Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Kur’an ve ilim olmadan olmaz; nitekim olmuyor-1
20.1.2020
365 Okunma, 3 Yorum

   

Kur’an ve ilim olmadan olmaz; nitekim olmuyor-1

Birkaç gündür ne dedik?

“FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek…”; yazı ana başlığımız buydu.

2019 da bitti, hayırlısıyla 2020 başladı” demiştim önceki bir yazımın en sonunda; bir de geçmiş 10-20 yıl var, gelecek 10 yıllar var; ayrıca geçen 100 yıl - gelecek 100 yıl var!

Şahsen yani kişi olarak, ülke olarak ve insanlık olarak muhasebeler yapmalıyız…

Hâsibû enfüseküm kable en tuhâsebû / hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” hadisini hatırlayasım ve hatırlatasım geldi; geçen yıl ve geçen nice 10 yıllar için…

‘Başlayalım’ deyip başladık; daha çok ‘tedavi reçetelerini’ hatırlattık. Türkiye için “ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN”, Dünya için “ADİL ORTAKLIK DÜNYA DÜZENİ, ADİL DÜZENE GÖRE İNSANLIK ANAYASASI” tedavi reçetelerini hatırlattık.

FAİZ/TOKİ gündemde! Henüz İstanbul BB Başkanı olduğu birinci yılda yani henüz her şeyin başlangıcında, belediye paralarını repoya yani faize yatırmaması gerektiğini, Adil Düzen Çalışanı en yakın akademisyen arkadaşımla hatırlattığımızı, Recep Tayyip Erdoğan hatırlamalı… O zamandan beri başlayıp bugüne kadar onlarca yıldan beri “İstanbul belediye yönetiminde” ve “Ankara devlet yönetiminde” uygulanan “FAİZLİ SİSTEM” sonunda geldiğimiz durumu; en başta Recep Tayyip Erdoğan, sonra istisnasız herkes düşünmeli…

Bu girizgâhtan sonra asıl KUR’AN VE İLİM konumuza geçelim ve 1047’inci haftalık seminer çalışmamızı yaptığımızı müjdeleyelim; 16 haftalık Nur Suresi çalışmamız bitti, gelecek hafta Furkan Suresi günlük ve haftalık çalışmalarımız başladı, ELAHMDÜLİLLAH...

Kişiler/insanlar var; doğar, yaşar ve ölürler. İnsanlık var; iki kişiden yani Hz. Âdem ve Havva’dan çoğalmaya başlamış, varlığını 60 bin seneden fazladır sürdürmektedir. O da doğmuştur, gelişmektedir, o da yaşlanacak ve ölecektir. Kişiler insanlığın hücreleridir.

İnsanlık insanlar için mi yoksa insanlık için midir?

Bu dünyada insanlar insanlık içindir. Doğar, yaşar, görevlerini yapar ve ölürler. Ahiret için ise insanlık insanlar içindir. Ahirette insanları saadete ulaştırmak için insanlık vardır.

İnsanla insan arasındaki ilişkiyi düzenleyen, insanları insanlığa bağlayan müessese ise semtlerde, köyde ve sokaklarda kurulmuş olan -yani kurulacak olan- yüz lojmanlı işyeri apartmanlarıdır, buralardaki organizasyondur. Biyolojide de tüm hayat olayları hücrelerde geçer. Semt insanlığın hücresidir. Genel olarak semtler üretim ve tüketim yaparlar. Canlıda da tüm üretim ve tüketim hücrelerde olur. Kan damarları ve sinir damarları ise hücreler arasındaki ilişkileri sağlar. Sermaye kan damarlarına tekabül etmektedir. Para alyuvarlardır. Yönetim ise ulaşım ve haberleşme içinde olmaktadır. Sure (Furkan Suresi) kamunun halkı her şey ile bilgilendirmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu Bakara Suresi’ndeki ‘her şeyi az olsun çok olsun yazın, yazmaktan üşenmeyin’ emrinin uygulanmasını burada gösteriyor ve herkesin borç ve alacağını bilmesi gerektiğini burada bu ayet söylüyor. Kur’an’ı yorumlarken Kur’an konuşma dili ile inmiştir. Yani kelimelerin hukuki manalarını Kur’an anlatmaktadır. Kelimelere hukuki manalarını müçtehitler koyarlar yani Kur’an’ı mantık diline çevirirler. Böylece bir şeriat oluşur. Bu şeriat uygulanabilirse ve başarılı sonuç alınıyorsa tanımlar doğru yapılmış demektir.

