Kullanıcı Adı:
Parola:
Üye Kayıt
Üye Aktivasyon
Parolamı Unuttum

Captcha image
Show another code

Giriş
Reşat Nuri Erol
İSLAM ORTAKLIK DÜZENİNDE EKONOMİ
3.11.2019
1387 Okunma, 4 Yorum

 

 

İslam ORTAKLIK düzenİnde ekonomİ

İslam düzeni ortaklık düzenidir.

İşçilik sisteminde paranın kaynağı faizdir.

Ortaklık sisteminde ise paranın kaynağı emektir.

İşçilik sisteminde devlet istediği kadar karşılıksız (karşılığı olmayan) para basar, piyasaya sürer ve ekonomiyi düzenler. Fiyatlara ve ücretlere hâkim olması için krediyi halka değil tüccara verir, tüccar peşin öder sipariş verir, veresiye satar, arada fahiş kâr koyar.

Ortaklık ekonomisi sisteminde kredi çalışana verilir. İşçi işverenlerden herhangi birisinin işinde çalışır. İşçi işverenden peşin para almaz, üretimden pay alır, onu satar ve üretim ortağı olarak kredisini kapatır.

Ortaklık ekonomisi sisteminde ürünleri elde edinceye kadar üreticinin yaşayabilmesi için ‘çalışana kredi’ açar, çalışandan bir şey istemez. Çalıştıran ona kefildir. Mallar üretildiği zaman ona payını verir. O da payını alıp sattığı zaman kredisini kapatır.

Bu neyi sağlar?

Ortaklık ekonomisi sisteminde hiç kimse iş bulamadığı için çalışamaz durumda değildir. İşverenler de sermayemiz yok iş yapamıyoruz diyemez. Çünkü işçinin parasını devlet ödediği gibi malzeme parasını da devlet öder. Üretilen mallar satıldığı zaman ödeme yapılır.

Ekonomi ilmi bilinmezse bu söylenenler anlaşılamaz. Ekonomi ilminde fiyat paranın mala bölümüdür. Eğer piyasada artan para kadar mal da artıyorsa enflasyon olmaz, çünkü fiyatlar aynı kalır. Bu çok basit bir kanundur. O halde biz üreticiye her zaman kredi açabiliriz. Mal çoğalırsa para da çoğalır. Fiyatlar değişmediği gibi işsizlik de olmaz.

Fazla üretimin olması için de krediyi üretime ve yatırıma yönlendiririz. Ama ambarlarda yeter mal olduğu için enflasyon olmaz. İnşaatta doyma olmadığı için sonuna kadar devam ederiz. Yapıların hisse senetlerini çıkarıp halka satarız, dolayısıyla denge oluşmuş olur.

Faizci Batı ekonomisinde dengenin kurulamamış olması yapıların tekellerde kalmasından dolayıdır. Halka para ödenir ama halk bu parayla ürettiğini alamaz, üretmediği malları almaya kalkışır. Para iki misli, mal yarı yarıya olunca enflasyon olur.

İslam ekonomisinde devlet var, vergi alır ve altyapı yapar, vergi alır ve güvenliği sağlar. İslam ekonomisinde tüccar vardır ancak ona kredi verilmez. Halk aldığı kredi ile mağazalara sipariş verir, mağazalar peşin para ile tüccarlara sipariş verir. Tüccarlar peşin vererek siparişleri yaparlar. Halka yani çalışanlara kredi verilmekle herkese kredi verilmiş olur.

Ortaklık ekonomisinin başka bir özelliği aracılar kârı para üzerinden yapmazlar, mal üzerinden yaparlar. Para piyasada kalır ve hep döner durur. Bu sayede mal üretilir ve tüketilir.

Para ekonomisinde ise para kâr olarak piyasadan çekilir, dolayısıyla döngü durur.

Dünya henüz banka ekonomisine geçememiştir. Batıda bile banka dışı üretim tüketim başlamıştır. Onlarda da kayıt dışı ekonomi başladığı için Batı ekonomici cahildir.

Ortaklık ekonomisi ise yalnız bizde var, Adil Ekonomik Düzen’de var.

Her türlü beka sorunu ancak Adil Ekonomik Düzen çözülebilir.

