Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019
79 Okunma, 2 Yorum

 

Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?

Bundan önceki “Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…” başlıklı yazım üç bölümden oluşuyordu ve üçüncü bölüme şöyle başlamıştım: “Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Eskişehir il teşkilatıyla bir araya geldiği toplantıda "İlçelerimizin, ilimizin Ömer’lerini bulacağız. Ne demek; kanaat önderlerini bulacağız ve onlarla yönetimlerimizi oluşturacağız." dedi. Halife Ömer denince “ADALET” (bize göre ayrıca “Adİl Düzen” de) akla geliyor. Bu konuda yazılacak o kadar çok şey var ki…” Evet, yazılacak çok şey var…

‘O halde yaz’ diyenlerden iseniz ve yarım yüzyıldan beri yazdıklarımızdan haberdar değilseniz, bilmem kaç bininci defa bir kere daha yazıp hatırlatmış olalım; Kur’an düzenini

Bugünkü yazımızın başlığında sorduğumuz sorunun cevabı üzerinden yol alırsak, tüm sorunların çare ve çözümlerine daha kolay ulaşırız diye düşünüyorum…

Şöyle başlayalım ve soralım:

-Ömerleri bulsak ve ilçelerimizde, illerimizde, ülkemizdeki “Mekke dönemi faizli zalim düzeninde” görev versek, onlar Halife Ömer’in “Medine dönemi faizsiz adil düzeninde” gerçekleştirdiği adaletİ ve ADİL yönetİmİ gerçekleştirebilirler mi?

Yani…

-Bu zalim düzende Ömerler adaleti ve adil yönetimi gerçekleştirebilirler mi?

-Mekke düzeninde Ömerler adaleti ve adil yönetimi gerçekleştirebilirler mi?

-Medine olmadan Ömerler adaleti ve adil yönetimi gerçekleştirebilirler mi?

-Kur’an olmadan Ömerler adaleti ve adil yönetimi gerçekleştirebilirler mi?

Sebep…

Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Karar’da bugün (11 Eylül) yazdığı “Kur’an boşluğa sesleniş değil” başlıklı yazısında bu sebebe kendince teşhis koymuş: “Asıl soru şu: Müslümanlar uzun zamandan beri Kur’an’ın geliştirici-dönüştürücü öğretisinden neden koptular? Cevap gayet açık ve kesin: Çünkü kendi çağlarından koptular. Başından beri Kur’an, söylediklerini yaşanan gerçekler, olgular üzerinden söylüyordu. Şu hâlde o sözün, sesin bize ne dediğini anlamak için yaşadığımız çağı doğru okumamız, kavramamız gerekiyordu. İşte epeyce bir zamandan beri Müslümanlar kendi çağlarının gerçeklerini doğru okuyup analiz edemediler, edemiyorlar. Onun için de Kur’an ile geliştirici-dönüştürücü bir ilişki kuramadılar; hep lafızlarıyla, cümlelerinin gramatik yapılarıyla, literal anlamlarıyla uğraştılar. Bütün medrese öğretimi böyleydi. Bunun ötesine geçip, Kur’an’daki asıl geliştirici-dönüştürücü mana ve maksatları kavrama çabası göstermediler. Bugün de Kur’an’ı sanki 7. yüzyılda yaşıyorlarmış gibi okuyor ve öyle anlıyorlar. Ama 7. yüzyıldan buyana on dört asır geçti ve dünyada birçok şey inanılmaz derecede değişti. Kur’an olgular ve gerçekler üzerinden seslendiğine göre, bu değişimi göremeyenler Kur’an’ın kendilerine ne dediğini anlayabilirler mi?” Yazımızın başında ne dedik? “Kur’an düzeni…Kur’an düzeni olmadan olur mu?

