Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-11
7.03.2020
4912 Okunma, 5 Yorum

 

‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-11

Şubat ayında Erbakan’ı anmak, anlamak, gereğini yapmak ve bunu sadece Şubat ayına münhasır kılmaksızın 12 aya yaymak yani Necmettin Erbakan Hoca gibi hep çalışmak.

İlk yazımızda ne dedik? -Adİl Düzen’ dedikçe Erbakan’ı anmak…

Adİl Düzen, Adİl Ekonomİk Düzen, Adİl Dünya Düzenİ’ demek ‘TEDAVİ REÇETESİ’ demektir; yani çağımızda ‘Sosyal Tufan’ seviyesine varan dinî-ilmî-iktisadî, idarî/siyasi sorunlarımızın tamamının tedavi reçetesidir.

‘GİZLİ DÜNYA DEVLETİ’ kitabındaki ilgili bölümlerle devam ediyoruz…

MÜSLÜMAN OLMAK NE DEMEKTİR?

"Müslüman" demek; lügatteki kelime manası itibariyle (Allah'ın emirlerine teslim olmuş) kimse demektir. Müslüman olabilmek için bir insanın: Kelime-i Tevhid'i yani (La ilahe illallah Muhammedün Resulullah) sözünü bilerek kalbiyle tasdik ederek diliyle söylemiş olması gerekir. Kelime-i Tevhid'in içindeki (La ilahe illallah Muhammedün Resulullah) sözünün manası ise Allah'tan başka ilâh yoktur, Hz. Muhammed (S.A.V) Allah'ın elçisidir demektir. Ancak bu sözün manasının iyice anlaşılabilmesi için Arapça bir kelime olan İLAH kelimesinin manasının iyice bilinmesi zaruridir. Arapça lisanı veciz bir lisandır. Diğer pek çok lisanlardan üstünlük arz eden meziyetleri yanında Arapça lisanının veciz bir lisan olmasının manası kısa bir kelimeyle birçok manaları ifade edebilme kabiliyeti içermektir. İşte, İLAH kelimesi de böyle bir kelimedir. Bu kelimenin lügat manası incelendiği zaman görülür ki; bu kelimede 4 ana mana aynı zamanda ifade edilmektedir. İLAH kelimesinin ifade ettiği dört ana mana şunlardır: 1) Kendisine kulluk yapılacak şey. 2) Kendinden yardım istenilen şey. 3) Rızası gözetilecek şey. 4. Hak ve Adaleti tanzim edici, kanun koyucu. Bu sebepten dolayı bir insan Kelime-i Tevhid'i söylediği zaman: Ya Rabbi; ben inanıyorum ki Allah'tan başka kulluk yapılacak, kendinden yardım istenecek, rızası gözetilecek yoktur; Hak ve Adaleti Sen tayin edersin, ben senin bildirdiğin Hak ve Adalet ölçülerinin yeryüzünde hâkim iması için bütün gücümle çalışacağım demiş olur. Peki, nerede bu Hak ve adalet ölçüleri?

Cevap: Muhammedün Rasulullah yani Hz. Muhammed (S.A.V.) Cenabı Hakkın elçisidir, onun elçisi olarak Cenabı Haktan getirdiği Cenabı Haktan kendisine Cebrail (A.S.) vasıtasıyla indirilip bize tebliğ ettiği bu Kur'an Allah'ın kitabıdır ve bu kitapta Allah'ın bize bildirdiği Hak ve Adalet ölçüleri insanlığın saadetinin temel esaslarıdır. Ve ben işte bu Hak ve Adalet ölçülerinin yeryüzünde hâkim olması için bütün gücümle çalışacağım, bütün insanlığın dünyada ve ahirette saadete ermesi için bütün gücümle çalışacağım demiş olur.

İşte, Kelime-i Tevhidi söylemenin ve Müslüman olmanın manası budur.

Müslümanlara (Müslüman) kelimesiyle isimlendirmek bizzat Cenabı Hakkın Kur'an’da zikrettiği bir husustur. Nitekim Cenabı Hak Kur'an’da Müslümanlara siz Müslümanlarsınız öbürlerinden ayrısınız diyerek diğerlerinden bizleri ayırıyor.

Peki, diğerleri kimlerdir? NEFSİNE ESİR OLANLARDIR!

İşte, yeryüzünde Hak ile Batılın mücadelesi; Hakka hizmet eden Müslümanlarla, gerçek Hakkı kabul etmeyip, nefsine esir olarak Batıla hizmet edenlerin mücadelesidir.