Bizler sizlerden daha fazla ekonomi ilmini biliyoruz diyenler ile tartışmaya hazırız.

AK Parti Batı sokaklarında dolanıp duruyor, adeta dileniyor, sürekli olarak ‘ekonomik krizler yaşıyor ve yaşatıyor.

Oysa Allah’ın nuru Türkiye’de parlıyor...

Biz istiyoruz ki;

AK Parti bunları uygulasın da ülkemiz ve insanımız içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlardan kurtulsun, bunları onun için yazıyoruz, o ise bizi dinlememek suretiyle direniyor, faizci Batı sömürü sistemini uygulamaya devam ediyor! Bekleyelim bakalım, daha nereye kadar direnebilecek!?.

Evet, bekliyor ve Allah’a dua ediyoruz…

İnşallah aklı başına gelir…

İnşallah…

 

 

 


Yorumcu 
Yorum 
Reşat Nuri Erol
03.11.2019
07:09

MİLLÎ GAZETE

İslam ortaklık düzeninde ekonomi

İslam düzeni ortaklık düzenidir.

İşçilik sisteminde paranın kaynağı faizdir.

Ortaklık sisteminde ise paranın kaynağı emektir.

İşçilik sisteminde devlet istediği kadar karşılıksız (karşılığı olmayan) para basar, piyasaya sürer ve ekonomiyi düzenler. Fiyatlara ve ücretlere hâkim olması için krediyi halka değil tüccara verir, tüccar peşin öder sipariş verir, veresiye satar, arada fahiş kâr koyar.

Ortaklık ekonomisi sisteminde kredi çalışana verilir. İşçi işverenlerden herhangi birisinin işinde çalışır. İşçi işverenden peşin para almaz, üretimden pay alır, onu satar ve üretim ortağı olarak kredisini kapatır.

Ortaklık ekonomisi sisteminde ürünleri elde edinceye kadar üreticinin yaşayabilmesi için ‘çalışana kredi’ açar, çalışandan bir şey istemez. Çalıştıran ona kefildir. Mallar üretildiği zaman ona payını verir. O da payını alıp sattığı zaman kredisini kapatır.

Bu neyi sağlar?

Ortaklık ekonomisi sisteminde hiç kimse iş bulamadığı için çalışamaz durumda değildir. İşverenler de sermayemiz yok iş yapamıyoruz diyemez. Çünkü işçinin parasını devlet ödediği gibi malzeme parasını da devlet öder. Üretilen mallar satıldığı zaman ödeme yapılır.

Ekonomi ilmi bilinmezse bu söylenenler anlaşılamaz. Ekonomi ilminde fiyat paranın mala bölümüdür. Eğer piyasada artan para kadar mal da artıyorsa enflasyon olmaz, çünkü fiyatlar aynı kalır. Bu çok basit bir kanundur. O halde biz üreticiye her zaman kredi açabiliriz. Mal çoğalırsa para da çoğalır. Fiyatlar değişmediği gibi işsizlik de olmaz.

Fazla üretimin olması için de krediyi üretime ve yatırıma yönlendiririz. Ama ambarlarda yeter mal olduğu için enflasyon olmaz. İnşaatta doyma olmadığı için sonuna kadar devam ederiz. Yapıların hisse senetlerini çıkarıp halka satarız, dolayısıyla denge oluşmuş olur.

Faizci Batı ekonomisinde dengenin kurulamamış olması yapıların tekellerde kalmasından dolayıdır. Halka para ödenir ama halk bu parayla ürettiğini alamaz, üretmediği malları almaya kalkışır. Para iki misli, mal yarı yarıya olunca enflasyon olur.

İslam ekonomisinde devlet var, vergi alır ve altyapı yapar, vergi alır ve güvenliği sağlar. İslam ekonomisinde tüccar vardır ancak ona kredi verilmez. Halk aldığı kredi ile mağazalara sipariş verir, mağazalar peşin para ile tüccarlara sipariş verir. Tüccarlar peşin vererek siparişleri yaparlar. Halka yani çalışanlara kredi verilmekle herkese kredi verilmiş olur.

Ortaklık ekonomisinin başka bir özelliği aracılar kârı para üzerinden yapmazlar, mal üzerinden yaparlar. Para piyasada kalır ve hep döner durur. Bu sayede mal üretilir ve tüketilir.

