Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-19
22.03.2020
4981 Okunma, 5 Yorum

 

‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-19

Şubat ve Mart aylarında olmamız vesilesiyle hangi önemli hatırlatmaları yapıyoruz?

Şubat ve Mart ayında Erbakan’ı anmak, anlamak, gereğini yapmak ve bunu sadece bu aylara münhasır kılmaksızın 12 aya yaymak… Yani… Necmettin Erbakan Hocamız gibi bütün bu anlatılanları gerçekleştirmek için hep çalışmak, ÇALIŞMAK...

Önceki ilk yazımızda ne dedik?

-‘Adİl Düzen’ dedikçe Erbakan’ı anmak…

Sonraki yazı dizimizde ne diyoruz?

-‘Gİzlİ Dünya Devletİ’ dedikçe Erbakan’ı anmak…

Birinci yazıda sözünü ettiğimiz ‘Adil Düzen’ ve diğer önemli detaylarıyla ‘Adil Ekonomik Düzen, Adil Dünya Düzeni’ nedir?

Bu vesileyle ayrıca ve özellikle dünyaya yayılan corona virüsünden ve buna istinaden yaşanan karmaşadan dolayı bir de özellikle ‘Adİl Düzene Göre İnsanlık Anayasası’ çalışmalarımızı ve kitaplarımızı da analım ve hatırlatalım...

‘Adİl Düzen, Adİl Ekonomİk Düzen, Adİl Dünya Düzenİ’ demek ‘TEDAVİ REÇETESİ’ demektir; yani çağımızda ‘Sosyal Tufan’ seviyesine varan dinî-ilmî-iktisadî, idarî/siyasi ve SAĞLIK sorunlarımızın tamamının tedavi reçetesidir.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan hayatı boyunca bütün bunları daima sistematik bir şekilde anlattı, yazdı ve kokusu mesabesinde de olsa 54. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı olarak kısmen uyguladı; bize düşen görev ise tamamını uygulamaktır…

Bunu her vesileyle hep hatırlatıyorum, hatırlatmaya devam edeceğim… Nitekim Erbakan’ı anma günleri olan bu günlerde, haftalarda, aylarda… Bir taraftan SURİYE SORUNU vesilesiyle ülkemizde ve dünyada yaşananlar… Diğer taraftan Çin’den başlayıp dünyaya yayılan bir virüs vesilesiyle yaşananlar da Erbakan Hocamızı daha derinlemesine ve daha farklı şekilde anmamıza vesile oldu… Mekânı cennet olsun…

Erbakan Hocamızın GDD kitabının bu bölümüne koyduğu kısımla bitirelim:

"KUVVET VE KUDRET SAHİBİ YALNIZ CENAB-I ALLAH'TIR"

Kur'an-ı Kerim'de Cenabı Hak şöyle buyuruyor:

"Gerçekten onlar düzenlerini kurmuşlardı. Hâlbuki dağları oynatacak olsa bile bu düzenleri hep Allah'ın elindeydi..." (İbrahim Suresi, 46)

Allah onları çepeçevre sarmıştır; tuzaklarını da...

Dağları bile yerinden oynatacak güçte ve kuvvette oyunlar ve tuzaklar hazırlasalar da yine Allah'ın elindedirler. Dağ hem ağırlığın simgesi hem de katılığın işaretidir. Hareket ettirip yerinden oynatmak ifadesi ise imkânsızlığı dile getirmektedir. Ama böyle de olsa onların hilesi ve oyunu Allah'a meçhul değildir. Kudreti İlâhînin uzanamayacağı kadar uzak, gizli değildir.

Hayır, Allah her şeyin yanında hazır ve nazırdır ve dilediği gibi hareket eder:

"Sakın Allah'ın Peygamberlerine verdiği vaadinden cayacağını sanma. Muhakkak Allah Aziz'dir, intikam sahibidir..." (İbrahim Suresi, 47)