Cenabı Hak Kur'an'da "Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse işte onlar kâfirlerin tâ kendileridir." "Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse onlar zâlimlerin tâ kendileridir." "Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse onlar fâsıkların tâ kendileridir." (Maide Sûresi, âyet 44, 45 ve 47) buyuruyor.

Elbette Cenabı Allah'ın Kur'an'da bildirdiği Hak ve Adalet ölçüleri insanlığın saadetini belirtmektedir. Bir insan bu saadet yolundan ayrılırsa yapmış olduğu iş zulüm olur. İşte, Âdem (A.S.)’dan beri yeryüzünde, insanoğlunun imtihan olduğu bu dünyada, Hak ve Batıl böylece mücadele ediyor. Ne yazık ki kendisine İrade-i Cüz'iyye verilen insanoğlunun hepsi Müslüman olup Allah'ın emirlerine tâbi olup, yeryüzünde Hak ve Adaletin tesisi için hak ve hayır yolunda çalışmıyor. Bazı insanlar bunu yaparken bazıları da maalesef nefsine esir oluyor şeytanın tesiriyle zulüm ve şer için çalışıyor.

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
07.03.2020
10:01

MİLLÎ GAZETE

Gizli Dünya Devleti dedikçe Erbakan’ı anmak-11

Şubat ayında Erbakan’ı anmak, anlamak, gereğini yapmak ve bunu sadece Şubat ayına münhasır kılmaksızın 12 aya yaymak yani Necmettin Erbakan Hoca gibi hep çalışmak.

İlk yazımızda ne dedik? -Adil Düzen dedikçe Erbakan’ı anmak…

Adil Düzen, Adil Ekonomik Düzen, Adil Dünya Düzeni demek TEDAVİ REÇETESİ demektir; yani çağımızda Sosyal Tufan seviyesine varan dinî-ilmî-iktisadî, idarî/siyasi sorunlarımızın tamamının tedavi reçetesidir.

GİZLİ DÜNYA DEVLETİ kitabındaki ilgili bölümlerle devam ediyoruz…

“MÜSLÜMAN OLMAK NE DEMEKTİR?

Müslüman demek; lügatteki kelime manası itibariyle (Allah’ın emirlerine teslim olmuş) kimse demektir. Müslüman olabilmek için bir insanın: Kelime-i Tevhit’i yani La ilahe illallah Muhammedün Resulullah sözünü bilerek kalbiyle tasdik ederek diliyle söylemiş olması gerekir. Kelime-i Tevhit’in içindeki La ilahe illallah Muhammedün Resulullah sözünün manası ise Allah›tan başka ilâh yoktur, Hz. Muhammed (S.A.V.) Allah’ın elçisidir demektir. Ancak bu sözün manasının iyice anlaşılabilmesi için Arapça bir kelime olan İLAH kelimesinin manasının iyice bilinmesi zaruridir. Arapça lisanı veciz bir lisandır. Diğer pek çok lisanlardan üstünlük arz eden meziyetleri yanında Arapça lisanının veciz bir lisan olmasının manası kısa bir kelimeyle birçok manaları ifade edebilme kabiliyeti içermektir. İşte, İLAH kelimesi de böyle bir kelimedir. Bu kelimenin lügat manası incelendiği zaman görülür ki; bu kelimede 4 ana mana aynı zamanda ifade edilmektedir. İLAH kelimesinin ifade ettiği dört ana mana şunlardır: 1) Kendisine kulluk yapılacak şey. 2) Kendinden yardım istenilen şey. 3) Rızası gözetilecek şey. 4. Hak ve adaleti tanzim edici, kanun koyucu. Bu sebepten dolayı bir insan Kelime-i Tevhit’i söylediği zaman: Ya Rabbi; ben inanıyorum ki Allah’tan başka kulluk yapılacak, kendinden yardım istenecek, rızası gözetilecek yoktur; Hak ve adaleti sen tayin edersin, ben senin bildirdiğin Hak ve adalet ölçülerinin yeryüzünde hâkim olması için bütün gücümle çalışacağım demiş olur. Peki, nerede bu Hak ve adalet ölçüleri?

