Reşat Nuri Erol
İSLAM ORTAKLIK DÜZENİNDE EKONOMİ
3.11.2019
5692 Okunma, 4 Yorum

 

 

İslam ORTAKLIK düzenİnde ekonomİ

İslam düzeni ortaklık düzenidir.

İşçilik sisteminde paranın kaynağı faizdir.

Ortaklık sisteminde ise paranın kaynağı emektir.

İşçilik sisteminde devlet istediği kadar karşılıksız (karşılığı olmayan) para basar, piyasaya sürer ve ekonomiyi düzenler. Fiyatlara ve ücretlere hâkim olması için krediyi halka değil tüccara verir, tüccar peşin öder sipariş verir, veresiye satar, arada fahiş kâr koyar.

Ortaklık ekonomisi sisteminde kredi çalışana verilir. İşçi işverenlerden herhangi birisinin işinde çalışır. İşçi işverenden peşin para almaz, üretimden pay alır, onu satar ve üretim ortağı olarak kredisini kapatır.

Ortaklık ekonomisi sisteminde ürünleri elde edinceye kadar üreticinin yaşayabilmesi için ‘çalışana kredi’ açar, çalışandan bir şey istemez. Çalıştıran ona kefildir. Mallar üretildiği zaman ona payını verir. O da payını alıp sattığı zaman kredisini kapatır.

Bu neyi sağlar?

Ortaklık ekonomisi sisteminde hiç kimse iş bulamadığı için çalışamaz durumda değildir. İşverenler de sermayemiz yok iş yapamıyoruz diyemez. Çünkü işçinin parasını devlet ödediği gibi malzeme parasını da devlet öder. Üretilen mallar satıldığı zaman ödeme yapılır.

Ekonomi ilmi bilinmezse bu söylenenler anlaşılamaz. Ekonomi ilminde fiyat paranın mala bölümüdür. Eğer piyasada artan para kadar mal da artıyorsa enflasyon olmaz, çünkü fiyatlar aynı kalır. Bu çok basit bir kanundur. O halde biz üreticiye her zaman kredi açabiliriz. Mal çoğalırsa para da çoğalır. Fiyatlar değişmediği gibi işsizlik de olmaz.

Fazla üretimin olması için de krediyi üretime ve yatırıma yönlendiririz. Ama ambarlarda yeter mal olduğu için enflasyon olmaz. İnşaatta doyma olmadığı için sonuna kadar devam ederiz. Yapıların hisse senetlerini çıkarıp halka satarız, dolayısıyla denge oluşmuş olur.

Faizci Batı ekonomisinde dengenin kurulamamış olması yapıların tekellerde kalmasından dolayıdır. Halka para ödenir ama halk bu parayla ürettiğini alamaz, üretmediği malları almaya kalkışır. Para iki misli, mal yarı yarıya olunca enflasyon olur.

İslam ekonomisinde devlet var, vergi alır ve altyapı yapar, vergi alır ve güvenliği sağlar. İslam ekonomisinde tüccar vardır ancak ona kredi verilmez. Halk aldığı kredi ile mağazalara sipariş verir, mağazalar peşin para ile tüccarlara sipariş verir. Tüccarlar peşin vererek siparişleri yaparlar. Halka yani çalışanlara kredi verilmekle herkese kredi verilmiş olur.

Ortaklık ekonomisinin başka bir özelliği aracılar kârı para üzerinden yapmazlar, mal üzerinden yaparlar. Para piyasada kalır ve hep döner durur. Bu sayede mal üretilir ve tüketilir.

Para ekonomisinde ise para kâr olarak piyasadan çekilir, dolayısıyla döngü durur.

Dünya henüz banka ekonomisine geçememiştir. Batıda bile banka dışı üretim tüketim başlamıştır. Onlarda da kayıt dışı ekonomi başladığı için Batı ekonomici cahildir.

Ortaklık ekonomisi ise yalnız bizde var, Adil Ekonomik Düzen’de var.

Her türlü beka sorunu ancak Adil Ekonomik Düzen çözülebilir.

Bizler sizlerden daha fazla ekonomi ilmini biliyoruz diyenler ile tartışmaya hazırız.

AK Parti Batı sokaklarında dolanıp duruyor, adeta dileniyor, sürekli olarak ‘ekonomik krizler yaşıyor ve yaşatıyor.

Oysa Allah’ın nuru Türkiye’de parlıyor...

