Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-8
22.11.2019
168 Okunma, 6 Yorum

 

S.O.S.yal tufan var, Kur’an çözümleri de var-8

“S.O.S. seviyesinde ‘SOS-yal Tufan’ imdat çağrısı” başlıklı ve 9 Kasım 2019 tarihli ilk yazımızla birlikte bu konuda 10 (on) yazımız yayımlandı, uyarı ve hatırlatmalarımızı yaptık.

Genel olarak ne diyorduk, bize göre hangi önemli hatırlatmaları yaptık?

KUR’AN VE İLİM çalışmalarımız yarım yüzyıldan beri var ve son yıllarda, son on yıllarda günlük ve haftalık olarak devam ediyor; değişik vesilelerle bunu hep hatırlatıyorum…

‘S.O.S.yal Tufan’ seviyesindeki sorunların hayatımızın dinî, ilmî iktisadî, idarî/siyasî yani her alanını sardığını ‘teşhis’ olarak her vesileyle hatırlatıyoruz; ‘tedavi’ reçeteleriyle…

KUR’AN çalışmalarımızla, ‘S.O.S.-yal Tufan’ seviyesindeki bu sorunlara önce ‘teşhis’ koyuyor, sonra KUR’AN VE İLİM merkezli ‘tedavi’ reçeteleri üretiyoruz...

‘Teşhis’ dedim de; herkes kendince teşhis koyuyor ama ‘tedavi’ reçetesi üreten yok.

Evet… Tespit ve teşhisler çok ama tedavi ve çözüm reçeteleri üreten yok!

***

Bugün İbrahim Kahveci’nin bugünkü (18 Kasım) “Kimse yok mu?” başlıklı yazısına bakalım. Yazısının orta yerinde dedikleri yani teşhisleri şöyle: “Yani olay şu: Bugün yaş ortalamamız 32 ama çalışmak istemiyoruz. Aynı zamanda nüfus artışı da nerede ise durma noktasına geldi. Yaşlı nüfus ise hızla artıyor. 10-15 yıl sonra bize emekli maaşı ödeyecek bugünün yeni nüfusu arkadan gelmiyor.

Peki, biz ne yapıyoruz?

*Gelecek nüfusa bir kamu mal varlığı bırakmadık. Hepsini özelleştirme adı altında sattık ama satış gelirini de bir güzel yedik - içtik.

*Gelecek nüfusa bir birikim de bırakmadığımız gibi onlara Hazine Garantileri adı altında bir güzel kendi dönemimizin savurganlığının borçlarını bırakıyoruz. KÖİ (Kamu Özel İşbirliği) projelerinde Hazine garantileri 30 yıla kadar çıkıyor ve tutarı 100 milyar doları aştı bile.

*Gelecek nüfusa ciddi bir borç stoku da hazırladık ve her geçen yıl iç-dış borç yükü artarak devam ediyor.

Kısaca gelecek nesil sayısı hem çok az, hem de onlara çok kötü bir miras bırakıyoruz.

Acaba çocuklarımız reddi miras yaparsa ne olacak?”

Sonuç: “Türkiye’de çalışanın da süründüğü, emeklinin de süründüğü bir düzen kurduk. Maalesef hepsi siyasetin ağzına bakıyor. Oradan gelecek ulufeler ile hayatlar şekilleniyor. Sistemi siyasetin lütfü ile şekillenmesinden kurtarmak istemiyoruz.”

***

Bu girizgâhtan sonra ‘tedavi ve çözüm’ reçetelerine geçelim; KUR’AN VE İLİM 1038’inci hafta yani geçen haftaki seminer notlarımızla devam edelim; tedavi niyetine…

“YORUM (Nur Suresi 30’uncu ayetin genel yorumu)

İnsan topluluk içinde özgür yaşayan varlıktır. Yani hem özgürdür hem de topluluğun ferdidir. İnsan dışında böyle bir varlık yoktur. İnsan vaktinin yarısını topluluk içinde, yarısını da kendi özgürlüğü içinde geçirir. İnsana bu imkânı sağlayan ailedir. İnsanlardaki hayvanlardan farklı olarak var olan bazı özellikler aile yapısının korunması içindir. İnsanlarda evlilik dışı ilişkiler yasaklanmış, böylece aile yapısı korunmuştur. Aile de kişileri hem özgür kılar hem de topluluğun üyesi yapar.

Nüfus artıkça mevcut ekonomik yapı insanları yaşatamaz olur. İnsanlar aile içinde yaptıkları çalışmalarla yeni uygarlığa doğru adım atarlar. Böylece insanlık sürekli olarak gelişir, daha çok nüfusu yaşatacak şekilde ilerler. Aile ve özel mülkiyet bunun için vardır.

