Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-9
25.1.2020
268 Okunma, 4 Yorum

 

FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-9

2019 da bitti, hayırlısıyla 2020 başladı” dedim; geçmiş 10-20 yıl, gelecek 10 yıllar var; geçen 100 yıl - gelecek 100 yıl var dedim! Şahsen yani kişi olarak, ülke olarak ve insanlık olarak muhasebeler yapmalıyız… “Hâsibû enfüseküm kable en tuhâsebû / hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” hadisini hatırlayasım ve hatırlatasım geldi; geçen yıl ve geçen nice 10 yıllar için… Bu konuda nice yazılar yazdım; dünya ve ahiret hayatımıza faydalı olsun diye… Bugünkü yazı başlığı ile birlikte, yazının bu bölümünü ve bunda sonra yazacaklarımı -daha doğrusu hatırlatacaklarımı- Recep Tayyip Erdoğan okursa; çok şey hatırlayacaktır…

‘Tedavi reçetelerini’ hatırlattık. Türkiye için “ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN”, Dünya için “ADİL ORTAKLIK DÜNYA DÜZENİ, ADİL DÜZENE GÖRE İNSANLIK ANAYASASI” tedavi reçetelerini hatırlattık. Bugün de ‘teşhislerle’ devam edelim ve hatırlanması gereken kadarını hatırlayalım… Günlerdir daha yazımızın başlığında ne dedik, neyi hatırlattık? -FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek; dünyadaki ve ahiretteki gelecek! Daha yazımızın baş tarafında anlaşılması gereken ne dedik?

Geçmekte olan yıllar, bitmekte olan ömür ve ahirette verilecek hesaplar… Hâsibû enfüseküm kable en tuhâsebûhatırlatmasını yapmamın derin sebebi bu. Başta Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili herkes çok şey hatırlayacaktır. Özellikle henüz İstanbul BB Başkanı olduğu birinci yılda yani henüz her şeyin başlangıcında, belediye paralarını repoya yani faize yatırmaması gerektiğini, Adil Düzen Çalışanı en yakın akademisyen arkadaşımla hatırlattığımızı, Recep Tayyip Erdoğan hatırlamalı… O zamandan beri başlayıp bugüne kadar onlarca yıldan beri “İstanbul belediye yönetiminde” ve “Ankara devlet yönetiminde” uygulanan “FAİZLİ SİSTEM” sonunda geldiğimiz durumu; en başta Recep Tayyip Erdoğan, sonra istisnasız herkes düşünmeli…

-Devletimiz maalesef işte bu borç batağında ve faiz sarmalında…

-Devletimiz bu durumda da vatandaşımız ne âlemde…

-Faize ve borca bulaşmayan aile veya kişi?!.

-Bu gidişat en sonunda nereye vardı?

-FAİZ-FETVA-DİYANET-TOKİ-EV tartışmalarına; peki, bunun sonu nereye?!

Bugün farklı bir ‘teşhis’ yapalım ve sonraki yazılarda toparlamaya geçelim, inşallah…

Yıl 2015: Yılın ilk 3 ayında kredi alan toplam 2 milyon 767 bin vatandaşın 1 milyon 273 bini 25-36 ay vadeli borç yükü altında. 2015 yılı Mart sonu itibariyle tüketici ve konut kredisi borcu olan vatandaş sayısı 17,7 milyon kişiye, borç miktarı da 271,2 milyar liraya çıktı. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre yılın ilk 3 ayında tüketici kredileri ile konut kredilerinin toplam tutarı 44 milyar 911 milyon lira olmuş...

Yıl 2016: 2002 yılı sonunda vatandaşların, bankaya olan borcu 6.6 milyar lira iken, 2016'da bu borç 400 milyar liraya yükselmiş... Bankalara borçlu olan vatandaşların sayısı 25 milyonu geçmiş... 2002'den bugüne; tüketicinin bireysel kart borcu 19 kat, kredi borcu 147 kat artmış, tüketicilerin bankalara toplam borcu ise 64 kat artmış...

Yıl 2017: 2016 yılında bir önceki yıla göre; bireysel kredi kartlarının tutarı yüzde 4,7 artarak 83 milyar 400 milyon liraya yükselmiş... Tüketici kredilerinin toplamı yüzde 10,3 artarak 337 milyar 600 milyon liraya ulaşmış... Tüketicilerin bankalara toplam borcu yüzde 9,12 artmış ve yaklaşık 420 milyar lira olarak gerçekleşmiş...

Yıl 2018: Vatandaşın 2002 yılındaki banka borcu 6 milyar 600 milyon lirayken, Aralık 2018 yılı itibarıyla 520 milyar liraya çıkış... Ayrıca vatandaşın takibe alınan kredi borcu Aralık ayı itibarıyla 29 milyar 350 milyon lira...

Yıl 2019: Kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı Nisan 2019'da, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artmış. Tüketici kredileri ve kredi kartları tahsili gecikmiş alacak miktarı 5 Temmuz itibarıyla 19,7 milyar TL'yi aşmış...