Biz istiyoruz ki;

AK Parti bunları uygulasın da ülkemiz ve insanımız içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlardan kurtulsun, bunları onun için yazıyoruz, o ise bizi dinlememek suretiyle direniyor, faizci Batı sömürü sistemini uygulamaya devam ediyor! Bekleyelim bakalım, daha nereye kadar direnebilecek!?.

Evet, bekliyor ve Allah’a dua ediyoruz…

İnşallah aklı başına gelir…

İnşallah…

 

 

 


YorumcuYorum
Reşat Nuri Erol
03.11.2019
07:09

MİLLÎ GAZETE

İslam ortaklık düzeninde ekonomi

İslam düzeni ortaklık düzenidir.

İşçilik sisteminde paranın kaynağı faizdir.

Ortaklık sisteminde ise paranın kaynağı emektir.

İşçilik sisteminde devlet istediği kadar karşılıksız (karşılığı olmayan) para basar, piyasaya sürer ve ekonomiyi düzenler. Fiyatlara ve ücretlere hâkim olması için krediyi halka değil tüccara verir, tüccar peşin öder sipariş verir, veresiye satar, arada fahiş kâr koyar.

Ortaklık ekonomisi sisteminde kredi çalışana verilir. İşçi işverenlerden herhangi birisinin işinde çalışır. İşçi işverenden peşin para almaz, üretimden pay alır, onu satar ve üretim ortağı olarak kredisini kapatır.

Ortaklık ekonomisi sisteminde ürünleri elde edinceye kadar üreticinin yaşayabilmesi için ‘çalışana kredi’ açar, çalışandan bir şey istemez. Çalıştıran ona kefildir. Mallar üretildiği zaman ona payını verir. O da payını alıp sattığı zaman kredisini kapatır.

Bu neyi sağlar?

Ortaklık ekonomisi sisteminde hiç kimse iş bulamadığı için çalışamaz durumda değildir. İşverenler de sermayemiz yok iş yapamıyoruz diyemez. Çünkü işçinin parasını devlet ödediği gibi malzeme parasını da devlet öder. Üretilen mallar satıldığı zaman ödeme yapılır.

Ekonomi ilmi bilinmezse bu söylenenler anlaşılamaz. Ekonomi ilminde fiyat paranın mala bölümüdür. Eğer piyasada artan para kadar mal da artıyorsa enflasyon olmaz, çünkü fiyatlar aynı kalır. Bu çok basit bir kanundur. O halde biz üreticiye her zaman kredi açabiliriz. Mal çoğalırsa para da çoğalır. Fiyatlar değişmediği gibi işsizlik de olmaz.

Fazla üretimin olması için de krediyi üretime ve yatırıma yönlendiririz. Ama ambarlarda yeter mal olduğu için enflasyon olmaz. İnşaatta doyma olmadığı için sonuna kadar devam ederiz. Yapıların hisse senetlerini çıkarıp halka satarız, dolayısıyla denge oluşmuş olur.

Faizci Batı ekonomisinde dengenin kurulamamış olması yapıların tekellerde kalmasından dolayıdır. Halka para ödenir ama halk bu parayla ürettiğini alamaz, üretmediği malları almaya kalkışır. Para iki misli, mal yarı yarıya olunca enflasyon olur.

İslam ekonomisinde devlet var, vergi alır ve altyapı yapar, vergi alır ve güvenliği sağlar. İslam ekonomisinde tüccar vardır ancak ona kredi verilmez. Halk aldığı kredi ile mağazalara sipariş verir, mağazalar peşin para ile tüccarlara sipariş verir. Tüccarlar peşin vererek siparişleri yaparlar. Halka yani çalışanlara kredi verilmekle herkese kredi verilmiş olur.

Ortaklık ekonomisinin başka bir özelliği aracılar kârı para üzerinden yapmazlar, mal üzerinden yaparlar. Para piyasada kalır ve hep döner durur. Bu sayede mal üretilir ve tüketilir.

Para ekonomisinde ise para kâr olarak piyasadan çekilir, dolayısıyla döngü durur.

Dünya henüz banka ekonomisine geçememiştir. Batıda bile banka dışı üretim tüketim başlamıştır. Onlarda da kayıt dışı ekonomi başladığı için Batı ekonomici cahildir.

Ortaklık ekonomisi ise yalnız bizde var, Adil Ekonomik Düzen’de var.

Her türlü beka sorunu ancak Adil Ekonomik Düzen’le çözülebilir.

Bizler sizlerden daha fazla ekonomi ilmini biliyoruz diyenler ile tartışmaya hazırız.

