama bir merkez kuruldu ve herkes bu merkeze göç etti. 5 bin senede ancak yüzde yirmi kentleşme oldu. Ama son 50 sene içerisinde insanların yüzde sekseni kentleşti, bunun sonucunda her şey tersine döndü. Bu durum tarım ve hayvancılığın ihmali sonucunda oldu. Yani artık üretilen besin yetersiz hale geldi. Tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten, hatta ihracat yapan Türkiye’den, ithalat yapan ülkeye dönüştük. Ayrıca suni ürün üretme çabasına da girildi. Bu yüzden insanlar sağlıklı yaşayamamaktadır...

Bugün sağlıklı içecek ve sağlıklı yiyecek olmadığı için mi bu hale geldik?

Acaba KoronaVirüs köylerde mi yoksa şehirlerde mi daha fazla yaygınlaşmış?

Bütün bu anlatılanların anlaşılması, soruların ve sorunların cevaplandırılması, genel olarak durumun incelenmesi ve gerekenlerin acilen yapılması gerekmektedir.

Bize göre; geçmişte Kuş, Kene, Domuz, SARS virüslerinin ardından günümüzde KoronaVirüsün’ün şiddetli derecede etkili olması bu sağlıksız beslenmeden dolayıdır...

O zaman çare ve çözüm olarak yeniden köylere dönüş yapmalı, özellikle de tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten ve sağlıklı üretim yapan ülke haline gelmeliyiz...

Şehirler tamamen bitirilmemeli, kentlerimiz var olmaya devam etmeli ama insanlarımız yüzde 50 köy, yüzde 50 şehirlerde olmak üzere faaliyet göstermelidir...

Bunu için ise köylerde de şehirlerdeki gibi refah olmalıdır. Orada da aynı seviyede sağlık ve eğitim başta olmak üzere bütün hizmetler köylerde de olmalıdır...

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
25.04.2020
05:29

MİLLÎ GAZETE

SESLİ DİNLEME KISMINDAN

SESLİ OLARAK DA DİNLEYEBİLİRSİNİZ...

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi-27

SOSYAL TUFAN hatırlatmalarımı yıllardan beri sabır ve sebatla yaptım…

ADİL DÜZEN’in ülkemiz, ADİL DÜNYA DÜZENİ’nin de tüm dünya için yegâne sosyal tufandan yani tüm sorunlardan kurtulma reçetesi olduğunu hatırlattım…

Virüsleri sırasıyla hatırlayalım; Kuş, Kene, Domuz, SARS ve Koronavirüs!

Ve bir anda hayatımızın dört bir yanını kaplayan KORONAVİRÜS DÜZENİ!

Koronavirüs vesilesiyle farklı değerlendirmeler yapılıyorken, biz ülkemiz ve dünya yani bütün insanlık açısından, yarım yüzyıllık birikim ve çalışmalarımız (Adil Düzen Çalışmaları) merkezli değerlendirmeler yaptık. 26 yazımızı geride bıraktık...

***

Evet…

İnsanlık şimdi de “tarım” döneminden hâlen yaşamakta olduğumuz sanayi ve sanayi ötesi döneme geçmek zorunda, geçiyor ama zor geçiyor ve/veya geçemiyor; bu yüzden hayatın dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî alanlarında sorunlar yaşıyor ve bu sorunları çözemiyor…

İnsanlık ister istemez (tav’an veya kerhen) geçecek yeni döneme geçecek ve bu geçiş tufanlı veya tufansız olacak diyoruz hep; hayatımızın dört alanını saran ve bizim bunların bütününü “SOSYAL TUFAN” olarak adlandırmamızla ya tufanlı veya tufansız olacak…

İnsanlığın özellikle son bir-iki yüzyılda yaşadığı dönemi biz “faizli işçilik dönemi” olarak adlandırıyoruz ve bundan sonra bir an önce geçmemiz gereken dönemi de “FAİZSİZ ORTAKLIK DÖNEMİ” olarak adlandırıyor ve son yıllarda bu alanda çalışıyoruz…