Diyanet’e ve ilgili herkese tavsiye: Akevler.org sitemizden “Faizsiz Banka” ile “İslam’da Para” ve diğer bütün kitaplarımızı acilen okuyup değerlendirmelerini tavsiye ederim…

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
25.01.2020
06:58

MİLLÎ GAZETE

Faiz ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-9

“2019 da bitti, hayırlısıyla 2020 başladı” dedim; geçmiş 10-20 yıl, gelecek 10 yıllar var; geçen 100 yıl - gelecek 100 yıl var dedim! Şahsen yani kişi olarak, ülke olarak ve insanlık olarak muhasebeler yapmalıyız… “Hâsibûenfüsekümkable en tuhâsebû / hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” hadisini hatırlayasım ve hatırlatasım geldi; geçen yıl ve geçen nice 10 yıllar için… Bu konuda nice yazılar yazdım; dünya ve ahiret hayatımıza faydalı olsun diye… Bugünkü yazı başlığı ile birlikte, yazının bu bölümünü ve bunda sonra yazacaklarımı -daha doğrusu hatırlatacaklarımı- Recep Tayyip Erdoğan okursa; çok şey hatırlayacaktır…

‘Tedavi reçetelerini’ hatırlattık. Türkiye için “ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN”, Dünya için “ADİL ORTAKLIK DÜNYA DÜZENİ, ADİL DÜZENE GÖRE İNSANLIK ANAYASASI” tedavi reçetelerini hatırlattık. Bugün de ‘teşhislerle’ devam edelim ve hatırlanması gereken kadarını hatırlayalım… Günlerdir daha yazımızın başlığında ne dedik, neyi hatırlattık? -FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek; dünyadaki ve ahiretteki gelecek! Daha yazımızın baş tarafında anlaşılması gereken ne dedik?

Geçmekte olan yıllar, bitmekte olan ömür ve ahirette verilecek hesaplar… “Hâsibûenfüsekümkable en tuhâsebû” hatırlatmasını yapmamın derin sebebi bu. Başta Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili herkes çok şey hatırlayacaktır. Özellikle henüz İstanbul BB Başkanı olduğu birinci yılda yani henüz her şeyin başlangıcında, belediye paralarını repoya yani faize yatırmaması gerektiğini, Adil Düzen Çalışanı en yakın akademisyen arkadaşımla hatırlattığımızı, Recep Tayyip Erdoğan hatırlamalı… O zamandan beri başlayıp bugüne kadar onlarca yıldan beri “İstanbul belediye yönetiminde” ve “Ankara devlet yönetiminde” uygulanan “FAİZLİ SİSTEM” sonunda geldiğimiz durumu; en başta Recep Tayyip Erdoğan, sonra istisnasız herkes düşünmeli…

-Devletimiz maalesef işte bu borç batağında ve faiz sarmalında…

-Devletimiz bu durumda da vatandaşımız ne âlemde…

-Faize ve borca bulaşmayan aile veya kişi?!

-Bu gidişat en sonunda nereye vardı?

-FAİZ-FETVA-DİYANET-TOKİ-EV tartışmalarına; peki, bunun sonu nereye?!

Bugün farklı bir ‘teşhis’ yapalım ve sonraki yazılarda toparlamaya geçelim, inşallah…

Yıl 2015: Yılın ilk 3 ayında kredi alan toplam 2 milyon 767 bin vatandaşın 1 milyon 273 bini 25-36 ay vadeli borç yükü altında. 2015 yılı Mart sonu itibariyle tüketici ve konut kredisi borcu olan vatandaş sayısı 17,7 milyon kişiye, borç miktarı da 271,2 milyar liraya çıktı. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre yılın ilk 3 ayında tüketici kredileri ile konut kredilerinin toplam tutarı 44 milyar 911 milyon lira olmuş...

Yıl 2016: 2002 yılı sonunda vatandaşların, bankaya olan borcu 6.6 milyar lira iken, 2016'da bu borç 400 milyar liraya yükselmiş... Bankalara borçlu olan vatandaşların sayısı 25 milyonu geçmiş... 2002'den bugüne; tüketicinin bireysel kart borcu 19 kat, kredi borcu 147 kat artmış, tüketicilerin bankalara toplam borcu ise 64 kat artmış...

Yıl 2017: 2016 yılında bir önceki yıla göre; bireysel kredi kartlarının tutarı yüzde 4,7 artarak 83 milyar 400 milyon liraya yükselmiş... Tüketici kredilerinin toplamı yüzde 10,3 artarak 337 milyar 600 milyon liraya ulaşmış... Tüketicilerin bankalara toplam borcu yüzde 9,12 artmış ve yaklaşık 420 milyar lira olarak gerçekleşmiş...

Yıl 2018: Vatandaşın 2002 yılındaki banka borcu 6 milyar 600 milyon lirayken, Aralık 2018 yılı itibarıyla 520 milyar liraya çıkış... Ayrıca vatandaşın takibe alınan kredi borcu Aralık ayı itibarıyla 29 milyar 350 milyon lira...

Yıl 2019: Kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe düşen kişi sayısı Nisan 2019'da, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artmış. Tüketici kredileri ve kredi kartları tahsili gecikmiş alacak miktarı 5 Temmuz itibarıyla 19,7 milyar TL'yi aşmış...