Şu halde bu tuzakların ve bu oyunların hiç bir tesiri yoktur. Allah'ın peygamberlerine vaat ettiği zafer ve yardımını da engelleyecek değildir. Allah dilerse zalimleri güçlü ve kuvvetli olarak alır ve yok eder: "Muhakkak ki Allah Aziz'dir, intikam sahibidir" Zalimi başıboş bırakmaz. Oyun kuranı kendi hâline terk edip kurtarmaz. Buradaki intikam kelimesi zulüm ve oyun kelimesine gereken anlamı veriyor. Şu halde oyun yapan zalim intikamı hak etmiştir. Allah'a göre intikam hile ve oyunlarının mukabili olarak azaplandırılmalarıdır. Çünkü ancak ceza ile Adalet-i İlâhî tahakkuk eder. (Fî Zilâli’l-Kur'an, Cilt 9, sayfa 83-84)

Evet… Erbakan Hocamızı yeri ve zamanı geldikçe hep anmaya devam ediyoruz ya; Necmettin Erbakan’ı bir de ‘ADİL DÜNYA DÜZENİ’ dedikçe anmamız gerekmekte…

ERBAKAN Hocamızı ADİL DÜNYA DÜZENİ’ni gerçekleştİrerek analım, anlayalım ve gereğini yapalım... Ve’s-SELAM/BARIŞ mea’d-DUA.. DUA.. DUA…

Not: ‘GİZLİ DÜNYA DEVLETİ’ kitabı Millî Gazete yayınlarından tedarik edilebilir.

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
22.03.2020
09:10

MİLLÎ GAZETE

Gizli Dünya Devleti dedikçe Erbakan’ı anmak-19

Şubat ve Mart aylarında olmamız vesilesiyle hangi önemli hatırlatmaları yapıyoruz?

Şubat ve Mart ayında Erbakan’ı anmak, anlamak, gereğini yapmak ve bunu sadece bu aylara münhasır kılmaksızın 12 aya yaymak… Yani… Necmettin Erbakan Hocamız gibi bütün bu anlatılanları gerçekleştirmek için hep çalışmak, ÇALIŞMAK...

Önceki ilk yazımızda ne dedik?

-ADİL DÜZEN dedikçe ERBAKAN’ı anmak…

Sonraki yazı dizimizde ne diyoruz?

-GİZLİ DÜNYA DEVLETİ dedikçe Erbakan’ı anmak…

Birinci yazıda sözünü ettiğimiz Adil Düzen ve diğer önemli detaylarıyla Adil Ekonomik Düzen, Adil Dünya Düzeni nedir?

Bu vesileyle ayrıca ve özellikle dünyaya yayılan koronavirüsten ve buna istinaden yaşanan karmaşadan dolayı bir de özellikle ADİL DÜZENE GÖRE İNSANLIK ANAYASASI çalışmalarımızı ve kitaplarımızı da analım ve hatırlatalım...

ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN, ADİL DÜNYA DÜZENİ demek TEDAVİ REÇETESİ demektir; yani çağımızda SOSYAL TUFAN seviyesine varan dinî-ilmî-iktisadî, idarî/siyasi ve SAĞLIK sorunlarımızın tamamının tedavi reçetesidir.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan hayatı boyunca bütün bunları daima sistematik bir şekilde anlattı, yazdı ve kokusu mesabesinde de olsa 54. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı olarak kısmen uyguladı; bize düşen görev ise tamamını uygulamaktır…

Bunu her vesileyle hep hatırlatıyorum, hatırlatmaya devam edeceğim… Nitekim Erbakan’ı anma günleri olan bu günlerde, haftalarda, aylarda… Bir taraftan SURİYE SORUNU vesilesiyle ülkemizde ve dünyada yaşananlar… Diğer taraftan Çin’den başlayıp dünyaya yayılan bir virüs vesilesiyle yaşananlar da Erbakan Hocamızı daha derinlemesine ve daha farklı şekilde anmamıza vesile oldu… Mekânı cennet olsun…

Erbakan Hocamızın GDD kitabının bu bölümüne koyduğu kısımla bitirelim:

“KUVVET VE KUDRET SAHİBİ YALNIZ CENAB-I ALLAH'TIR

Kur'an-ı Kerim'de Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:

‘Gerçekten onlar düzenlerini kurmuşlardı. Hâlbuki dağları oynatacak olsa bile bu düzenleri hep Allah'ın elindeydi...’ (İbrahim Suresi, 46).

Allah onları çepeçevre sarmıştır; tuzaklarını da...