Akevler.org sitemizden bu çalışmalara ulaşabilir ve yararlanabilirsiniz…

***

Önceki yazıda kaldığımız yerden devam edelim ve konuyu biraz daha açıp açıklayalım... Bugün diyoruz ki; artık işçilik döneminden ortaklık dönemine geçilmelidir. Faizli işçilik sisteminde merkezileşme esastır. Yani köyler ayrı ayrıyken, halk dağınık parça parça birbirleriyle iletişim kuramıyor ve birbirlerinden habersizken, kentlere gelerek sokakları ve semtleri oluşturdu, bugünkü uygarlık böylece gelişti ve bugünkü duruma gelindi.

İnsanlık artık ORTAKLIK dönemine geçmelidir diyoruz; peki, Ortaklık nedir? Biz diyoruz ki; insanlar artık köylere dönsün, hâlen köylerde olanlar da orada yaşamaya devam etsinler. Böyle yapılırsa ilkel döneme mi döneceğiz? Hayır!

İnsanlar köylerde yaşasınlar ama şehirdeki gibi birbirleriyle irtibatları olsun. Eskiden de köyler vardı ama insanların birbirleriyle irtibatları yoktu, her köy ayrı yaşıyordu. Köyler arasında bir iletişim kurulamadı ama bir merkez kuruldu ve herkes bu merkeze göç etti. 5 bin senede ancak yüzde yirmi kentleşme oldu. Ama son 50 sene içerisinde insanların yüzde sekseni kentleşti, bunun sonucunda her şey tersine döndü. Bu durum tarım ve hayvancılığın ihmali sonucunda oldu. Yani artık üretilen besin yetersiz hale geldi. Tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten, hatta ihracat yapan Türkiye’den, ithalat yapan ülkeye dönüştük. Ayrıca suni ürün üretme çabasına da girildi. Bu yüzden insanlar sağlıklı yaşayamamaktadır...

Bugün sağlıklı içecek ve sağlıklı yiyecek olmadığı için mi bu hale geldik?

Acaba koronavirüs köylerde mi yoksa şehirlerde mi daha fazla yaygınlaşmış?

Bütün bu anlatılanların anlaşılması, soruların ve sorunların cevaplandırılması, genel olarak durumun incelenmesi ve gerekenlerin acilen yapılması gerekmektedir.

Bize göre; geçmişte Kuş, Kene, Domuz, SARS virüslerinin ardından günümüzde koronavirüsün şiddetli derecede etkili olması bu sağlıksız beslenmeden dolayıdır...

O zaman çare ve çözüm olarak yeniden köylere dönüş yapmalı, özellikle de tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten ve sağlıklı üretim yapan ülke haline gelmeliyiz...

Şehirler tamamen bitirilmemeli, kentlerimiz var olmaya devam etmeli ama insanlarımız yüzde 50 köy, yüzde 50 şehirlerde olmak üzere faaliyet göstermelidir...

Bunun için ise köylerde de şehirlerdeki gibi refah olmalıdır. Orada da aynı seviyede sağlık ve eğitim başta olmak üzere bütün hizmetler köylerde de olmalıdır...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

25 Nisan 2020
Reşat Nuri Erol
25.04.2020
05:32

BUGÜN

1061'İNCİ 

HAFTALIK

SEMİNER GÜNÜMÜZDÜR...

SEMİNER ÖNCESİNDE 1060'INCI 

SEMİNERİ OKUMANIZI TAVSİYE EDERİZ... 

1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1060

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1060. Hafta - 18 NİSAN 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1060. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

Korona virüs bahanesiyle intihara gidiliyor!