Canlılar arasında denge boğuşma ile kurulur. İnsanlar arasında denge ise tartışma ile kurulur.  Nüfus planlaması doğum kontrolü ile değil de geç evlenme ile kurulmaya başlanır. İşçilik sisteminin darlığından dolayı insanlar evlenemiyorlar. Zina serbest olursa böyle yaşayıp devam ederler. Cinsi ilişki serbest olmazsa evlenebilmek için insanlar çareler arayacaklar, yeni düzene geçecekler, “işçilik sistemi”nden “ortaklık sistemi”ne geçecekler.

Ezkâlık yani büyüme ve gelişme böyle sağlanacaktır.” (Sayfa 5; devamı var…)

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
22.11.2019
09:14


Siyasi kulislerde gezinti

A+A-
Orhan UĞUROĞLU
22 Kasım 2019

Türkiye'nin meteorolojik havası kışın soğuk günlerini, siyasi havası ise "erken seçim" sıcağını hissettiriyor.

Damat Berat Efendi hazretleri her ne kadar ekonomi "muhteşem" dese de, ekonomik göstergeler, piyasa aktörleri, yatırımcılar, banka sektörü "durgunluk" diye bas bas bağırıyor.

Gelin beraber siyasi kulisleri ve yaşananları değerlendirelim…

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen, "Tek Adam Rejimi;

- AKP teşkilatlarını mutlu etmedi,

- AKP milletvekillerini mutlu etmedi,

- 95 yıllık Türk devlet yapısını alt üst etti,

- Bakanları Meclis'ten kopardı,

- Bakanları milletten kopardı,

- Sanayiciler şikâyetçi,

- Tarım üreticileri şikâyetçi,

- Esnaf, tüccar kepenk indirdi,

- İnşaat sektörü durdu,

- Yabancı yatırımcı gelmiyor,

- Türk yatırımcı parasını da yatırımını da ülke dışına çıkardı,

- Medya büyük baskı altında, gazetecilere saldırılar sürüyor,

- Yargı iktidarın emrinde,

- Türk ordusu siyasi atamalarla yönetilir oldu,

- Valiler, kaymakamlar AKP il ve ilçe başkanları haline dönüştü,

- Atanamayan öğretmenlerin sayısı bir milyona yaklaştı,

- Emeklilikte yaşa takılan 1,3 milyon EYT'li işçi, yatırdıkları primlerin karşılığı gasp edildiği için emekli maaşı alamıyorlar.

- İşsizlik patladı, gençler umutsuz,

- Şehir hastaneleri modeli devlete zarar ettiriyor,

- İstanbul Havalimanı, Türk Hava Yolları'nı iflas aşamasına götürecek zararlara neden oluyor,

- Göçek ve Ahlat saraylarının yapımına para akıtılmaya devam ediliyor,

- Süper lüks saray yaşamı bakanlıklara da sirayet etti.

Değerli okurlarım,

Türk Silahlı Kuvvetlerinin sınır ötesi operasyonu  durduruldu.

Aslında durdurulan "terörle mücadele" oldu…

Hani "inlerine gireceğiz" sözleriniz nerede?

Hani, "bir gece ansızın gelebiliriz" meydan okumanız nerede?

Hani, "tek bir terörist kalmayıncaya kadar terörle mücadele edeceğiz" vaadiniz nerede,

Hani, "PYD/YPG terör örgütü PKK'nın devamıdır, terörle mücadelemiz bu örgütleri yok edinceye kadar sürecek" sözünüz ne oldu?

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye'nin beka sorunu, PKK uzantısı PYD/YPG terör örgütüdür" diye bas bas bağırmıyorlar mıydı?

PYD/YPG terör örgütü yok edildi mi?

Değerli okurlarım,

AKP+MHP koalisyonunun başarısızlığı nedeniyle, PKK uzantısı ve hatta PKK'nın para ve silah tedarikçisi PYD/YPG terör örgütü Amerika ile resmen müttefik oldu.

Terörist başı Mazlum Kobani kod adlı alçak Ferhat Abdi Şahin, Amerikan ordusu ve Başkanı Trump tarafından "General" unvanı verilerek taltif edildi.

Para ve silah yardımı Amerika tarafından arttırılarak sürdürülüyor.

Amerika'nın müttefiki bu terör örgütleri, Suriye halkının anasının ak sütü kadar helal petrol kuyularına ve gelirlerine çöktüler.

Bu petrol gelirleri ile terör finanse edilecek.

Bu karar resmen açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika'da, Başkan Trump'a, "On minute" diye meydan okuyup tepki göstereceğine, -eğer iddia doğruysa- CHP'yi bölme ve Kemal Kılıçdaroğlu'nu devirmenin peşine mi düştü?..

Değerli okurlarım,

Türkiye'yi düştüğü "tek adam" rejiminden ve metal yorgunu AKP'den kurtarmak şarttır.

AKP lideri Erdoğan ve kadrosu iktidarda kalmak için artık siyasi komplo üretmeye başladılar ki asıl büyük beka sorunu da bu anlamda ortaya çıkmaktadır.

