Reşat Nuri Erol
İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-2
5.11.2019
5433 Okunma, 2 Yorum

 

İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-2

Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’ 01.11.2019

KAPİTALİST BATI DÜZENİNDE EKONOMİ         02.11.2019

İSLAM ORTAKLIK DÜZENİNDE EKONOMİ        03.11.2019

İslam açısından komünizm/sosyalizm ve kapitalizm-1   04.11.2019 Devam edelim.

Marks- Patron her seferinde biraz daha parasını arttırır. Para muayyendir. İşçiden her seferinde biraz daha para alır. İşçinin parası biter ve işçi borçlanmaya başlar. Üretimi artırmak ve daha verimli çalışmak işçiyi daha çok sömürür. Patron ortadan çekilmeli, patronun ihtiraslı esaretinden ve sömürüsünden işçi kurtulmalı.

Kapitalist- Memlekette ne kadar üretim çoğalırsa mal o kadar ucuzlar ve işçiler bu sefer az para ile çok mal almak suretiyle kendi refahlarını arttırır. Patron malı üretip kendisi kullanmıyor ki, bütün üretilen mallar yine işçiye gidiyor. Patronun sermayesi artıyor demek, neticede işçilerin ücretleri artacak demektir. Burada işçinin zararı nerede? Bilakis patron işçinin sadık hizmetkârı oluyor.

Müslüman- Marks, sen yanılıyorsun. Zenginlik para artışı değil, mal artışıdır ve ikisi birbirinden ayrıdır. Mal üreticiden istihlak edene giderken para aksi yolu takip eder.

Kapitalist, sen de yanılıyorsun. Her zaman mallar işçilerin kullanacağı halk ihtiyacı mallar olmaz. Zenginlerin lüks ve israf malları üretilirse bundan işçi ne kazanabilir ki?! O halde işçinin elinde para olmalı ki mal satın alınabilsin. Bunu da patron para biriktireceği yerde mülk edinirse temin eder. Faiz, parayı toplamaktır. Ticaret, mülkü toplamaktır. Bu hastalıktan kurtulma yolu faizin kaldırılması, servet ve para vergisi demek olan zekât sisteminin kurulmasıdır.

***

Marks- İnsan başlangıçta kendi çalışıp yaşıyordu. Sonra yaptıklarını satmaya ve kendisine lazım olanı almaya başladı. Daha sonra atölyeler kuruldu, işçi patronun yanında çalışmaya başladı. Sonra atölyelerin birleşmesinden fabrikalar doğdu. İşçi fabrikada dönen çarkın bir kolu oldu. Bu gelişmede insan serbestliğini kaybetti. Çünkü müşteri bulmak ve onun keyfine gitmek mecburiyetinde kaldı. Atölyeye gidince de hürriyetini kaybetti. Patronun emrine girdi. Hele fabrikada insanlığını kaybetti, bir makinenin parçası oldu. Neticede bugünkü medeniyet işçinin sefaleti ve kayıpları ile doğdu. Hak onun, patrona ne oluyor? Çekilsin aradan.

Kapitalist- İnsan başlangıçta çok yoksuldu. Hiçbir şeyi yoktu. Alıp satmaya başlamakla yoksulluğu gitti, refah ve bolluğa kavuştu. Bir atölyede bir patronun yanına gitmekle teknik zorlukları yendi. Yalnız başına başaramayacağı şeyleri şimdi gayet kolayca başarıyordu. Fabrikaya gitmekle hayatını emniyete aldı. Onda artık zarar etme, kazanma korkusu yoktu. Her gün çalışacak ve ücretini muntazam alacaktır. İşçi bugün bu saadete patronun çalışması sayesinde erişti. Bu velinimetini unutmamalıdır. Patron yok olursa medeniyet ortadan kalkar.

Müslüman- İkinizin söylediği de doğrudur. Gelişme hem işçinin serbestliğini, hürriyetini ve insanlığını çaldı, hem de işçinin refahını, rahatını ve emniyetini sağladı. Zaten her şeyin iyi ve kötü tarafı vardır. Bundan dolayı her şeyin aşırısı zararlıdır. Orta yol tutulmalıdır. Gelişme işçinin ve patronun müşterek eseridir. Hiçbiri ihmal edilemez, ortadan kaldırılamaz. Yalnız diğeri aleyhine gelişmemeli, denge devam etmeli.

***

Marks- İşçi günlük alıyordu. Saatlik aldı, daha çok kazansın diye çok çalıştı. Sonra parça başına almaya başladı. Daha çok çalıştı. Patronlar işçinin canını aldı. Patronlar artık çekilsinler de nefes alsın işçiler.

Kapitalist- Günlük alıyordu. Hem az kazanıyor, hem de bir gün akşama kadar esir kalıyordu. Saatlik almaya başladı, hem daha adil ücret almaya hem de daha çok servet olmaya başladı. Hele parça başına olunca nerde ise eski hürriyetine kavuştu. İşçi çalışıyorsa kendi kazancı için çalışıyor. Patron onun hürriyetini iade etmiş olmakla vazifesini sonuna kadar yapmıştır.