Diyanet’e ve ilgili herkese tavsiye: Akevler.org sitemizden “Faizsiz Banka” ile “İslam’da Para” ve diğer bütün kitaplarımızı acilen okuyup değerlendirmelerini tavsiye ederim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

25 Ocak 2020
Reşat Nuri Erol
25.01.2020
07:00


www.milligazete.com.tr › yazar › resat-nuri-erol

Reşat Nuri Erol - Milli Gazete

Sayın Erdoğan; vakıflara dokunmak hayırlı değil…-1. 23.01.20 - ('FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…' konusunda yazmaya devam edeceğim ama ...
www.biyografya.com › biyografi

Reşat Nuri Erol - Biyografya

Reşat Nuri Erol. Araştırmacı, Yazar. Doğum. 00 Şubat, 1950 · Kosova. Eğitim. Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Riyad Üniversitesi Arap Dili ...

En çok okunan haberler

Faiz ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-9
Milli Gazete·2 saat önce
"REŞAT NURİ EROL" için diğer sonuçlar

Web sonuçları

www.gazeteoku.com › resat-nuri-erol › tumyazilari

Reşat Nuri Erol Yazıları | Milli Gazete - Gazete Oku

18 Oca 2019 - Reşat Nuri Erol ait köşe yazılarını buradan takip edin.
qoshe.com › yazar › resat-nuri-erol

Reşat Nuri Erol köşe yazıları - QOSHE

FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-8. “2019 da bitti, hayırlısıyla 2020 başladı” dedim; geçmiş 10-20 yıl, gelecek 10 yıllar var; geçen 100 yıl - gelecek ...


https://qoshe.com/yazar/resat-nuri-erol/5363



Reşat Nuri Erol
25.01.2020
07:12


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1047

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1047. Hafta - 18 OCAK 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1047. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

İRAN VE TÜRKİYE NE YAPMALI?

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 1

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 2

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 3

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 4

Millî Gazete ile geçen yıllar ve gelecek… -5

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 6

Reşat Nuri EROL

 

***

 