Cevap: Muhammedün Rasulullah yani Hz. Muhammed (S.A.V.) Cenab-ı Hakk’ın elçisidir, onun elçisi olarak Cenab-ı Hak’tan getirdiği Cenab-ı Hak’tan kendisine Cebrail (A.S.) vasıtasıyla indirilip bize tebliğ ettiği bu Kur’an, Allah’ın kitabıdır ve bu kitapta Allah’ın bize bildirdiği Hak ve adalet ölçüleri insanlığın saadetinin temel esaslarıdır. Ve ben işte bu Hak ve adalet ölçülerinin yeryüzünde hâkim olması için bütün gücümle çalışacağım, bütün insanlığın dünyada ve ahirette saadete ermesi için bütün gücümle çalışacağım demiş olur.

İşte, Kelime-i Tevhit’i söylemenin ve Müslüman olmanın manası budur.

Müslümanları Müslüman kelimesiyle isimlendirmek bizzat Cenab-ı Hakk’ın Kur›an’da zikrettiği bir husustur. Nitekim Cenab-ı Hak Kur›an’da Müslümanlara siz Müslümanlarsınız öbürlerinden ayrısınız diyerek diğerlerinden bizleri ayırıyor.

Peki, diğerleri kimlerdir? NEFSİNE ESİR OLANLARDIR!

İşte, yeryüzünde Hak ile batılın mücadelesi; Hakk’a hizmet eden Müslümanlarla, gerçek Hakk’ı kabul etmeyip, nefsine esir olarak batıla hizmet edenlerin mücadelesidir.

Cenab-ı Hak Kur›an›da, ‘Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir. Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse onlar zalimlerin ta kendileridir. Kim Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse onlar fâsıkların ta kendileridir’ (Maide Suresi, ayet 44, 45 ve 47) buyuruyor.

Elbette Cenab-ı Allah›ın Kur›an›da bildirdiği Hak ve adalet ölçüleri insanlığın saadetini belirtmektedir. Bir insan bu saadet yolundan ayrılırsa yapmış olduğu iş zulüm olur. İşte, Âdem’den (A.S.) beri yeryüzünde, insanoğlunun imtihan olduğu bu dünyada, Hak ve batıl böylece mücadele ediyor. Ne yazık ki kendisine İrade-i Cüz’iyye verilen insanoğlunun hepsi Müslüman olup Allah’ın emirlerine tâbi olup, yeryüzünde Hak ve adaletin tesisi için hak ve hayır yolunda çalışmıyor. Bazı insanlar bunu yaparken bazıları da maalesef nefsine esir oluyor şeytanın tesiriyle zulüm ve şer için çalışıyor.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

07 Mart 2020
Reşat Nuri Erol
07.03.2020
10:02


Reşat Nuri Erol
07.03.2020
10:13


Commemoration of Erbakan as I say 'The Secret World State'-1


https://www.news1.news › USA News
Bu sayfanın çevirisini yap
18 Şub 2020 - (Bayram Altanoğlu). Source link · https://www.milligazete.com.tr/makale/3656907/resat-nuri-erol/gizli-dunya-devleti-dedikce-erbakani-anmak-1.


https://www.news1.news/2020/02/commemoration-of-erbakan-as-i-say-the-secret-world-state-1-milli-gazete.html

Commemoration of Erbakan as I say ‘The Secret World State’-1 – Milli Gazete

0
11

What did we say in our previous article?

-Remember Erbakan as I say ‘Fair Order’ …

What do we say in our article today?

Commemorating Erbakan as I say ‘The Hidden World State’ …

What is ‘Fair Economic Order, Fair World Order’ with the ‘Fair Order’ and other important details we mentioned in the first article? On this occasion, let’s analyze and remind our works and books of the “Constitution of Humanity According to the Fair Order”.

“Fair Order, Fair Economic Order, Fair World Order” means “TREATMENT RECIPE”; in other words, it is the treatment prescription for all of our religious, scientific, economic and administrative / political problems that have reached the level of ‘Social Flood’.

Professor Dr. Necmettin Erbakan was always told them all his life, he wrote, also mesabe smell, though 54 were partially implemented as Prime Minister of the Government of the Republic of Turkey; our task is to apply the whole.

I always remind this on any occasion, I will continue to remind; “February 2020 Erbakan, I keep on commemorating days, weeks, months …”

***

What did we say above? “FAIR ORDER” means “TREATMENT RECIPE”.

Those who know our Erbakan teacher know, they know the method of operation and application; Our teacher first called ‘DIAGNOSTIC’ then ‘TREATMENT’ and did all his work as well …

As a matter of fact, we have applied this method in our Fair Order studies that we have done with him for forty years and we have reached the results of our country and the world that everyone knows.