Dağları bile yerinden oynatacak güçte ve kuvvette oyunlar ve tuzaklar hazırlasalar da yine Allah'ın elindedirler. Dağ hem ağırlığın simgesi hem de katılığın işaretidir. Hareket ettirip yerinden oynatmak ifadesi ise imkânsızlığı dile getirmektedir. Ama böyle de olsa onların hilesi ve oyunu Allah'a meçhul değildir. Kudreti İlâhînin uzanamayacağı kadar uzak, gizli değildir.

Hayır, Allah her şeyin yanında hazır ve nazırdır ve dilediği gibi hareket eder:

‘Sakın Allah'ın Peygamberlerine verdiği vaadinden cayacağını sanma. Muhakkak Allah Aziz'dir, intikam sahibidir...’ (İbrahim Suresi, 47)

Şu halde bu tuzakların ve bu oyunların hiçbir tesiri yoktur. Allah'ın peygamberlerine vaat ettiği zafer ve yardımını da engelleyecek değildir. Allah dilerse zalimleri güçlü ve kuvvetli olarak alır ve yok eder: ‘Muhakkak ki Allah Aziz'dir, intikam sahibidir.’ Zalimi başıboş bırakmaz. Oyun kuranı kendi hâline terk edip kurtarmaz. Buradaki intikam kelimesi zulüm ve oyun kelimesine gereken anlamı veriyor. Şu halde oyun yapan zalim intikamı hak etmiştir. Allah'a göre intikam hile ve oyunlarının mukabili olarak azaplandırılmalarıdır. Çünkü ancak ceza ile Adalet-i İlâhî tahakkuk eder.” (Fî Zilâli’l-Kur'an, Cilt 9, sayfa 83-84)

Evet… Erbakan Hocamızı yeri ve zamanı geldikçe hep anmaya devam ediyoruz ya; Necmettin Erbakan’ı bir de ADİL DÜNYA DÜZENİ dedikçe anmamız gerekmekte…

ERBAKAN Hocamızı ADİL DÜNYA DÜZENİ’ni GERÇEKLEŞTİREREK analım, anlayalım ve gereğini yapalım... Ve’s-SELAM/BARIŞ mea’d-DUA… DUA... DUA…

Not: GİZLİ DÜNYA DEVLETİ kitabı Millî Gazete yayınlarından tedarik edilebilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

22 Mart 2020
Reşat Nuri Erol
22.03.2020
09:12


Reşat Nuri Erol
22.03.2020
09:15


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1056

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1056. Hafta - 21 MART 2020 - Fiyatı: www.akevler.org’a tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1056. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

“İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

Virüs! (Kovid-19) vs. !!! 

Kur’an bunlara karşı ne gibi tedbirler almıştır?

Bizi ilgilendiren budur, biz bu tedbirleri almalıyız

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*“SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-17

‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-18

‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-19

Reşat Nuri EROL

 

***

 