Para ekonomisinde ise para kâr olarak piyasadan çekilir, dolayısıyla döngü durur.

Dünya henüz banka ekonomisine geçememiştir. Batıda bile banka dışı üretim tüketim başlamıştır. Onlarda da kayıt dışı ekonomi başladığı için Batı ekonomici cahildir.

Ortaklık ekonomisi ise yalnız bizde var, Adil Ekonomik Düzen’de var.

Her türlü beka sorunu ancak Adil Ekonomik Düzen’le çözülebilir.

Bizler sizlerden daha fazla ekonomi ilmini biliyoruz diyenler ile tartışmaya hazırız.

AK Parti Batı sokaklarında dolanıp duruyor, adeta dileniyor, sürekli olarak ‘ekonomik krizler’ yaşıyor ve yaşatıyor.

Oysa Allah’ın nuru Türkiye’de parlıyor...

Biz istiyoruz ki;

AK Parti bunları uygulasın da ülkemiz ve insanımız içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlardan kurtulsun, bunları onun için yazıyoruz, o ise bizi dinlememek suretiyle direniyor, faizci Batı sömürü sistemini uygulamaya devam ediyor! Bekleyelim bakalım, daha nereye kadar direnebilecek!?

Evet, bekliyor ve Allah’a dua ediyoruz…

İnşallah aklı başına gelir…

İnşallah…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

03 Kasım 2019
Reşat Nuri Erol
03.11.2019
07:09

MİLLÎ GAZETE

İslam ortaklık düzeninde ekonomi

İslam düzeni ortaklık düzenidir.

İşçilik sisteminde paranın kaynağı faizdir.

Ortaklık sisteminde ise paranın kaynağı emektir.

İşçilik sisteminde devlet istediği kadar karşılıksız (karşılığı olmayan) para basar, piyasaya sürer ve ekonomiyi düzenler. Fiyatlara ve ücretlere hâkim olması için krediyi halka değil tüccara verir, tüccar peşin öder sipariş verir, veresiye satar, arada fahiş kâr koyar.

Ortaklık ekonomisi sisteminde kredi çalışana verilir. İşçi işverenlerden herhangi birisinin işinde çalışır. İşçi işverenden peşin para almaz, üretimden pay alır, onu satar ve üretim ortağı olarak kredisini kapatır.

Ortaklık ekonomisi sisteminde ürünleri elde edinceye kadar üreticinin yaşayabilmesi için ‘çalışana kredi’ açar, çalışandan bir şey istemez. Çalıştıran ona kefildir. Mallar üretildiği zaman ona payını verir. O da payını alıp sattığı zaman kredisini kapatır.

Bu neyi sağlar?

Ortaklık ekonomisi sisteminde hiç kimse iş bulamadığı için çalışamaz durumda değildir. İşverenler de sermayemiz yok iş yapamıyoruz diyemez. Çünkü işçinin parasını devlet ödediği gibi malzeme parasını da devlet öder. Üretilen mallar satıldığı zaman ödeme yapılır.

Ekonomi ilmi bilinmezse bu söylenenler anlaşılamaz. Ekonomi ilminde fiyat paranın mala bölümüdür. Eğer piyasada artan para kadar mal da artıyorsa enflasyon olmaz, çünkü fiyatlar aynı kalır. Bu çok basit bir kanundur. O halde biz üreticiye her zaman kredi açabiliriz. Mal çoğalırsa para da çoğalır. Fiyatlar değişmediği gibi işsizlik de olmaz.

Fazla üretimin olması için de krediyi üretime ve yatırıma yönlendiririz. Ama ambarlarda yeter mal olduğu için enflasyon olmaz. İnşaatta doyma olmadığı için sonuna kadar devam ederiz. Yapıların hisse senetlerini çıkarıp halka satarız, dolayısıyla denge oluşmuş olur.

Faizci Batı ekonomisinde dengenin kurulamamış olması yapıların tekellerde kalmasından dolayıdır. Halka para ödenir ama halk bu parayla ürettiğini alamaz, üretmediği malları almaya kalkışır. Para iki misli, mal yarı yarıya olunca enflasyon olur.