AK Parti Batı sokaklarında dolanıp duruyor, adeta dileniyor, sürekli olarak ‘ekonomik krizler’ yaşıyor ve yaşatıyor.

Oysa Allah’ın nuru Türkiye’de parlıyor...

Biz istiyoruz ki;

AK Parti bunları uygulasın da ülkemiz ve insanımız içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlardan kurtulsun, bunları onun için yazıyoruz, o ise bizi dinlememek suretiyle direniyor, faizci Batı sömürü sistemini uygulamaya devam ediyor! Bekleyelim bakalım, daha nereye kadar direnebilecek!?

Evet, bekliyor ve Allah’a dua ediyoruz…

İnşallah aklı başına gelir…

İnşallah…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

03 Kasım 2019
Reşat Nuri Erol
03.11.2019
07:09

MİLLÎ GAZETE

İslam ortaklık düzeninde ekonomi

İslam düzeni ortaklık düzenidir.

İşçilik sisteminde paranın kaynağı faizdir.

Ortaklık sisteminde ise paranın kaynağı emektir.

İşçilik sisteminde devlet istediği kadar karşılıksız (karşılığı olmayan) para basar, piyasaya sürer ve ekonomiyi düzenler. Fiyatlara ve ücretlere hâkim olması için krediyi halka değil tüccara verir, tüccar peşin öder sipariş verir, veresiye satar, arada fahiş kâr koyar.

Ortaklık ekonomisi sisteminde kredi çalışana verilir. İşçi işverenlerden herhangi birisinin işinde çalışır. İşçi işverenden peşin para almaz, üretimden pay alır, onu satar ve üretim ortağı olarak kredisini kapatır.

Ortaklık ekonomisi sisteminde ürünleri elde edinceye kadar üreticinin yaşayabilmesi için ‘çalışana kredi’ açar, çalışandan bir şey istemez. Çalıştıran ona kefildir. Mallar üretildiği zaman ona payını verir. O da payını alıp sattığı zaman kredisini kapatır.

Bu neyi sağlar?

Ortaklık ekonomisi sisteminde hiç kimse iş bulamadığı için çalışamaz durumda değildir. İşverenler de sermayemiz yok iş yapamıyoruz diyemez. Çünkü işçinin parasını devlet ödediği gibi malzeme parasını da devlet öder. Üretilen mallar satıldığı zaman ödeme yapılır.

Ekonomi ilmi bilinmezse bu söylenenler anlaşılamaz. Ekonomi ilminde fiyat paranın mala bölümüdür. Eğer piyasada artan para kadar mal da artıyorsa enflasyon olmaz, çünkü fiyatlar aynı kalır. Bu çok basit bir kanundur. O halde biz üreticiye her zaman kredi açabiliriz. Mal çoğalırsa para da çoğalır. Fiyatlar değişmediği gibi işsizlik de olmaz.

Fazla üretimin olması için de krediyi üretime ve yatırıma yönlendiririz. Ama ambarlarda yeter mal olduğu için enflasyon olmaz. İnşaatta doyma olmadığı için sonuna kadar devam ederiz. Yapıların hisse senetlerini çıkarıp halka satarız, dolayısıyla denge oluşmuş olur.

Faizci Batı ekonomisinde dengenin kurulamamış olması yapıların tekellerde kalmasından dolayıdır. Halka para ödenir ama halk bu parayla ürettiğini alamaz, üretmediği malları almaya kalkışır. Para iki misli, mal yarı yarıya olunca enflasyon olur.

İslam ekonomisinde devlet var, vergi alır ve altyapı yapar, vergi alır ve güvenliği sağlar. İslam ekonomisinde tüccar vardır ancak ona kredi verilmez. Halk aldığı kredi ile mağazalara sipariş verir, mağazalar peşin para ile tüccarlara sipariş verir. Tüccarlar peşin vererek siparişleri yaparlar. Halka yani çalışanlara kredi verilmekle herkese kredi verilmiş olur.

Ortaklık ekonomisinin başka bir özelliği aracılar kârı para üzerinden yapmazlar, mal üzerinden yaparlar. Para piyasada kalır ve hep döner durur. Bu sayede mal üretilir ve tüketilir.

Para ekonomisinde ise para kâr olarak piyasadan çekilir, dolayısıyla döngü durur.

Dünya henüz banka ekonomisine geçememiştir. Batıda bile banka dışı üretim tüketim başlamıştır. Onlarda da kayıt dışı ekonomi başladığı için Batı ekonomici cahildir.