NUR SÛRESİ- 16. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

سُورَةٌ أَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَأَنْزَلْنَا فِيهَا آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (1) الزَّانِيَةُ وَالزَّانِي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ فِي دِينِ اللَّهِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (2) الزَّانِي لَا يَنْكِحُ إِلَّا زَانِيَةً أَوْ مُشْرِكَةً وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَا إِلَّا زَانٍ أَوْ مُشْرِكٌ وَحُرِّمَ ذَلِكَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ (3) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (4) إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ (5) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَاءُ إِلَّا أَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ (6) وَالْخَامِسَةُ أَنَّ لَعْنَةَ اللَّهِ عَلَيْهِ إِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ (7) وَيَدْرَأُ عَنْهَا الْعَذَابَ أَنْ تَشْهَدَ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ (8) وَالْخَامِسَةَ أَنَّ غَضَبَ اللَّهِ عَلَيْهَا إِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ (9) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ (10) إِنَّ الَّذِينَ جَاءُوا بِالْإِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْإِثْمِ وَالَّذِي تَوَلَّى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظِيمٌ (11) لَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِأَنْفُسِهِمْ خَيْرًا وَقَالُوا هَذَا إِفْكٌ مُبِينٌ (12) لَوْلَا جَاءُوا عَلَيْهِ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَإِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَاءِ فَأُولَئِكَ عِنْدَ اللَّهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ (13) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِي مَا أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ (14) إِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِأَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِأَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًا وَهُوَ عِنْدَ اللَّهِ عَظِيمٌ (15) وَلَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَا أَنْ نَتَكَلَّمَ بِهَذَا سُبْحَانَكَ هَذَا بُهْتَانٌ عَظِيمٌ (16) يَعِظُكُمُ اللَّهُ أَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِهِ أَبَدًا إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ (17) وَيُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (18) إِنَّ الَّذِينَ يُحِبُّونَ أَنْ تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذِينَ آمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ (19) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ (20) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَإِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَكِنَّ اللَّهَ يُزَكِّي مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ (21) وَلَا يَأْتَلِ أُولُو الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ أَنْ يُؤْتُوا أُولِي الْقُرْبَى وَالْمَسَاكِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوا أَلَا تُحِبُّونَ أَنْ يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ (22) إِنَّ الَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ (23) يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ أَلْسِنَتُهُمْ وَأَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (24) يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ اللَّهُ دِينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُبِينُ (25) الْخَبِيثَاتُ لِلْخَبِيثِينَ وَالْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَاتِ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّبِينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِ أُولَئِكَ مُبَرَّءُونَ مِمَّا يَقُولُونَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ (26) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتَّى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلَى أَهْلِهَا ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (27) فَإِنْ لَمْ تَجِدُوا فِيهَا أَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتَّى يُؤْذَنَ لَكُمْ وَإِنْ قِيلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ أَزْكَى لَكُمْ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ (28) لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ فِيهَا مَتَاعٌ لَكُمْ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ (29) قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ (30) وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ آبَائِهِنَّ أَوْ آبَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَائِهِنَّ أَوْ أَبْنَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي أَخَوَاتِهِنَّ أَوْ نِسَائِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُنَّ أَوِ التَّابِعِينَ غَيْرِ أُولِي الْإِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ أَوِ الطِّفْلِ الَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَى عَوْرَاتِ النِّسَاءِ وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِنْ زِينَتِهِنَّ وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَا الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ (31) وَأَنْكِحُوا الْأَيَامَى مِنْكُمْ وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَائِكُمْ إِنْ يَكُونُوا فُقَرَاءَ يُغْنِهِمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ (32) وَلْيَسْتَعْفِفِ الَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّى يُغْنِيَهُمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ وَالَّذِينَ يَبْتَغُونَ الْكِتَابَ مِمَّا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ إِنْ عَلِمْتُمْ فِيهِمْ خَيْرًا وَآتُوهُمْ مِنْ مَالِ اللَّهِ الَّذِي آتَاكُمْ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَاءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَإِنَّ اللَّهَ مِنْ بَعْدِ إِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَحِيمٌ (33) وَلَقَدْ أَنْزَلْنَا إِلَيْكُمْ آيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِنَ الَّذِينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّقِينَ (34) اللَّهُ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَنْ يَشَاءُ وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ (35) فِي بُيُوتٍ أَذِنَ اللَّهُ أَنْ تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ يُسَبِّحُ لَهُ فِيهَا بِالْغُدُوِّ وَالْآصَالِ (36) رِجَالٌ لَا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلَاةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ الْقُلُوبُ وَالْأَبْصَارُ (37) لِيَجْزِيَهُمُ اللَّهُ أَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَيَزِيدَهُمْ مِنْ فَضْلِهِ وَاللَّهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ (38) وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ الظَّمْآنُ مَاءً حَتَّى إِذَا جَاءَهُ لَمْ يَجِدْهُ شَيْئًا وَوَجَدَ اللَّهَ عِنْدَهُ فَوَفَّاهُ حِسَابَهُ وَاللَّهُ سَرِيعُ الْحِسَابِ (39) أَوْ كَظُلُمَاتٍ فِي بَحْرٍ لُجِّيٍّ يَغْشَاهُ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِهِ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِهِ سَحَابٌ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍ إِذَا أَخْرَجَ يَدَهُ لَمْ يَكَدْ يَرَاهَا وَمَنْ لَمْ يَجْعَلِ اللَّهُ لَهُ نُورًا فَمَا لَهُ مِنْ نُورٍ (40) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَالطَّيْرُ صَافَّاتٍ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْبِيحَهُ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ (41) وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَإِلَى اللَّهِ الْمَصِيرُ (42) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُزْجِي سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُ ثُمَّ يَجْعَلُهُ رُكَامًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِهِ وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَاءِ مِنْ جِبَالٍ فِيهَا مِنْ بَرَدٍ فَيُصِيبُ بِهِ مَنْ يَشَاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَاءُ يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِ يَذْهَبُ بِالْأَبْصَارِ (43) يُقَلِّبُ اللَّهُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَةً لِأُولِي الْأَبْصَارِ (44) وَاللَّهُ خَلَقَ كُلَّ دَابَّةٍ مِنْ مَاءٍ فَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى بَطْنِهِ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى رِجْلَيْنِ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى أَرْبَعٍ يَخْلُقُ اللَّهُ مَا يَشَاءُ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ (45) لَقَدْ أَنْزَلْنَا آيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَاللَّهُ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (46) وَيَقُولُونَ آمَنَّا بِاللَّهِ وَبِالرَّسُولِ وَأَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلَّى فَرِيقٌ مِنْهُمْ مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَمَا أُولَئِكَ بِالْمُؤْمِنِينَ (47) وَإِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ (48) وَإِنْ يَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ يَأْتُوا إِلَيْهِ مُذْعِنِينَ (49) أَفِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ أَمِ ارْتَابُوا أَمْ يَخَافُونَ أَنْ يَحِيفَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُ بَلْ أُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ (50) إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ (51) وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللَّهَ وَيَتَّقْهِ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ (52) وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ لَئِنْ أَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّ قُلْ لَا تُقْسِمُوا طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ (53) قُلْ أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْ وَإِنْ تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا وَمَا عَلَى الرَّسُولِ إِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ (54) وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (55) وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ (56) لَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مُعْجِزِينَ فِي الْأَرْضِ وَمَأْوَاهُمُ النَّارُ وَلَبِئْسَ الْمَصِيرُ (57) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لِيَسْتَأْذِنْكُمُ الَّذِينَ مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ وَالَّذِينَ لَمْ يَبْلُغُوا الْحُلُمَ مِنْكُمْ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ مِنْ قَبْلِ صَلَاةِ الْفَجْرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُمْ مِنَ الظَّهِيرَةِ وَمِنْ بَعْدِ صَلَاةِ الْعِشَاءِ ثَلَاثُ عَوْرَاتٍ لَكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌ بَعْدَهُنَّ طَوَّافُونَ عَلَيْكُمْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَعْضٍ كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (58) وَإِذَا بَلَغَ الْأَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ فَلْيَسْتَأْذِنُوا كَمَا اسْتَأْذَنَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (59) وَالْقَوَاعِدُ مِنَ النِّسَاءِ اللَّاتِي لَا يَرْجُونَ نِكَاحًا فَلَيْسَ عَلَيْهِنَّ جُنَاحٌ أَنْ يَضَعْنَ ثِيَابَهُنَّ غَيْرَ مُتَبَرِّجَاتٍ بِزِينَةٍ وَأَنْ يَسْتَعْفِفْنَ خَيْرٌ لَهُنَّ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ (60) لَيْسَ عَلَى الْأَعْمَى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْأَعْرَجِ وَلَا عَلَى أَنْفُسِكُمْ أَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ آبَائِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أُمَّهَاتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ إِخْوَانِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخَوَاتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَعْمَامِكُمْ أَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخْوَالِكُمْ أَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ أَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُ أَوْ صَدِيقِكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَأْكُلُوا جَمِيعًا أَوْ أَشْتَاتًا فَإِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلَى أَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللَّهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةً كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ (61)