Mustafa Kutlu, Yeni Şafak’ta bugün (11 Eylül) yazdığı “Zoka” başlıklı yazısına şöyle başlamış: “Prof. Dr. İsmail Kara şöyle diyor: “Ülkemizin hiçbir meselesi yoktur ki İslâm ile münasebeti kurulmadan anlaşılabilsin ve çözülebilsin”. Bu madalyonun bir yüzüdür.” Bu yazının tamamı üzerinde durulmalı; belki bunu da yaparız…

Ahmet Taşgetiren ve Yıldıray Oğur, bugünkü (11 Eylül) Karar’da, Ali Babacan ile görüşmelerini yazdılar. Bu bölüm Yıldıray Oğur’un yazısından: “1967’de Ankara İlahiyat Fakültesi’ne başörtüsüyle giren ve bu yüzden ihraç edilen ilk başörtülü üniversite öğrencisi olan halası Hatice Babacan’ın mağduriyeti üzerine de çok konuşmak istemedi. Onun bir hak ve özgürlük mücadelesi verdiğini söylemekle yetindikten sonra konuyu, kurulu düzene karşı çıkmak için yola çıkmış olan AK Parti’nin bugün kurulu düzen haline gelmesine ve bu kez başka kesimlerin hak ve özgürlük sorunları olduğuna bağladığı bölüm röportajdaki en dikkat çekici ve cesur analizlerden biriydi.

Doğru Haber Gazetesi yazarı Mehmet Göktaş, “Sevgili Reis, gelin bizzat siz kendiniz Ömer olun!” başlıklı bir yazı yazdı; belki bu yazı üzerinde de durabiliriz…


Yorumcu
Yorum
Reşat Nuri Erol
12.09.2019
07:47

MİLLÎ GAZETE

Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?

Bundan önceki “Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…” başlıklı yazım üç bölümden oluşuyordu ve üçüncü bölüme şöyle başlamıştım: “Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Eskişehir il teşkilatıyla bir araya geldiği toplantıda, ‘İlçelerimizin, ilimizin Ömer’lerini bulacağız. Ne demek; kanaat önderlerini bulacağız ve onlarla yönetimlerimizi oluşturacağız’ dedi. Halife Ömer denince ADALET (bize göre ayrıca ADİL DÜZEN de) akla geliyor. Bu konuda yazılacak o kadar çok şey var ki…” Evet, yazılacak çok şey var…

‘O halde yaz’ diyenlerden iseniz ve yarım yüzyıldan beri yazdıklarımızdan haberdar değilseniz, bilmem kaç bininci defa bir kere daha yazıp hatırlatmış olalım; Kur’an düzenini…

Bugünkü yazımızın başlığında sorduğumuz sorunun cevabı üzerinden yol alırsak, tüm sorunların çare ve çözümlerine daha kolay ulaşırız diye düşünüyorum…

Şöyle başlayalım ve soralım:

-Ömer’leri bulsak ve ilçelerimizde, illerimizde, ülkemizdeki “Mekke dönemi faizli zalim düzeninde” görev versek, onlar Halife Ömer’in “Medine dönemi faizsiz adil düzeninde” gerçekleştirdiği ADALETİ VE ADİL YÖNETİMİ gerçekleştirebilirler mi?

Yani…

-Bu zalim düzende Ömer’ler adaleti ve adil yönetimi gerçekleştirebilirler mi?

-Mekke düzeninde Ömer’ler adaleti ve adil yönetimi gerçekleştirebilirler mi?

-Medine olmadan Ömer’ler adaleti ve adil yönetimi gerçekleştirebilirler mi?

-Kur’an olmadan Ömer’ler adaleti ve adil yönetimi gerçekleştirebilirler mi?

Sebep…

Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Karar’da bugün (11 Eylül) yazdığı “Kur’an boşluğa sesleniş değil” başlıklı yazısında bu sebebe kendince teşhis koymuş: “Asıl soru şu: Müslümanlar uzun zamandan beri Kur’an’ın geliştirici-dönüştürücü öğretisinden neden koptular? Cevap gayet açık ve kesin: Çünkü kendi çağlarından koptular. Başından beri Kur’an, söylediklerini yaşanan gerçekler, olgular üzerinden söylüyordu. Şu hâlde o sözün, sesin bize ne dediğini anlamak için yaşadığımız çağı doğru okumamız, kavramamız gerekiyordu. İşte epeyce bir zamandan beri Müslümanlar kendi çağlarının gerçeklerini doğru okuyup analiz edemediler, edemiyorlar. Onun için de Kur’an ile geliştirici-dönüştürücü bir ilişki kuramadılar; hep lafızlarıyla, cümlelerinin gramatik yapılarıyla, literal anlamlarıyla uğraştılar. Bütün medrese öğretimi böyleydi. Bunun ötesine geçip, Kur’an’daki asıl geliştirici-dönüştürücü mana ve maksatları kavrama çabası göstermediler. Bugün de Kur’an’ı sanki 7. yüzyılda yaşıyorlarmış gibi okuyor ve öyle anlıyorlar. Ama 7. yüzyıldan buyana on dört asır geçti ve dünyada birçok şey inanılmaz derecede değişti. Kur’an olgular ve gerçekler üzerinden seslendiğine göre, bu değişimi göremeyenler Kur’an’ın kendilerine ne dediğini anlayabilirler mi?” Yazımızın başında ne dedik? “Kur’an düzeni…” Kur’an düzeni olmadan olur mu?