Ortaklık ekonomisi ise yalnız bizde var, Adil Ekonomik Düzen’de var.

Her türlü beka sorunu ancak Adil Ekonomik Düzen’le çözülebilir.

Bizler sizlerden daha fazla ekonomi ilmini biliyoruz diyenler ile tartışmaya hazırız.

AK Parti Batı sokaklarında dolanıp duruyor, adeta dileniyor, sürekli olarak ‘ekonomik krizler’ yaşıyor ve yaşatıyor.

Oysa Allah’ın nuru Türkiye’de parlıyor...

Biz istiyoruz ki;

AK Parti bunları uygulasın da ülkemiz ve insanımız içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlardan kurtulsun, bunları onun için yazıyoruz, o ise bizi dinlememek suretiyle direniyor, faizci Batı sömürü sistemini uygulamaya devam ediyor! Bekleyelim bakalım, daha nereye kadar direnebilecek!?

Evet, bekliyor ve Allah’a dua ediyoruz…

İnşallah aklı başına gelir…

İnşallah…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

03 Kasım 2019
Reşat Nuri Erol
03.11.2019
07:10


Reşat Nuri Erol - Milli Gazete


https://www.milligazete.com.tr › yazar › resat-nuri-erol
Gemide iki 'delik' var: Terör ve işsizlik. 28.10.19 - Evinizde, çevrenizde, ülkenizde salgın bir hastalık var, bulaşıcı bir hastalık var... Farz edin ki siz de doktorsunuz ...

En çok okunan haberler

İslam ortaklık düzeninde ekonomi
Milli Gazete·6 saat önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar



Web sonuçları

Reşat Nuri Erol
03.11.2019
07:45

1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1036

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1036. Hafta - 02 KASIM 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1036. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

Kapitalizm, Sosyalizm ve Ortaklık Ekonomisinde Fizibilite

***

Ekonominİn Yapısı

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Yine “On yıl önce-on yıl sonra…” hatırlatması!

Gemide iki ‘delik’ var: TERÖR VE İŞSİZLİK

Onlarca yıl sonra aynı sorun: Terör nasıl biter?

On yıl sonra yine ‘Devlet, para, faiz, çare, çözüm’

Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’

KAPİTALİST Batı düzenİnde ekonomİ

Reşat Nuri EROL

 

***

 

NUR SÛRESİ- 5. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

سُورَةٌ أَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَأَنْزَلْنَا فِيهَا آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (1) الزَّانِيَةُ وَالزَّانِي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ فِي دِينِ اللَّهِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (2) الزَّانِي لَا يَنْكِحُ إِلَّا زَانِيَةً أَوْ مُشْرِكَةً وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَا إِلَّا زَانٍ أَوْ مُشْرِكٌ وَحُرِّمَ ذَلِكَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ (3) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (4) إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ (5) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَاءُ إِلَّا أَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ (6) وَالْخَامِسَةُ أَنَّ لَعْنَةَ اللَّهِ عَلَيْهِ إِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ (7) وَيَدْرَأُ عَنْهَا الْعَذَابَ أَنْ تَشْهَدَ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ (8) وَالْخَامِسَةَ أَنَّ غَضَبَ اللَّهِ عَلَيْهَا إِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ (9) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ (10) إِنَّ الَّذِينَ جَاءُوا بِالْإِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْإِثْمِ وَالَّذِي تَوَلَّى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظِيمٌ (11) لَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِأَنْفُسِهِمْ خَيْرًا وَقَالُوا هَذَا إِفْكٌ مُبِينٌ (12) لَوْلَا جَاءُوا عَلَيْهِ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَإِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَاءِ فَأُولَئِكَ عِنْدَ اللَّهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ (13) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِي مَا أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ (14) إِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِأَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِأَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًا وَهُوَ عِنْدَ اللَّهِ عَظِيمٌ (15) وَلَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَا أَنْ نَتَكَلَّمَ بِهَذَا سُبْحَانَكَ هَذَا بُهْتَانٌ عَظِيمٌ (16) يَعِظُكُمُ اللَّهُ أَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِهِ أَبَدًا إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ (17) وَيُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (18) إِنَّ الَّذِينَ يُحِبُّونَ أَنْ تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذِينَ آمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ (19) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ (20) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَإِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَكِنَّ اللَّهَ يُزَكِّي مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ (21) وَلَا يَأْتَلِ أُولُو الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ أَنْ يُؤْتُوا أُولِي الْقُرْبَى وَالْمَسَاكِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوا أَلَا تُحِبُّونَ أَنْ يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ (22)