 

***

 

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ آمَنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَإِذَا كَانُوا مَعَهُ عَلَى أَمْرٍ جَامِعٍ لَمْ يَذْهَبُوا حَتَّى يَسْتَأْذِنُوهُ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ أُولَئِكَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ فَإِذَا اسْتَأْذَنُوكَ لِبَعْضِ شَأْنِهِمْ فَأْذَنْ لِمَنْ شِئْتَ مِنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمُ اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ (62) لَا تَجْعَلُوا دُعَاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًا قَدْ يَعْلَمُ اللَّهُ الَّذِينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنْكُمْ لِوَاذًا فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَنْ تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ (63) أَلَا إِنَّ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ قَدْ يَعْلَمُ مَا أَنْتُمْ عَلَيْهِ وَيَوْمَ يُرْجَعُونَ إِلَيْهِ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُوا وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ (64)

 

***

 

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ

EinNa Mav eLMuEMiNUvNa (EinNa Mav eLMuFGıLUvNa)

“Müminler yalnız”

Sure zina yasağı ile başladı ve aile hayatını, neseben akrabalıkları, kişilerin birbirlerinden nasıl izin isteyeceklerini anlattı. Sonunda yargı ile sona erdirdi. Yargı dediğimiz zaman yalnız hâkimler anlaşılmamalıdır. Tüm genel güvenlik yargıdır. Yargının ne olduğunu kavrayabilmek için devlet yapısını bilmek gerekir. Devletin meclisi vardır, ilmî dayanışmanın temsilcilerinden oluşur. Dayanışma sorumluları ilmî şura oluşturur. Ayrıca meclistekiler ahlaki, mesleki ve siyasi şura kurarlar. Bunlar meclislerdir. Halkı temsil ederler. Allah’ın yeryüzündeki halifesinin sorumlusudurlar. Bunlar şeriatı ortaya koyarlar. Yasalar yaparlar. Bütün halk teavün şirketleri şeklinde organize olur. Mesleki dayanışma sorumluları yürütmeyi oluşturur. Herkes kendi içtihadı ile yasaları yorumlar ve uygular. Yorumlama yetkisi uygulayanlara aittir. Herkes kendisi yetkilidir, sorumlu olan da kendisidir. Herkes şeriata uymakla yükümlüdür. Kimse başkasının emrinde değildir.

Yasama ve yürütme yaşamak için gerekli düzenlemeleri yapmaktadır.

İnsanlık 50.000 sene evvel devlet aşamasına gelmeden bunlarla yaşadı. Bundan 5000 sene evvel şeriatın güvencesi sağlandı.

Herkes kendi içtihadı ile hareket eder. Ancak içtihatlar arasındaki farklardan dolayı çatışma ortaya çıkar. İşte bunu gidermek için hakemlerden oluşan yargı ortaya çıkar ve yargı kararlarını uygulayacak yönetim kendisini gösterir. Kişiler hakemlerden oluşan yargıya giderler ve hakem kararlarına herkes kendi rızası ile uyar.  Hakem kararlarına uymayanlara karşı silahlı güç ortaya çıkar, iç ve dış güvenliği sağlar.

Bugün emniyet genel müdürlüğü var, iç güvenliği sağlar. İman kökünden gelir.

Millî müdafaa var, dış savunmayı sağlar.

Bu görevi insanlık tarihinde bazı kabileler yapardı. Sonra paralı askerlere bırakıldı. İslamiyet ise insanları ikiye ayırdı. İsteyenler bedel ödeyerek asker olmazlar ama bunların yönetimde görevleri yoktur, komutan olmazlar, mülki başkan olmazlar. İsteyenler sıra ile genel güveni sağlarlar. İşte bunlar mümindirler, güveni sağlayanlar demektir. Allah ve resulüne iman etmek demek topluluğun ve yürütmenin güvenini sağlamak demektir.

...

DEVAMI VE TAMAMI "SEMİNERLER"DE...



Reşat Nuri Erol
26.01.2020
06:08


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1048

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1048. Hafta - 25 OCAK 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1048. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.” (Hadis)

AdresAKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİZafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASIANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

***

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

BERLIN KONFERANSI; TÜRKİYE NE YAPMALI?

