Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; Ali Babacan’la nefes almak…
29.11.2019
4879 Okunma, 1 Yorum

Ali Babacan’la nefes almak…

Mehmet Tekelioğlu

mtekeli35@gmail.com

 

Kuşkusuz bu haftanın en önemli siyasi olayı Ali Babacan'ın uzun bir süre sonra bir televizyon programına çıkmasıydı.

Habertürk Televizyonunda Ali Babacan’ı izlerken hem kendi değerlendirmelerimi not ettim bir kenara, hem de farklı kesimlerin neler hissedebileceklerini merak ettim. Orta halli insanlar, fakirler, işçiler, köylüler, gençler, kadınlar, Kürtler, Aleviler, iş âlemi, üniversite mezunu işsiz gençler, öğrenciler, adalet arayan insanlar… Kendimi hepsinin yerine koyup düşününce bir ortak nokta çıktı ortaya: Gelecek perspektifi, gelecek vaadi, gelecek stratejisi… Adını ne koyarsanız koyun… Umut… Hayal… Ya da benzeri başka bir şey…

Ali Babacan’daki üslup ve edanın sergilediği bir başka husus daha var: Güven duygusu. Bu duygu kaybolmuştu insanımızda. Çoktan beri arar olmuştuk. Ali Babacan’ın ortaya koyduğu yapıcı tavır ve anlayışla birçok şeye yeniden başlama iştiyakı kolay filizlenecek gibi…

Umudu ve güven duygusunu oluşturmak kolay değil. Babacan inandığı şeyleri söylediği için, söylediklerini içselleştirdiği için, konjonktür icabı bir söyleme girmediği için yaratıyor bu umut ve güven duygusunu. Bu duyguların pekişmesinde geçmişte yarattığı dürüst insan imajının, şeffaf ve özeleştiriye açık ve yapmacık tavırlardan uzak, ortak aklı önemseyen yapısının da etkisini görmezden gelemeyiz.

Bazı konularda temel ilkelerden bahseden Babacan detayı sonraya bıraktı. Şunu demek istiyordu aslında. “Bütün bu konularda benim söyleyeceklerim var, onlara dair fikirlerim mevcut. Ancak şimdi bunları ifade edersem ortak aklın eserini değil kendi fikirlerimi yansıtmış olurum. Oysa içinde benim de katkım olan, geniş bir mutabakat zeminine oturan bir program etrafında konuşmak daha doğru olur.” Yani önce kadro, sonra fikirler, sonra program…

Ali Babacan uzun bir süre başta ekonomi olmak üzere merkezi yönetimde söz sahibi oldu. O dönemin hakikatleri orta yerde duruyor. Yine de samimi bir şekilde eleştiriye açık olduğunu ifade etti ve kendi mirasını reddetme gibi bir tutum içine girmedi.

Dünyada pek çok şey değişime uğruyor. Türkiye’de de öyle. Bunları iyi izlemeyenler kaybediyorlar. Babacan dünyadan ve Türkiye meselelerinden hiç de kopuk olmadığını program boyunca açıkça ortaya koydu. Mesela “Ak Parti’nin ilk dönemlerinde küresel sistemde para bolluğu vardı, şimdi öyle mi” gibisinden bir soruya rakamlarla verdiği cevabı hatırlayalım. “Amerikan Merkez Bankası 2002'ye göre dünyaya 4 kat fazla para vermiş. Yine 2002'ye göre Avrupa Merkez bankası piyasalara 6 misli daha fazla para vermiştir.”  Ayrıca borçlanma imkânlarına ilişkin şu sözleri: “Eksi faiz ne demek, 100 TL borçlanıyorsunuz yerine 98 TL ödüyorsunuz. Şu anda Türkiye'de yaşadığımız varlık içinde yokluk bir durum. Türkiye maalesef bugün çok yüksek faizlerle borçlanıyor.” 

Karizmatik liderler dönemi daha ne kadar devam eder dersiniz? Bir lider kültü oluşturmanın toplumlara neye mal olduğunu tartışmaya açmayacak mıyız? Karizmatik liderlere bel bağlayan toplumlar durağanlaşmaya ve acze düşmeye açık olurlar. Evrensel değerleri önemsemek, öngörülebilir bir yönetim tarzına kavuşmak, mevcut ve gelecekteki hukuki belirsizliklerden kurtulmakla eşdeğerdir. Yeni nesil, hamasete, korkutulmaya, bir liderin arkasına gözü kapalı takılmaya hoş bakmıyor. Bunları Fehmi Koru da biraz daha detaylı yazmaktan kendini alamamış.

Ali Babacan da galiba bu noktaları önemsemiş olmalı ki izleyicilere farklı olduğunu hissettirme ihtiyacı duydu. Bilgili, şeffaf, söylediğini içselleştirmiş olduğunu belli ederek, hatta söylediklerini vaktiyle eyleme de dönüştürmüş olmanın güveniyle çıktı karşımıza. Söylemle eylemin bir arada yürüyeceğine dair umut verdi ve güven duygusunu pekiştirdi.

Dış politika konusuna derinliğine girme imkânı olmadı programda. Ama Ali Babacan’ın söylediklerinden yumuşak güç ya da çok kullanılan tabirle soft power kavramını önemsediği belliydi. Uluslararası organizasyonlarda Türkiye’nin aktif olması gerektiğini vurgularken Avrupa Birliği hedeflerini yinelemesi olumlu noktalardan biri olarak tezahür etti. Türkiye’nin yumuşak gücü olarak güçlü demokrasiyi ve içerde sağlanacak barışı öne çıkarması sanırım özlediğimiz hususlardan biridir.