Gerek Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu, gerek Ali Babacan, gerek Rıfat Serdaroğlu, gerek Öztürk Yılmaz'ın partilerini bir an önce kurmaları siyaseten gerekir.

Çünkü Türkiye'nin artık yeni bir siyasi hikâyeye ihtiyacı vardır.

Kasım ayı bitiyor henüz bu yeni partiler kuruluş takvimlerini netleştirmediler.

"Fazla naz aşık usandırır" derler…

Kuracaksanız kurun ya da bir an evvel kuruluş tarihlerinizi net şekilde açıklayın.

Kaynak Yeniçağ: Siyasi kulislerde gezinti - Orhan UĞUROĞLU



Reşat Nuri Erol
22.11.2019
09:20

https://www.milligazete.com.tr/haber/3384158/denk-butce-yapamayan-iktidar-guvenilir-degildir


Denk bütçe yapamayan iktidar güvenilir değildir!

ESAM’ın bu haftaki konuğu Saadet Partisi Genel  Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Tekir oldu.

Muhammed Vefa
Muhammed VefaTüm Haberleri
mask
Büyütmek için resme tıklayın

ESAM Çarşamba Konferansları’nın bu haftaki konuğu Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Tekir oldu. Ekonomide denk bütçenin önemine vurgu yapan Tekir, şöyle konuştu:

Bir iktidar bütçesini denk bütçe yapmıyorsa güvenilir değildir. Bu çok açıktır. Denk bütçe yapılmadığında iktidarlar istediği kadar dış borç alıyor. Biz iktidar olduğumuz dönemde bunu yaptık. Biz dış borç almayan tek iktidarız. Bu şunu ifade ediyor; vatandaşın verdiği vergilerin yerli yerinde kullanıldığını gösteriyor.

ESAM Çarşamba Konferansları’nın bu haftaki konuğu Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Tekir oldu. Ekonomide denk bütçenin önemine vurgu yapan Tekir, “Bir iktidar bütçesini denk bütçe yapmıyorsa güvenilir değildirdir. Bu çok açıktır. Denk bütçe yapılmadığında iktidarlar istediği kadar dış borç alıyor. Biz iktidar olduğumuz dönemde bunu yaptık. Biz dış borç almayan tek iktidarız. Bu şunu ifade ediyor; vatandaşın verdiği vergiler yerli yerinde kullandığını gösteriyor” dedi.

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (ESAM) geleneksel hale gelen Çarşamba Konferansları’nın bu haftaki konuğu Saadet Partisi Ekonomik İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Tekir oldu. ESAM Konferans salonunda ‘Toplumsal Barış ve Adalet’ konusu ile gerçekleşen programa ESAM Genel Başkanı Recai Kutan,  milletvekilleri, bürokratlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.

O ÜLKELERDE İNSANLIK İFLAS ETMİŞTİR

Adalet konusunda kısalar anlatarak konuşmasına başlayan Tekir, “İslam dünyasında çok büyük huzursuzluk var. Çok büyük çalkantılar var.  Özellikle temel hak ve hürriyetleri alanında bu problemlerin çözümü noktasında karışıklıkları görüyoruz. Dolaysıyla İslam dünyasında var olan problem zamanımızda var olan bir problem değildir. Yeni ortaya çıkmış bir problem değildir. Asırlar boyunca devam eden ve çözüm bekleyen bir problemdir. İnsanlığa mükemmel bir sistem bırakan İslam hukuk bilgilerine sahip çıkamamanın ve onu geliştirmemeyi sefalet olarak nitelendirebiliriz. İmam Hanefi ve İmam Şafi’nin geriye muhteşem bir sistem bıraktı. Fakat ondan sonra ki dönemde bu emaneti muhafaza etme ya da geliştirme noktasında bir varlık gösterilemedi. Eğer bir İslam ülkesinde suç ve suçluluğun ispatının iddia makamına düştüğü halde kişiler masumiyetini ispatlamak zorunda bırakılıyorsa orda İslam ve insanlık yok olmuştur. Hukuk iflas etmiştir” diye konuştu.   

TARİHTE ADALETSİZLİKLER HEP YAŞANMIŞTIR

Devlet yapısının oluşması hakkında bilgiler vererek konuşmasına devam eden Tekir, güvenliğin sağlanamadığı bir ortamda insanların yaşamasının mümkün olmadığının altını çizerek, güvenliğin sağlanması halinde adaletinde sağlanmış olacağını vurguladı.  Adaletin önemine vurgu yapan Tekir, “İnsanlık tarih boyunca hep adaleti aramıştır. Adalet arayışının olmadığı bir döneme rastlamak mümkün değil. Tarihi gözden geçirdiğimizde bazı dönemler adaletli yönetilmiştir. Bazı dönemlerde adaletsizler yaşanmıştır.  İslam eşittir erdemli topluluktur. Erdemli toplumda eşittir, ehliyettir, liyakattir ve adalettir. Bugün ki tabir ile adaletli yönetimdir” ifadelerini kullandı. 

