Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Bölgesel gelişmeler ve Ali Babacan
17.1.2020
712 Okunma, 0 Yorum

Bölgesel gelişmeler ve Ali Babacan için ipuçları

Mehmet Tekelioğlu

mtekeli35@gmail.com

 

İslam dünyasının en önemli problemi hemen hiçbir alanda ortaya iyi örnekler koyamamasıdır. Bilim dünyasında, iyi yönetim ve yönetişim alanında, hukuki uygulamalarda dişe dokunur örnekler vermek neredeyse imkânsızdır. Bana geçmiş yüzyıllara hatırlatacaklara söyleyecek sözüm çok ama susmayı tercih ederim. Günümüzün sorunlarından bahsediyoruz.

Konunun bir acı yanı daha var. İşin içinde hükümetlerinin beceriksizlikleri var mı bilmiyorum ana bir doğal afet olan Avustralya’daki orman yangınlarını saymazsak dünyada kan ve gözyaşı adeta İslam dünyasına hasredilmiş gibi… Maalesef artık bir kısmını –çok acı ama– kanıksamış gibi olduğumuz Afganistan, Yemen, Sincan, Arakan ve bazı Afrika ülkelerindeki acılar bir yana hemen burnumuzun dibindeki Suriye, Irak, Libya ve üstüne bir de İran kan ve gözyaşı içinde boğuluyor.

Niçin? Niçin bu acı? Niçin bu gözyaşı?

Sözü yönetim anlayışına getirmek istiyorum. İyi yönetilmiyor İslam Dünyası… Denetlenebilir, şeffaf, hesap vermeye hazır bir yönetim anlayışı olmadan bu kan ve gözyaşından kurtulmanın yolu yok gibi gözüküyor…

İran ve Amerika’nın Irak’ta ne işi var sorusunun bugün sırası değil, çünkü çok daha önceden sorulması gereken bir husus idi bu… Bunu bir kenara koyalım. Kasım Süleymani suikastından sonra İran’ın içine düştüğü yönetim karmaşası ne demek istediğimi gayet iyi anlatıyor.

Halkı Müslüman ülkelerin neredeyse tamamı demokrasinin çok uzağında yaşıyorlar. Tunus ve Malezya gibi demokrasi arayışında olan bazı ülkeleri saymazsak bugün İslam dünyasının en önemli problemi demokrasi eksikliği noktasında topaklanıyor. Mevcut yönetimlerin yoğun otoriter davranış kalıplarını yıkması da yakın bir gelecekte pek mümkün değil gibi duruyor.

Üstüne üstlük halkı Müslüman ülkelerdeki iç çekişmeler zaten o ülke insanlarının başlarını ellerinin arasına alıp düşünmelerine de imkân vermiyor. Belki son faktör olarak, enerji kaynaklarından başka bölge haritasında hiçbir şeyle alakadar olmayan ve stratejilerini bu nokta üzerine teksif eden herkesçe malum ülkeleri sayabiliriz. Ancak unutmayalım bu son nokta İslam ülkelerinin içinde bulunduğu hal için bahane sayılamaz.

Ukrayna uçağının düşürülmesi ve 176 kişinin ölmesi İran’daki yönetim zâfiyetinin göstergesi değil mi? Bir uçakla bir füzeyi birbirinden ayırdedemek olacak iş değil... Bir defa uçakla füzenin hızları çok farklı... Tahran, İran’ın ortasında bir şehir… Bir düşman füzesi nereden kalkıp da vuracak Tahran’ı. Sözü uzatmaya gerek yok. Yönetilemeyen, daha doğrusu iyi yönetilemeyen bir İran var orta yerde. Kasım Süleymani’nin cenazesini kaldırırken bile onlarca insan ölüyorsa burada bir düzenden bahsedilemez.

Bir hafta kadar önce hem İran’ı hem Rusya’yı iyi bilen bir eski diplomatı dinledim. Bölgemizdeki ülkelerin neden iyi yönetilemediğini anlattı uzun uzun. Çok önemli noktalara dikkatimizi çekti. Bu ülkelerin önündeki riskleri saydı. İran’ın çok hesaplı hareket ettiğini ve İslam dünyasının meselelerini sahiplenmek gibi bir derdi olmadığını vurguladı, örnek olarak da Kıbrıs, Karabağ ve Doğu Türkistan’ı verdi. Buralarda İran’ı hiçbir zaman sorunlara sahip çıkarken görmedik, göremeyiz dedi. Ayrıca yönetimdeki sıkıntılara değindi ve halkın, özellikle de gençlerin yönetim karşıtı gösterilerde yer aldığını zikretti. Petrol ve doğal gaz ihracatındaki Amerikan ambargosunun yıkıcı tesirlerinden bahsetti. İran’ın bir Şia hilali idealini Kasım Süleymani eliyle gerçekleştirme amacını küçümsememek gerekir diye de ilave etti.