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-15

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-16

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-17

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-18

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-19

Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-20

Reşat Nuri EROL

***

FURKAN SÛRESİ- 13. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

تَبَارَكَ الَّذِي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلَى عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا (1) الَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْدِيرًا (2) وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِهِ آلِهَةً لَا يَخْلُقُونَ شَيْئًا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِأَنْفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيَاةً وَلَا نُشُورًا (3)وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلَّا إِفْكٌ افْتَرَاهُ وَأَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ آخَرُونَ فَقَدْ جَاءُوا ظُلْمًا وَزُورًا (4) وَقَالُوا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلَى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا (5) قُلْ أَنْزَلَهُ الَّذِي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ إِنَّهُ كَانَ غَفُورًا رَحِيمًا (6) وَقَالُوا مَا لِهَذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْشِي فِي الْأَسْوَاقِ لَوْلَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذِيرًا (7) أَوْ يُلْقَى إِلَيْهِ كَنْزٌ أَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَا وَقَالَ الظَّالِمُونَ إِنْ تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا (8) انْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْأَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا (9)تَبَارَكَ الَّذِي إِنْ شَاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذَلِكَ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا (10) بَلْ كَذَّبُوا بِالسَّاعَةِ وَأَعْتَدْنَا لِمَنْ كَذَّبَ بِالسَّاعَةِ سَعِيرًا (11) إِذَا رَأَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَعِيدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا (12) وَإِذَا أُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّنِينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًا (13) لَا تَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَثِيرًا (14) قُلْ أَذَلِكَ خَيْرٌ أَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ كَانَتْ لَهُمْ جَزَاءً وَمَصِيرًا (15) لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَاءُونَ خَالِدِينَ كَانَ عَلَى رَبِّكَ وَعْدًا مَسْئُولًا (16) وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ فَيَقُولُ أَأَنْتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِي هَؤُلَاءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّبِيلَ (17) قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغِي لَنَا أَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَاءَ وَلَكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَآبَاءَهُمْ حَتَّى نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا (18) فَقَدْ كَذَّبُوكُمْ بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا وَمَنْ يَظْلِمْ مِنْكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا (19) وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْأَسْوَاقِ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا (20) وَقَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا لَوْلَا أُنْزِلَ عَلَيْنَا الْمَلَائِكَةُ أَوْ نَرَى رَبَّنَا لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا فِي أَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْا عُتُوًّا كَبِيرًا (21) يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلَائِكَةَ لَا بُشْرَى يَوْمَئِذٍ لِلْمُجْرِمِينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَحْجُورًا (22) وَقَدِمْنَا إِلَى مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَاهُ هَبَاءً مَنْثُورًا (23) أَصْحَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُسْتَقَرًّا وَأَحْسَنُ مَقِيلًا (24) وَيَوْمَ تَشَقَّقُ السَّمَاءُ بِالْغَمَامِ وَنُزِّلَ الْمَلَائِكَةُ تَنْزِيلًا (25) الْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ الْحَقُّ لِلرَّحْمَنِ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى الْكَافِرِينَ عَسِيرًا (26) وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلَى يَدَيْهِ يَقُولُ يَالَيْتَنِي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَبِيلًا (27) يَاوَيْلَتَا لَيْتَنِي لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا (28) لَقَدْ أَضَلَّنِي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَاءَنِي وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْإِنْسَانِ خَذُولًا (29) وَقَالَ الرَّسُولُ يَارَبِّ إِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هَذَا الْقُرْآنَ مَهْجُورًا (30) وَكَذَلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا مِنَ الْمُجْرِمِينَ وَكَفَى بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَصِيرًا (31) وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ جُمْلَةً وَاحِدَةً كَذَلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْتِيلًا (32) وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ إِلَّا جِئْنَاكَ بِالْحَقِّ وَأَحْسَنَ تَفْسِيرًا (33) الَّذِينَ يُحْشَرُونَ عَلَى وُجُوهِهِمْ إِلَى جَهَنَّمَ أُولَئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَأَضَلُّ سَبِيلًا (34)وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُ أَخَاهُ هَارُونَ وَزِيرًا (35) فَقُلْنَا اذْهَبَا إِلَى الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْمِيرًا (36) وَقَوْمَ نُوحٍ لَمَّا كَذَّبُوا الرُّسُلَ أَغْرَقْنَاهُمْ وَجَعَلْنَاهُمْ لِلنَّاسِ آيَةً وَأَعْتَدْنَا لِلظَّالِمِينَ عَذَابًا أَلِيمًا (37) وَعَادًا وَثَمُودَ وَأَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُونًا بَيْنَ ذَلِكَ كَثِيرًا (38) وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ الْأَمْثَالَ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْبِيرًا (39) وَلَقَدْ أَتَوْا عَلَى الْقَرْيَةِ الَّتِي أُمْطِرَتْ مَطَرَ السَّوْءِ أَفَلَمْ يَكُونُوا يَرَوْنَهَا بَلْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ نُشُورًا (40) وَإِذَا رَأَوْكَ إِنْ يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَذَا الَّذِي بَعَثَ اللَّهُ رَسُولًا (41) إِنْ كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ آلِهَتِنَا لَوْلَا أَنْ صَبَرْنَا عَلَيْهَا وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ حِينَ يَرَوْنَ الْعَذَابَ مَنْ أَضَلُّ سَبِيلًا (42) أَرَأَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ إِلَهَهُ هَوَاهُ أَفَأَنْتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا (43) أَمْ تَحْسَبُ أَنَّ أَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ أَوْ يَعْقِلُونَ إِنْ هُمْ إِلَّا كَالْأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ سَبِيلًا (44) أَلَمْ تَرَ إِلَى رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ الظِّلَّ وَلَوْ شَاءَ لَجَعَلَهُ سَاكِنًا ثُمَّ جَعَلْنَا الشَّمْسَ عَلَيْهِ دَلِيلًا (45) ثُمَّ قَبَضْنَاهُ إِلَيْنَا قَبْضًا يَسِيرًا (46) وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ اللَّيْلَ لِبَاسًا وَالنَّوْمَ سُبَاتًا وَجَعَلَ النَّهَارَ نُشُورًا (47) وَهُوَ الَّذِي أَرْسَلَ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِهِ وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً طَهُورًا (48) لِنُحْيِيَ بِهِ بَلْدَةً مَيْتًا وَنُسْقِيَهُ مِمَّا خَلَقْنَا أَنْعَامًا وَأَنَاسِيَّ كَثِيرًا (49) وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُوا فَأَبَى أَكْثَرُ النَّاسِ إِلَّا كُفُورًا (50) وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا فِي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذِيرًا (51) فَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَجَاهِدْهُمْ بِهِ جِهَادًا كَبِيرًا (52) وَهُوَ الَّذِي مَرَجَ الْبَحْرَيْنِ هَذَا عَذْبٌ فُرَاتٌ وَهَذَا مِلْحٌ أُجَاجٌ وَجَعَلَ بَيْنَهُمَا بَرْزَخًا وَحِجْرًا مَحْجُورًا (53) وَهُوَ الَّذِي خَلَقَ مِنَ الْمَاءِ بَشَرًا فَجَعَلَهُ نَسَبًا وَصِهْرًا وَكَانَ رَبُّكَ قَدِيرًا (54) وَيَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ مَا لَا يَنْفَعُهُمْ وَلَا يَضُرُّهُمْ وَكَانَ الْكَافِرُ عَلَى رَبِّهِ ظَهِيرًا (55) وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذِيرًا (56) قُلْ مَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِلَّا مَنْ شَاءَ أَنْ يَتَّخِذَ إِلَى رَبِّهِ سَبِيلًا (57) وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِ وَكَفَى بِهِ بِذُنُوبِ عِبَادِهِ خَبِيرًا (58) الَّذِي خَلَقَ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ الرَّحْمَنُ فَاسْأَلْ بِهِ خَبِيرًا (59) وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ اسْجُدُوا لِلرَّحْمَنِ قَالُوا وَمَا الرَّحْمَنُ أَنَسْجُدُ لِمَا تَأْمُرُنَا وَزَادَهُمْ نُفُورًا (60) تَبَارَكَ الَّذِي جَعَلَ فِي السَّمَاءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَاجًا وَقَمَرًا مُنِيرًا (61) وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ خِلْفَةً لِمَنْ أَرَادَ أَنْ يَذَّكَّرَ أَوْ أَرَادَ شُكُورًا (62) وَعِبَادُ الرَّحْمَنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا (63) وَالَّذِينَ يَبِيتُونَ لِرَبِّهِمْ سُجَّدًا وَقِيَامًا (64) وَالَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا (65) إِنَّهَا سَاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا (66) وَالَّذِينَ إِذَا أَنْـفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذَلِكَ قَوَامًا (67) وَالَّذِينَ لَا يَدْعُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَهًا آخَرَ وَلَا يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلَّا بِالْحَقِّ وَلَا يَزْنُونَ وَمَنْ يَفْعَلْ ذَلِكَ يَلْقَ أَثَامًا (68) يُضَاعَفْ لَهُ الْعَذَابُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَيَخْلُدْ فِيهِ مُهَانًا (69) إِلَّا مَنْ تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَأُولَئِكَ يُبَدِّلُ اللَّهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ وَكَانَ اللَّهُ غَفُورًا رَحِيمًا (70) وَمَنْ تَابَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَإِنَّهُ يَتُوبُ إِلَى اللَّهِ مَتَابًا (71) وَالَّذِينَ لَا يَشْهَدُونَ الزُّورَ وَإِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِ مَرُّوا كِرَامًا (72)