Nasıl bir yönetim kurguluyor Ali Babacan? Güçler ayrılığına, hukukun üstünlüğüne ayrı bir yer veriyor elbette. Türkiye’ye has bir başkanlık modelinin istenen sonuçları üretemediğini vurgulamak ihtiyacı duyması ilginçti. Koalisyonlar bitecek deniyordu ama şimdi koalisyonlar seçim öncesi kuruluyor diye tamamladı. Cumhurbaşkanının %51, Meclisin %90’lık bir temsil gücüne sahip olduğu hakikatini ortaya koyarken gücün, yani yasama, yürütme ve yargı erklerinin kullanımı açısından yürütme lehine, yasama ve yargı aleyhine ne kadar orantısız bir dağılım olduğunu da dile getirmiş oldu.

Program arasında alibabacan.com.tr internet sitesinin hayata geçmiş olduğunu da öğrenmiş olduk. Programı sunan Fatih Altaylı, iki saat içinde 7000 mail, 2000 mesaj aldığını söyledi.

Ali Babacan’ın insan hakları ile temel haklar ve özgürlükler konusunu ne kadar önemsediğini görmek sanırım toplumun tamamını sevindirmiştir. Temel hakların pazarlık ve oylama konusu yapılamayacağını ve yönetimlerin bu hakları tanımak zorunda oluşlarını ifade etmesi de ayrı bir öneme sahiptir. Devletin yapması gereken her bir vatandaşını kendisini tanımladığı şekilde kabul etmek gerekir diyerek başta Aleviler ve Kürtler olmak üzere herkesi kucaklamış oldu.

Parti içi demokrasiyi sağlayamayan anlayışlar ülkede demokrasiyi hiç yerleştiremezler derken önemli bir noktaya parmak bastığını hissedenlerin bulunduğu açık bir husus olsa gerek. Buna ek olarak parti içi şeffaflıkla ülke içi şeffaflık arasındaki ilişkiyi de not etmek ihtiyacı çıktı ortaya.

Parti tüzüğünü Venedik Komisyonu kriterlerini esas alarak hazırlıyoruz derken geçmişten dersler çıkardığını hissettim ben…

Gençlere sormuş Ali Babacan, “en önemli sorun olarak neyi görüyorsunuz” diye. Onlar da “bir boğulma hissi yaşıyoruz, nefes almakta zorlanıyoruz” demişler?

Nefes almaya başladı mı dersiniz bu çocuklar?

 

 

 






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 726 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 33 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 817 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 106 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 80 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 80 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 868 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 126 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 871 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 93 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 86 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 95 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 82 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 93 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 91 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 91 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 106 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 96 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 96 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 104 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 96 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 90 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 110 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Dillerin Ayet Oluşu ve Kent Diliyle Eğitim: Adil Düzen’
31.08.2026 103 Okunma
Osman Aydın
GÖRÜNEN BAHÇE, GÖRÜLMESİ GEREKEN ORTAKLIK
31.08.2026 98 Okunma
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1001 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 15
30.08.2026 1246 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-266; Adil Düzen’e nasıl geçilir?
30.08.2026 977 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-265; Yeni düzene geçiş nasıl olur?
29.08.2026 912 Okunma
1 Yorum 29.08.2026 07:42
Hüseyin Bağdatlı
TAŞERON ERDOĞAN
28.08.2026 260 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-264; “Ateşten çıkmak isterler…”
28.08.2026 951 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
BİN YIL UYUTULDUK
27.08.2026 190 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-263; “Ve lehüm azabün eliymün”
27.08.2026 1021 Okunma
1 Yorum 27.08.2026 07:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-262; Kur’an kâinatın haritasıdır
26.08.2026 1073 Okunma
1 Yorum 26.08.2026 09:04
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-261; “Küfretmiş olan kimseler”
25.08.2026 1078 Okunma
1 Yorum 25.08.2026 09:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-260; Adil Düzen’de refah
24.08.2026 1227 Okunma
1 Yorum 24.08.2026 06:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-259; Adil devlet düzeni budur
23.08.2026 1138 Okunma
1 Yorum 23.08.2026 10:05
Osman Aydın
30 AĞUSTOS DAVETİNDE GÖRÜNENİN ARDINDA NE VAR?
22.08.2026 249 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İSRAİL TÜRKİYE Yİ TEHDİT ETMİŞ
22.08.2026 339 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-258; Topluluğa nasıl ulaşılacak?
22.08.2026 1060 Okunma
1 Yorum 22.08.2026 09:30
Hüseyin Bağdatlı
UÇURUMUN KENARI
21.08.2026 255 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-257; Allah’a ittika ediniz…
21.08.2026 1131 Okunma
1 Yorum 21.08.2026 11:26
Reşat Nuri Erol
Kur’an’a göre devlet-256; ey iman edenler
20.08.2026 1191 Okunma
1 Yorum 20.08.2026 07:37
Hüseyin Bağdatlı
ADİL SÖMÜRÜLÜYORUZ
19.08.2026 287 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 4
19.08.2026 1151 Okunma
1 Yorum 19.08.2026 07:22
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 14
18.08.2026 1047 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 3
18.08.2026 1246 Okunma
1 Yorum 18.08.2026 07:12
Hüseyin Bağdatlı
ÇARK DÖNMÜYOR ALİHAN
17.08.2026 279 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 2
17.08.2026 1431 Okunma
1 Yorum 17.08.2026 08:46
Reşat Nuri Erol
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme… - 1
16.08.2026 1440 Okunma
1 Yorum 16.08.2026 06:16


© 2026 - Akevler