 

***

 

إِنَّ الَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ (23) يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ أَلْسِنَتُهُمْ وَأَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (24) يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ اللَّهُ دِينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُبِينُ (25) الْخَبِيثَاتُ لِلْخَبِيثِينَ وَالْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَاتِ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّبِينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِ أُولَئِكَ مُبَرَّءُونَ مِمَّا يَقُولُونَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ (26)

 

***

 

إِنَّ الَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ

EinNa elLaÜIyNa YaRMUvNa elMuXÖaNAvTı (EinNa elLaÜIyNa YaFGaLUvNa eLMuFGUvLAvTı)

“Muhsenata remy eden kimseler”

“Remyedenler” marifedir. “Remy” de marifedir. Zina isnadıdır. الَّذِي değil de الَّذِينَ gelmesinden kastedilen örgüttür, suç örgütü söz konusudur.

Bir kimse birisine veya ikisine zina ettiğini söylese, bu da gizli kamera ile tespit edilse, bu kimseye ceza verilmez. Tam tersine bunu tespit eden kimse suçlu olmuş olur ve o cezalandırılır. İftira suçu örgüt şeklinde olmalıdır. Örnek olarak bir gazetede veya bir televizyonda veya bir mitingde söylendiği zaman suç örgütü suçu olur.

Burada bir sorun daha ortaya çıkmaktadır. Ortada suç isnadı yaygınlaştı. Kimden kanıt getirmesini isteyeceğiz? O zaman kasameye başvurulur. Herkes kimden duyduğunu, kime söylediğini beyan eder. Sonunda soruşturmacılar ilk söyleyeni bulurlar. O dört şehidi görmek zorundadır. Bunlar üç kişi olur. Herkesin şehit getirmesi söz konusu olmadığına göre en az çoğul olan üç kimseden şehit getirmesi istenir. Herhangi birini getirirse artık iftira cezası sakıt olmaz. Yoksa üç kişiye uygulanır. Bu içtihatla on kimse de olabilir. Kurallı çoğul ondan başlar. O zaman Cuma’nın geçerli olması için on kişi gerekir.

Fıkıh Usulü bunları inceler.