***

وَالَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا بِآيَاتِ رَبِّهِمْ لَمْ يَخِرُّوا عَلَيْهَا صُمًّا وَعُمْيَانًا (73) وَالَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا (74) أُولَئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ بِمَا صَبَرُوا وَيُلَقَّوْنَ فِيهَا تَحِيَّةً وَسَلَامًا (75) خَالِدِينَ فِيهَا حَسُنَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا (76) قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا (77)

***

وَالَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُوا

Va elLaÜIyNa EiÜAv ÜukKıRUv (Va elLaÜIyNa EiÜAv FugGıLUv)

“Ve kendilerine tezkir edildiğinde … kimseler”

Surenin sonu bizim genel hizmetliler dediğimiz aynı zamanda kamu görevlisi olanları yani İslam devletindeki bürokrasiyi anlatır. Bunlar ikiye ayrılır. Biri iktidarda olanlar yani kamu yetkisini kullananlardır. Bunlar dört gruptur; ahlaki, ilmi, siyasi ve mesleki dayanışma ortaklıkları olarak anlatılmıştır; yani mabetler, medreseler/mektepler, kışlalar ve pazar yerlerinin olduğu alanlardır. Geçen derste görevliler, kamu yetkililerinin verdikleri görevleri yerine getiren bürokratlar anlatılmıştır. Bunlar ordu mensupları olan silahlı kuvvetler ve yargı mensupları olarak ifade edilmiştir. Yargı haklı ile haksızı tespit eder, silahlı güç ise yargı kararlarını yerine getirir. Bu sekiz sınıf onlardaki önemli özelliklere temas ederek anlatılır.

Bu seminer bu surenin son semineri olup sekiz kamu kurumundan son ikisini anlatır.

إِذَا gelmektedir, إِنْ gelmemektedir. O halde böyle bir görevli mevcut olacaktır. Onlar hatırlatmayacaklar, onlara hatırlatılacaktır, onlara anlatılacaktır.

ذُكِّرُوا meçhul gelmiştir. Kim anlatacak, kim hatırlatacak?

Kim olursa olsun.

“Onlar her söze kulak verirler ve en iyisine uyarlar.” (Zümer 39/18)

Burada إِذَا‘nın gelmesinden ve fiilin meçhul olmasından anlıyoruz ki halk hatırlatacak, halk tezkir edecektir.