DENK BÜTÇE YAPMAYAN İKTİDAR GÜVENİLİR DEĞİLDİR

Ekonomi konusunda da önemli değerlendirmelerde bulunan Tekir, denk bütçenin önemine vurgu yaptı. Tekir, “Bir iktidar bütçesini denk bütçe yapmıyorsa güvenilir değildirdir. Bu çok açıktır. Denk bütçe yapılmadığında iktidarlar istediği kadar dış borç alıyor. Biz iktidar olduğumuz dönemde bunu yaptık. Biz dış borç almayan tek iktidarız. Bu şunu ifade ediyor; vatandaşın verdiği vergiler yerli yerinde kullandığını gösteriyor. Bu vergiler yetiyordu” şeklinde konuştu.

Reşat Nuri Erol
22.11.2019
09:23


https://www.milligazete.com.tr/haber/3384197/mak-arastirma-baskani-kulattan-erken-secim-cikisi-tarih-verdi



Reşat Nuri Erol
22.11.2019
10:06
Güncellenme Tarihi: 22.11.2019 09:29

Kemal Öztürk'ten yılın hareketi! Üç kuruşluk tazminat davası açtı

Geçtiğimiz günlerde gazetecilik üzerine yaptığı yayında "manşet" çıkışıyla gündeme bomba gibi düşen Kemal Öztürk, öyle bir şey yaptı ki...

Kemal Öztürk'ten yılın hareketi! Üç kuruşluk tazminat davası açtı

Kemal Öztürk'ün "manşet" çıkışının ardından birçok yazar ve gazeteci, konu üzerinden tartışmıştı.

Öztürk, bazı haber sitelerinin hakkında yaptıkları haberler nedeniyle yargı yoluna başvurduğunu kamuoyu ile paylaştı.

Basın açıklaması yapan Kemal Öztürk, başta Yeni Akit olarak "Üç kuruşluk dava açtığını" duyurdu.

Kemal Öztürk'ün bu yaptığı "yılın hareketi" olmaya aday...

İşte basın açıklaması:

Kamuoyuna Duyuru

Medyanın dünü, bugünü ve yarını üzerine başlattığım tartışmalar, geleneksel ve sosyal medyada şahsıma yönelik bir linç kampanyasıyla karşılık buldu.

Ben 60 yıldır siyaset-medya-ticaret arasında devam eden sorunlu bir sistemin tartışılmasını, özgür, adil ve hakkaniyetli bir medya sistemi kurulmasını savunurken, meslektaşlarım isimler üzerinde daha magazin bir tartışmayı tercih etti. Ben ise buna karşı çıktım.

Bunun üzerine sistematik ve planlı bir linç kampanyası düzenlendi. Medyanın çöplüğü karıştırılıp, 25 yıl önceki deli zırvası yalan hatıraları, 15 yıl öncesinin asılsız haberlerini bulup elden ele dolaştırdılar.

Haberi yazanlar, iftiraları atanlar bunların yalan olduğunu, gerçek olmadığını bilerek yaptı. Ve sözüm ona “dindar”, “seküler”, “sosyal demokrat”, “tarafız” gazeteler, televizyonlar bu haberleri sorgusuz sualsiz yayınladı, sosyal medyada “kuş” beyinli trol ordusu bunları paylaştı.

Hepsini izledim, not ettim.

Şunu gördüm:

Akit’in yalan haberini Sözcü, Halk TV, KRT tv alıntıladı, Sözcü’nün yalan haberini Akşam, Takvim, Sabah kopyaladı yayınladı. Bu neyin ittifakıdır?

Gazeteler, televizyonlar, onlarca medya sitesi, binlerce sosyal medya kullanıcısı, psikolojik sorunları olan birinin yazdığı tvitlerdeki akla zarar iddiaları, her yerinden yalan olduğu belli olan iftiraları, hiç tereddüt etmeden ve düşünmeden, bir sürü psikolojisiyle alıntıladı ve yayınladı.

Bu bir cinnet halidir.

Bu, aslında birbirilerinden farkları kalmamış, aynı sistemden beslenen, çürümüş bir yapının varlığını gösterdi bize.

Dindar, seküler, Kemalist, demokrat maskelerini takmış ama ahlak ve vicdanını kaybetmiş, beyni süngerleşmiş “gazeteci” geçinen bazı insanların hüküm sürdüğü bir sistemle karşı karşıyayız.

İşte benim eleştirdiğim budur.

Bu yüzden sistemi değil, isimleri tartışarak, tartışmanın odağını değiştirmek istiyorlar.

Onuru ve şerefiyle bu mesleği sürdürmeye çalışan meslektaşlarımı tenzih ediyorum.

Asıl perde arkasında yaşanan şudur:

Hiçbir alternatif medyanın doğmasını istemiyorlar. Bir Youtube kanalında, röportaj yapılan kişilerin gerçek sorularla karşılaştığında gündemi nasıl değiştirebildiğini gördü herkes.