There is also a “DIAGNOSTIC”, that is, the “SECRET WORLD STATE” that we will focus on starting today. The book work in this name, which Erbakan Teacher made and built, is now a secret that everyone and the world know. We call it ‘capital’, this power; exploitation capital.

Ergün Diler writes in detail every day, as many writers wrote that the virus calamity that has emerged in China these days is the work of this Capital.

In other words, everybody knows well what our Erbakan teacher called ‘The Secret World State’, which we call ‘Capital’, and thinks what needs to be done.

As a matter of fact, one of our comment studies this week is as follows: “CHINESE VIRUS CAN SAVE THE WORLD!” I will also write this topic privately.

***

Let’s continue with an introduction of the book ‘Secret World State’: “This book, prepared with one of our former Prime Ministers, Necmettin Erbakan, is very important. Because this book; It was prepared by making use of the reports, articles and works written by nearly 300 Western scholars. This book; it closely concerns every person living on earth! This book; He announces a great danger that is gripping humanity like a terrible nightmare! This book; It reveals a secret organization that absorbs people’s blood with the order of persecution and exploitation! This book; It reveals the terrible plans of the ‘Secret World State’, which is set up by a handful of people whose eyes are greedy and trying to dominate the countries! This book; explains the names and titles of the representatives of the countries, who have caused the economic, military and political collapse of the countries, where the sneaky-minded people wash their brains and distribute them to the earth and keep a close watch on their activities! This book; It reveals with all its nudity how the secret powers who try to establish world domination implement some terrible plans, such as sufers, who direct the player behind the scenes while applying those horrible plans! This book; Describes how the “Secret World State”, which has absorbed the blood of economics and became a fearful dream of even the United States, is organized worldwide! As you read every page of this book in your hand, your surprise and chill will increase many times, and you will realize the importance of this book more closely! ” (Bayram Altanoğlu)



Source link
https://www.milligazete.com.tr/makale/3656907/resat-nuri-erol/gizli-dunya-devleti-dedikce-erbakani-anmak-1



Reşat Nuri Erol
07.03.2020
10:14


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1053

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1053. Hafta - 29 ŞUBAT 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1053. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

İSTIHARE USULÜM NEDIR?

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Erbakan Hocayı farklı vesilelerle ananlar var!-1

Erbakan Hocayı farklı vesilelerle ananlar var!-2

‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 5

‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 6

Reşat Nuri EROL

***

FURKAN SÛRESİ- 6. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

تَبَارَكَ الَّذِي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلَى عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا (1) الَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْدِيرًا (2) وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِهِ آلِهَةً لَا يَخْلُقُونَ شَيْئًا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِأَنْفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيَاةً وَلَا نُشُورًا (3) وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلَّا إِفْكٌ افْتَرَاهُ وَأَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ آخَرُونَ فَقَدْ جَاءُوا ظُلْمًا وَزُورًا (4) وَقَالُوا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلَى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا (5) قُلْ أَنْزَلَهُ الَّذِي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ إِنَّهُ كَانَ غَفُورًا رَحِيمًا (6) وَقَالُوا مَا لِهَذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْشِي فِي الْأَسْوَاقِ لَوْلَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذِيرًا (7) أَوْ يُلْقَى إِلَيْهِ كَنْزٌ أَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَا وَقَالَ الظَّالِمُونَ إِنْ تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا (8) انْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْأَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا (9) تَبَارَكَ الَّذِي إِنْ شَاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذَلِكَ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا (10) بَلْ كَذَّبُوا بِالسَّاعَةِ وَأَعْتَدْنَا لِمَنْ كَذَّبَ بِالسَّاعَةِ سَعِيرًا (11) إِذَا رَأَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَعِيدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا (12) وَإِذَا أُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّنِينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًا (13) لَا تَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَثِيرًا (14) قُلْ أَذَلِكَ خَيْرٌ أَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ كَانَتْ لَهُمْ جَزَاءً وَمَصِيرًا (15) لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَاءُونَ خَالِدِينَ كَانَ عَلَى رَبِّكَ وَعْدًا مَسْئُولًا (16) وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ فَيَقُولُ أَأَنْتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِي هَؤُلَاءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّبِيلَ (17) قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغِي لَنَا أَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَاءَ وَلَكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَآبَاءَهُمْ حَتَّى نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا (18) فَقَدْ كَذَّبُوكُمْ بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا وَمَنْ يَظْلِمْ مِنْكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا (19) وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْأَسْوَاقِ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا (20) وَقَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا لَوْلَا أُنْزِلَ عَلَيْنَا الْمَلَائِكَةُ أَوْ نَرَى رَبَّنَا لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا فِي أَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْا عُتُوًّا كَبِيرًا (21) يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلَائِكَةَ لَا بُشْرَى يَوْمَئِذٍ لِلْمُجْرِمِينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَحْجُورًا (22) وَقَدِمْنَا إِلَى مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَاهُ هَبَاءً مَنْثُورًا (23) أَصْحَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُسْتَقَرًّا وَأَحْسَنُ مَقِيلًا (24) وَيَوْمَ تَشَقَّقُ السَّمَاءُ بِالْغَمَامِ وَنُزِّلَ الْمَلَائِكَةُ تَنْزِيلًا (25) الْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ الْحَقُّ لِلرَّحْمَنِ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى الْكَافِرِينَ عَسِيرًا (26) وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلَى يَدَيْهِ يَقُولُ يَالَيْتَنِي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَبِيلًا (27) يَاوَيْلَتَا لَيْتَنِي لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا (28) لَقَدْ أَضَلَّنِي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَاءَنِي وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْإِنْسَانِ خَذُولًا (29)