Devlette öyle bir kurum olacaktır. Halkın görüşlerini ve yapılması gerekenleri bu kamu kuruluşuna anlatacaklardır. Kamu görevlileri de bunları dinlemek zorundadırlar. Bugünkü anayasalarda halka şikâyet ve ihbar hakkı tanınmıştır. Başvurulara en kısa zamanda cevap verme yükümlülüğü getirilmiştir.

Adil Düzen’e Göre İnsanlık Anayasasında 25 Genel Hizmetten biri de Takip’tir. Kişi bir dilekçe verdi mi muhasebeye girer ve görevliler arasında dolaşmaya başlar. Bu dolaşım muhasebe kayıtlarından takip edilebilir. Takip görevlileri müracaatları takip ederler. Evraktaki bürokratların çalışmalarını gözetlerler. Hizmetin yürümemesinin sebebi personelin ihmali ise bunu yargı takip eder. Ama aksamalar sistemden doğuyorsa işte burada görüşleri alırlar. Sorunların çözümlenmesi için sistemdeki değişimleri değerlendirirler. Kendileri halkın önerilerini değerlendirerek sistemdeki sorunları çözerler.

Muhasebede plan proje kısmında bu anlatılır. Halk ahlaki dayanışma sorumlularına ihtiyaçlarını, imkânlarını, çözüm yollarını önerir. Ahlaki dayanışma sorumluları da takip görevlilerine konuyu aktarırlar ve üzerinde durmalarını isterler. Bunun için kamu bütçesinden fon ayrılır.

Ortaklık düzeninde ücretli kamu görevlileri yoktur. Herkes ehliyetine göre kamu görevi yapma yetkisine sahiptir. Herkes kendi kendisini görevlendirir. İktidarda olanlar görevlilere emretmezler. Kendilerine bütçeden ayrılmış görev bonolarını hizmete ayırırlar. Kim önce talip olursa ona ihale etmiş olurlar. Sasaniler’de de böyle kamu senedinin adı “çek”tir. Araplar Ç harfini söyleyemedikleri için çekin adı fıkıhta “صك” olmuştur. Batılılar da “çek/cheque” şeklinde söylerler.

Biz buna “kamu bonosu” diyoruz; semtlerde “semt bonosu” denir.

Bucaklarda bucak bonosu, illerde il bonosu, ülkelerde ülke bonosu, insanlıkta ise insanlık bonosudur, altın bonodur.

Akevler’in bu insanlık bonosunu tanımlayıp her hafta ilan etmesi gerekir. Neden olduğunu bilmediğim sebeplerden dolayı bir türlü yapılmaz.

... ... ... 

VE EN SON BÖLÜM 

YORUM

Sure âlemlere yani tüm topluluklara nezir olmak üzere kamu görevlilerinden bahisle başlamıştır. Nihayetinde sekiz kamu görevlisini anlatır. Sonra insanlığın bunu tekzip edeceğini bildirir. Akıbetin ilerde لِزَام  olacağı ile sona erer.

Akevler’de bu çalışmalara 50 yıl önce başlanmıştır. Furkan çalışmaları yapılmıştır. Çalışmalara katılanlarda hemen başarı görülmüştür.

Kimileri çalışmaları terk edip Sermayenin oltalarına takılmışlardır. Şimdi oralarda çırpınıp dururlar. Bunun son örneği Güngören’dir.

Buna karşılık Akevler 50 senedir tekzip edenlere karşı direnmiş ve kendi yolunda çalışmaya devam etmiştir. Gerektiği kadar imkânları da Allah vermiştir, vermeye devam etmektedir. Akevler çalışmasının en büyük başarısı Kur’an’ın güncel yorumunu yapmak ve Kur’an’dan öğrendiklerini Akevler kooperatiflerinde uygulamaya çalışmak olmuştur.

Yenibosna’da ilmi çalışmalar, Yalova’da ameli çalışmalar devam etmektedir.

İzmir Akevler’de de yeni hamleler yapma hazırlığı vardır.

Üsküdar yeni kooperatif kurdu ve faaliyettedir.

