Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; Deprem, 28 Şubat ve ben
31.01.2020
4007 Okunma, 0 Yorum

Deprem, 28 Şubat ve ben

 

Mehmet Tekelioğlu

mtekeli35@gmail.com

 

İnsan kendisi için neyin hayırlı olduğunu bilemez. Fakat kendince doğru bildiği işler için gayret etmek ve çalışmak zorundadır. Bunlar kişinin arzu ettiği gibi neticelenir veya neticelenmez. Hangisi olursa olsun hayır buradadır demek gerekir. Ben bunları kendi hayatı içinde denemiş bir insanım. 1999 Sakarya depreminden 28 Şubat’çılar kurtardı beni. Hikâyesi biraz uzun…

60’ların sonu ile 70’lerin başında Üniversite öğrencisi olan bizim nesle göre akademik kariyer yolu ideallerini hayata geçirmek isteyenler için en uygun mecra idi. Elimizden tutanlar ve bu yolda bizleri teşvik edenler vardı. İstanbul’da rahmetli Sabahattin Zaim, rahmetli Nevzat Yalçıntaş, Nevzat Kor pek çok arkadaşımızın ilim dünyasına katılmasında öncülük etti. İzmir’de bu işi canla başla yapan Ahmet Satoğlu ile beraber, şimdi rahmetli olmuş iki güzide insan daha vardı: Ekrem Pakdemirli ve Ruşen Gezici. Pakdemirli benim hocamdı. Onu vefatından sonra bir yazı ile yâd etme imkânı bulmuştum. Ruşen Hoca vefat edeli çok olmadı.

Benim Ege Üniversitesinde başlayan akademik hayatım, 1982 yılında YÖK’ün kurulmasıyla geçtiğimiz Dokuz Eylül Üniversitesinde devam etti. Doktoradan sonra doçent unvanını da aynı yerde aldım. Profesörlük için Dokuz Eylül Üniversitesinin verdiği ilana müracaat edecekken 1992 yılında Turgut Özal’ın gayretleriyle kurulan üniversitelerden biri olan Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin rektörü Ümit Arınç, 1993 yılında bana birlikte çalışmayı teklif etti. Mühendislik Fakültesi için bir Dekan ihtiyacı olduğunu söyledi. Bunun şahidi Prof. Tevfik Aksoy’dur. Dokuz Eylül Mühendislikteki arkadaşlarımız, bu teklife evet demem için beni teşvik ettiler. Buna bir sebep de Dokuz Eylül’de arkadaşlarımızın yönetim işlerinden uzak tutulmasıydı. Celal Bayar’da temeli sağlam atılmış bir oluşumun gelecek yıllar için çok önemli olduğu vurgulanıyordu. Ekrem ve Ruşen Hocaların Fakülteden ayrılıp Bakanlık ve Genel Müdürlük vazifelerine gitmiş olmaları, bu iki hocanın gayretleriyle bir yerlere gelmiş arkadaşlarımızı bundan sonra yeni arayışlar içine itiyordu.

Neticede ben Celal Bayar’da ilan edilen kadroya başvurdum ve öğretim üyesi olarak Manisa’ya geçtim. Aradan uzun bir süre geçmesine ve müteaddit defalar hatırlatmama rağmen dekanlık işi bir türlü olmadı. Sonradan anladık ki Rektör Bey, kendi meşrebinden, Mühendislik Fakültesi ile doğrudan ilişkisi olmayan bir başkasını dekanlık görevine getirmek istiyormuş. Öyle yaptı. Bu, beni huzursuz etti. Verdiği sözü tutmayan birisiyle bundan sonra nasıl çalışacaktım. Biz Üniversiteye alınacak kimseler için bazı kriterler koyalım, liyakati öne çıkaralım ve bu kriterleri sağlayamayanlarla işimiz olmasın derken, daha ilk günlerden meşrep kaygısı öne çıkıyordu. Kafam karışıktı.

Bu rahatsızlığımı haber alan Sakarya’daki eski arkadaşlarım konuyu Sakarya Üniversitesi Rektörü Ramazan Evren’e aktarmışlar. Ramazan Bey benim Teknik Üniversiteden sınıf arkadaşımdı ve ara sıra görüşüyorduk. Bana “kadron Manisa’da kalmak üzere Teknik Eğitim Fakültesine Dekan olarak atanman için YÖK’e teklif yazıyoruz” dedi. O sırada YÖK Başkanı Mehmet Sağlam idi. Tamam dedim ve Sakarya’ya geçtim. Manisa benim için ancak bir yıl sürmüştü.