Milyarlık yatırımlarla kurulmuş, televizyonların, gazetelerin yapamadığını bir Youtube kanalı yapıyorsa, bu yalanlar üzerine kurulmuş bir sistem için büyük tehlike demektir.

İşte boğmak istedikleri şey, bu yeni ses, yeni bakış açısı, alternatif medya süreçleridir.

Lakin başaramadılar. Başaramayacaklar da.

Çünkü şikayet edecekleri bir patronum, sesimi kısacakları bir yöneticim, amirim yok. Bu yüzden den itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar. Ama hiçbir iftira tutmayacak.

Tek başıma ve sırtımı hiç kimseye dayamadan sadece gazetecilik yapıyorum.

Özgürüm ve bundan daha büyük bir güç bulunmuyor şu anda.

Bu yüzden sonuna kadar “makul insan” ve “adil medya” fikrini savunmaya devam edeceğim. Bunun için daha çok çalışacağım.

Bana iftira atan, ahlakıma, namusuma dil uzatan, kişilik haklarıma hakaret eden, beni FETÖ terör örgütüyle yan yana göstermeye çalışan, ahlaktan nasibini almamış bu insanlarla ilgili bugün yargıya başvurdum. Hem ceza, hem de tazminat davası için avukatlarımın hazırladığı dilekçeyi yargıya teslim ettim.

3 Kuruşluk tazminat davası açtım. Çünkü daha fazla etmezler!

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Reşat Nuri Erol
24.11.2019
08:09

1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1039

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1039. Hafta - 23 KASIM 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1039. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

BİLGİ: Süleyman Hoca bir müddet haftalık yorum yazmayacak!

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

S.O.S.yal tufan var, Kur’an çözümleri de var…

… … …

S.O.S.yal tufan var, Kur’an çözümleri de var-6

S.O.S.yal tufan var, Kur’an çözümleri de var-7

Beş yıl planlanacak ve 25 yıla ışık tutulacak…

Reşat Nuri EROL

 

***

 

NUR SÛRESİ- 8. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

سُورَةٌ أَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَأَنْزَلْنَا فِيهَا آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (1) الزَّانِيَةُ وَالزَّانِي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ فِي دِينِ اللَّهِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (2) الزَّانِي لَا يَنْكِحُ إِلَّا زَانِيَةً أَوْ مُشْرِكَةً وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَا إِلَّا زَانٍ أَوْ مُشْرِكٌ وَحُرِّمَ ذَلِكَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ (3) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (4) إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ (5) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَاءُ إِلَّا أَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ (6) وَالْخَامِسَةُ أَنَّ لَعْنَةَ اللَّهِ عَلَيْهِ إِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ (7) وَيَدْرَأُ عَنْهَا الْعَذَابَ أَنْ تَشْهَدَ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ (8) وَالْخَامِسَةَ أَنَّ غَضَبَ اللَّهِ عَلَيْهَا إِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ (9) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ (10) إِنَّ الَّذِينَ جَاءُوا بِالْإِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْإِثْمِ وَالَّذِي تَوَلَّى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظِيمٌ (11) لَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِأَنْفُسِهِمْ خَيْرًا وَقَالُوا هَذَا إِفْكٌ مُبِينٌ (12) لَوْلَا جَاءُوا عَلَيْهِ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَإِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَاءِ فَأُولَئِكَ عِنْدَ اللَّهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ (13) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِي مَا أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ (14) إِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِأَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِأَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًا وَهُوَ عِنْدَ اللَّهِ عَظِيمٌ (15) وَلَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَا أَنْ نَتَكَلَّمَ بِهَذَا سُبْحَانَكَ هَذَا بُهْتَانٌ عَظِيمٌ (16) يَعِظُكُمُ اللَّهُ أَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِهِ أَبَدًا إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ (17) وَيُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (18) إِنَّ الَّذِينَ يُحِبُّونَ أَنْ تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذِينَ آمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ (19) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ (20) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَإِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَكِنَّ اللَّهَ يُزَكِّي مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ (21) وَلَا يَأْتَلِ أُولُو الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ أَنْ يُؤْتُوا أُولِي الْقُرْبَى وَالْمَسَاكِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوا أَلَا تُحِبُّونَ أَنْ يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ (22) إِنَّ الَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ (23) يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ أَلْسِنَتُهُمْ وَأَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (24) يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ اللَّهُ دِينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُبِينُ (25) الْخَبِيثَاتُ لِلْخَبِيثِينَ وَالْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَاتِ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّبِينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِ أُولَئِكَ مُبَرَّءُونَ مِمَّا يَقُولُونَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ (26) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتَّى تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلَى أَهْلِهَا ذَلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (27) فَإِنْ لَمْ تَجِدُوا فِيهَا أَحَدًا فَلَا تَدْخُلُوهَا حَتَّى يُؤْذَنَ لَكُمْ وَإِنْ قِيلَ لَكُمُ ارْجِعُوا فَارْجِعُوا هُوَ أَزْكَى لَكُمْ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ (28) لَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ أَنْ تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ مَسْكُونَةٍ فِيهَا مَتَاعٌ لَكُمْ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ (29) قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذَلِكَ أَزْكَى لَهُمْ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ (30) وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ أَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَى جُيُوبِهِنَّ وَلَا يُبْدِينَ زِينَتَهُنَّ إِلَّا لِبُعُولَتِهِنَّ أَوْ آبَائِهِنَّ أَوْ آبَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ أَبْنَائِهِنَّ أَوْ أَبْنَاءِ بُعُولَتِهِنَّ أَوْ إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي إِخْوَانِهِنَّ أَوْ بَنِي أَخَوَاتِهِنَّ أَوْ نِسَائِهِنَّ أَوْ مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُنَّ أَوِ التَّابِعِينَ غَيْرِ أُولِي الْإِرْبَةِ مِنَ الرِّجَالِ أَوِ الطِّفْلِ الَّذِينَ لَمْ يَظْهَرُوا عَلَى عَوْرَاتِ النِّسَاءِ وَلَا يَضْرِبْنَ بِأَرْجُلِهِنَّ لِيُعْلَمَ مَا يُخْفِينَ مِنْ زِينَتِهِنَّ وَتُوبُوا إِلَى اللَّهِ جَمِيعًا أَيُّهَا الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ (31)