Medhal kooperatiflere sahiptir ama Güngören darbesi ile bir sarsıntı geçirmiştir. Duamız Güngören Medhal’in yeniden faaliyete geçmesidir.

Ankara henüz kooperatifini kuramamıştır.

Tüm işaretler Yalova Ar-Ge merkezine yönelmektedir. Bu seminerleri takip edenler Yalova Ar-Ge merkezine kulak versinler. Gerek on bin ortaklı Ar-Ge merkezine gerekse Yenibosna çalışmalarına katılsınlar, paralarından çok bedenleri ile.

SURENIN HITAMINA ULAŞTIRAN RABBIMIZE HAMD OLSUN...

Öz Türkçe ile:

“‘Eğer yakarmanız olmasaydı Yetiştiricim size ne iş verecekti? Şimdi yalanlıyorsunuz. İleride yapışık olacaktır.’ De.”

Kur’an kelimeleri ile:

“Eğer duanız olmasa Rabbim size niye a’be etsin, fakat tekzib ettiniz sonra lizam olur diye kavlet”.

QuL MAv YaGBaEu BiKuM RabBIy LaVLAv DUuGAvEuKuM FaQaD KaüÜaBTuM Fa SaVFa YaKUvNu LiZAvMan

قُلْ مَا يَعْبَأُ بِكُمْ رَبِّي لَوْلَا دُعَاؤُكُمْ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا (77)

İstanbul, Yenibosna; 18 NİSAN 2020

SÜLEYMAN KARAGÜLLE

Yayına Hazırlayanlar: REŞAT NURİ EROL,

SÜLEYMAN AKDEMİR, TAYİBET ERZEN

resatnurierol@gmail.com (0532) 246 68 92

***

TAMAMI "SEMİNERLER"DE... 

VE'S-SELAM MEA'D-DUA... 




Reşat Nuri Erol
25.04.2020
05:33


http://islammedeniyetivakfi.com/  


İSLAM MEDENİYETİ dergimiz yeni/den yayımlandı...

(HAKEMLİ AKADEMİK DERGİ olarak yayımlandı)

Dergiye yukarıdaki linklerden ulaşabilirsiniz... 
Tüm istediklerinize ulaştırabilirsiniz...
Selam ve sağlık dualarımızla...
İslam Medeniyeti Vakfı
Başkan Reşat EROL 

***

Not:

Bu çalışmamızı da daima değerlendirebilirsiniz; 

(İSLAM MEDENİYETİ VAKFI - KUR'AN'I ANLAMA USULÜ ÇALIŞMALARI)

https://www.youtube.com/channel/UCFo3tKrGvXdcWpcpSXwpLfg


KUR'AN ÜZERİNDE ÇALIŞMANIN 

DAHA DA DEĞERLENDİĞİ GÜNLERDEYİZ

ALLAH KUR'ANI ANLAMA USULÜ ÜZERİNDE ÇALIŞMAYI

VE GEREĞİNİ YAPMAYI YANİ UYGULAMAYI CÜMLEMİZE NASİP EYLESİN...







Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 5
27.11.2020 37 Okunma
4 Yorum 27.11.2020 11:14
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 4
26.11.2020 96 Okunma
2 Yorum 26.11.2020 09:52
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 3
25.11.2020 114 Okunma
1 Yorum 25.11.2020 12:52
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 2
24.11.2020 100 Okunma
2 Yorum 24.11.2020 12:47
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-17
22.11.2020 115 Okunma
2 Yorum 23.11.2020 09:25
Reşat Nuri Erol
Reform, yeni reformlar, yeni uygarlık ve … - 1
23.11.2020 112 Okunma
2 Yorum 23.11.2020 09:24
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-16
20.11.2020 159 Okunma
1 Yorum 20.11.2020 10:36
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-15
19.11.2020 119 Okunma
1 Yorum 19.11.2020 10:22
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-14
17.11.2020 139 Okunma
1 Yorum 17.11.2020 10:27
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-13
16.11.2020 139 Okunma
4 Yorum 16.11.2020 09:23
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-12
15.11.2020 160 Okunma
4 Yorum 15.11.2020 08:36
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-11
14.11.2020 153 Okunma
4 Yorum 14.11.2020 11:29
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-10
13.11.2020 140 Okunma
4 Yorum 13.11.2020 11:59
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 9
12.11.2020 141 Okunma
4 Yorum 12.11.2020 10:17
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 8
11.11.2020 156 Okunma
4 Yorum 11.11.2020 09:02
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 7
9.11.2020 167 Okunma
5 Yorum 09.11.2020 09:41
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 6
8.11.2020 164 Okunma
5 Yorum 08.11.2020 08:21
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 5
5.11.2020 224 Okunma
5 Yorum 05.11.2020 11:18
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’-4, MİLLÎ GA
4.11.2020 161 Okunma
4 Yorum 04.11.2020 11:23
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 3
3.11.2020 168 Okunma
4 Yorum 03.11.2020 11:40
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye’ - 2
2.11.2020 164 Okunma
3 Yorum 02.11.2020 09:55
Reşat Nuri Erol
‘Geçmiş olsun İzmir, Allah korusun Türkiye…’
1.11.2020 194 Okunma
4 Yorum 01.11.2020 11:09
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-22
31.10.2020 161 Okunma
4 Yorum 31.10.2020 11:10
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-21
30.10.2020 162 Okunma
5 Yorum 30.10.2020 10:10
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-20
29.10.2020 172 Okunma
4 Yorum 29.10.2020 09:44
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-19
28.10.2020 217 Okunma
5 Yorum 28.10.2020 09:36
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-18
27.10.2020 184 Okunma
5 Yorum 27.10.2020 09:43
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-17
26.10.2020 177 Okunma
4 Yorum 26.10.2020 10:05
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-13
20.10.2020 234 Okunma
6 Yorum 25.10.2020 11:25
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-14
21.10.2020 214 Okunma
6 Yorum 25.10.2020 11:24
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-16
25.10.2020 195 Okunma
5 Yorum 25.10.2020 11:15
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-15
22.10.2020 208 Okunma
5 Yorum 25.10.2020 11:15
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-12
19.10.2020 234 Okunma
7 Yorum 19.10.2020 10:38
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-11
18.10.2020 295 Okunma
7 Yorum 18.10.2020 14:23
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-9
16.10.2020 231 Okunma
6 Yorum 17.10.2020 10:49
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-10
17.10.2020 252 Okunma
6 Yorum 17.10.2020 10:47
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-7
13.10.2020 268 Okunma
7 Yorum 16.10.2020 20:15
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-8
15.10.2020 250 Okunma
8 Yorum 16.10.2020 20:14
Mete Firidin
Naram Sin
25.7.2012 7496 Okunma
5 Yorum 15.10.2020 19:50
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-4
10.10.2020 248 Okunma
6 Yorum 14.10.2020 07:44
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-5
11.10.2020 276 Okunma
6 Yorum 14.10.2020 07:43
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-6
12.10.2020 276 Okunma
7 Yorum 14.10.2020 07:41
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-3
9.10.2020 248 Okunma
5 Yorum 10.10.2020 09:48
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve...-2
8.10.2020 252 Okunma
5 Yorum 08.10.2020 09:06
Reşat Nuri Erol
Dünya düzeni ya düzelecek ya da batacak ve …
6.10.2020 352 Okunma
7 Yorum 06.10.2020 14:59
Reşat Nuri Erol
Bir hikâyeden; ‘şimdi bana duygularını söyle…’
5.10.2020 328 Okunma
6 Yorum 06.10.2020 13:43
Reşat Nuri Erol
Koronavirüs vesilesiyle köyü yeniden hatırladık!
4.10.2020 289 Okunma
5 Yorum 05.10.2020 08:07
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-7
3.10.2020 389 Okunma
5 Yorum 05.10.2020 08:06
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-6
1.10.2020 279 Okunma
6 Yorum 05.10.2020 08:05
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-5
30.9.2020 285 Okunma
6 Yorum 05.10.2020 08:04