Manisa’dan ayrıldığım sırada artık Ümit Arınç rektör değildi. Yerini Tuna Taner almıştı. Ancak bu olayın ilginç bir hikâyesi var. Seçim öncesi Ümit Bey, Cumhurbaşkanı Demirel’i ziyaret ediyor, Rektör adaylığından söz açıyor ve tavsiyelerini almak istiyor. Demirel, Ümit Beye “sen en çok oy alan olmaya bak, gerisini bana bırak” diyor. Ümit Bey, seçimde en çok oy alan olmayı başardı; ama Demirel, onu değil, Tuna Taner’i atadı. Bu 28 Şubat’a giden yolda Demirel’in ilk icraatlarından biri miydi? Muhtemelen… Daha sonra Ümit Bey, bana verdiği sözü tutmadığını hiç hatırına getirmeden, Demirel’i, verdiği sözü tutmadığı için çok eleştirdi. Etme bulma dünyası diyeceğim, dilim varmıyor… Veda için Rektör Tuna Taner’e gittim. Kalmam için ısrar etti; ama artık olan olmuştu. Ağustos 1994’te Sakarya’da göreve başladım.

28 Şubat anlayışı yavaş yavaş geliyordu. Sakarya’da dört başı mamur bir üniversite oluşturmaya çalışan ekip de dağıtılmalıydı. Rektörlerin iki yıllık kuruculuk dönemi sonunda seçimler yapılacaktı. Demirel, Sakarya Üniversitesinde de en çok oy alanı değil, 28 Şubat anlayışına en iyi hizmeti vereceğine inandığı kimseyi Rektör olarak atadı. Sakarya’da da Ramazan Evren böylece devre dışı bırakılmış oldu. Sabahattin Zaim Hoca da o sırada İİBF Dekanı idi. Hem Hoca hem ben, dekanlık görevlerine, bırakalım düşüncesiyle başladığımız arkadaşlar arası istişare toplantısı neticesinde, dönem sonuna kadar devam etme durumunda kaldık.

Biraz uzadı. Şimdi yazının depremle ilgili bölümüne gelmek istiyorum. Üç yıllık dekanlık görevim bitince, kadromun bulunduğu üniversiteye, yani Celal Bayar Üniversitesine dönmem gerekiyordu. Evi topladık, eşyaların önemli bir kısmını denk yaptık. Bu sırada Sakarya’daki arkadaşlarım “senin kadronu buraya aldıralım, bugünler gelip geçici, ilerde yine beraber çalışırız” dediler. Rektörün bunu kabul etmeyeceğini söyledim. Arkadaşlar “uğraşalım, olmazsa dönersin, biraz bekle” diye ısrar ettiler. Bekledim. Olmadı. Rektör İsmail Çallı’nın bunu istemeyeceği zaten belliydi.

Bu arada ben de artık Manisa’ya dönmek istemiyordum. Yaz aylarında Kayseri’ye gittiğimde Erciyes Üniversitesine de uğrar, Rektör Mehmet Şahin’le sohbet ederdim. O da her seferinde “gel buraya, birlikte çalışalım” derdi. Aklıma, Kayseri’ye dönsem nasıl olur diye bir fikir geldi. Mehmet Şahin’i aradım ve durumu ilettim. “Gelmek istiyorum, bir yolu var mı” diye sordum. 28 Şubat’ın en hararetli günleriydi. Mehmet Şahin, biraz tutuk, bir bakalım dedi. Ondan da daha sonra bir haber çıkmadı. Sonradan öğreniyorum ki YÖK Başkanı Kemal Gürüz, bu işe olur vermemiş. O vermeyince de iş olmamış. Zaten 1995 yılında Erbakan Hükümetince Bakanlar Kurulu kontenjanından YÖK üyeliğimi de Kemal Gürüz engellemişti.