***

وَقَالَ الرَّسُولُ يَارَبِّ إِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هَذَا الْقُرْآنَ مَهْجُورًا (30) وَكَذَلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا مِنَ الْمُجْرِمِينَ وَكَفَى بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَصِيرًا (31) وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ جُمْلَةً وَاحِدَةً كَذَلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْتِيلًا (32) وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ إِلَّا جِئْنَاكَ بِالْحَقِّ وَأَحْسَنَ تَفْسِيرًا (33) الَّذِينَ يُحْشَرُونَ عَلَى وُجُوهِهِمْ إِلَى جَهَنَّمَ أُولَئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَأَضَلُّ سَبِيلًا (34)

***

وَقَالَ الرَّسُولُ

Va QAvLa elRaSUvLu (Va FaGaLa eLFaGUvLu)

“Ve resul kavl etti”

Bize kavuşmayı beklemeyenlere kavl etti. Resul da kavl etti. Nuh Peygamberi anlatırken böyle dedi diyor. Son Nebiye hitap ederken de resul böyle kavl etti diyor.

Nuh Peygamber gibi Muhammed Peygamber de ölmüş ve şimdi bize anlatıyor üslubunu kullanıyor. Böylece Kur’an yalnız peygambere ve o gün yaşayanlara değil tüm insanlığa, kıyamete kadar gelecek insanlara yeniden nazil olur. Diğer peygamberleri anlattığı gibi son Nebi ve arkadaşlarını da Kur’an’da anlatır.

Biz Kur’an’ı okurken Kur’an bize nazil oluyor ve Kur’an’ın iniş kodlarını de bize anlatıyor demektir. Buna göre likayı bekleyenler biz değil de Sahabelerin kıssası olmuş olur.

Bununla beraber bizim de bir gün ümidimizin kesildiği bir durum olabilir. Biz de durumumuzu Rabbimize arz eder ve ne yapalım diyebiliriz. Henüz o duruma gelmiş değiliz. Hala halkımızdan, hala ordumuzdan, hala partilerimizden, hala AK Parti’den, hala Erdoğan’dan ümidimizi kesmiş değiliz. Ona yaklaşıyoruz.

يَارَبِّ

YAv RAbBı (YAvFaGLIy)

“Ey Rabbim”

Evet, bana görev verdin, Kur’an’ı ulaştırma görevini yükledin. Ben de çalıştım çabaladım. Ben kusur ettim sanıyorum, kavmim yola gelmiyor, senin Rab sıfatına iltica ediyorum ben ne yapayım, bunlara anlatacağım bir şey kalmadı.

Biz henüz o duruma gelmiş değiliz.

Ne zaman bir işletme kurar ve yüz lojmanlı işyeri apartmanını yapar, semt kooperatifini kurarız. İşte o zaman Rabbimize biz de iltica etmiş oluruz. Şimdilik çalışıyoruz, Rabbimizden ümit ediyoruz, nusretini istiyoruz …

... ... ...