Süleyman KARAGÜLLE

***

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Kur’an ve ilim olmadan olmaz; nitekim olmuyor-1

FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-7

FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-8

Sayın Erdoğan; vakıflara dokunmak hayırlı değil…-1

Sayın Erdoğan; vakıflara dokunmak hayırlı değil…-2

FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-9

Reşat Nuri EROL

***

FURKAN SÛRESİ- 1. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

تَبَارَكَ الَّذِي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلَى عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا (1) الَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَلَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَخَلَقَ كُلَّ شَيْءٍ فَقَدَّرَهُ تَقْدِيرًا (2) وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِهِ آلِهَةً لَا يَخْلُقُونَ شَيْئًا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِأَنْفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيَاةً وَلَا نُشُورًا (3)

***

تَبَارَكَ

TaBAvRaKa (TaFaGaLa)

“Tebarük etti”

بِرْكَان ‘yanardağ’ demektir. Yerden fışkırıp saçılan su için de kullanılır. Bol, bereketli demektir.

ب geçiş yerini, ر tekrarı, ك de varlığı ifade eder.

بَرَكَة ihtiyacından fazla anlamındadır. Allah kâinatı öyle yaratmıştır ki daima artmaktadır, gelişmektedir ve büyümektedir. Diyelim ki bir tarlayı ekiyorsunuz ve her sene 10 ton ürün alıyorsunuz ama bir sene de 11 ton aldınız. İşte o 1 ton berekettir. Yahut her sene 10 ton alırken tarlaya su/sulama getirdiniz ve artık 20 ton ürün alıyorsunuz. İşte bu da tarlanızın bereketlenmesidir. Artık her yıl 20 ton ürün verecektir.

مُبَارَك Allah’ın sıfatı değildir. تَبَارَكَ fiili de yalnız Allah için geçmektedir. İki türlü bereket vardır. Başka yerlerdeki mal alınıp buraya getirilirse o bereket olur. Değiştirme karşılıklı tebarüktür. Biri zarar edip diğeri kazansa bu bereket değildir çünkü değer artmamıştır. Biri veya her ikisi hatta üçüncü şahıslar da kazansa berekettir.

Allah kâinatı yaratmakla tebarük etmiştir. Çünkü halik olmuştur, varlık sahibi olmuştur. Hilkatin tebarük etmesi için başkalarının da onunla yararlanması gerekmektedir. Yarattığı kâinatın bereket olması için onu yönetmekle görevli kılınanların da görevlerini yapması gerekir. Bu da ancak onların yönetmeyi bilmesi iledir. Onun için öğreticiye ihtiyaç vardır.

Surenin yerini tespit etmek istersek surelerin sıralaması hakkında bilgiyi hatırlamamız gerekir.

Öncelikle sure ne demektir? Bir sınırı belirlenmiş konu sure olarak belirtilir. Sure içinde geçen kelimelere zamir gönderilebilir. Bir surede başka surede geçen isme zamir gönderilemez. Sure içinde geçen bir kelime ahdi zihni olarak harfi tarifle marife yapılabilir. Bir surede marife, başka surede nekre kelime ahdi zikri ile tanımlanamaz. Sure içinde ayrı cümle olarak istisnalar yapılabilir ama başka surede geçen bir cümleye istisna yapılamaz.

Kur’an’ın özelliği vardır. Örnek verelim. Müteşabihleri kimse bilmez denmektedir. Cümle burada bitmektedir. İlimde rusuhu olanlar ona istisna edilir. Bu bir okunuştur. Ya da وَالرَّاسِخُونَ فِي الْعِلْمِ (Ali İmran 3/7) ifadesini buraya atfedersiniz o zaman rasihler de bilir olur. Her iki kıraat da doğrudur. Müteşabihlerin hepsini yalnız Allah bilir. Kur’an’daki müteşabihler bitmez. Buna göre birinci kıraat doğrudur. Müteşabihlerin bir kısmı ise rasihlerin icması ile bilinir; وَالرَّاسِخُونَ diyor, وَالرَّاسِخُ demiyor.

İşte sureler böylece ayrılmaktadır.

Büyük Kur’an’da 112 bölme (113 sure) vardır. Ayrıca bu surelerin sayısı kadar harfi olan ve Büyük Kur’an’ın fihristi olan Fatiha vardır. Bir de Tevbe Suresi ikiye bölünmüştür. Bir yönüyle bir suredir, bir yönüyle Enfal ile beraber iki suredir. Bunu da ayrı süre sayarsanız 114 sure olmuş olur. Bir sure daha vardır, bir ayetten ibarettir, surelerin başına gelir ama sureden değildir, o da ayrı suredir, surenin bütün özelliklerini taşımaktadır. Bu besmeledir.

Surenin içinde oradaki kelimelere zamir gitmez.

Böylece surelerin sayısı 115 olur. 112, 114, 115 sure var demektir. Şimdi bu sayıların özelliklerine bakalım.

Onluk sayılar sistemi 2*5=3+7=10 olarak bir bütünlük oluşturur. Kur’an onluk sayıya göre oluşturulmuştur. Kâinat da onluk sayılara göre yapılandırılmıştır. 115 sayısı ona bölünen bir sayının yarısıdır. 5’e bölünmektedir. 23 eder. Kur’an’ın nazil olduğu senelerin sayısıdır. Her sene için 5 sayı getirilmiştir.