Neticede biz Ağustos 1998’de İzmir’deki evimize taşındık. Tam bir yıl sonra Sakarya depremi yaşandı. Sakarya’da Serdivan semtinde iki evde oturmuştuk. Bir yıl birinde, üç yıl birinde. Depremde iki ev de yerle bir oldu. Birinci evde, bildiğim kadarıyla iki veya üç kişi, ikinci evde 17 kişi hayatını kaybetti.

Eğer 28 Şubat anlayışı engellemeseydi biz de muhtemelen 17 kişinin öldüğü o apartmanda olacaktık. Sakarya işi olmayınca biraz üzülmüştük belki ama “var bunda da bir hayır” diyerek kendimizi teselli etmiştik.

Ben Ağustos 2002’ye kadar Manisa’da görev yaptım. 28 Şubatçılar baskındı artık Üniversitede. Onlarla mücadelem ayrı bir hikâyedir. Mücadele kendim için değil vaktiyle bizim Üniversiteye aldığımız gençler içindi. Her birine bir damga vurdular ve özlük haklarını gasp ettiler bu çocukların. Kadro vermediler. Araştırma görevlisi kadrosundayken doçent unvanını alanlar oldu, yine kadro vermediler. Beni de yönetim işlerinden olabildiğince uzak tuttular.

2001 yılı Ağustos ayında kurulan Ak Parti’nin Kurucular Kurulunda yer aldım. Bugün de kuruluştaki ilkelere bağlılığım devam ediyor. Vefadan bahsedenlere sadece bunu hatırlatmak isterim. Sonra seçim kararı ve 3 Kasım 2002 seçimleriyle Üniversiteye veda ettim. O sıralardaki Üniversite havası o kadar boğucuydu ki “bir daha dönmem buralara ben” diyordum. Temel üç beş kitap dışındaki bütün kütüphanemi ve ders notlarımı asistan arkadaşlara bıraktım. Biraz büyük konuşmuşum. 2016 yılında tekrar üniversiteye dönüp ders vermem gerekince bir yıl boyunca çılgın gibi çalışmak zorunda kaldım.

Şimdi Elazığ depremi olunca geçmişe dair bazı şeyleri hatırladım. Beni Manisa’ya sürükleyen de, Manisa’dan Sakarya’ya fırlatan da, hatta Sakarya’dan tekrar Manisa’ya iade eden anlayış da aynı kökene sahip. Kiminde sağ sol, kiminde meşrep, kiminde anlamsız korkular… Liyakat hak getire… Hele muhatabına bir insan olarak bakan anlayış hiç yoktu… Maalesef bugün de benzer korkuların içine sürüklenmek isteniyor toplumumuz. Kimi zaman beka meselesi çıkıyor karşımıza, kimi zaman başka bir şey… 28 Şubatı yaşamış birisi olarak bugün yapılan bazı işlere ve o işlerin altındaki anlayışa bakıp üzülmemek elde değil.

Elazığ depremi bize ders olur mu? İnşaallah diyelim… Depremde hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı, yaralılara şifa diliyorum.

 

 