***

DEVAMI VE TAMAMI "SEMİNERLER"DE...



Reşat Nuri Erol
07.03.2020
10:15


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1053

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1053. Hafta - 29 ŞUBAT 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1053. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

İSTIHARE USULÜM NEDIR?

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Erbakan Hocayı farklı vesilelerle ananlar var!-1

Erbakan Hocayı farklı vesilelerle ananlar var!-2

‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 5

‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 6

Reşat Nuri EROL

***

FURKAN SÛRESİ- 6. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

تَبَارَكَ الَّذِي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلَى عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا (1) الَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْدِيرًا (2) وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِهِ آلِهَةً لَا يَخْلُقُونَ شَيْئًا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِأَنْفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيَاةً وَلَا نُشُورًا (3) وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا إِنْ هَذَا إِلَّا إِفْكٌ افْتَرَاهُ وَأَعَانَهُ عَلَيْهِ قَوْمٌ آخَرُونَ فَقَدْ جَاءُوا ظُلْمًا وَزُورًا (4) وَقَالُوا أَسَاطِيرُ الْأَوَّلِينَ اكْتَتَبَهَا فَهِيَ تُمْلَى عَلَيْهِ بُكْرَةً وَأَصِيلًا (5) قُلْ أَنْزَلَهُ الَّذِي يَعْلَمُ السِّرَّ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ إِنَّهُ كَانَ غَفُورًا رَحِيمًا (6) وَقَالُوا مَا لِهَذَا الرَّسُولِ يَأْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْشِي فِي الْأَسْوَاقِ لَوْلَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مَلَكٌ فَيَكُونَ مَعَهُ نَذِيرًا (7) أَوْ يُلْقَى إِلَيْهِ كَنْزٌ أَوْ تَكُونُ لَهُ جَنَّةٌ يَأْكُلُ مِنْهَا وَقَالَ الظَّالِمُونَ إِنْ تَتَّبِعُونَ إِلَّا رَجُلًا مَسْحُورًا (8) انْظُرْ كَيْفَ ضَرَبُوا لَكَ الْأَمْثَالَ فَضَلُّوا فَلَا يَسْتَطِيعُونَ سَبِيلًا (9) تَبَارَكَ الَّذِي إِنْ شَاءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذَلِكَ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا (10) بَلْ كَذَّبُوا بِالسَّاعَةِ وَأَعْتَدْنَا لِمَنْ كَذَّبَ بِالسَّاعَةِ سَعِيرًا (11) إِذَا رَأَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَعِيدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفِيرًا (12) وَإِذَا أُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّنِينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًا (13) لَا تَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَثِيرًا (14) قُلْ أَذَلِكَ خَيْرٌ أَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّقُونَ كَانَتْ لَهُمْ جَزَاءً وَمَصِيرًا (15) لَهُمْ فِيهَا مَا يَشَاءُونَ خَالِدِينَ كَانَ عَلَى رَبِّكَ وَعْدًا مَسْئُولًا (16) وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللَّهِ فَيَقُولُ أَأَنْتُمْ أَضْلَلْتُمْ عِبَادِي هَؤُلَاءِ أَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّبِيلَ (17) قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغِي لَنَا أَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ أَوْلِيَاءَ وَلَكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَآبَاءَهُمْ حَتَّى نَسُوا الذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا (18) فَقَدْ كَذَّبُوكُمْ بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطِيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا وَمَنْ يَظْلِمْ مِنْكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبِيرًا (19) وَمَا أَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَلِينَ إِلَّا إِنَّهُمْ لَيَأْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِي الْأَسْوَاقِ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً أَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصِيرًا (20) وَقَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا لَوْلَا أُنْزِلَ عَلَيْنَا الْمَلَائِكَةُ أَوْ نَرَى رَبَّنَا لَقَدِ اسْتَكْبَرُوا فِي أَنْفُسِهِمْ وَعَتَوْا عُتُوًّا كَبِيرًا (21) يَوْمَ يَرَوْنَ الْمَلَائِكَةَ لَا بُشْرَى يَوْمَئِذٍ لِلْمُجْرِمِينَ وَيَقُولُونَ حِجْرًا مَحْجُورًا (22) وَقَدِمْنَا إِلَى مَا عَمِلُوا مِنْ عَمَلٍ فَجَعَلْنَاهُ هَبَاءً مَنْثُورًا (23) أَصْحَابُ الْجَنَّةِ يَوْمَئِذٍ خَيْرٌ مُسْتَقَرًّا وَأَحْسَنُ مَقِيلًا (24) وَيَوْمَ تَشَقَّقُ السَّمَاءُ بِالْغَمَامِ وَنُزِّلَ الْمَلَائِكَةُ تَنْزِيلًا (25) الْمُلْكُ يَوْمَئِذٍ الْحَقُّ لِلرَّحْمَنِ وَكَانَ يَوْمًا عَلَى الْكَافِرِينَ عَسِيرًا (26) وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلَى يَدَيْهِ يَقُولُ يَالَيْتَنِي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَبِيلًا (27) يَاوَيْلَتَا لَيْتَنِي لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا (28) لَقَدْ أَضَلَّنِي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ إِذْ جَاءَنِي وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْإِنْسَانِ خَذُولًا (29)