Biz elli senedir Kur’an’ın konuşma dilini ikinci defa yeniden mantık diline çeviriyoruz. Akevler’de uygulama yapıyoruz. Şimdiye kadar Akevler varlığını sürdürmüştür. Kendi içinde gelişmiştir ama çevrede etkili olacak duruma gelmemiştir. Şimdi Yenibosna’daki proje çalışması, Yalova’daki AR-GE çalışması ile buna doğru gitmekteyiz. Kur’an’ın mantık diline çevrilmesi, mantık dili ile tercüme edilebilmesi için USUL ilmine ihtiyaç vardır. Hasan Özket Usul ilmi üzerinde 50 senedir çalışma yapmaktadır. Şimdi İstanbul Yenibosna’da haftada bir gün birlikte Usul (Usul-ü Fıkıh) dersi yapılmaktadır. Bu Kur’an seminerlerinde zaten birçok kurallar öğrenilmiştir. Usul uygulamalarında da başarılı olduğumuz zaman artık üçüncü binyıl medeniyeti başlamış olacaktır. Üçüncü binyıl medeniyetinin başlaması demek, yüz lojmanlı işyeri apartmanlarının yapılarak semt kooperatiflerinin yaygınlaşması demektir...

(KUR’AN VE İLİM haftalık seminer notlarından sunuyorum; devam edecek...)

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
20.01.2020
09:45

MİLLÎ GAZETE

Kur’an ve ilim olmadan olmaz; nitekim olmuyor-1

Birkaç gündür ne dedik?

“FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek…”; yazı ana başlığımız buydu.

“2019 da bitti, hayırlısıyla 2020 başladı” demiştim önceki bir yazımın en sonunda; bir de geçmiş 10-20 yıl var, gelecek 10 yıllar var; ayrıca geçen 100 yıl - gelecek 100 yıl var!

Şahsen yani kişi olarak, ülke olarak ve insanlık olarak muhasebeler yapmalıyız…

“Hâsibû enfüseküm kable en tuhâsebû / hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” hadisini hatırlayasım ve hatırlatasım geldi; geçen yıl ve geçen nice 10 yıllar için…

‘Başlayalım’ deyip başladık; daha çok ‘tedavi reçetelerini’ hatırlattık. Türkiye için “ADİL DÜZEN, ADİL EKONOMİK DÜZEN”, Dünya için “ADİL ORTAKLIK DÜNYA DÜZENİ, ADİL DÜZEN’E GÖRE İNSANLIK ANAYASASI” tedavi reçetelerini hatırlattık.

FAİZ/TOKİ gündemde! Henüz İstanbul BB Başkanı olduğu birinci yılda yani henüz her şeyin başlangıcında, belediye paralarını repoya yani faize yatırmaması gerektiğini, Adil Düzen Çalışanı en yakın akademisyen arkadaşımla hatırlattığımızı, Recep Tayyip Erdoğan hatırlamalı… O zamandan beri başlayıp bugüne kadar onlarca yıldan beri “İstanbul belediye yönetiminde” ve “Ankara devlet yönetiminde” uygulanan “FAİZLİ SİSTEM” sonunda geldiğimiz durumu; en başta Recep Tayyip Erdoğan, sonra istisnasız herkes düşünmeli…

Bu girizgâhtan sonra asıl KUR’AN VE İLİM konumuza geçelim ve 1047’nci haftalık seminer çalışmamızı yaptığımızı müjdeleyelim; 16 haftalık Nur Suresi çalışmamız bitti, gelecek hafta Furkan Suresi günlük ve haftalık çalışmalarımız başladı, ELHAMDÜLİLLAH...

Kişiler/insanlar var; doğar, yaşar ve ölürler. İnsanlık var; iki kişiden yani Hz. Âdem ve Havva’dan çoğalmaya başlamış, varlığını 60 bin seneden fazladır sürdürmektedir. O da doğmuştur, gelişmektedir, o da yaşlanacak ve ölecektir. Kişiler insanlığın hücreleridir.

İnsanlık insanlar için mi yoksa insanlık için midir?

Bu dünyada insanlar insanlık içindir. Doğar, yaşar, görevlerini yapar ve ölürler. Ahiret için ise insanlık insanlar içindir. Ahirette insanları saadete ulaştırmak için insanlık vardır.