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Yeni Bir Medeniyete Ne Zaman Uyanacağız? - 4
26.03.2026 577 Okunma
1 Yorum 26.03.2026 11:46
Reşat Nuri Erol
Yeni Bir Medeniyete Ne Zaman Uyanacağız? - 3
25.03.2026 801 Okunma
1 Yorum 25.03.2026 07:30
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ 5
21.03.2026 1460 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSAN ÇEŞİTLERİ
20.03.2026 260 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
LEYLETÜL KADR (Kadr) GECESİ
20.03.2026 146 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İLBER ORTAYLI HAKKINDA İÇİMDEN GELENLER
20.03.2026 187 Okunma
Bahaeddin Sağlam
İslam Alemi Neden Perişandır?
20.03.2026 165 Okunma
Reşat Nuri Erol
Yeni Bir Medeniyete Ne Zaman Uyanacağız? - 2
19.03.2026 1304 Okunma
2 Yorum 19.03.2026 06:20
Reşat Nuri Erol
Yeni Bir Medeniyete Ne Zaman Uyanacağız? - 1
18.03.2026 1263 Okunma
1 Yorum 18.03.2026 06:56
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 159
15.03.2026 1253 Okunma
1 Yorum 15.03.2026 13:15
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 158
14.03.2026 1281 Okunma
1 Yorum 14.03.2026 11:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 157
13.03.2026 1204 Okunma
1 Yorum 13.03.2026 10:26
Süleyman Karagülle
ADİLDÜZENDE GENELHİZMET-V-ENVANTER MUHASEBE 02.03.2001
12.03.2026 446 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -IV MUHASEBE 23.02.2001
12.03.2026 441 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENELHİZMETLER –III -YAPI KAYDI 16.02.2001
12.03.2026 420 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER EVRAK KAYITLARI-09.02.2001
12.03.2026 376 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENDE GENEL HİZMETLER -BAŞKAN 02.02.2001
12.03.2026 392 Okunma
Süleyman Karagülle
ADİL DÜZENE GİRİŞ 26.01.2001
12.03.2026 479 Okunma
Süleyman Karagülle
FATİHA SÛRESİNİN DEMOKRATİK YORUMU 19012001
12.03.2026 517 Okunma
Süleyman Karagülle
KADİR- 3 12.01.2001
12.03.2026 670 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
SEDEMÊN HILWEŞÎNA CIVAKAN
12.03.2026 1192 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 156
12.03.2026 1143 Okunma
1 Yorum 12.03.2026 11:00
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 155
10.03.2026 1150 Okunma
1 Yorum 10.03.2026 06:43
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 154
9.03.2026 1201 Okunma
1 Yorum 09.03.2026 08:44
Hüseyin Bağdatlı
KISA VADEDE KURTULUŞ REÇETESİ ABDULLAH GÜL
8.03.2026 353 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
OYUNA OYUN KURDUK ZANNETMEYELİM
8.03.2026 310 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 153
8.03.2026 1162 Okunma
1 Yorum 08.03.2026 06:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 152
7.03.2026 1217 Okunma
1 Yorum 07.03.2026 06:38
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 151
6.03.2026 1165 Okunma
1 Yorum 06.03.2026 06:53
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 150
5.03.2026 1318 Okunma
1 Yorum 05.03.2026 10:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 149
4.03.2026 1234 Okunma
1 Yorum 04.03.2026 07:37
Özer Ataç
Yeni (den) orta Çağ 4
3.03.2026 1483 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 148
3.03.2026 1277 Okunma
1 Yorum 03.03.2026 13:06
ZEKİ ALTUBOĞA
PEYMANA CIVAKÎ YA NÛ U RÊYA DERKETINA -VI-
2.03.2026 489 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
ABORİYA POLÎTÎK A NASNAME, MAF Û AŞTIYÊ: -V-
2.03.2026 574 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
REVEBERIYÊN XWE CIHÎ Û ABORIYA KRÎZÊ -IV-
2.03.2026 445 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
DEWLET DI KRÎZÊ DE: ZEXT AN JÎ EDALET? -III-
2.03.2026 434 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
GEL DI KRÎZÊ DE: YASAYÊN HEVKARÎ -II-
2.03.2026 333 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
XWEZAYA KRÎZÊ Û JÊNENIHTIYA WÊ -I-
2.03.2026 341 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 147
2.03.2026 1381 Okunma
1 Yorum 02.03.2026 07:21
Hüseyin Bağdatlı
RAHMET AYI RAMAZANDA BOMBA YAĞIYOR
1.03.2026 290 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 146
1.03.2026 1357 Okunma
1 Yorum 01.03.2026 08:08
Hüseyin Bağdatlı
İRAN, İSRAİL, ABD TİYATROSU.
28.02.2026 342 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
ENFLASYON YALANI İLE SÖMÜRÜLÜYORUZ.
28.02.2026 312 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 145
28.02.2026 1451 Okunma
1 Yorum 28.02.2026 07:38
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 144
27.02.2026 1166 Okunma
1 Yorum 27.02.2026 07:39
ZEKİ ALTUBOĞA
YEK SEET KÂR Û XEBAT JI KEDA MEJÎ BER BI ŞOBAKTIYÊ
26.02.2026 238 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 143
26.02.2026 1341 Okunma
1 Yorum 26.02.2026 06:55
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 142
25.02.2026 1254 Okunma
1 Yorum 25.02.2026 07:41
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet - 141
24.02.2026 1361 Okunma
1 Yorum 24.02.2026 07:25


© 2026 - Akevler