114=6*19 19=20-1

6’nın 19 katıdır, 19 ise 20’den bir eksiktir. Bir aşiret yaklaşık 10 kadardır, asgarisi 7’dir, azamisi 19’dur. 20 oldu mu iki aşiret olmak zorundadır. Kur’an’da takımın en fazla 19 kişi olacağına işaret vardır.

112 =7*16’dır. 16=24

Bu bilgilerden sonra surelerin Kur’an’daki sıralamasını yapabiliriz.

7*16’dan oluşan surelerin 7 sayısı ikili sistemin toplamıdır. 4+2+1=7

Kur’an’daki sureler de buna göre sıralanıştır. 4*16+2*16+16=64+32+16

İlk 64 sure ise aşağıdaki şekilde oluşmuştur.

Surelerin tasnifinde harfler ele alınmıştır. Bir tasnifte surelerin Medeni veya Mekki olduğuna göre sıralar belirtilmiştir. Sureden biri devlet aşamasını, diğeri devlet öncesini anlattığı için konu itibarı ile üslupları ile birbirinden çok kolaylıkla ayrılabilirler.

İlk sekiz sure ikili grupları oluşturur. Sonraki 12 sure üçlü grupları oluşturur. Sonraki 4 sure 1,1,1,1 olarak dörtlü grup oluşturur. Bu üçlü gruptan sonra yedili gruplar gelir. 28 sure gelir. Sonra da 10’lu grup gelir.

Bunları toplarsak 65 eder. 13*5=65 eder.

5 ve 13 Fibonacci dizisinden sayılardır.

Bunda Besmelesiz sureyi tek sure sayacak olursak 64 eder.

Şimdi Furkan Suresi’nin yerini anlatacağım.

Üçlü 12 sureden sonra gelen dört surenin sonuncusudur. Bunlardan ikisi Medeni, ikisi Mekki’dir ve atlamalı gelirler. Üçü, üçlü surelere eklenir, 3*15’i doldururlar. Bu sureyi de eklerseniz üçlü sureler 16’ya, dörtlüye tamamlanmış olur. Eğer bu surelere bunlardan gelen 28 sureyi eklerseniz 7*5=35 bulunur. Birini daha eklerseniz 36 eder. 22*32 etmiş olur.

Demek ki suremiz üçlü gruplarda 16’ya tamamlatıcı suredir. 7’li grupta da yer alır. Bu dört sure böylece üçlü surelerle 7’li sureleri birleştirmiş olur. Bu bize birleştirici varlıkları temsil ettiğini gösterir.


...

DEVAMI VE TAMAMI "SEMİNERLER"DE...