İnsanla insan arasındaki ilişkiyi düzenleyen, insanları insanlığa bağlayan müessese ise semtlerde, köyde ve sokaklarda kurulmuş olan -yani kurulacak olan- yüz lojmanlı işyeri apartmanlarıdır, buralardaki organizasyondur. Biyolojide de tüm hayat olayları hücrelerde geçer. Semt insanlığın hücresidir. Genel olarak semtler üretim ve tüketim yaparlar. Canlıda da tüm üretim ve tüketim hücrelerde olur. Kan damarları ve sinir damarları ise hücreler arasındaki ilişkileri sağlar. Sermaye kan damarlarına tekabül etmektedir. Para alyuvarlardır. Yönetim ise ulaşım ve haberleşme içinde olmaktadır. Sure (Furkan Suresi) kamunun halkı her şey ile bilgilendirmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu Bakara Suresi’ndeki ‘her şeyi az olsun çok olsun yazın, yazmaktan üşenmeyin’ emrinin uygulanmasını burada gösteriyor ve herkesin borç ve alacağını bilmesi gerektiğini burada bu ayet söylüyor. Kur’an’ı yorumlarken Kur’an konuşma dili ile inmiştir. Yani kelimelerin hukuki manalarını Kur’an anlatmaktadır. Kelimelere hukuki manalarını müçtehitler koyarlar yani Kur’an’ı mantık diline çevirirler. Böylece bir şeriat oluşur. Bu şeriat uygulanabilirse ve başarılı sonuç alınıyorsa tanımlar doğru yapılmış demektir.

Biz elli senedir Kur’an’ın konuşma dilini ikinci defa yeniden mantık diline çeviriyoruz. Akevler’de uygulama yapıyoruz. Şimdiye kadar Akevler varlığını sürdürmüştür. Kendi içinde gelişmiştir ama çevrede etkili olacak duruma gelmemiştir. Şimdi Yenibosna’daki proje çalışması, Yalova’daki AR-GE çalışması ile buna doğru gitmekteyiz. Kur’an’ın mantık diline çevrilmesi, mantık dili ile tercüme edilebilmesi için USUL ilmine ihtiyaç vardır. Hasan Özket Usul ilmi üzerinde 50 senedir çalışma yapmaktadır. Şimdi İstanbul Yenibosna’da haftada bir gün birlikte Usul (Usul-ü Fıkıh) dersi yapılmaktadır. Bu Kur’an seminerlerinde zaten birçok kurallar öğrenilmiştir. Usul uygulamalarında da başarılı olduğumuz zaman artık üçüncü binyıl medeniyeti başlamış olacaktır. Üçüncü binyıl medeniyetinin başlaması demek, yüz lojmanlı işyeri apartmanlarının yapılarak semt kooperatiflerinin yaygınlaşması demektir...

(KUR’AN VE İLİM haftalık seminer notlarından sunuyorum; devam edecek...)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

20 Ocak 2020
Reşat Nuri Erol
20.01.2020
09:46


En çok okunan haberler

Kur’an ve ilim olmadan olmaz; nitekim olmuyor-1
Milli Gazete·1 saat önce
"REŞAT NURİ EROL" için diğer sonuçlar

Web sonuçları

http://www.akevler.org/www.akevler.org › CokYor › Resat-Nuri-Erol › Kapak

Reşat Nuri Erol Çok Yorumlanan Makaleler - Akevler

AKEVLER MAKALELER. Akevler Makalelerin diğer yayın kuruluşlarından temel farkı makale sorumlusunun veya yönetim kurulunun hakem kararı olmadan ...
https://qoshe.com/qoshe.com › yazar › resat-nuri-erol

Reşat Nuri Erol köşe yazıları - QOSHE

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek – 6. “2019 da bitti, hayırlısıyla 2020 başladı” demiştim önceki bir yazımın en sonunda; bir de geçmiş 10-20 yıl var, ...


https://qoshe.com/yazar/resat-nuri-erol/5363



Reşat Nuri Erol
20.01.2020
09:49


1967...1968...1969...AKEVLER 54 YILDIR ÇALIŞIYOR...2018...2019...2020

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1047

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1047. Hafta - 18 OCAK 2020 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1047. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

İRAN VE TÜRKİYE NE YAPMALI?