İslam ekonomisinde devlet var, vergi alır ve altyapı yapar, vergi alır ve güvenliği sağlar. İslam ekonomisinde tüccar vardır ancak ona kredi verilmez. Halk aldığı kredi ile mağazalara sipariş verir, mağazalar peşin para ile tüccarlara sipariş verir. Tüccarlar peşin vererek siparişleri yaparlar. Halka yani çalışanlara kredi verilmekle herkese kredi verilmiş olur.

Ortaklık ekonomisinin başka bir özelliği aracılar kârı para üzerinden yapmazlar, mal üzerinden yaparlar. Para piyasada kalır ve hep döner durur. Bu sayede mal üretilir ve tüketilir.

Para ekonomisinde ise para kâr olarak piyasadan çekilir, dolayısıyla döngü durur.

Dünya henüz banka ekonomisine geçememiştir. Batıda bile banka dışı üretim tüketim başlamıştır. Onlarda da kayıt dışı ekonomi başladığı için Batı ekonomici cahildir.

Ortaklık ekonomisi ise yalnız bizde var, Adil Ekonomik Düzen’de var.

Her türlü beka sorunu ancak Adil Ekonomik Düzen’le çözülebilir.

Bizler sizlerden daha fazla ekonomi ilmini biliyoruz diyenler ile tartışmaya hazırız.

AK Parti Batı sokaklarında dolanıp duruyor, adeta dileniyor, sürekli olarak ‘ekonomik krizler’ yaşıyor ve yaşatıyor.

Oysa Allah’ın nuru Türkiye’de parlıyor...

Biz istiyoruz ki;

AK Parti bunları uygulasın da ülkemiz ve insanımız içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunlardan kurtulsun, bunları onun için yazıyoruz, o ise bizi dinlememek suretiyle direniyor, faizci Batı sömürü sistemini uygulamaya devam ediyor! Bekleyelim bakalım, daha nereye kadar direnebilecek!?

Evet, bekliyor ve Allah’a dua ediyoruz…

İnşallah aklı başına gelir…

İnşallah…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

YazarReşat Nuri Erol- Mesaj Gönder

03 Kasım 2019
Reşat Nuri Erol
03.11.2019
07:10


Reşat Nuri Erol - Milli Gazete


https://www.milligazete.com.tr › yazar › resat-nuri-erol
Gemide iki 'delik' var: Terör ve işsizlik. 28.10.19 - Evinizde, çevrenizde, ülkenizde salgın bir hastalık var, bulaşıcı bir hastalık var... Farz edin ki siz de doktorsunuz ...

En çok okunan haberler

İslam ortaklık düzeninde ekonomi
Milli Gazete·6 saat önce
"Reşat Nuri Erol" için diğer sonuçlar



Web sonuçları

Reşat Nuri Erol
03.11.2019
07:45

1967...1968...1969...AKEVLER 53 YILDIR ÇALIŞIYOR...2017...2018...2019

BİZLER ÇALIŞIYOR VE YENİ İSLÂM MEDENİYETİ’Nİ KURUYORUZ...

SİZLERİ DE ÇALIŞMALARIMIZA DÂVET EDİYORUZ; BUYURUN, BİRLİKTE ÇALIŞALIM...

ADİL DÜZEN 1036

“ADİL DÜZEN” III. BİNYIL MEDENİYETİ PROJESİDİR

“VE BİZE DÜŞEN SADECE MÜBÎN/AÇIK TEBLİĞDİR.” (KUR’AN; Yâsin Sûresi, 36/17)

Haftalık Seminer Dergisi; 1036. Hafta - 02 KASIM 2019 - Fiyatı: www.akevler.orga tıklamak!

BU DERGİYİ HER HAFTA OKUTABİLİR.. ÇOĞALTABİLİR.. DAĞITABİLİRSİNİZ...

“ADİL DÜZEN” UYGULAMALARI YAPMAK İÇİN BİZLERE DANIŞABİLİRSİNİZ...