YorumYap

Son Yorumlanan Makaleler
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 4
21.2.2020 47 Okunma
4 Yorum 23.02.2020 07:55
Mete Firidin
Salat Kelimesinin Kökeni
26.2.2012 40798 Okunma
7 Yorum 20.02.2020 15:49
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 3
20.2.2020 49 Okunma
2 Yorum 20.02.2020 09:31
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 2
19.2.2020 61 Okunma
2 Yorum 19.02.2020 10:44
Lütfi Hocaoğlu
Bilgisayardan Kuran Öğrenmek. Ruhu-l Kuran Projesi
1.8.2009 8010 Okunma
29 Yorum 19.02.2020 10:01
Hüseyin Kayahan
KUŞ DİLİ ve Hz. SÜLEYMAN
19.12.2019 230 Okunma
1 Yorum 18.02.2020 16:07
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 1
18.2.2020 70 Okunma
3 Yorum 18.02.2020 07:21
Reşat Nuri Erol
Kudüs de Adil Düzen’in gerekliliğini hatırlatıyor-10
16.2.2020 66 Okunma
2 Yorum 18.02.2020 07:19
Mete Firidin
Hadisler
1.2.2020 426 Okunma
6 Yorum 17.02.2020 22:05
Süleyman Karagülle
Çin Virüsü Dünyayı Kurtarabilir!
17.2.2020 135 Okunma
5 Yorum 17.02.2020 08:51
Reşat Nuri Erol
‘ADİL DÜZEN’ dedikçe ERBAKAN’ı anmak…
17.2.2020 74 Okunma
3 Yorum 17.02.2020 08:50
Reşat Nuri Erol
Kudüs de Adil Düzen’in gerekliliğini hatırlatıyor-9
15.2.2020 69 Okunma
4 Yorum 15.02.2020 07:41
Reşat Nuri Erol
Kudüs de Adil Düzen’in gerekliliğini hatırlatıyor-8
13.2.2020 100 Okunma
2 Yorum 13.02.2020 11:51
Reşat Nuri Erol
Kudüs de Adil Düzen’in gerekliliğini hatırlatıyor-7
11.2.2020 106 Okunma
4 Yorum 11.02.2020 07:20
Reşat Nuri Erol
Kudüs de Adil Düzen’in gerekliliğini hatırlatıyor-6
10.2.2020 128 Okunma
4 Yorum 10.02.2020 12:57
Mete Firidin
Hurufu Mukatta
9.4.2011 49769 Okunma
6 Yorum 10.02.2020 02:59
Süleyman Karagülle
İdlib’de Savaş ve Yapılması Gerekenler
9.2.2020 178 Okunma
1 Yorum 09.02.2020 11:36
Reşat Nuri Erol
Kudüs de Adil Düzen’in gerekliliğini hatırlatıyor-5
9.2.2020 117 Okunma
3 Yorum 09.02.2020 11:35
Reşat Nuri Erol
Kudüs de Adil Düzen’in gerekliliğini hatırlatıyor-4
8.2.2020 116 Okunma
4 Yorum 08.02.2020 09:39
Reşat Nuri Erol
Dünya için artık ‘Adil Dünya Düzeni’ gerekli - 1
7.2.2020 106 Okunma
2 Yorum 08.02.2020 08:48
Mete Firidin
Hz. Yusuf’a Secde!
7.12.2018 1631 Okunma
6 Yorum 07.02.2020 21:36
Reşat Nuri Erol
Kudüs de Adil Düzen’in gerekliliğini hatırlatıyor-3
5.2.2020 118 Okunma
3 Yorum 05.02.2020 14:03
Reşat Nuri Erol
Kudüs de Adil Düzen’in gerekliliğini hatırlatıyor-1
1.2.2020 176 Okunma
3 Yorum 05.02.2020 14:02
Reşat Nuri Erol
Kudüs de Adil Düzen’in gerekliliğini hatırlatıyor-2
2.2.2020 179 Okunma
5 Yorum 05.02.2020 14:01
Mete Firidin
Kutsal Kudüs!
1.2.2020 465 Okunma
9 Yorum 03.02.2020 20:52
Mete Firidin
Hz. Lut’un Kızları
7.6.2011 22972 Okunma
4 Yorum 01.02.2020 21:22
Reşat Nuri Erol
Her şey Adil Düzen uygulamasını hatırlatıyor... - 3
31.1.2020 136 Okunma
1 Yorum 31.01.2020 06:49
Süleyman Karagülle
Türkiye ne yapmalı?
30.1.2020 417 Okunma
1 Yorum 30.01.2020 14:57
Reşat Nuri Erol
Her şey Adil Düzen uygulamasını hatırlatıyor... - 2
29.1.2020 257 Okunma
4 Yorum 29.01.2020 09:34
Reşat Nuri Erol
Her şey Adil Düzen uygulamasını hatırlatıyor... - 1
27.1.2020 252 Okunma
3 Yorum 27.01.2020 09:27
Reşat Nuri Erol
FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve...-10
26.1.2020 225 Okunma
4 Yorum 26.01.2020 06:13
Reşat Nuri Erol
FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-9
25.1.2020 268 Okunma
4 Yorum 26.01.2020 06:08
Reşat Nuri Erol
FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-8
22.1.2020 265 Okunma
3 Yorum 25.01.2020 07:13
Reşat Nuri Erol
Sayın Erdoğan; vakıflara dokunmak hayırlı değil…-2
24.1.2020 186 Okunma
3 Yorum 25.01.2020 07:12
Süleyman Karagülle
Kuran ve Çin
5.1.2020 334 Okunma
2 Yorum 24.01.2020 23:07
Reşat Nuri Erol
Sayın Erdoğan; vakıflara dokunmak hayırlı değil…-1
23.1.2020 177 Okunma
2 Yorum 23.01.2020 09:17
Reşat Nuri Erol
FAİZ ile geçen nice yıllar, TOKİ-Diyanet ve…-7
21.1.2020 287 Okunma
4 Yorum 21.01.2020 10:00
Süleyman Karagülle
İran ve Türkiye Ne Yapmalı?
19.1.2020 331 Okunma
1 Yorum 21.01.2020 06:14
Reşat Nuri Erol
Kur’an ve ilim olmadan olmaz; nitekim olmuyor-1
20.1.2020 180 Okunma
3 Yorum 20.01.2020 09:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an ve ilim olmadan olmaz; nitekim olmuyor-1
20.1.2020 264 Okunma
2 Yorum 20.01.2020 09:37
Reşat Nuri Erol
FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 6
18.1.2020 300 Okunma
4 Yorum 18.01.2020 09:34
Reşat Nuri Erol
MILLÎ GAZETE ile geçen yıllar ve gelecek…-5
17.1.2020 371 Okunma
4 Yorum 17.01.2020 14:02
Reşat Nuri Erol
FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 4
15.1.2020 334 Okunma
4 Yorum 15.01.2020 13:20
Reşat Nuri Erol
FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 3
13.1.2020 225 Okunma
3 Yorum 13.01.2020 08:26
Reşat Nuri Erol
FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 2
10.1.2020 232 Okunma
3 Yorum 13.01.2020 08:24
Mete Firidin
Nuh’un Üvey Oğlu!
25.10.2015 17404 Okunma
28 Yorum 12.01.2020 17:30
Mete Firidin
İçki Haram mı?
25.5.2015 15628 Okunma
13 Yorum 12.01.2020 17:25
Mete Firidin
Hz. Nuh, İbrahim, Yusuf ve Musa Kronolojisi
5.4.2015 45096 Okunma
10 Yorum 12.01.2020 16:47
Sam Adian
HAMR ve HUMR
25.2.2012 36018 Okunma
18 Yorum 10.01.2020 12:34
Reşat Nuri Erol
FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 1
9.1.2020 269 Okunma
2 Yorum 09.01.2020 07:43