FURKAN SÛRESİ- 9. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

تَبَارَكَ الَّذِي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلَى عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا (1) الَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْدِيرًا (2) وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِهِ آلِهَةً لَا يَخْلُقُونَ شَيْئًا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِأَنْفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيَاةً وَلَا نُشُورًا (3)وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلَّا إِفْكٌ افْتَرَاهُ وَأَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ آخَرُونَ فَقَدْ جَاءُوا ظُلْمًا وَزُورًا (4) وَقَالُوا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلَى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا (5) قُلْ أَنْزَلَهُ الَّذِي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ إِنَّهُ كَانَ غَفُورًا رَحِيمًا (6) وَقَالُوا مَا لِهَذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْشِي فِي الْأَسْوَاقِ لَوْلَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذِيرًا (7) أَوْ يُلْقَى إِلَيْهِ كَنْزٌ أَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَا وَقَالَ الظَّالِمُونَ إِنْ تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا (8) انْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْأَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا (9)تَبَارَكَ الَّذِي إِنْ شَاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذَلِكَ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا (10) بَلْ كَذَّبُوا بِالسَّاعَةِ وَأَعْتَدْنَا لِمَنْ كَذَّبَ بِالسَّاعَةِ سَعِيرًا (11) إِذَا رَأَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَعِيدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا (12) وَإِذَا أُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّنِينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًا (13) لَا تَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَثِيرًا (14) قُلْ أَذَلِكَ خَيْرٌ أَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ كَانَتْ لَهُمْ جَزَاءً وَمَصِيرًا (15) لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَاءُونَ خَالِدِينَ كَانَ عَلَى رَبِّكَ وَعْدًا مَسْئُولًا (16) وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ فَيَقُولُ أَأَنْتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِي هَؤُلَاءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّبِيلَ (17) قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغِي لَنَا أَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَاءَ وَلَكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَآبَاءَهُمْ حَتَّى نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا (18) فَقَدْ كَذَّبُوكُمْ بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا وَمَنْ يَظْلِمْ مِنْكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا (19) وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْأَسْوَاقِ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا (20) وَقَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا لَوْلَا أُنْزِلَ عَلَيْنَا الْمَلَائِكَةُ أَوْ نَرَى رَبَّنَا لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا فِي أَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْا عُتُوًّا كَبِيرًا (21) يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلَائِكَةَ لَا بُشْرَى يَوْمَئِذٍ لِلْمُجْرِمِينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَحْجُورًا (22) وَقَدِمْنَا إِلَى مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَاهُ هَبَاءً مَنْثُورًا (23) أَصْحَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُسْتَقَرًّا وَأَحْسَنُ مَقِيلًا (24) وَيَوْمَ تَشَقَّقُ السَّمَاءُ بِالْغَمَامِ وَنُزِّلَ الْمَلَائِكَةُ تَنْزِيلًا (25) الْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ الْحَقُّ لِلرَّحْمَنِ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى الْكَافِرِينَ عَسِيرًا (26) وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلَى يَدَيْهِ يَقُولُ يَالَيْتَنِي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَبِيلًا (27) يَاوَيْلَتَا لَيْتَنِي لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا (28) لَقَدْ أَضَلَّنِي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَاءَنِي وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْإِنْسَانِ خَذُولًا (29) وَقَالَ الرَّسُولُ يَارَبِّ إِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هَذَا الْقُرْآنَ مَهْجُورًا (30) وَكَذَلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا مِنَ الْمُجْرِمِينَ وَكَفَى بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَصِيرًا (31) وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ جُمْلَةً وَاحِدَةً كَذَلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْتِيلًا (32) وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ إِلَّا جِئْنَاكَ بِالْحَقِّ وَأَحْسَنَ تَفْسِيرًا (33) الَّذِينَ يُحْشَرُونَ عَلَى وُجُوهِهِمْ إِلَى جَهَنَّمَ أُولَئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَأَضَلُّ سَبِيلًا (34)وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَجَعَلْنَا مَعَهُ أَخَاهُ هَارُونَ وَزِيرًا (35) فَقُلْنَا اذْهَبَا إِلَى الْقَوْمِ الَّذِينَ كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا فَدَمَّرْنَاهُمْ تَدْمِيرًا (36) وَقَوْمَ نُوحٍ لَمَّا كَذَّبُوا الرُّسُلَ أَغْرَقْنَاهُمْ وَجَعَلْنَاهُمْ لِلنَّاسِ آيَةً وَأَعْتَدْنَا لِلظَّالِمِينَ عَذَابًا أَلِيمًا (37) وَعَادًا وَثَمُودَ وَأَصْحَابَ الرَّسِّ وَقُرُونًا بَيْنَ ذَلِكَ كَثِيرًا (38) وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ الْأَمْثَالَ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْبِيرًا (39) وَلَقَدْ أَتَوْا عَلَى الْقَرْيَةِ الَّتِي أُمْطِرَتْ مَطَرَ السَّوْءِ أَفَلَمْ يَكُونُوا يَرَوْنَهَا بَلْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ نُشُورًا (40) وَإِذَا رَأَوْكَ إِنْ يَتَّخِذُونَكَ إِلَّا هُزُوًا أَهَذَا الَّذِي بَعَثَ اللَّهُ رَسُولًا (41) إِنْ كَادَ لَيُضِلُّنَا عَنْ آلِهَتِنَا لَوْلَا أَنْ صَبَرْنَا عَلَيْهَا وَسَوْفَ يَعْلَمُونَ حِينَ يَرَوْنَ الْعَذَابَ مَنْ أَضَلُّ سَبِيلًا (42) أَرَأَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ إِلَهَهُ هَوَاهُ أَفَأَنْتَ تَكُونُ عَلَيْهِ وَكِيلًا (43) أَمْ تَحْسَبُ أَنَّ أَكْثَرَهُمْ يَسْمَعُونَ أَوْ يَعْقِلُونَ إِنْ هُمْ إِلَّا كَالْأَنْعَامِ بَلْ هُمْ أَضَلُّ سَبِيلًا (44)