***

وَقَالَ الرَّسُولُ يَارَبِّ إِنَّ قَوْمِي اتَّخَذُوا هَذَا الْقُرْآنَ مَهْجُورًا (30) وَكَذَلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوًّا مِنَ الْمُجْرِمِينَ وَكَفَى بِرَبِّكَ هَادِيًا وَنَصِيرًا (31) وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ جُمْلَةً وَاحِدَةً كَذَلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْتِيلًا (32) وَلَا يَأْتُونَكَ بِمَثَلٍ إِلَّا جِئْنَاكَ بِالْحَقِّ وَأَحْسَنَ تَفْسِيرًا (33) الَّذِينَ يُحْشَرُونَ عَلَى وُجُوهِهِمْ إِلَى جَهَنَّمَ أُولَئِكَ شَرٌّ مَكَانًا وَأَضَلُّ سَبِيلًا (34)

***

وَقَالَ الرَّسُولُ

Va QAvLa elRaSUvLu (Va FaGaLa eLFaGUvLu)

“Ve resul kavl etti”

Bize kavuşmayı beklemeyenlere kavl etti. Resul da kavl etti. Nuh Peygamberi anlatırken böyle dedi diyor. Son Nebiye hitap ederken de resul böyle kavl etti diyor.

Nuh Peygamber gibi Muhammed Peygamber de ölmüş ve şimdi bize anlatıyor üslubunu kullanıyor. Böylece Kur’an yalnız peygambere ve o gün yaşayanlara değil tüm insanlığa, kıyamete kadar gelecek insanlara yeniden nazil olur. Diğer peygamberleri anlattığı gibi son Nebi ve arkadaşlarını da Kur’an’da anlatır.

Biz Kur’an’ı okurken Kur’an bize nazil oluyor ve Kur’an’ın iniş kodlarını de bize anlatıyor demektir. Buna göre likayı bekleyenler biz değil de Sahabelerin kıssası olmuş olur.

Bununla beraber bizim de bir gün ümidimizin kesildiği bir durum olabilir. Biz de durumumuzu Rabbimize arz eder ve ne yapalım diyebiliriz. Henüz o duruma gelmiş değiliz. Hala halkımızdan, hala ordumuzdan, hala partilerimizden, hala AK Parti’den, hala Erdoğan’dan ümidimizi kesmiş değiliz. Ona yaklaşıyoruz.

يَارَبِّ

YAv RAbBı (YAvFaGLIy)

“Ey Rabbim”

Evet, bana görev verdin, Kur’an’ı ulaştırma görevini yükledin. Ben de çalıştım çabaladım. Ben kusur ettim sanıyorum, kavmim yola gelmiyor, senin Rab sıfatına iltica ediyorum ben ne yapayım, bunlara anlatacağım bir şey kalmadı.

Biz henüz o duruma gelmiş değiliz.

Ne zaman bir işletme kurar ve yüz lojmanlı işyeri apartmanını yapar, semt kooperatifini kurarız. İşte o zaman Rabbimize biz de iltica etmiş oluruz. Şimdilik çalışıyoruz, Rabbimizden ümit ediyoruz, nusretini istiyoruz …

... ... ...

***

DEVAMI VE TAMAMI "SEMİNERLER"DE...







Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 729 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 859 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 810 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 950 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1264 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1284 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1089 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1091 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1105 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1065 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1149 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-265; Yeni düzene geçiş nasıl olur?
29.08.2026 1064 Okunma
1 Yorum 29.08.2026 07:42
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-263; “Ve lehüm azabün eliymün”
27.08.2026 1116 Okunma
1 Yorum 27.08.2026 07:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-262; Kur’an kâinatın haritasıdır
26.08.2026 1227 Okunma
1 Yorum 26.08.2026 09:04
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-261; “Küfretmiş olan kimseler”
25.08.2026 1204 Okunma
1 Yorum 25.08.2026 09:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-260; Adil Düzen’de refah
24.08.2026 1387 Okunma
1 Yorum 24.08.2026 06:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-259; Adil devlet düzeni budur
23.08.2026 1253 Okunma
1 Yorum 23.08.2026 10:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-258; Topluluğa nasıl ulaşılacak?
22.08.2026 1150 Okunma
1 Yorum 22.08.2026 09:30
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-257; Allah’a ittika ediniz…
21.08.2026 1203 Okunma
1 Yorum 21.08.2026 11:26
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-256; ey iman edenler
20.08.2026 1256 Okunma
1 Yorum 20.08.2026 07:37
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 4
19.08.2026 1210 Okunma
1 Yorum 19.08.2026 07:22
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 3
18.08.2026 1365 Okunma
1 Yorum 18.08.2026 07:12
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 2
17.08.2026 1524 Okunma
1 Yorum 17.08.2026 08:46
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 1
16.08.2026 1602 Okunma
1 Yorum 16.08.2026 06:16
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-255; müdahale sorunu
15.08.2026 1162 Okunma
1 Yorum 15.08.2026 09:48
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-254; medya sorunu ve çare
14.08.2026 1631 Okunma
1 Yorum 14.08.2026 07:47
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-253; yargı ve terör sorunu
13.08.2026 1426 Okunma
1 Yorum 13.08.2026 09:30
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-252; karşılıksız para sorunu
12.08.2026 1331 Okunma
1 Yorum 12.08.2026 07:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-251; borç ve tarım sorunu
11.08.2026 1262 Okunma
1 Yorum 11.08.2026 07:10
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-250; işsizlik sorunu çözümü
8.08.2026 1278 Okunma
1 Yorum 08.08.2026 07:30
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-249; yeni devlet düzeni
7.08.2026 1350 Okunma
1 Yorum 07.08.2026 07:31
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-248; sorunların ana sebebi
6.08.2026 1364 Okunma
1 Yorum 06.08.2026 07:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni-247; ne yapmalıyız?
5.08.2026 1349 Okunma
1 Yorum 05.08.2026 10:35
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 246
4.08.2026 1375 Okunma
1 Yorum 04.08.2026 09:02
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 245
3.08.2026 1444 Okunma
1 Yorum 03.08.2026 10:53
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu - 3
1.08.2026 355 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 09:45
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 244
2.08.2026 1401 Okunma
1 Yorum 02.08.2026 07:50
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle… - 2
1.08.2026 1355 Okunma
1 Yorum 01.08.2026 09:48
Hüseyin Bağdatlı
OKULLARDA NAMAZ HASSASİYETİNDEKİ USUL HATASI
29.07.2026 632 Okunma
1 Yorum 31.07.2026 22:16
Reşat Nuri Erol
Düzeni doğru kur ve koru, kendini denetle… - 1
31.07.2026 1640 Okunma
1 Yorum 31.07.2026 09:46
Reşat Nuri Erol
‘Fıkhu’l-Husni - Estetik ve Sanat Felsefesinin İslâmî
30.07.2026 1382 Okunma
1 Yorum 30.07.2026 10:28
Osman Aydın
SILA – İnsanın Kendine Dönüş Yolculuğu 2
29.07.2026 373 Okunma
1 Yorum 29.07.2026 22:10
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 243
29.07.2026 1393 Okunma
1 Yorum 29.07.2026 07:21
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 242
28.07.2026 1537 Okunma
1 Yorum 28.07.2026 09:17
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 241
25.07.2026 1314 Okunma
1 Yorum 25.07.2026 10:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 240
24.07.2026 1310 Okunma
1 Yorum 24.07.2026 06:51
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 239
23.07.2026 1298 Okunma
1 Yorum 23.07.2026 10:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 238
22.07.2026 1425 Okunma
1 Yorum 22.07.2026 10:06
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 237
21.07.2026 1535 Okunma
1 Yorum 21.07.2026 05:50
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 236
20.07.2026 1525 Okunma
1 Yorum 20.07.2026 07:52


© 2026 - Akevler