Mustafa Kutlu, Yeni Şafak’ta bugün (11 Eylül) yazdığı “Zoka” başlıklı yazısına şöyle başlamış: “Prof. Dr. İsmail Kara şöyle diyor: ‘Ülkemizin hiçbir meselesi yoktur ki İslâm ile münasebeti kurulmadan anlaşılabilsin ve çözülebilsin.’ Bu madalyonun bir yüzüdür.” Bu yazının tamamı üzerinde durulmalı; belki bunu da yaparız…

Ahmet Taşgetiren ve Yıldıray Oğur, bugünkü (11 Eylül) Karar’da, Ali Babacan ile görüşmelerini yazdılar. Bu bölüm Yıldıray Oğur’un yazısından: “1967’de Ankara İlahiyat Fakültesi’ne başörtüsüyle giren ve bu yüzden ihraç edilen ilk başörtülü üniversite öğrencisi olan halası Hatice Babacan’ın mağduriyeti üzerine de çok konuşmak istemedi. Onun bir hak ve özgürlük mücadelesi verdiğini söylemekle yetindikten sonra konuyu, kurulu düzene karşı çıkmak için yola çıkmış olan AK Parti’nin bugün kurulu düzen haline gelmesine ve bu kez başka kesimlerin hak ve özgürlük sorunları olduğuna bağladığı bölüm röportajdaki en dikkat çekici ve cesur analizlerden biriydi.”

Doğru Haber gazetesi yazarı Mehmet Göktaş, “Sevgili Reis, gelin bizzat siz kendiniz Ömer olun!” başlıklı bir yazı yazdı; belki bu yazı üzerinde de durabiliriz…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

12 Eylül 2019
Reşat Nuri Erol
12.09.2019
07:47



En çok okunan haberler

Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
Milli Gazete·7 saat önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar

Web sonuçları



YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Sabri Kaya
Tohumun hikayesi
19.9.2019 7 Okunma
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
19.9.2019 37 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-3
19.9.2019 29 Okunma
2 Yorum 19.09.2019 06:48
Sabri Kaya
Sağlıklı Yaşam için Temel Tavsiyeler
18.9.2019 22 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-2
18.9.2019 46 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:12
Süleyman Karagülle
İnsanlık Anayasası
17.9.2019 46 Okunma
Reşat Nuri Erol
Uyarı: Vatan, toprak, su, gıda ve beka sorunu-1
17.9.2019 61 Okunma
2 Yorum 18.09.2019 19:16
Süleyman Karagülle
Sermaye’nin Oyunu
16.9.2019 86 Okunma
Süleyman Karagülle
Perişan Halimiz ve Çözüm Önerisi
16.9.2019 63 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar, Sorular ve Çözümler…
16.9.2019 59 Okunma
Reşat Nuri Erol
Gıda hakkı, yaşam hakkı gibi temel bir haktır…
16.9.2019 72 Okunma
2 Yorum 16.09.2019 11:21
Süleyman Karagülle
Rüya
15.9.2019 81 Okunma
Reşat Nuri Erol
Batı’nın ‘faizli sistemi’ uygulandı; sonuç ortada!
15.9.2019 77 Okunma
2 Yorum 15.09.2019 21:22
Süleyman Karagülle
Yanlış nerede?
14.9.2019 83 Okunma
Sabri Kaya
Gıda Hakkı, Yaşam hakkı gibi Temel bir HAK tır.
14.9.2019 53 Okunma
Süleyman Karagülle
Çevre
13.9.2019 90 Okunma
Reşat Nuri Erol
Biri Ömer’ler arıyor, diğerleri yeni parti kuruyor!
13.9.2019 73 Okunma
4 Yorum 18.09.2019 19:18
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu;Ali Babacan ne diyor, Ak Parti ne anlıyor?
13.9.2019 81 Okunma
1 Yorum 13.09.2019 01:11
Süleyman Karagülle
Cumhurbaşkanı ne yapmalıdır?
12.9.2019 94 Okunma
Reşat Nuri Erol
Ömer’leri Mekke mi Medine düzeninde mi arayalım?
12.9.2019 79 Okunma
2 Yorum 12.09.2019 07:47
Süleyman Karagülle
Ne konuştu?
11.9.2019 109 Okunma
Süleyman Karagülle
Yeni Çuval
10.9.2019 94 Okunma
Reşat Nuri Erol
Balkanlar, Avrupa’da Adil Düzen ve bir soru…
10.9.2019 92 Okunma
1 Yorum 10.09.2019 09:07
Süleyman Karagülle
Çözüm nedir?
9.9.2019 90 Okunma
Sabri Kaya
VATAN TOPRAK SU VE BEKA SORUNU
9.9.2019 64 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 2
9.9.2019 85 Okunma
Süleyman Karagülle
Prof. Dr. Beşir Atalay’a Açık Mektup - 1
9.9.2019 84 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 2
9.9.2019 91 Okunma
3 Yorum 09.09.2019 20:20
Süleyman Karagülle
Tedavi
8.9.2019 77 Okunma
Sabri Kaya
TÜRKİYE’NİN BEKA SORUNU
7.9.2019 135 Okunma
Süleyman Karagülle
Hakimler ve Eşitlik
7.9.2019 100 Okunma
Reşat Nuri Erol
Bosna, Kosova, Karadağ, Makedonya, Arnavutluk - 1
7.9.2019 123 Okunma
5 Yorum 08.09.2019 09:16
Süleyman Karagülle
Uygarlık
6.9.2019 92 Okunma
Reşat Nuri Erol
M.Tekelioğlu; Teori ve uygulamada yargımızın hali…
6.9.2019 75 Okunma
Sabri Kaya
TARIM, HAYVANCILIK, GIDA VE EKOLOJİK YAŞAMI KORUMA
5.9.2019 111 Okunma
Süleyman Karagülle
Sorunlar
5.9.2019 114 Okunma
Reşat Nuri Erol
Millî Görüş ve Adil Düzen olmayınca bu kadar!
5.9.2019 103 Okunma
1 Yorum 05.09.2019 07:19
Yakup Gündüz
TEŞVİKİYE
4.9.2019 95 Okunma
Mete Firidin
Ennesii
4.9.2019 134 Okunma
Süleyman Karagülle
AK Parti
4.9.2019 160 Okunma
1 Yorum 04.09.2019 23:05
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-2
3.9.2019 71 Okunma
Süleyman Karagülle
İNSAN, ARZ-TALEP VE KUR’AN-1
3.9.2019 76 Okunma
Süleyman Karagülle
Davudoğlu
3.9.2019 168 Okunma
1 Yorum 03.09.2019 14:34
Reşat Nuri Erol
‘İslam Kadınına Hitap…’; Şule Yüksel Şenler
3.9.2019 104 Okunma
2 Yorum 03.09.2019 08:44
Sabri Kaya
ÜLKEMİZDE, HAYATTA ve SAĞLIKLA AYAKTA NASIL KALINIR ?
2.9.2019 109 Okunma
Süleyman Karagülle
Yerim Dar
2.9.2019 109 Okunma
Reşat Nuri Erol
Şule.. Suşehri/Sivas.. Sözleşme.. Hicret.. Ve …
2.9.2019 115 Okunma
2 Yorum 02.09.2019 09:51
Süleyman Karagülle
Faydasız Erken Seçim
1.9.2019 107 Okunma
Süleyman Karagülle
Parti Kurmak
1.9.2019 98 Okunma
Reşat Nuri Erol
‘Öncü’ Şule Yüksel Şenler’in vefatı vesilesiyle…
1.9.2019 109 Okunma
2 Yorum 01.09.2019 09:15