 

*KUR’AN VE İLİM SEMİNERLERİ; 1036. SEMİNER

“HİÇ BİLENLER İLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?”      (KUR’AN; Zümer Sûresi, 39/9)

İ L İ M TALEP ETMEK HER MÜSLÜMANIN ÜZERİNE FARZDIR.”      (Hadis)

Adres: AKEVLER İSTANBUL KOOPERATİFLERİ MERKEZİ,  Zafer Mah. Coşarsu Sk. No: 29 YENİBOSNA / İSTANBUL    Tel: (0212) 452 76 51

Tefsir Seminer Notları Yenibosna’da Cumartesi akşamları okunup tartışılmaktadır.

GAYEMİZ: Bu “SEMİNER NOTLARI”nın İstanbul, Türkiye ve bütün dünyada “OKUNMASI, ANLAŞILMASI VE UYGULANMASI”DIR. - ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI

 

***

 

*“ADİL DÜZEN” DERSLERİ/YORUMLARI

Kapitalizm, Sosyalizm ve Ortaklık Ekonomisinde Fizibilite

***

Ekonominİn Yapısı

Süleyman KARAGÜLLE

 

***

 

*SEBÎLU’R-REŞÂD” / MAKALELER

Yine “On yıl önce-on yıl sonra…” hatırlatması!

Gemide iki ‘delik’ var: TERÖR VE İŞSİZLİK

Onlarca yıl sonra aynı sorun: Terör nasıl biter?

On yıl sonra yine ‘Devlet, para, faiz, çare, çözüm’

Kapitalizm, Sosyalizm ve ‘Ortaklık Ekonomisi’

KAPİTALİST Batı düzenİnde ekonomİ

Reşat Nuri EROL

 

***

 

NUR SÛRESİ- 5. Hafta

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

سُورَةٌ أَنْزَلْنَاهَا وَفَرَضْنَاهَا وَأَنْزَلْنَا فِيهَا آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ (1) الزَّانِيَةُ وَالزَّانِي فَاجْلِدُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا مِائَةَ جَلْدَةٍ وَلَا تَأْخُذْكُمْ بِهِمَا رَأْفَةٌ فِي دِينِ اللَّهِ إِنْ كُنْتُمْ تُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ وَلْيَشْهَدْ عَذَابَهُمَا طَائِفَةٌ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ (2) الزَّانِي لَا يَنْكِحُ إِلَّا زَانِيَةً أَوْ مُشْرِكَةً وَالزَّانِيَةُ لَا يَنْكِحُهَا إِلَّا زَانٍ أَوْ مُشْرِكٌ وَحُرِّمَ ذَلِكَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ (3) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ (4) إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذَلِكَ وَأَصْلَحُوا فَإِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ (5) وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُمْ شُهَدَاءُ إِلَّا أَنْفُسُهُمْ فَشَهَادَةُ أَحَدِهِمْ أَرْبَعُ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ (6) وَالْخَامِسَةُ أَنَّ لَعْنَةَ اللَّهِ عَلَيْهِ إِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ (7) وَيَدْرَأُ عَنْهَا الْعَذَابَ أَنْ تَشْهَدَ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ (8) وَالْخَامِسَةَ أَنَّ غَضَبَ اللَّهِ عَلَيْهَا إِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ (9) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ تَوَّابٌ حَكِيمٌ (10) إِنَّ الَّذِينَ جَاءُوا بِالْإِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْ بَلْ هُوَ خَيْرٌ لَكُمْ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْإِثْمِ وَالَّذِي تَوَلَّى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظِيمٌ (11) لَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِأَنْفُسِهِمْ خَيْرًا وَقَالُوا هَذَا إِفْكٌ مُبِينٌ (12) لَوْلَا جَاءُوا عَلَيْهِ بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَإِذْ لَمْ يَأْتُوا بِالشُّهَدَاءِ فَأُولَئِكَ عِنْدَ اللَّهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ (13) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فِي مَا أَفَضْتُمْ فِيهِ عَذَابٌ عَظِيمٌ (14) إِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِأَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِأَفْوَاهِكُمْ مَا لَيْسَ لَكُمْ بِهِ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًا وَهُوَ عِنْدَ اللَّهِ عَظِيمٌ (15) وَلَوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا يَكُونُ لَنَا أَنْ نَتَكَلَّمَ بِهَذَا سُبْحَانَكَ هَذَا بُهْتَانٌ عَظِيمٌ (16) يَعِظُكُمُ اللَّهُ أَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِهِ أَبَدًا إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ (17) وَيُبَيِّنُ اللَّهُ لَكُمُ الْآيَاتِ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ (18) إِنَّ الَّذِينَ يُحِبُّونَ أَنْ تَشِيعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذِينَ آمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَاللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ (19) وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَأَنَّ اللَّهَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ (20) يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَإِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَوْلَا فَضْلُ اللَّهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ مَا زَكَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ أَبَدًا وَلَكِنَّ اللَّهَ يُزَكِّي مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ (21) وَلَا يَأْتَلِ أُولُو الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ أَنْ يُؤْتُوا أُولِي الْقُرْبَى وَالْمَسَاكِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوا أَلَا تُحِبُّونَ أَنْ يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ (22)