Süleymani suikastının, Amerika ve İran’ın Irak’ı bir çekişme alanı haline dönüştürmesinin Irak’taki şiileri bile rahatsız ettiğini bu tecrübeli diplomattan dinledik. Bölgenin terörle anılmasının verdiği rahatsızlığı, moral çöküntüsünü, hayat şartlarının fakirlikle birlikte ortaya çıkardığı zorlukları konuşmak durumunda kaldık. Ben bölge dedim ama vaktiyle oralarda büyükelçilik de yapmış olan diplomatımız bölge yerine Ortadoğu diyordu. Sormadan edemedim, “Ortadoğu ülkeleri derken Türkiye’yi de dâhil ediyor musunuz?” dedim. Tebessüm etti dostumuz ve “bu herkesin kendi takdiri” demekle yetindi. Belki her noktaya değil ama demokrasi sorunlarına bakarak Türkiye’yi hariç tutmak mümkün mü diye geçirdim içimden ben. Sonra da beni teyit eden Kadir Has Üniversitesinin “Türkiye’nin Eğilimleri adlı kamuoyu araştırması düştü önüme. Ankete katılanların %54’ten fazlası Türkiye’yi bir Avrupa ülkesi olarak değil bir Ortadoğu ülkesi olarak görüyorlarmış. Üstelik bu, üç senedir aynı sonucu veriyormuş. [Bu araştırmada daha detaylı ele alınmayı hak eden pek çok nokta var. Belki haftaya…]

Böyle bir sohbette Libya ve Suriye konuşulmaz olur mu? Detaya girmeye gerek yok...

Buradan çıkarılacak dersler var. Türkiye bölgede yumuşak güç olma vasfını yitirmiş gözüküyor. Böylece bölge ülkeleriyle dostane ilişkiler geliştirme imkânını da kaybediyor. Yumuşak güce sahip olmanın ilk şartı kurum ve kurallarıyla işleyen güçlü bir demokrasidir.

Suriye’de işler iyi gitmiyor. İdlib’deki durum içler acısı. Libya’da zorluklar bizi bekliyor. Putin isteseydi, Hafter ateşkes anlaşmasını imzalamaktan kaçınabilir miydi diye geçiyor aklımdan. İnisiyatifi bölge sorunlarında Rusya’ya mı kaptırdık yoksa!.. Amerika ile kurumsal çapta iyi ilişkileri geliştirecek yerde iki başkanın sözlü mutabakatıyla yetinmek ne kadar doğru dersiniz!..

Türkiye’de yeni siyasal oluşumlar var. Bölgede olup bitenlere hem Davutoğlu’nun hem Ali Babacan’ın yaklaşımlarını bilmek isteyecektir insanlar. Türkiye'nin bundan daha on yıl evvel sahip olduğu yumuşak güce nasıl olup da tekrar kavuşacağını anlatmalılar yeni partiler.

Türkiye’nin de artık iyi yönetilmediğini dile getirenler az değil. Dış ilişkilerimizdeki dağınıklık ve sorunlar yumağı var bir tarafta, diğer tarafta ise ekonomik tablonun getirdiği umutsuzluk… Üretim artışına yönelik stratejilerin bir türlü hayata geçirilemediği, hukuki güvence görmediği için iç ve dış sermaye sahiplerinin Türkiye’yi yatırım yapılabilir ölçekte bulmadığı bir halin içindeyiz. Yatırım olmadan ekonomik büyüme olmuyor, ekonomik büyüme olmadan sosyal çalkantılara yol açacak seviyelere yükselme ihtimali taşıyan işsizlik sorunu çözülemiyor. Güven duygusu yitince zincirin bir halkası kopmuş gibi oluyor. Bu tehlikeli hali kayırmacılık, ekonomik tehditler ve kollamacılık izliyor. Bir korku atmosferidir hâkim oluyor etrafa.

Ahmet Davutoğlu partisini kurdu ve yukarda saydığım hususlarla ilgili görüşlerini açıkladı. Şimdi kamuoyu Ali Babacan başkanlığında kurulacak yeni oluşumu bekliyor.

Ali Babacan’ın bölgemizde cereyan eden olayları iyi değerlendireceğini ve bu anlayışın yeni oluşumun strateji ve söylemlerinde de önemli bir yer tutacağını sanıyorum.

Ali Babacan zaten son dönemlerde yaptığı konuşmalarda bu anlayışın işaretlerini verdi. Hukuk vurgusu, evrensel özgürlük anlayışını tutkuyla dile getirişi, ekonomik sorunlara yaklaşımı takdir ediliyor Babacan’ın. Şimdi sıra bu yeni oluşumun ete kemiğe bürünmesinde... Öyle sanıyorum ki kurucular kurulu ortaya çıktığında, kendi alanında başarısıyla temayüz etmiş dürüst insanlardan, hatta dürüstlüğünü eline geçen imkânları doğru yolda kullanarak kanıtlamış insanlardan oluşmuş bir heyetle karşılaşacağız. Bu gibi oluşumların siyasi rekabete de kalite getireceğini söyleyebiliriz.