 

***

 

أَلَمْ تَرَ إِلَى رَبِّكَ كَيْفَ مَدَّ الظِّلَّ وَلَوْ شَاءَ لَجَعَلَهُ سَاكِنًا ثُمَّ جَعَلْنَا الشَّمْسَ عَلَيْهِ دَلِيلًا (45) ثُمَّ قَبَضْنَاهُ إِلَيْنَا قَبْضًا يَسِيرًا (46) وَهُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ اللَّيْلَ لِبَاسًا وَالنَّوْمَ سُبَاتًا وَجَعَلَ النَّهَارَ نُشُورًا (47) وَهُوَ الَّذِي أَرْسَلَ الرِّيَاحَ بُشْرًا بَيْنَ يَدَيْ رَحْمَتِهِ وَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً طَهُورًا (48) لِنُحْيِيَ بِهِ بَلْدَةً مَيْتًا وَنُسْقِيَهُ مِمَّا خَلَقْنَا أَنْعَامًا وَأَنَاسِيَّ كَثِيرًا (49) وَلَقَدْ صَرَّفْنَاهُ بَيْنَهُمْ لِيَذَّكَّرُوا فَأَبَى أَكْثَرُ النَّاسِ إِلَّا كُفُورًا (50) وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا فِي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذِيرًا (51) فَلَا تُطِعِ الْكَافِرِينَ وَجَاهِدْهُمْ بِهِ جِهَادًا كَبِيرًا (52)

 

***

 

أَلَمْ تَرَ إِلَى رَبِّكَ

EaLaM TaRa EiLAv RabBiKa KaYFa MadDa elJilLa (EaLAM FaGaLa EiLAy FaGLiKa KayFa FaGaLa eLFıGLa)

“Rabbini rey etmedin mi? Zıll’i nasıl meddetti?”

Bundan önce أَرَأَيْتَ (43. ayet) geçmişti. “Benim hiç böyle bir şey yaptığımı gördün mü?” derseniz bu, yapmadım demektir. “Ben daha önce böyle yapmadım mı?” dersem yaptım anlamı çıkar. Bundan önce hevasını ittihaz edeni görmedin bilmiyorsun şeklindedir. Şimdi ise ‘görmedin’ gördün, biliyorsun anlamındadır. Demek ki gölgeyi bileceğiz, bilmekteyiz demektir.

İnsanlık tarihinde gölgenin çok önemi vardır. İlk insanlar vakitleri Güneş ile tayin etmeye başladılar ama ölçemiyorlardı. Sonra Güneşin dağlardaki aksi ile zamanlarını tayin ettiler. Memleketimde biz Güneş şuraya indi artık işe gitme zamanıdır, Güneş buraya indi artık çobanlar hayvanlarını toplamaya başlarlar deriz. Ot keserseniz o otu o gün kurutup kaldıracaksınız. Ondan dolayı ikindiden sonra ot kesilmez. Onu da Güneşin dağlardan görünmesiyle bilirsiniz. İlk defa Mezopotamya’da bir sopa diktiler ve gölge saat yaptılar. Bugün namaz vakitlerini hala gölge ile hesaplıyoruz. Sarkaçlı kuyuda yaylı saat bulunmadan önce insanlar hep Güneş saati kullandılar. Gölge sayesinde yeryüzündeki yarlar tespit edilmektedir. Uzayda yolculuk ancak gölge hesapları ile yapılmaktadır.

Bu ayet Allah’ın o uygarlık nimetini anlatır. Gölge sayesinde trigonometri doğdu. Trigonometri sayesinde matematik gelişti ve bugünkü uygarlık doğdu. Bugün hesap yapmadan bir adım atamazsınız. O halde bugünkü uygarlığı bize öğreten gölgedir. Bundan dolayı إِلَى رَبِّكَ denir yani uygarlaştıran Rabbinin yaptıklarına bakmadın mı diyor.