 

***

 

إِنَّ الَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلَاتِ الْمُؤْمِنَاتِ لُعِنُوا فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ (23) يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ أَلْسِنَتُهُمْ وَأَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ (24) يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ اللَّهُ دِينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُبِينُ (25) الْخَبِيثَاتُ لِلْخَبِيثِينَ وَالْخَبِيثُونَ لِلْخَبِيثَاتِ وَالطَّيِّبَاتُ لِلطَّيِّبِينَ وَالطَّيِّبُونَ لِلطَّيِّبَاتِ أُولَئِكَ مُبَرَّءُونَ مِمَّا يَقُولُونَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ (26)

 

***

 

إِنَّ الَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ

EinNa elLaÜIyNa YaRMUvNa elMuXÖaNAvTı (EinNa elLaÜIyNa YaFGaLUvNa eLMuFGUvLAvTı)

“Muhsenata remy eden kimseler”

“Remyedenler” marifedir. “Remy” de marifedir. Zina isnadıdır. الَّذِي değil de الَّذِينَ gelmesinden kastedilen örgüttür, suç örgütü söz konusudur.

Bir kimse birisine veya ikisine zina ettiğini söylese, bu da gizli kamera ile tespit edilse, bu kimseye ceza verilmez. Tam tersine bunu tespit eden kimse suçlu olmuş olur ve o cezalandırılır. İftira suçu örgüt şeklinde olmalıdır. Örnek olarak bir gazetede veya bir televizyonda veya bir mitingde söylendiği zaman suç örgütü suçu olur.

Burada bir sorun daha ortaya çıkmaktadır. Ortada suç isnadı yaygınlaştı. Kimden kanıt getirmesini isteyeceğiz? O zaman kasameye başvurulur. Herkes kimden duyduğunu, kime söylediğini beyan eder. Sonunda soruşturmacılar ilk söyleyeni bulurlar. O dört şehidi görmek zorundadır. Bunlar üç kişi olur. Herkesin şehit getirmesi söz konusu olmadığına göre en az çoğul olan üç kimseden şehit getirmesi istenir. Herhangi birini getirirse artık iftira cezası sakıt olmaz. Yoksa üç kişiye uygulanır. Bu içtihatla on kimse de olabilir. Kurallı çoğul ondan başlar. O zaman Cuma’nın geçerli olması için on kişi gerekir.

Fıkıh Usulü bunları inceler.