Yeni oluşumlara ilgi azalıyor diyenler için bir şarkı sunayım mı size: Kalbime koy başını doktor nabzımı bırak/ Gülen gözüme değil ağlayan gönlüme bak”.

Bölgemizde cereyan eden olaylarda yalnız Ali Babacan için değil herkes için ipuçları var.

 

 




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
ORTAKLIK DÜZENİNDE KONTROL
24.9.2020 17 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor... - 3
24.9.2020 65 Okunma
5 Yorum 24.09.2020 08:00
Süleyman Karagülle
MUHALEFET
23.9.2020 41 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor... - 2
23.9.2020 130 Okunma
6 Yorum 23.09.2020 20:57
Süleyman Karagülle
İletişim Başkanlığı
22.9.2020 41 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor…-1
22.9.2020 151 Okunma
6 Yorum 23.09.2020 06:50
Süleyman Karagülle
Sermaye'nin planı
21.9.2020 99 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Celaleddin Ökten, Arif Ersoy - 2
21.9.2020 148 Okunma
7 Yorum 22.09.2020 08:26
Süleyman Karagülle
Usulüm
20.9.2020 76 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Celaleddin Ökten, Arif Ersoy - 1
20.9.2020 185 Okunma
11 Yorum 20.09.2020 17:48
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-4
19.9.2020 195 Okunma
8 Yorum 20.09.2020 10:29
Süleyman Karagülle
Kudüs Yahudilerindir
18.9.2020 197 Okunma
1 Yorum 18.09.2020 20:53
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-3
17.9.2020 205 Okunma
6 Yorum 17.09.2020 11:23
Süleyman Karagülle
Atatürkçülük yerine Kemalizm
16.9.2020 146 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-2
16.9.2020 220 Okunma
5 Yorum 17.09.2020 09:11
Süleyman Karagülle
Barıştan yana olmalıyız
15.9.2020 137 Okunma
Süleyman Karagülle
Oruç Reis Antalya’da
14.9.2020 165 Okunma
Süleyman Karagülle
İki yüzlü
14.9.2020 147 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy…
14.9.2020 215 Okunma
4 Yorum 16.09.2020 07:02
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy Abi için sır perdesini biraz araladım
13.9.2020 290 Okunma
6 Yorum 16.09.2020 07:45
Selçuk Gürlekoğlu
BİZ KİMİZ?
12.9.2020 140 Okunma
Süleyman Karagülle
12 Eylül
12.9.2020 175 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-2
12.9.2020 221 Okunma
4 Yorum 12.09.2020 08:07
Süleyman Karagülle
Toptan düşünme, adım adım çözme
11.9.2020 171 Okunma
Hikmet Güveloğlu
Batı'nın Derekesi,Türkiye'nin Derecesi
11.9.2020 408 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-1
11.9.2020 251 Okunma
4 Yorum 11.09.2020 13:27
Süleyman Karagülle
Fark etmez
10.9.2020 160 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy ve Mevlüt Özcan hocaların ardından
10.9.2020 223 Okunma
5 Yorum 11.09.2020 13:26
Süleyman Akdemir
MEDİNE SÖZLEŞMESİ VE BENİ KURAYZA UYGULAMASI
9.9.2020 172 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PIRA MALA BADÊ
9.9.2020 135 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Eger Em Nebin Yek Emê Herin Yek Bi Yek
9.9.2020 164 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
İstanbul trafiği için çözüm önerim
9.9.2020 196 Okunma
Süleyman Karagülle
Basın özgürlüğü
9.9.2020 169 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u anmaya ve anlatmaya devam…
9.9.2020 222 Okunma
3 Yorum 09.09.2020 07:59
ZEKİ ALTUBOĞA
Sokak Hayvanları
8.9.2020 134 Okunma
Süleyman Karagülle
Müjdeli haberler
8.9.2020 173 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 6
8.9.2020 220 Okunma
4 Yorum 10.09.2020 09:28
Süleyman Karagülle
Dünya ekonomisi çıkmazda
7.9.2020 158 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 5
7.9.2020 248 Okunma
6 Yorum 07.09.2020 11:59
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy; “Yeni Bir Dünya ve Adil Düzen” - 4
6.9.2020 287 Okunma
9 Yorum 07.09.2020 11:56
ZEKİ ALTUBOĞA
GUNDÊ HUNERMENDAN
5.9.2020 127 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
HALA MI İŞÇİLİĞİ SAVUNUYORSUNUZ!?
5.9.2020 136 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Pêșniyara așîtîyê
5.9.2020 128 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Rêveberîya Navendî û Herêmî
5.9.2020 124 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PENABER
5.9.2020 129 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
İbrahim avêtin agir
5.9.2020 122 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
KOPERATÎFA MUTEHÎTAN
5.9.2020 126 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Canîșînê yekem
5.9.2020 127 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
EVDALÊ ZEYNÊ
5.9.2020 123 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CIVAK
5.9.2020 123 Okunma