 

***

 

وَأَنْكِحُوا الْأَيَامَى مِنْكُمْ وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَائِكُمْ إِنْ يَكُونُوا فُقَرَاءَ يُغْنِهِمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ (32) وَلْيَسْتَعْفِفِ الَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّى يُغْنِيَهُمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ وَالَّذِينَ يَبْتَغُونَ الْكِتَابَ مِمَّا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ إِنْ عَلِمْتُمْ فِيهِمْ خَيْرًا وَآتُوهُمْ مِنْ مَالِ اللَّهِ الَّذِي آتَاكُمْ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَاءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَنْ يُكْرِهْهُنَّ فَإِنَّ اللَّهَ مِنْ بَعْدِ إِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَحِيمٌ (33) وَلَقَدْ أَنْزَلْنَا إِلَيْكُمْ آيَاتٍ مُبَيِّنَاتٍ وَمَثَلًا مِنَ الَّذِينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْ وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّقِينَ (34)

 

***

 

Reşat Nuri Erol
25.11.2019
08:16

MİLLÎ GAZETE

S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var - 8

Araya 15 yıl sonra toplanabilen(!) “TARIM ŞÛRASI” konusu girdi, biz de “Beş yıl planlanacak ve 25 yıla ışık tutulacak…” başlıklı yazımızı yazdık; yazmaya devam edeceğiz!

“S.O.S. seviyesinde ‘SOS-yal Tufan’ imdat çağrısı” başlıklı ve 9 Kasım 2019 tarihli ilk yazımızla birlikte bu konuda 10 (on) yazımız yayımlandı, uyarı ve hatırlatmalarımızı yaptık.

Genel olarak ne diyorduk, bize göre hangi önemli hatırlatmaları yaptık?

“KUR’AN VE İLİM çalışmalarımız yarım yüzyıldan beri var ve son yıllarda, son on yıllarda günlük ve haftalık olarak devam ediyor; değişik vesilelerle bunu hep hatırlatıyorum…

‘S.O.S.yal Tufan’ seviyesindeki sorunların hayatımızın dinî, ilmî iktisadî, idarî/siyasî yani her alanını sardığını ‘teşhis’ olarak her vesileyle hatırlatıyoruz; ‘tedavi’ reçeteleriyle…

KUR’AN çalışmalarımızla, ‘S.O.S.-yal Tufan’ seviyesindeki bu sorunlara önce ‘teşhis’ koyuyor, sonra KUR’AN VE İLİM merkezli ‘tedavi’ reçeteleri üretiyoruz...

‘Teşhis’ dedim de; herkes kendince teşhis koyuyor ama ‘tedavi’ reçetesi üreten yok.

Evet… Tespit ve teşhisler çok ama tedavi ve çözüm reçeteleri üreten yok!”

Bugün İbrahim Kahveci’nin bugünkü (18 Kasım) “Kimse yok mu?” başlıklı yazısına bakalım. Yazısının orta yerinde dedikleri yani teşhisleri şöyle: “Yani olay şu: Bugün yaş ortalamamız 32 ama çalışmak istemiyoruz. Aynı zamanda nüfus artışı da nerede ise durma noktasına geldi. Yaşlı nüfus ise hızla artıyor. 10-15 yıl sonra bize emekli maaşı ödeyecek bugünün yeni nüfusu arkadan gelmiyor.