***




YorumYap

Son Eklenen Makaleler
Süleyman Karagülle
GÖRÜNMEK, GÖRÜLMEK
1.10.2020 26 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-6
1.10.2020 55 Okunma
4 Yorum 01.10.2020 08:27
Süleyman Karagülle
DOLAR KURU
30.9.2020 45 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-5
30.9.2020 87 Okunma
5 Yorum 30.09.2020 07:41
Süleyman Karagülle
ERMENİLER
29.9.2020 55 Okunma
Süleyman Karagülle
SAVAŞ DENGESİ
28.9.2020 83 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-4
28.9.2020 142 Okunma
6 Yorum 28.09.2020 09:30
Süleyman Karagülle
Her yer kısa
27.9.2020 57 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-3
27.9.2020 105 Okunma
6 Yorum 28.09.2020 09:31
Süleyman Karagülle
Sonuç
26.9.2020 74 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-2
26.9.2020 145 Okunma
6 Yorum 28.09.2020 09:32
Süleyman Karagülle
DOĞRU BİLGİ
25.9.2020 87 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
KÖY DERNEKLERİ
25.9.2020 659 Okunma
Reşat Nuri Erol
İnsanlığı yok etmeye çalışanlara dikkat edelim-1
25.9.2020 144 Okunma
5 Yorum 28.09.2020 09:34
Süleyman Karagülle
ORTAKLIK DÜZENİNDE KONTROL
24.9.2020 59 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor... - 3
24.9.2020 139 Okunma
6 Yorum 28.09.2020 09:35
Süleyman Karagülle
MUHALEFET
23.9.2020 69 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor... - 2
23.9.2020 171 Okunma
6 Yorum 23.09.2020 20:57
Süleyman Karagülle
İletişim Başkanlığı
22.9.2020 69 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u Süleyman Karagülle anlatıyor…-1
22.9.2020 192 Okunma
6 Yorum 23.09.2020 06:50
Süleyman Karagülle
Sermaye'nin planı
21.9.2020 119 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Celaleddin Ökten, Arif Ersoy - 2
21.9.2020 186 Okunma
7 Yorum 22.09.2020 08:26
Süleyman Karagülle
Usulüm
20.9.2020 95 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Celaleddin Ökten, Arif Ersoy - 1
20.9.2020 229 Okunma
11 Yorum 20.09.2020 17:48
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-4
19.9.2020 222 Okunma
8 Yorum 20.09.2020 10:29
Süleyman Karagülle
Kudüs Yahudilerindir
18.9.2020 216 Okunma
1 Yorum 18.09.2020 20:53
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-3
17.9.2020 230 Okunma
6 Yorum 17.09.2020 11:23
Süleyman Karagülle
Atatürkçülük yerine Kemalizm
16.9.2020 158 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy-2
16.9.2020 244 Okunma
5 Yorum 17.09.2020 09:11
Süleyman Karagülle
Barıştan yana olmalıyız
15.9.2020 147 Okunma
Süleyman Karagülle
Oruç Reis Antalya’da
14.9.2020 172 Okunma
Süleyman Karagülle
İki yüzlü
14.9.2020 159 Okunma
Reşat Nuri Erol
İmam Hatipler, Hacıveyiszade Mustafa, Arif Ersoy…
14.9.2020 239 Okunma
4 Yorum 16.09.2020 07:02
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy Abi için sır perdesini biraz araladım
13.9.2020 323 Okunma
6 Yorum 16.09.2020 07:45
Selçuk Gürlekoğlu
BİZ KİMİZ?
12.9.2020 146 Okunma
Süleyman Karagülle
12 Eylül
12.9.2020 185 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-2
12.9.2020 247 Okunma
4 Yorum 12.09.2020 08:07
Süleyman Karagülle
Toptan düşünme, adım adım çözme
11.9.2020 178 Okunma
Hikmet Güveloğlu
Batı'nın Derekesi,Türkiye'nin Derecesi
11.9.2020 413 Okunma
Reşat Nuri Erol
Sağlıklı hayat için “Sağlıklı Hayat Anayasası”-1
11.9.2020 273 Okunma
4 Yorum 11.09.2020 13:27
Süleyman Karagülle
Fark etmez
10.9.2020 166 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy ve Mevlüt Özcan hocaların ardından
10.9.2020 244 Okunma
5 Yorum 11.09.2020 13:26
Süleyman Akdemir
MEDİNE SÖZLEŞMESİ VE BENİ KURAYZA UYGULAMASI
9.9.2020 176 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
PIRA MALA BADÊ
9.9.2020 149 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
Eger Em Nebin Yek Emê Herin Yek Bi Yek
9.9.2020 180 Okunma
ZEKİ ALTUBOĞA
İstanbul trafiği için çözüm önerim
9.9.2020 212 Okunma
Süleyman Karagülle
Basın özgürlüğü
9.9.2020 178 Okunma
Reşat Nuri Erol
Arif Ersoy’u anmaya ve anlatmaya devam…
9.9.2020 247 Okunma
3 Yorum 09.09.2020 07:59
ZEKİ ALTUBOĞA
Sokak Hayvanları
8.9.2020 149 Okunma
Süleyman Karagülle
Müjdeli haberler
8.9.2020 180 Okunma