Biz de şimdi namaz ve oruç vakitlerini hesaplarken hep gölge verilerine başvuruyorduk. Şeyma ile çalışmaya başlamıştık, beni yarı yolda bıraktı. Rabbi bu ayetle ona görevini hatırlatıyor. Recep de usulü bıraktı.

رَآهُ ‘onu gördü’ anlamındadır. Sadece ondan gelen mesajları algıladı demektir.  رَأَى إِلَيْهِ demek onun üzerinde düşünmedi mi, hesap kitap yapmadı mı demektir. Bu ayet aynı zamanda asrımızın astronomi ilmindeki başarılara işaret eder. Bu sayede kâinatın en ücra yerlerini görebiliyoruz. İlk yaratıldığından beri kâinatın tarihini okuyabiliyoruz. Bunun temeli gölge saatlerdir.

Bir dik direğin gölgesinin izini yerde çizerseniz birçok bilgiler elde edersiniz. Yerde yaptığınız işaretlerde dikeceğiniz direği yeteri kadar büyük seçerseniz saliseleri hatta femtosaniyeleri dahi hesaplarsınız. Günlük gölge çizgileri gölgelere göre kayar. Böylece senenin hangi gününde olduğunuzu da net olarak ölçersiniz. Gölge en kısa olduğu zamanki uzunluk ise size hangi enlemde olduğunuzu bildirir. Birden fazla zamandaki gölge uzunluklarını karşılaştırarak boylamı da bulursunuz. Yani gölge sayesinde hem zamanınızın yerini hem de mekânınızın yerini bulursunuz.

Bugün de bilgisayarlar hep gölge sayesinde bunları bilir.

Nasıl meddettiğini biliyorsun re’yediyorsun diyor.

Sosyal olayları anlatırken birden gölge konusuna geçmekle surenin zamanımıza baktığını gösterir. Bugün Ay’ın Yer’den uzaklığı cm boyutunda ölçülür. Gök cisimlerinin yer ve zamanları çok incesine kadar hesaplanır. Bu sureyi okurken ona göre yorumlayın. Üçüncü binyılın inceliklerini anlatır.


...

DEVAMI VE TAMAMI

"SEMİNERLER'DE...


Reşat Nuri Erol
24.03.2020
10:51


Yorumlar

(1)
01

Can Dere - Tuzak kuranların en hayırlısı Allah'tır. Erbakan hocam, seni Hans'tan önce anlayamadılar maalesef!

Yanıtla.1İptal.0Beğenme22 Mart 23:29




Reşat Nuri Erol
27.03.2020
08:09


Yorumlar

(2)
02

Müslüm - Sağlığında rahmetli Erbakanı anlayamadık.Bizim insanımızın huyudur zaten.İnsanlar rahmetli olduktan sonra övgüler dizeriz.Gerçek şuki bundan 20 yıl önce söyledikleri bir bir gerçekleşti.Düzen partilerinden bir hayır gelmeyeceği açıkça ortaya çıktı.Bir virüs bunların kime hizmet ettiklerini ortaya çıkardı.Garip gurabaya,emekliye,işsize,işçiye,köylüye,küçük esnafa hiç bir şey yok.Afedersiniz unuttum 65 yaşını geçenlere kolonya,maske ve baston var.

Yanıtla.0Beğen.0Beğenme23 Mart 22:10

Can Dere - Tuzak kuranların en hayırlısı Allah'tır. Erbakan hocam, seni Hans'tan önce anlayamadılar maalesef!





Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
‘Aşmanın Sanatı’ yani bir şeylerin esiri olmamak
24.09.2026 497 Okunma
1 Yorum 24.09.2026 07:40
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 679 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Hüseyin Bağdatlı
ALPERENLERİN VEBALİ
23.09.2026 118 Okunma
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 680 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 804 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 169 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 851 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 271 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 965 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 201 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 1028 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 189 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 916 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1104 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 958 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1075 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 984 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1130 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 255 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 1097 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 1156 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 1158 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1227 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 247 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 290 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 291 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1464 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1516 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1250 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 219 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1238 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 421 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 275 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 307 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1246 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 426 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1223 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 220 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 197 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 189 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 190 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 218 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 221 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 197 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 210 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 203 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 191 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 231 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 196 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 216 Okunma


© 2026 - Akevler