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 1

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 2

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 3

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 4

Millî Gazete ile geçen yıllar ve gelecek… -5

FAİZ ile geçen nice yıllar, 10 yıllar ve gelecek - 6

Reşat Nuri EROL

 

***

 

NUR SÛRESİ- 16. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

سُورَةٌ أَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَأَنْزَلْنَا فِيهَا آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (1) الزَّانِيَةُ وَالزَّانِي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ فِي دِينِ اللَّهِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (2) الزَّانِي لَا يَنْكِحُ إِلَّا زَانِيَةً أَوْ مُشْرِكَةً وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَا إِلَّا زَانٍ أَوْ مُشْرِكٌ وَحُرِّمَ ذَلِكَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ (3) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (4) إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ (5) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَاءُ إِلَّا أَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ (6) وَالْخَامِسَةُ أَنَّ لَعْنَةَ اللَّهِ عَلَيْهِ إِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ (7) وَيَدْرَأُ عَنْهَا الْعَذَابَ أَنْ تَشْهَدَ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ (8) وَالْخَامِسَةَ أَنَّ غَضَبَ اللَّهِ عَلَيْهَا إِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ (9) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ (10) إِنَّ الَّذِينَ جَاءُوا بِالْإِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْإِثْمِ وَالَّذِي تَوَلَّى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظِيمٌ (11) لَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِأَنْفُسِهِمْ خَيْرًا وَقَالُوا هَذَا إِفْكٌ مُبِينٌ (12) لَوْلَا جَاءُوا عَلَيْهِ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَإِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَاءِ فَأُولَئِكَ عِنْدَ اللَّهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ (13) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِي مَا أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ (14) إِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِأَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِأَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًا وَهُوَ عِنْدَ اللَّهِ عَظِيمٌ (15) وَلَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَا أَنْ نَتَكَلَّمَ بِهَذَا سُبْحَانَكَ هَذَا بُهْتَانٌ عَظِيمٌ (16) يَعِظُكُمُ اللَّهُ أَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِهِ أَبَدًا إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ (17) وَيُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (18) إِنَّ الَّذِينَ يُحِبُّونَ أَنْ تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذِينَ آمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ (19) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ (20) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَإِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَكِنَّ اللَّهَ يُزَكِّي مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ (21) وَلَا يَأْتَلِ أُولُو الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ أَنْ يُؤْتُوا أُولِي الْقُرْبَى وَالْمَسَاكِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوا أَلَا تُحِبُّونَ أَنْ يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ (22) إِنَّ الَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ (23) يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ أَلْسِنَتُهُمْ وَأَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (24) يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ اللَّهُ دِينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُبِينُ (25) الْخَبِيثَاتُ لِلْخَبِيثِينَ وَالْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَاتِ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّبِينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِ أُولَئِكَ مُبَرَّءُونَ مِمَّا يَقُولُونَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ (26) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتَّى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلَى أَهْلِهَا ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (27) فَإِنْ لَمْ تَجِدُوا فِيهَا أَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتَّى يُؤْذَنَ لَكُمْ وَإِنْ قِيلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ أَزْكَى لَكُمْ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ (28) لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ فِيهَا مَتَاعٌ لَكُمْ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ (29) قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ (30) وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ آبَائِهِنَّ أَوْ آبَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَائِهِنَّ أَوْ أَبْنَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي أَخَوَاتِهِنَّ أَوْ نِسَائِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُنَّ أَوِ التَّابِعِينَ غَيْرِ أُولِي الْإِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ أَوِ الطِّفْلِ الَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَى عَوْرَاتِ النِّسَاءِ وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِنْ زِينَتِهِنَّ وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَا الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ (31) وَأَنْكِحُوا الْأَيَامَى مِنْكُمْ وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَائِكُمْ إِنْ يَكُونُوا فُقَرَاءَ يُغْنِهِمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ (32) وَلْيَسْتَعْفِفِ الَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّى يُغْنِيَهُمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ وَالَّذِينَ يَبْتَغُونَ الْكِتَابَ مِمَّا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ إِنْ عَلِمْتُمْ فِيهِمْ خَيْرًا وَآتُوهُمْ مِنْ مَالِ اللَّهِ الَّذِي آتَاكُمْ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَاءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَإِنَّ اللَّهَ مِنْ بَعْدِ إِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَحِيمٌ (33) وَلَقَدْ أَنْزَلْنَا إِلَيْكُمْ آيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِنَ الَّذِينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّقِينَ (34) اللَّهُ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكَاةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ الْمِصْبَاحُ فِي