Müslüman- Evet, işçilerin parça başına götürüye gitmesi işçinin hürriyetini ve kişiliğini iade etmiştir. Bu yol geliştirilmelidir. Fakat işçinin alacağı para/pay azaltılmamalıdır. (Devamı var)

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
05.11.2019
07:44

MİLLÎ GAZETE

İslam açısından komünizm / Sosyalizm ve kapitalizm- 2

Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’   01.11.2019

KAPİTALİST BATI DÜZENİNDE EKONOMİ      02.11.2019

İSLAM ORTAKLIK DÜZENİNDE EKONOMİ      03.11.2019

İslam açısından Komünizm/ Sosyalizm ve kapitalizm-1          04.11.2019 Devam edelim.

Marks- Patron her seferinde biraz daha parasını artırır. Para muayyendir. İşçiden her seferinde biraz daha para alır. İşçinin parası biter ve işçi borçlanmaya başlar. Üretimi artırmak ve daha verimli çalışmak işçiyi daha çok sömürür. Patron ortadan çekilmeli, patronun ihtiraslı esaretinden ve sömürüsünden işçi kurtulmalı.

Kapitalist- Memlekette ne kadar üretim çoğalırsa mal o kadar ucuzlar ve işçiler bu sefer az para ile çok mal almak suretiyle kendi refahlarını artırır. Patron malı üretip kendisi kullanmıyor ki, bütün üretilen mallar yine işçiye gidiyor. Patronun sermayesi artıyor demek, neticede işçilerin ücretleri artacak demektir. Burada işçinin zararı nerede? Bilakis patron işçinin sadık hizmetkârı oluyor.

Müslüman- Marks, sen yanılıyorsun. Zenginlik para artışı değil, mal artışıdır ve ikisi birbirinden ayrıdır. Mal üreticiden istihlak edene giderken para aksi yolu takip eder.

Kapitalist, sen de yanılıyorsun. Her zaman mallar işçilerin kullanacağı halk ihtiyacı mallar olmaz. Zenginlerin lüks ve israf malları üretilirse bundan işçi ne kazanabilir ki?! O halde işçinin elinde para olmalı ki mal satın alınabilsin. Bunu da patron para biriktireceği yerde mülk edinirse temin eder. Faiz, parayı toplamaktır. Ticaret, mülkü toplamaktır. Bu hastalıktan kurtulma yolu faizin kaldırılması, servet ve para vergisi demek olan zekât sisteminin kurulmasıdır.

***

Marks- İnsan başlangıçta kendi çalışıp yaşıyordu. Sonra yaptıklarını satmaya ve kendisine lazım olanı almaya başladı. Daha sonra atölyeler kuruldu, işçi patronun yanında çalışmaya başladı. Sonra atölyelerin birleşmesinden fabrikalar doğdu. İşçi fabrikada dönen çarkın bir kolu oldu. Bu gelişmede insan serbestliğini kaybetti. Çünkü müşteri bulmak ve onun keyfine gitmek mecburiyetinde kaldı. Atölyeye gidince de hürriyetini kaybetti. Patronun emrine girdi. Hele fabrikada insanlığını kaybetti, bir makinenin parçası oldu. Neticede bugünkü medeniyet işçinin sefaleti ve kayıpları ile doğdu. Hak onun, patrona ne oluyor? Çekilsin aradan.

Kapitalist- İnsan başlangıçta çok yoksuldu. Hiçbir şeyi yoktu. Alıp satmaya başlamakla yoksulluğu gitti, refah ve bolluğa kavuştu. Bir atölyede bir patronun yanına gitmekle teknik zorlukları yendi. Yalnız başına başaramayacağı şeyleri şimdi gayet kolayca başarıyordu. Fabrikaya gitmekle hayatını emniyete aldı. Onda artık zarar etme, kazanma korkusu yoktu. Her gün çalışacak ve ücretini muntazam alacaktır. İşçi bugün bu saadete patronun çalışması sayesinde erişti. Bu velinimetini unutmamalıdır. Patron yok olursa medeniyet ortadan kalkar.

Müslüman- İkinizin söylediği de doğrudur. Gelişme hem işçinin serbestliğini, hürriyetini ve insanlığını çaldı, hem de işçinin refahını, rahatını ve emniyetini sağladı. Zaten her şeyin iyi ve kötü tarafı vardır. Bundan dolayı her şeyin aşırısı zararlıdır. Orta yol tutulmalıdır. Gelişme işçinin ve patronun müşterek eseridir. Hiçbiri ihmal edilemez, ortadan kaldırılamaz. Yalnız diğeri aleyhine gelişmemeli, denge devam etmeli.