Peki, biz ne yapıyoruz?

*Gelecek nüfusa bir kamu mal varlığı bırakmadık. Hepsini özelleştirme adı altında sattık ama satış gelirini de bir güzel yedik - içtik.

*Gelecek nüfusa bir birikim de bırakmadığımız gibi onlara Hazine Garantileri adı altında bir güzel kendi dönemimizin savurganlığının borçlarını bırakıyoruz. KÖİ (Kamu Özel İşbirliği) projelerinde Hazine garantileri 30 yıla kadar çıkıyor ve tutarı 100 milyar doları aştı bile.

*Gelecek nüfusa ciddi bir borç stoku da hazırladık ve her geçen yıl iç-dış borç yükü artarak devam ediyor.

Kısaca gelecek nesil sayısı hem çok az hem de onlara çok kötü bir miras bırakıyoruz.

Acaba çocuklarımız reddi miras yaparsa ne olacak?”

Sonuç: “Türkiye’de çalışanın da süründüğü, emeklinin de süründüğü bir düzen kurduk. Maalesef hepsi siyasetin ağzına bakıyor. Oradan gelecek ulufeler ile hayatlar şekilleniyor. Sistemi siyasetin lütfü ile şekillenmesinden kurtarmak istemiyoruz.”

Bu girizgâhtan sonra ‘tedavi ve çözüm’ reçetelerine geçelim; KUR’AN VE İLİM 1038’inci hafta yani geçen haftaki seminer notlarımızla devam edelim; tedavi niyetine…

“YORUM (Nur Sûresi 30’uncu ayetin genel yorumu)

İnsan topluluk içinde özgür yaşayan varlıktır. Yani hem özgürdür hem de topluluğun ferdidir. İnsan dışında böyle bir varlık yoktur. İnsan vaktinin yarısını topluluk içinde, yarısını da kendi özgürlüğü içinde geçirir. İnsana bu imkânı sağlayan ailedir. İnsanlardaki hayvanlardan farklı olarak var olan bazı özellikler aile yapısının korunması içindir. İnsanlarda evlilik dışı ilişkiler yasaklanmış, böylece aile yapısı korunmuştur. Aile de kişileri hem özgür kılar hem de topluluğun üyesi yapar.

Nüfus arttıkça mevcut ekonomik yapı insanları yaşatamaz olur. İnsanlar aile içinde yaptıkları çalışmalarla yeni uygarlığa doğru adım atarlar. Böylece insanlık sürekli olarak gelişir, daha çok nüfusu yaşatacak şekilde ilerler. Aile ve özel mülkiyet bunun için vardır.

Canlılar arasında denge boğuşma ile kurulur. İnsanlar arasında denge ise tartışma ile kurulur. Nüfus planlaması doğum kontrolü ile değil de geç evlenme ile kurulmaya başlanır. İşçilik sisteminin darlığından dolayı insanlar evlenemiyorlar. Zina serbest olursa böyle yaşayıp devam ederler. Bu kanuni(!) serbestlik olmazsa, evlenebilmek için insanlar çareler arayacaklar, yeni düzene geçecekler, “işçilik sistemi”nden “ortaklık sistemi”ne geçecekler.

Ezkâlık yani büyüme ve gelişme böyle sağlanacaktır.” (Sayfa 5; devamı var…)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