زُجَاجَةٍ الزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّيٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لَا شَرْقِيَّةٍ وَلَا غَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِيءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلَى نُورٍ يَهْدِي اللَّهُ لِنُورِهِ مَنْ يَشَاءُ وَيَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ (35) فِي بُيُوتٍ أَذِنَ اللَّهُ أَنْ تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ فِيهَا اسْمُهُ يُسَبِّحُ لَهُ فِيهَا بِالْغُدُوِّ وَالْآصَالِ (36) رِجَالٌ لَا تُلْهِيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللَّهِ وَإِقَامِ الصَّلَاةِ وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فِيهِ الْقُلُوبُ وَالْأَبْصَارُ (37) لِيَجْزِيَهُمُ اللَّهُ أَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَيَزِيدَهُمْ مِنْ فَضْلِهِ وَاللَّهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ (38) وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ الظَّمْآنُ مَاءً حَتَّى إِذَا جَاءَهُ لَمْ يَجِدْهُ شَيْئًا وَوَجَدَ اللَّهَ عِنْدَهُ فَوَفَّاهُ حِسَابَهُ وَاللَّهُ سَرِيعُ الْحِسَابِ (39) أَوْ كَظُلُمَاتٍ فِي بَحْرٍ لُجِّيٍّ يَغْشَاهُ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِهِ مَوْجٌ مِنْ فَوْقِهِ سَحَابٌ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍ إِذَا أَخْرَجَ يَدَهُ لَمْ يَكَدْ يَرَاهَا وَمَنْ لَمْ يَجْعَلِ اللَّهُ لَهُ نُورًا فَمَا لَهُ مِنْ نُورٍ (40) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَالطَّيْرُ صَافَّاتٍ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْبِيحَهُ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ (41) وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ وَإِلَى اللَّهِ الْمَصِيرُ (42) أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُزْجِي سَحَابًا ثُمَّ يُؤَلِّفُ بَيْنَهُ ثُمَّ يَجْعَلُهُ رُكَامًا فَتَرَى الْوَدْقَ يَخْرُجُ مِنْ خِلَالِهِ وَيُنَزِّلُ مِنَ السَّمَاءِ مِنْ جِبَالٍ فِيهَا مِنْ بَرَدٍ فَيُصِيبُ بِهِ مَنْ يَشَاءُ وَيَصْرِفُهُ عَنْ مَنْ يَشَاءُ يَكَادُ سَنَا بَرْقِهِ يَذْهَبُ بِالْأَبْصَارِ (43) يُقَلِّبُ اللَّهُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَعِبْرَةً لِأُولِي الْأَبْصَارِ (44) وَاللَّهُ خَلَقَ كُلَّ دَابَّةٍ مِنْ مَاءٍ فَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى بَطْنِهِ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى رِجْلَيْنِ وَمِنْهُمْ مَنْ يَمْشِي عَلَى أَرْبَعٍ يَخْلُقُ اللَّهُ مَا يَشَاءُ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ (45) لَقَدْ أَنْزَلْنَا آيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَاللَّهُ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ (46) وَيَقُولُونَ آمَنَّا بِاللَّهِ وَبِالرَّسُولِ وَأَطَعْنَا ثُمَّ يَتَوَلَّى فَرِيقٌ مِنْهُمْ مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَمَا أُولَئِكَ بِالْمُؤْمِنِينَ (47) وَإِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ إِذَا فَرِيقٌ مِنْهُمْ مُعْرِضُونَ (48) وَإِنْ يَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ يَأْتُوا إِلَيْهِ مُذْعِنِينَ (49) أَفِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ أَمِ ارْتَابُوا أَمْ يَخَافُونَ أَنْ يَحِيفَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ وَرَسُولُهُ بَلْ أُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ (50) إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ (51) وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللَّهَ وَيَتَّقْهِ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ (52) وَأَقْسَمُوا بِاللَّهِ جَهْدَ أَيْمَانِهِمْ لَئِنْ أَمَرْتَهُمْ لَيَخْرُجُنَّ قُلْ لَا تُقْسِمُوا طَاعَةٌ مَعْرُوفَةٌ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ (53) قُلْ أَطِيعُوا اللَّهَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَإِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْ وَإِنْ تُطِيعُوهُ تَهْتَدُوا وَمَا عَلَى الرَّسُولِ إِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبِينُ (54) وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا مِنْكُمْ وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ فِي الْأَرْضِ كَمَا اسْتَخْلَفَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ وَلَيُمَكِّنَنَّ لَهُمْ دِينَهُمُ الَّذِي ارْتَضَى لَهُمْ وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ مِنْ بَعْدِ خَوْفِهِمْ أَمْنًا يَعْبُدُونَنِي لَا يُشْرِكُونَ بِي شَيْئًا وَمَنْ كَفَرَ بَعْدَ ذَلِكَ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (55) وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ (56) لَا تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا مُعْجِزِينَ فِي الْأَرْضِ وَمَأْوَاهُمُ النَّارُ وَلَبِئْسَ الْمَصِيرُ (57) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لِيَسْتَأْذِنْكُمُ الَّذِينَ مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ وَالَّذِينَ لَمْ يَبْلُغُوا الْحُلُمَ مِنْكُمْ ثَلَاثَ مَرَّاتٍ مِنْ قَبْلِ صَلَاةِ الْفَجْرِ وَحِينَ تَضَعُونَ ثِيَابَكُمْ مِنَ الظَّهِيرَةِ وَمِنْ بَعْدِ صَلَاةِ الْعِشَاءِ ثَلَاثُ عَوْرَاتٍ لَكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ وَلَا عَلَيْهِمْ جُنَاحٌ بَعْدَهُنَّ طَوَّافُونَ عَلَيْكُمْ بَعْضُكُمْ عَلَى بَعْضٍ كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (58) وَإِذَا بَلَغَ الْأَطْفَالُ مِنْكُمُ الْحُلُمَ فَلْيَسْتَأْذِنُوا كَمَا اسْتَأْذَنَ الَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمْ آيَاتِهِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (59) وَالْقَوَاعِدُ مِنَ النِّسَاءِ اللَّاتِي لَا يَرْجُونَ نِكَاحًا فَلَيْسَ عَلَيْهِنَّ جُنَاحٌ أَنْ يَضَعْنَ ثِيَابَهُنَّ غَيْرَ مُتَبَرِّجَاتٍ بِزِينَةٍ وَأَنْ يَسْتَعْفِفْنَ خَيْرٌ لَهُنَّ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ (60) لَيْسَ عَلَى الْأَعْمَى حَرَجٌ وَلَا عَلَى الْأَعْرَجِ وَلَا عَلَى أَنْفُسِكُمْ أَنْ تَأْكُلُوا مِنْ بُيُوتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ آبَائِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أُمَّهَاتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ إِخْوَانِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخَوَاتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَعْمَامِكُمْ أَوْ بُيُوتِ عَمَّاتِكُمْ أَوْ بُيُوتِ أَخْوَالِكُمْ أَوْ بُيُوتِ خَالَاتِكُمْ أَوْ مَا مَلَكْتُمْ مَفَاتِحَهُ أَوْ صَدِيقِكُمْ لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَأْكُلُوا جَمِيعًا أَوْ أَشْتَاتًا فَإِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلَى أَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللَّهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةً كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ (61)