***

Marks- İşçi günlük alıyordu. Saatlik aldı, daha çok kazansın diye çok çalıştı. Sonra parça başına almaya başladı. Daha çok çalıştı. Patronlar işçinin canını aldı. Patronlar artık çekilsinler de nefes alsın işçiler.

Kapitalist- Günlük alıyordu. Hem az kazanıyor, hem de bir gün akşama kadar esir kalıyordu. Saatlik almaya başladı, hem daha adil ücret almaya hem de daha çok servet olmaya başladı. Hele parça başına olunca nerde ise eski hürriyetine kavuştu. İşçi çalışıyorsa kendi kazancı için çalışıyor. Patron onun hürriyetini iade etmiş olmakla vazifesini sonuna kadar yapmıştır.

Müslüman- Evet, işçilerin parça başına götürüye gitmesi işçinin hürriyetini ve kişiliğini iade etmiştir. Bu yol geliştirilmelidir. Fakat işçinin alacağı para/pay azaltılmamalıdır. (Devamı var)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

05 Kasım 2019
Reşat Nuri Erol
05.11.2019
10:26


https://qoshe.com/yazar/resat-nuri-erol/5363








Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-280; “Küfürde yarışıyor olanlar”
28.09.2026 485 Okunma
1 Yorum 28.09.2026 12:40
Hüseyin Bağdatlı
FON SORUŞTURMALARININ ARKASINDAKİ GERÇEKLER
27.09.2026 97 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
HAYALET CUMHURBAŞKANI
27.09.2026 117 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-279; “Seni mahzun etmesin…”
27.09.2026 652 Okunma
1 Yorum 27.09.2026 09:49
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-278; “Yâ eyyühe’r-rasûlü…”
26.09.2026 744 Okunma
1 Yorum 26.09.2026 07:57
Reşat Nuri Erol
Burhan Özfatura’nın vefatı ve en son köşe yazısı
25.09.2026 923 Okunma
1 Yorum 25.09.2026 10:54
Reşat Nuri Erol
‘Aşmanın Sanatı’ yani bir şeylerin esiri olmamak
24.09.2026 982 Okunma
1 Yorum 24.09.2026 07:40
Reşat Nuri Erol
KUR’AN NİZAMININ ÖNGÖRDÜĞÜ TOPLUM
23.09.2026 976 Okunma
1 Yorum 23.09.2026 12:13
Hüseyin Bağdatlı
ALPERENLERİN VEBALİ
23.09.2026 226 Okunma
Reşat Nuri Erol
Söz Konusu Bu Üç Model Bize Ne Söylüyor?
22.09.2026 870 Okunma
1 Yorum 22.09.2026 09:56
Reşat Nuri Erol
İyi İnsan Beklemek Yerine İyi Sistem Kurmak
21.09.2026 908 Okunma
1 Yorum 21.09.2026 11:45
Hüseyin Bağdatlı
KALP GÖZÜ İLE BAKMAK
21.09.2026 223 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Para Kadar Mekanizma da Önemli
20.09.2026 1008 Okunma
1 Yorum 20.09.2026 07:32
Hüseyin Bağdatlı
DAMAT BERAT SAHADA
19.09.2026 324 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Düzen: Ekonomiden Sisteme Üç Yaklaşım
19.09.2026 1106 Okunma
1 Yorum 19.09.2026 08:57
Hüseyin Bağdatlı
MAZOTUN YÜZGÖRÜMÜ
18.09.2026 238 Okunma
Reşat Nuri Erol
Adil Ekonomik Düzen İstanbul Çalışmaları…
18.09.2026 1155 Okunma
1 Yorum 18.09.2026 07:56
Hüseyin Bağdatlı
FİKİR HIRSIZLIĞI HARAMDIR
17.09.2026 225 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-4
17.09.2026 1018 Okunma
1 Yorum 17.09.2026 09:08
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-3
16.09.2026 1221 Okunma
1 Yorum 16.09.2026 08:13
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-2
15.09.2026 1059 Okunma
1 Yorum 15.09.2026 10:30
Reşat Nuri Erol
‘Bir kavim kendisindekini değiştirmedikçe…’-1
14.09.2026 1165 Okunma
1 Yorum 14.09.2026 07:29
Özer Ataç
Yeni(den) Orta Çağ - 16
13.09.2026 1015 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-277; Dilin özellikleri vardır...
13.09.2026 1183 Okunma
1 Yorum 13.09.2026 11:28
Hüseyin Bağdatlı
ÇARE: AR-GE SEMTLERİ
11.09.2026 275 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-276; ‘Ve Allah her şeye kadirdir’
11.09.2026 1156 Okunma
1 Yorum 11.09.2026 08:59
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 1199 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 1223 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 1279 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 270 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 306 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 307 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1497 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1559 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1281 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 232 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1276 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 457 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 300 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 333 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1284 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 450 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1313 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 233 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 210 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 201 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 200 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 237 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 232 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 209 Okunma


© 2026 - Akevler