25 Kasım 2019


YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
3'üncü Tarım ve Orman Şurası'nın ardından (2)
4.12.2019 42 Okunma
4 Yorum 04.12.2019 12:48
Süleyman Karagülle
ÇİN, DÜNYA VE ORTAKLIK SİSTEMİ
2.12.2019 103 Okunma
2 Yorum 03.12.2019 13:52
Reşat Nuri Erol
3'üncü Tarım ve Orman Şurası'nın ardından…
2.12.2019 64 Okunma
3 Yorum 03.12.2019 13:52
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-9
1.12.2019 65 Okunma
2 Yorum 01.12.2019 07:57
Hikmet Güveloğlu
Hileden Hakikati Ayırabilmek
29.11.2019 1478 Okunma
Reşat Nuri Erol
S.Eskicioğlu hocaların hocası SüleymanKaragülle’yi yadı
29.11.2019 126 Okunma
2 Yorum 01.12.2019 07:57
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; Ali Babacan’la nefes almak…
29.11.2019 80 Okunma
1 Yorum 29.11.2019 10:05
Hüseyin Bağdatlı
EN BÜYÜK İSRAF
28.11.2019 72 Okunma
Reşat Nuri Erol
Beş yıl planlanacak ve 25 yıla ışık tutulacak…
22.11.2019 209 Okunma
8 Yorum 24.11.2019 08:08
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-8
22.11.2019 168 Okunma
6 Yorum 25.11.2019 08:16
Reşat Nuri Erol
Mehmet Tekelioğlu; Şehir Üniversitesi yaşamalı…
22.11.2019 150 Okunma
2 Yorum 22.11.2019 09:28
Nusret Karaca
DİN GÖREVLİLERİN ATAMALARI VE TOPLUMA KATKISI
20.11.2019 94 Okunma
Nusret Karaca
İSLAM’IN ADALET ANLAYIŞI NASILDIR?
18.11.2019 120 Okunma
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-7
18.11.2019 131 Okunma
3 Yorum 18.11.2019 15:02
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-6
18.11.2019 130 Okunma
3 Yorum 18.11.2019 15:03
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-5
16.11.2019 119 Okunma
2 Yorum 16.11.2019 19:39
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-4
15.11.2019 136 Okunma
2 Yorum 15.11.2019 11:40
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-3
14.11.2019 145 Okunma
2 Yorum 14.11.2019 08:08
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, KUR’AN çözümleri de var-2
13.11.2019 150 Okunma
2 Yorum 13.11.2019 08:10
Reşat Nuri Erol
S.O.S.yal tufan var, Kur’an çözümleri de var...
12.11.2019 143 Okunma
2 Yorum 12.11.2019 07:55
Reşat Nuri Erol
‘S.O.S.yal Tufan’ var; ‘sosyal devlet’ var mı?!.
11.11.2019 157 Okunma
3 Yorum 11.11.2019 08:39
Reşat Nuri Erol
‘S.O.S.-yal Tufan’ var; siyanürle intiharlar vs…
10.11.2019 193 Okunma
3 Yorum 10.11.2019 05:28
Reşat Nuri Erol
S.O.S. seviyesinde ‘SOS-yal Tufan’ imdat çağrısı
9.11.2019 181 Okunma
3 Yorum 10.11.2019 05:29
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-4
7.11.2019 186 Okunma
2 Yorum 08.11.2019 09:58
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-3
6.11.2019 219 Okunma
2 Yorum 06.11.2019 09:34
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-2
5.11.2019 212 Okunma
2 Yorum 05.11.2019 10:26
Süleyman Karagülle
KİŞİ YÖNETİMİ
4.11.2019 338 Okunma
1 Yorum 29.11.2019 18:57
Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-1
4.11.2019 225 Okunma
3 Yorum 04.11.2019 08:55
Süleyman Karagülle
Suriye ve Sermaye
3.11.2019 201 Okunma
Süleyman Karagülle
GAYE
3.11.2019 194 Okunma
Süleyman Karagülle
Ekonominin Yapısı
3.11.2019 235 Okunma
Süleyman Karagülle
Kapitalizm, Sosyalizm ve Ortaklık Ekonomisi: Fizibilite
3.11.2019 215 Okunma
Reşat Nuri Erol
İSLAM ORTAKLIK DÜZENİNDE EKONOMİ
3.11.2019 219 Okunma
4 Yorum 03.11.2019 07:45
Reşat Nuri Erol
KAPİTALİST BATI DÜZENİNDE EKONOMİ
2.11.2019 199 Okunma
4 Yorum 03.11.2019 07:46
Hüseyin Kayahan
MÜŞRİK ve KAFİR
1.11.2019 159 Okunma
Süleyman Karagülle
Yaşamak
1.11.2019 211 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’
1.11.2019 206 Okunma
2 Yorum 01.11.2019 04:23
Reşat Nuri Erol
On yıl sonra yine ‘Devlet, para, faiz, çare, çözüm’
31.10.2019 217 Okunma
3 Yorum 31.10.2019 20:36
Süleyman Karagülle
Yine Müslümanlar
31.10.2019 215 Okunma
Süleyman Karagülle
Gereksiz
31.10.2019 184 Okunma
Süleyman Karagülle
Demokratik değil adil
30.10.2019 203 Okunma
Reşat Nuri Erol
Onlarca yıl sonra aynı sorun: TERÖR nasıl biter?
30.10.2019 226 Okunma
4 Yorum 30.10.2019 10:01
Süleyman Karagülle
Çözülecek
28.10.2019 231 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gemide iki ‘delik’ var: TERÖR VE İŞSİZLİK
28.10.2019 251 Okunma
4 Yorum 28.10.2019 13:18
Süleyman Karagülle
Ortaklık Sistemi Uygulamaları
27.10.2019 353 Okunma
1 Yorum 28.10.2019 13:18
Süleyman Karagülle
İşçilik Sisteminden Ortaklık Sistemine
27.10.2019 302 Okunma
1 Yorum 28.10.2019 13:18
Reşat Nuri Erol
Yine “On yıl önce-on yıl sonra…” hatırlatması!
27.10.2019 238 Okunma
3 Yorum 27.10.2019 22:25
Süleyman Karagülle
Niçin hapishanede?
26.10.2019 237 Okunma
Reşat Nuri Erol
İstihdam Kooperatifleri ile işsizliği %2 düşürmek-4
26.10.2019 246 Okunma
4 Yorum 27.10.2019 22:26
Süleyman Karagülle
İyi Haber
25.10.2019 245 Okunma