 

***

 

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ آمَنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَإِذَا كَانُوا مَعَهُ عَلَى أَمْرٍ جَامِعٍ لَمْ يَذْهَبُوا حَتَّى يَسْتَأْذِنُوهُ إِنَّ الَّذِينَ يَسْتَأْذِنُونَكَ أُولَئِكَ الَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ فَإِذَا اسْتَأْذَنُوكَ لِبَعْضِ شَأْنِهِمْ فَأْذَنْ لِمَنْ شِئْتَ مِنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمُ اللَّهَ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ (62) لَا تَجْعَلُوا دُعَاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًا قَدْ يَعْلَمُ اللَّهُ الَّذِينَ يَتَسَلَّلُونَ مِنْكُمْ لِوَاذًا فَلْيَحْذَرِ الَّذِينَ يُخَالِفُونَ عَنْ أَمْرِهِ أَنْ تُصِيبَهُمْ فِتْنَةٌ أَوْ يُصِيبَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ (63) أَلَا إِنَّ لِلَّهِ مَا فِي السَّمَوَاتِ وَالْأَرْضِ قَدْ يَعْلَمُ مَا أَنْتُمْ عَلَيْهِ وَيَوْمَ يُرْجَعُونَ إِلَيْهِ فَيُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُوا وَاللَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ (64)

 

***

 

إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ

EinNa Mav eLMuEMiNUvNa (EinNa Mav eLMuFGıLUvNa)

“Müminler yalnız”