***






Son Eklenen Makaleler
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-275; “Dilediğini ta’zib eder…”
10.09.2026 756 Okunma
1 Yorum 10.09.2026 09:57
Yusuf Eren Kendir
Senden Dilerim
9.09.2026 36 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-274; “E lem ta’lem?” (Maide 40)
9.09.2026 674 Okunma
1 Yorum 09.09.2026 07:18
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-273; “Allah gafurdur rahimdir”
8.09.2026 859 Okunma
1 Yorum 08.09.2026 07:27
Hüseyin Bağdatlı
BİZ BİZ MİYİZ, BİZİM MİYİZ?
7.09.2026 115 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İNSANLIK EMEKLİYOR
7.09.2026 179 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
Melih Beyin Sakızı?
6.09.2026 163 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-272; “… sonra kim tövbe ederse”
6.09.2026 1192 Okunma
1 Yorum 06.09.2026 07:05
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-271; “Ve Allah azizdir hakimdir”
5.09.2026 1196 Okunma
1 Yorum 05.09.2026 09:32
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-270; “Cezaen bimâ kesebâ …”
4.09.2026 1034 Okunma
1 Yorum 04.09.2026 09:41
Osman Aydın
BİRLİKTE YÜRÜNEN BİR YOL
3.09.2026 123 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-269; Hırsız kadın ve hırsız erkek
3.09.2026 1032 Okunma
1 Yorum 03.09.2026 08:22
Hüseyin Bağdatlı
30 AĞUSTOS 2026 TOPLANTIMIZDAN NOTLAR
2.09.2026 236 Okunma
Bahaeddin Sağlam
Rereading the Sacred Texts
2.09.2026 168 Okunma
Bahaeddin Sağlam
A Short History of Knowledge and the Sciences
2.09.2026 197 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-268; ‘Ve’s-sâriku ve’s-sârikatu’
2.09.2026 1058 Okunma
1 Yorum 02.09.2026 08:27
Hüseyin Bağdatlı
İNANAN HERKES SON GÜLLE OLMALI
1.09.2026 264 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı(267); Hakem kararlarına uymayan
1.09.2026 1036 Okunma
1 Yorum 01.09.2026 08:36
ZEKİ ALTUBOĞA
MAFÊN KURDAN YÊN HATÎ WINDAKIRIN Û SERDEMA SERHILDANAN
31.08.2026 161 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 9: MODELA ENTEGRASYONA SIYASÎ, HIQÛQÎ Û ÇARÇOVEYA
31.08.2026 135 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 8: MÎNANÎNÊN DÎJÎTAL, TEKNOLOJÎ Û ENTEGRASYONA DÎJ
31.08.2026 131 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 7: ENTEGRASYONA REFAHÂ CIVAKÎ, EKOLOJÎ Û MODELA
31.08.2026 124 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 6: BÎNASAZIYA SAZUMANÎ Û MODELA PÊKANÎNÊ YA NAHIYE
31.08.2026 144 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 5: ANALÎZA SWOT Û STRATEJÎYÊN RÊVEBERIYE (YÖNETİŞİ
31.08.2026 155 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 4: ALTERNATÎFA TEORÎK Û STRUKTURAL – MODELA BIRYAR
31.08.2026 134 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 3: ENCAMÊN TEORÎK Û PRATÎK YÊN ŞAŞIYÊN SÎSTEMÎK 3
31.08.2026 153 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
BEŞA 2: ŞAŞIYÊN KARGÊRÎ YÊN PERGALÊ DI ASTA GERDÛNÎ Û H
31.08.2026 142 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CUREYÊ BIRYAR HILDANÊ BEŞA 1: PÊŞEK Û BÎNASAZIYA PIRSK
31.08.2026 137 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Ji Rêveberiya Du-Serî Berev Bi Desthilatiya Herêmî: Di
31.08.2026 167 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Çift Başlı Bürokrasiden Yerinden Yönetime Kamu Yönetimi
31.08.2026 139 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
CURREYÊN BIRYARAN Tahlîla Sosyolojîk, Hiqûqî û Rêxist
31.08.2026 149 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Cûreyên Biryaran ​Di “Sîstema Quranê” de biryara piranî
31.08.2026 166 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Dillerin Ayet Oluşu ve Kent Diliyle Eğitim: Adil Düzen’
31.08.2026 150 Okunma
Osman Aydın
GÖRÜNEN BAHÇE, GÖRÜLMESİ GEREKEN ORTAKLIK
31.08.2026 160 Okunma
Reşat Nuri Erol
“İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır…”
31.08.2026 1123 Okunma
1 Yorum 31.08.2026 09:10
Özer Ataç
YENİ (den) ORTA ÇAĞ - 15
30.08.2026 1373 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-266; Adil Düzen’e nasıl geçilir?
30.08.2026 1086 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-265; Yeni düzene geçiş nasıl olur?
29.08.2026 1038 Okunma
1 Yorum 29.08.2026 07:42
Hüseyin Bağdatlı
TAŞERON ERDOĞAN
28.08.2026 302 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-264; “Ateşten çıkmak isterler…”
28.08.2026 1042 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
BİN YIL UYUTULDUK
27.08.2026 216 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-263; “Ve lehüm azabün eliymün”
27.08.2026 1094 Okunma
1 Yorum 27.08.2026 07:01
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-262; Kur’an kâinatın haritasıdır
26.08.2026 1202 Okunma
1 Yorum 26.08.2026 09:04
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-261; “Küfretmiş olan kimseler”
25.08.2026 1179 Okunma
1 Yorum 25.08.2026 09:39
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-260; Adil Düzen’de refah
24.08.2026 1360 Okunma
1 Yorum 24.08.2026 06:58
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-259; Adil devlet düzeni budur
23.08.2026 1231 Okunma
1 Yorum 23.08.2026 10:05
Osman Aydın
30 AĞUSTOS DAVETİNDE GÖRÜNENİN ARDINDA NE VAR?
22.08.2026 281 Okunma
Hüseyin Bağdatlı
İSRAİL TÜRKİYE Yİ TEHDİT ETMİŞ
22.08.2026 352 Okunma
Reşat Nuri Erol
Kur’an Nizamı-258; Topluluğa nasıl ulaşılacak?
22.08.2026 1128 Okunma
1 Yorum 22.08.2026 09:30
Hüseyin Bağdatlı
UÇURUMUN KENARI
21.08.2026 277 Okunma


© 2026 - Akevler