Sure zina yasağı ile başladı ve aile hayatını, neseben akrabalıkları, kişilerin birbirlerinden nasıl izin isteyeceklerini anlattı. Sonunda yargı ile sona erdirdi. Yargı dediğimiz zaman yalnız hâkimler anlaşılmamalıdır. Tüm genel güvenlik yargıdır. Yargının ne olduğunu kavrayabilmek için devlet yapısını bilmek gerekir. Devletin meclisi vardır, ilmî dayanışmanın temsilcilerinden oluşur. Dayanışma sorumluları ilmî şura oluşturur. Ayrıca meclistekiler ahlaki, mesleki ve siyasi şura kurarlar. Bunlar meclislerdir. Halkı temsil ederler. Allah’ın yeryüzündeki halifesinin sorumlusudurlar. Bunlar şeriatı ortaya koyarlar. Yasalar yaparlar. Bütün halk teavün şirketleri şeklinde organize olur. Mesleki dayanışma sorumluları yürütmeyi oluşturur. Herkes kendi içtihadı ile yasaları yorumlar ve uygular. Yorumlama yetkisi uygulayanlara aittir. Herkes kendisi yetkilidir, sorumlu olan da kendisidir. Herkes şeriata uymakla yükümlüdür. Kimse başkasının emrinde değildir.

Yasama ve yürütme yaşamak için gerekli düzenlemeleri yapmaktadır.

İnsanlık 50.000 sene evvel devlet aşamasına gelmeden bunlarla yaşadı. Bundan 5000 sene evvel şeriatın güvencesi sağlandı.

Herkes kendi içtihadı ile hareket eder. Ancak içtihatlar arasındaki farklardan dolayı çatışma ortaya çıkar. İşte bunu gidermek için hakemlerden oluşan yargı ortaya çıkar ve yargı kararlarını uygulayacak yönetim kendisini gösterir. Kişiler hakemlerden oluşan yargıya giderler ve hakem kararlarına herkes kendi rızası ile uyar.  Hakem kararlarına uymayanlara karşı silahlı güç ortaya çıkar, iç ve dış güvenliği sağlar.

Bugün emniyet genel müdürlüğü var, iç güvenliği sağlar. İman kökünden gelir.

Millî müdafaa var, dış savunmayı sağlar.

Bu görevi insanlık tarihinde bazı kabileler yapardı. Sonra paralı askerlere bırakıldı. İslamiyet ise insanları ikiye ayırdı. İsteyenler bedel ödeyerek asker olmazlar ama bunların yönetimde görevleri yoktur, komutan olmazlar, mülki başkan olmazlar. İsteyenler sıra ile genel güveni sağlarlar. İşte bunlar mümindirler, güveni sağlayanlar demektir. Allah ve resulüne iman etmek demek topluluğun ve yürütmenin güvenini sağlamak demektir.


...

DEVAMI VE TAMAMI "SEMİNERLER"DE...




YorumYap

Son Yorumlanan Makaleler
Süleyman Karagülle
KORONAVIRÜS VE SEMT KOOPERATIFLERI
6.4.2020 17 Okunma
1 Yorum 06.04.2020 12:30
Hikmet Güveloğlu
Virüs Öldürür Lakin Bu Süründürür!?
6.4.2020 314 Okunma
1 Yorum 06.04.2020 12:17
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-10
6.4.2020 104 Okunma
6 Yorum 06.04.2020 09:54
Mete Firidin
Hz. Musa Ne Zaman Yaşadı?
12.5.2011 68666 Okunma
10 Yorum 05.04.2020 21:37
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-9
5.4.2020 77 Okunma
3 Yorum 05.04.2020 08:01
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-8
4.4.2020 116 Okunma
4 Yorum 04.04.2020 14:06
Kazım Erten
CORONA TOPYEKÜN TASFİYE Mİ?
1.4.2020 93 Okunma
1 Yorum 02.04.2020 11:11
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-7
1.4.2020 123 Okunma
4 Yorum 01.04.2020 18:01
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-6
31.3.2020 120 Okunma
4 Yorum 31.03.2020 10:38
Kazım Erten
ĞVZ/IVAZ
29.3.2020 188 Okunma
1 Yorum 30.03.2020 20:52
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-5
30.3.2020 94 Okunma
2 Yorum 30.03.2020 10:23
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-4
28.3.2020 131 Okunma
3 Yorum 29.03.2020 08:19
Mete Firidin
İsrailoğullarının Oğullarına Uygulanan Kafa Kesme Cezas
28.3.2020 156 Okunma
1 Yorum 28.03.2020 21:35
Hikmet Güveloğlu
Bizi Öldürürse Ancak Allah Öldürür!
27.3.2020 607 Okunma
2 Yorum 27.03.2020 12:07
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-19
22.3.2020 152 Okunma
5 Yorum 27.03.2020 08:09
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-3
26.3.2020 143 Okunma
1 Yorum 26.03.2020 11:14
Mete Firidin
Bekke Ve Mekke
27.1.2011 30970 Okunma
9 Yorum 25.03.2020 19:30
Mete Firidin
Salat Kelimesinin Kökeni
26.2.2012 42164 Okunma
8 Yorum 25.03.2020 19:23
Mete Firidin
Hz. İbrahim Ne Zaman Yaşadı?
28.2.2011 49528 Okunma
4 Yorum 25.03.2020 18:59
Mete Firidin
Hurufu Mukatta
9.4.2011 51531 Okunma
7 Yorum 25.03.2020 18:55
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-2
25.3.2020 110 Okunma
2 Yorum 25.03.2020 07:26
Süleyman Karagülle
Çin Virüsü Dünyayı Kurtarabilir!
17.2.2020 527 Okunma
6 Yorum 23.03.2020 09:49
Reşat Nuri Erol
Virüs dünya düzeni mi, Adil Dünya Düzeni mi?-1
23.3.2020 140 Okunma
4 Yorum 23.03.2020 08:48
Mete Firidin
Ramazan’da Keyfi Oruç Tutmamanın Karşılığı
21.3.2020 193 Okunma
1 Yorum 23.03.2020 03:25
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-16
14.3.2020 168 Okunma
5 Yorum 22.03.2020 23:37
Süleyman Karagülle
Virüs! (Kovid-19) vs. !!!
22.3.2020 343 Okunma
1 Yorum 22.03.2020 15:42
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-18
20.3.2020 138 Okunma
3 Yorum 20.03.2020 14:06
Süleyman Karagülle
Suriye Anayasası Önerisi
15.3.2020 163 Okunma
1 Yorum 18.03.2020 07:45
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-17
16.3.2020 163 Okunma
3 Yorum 18.03.2020 07:43
Süleyman Karagülle
ABDULLAH GÜL: PARLAMENTER SİSTEME DÖNMEK ŞART
15.3.2020 273 Okunma
1 Yorum 16.03.2020 07:32
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-15
12.3.2020 174 Okunma
3 Yorum 12.03.2020 09:29
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-14
10.3.2020 181 Okunma
3 Yorum 11.03.2020 09:34
Süleyman Karagülle
İstihare Usulüm Nedir?
2.3.2020 262 Okunma
1 Yorum 10.03.2020 06:52
Süleyman Karagülle
Suriye’de Oyun Devam Ediyor
8.3.2020 292 Okunma
1 Yorum 09.03.2020 07:10
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-13
9.3.2020 176 Okunma
3 Yorum 09.03.2020 07:09
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-10
7.3.2020 181 Okunma
5 Yorum 08.03.2020 08:46
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-12
8.3.2020 182 Okunma
2 Yorum 08.03.2020 08:45
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak-11
7.3.2020 192 Okunma
5 Yorum 07.03.2020 10:15
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 9
4.3.2020 221 Okunma
4 Yorum 05.03.2020 12:46
Reşat Nuri Erol
ALLAH’IM…
3.3.2020 197 Okunma
2 Yorum 03.03.2020 08:27
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 8
2.3.2020 190 Okunma
3 Yorum 02.03.2020 07:31
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 6
29.2.2020 246 Okunma
2 Yorum 01.03.2020 21:16
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 7
1.3.2020 261 Okunma
4 Yorum 01.03.2020 21:15
Hikmet Güveloğlu
VLADİVOSTOK 1974
28.2.2020 1049 Okunma
1 Yorum 29.02.2020 11:01
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 5
26.2.2020 217 Okunma
2 Yorum 26.02.2020 09:53
Reşat Nuri Erol
Erbakan Hocayı farklı vesilelerle ananlar var!-2
25.2.2020 258 Okunma
5 Yorum 25.02.2020 17:38
Süleyman Karagülle
Kanal İstanbul Nasıl Yapılmalı?
25.2.2020 293 Okunma
1 Yorum 25.02.2020 12:03
Reşat Nuri Erol
Erbakan Hocayı farklı vesilelerle ananlar var!-1
24.2.2020 237 Okunma
3 Yorum 25.02.2020 02:12
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 4
21.2.2020 235 Okunma
4 Yorum 23.02.2020 07:55
Reşat Nuri Erol
‘Gizli Dünya Devleti’ dedikçe Erbakan’ı anmak - 3
20.2.2020 283 Okunma
2 Yorum 20.02.2020 09:31